2007'den Bugüne 78,180 Tavsiye, 25,268 Uzman ve 17,520 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Çocukluk Döneminde Korkular
MAKALE #10435 © Yazan Psk.Senem ÖZDEMİR | Yayın Şubat 2013 | 3,024 Okuyucu
Çocuğun dünyasını anlamak, o dünyanın içine girebilmek demektir. Kendi duygu ve düşüncelerimizi ona yüklemeden ve yansıtmadan,onun duygu ve düşüncelerinin neler olduğunu anlamak demektir. Onun iç dünyasına adım atarak nelere sevindiğini, nelere üzüldüğünü, mutluluklarını, mutsuzluklarını, heyecanlarını korkularını, kaygılarını, sevgisini, kıskançlıklarını ve diğer tüm "duygularını" bilmek demektir.

Tüm bu duyguların içinden korkular çocukluk döneminde önemli yere sahiptir. Korkular yaşla paralel olarak artar. Korkuyu oluşturan uyaranlar aniden ve birdenbire oluşmaları ve çocuğun bu yeni duruma adapte olamaması gibi özellikler göstermektdirler. Yine çocuğun içinde bulunduğu yorgunluk, açlık, uykususzluk gibi faktörler de duygunun sürmesine sebep olur. Korkunun oluşumu, çevredeki koşullara,uyaranın veriliş biçimine,geçmiş yaşam deneyimlerine, o andaki fiziksel ve psikolojik duruma bağlıdır. Okul öncesi dönemde, 2 / 6 yaşlar arasında çocukların korkularında farklılaşma ve artma görülür. Korkular gelişim özelliklerine göre 2-3 yaş civarında kendisini karanlıktan, ani ve şiddetli seslerden, kimi zaman palyaçolardan, yalnız kalmaktan vb. korkma şekillerinde gösterir. Yaşın büyümesi ile birlikte korkulan objeler ve durumlar da değişiklik gösterir. 4-5 yaş civarında çocuk artık hırsızlardan, hayaletler,dinazorlar, canavarlar gibi hayali yaratıklardan korkmaya başlarlar. Yaşla gelen bu değişimlerin nedeni çocuğun sosyal, fiziksel ve zihinsel aktivitelerinin giderek karmaşıklaşması,hayal gücünün etkinliğinin artması, algısının güçlenmesi vb. olarak açıklanabilir.

Çocuk dört yaş civarına geldiğinde gece korkuları başlayabilir. Gece korkuları genellikle çocuk uykuya daldıktan 1-2 saat sonra ortaya çıkar. Çocuk çığlık atarak uyanır, ter içindedir, kalp atışları hızlıdır, derin derin soluk alıp verir. Korktuktan sonra geceye yatağında tek başına devam etmek istemez. Çocuk gece korkuyla uyandıktan sonra, anne-baba ona yeterince sevgi göstermeli ve sakinleşmesini sağlamalıdır. "Yine neden korktun, korkacak birşey yok, hadi uyu bakalım" biçimindeki konuşma ve yaklaşımlar çocuğu sakinleştirmez,daha da hırçınlaştırır. Bu nedenle korkan çocuğa anne-baba şefkatle yaklaşmalı,onu sakibleştirmelidir. Uyuyana kadar yanında kalmak çocuğa güven duygusu verir.

Bu yaklaşımlar, çocuğun gece korktuğu zaman, onu sakinleştiren ve yeniden uykuya geçmesini sağlayan davranışlardır. Ancak asıl sorunu öğrenmeden çocuğun gece korkuları bitmez. Çocuk korkulu bir rüya gördüğü için de uyanabilir, iç dünyasının huzursuzluğundan dolayı da... Bunların araştırılıp öğrenilmesi gerekmektedir.
Uyumadan önce çocuğa etki eden olumsuz psikolojik etkenler şu şekilde sıralanabilir:
Çocuğu azarlamak, bağırmak
Çocuğu korkutmak, kaygılandırmak
Çocuğu cezalandırmak, tehdit etmek
Çocuğun yanında korku ya da şiddet içeren filmler izlemek
Çocuğun yanında doğa üstü güçlerden bahsetmek
Anne-babanın çocuğun yanında veya duyabileceği şekilde kavga etmeleri
anne-babalar genellikle kendi algılamalarıyla ilgilenirler ve çocuklarının da olayları aynı şekilde algıladıklarını varsayarlar. Işıklar aniden söndüğünde anne-baba algısı şu şekildedir: " Işıklar söndü,hemen bir mum bulmalıyım". Çocuğun aynı durumdaki algısı ise "Her yer karanlık oldu...Hiçbirşey göremiyorum...Korkuyorum..." Burada anne-baba algısı ile çocuk algısı arasındaki farkı görüyoruz. Yetişkin insanda "mantık" çerçevesinde algılama ve hemen ardından çözüm geliştirme, çocuk algısında ise sadece duygular vardır. ışıkların sönmesini bu şekilde algılayan çocuk, hemen ardından tepki gösterir ve "ağlar".

