2007'den Bugüne 84,230 Tavsiye, 26,379 Uzman ve 18,827 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Boşanma Olgusu ve Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri
MAKALE #18138 © Yazan İzzettin ATMIZ | Yayın Mart 2017 | 1,874 Okuyucu
Boşanma , eşler için mutsuz bir evlilikten çıkış yolu olsa da ailenin yıkımı demektir. Ayrılmanın kaçınılmaz ve gerekli olduğu durumlarda bile boşanmayla sorunlar bitmez. Boşanma eşleri ekonomik yönden sarsar, ruhsal yönden örseler; toplumdaki durumlarını etkiler. Çocuklar üzerindeki olumsuz etkisi ise çok karmaşık sorunlar doğurur. Evlilikteki çarpık ilişkiler evlilik sonlandıktan sonra da devam ettiği gibi evlilik öncesi de özgürlüğe tam bir dönüş veya kurtuluş sayılamaz.

Boşanmadan en çok zararla çıkan, her yerde genellikle kadındır. Boşanan anne çetin geçim sorunlarıyla karşılaşır. Çalışmak zorunluluğuyla çocukların bakım sorumluluğu arasında bocalar durur. Boşanmış eşler üzerinde karşılaştırmalı olarak yapılan bir araştırma ilginç bulgular veriyor: boşanmış erkeklerde evli erkeklere göre beş kat yüksek oranda, boşanmış kadınlarda da evli kadınlara göre üç kat yüksek oranda ruhsal bozukluk saptanıyor.(Wallerstein 55) bu bulgular iki biçimde yorumlanabilir: ya mutsuz evlilikler eşlerde ruhsal uyumsuzluklara yol açıyor ; ya da ruhsal uyumu sıkıntıda olanların evlilikleri kısa sürmektedir. Yani evliliğe adım atarken ruhsal dengeleri yerinde olmayan eşler evliliği yürütemiyor, sorumluluğunu taşıyamıyor ve evlilikten daha da örselenmiş olarak çıkıyor.

Boşanmaların büyük çoğunluğu evliliğin ilk yıllarında olduğu için çocukların durumu özel bir önem kazanır. Kavgalı, gürültülü, tedirgin bir ailede yaşamaktansa anne babadan biriyle yaşamak çocuklar açısından daha sağlıklıdır diyebiliriz. Gerçekten yapılan araştırma ve gözlemler mutsuz ailelerden sorunlu çocuklar yetiştiğini doğrulamaktadır. Boşanmadan sonra çocukların anne ve babalarıyla ilişkileri yolunda gitmemekte, anneleriyle yaşayan çocukların pek azı babalarıyla düzenli bir ilişki sürdürebilmektedir. Çoğunlukla babalar eşleriyle birlikte çocuklarından da boşanmış gibi davranıyorlar. Çoğunlukla bu babalar daha önce de çocuklarıyla ilişkileri zayıf olanlardır. Babadan ilgi ve sevgi görmeyen çocuklarda güvensizlik, özsaygısını yitirme, terk edilmişlik duyguları ön plandadır. Ancak annelerin de çocukları babalarına karşı bir silah olarak kullanmaları çocukları ruhsal yönde olumsuz etkilemekte, depresyona itmektedir. Anneler ise tek başına evin yükünü sırtlamaya çalıştıkları için çocuklarıyla ilişkileri sağlıklı yürümeyebilmektedir.

Yapılan araştırmalar boşanmış ebeveyn çocuklarında ruhsal uyumsuzluk oranının yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Bunlardan ortalama üçte birinin önemli ruhsal uyumsuzluk geliştirdiği saptanıyor. Ruhsal çökkünlük, okul başarısızlığı, çeşitli davranış bozuklukları en sık görülen sorunlardır. Boşanmış ebeveyn çocuklarının boşanmadan sonraki beş yıl boyunca izlenmesi şu bulguya götürmekte: okul yaşına gelmemiş çocuklarla, ergenlik dönemindeki çocukların boşanmadan daha çok etkilendiğini göstermektedir. Uzun süreli yapılan araştırmalardan da çıkan sonuç hem anne hem de baba ile düzenli ilişki sürdürebilen çocuklarda ruhsal uyumsuzluk daha az görülmektedir.

Boşanma, ergenlik dönemindeki çocukların yaşamlarını değişik şekillerde etkilemektedir. Anne ve babası, kendisi iki yaşına girmeden önce ayrılmış olan çocuklar, ergenlikte önemli sorunlar yaşamıyor. Anne ve babası kendisi üç-beş yaşındayken ayrılmış olan erkek çocuklar, ergenlikte saldırganlık, kızlar ise hem saldırganlık hem de okulda başarısızlık sorunları yaşıyorlar. Altı on iki yaşlarında iken anne ve babaları ayrılan erkek çocukları ergenlikte okula gitmek istemiyor. Çocukları delikanlılık çağında olan boşanan anne ve babaların çocuklarında suça yönelim riski artmaktadır.
Ergenlik çağındaki çocukların boşanmaya karşı verdiği tepkiler;

