TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!


Mesleki Anılar Kütüphanesi

TavsiyeEdiyorum.com üyesi uzmanların paylaştığı mesleki anılar kütüphanemize hoşgeldiniz. Üyelerimizin mesleki anılarını tarih sırasına göre aşağıda bulabilirsiniz. Eğer siz de site üyemizseniz, bu sayfada ilginç bir mesleki anınızı yayınlamak için ÜYE SAYFANIZ içinden MESLEKİ ANILAR bağlantısını seçiniz. Bu sayfada yayınlanan anılar yazarının isteği üzerine isimle veya isimsiz olarak yayınlanmaktadır. Tıp doktoru üyelerimizin anıları ise mesleki etik kuralları gereği her zaman isimsiz olarak yayınlanmaktadır.

Site Ana Sayfamıza Dönün - Tanıdığınız Bir Profesyonel Hakkında Tavsiye Yazın


Sevil YAVUZ Fotoğraf
Pdg.Sevil YAVUZ
İstanbul
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 2 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 2 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: Eğitim Danışmanı Çocuk Gelişimi Psikolojik Danışman Çocuk Eğitimi Okul öncesi Öğretmeni 0-6 yaş Anaokulu Öğretmeni Davranış Problemleri Okul Destek Eğitimi Davranış Sorunları Danışmanlık Aile Terapisi Tarama Testleri Çocuklarla İletişim Okul-Aile ilişkileri Okul Problemleri Okul-Aile-Çocuk Sosyal Beceriler Çocuk Psikolojisi Aile ve Çocuk Danışmanlığ Özel Eğitimci Konuşma TerapistiKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : İçimi Burkan An: Kocaman Bedendeki Caresiz Bakışlar... Yayın Tarihi : Dün 20:33
 
Yine Dr. Abdullah Soyluoğlu Özel Eğitim ve Rehabilatasyon Merkezinde sıradan bir gündü. O gün programında hangi çocuklarla özel eğitim dersim var diye baktım. İçlerinden bir tanesi yeniydi. Değerli uzmanlarımız incelemiş ve Bireysel Eğitim Programı'nın bir parçası olarak benimle ders görmesini uygun bulmuşlardı. Bu öğrenciyi inceleme sırasında görme şansım olmadığı için dosyasını okuyordum. Bu öğrenci konuşamayan, sadece ses tonu ve beden diliyle iletişim kuran, hafif işitme problemi ve zeka geriliği olan, 14 yaşında çok kilolu bir kız çocuğuydu. İlk bakışta 30-35 yaşlarında çok kilolu bir bayan gibi görüyordu. Ayrıca aile çocuğu, bir çocuk gibi değil, bir ev hanımı gibi giydirdiği için de yaşından çok büyük gösteriyordu. İlk tanışma günü olduğu için çocuğu kapıda karşılamak istedim. Ve seans saati gelmişti Bahceye iki veli girdi ... Uzaktan ilk gördüğümde çocuğu da veli sandım ve çocuğu getirmemişler diye düşündüm. Sonra çocuk yaklaşınca yüzüne, gözlerine bakınca anladım; masum bir kız çocuğuydu bu... Sınıfa gitmek için merdivenlerden kolayca çıktı. Ders anında biraz zorlansam da beden diliyle iletişim kurmayı başardım. Çocuğun önce ortama alışması ve tanımak için dersi eğlenceli oyunlarla zenginleştirdim. Ders bitiminde ödül olarak muzik odasına gideceğimizi ve piyano çalacağımızı söyledim. Belki anladı belki anlamadı ama buna çok sevindi ve heycanla aya kaltı.Odaya gitmek için merdivenleri inmemiz gerekiyordu. Ben yaşı itibariyle öz güveninin ve yaşam becerilerinin gelişmesi için merdivenlerden inerken elinden tutmadım. Ayrıca merdivene yanyana sığmazdık , merdiven çok dardı. İkimizde heycanla muzik odasına gitmek için merdivenlerden iniyorduk, herşey cok iyi gidiyordu taki son basamağa kadar. Son basamakta ayağı takıldı sanırım, birden o kocaman beden yere yığılıverdi. Kocaman bedenin içindeki caresiz bakışları, yüz ifadesi, konuşamadığı ve ağlayamadığı için cıkardığı inleme sesleri.. O anda dona kaldım hiç birşey yapamadım. Düştüğü yerden kalkmakta bile zorlanıyordu. Sonra kendime geldim kalkmasına yardım ettim. Muzik odasına gittik. Ben acısını unutturmak için piyano çalmaya başladım ama o bana dizini işaret ediyordu sonra dizini uvaladım, sevgimle teselli etmeye çalıştım.Ama benim de teselliye ihtiyacım vardı. Nasıl böyle bir hata yaparım, neden onu tanımadan merdivenden tek başına inmesine izin verdi diye içim içimi yiyordu. Yüreğimi en çok burkan , öyle kocaman bir beden içinde böyle caresiz, masum bir yüz ifadesi. Kendimi o an suçladım. Ama en azından bu hatam çok ciddi bir probleme neden olmamıştı. Çünkü çocuk son basamakta takıldı, ve h emen yere oturdu sadece dizi acıdı, biraz sonra acısını unuttu. Eğer çocuğa birşey olsaydı kendimi affedemezdim. Piyano çaldıktan sonra merdivenden inerken bu sefer hazırlıklıydım. İkimiz merdivene yanyana sığmasakta çocuğun arkasından kolunu tutuyordum. Ve tahmin ettiğim oldu yine son basamakta dengesini kaybetti. Onun yanında çocuk kalmama rabiraz zorlansamda dengeyi sağlamakta düşmedik  oley bu sefer başardık diye çok mutlu oldum. Ve şunu düşünmeden edemedim. Öğretmenlik ne kadar özveri ve emek istiyordu. İnsanın bu işi sevmeden yapması mümkün olamazdı harhalde. Küçük bir çocukken bana “ ne olmak istersin”diye sorduklarında, hemen “öğretmen” derdim. Çünkü öğretmenlik benim gözümde çok önemli, saygı değer bir meslekti daha o yıllardan. Öğretmenim benim için bir kahramanımdı. O günden beri benim için öğretmenler en saygı duyduğum insanlardır. Kendim de öğretmen oldum ama onların yanında kendimi öğretmen göremem. Yıllarını bu işe veren değerli öğretmenlerimizin ellerinden öpüyorum. M. Kemal Atatürk’ün “Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır.” sözü ve Hz. Ali’nin “ Bana bir harf öğretenin kır yıl kölesi olurum” sözleri ne kadar da yerinde söylenmiş. Bu işi Özel Eğitim ve Rehabililatasyon Merkezinde yapmak iki kat özveri, sabır, fedakarlık, emek gerektiriyor. Ve bu kurumlarda çalışan değerli uzmanlarımızı, öğretmenlerimizi böyle değerli , onurlu ve kutsal bir görevi yerine getirdikleri için yürekten kutluyorum. İyi ki varsınız diyorum... Yarınlar sizlerin emeğiyle aydınlanacak... Pedagog Sevil Yavuz