Çocuklar bizim algıladığımız "düşünce" boyutunda düşünemezler. Onlar duygularıyla düşünürler, yürekleriyle, duygularıyla algılarlar. Çocukların düşünme biçimini kavrayabilmek, onları oldukları gibi anlayabilmek,onların kendilerini rahatça ifade edebilecekleri kadar güvende hissedebilmelerini sağlayabilmek için öncelikle sahip olunması gereken tutumlar şu şekildedir:

Çocuğu anlamak

Çocukla empati kurmak
Çocukla yoğun iletişim kurmak
Çocuğun gelişim dönemlerini ve bu dönemlerin özelliklerini bilmek
Çocuğa saygılı olmak
Çocuğa sevildiğini hissettirmek
Çocuğa önem vermek ve bunu hissettirmek
Çocukla kişilik çatışmasına girmemek
Çocuğun duygularıyla ilgilenmek ve onu önemsemek
Çocuğu küçük görmemek
Çocuğu korku unsurlarıyla ve dayakla disipline etmemek
Çocuğa kendi korkularımızı yansıtmamak
Aile içi sorunları konuşarak çözmek

Benzer tutum ve davranışlar çocuğunuzla kurduğunuz iletişim biçimini belirleyecek ve birbirini seven, karşılıklı saygı duyulan, yüksek paylaşıma dayalı bir biçime dönüşür.

İnsanda korku içgüdüseldir. İnsan zaman zaman bazı şeylerden korkabilir ancak bunlar gelip geçicidir. İçgüdüsel olmasına ve hatta bir çocukluk dönemi özelliği olarak kabul edilmesine karşınaynı zamanda öğrenilen ve dış faktörlerle belirlenebilen bir durumdur.

Çocukluk dönemi oluşan korkuların birinci nedeni çocukları korkutmaktır. Çocuğu hayvalardan,eşyalardan, dilenciden, polisten, doğal afetlerden... korkutmak ve çocuğu korumak adına bunu sık sık yapmak,çocuğun korkularının kalıcılaşmasına neden olabilir.

Anne-babalar kimi zaman çocuklarının korkak olmaması için, onlara tehlikelerden korunma yollarını öğretmezler. Balkondan sarkmasının doğru olmadığı, köpeklerin kuyruklarının çekilemeyeceği öğretilmeyen çocuklar korkuları yaşayarak öğrenirler. Çocuğu korumak adına aşırı korkutmak ya da cesur olsun diye hiç korumamak ve korunma yollarını öğretmemek iyi sonuçlar vermez. Önemli olan bu konularda çocuklara dengeli tutumlarla yaklaşmaktır.

Çocuklar anne-babalarını ya da çevrelerindeki diğer insanları taklit ederler. Çocuğun çevresinde ona model olan yetişkinlerin davranışlarına özen göstermeleri gerekir. Çocuğun yanında gök gürültüsünden korkmak, ona gök gürültüsünden korkulacağını öğretmek demektir. Aile içindeki bireyler, korkularını mümkün olduğunca çocuklara yansıtmamalıve belli etmemeye çalışmalıdırlar.
Anne-babalar çocuklarını eğitirken korkudan yararlanırlarsa, çocuk için yine korkma duygusunu kalıcılaştırabilir. "Erken yatmazsan polis seni götürür" ifadesindeki korkutmalar, çocuğu yıpratıcı olacaktır.
Korkuların çocuklarda kalıcılaşmasını önlemek için:

Anne-babalar,isteklerini çocuğu korkutarak yaptırmak yolunu seçmemelidir.

Çocuğa hayvan sevgisi aşılanmalıdır.
Anne-babalar çocuklarına iyi örnek olmalıdır.
Anne-babalar çocuklarıyla,onların korkularını açık açık konuşmalıdır.
Anne-babalar,çocuklarında herhangi bir korku hissettikleri zaman o korkunun nedenlerini hemen araştırmalıdır.
Çocukta korku aşırı boyutlara tırmanıyorsa,çocuğun çevresi değiştirilmelidir.
Çocuklara korku öğesi taşıyan masal ve hikayeler anlatılmamalıdır.
Korkutucu olaylar, çocuğa ibretle veya abartılarak anlatılmamalıdır.

Çocukluk korkuları , aile tarafından önemsenmez ve geçiştirilirse yetişkinlikte de devam eder. Ve korkular insan hayatını sınırlandırır.

Korkan çocuk, korkuları nedeniyle eleştirilmemeli, alay konusu edilmemelidir.
Tersine, korku gerçekçi bir yakaşımla olduğu gibi kabul edilmelidir. Korku anında çocuğa kendisini yalnız hissettirmemeli, güvende olduğu duygusu verilmeli, tensel temas artırılarak sakinleşmesi sağlanmalıdır. Kaygısı devam eden bir çocuğa sürekli soru sorulması onun tepkisini artırmaktan ve onu hırçınlaştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Her türlü iletişim hareketi için öncelikle onların kaygı düzeylerini azaltarak sakinleşmeleri sağlanmalıdır.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocukluk Döneminde Korkular" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Senem ÖZDEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Senem ÖZDEMİR'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Senem ÖZDEMİR'in Makaleleri
► Çocukluk Döneminde Aşk Uzm.Psk.Nilüfer ŞİŞMAN
► Çocukluk Döneminde Mastürbasyon Psk.Gonca BAĞLAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,520 uzman makalesi arasında 'Çocukluk Döneminde Korkular' başlığıyla benzeşen toplam 42 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:44
Top