Kendisini aldatılmış hisseder, ebeveyninden gidenin geri geleceğini ümit eder, gidenin artık onu istemediğini düşünür, sürekli üzüntü yaşar ,gelecekten kaygı duyar, duygularını dışa yansıtmayıp içinde saklar, boşanma ve ayrılık üzerine konuşmak istemezler, boşanma olayına utanç gözüyle bakarlar, okul başarıları düşer, güçlerini daha çok oyuna yöneltirler, daha bağımlı çekingen , suçlayıcı, dıkkatsiz ve ilgisiz olurlar. Baş ve karın ağrılarından şikayet ederler, uyku düzenleri bozulur, uyuma zorluğu çekerler, arkadaşlarını görmezden gelmeye başlarlar ve arkadaşlık ilişkileri bozulmaya başlar, etrafa karşı kavgacı ve yıkıcı bir tutum takınırlar, anne ve babalarına karşı hırçınlaşırlar.
Boşanma çocukların benlik kavramlarını da olumsuz yönde etkilemektedir. Okul çağındaki çocuklarda ebeveynlerin boşanmalarından sonra, okul başarısında düşme, yalan söyleme, hırsızlık, cinsel rol karmaşası gibi davranışlar görülebilmektedir. Ayrıca arkadaşları tarafından sosyal dışlanmaya maruz kalabilmektedir. Tek ebeveyn ailelerde yetişmiş çocuklar diğer arkadaşlarının ailelerine özenebilmekte, kendini kötü hissedebilmektedir.

Yapılan araştırmalara göre çocukluk yıllarında boşanmanın meydana getirdiği sonuçlar çocukları yetişkinlikte de etkileyebilmektedir. Yetişkinlikteki kişilik bozukluğu , nevroz, suçluluk ve intihar girişimleri ile dağılmış bir aileden gelmiş olmak arasında ilişki olduğu saptanmıştır.

Evlilik yasal bir sözleşme olduğuna göre, bu sözleşmeyi geçersiz saymak da belirli koşullarda, eşlerin hakkıdır. Ancak çocuklar söz konusu olunca durum tümden değişmektedir. Çocuklar boşanmada suçsuz yere cezalandırılıyor; mazlum ve kurban durumuna düşürülüyor. Onların haklarını korumak eşlerin olduğu kadar toplumun da sorumluluğudur. Ne yazık ki bu konuda alınan önlemler her ülkede yetersiz kalmaktadır. Örneğin; babanın nafakayı ödemesi bile bir düzene konamamıştır. Nafakayı düzenli ödetmek için annenin usanmadan yılmadan mahkeme kapılarına, icra dairelerine taşınması gerekiyor. Bu sorunu çözmek için nafakanın doğrudan mahkemeye ödenmesi, ayrılan eşlerin sürekli karşı karşıya getirilmemesi önerilebilir. Çocukların anne baba arasında çekişme konusu olmaktan kurtarılması için velayet sorununa son yıllarda yeni bir çözüm getirildi. Boşanan eşlerin isteğiyle mahkeme ortak velayet kararı veriyor. Böylece anne ve baba çocuklarını belirli sürelerle yanlarında tutuyorlar. Çocuklar da boşanma ile anne ve babadan birini yitirmiş olmuyor, örselenmiyor. Küçük yaştaki çocukların annelerinde kalmaları daha uygun görülmekte ve mahkeme genelde bu yönde karar almaktadır. Ancak ortak velayet durumunda çocukların sürekli ev değiştirmek zorunda kalmaları ders başarılarını ve sosyal uyumlarını olumsuz etkileyebilmektedir. Böyle bir durumda eşlerin sorumlu ve olgun davranmaları önem taşımaktadır.

Tüm boşanmaları önleyecek büyülü bir çözüm yoktur. Ancak boşanmaların bir bölümünü önleyecek çözüm yolları vardır. Eşlerin karşılıklı rızası ve ortak kararı ile boşanma kararı alınabilmekte, eşler dönüş yapmayı onurlarına yediremedikleri için yeniden bir araya gelememektedir. Ne yazık ki bundan dolayı yaşama şansı olan evlilikler de diri diri toprağa gömülmektedir. Bazı batı ülkelerinde boşanma zorlaştırilmakta eşlerin ayrı yaşasalar dahi evliliklerini sürdürmeleri teşvik edilmektedir. ABD’de Toledo ve Los Angeles gibi kentlerde boşanma girişimlerinin yarısı uzlaşı yoluyla çözülmekte; aile terapisi sayesinde pek çok evliliğin kurtarılması sağlanmaktadır. Eşler bir araya getirilirek daha önce konuşamadıkları konuları, sorunları konuşmaları sağlanmakta ve böylece aslında pek çok sorunu çözebilecekleri eşlere gösterilmektedir. Ayrıca boşanma oranlarının azaltılabilmesi açısından erken evlilikler teşvik edilmemekte hatta bazı ülkelerde 25 yaşına kadar anne ve babanın izni olmadan evlilik kararı alınmamaktadır. Fransa Medeni Kanunu’na göre evliliğin ilk üç yılı eşler birbirlerine boşanma davası açamamaktadır. Eşlerin birbirlerini tanımaları için zaman tanınmaktadır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boşanma Olgusu ve Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı İzzettin ATMIZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak İzzettin ATMIZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İzzettin ATMIZ Fotoğraf
İzzettin ATMIZ
İzmir
Sosyal Hizmet Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler İzzettin ATMIZ'ın Makaleleri
► Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
► Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri Dr.Psk.Nilgün Öngider GREGORY
► Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi Psk.Ebru ÖZKURT TOPÇU
► Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi Psk.Dnş.Sümeyra YAPICI AYDIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,827 uzman makalesi arasında 'Boşanma Olgusu ve Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:43
Top