Abdullah TOPAL Fotoğraf
Psk.Abdullah TOPAL
İçel (Mersin)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi29 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 1 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: psikolog hipnoz bilinçaltı bilinçdışı depresyon hipnoterapi aile terapisi psikolojik danışmanlık stres mersin terapi cinsel sorunlar nlp teknikleri vajinismus kekemelik öss danışmanlığı oks danışmanlığı danışmanlık aile danışmanlığı evlilik terapisi sınav kaygısı panik atak fobi sosyal fobi erken boşalma mersin psikolog psikolojik sorunlar hafıza teknikleri sınav başarısı obsesisif altını ıslatma zeka testleri motivasyon sınav teknikleri terapi mersinde psikolog ergen davranış cinselik emdr merKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Tiklerdeki gizli bilinçdışının sırrı Yayın Tarihi : 19-03-2008 14:24
 
Çok uzun süredir çözümlenemyen ve onlarca dr gezen amerika ve kanada bile tedavi gören ve tikleri bir türlü geçmeyen bir danışanıma uyguladığım hipnoterapi ile sorunun çözümündeki bilinaltının programı konusunda bir defa daha saygı ile eğildim. Bilinçaltındaki programa ulaşabildiğinizde ve yeni baştan progrmaladığımızda sorun tamamen kayboldu. muhteşemdi bence...Güzel olan danışan sorunu bile unutmasıydı...

Sevil YAVUZ Fotoğraf
Pdg.Sevil YAVUZ
İstanbul
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 2 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 2 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: Eğitim Danışmanı Çocuk Gelişimi Psikolojik Danışman Çocuk Eğitimi Okul öncesi Öğretmeni 0-6 yaş Anaokulu Öğretmeni Davranış Problemleri Okul Destek Eğitimi Davranış Sorunları Danışmanlık Aile Terapisi Tarama Testleri Çocuklarla İletişim Okul-Aile ilişkileri Okul Problemleri Okul-Aile-Çocuk Sosyal Beceriler Çocuk Psikolojisi Aile ve Çocuk Danışmanlığ Özel Eğitimci Konuşma TerapistiKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Günün ödülü: Küçük Bir Kızın Sevgi Dolu Öpüşü Yayın Tarihi : Dün 20:33
 
Bir kış günü Dr. Abdullah Soyluoğlu Özel Eğitim Merkezi'ni temsilen velimizle birlikte çocuğunun incelemesi için Rehberlik Araştırma Merkezine (RAM) kurumun servis aracıyla gittik. Genelde aileler kurum aracılığıyla incelemeye gelirler ve kurum kendi servis aracını tahsis eder. Gittiğimiz bu RAM merkeze uzaktı ve oraya ulaşmak için bir kaç minübüs değiştirmek gerekiyordu. Ayrıca o gün oldukça soğuk ve yağışlı bir kış günüydü. o gün ben ve velim RAM'a girdik. Bekleme odasında randevü saatini bekliyorduk. Dikkatimi kırsal bir kesimden geldiği her halinden belli olan bir baba ve küçük kızı çekmişti. Bunlar bir kurum aracılığıyla gelmemişti ve ne yapması gerektiğini de bilmiyordu. Baba çok mahçup ve gariban duruyordu. Kızı ise çok tatlı ve girişkendi. Ben onlara yardımcı olmak istedim. Evraklarını nereye koyacaklar, ne yapmaları gerekiyor onlarla ilgili olarak bilgilendirdim. Bu sırada fırsat buldukça sohbet ettik. Sonra işimiz aynı anda bitti. Kızı çok şekerdi. Babasına "isterseniz bizim servis aracıyla sizi de bırakabiliriz" dedim. Babası bunu kabul etti. En yakın yere bıraktık. Servisde küçük kız benim yanımda oturuyordu. İnmek istedikleri yere geldik. Küçük kız yanımdan indi. İndikten hemen sonra " durdu ...bana baktı ...yanıma yaklaştı ve yanaklarıma sevgi dolu içten bir öpcük kondurdu ve şunu dedi: "teşekkür ederim öğretmenim". Ben çok şaşırdım ve durakladım, hiç beklemiyordum. Bir saat içinde beni bu kadar sevmesi ve yardım etiğimi anlaması ve bu kadar sevgi dolu teşekkürü beni çok etkiledi. Çocuk deyip geçeriz aslında herşeyin değerini biz yetişkinlerden daha iyi anlıyorlar. Yaptığınız iyiliği, verdiğiniz emeği boşa çıkarmıyorlar. Çocuklarla çalışmak insana umit ve enerjisi veriyor. Ulu Önder M. Kemal Atatürk şöyle diyor ; ''Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, birer mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz.'' Çocuklarla yani , memleketi asıl aydınlığa boğacak geleceğin beyleri ve hanımefendileriyle çalıştığım için kendimi çok şansılı hissediyorum. Mutluluk parıltınızın azalmaması dileğiyle... Pedagog Sevil Yavuz

Mustafa Tarık KOBAN Fotoğraf
Mustafa Tarık KOBAN
Antalya
Fizyoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: fizik fiziktedavi fizik tedavi tedavi fizyoterapist uzman fizik tedavi uzmanı egzersiz hareket fiziksel fiziksel tedavi cerebral palsi paralizi hemipleji down sendromu spor rehabilitasyon yüzme engelli halluwick hidroterapi fizyoterapi felç cp cp ALANYA ANTALYAKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : deprem Yayın Tarihi : 29-03-2008 08:13
 
Erzurum'a çok sevdiğim arkadaşım Eyüp'ün ricasıyla gittim.Hedef İlkadım ismini verdiği rehabilitasyon merkezinde çok güzel 1.5 sene geçirdim.Fakat 1 yaşındaki kızım ve eşimle beraber 5.3 şiddetinde bir depremi oldukça fazla hissederek yaşadık 2004 senesinde.Daha sonrasında evimize giremedik ve 20 gün kadar arabada yattık.Ne yaptık ne ettiysekte evimize birtürlü giremedik ve sonunda erzurum'dan ayrılmak zorunda kaldık.En çok şimdi beyaz rengi özlüyorum buralarda...

Berrin USTA Fotoğraf
Dr.Dt.Berrin USTA
İstanbul
Diş Hekimi
TavsiyeEdiyorum.com ÜyesiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 3 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıAnahtar Kelimeler: ORTODONTİ İSTANBUL ORTODONTİST DİŞ HEKİMİ BRAKET DİŞ DOKTORU TEL TAKMA EGRİ DİŞ YAMUK DİŞ ORTODONTİK TEDAVİ YAMUK ÇENE TEL TEDAVİSİ ÇENE PROBLEMİ PORSELEN BRAKET SERAMİK BRAKET GÖRÜNMEZ BRAKETKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : ORTODONTİK TEDAVİ GÖREN ÇOCUKLARIN ESTETİK KAYGISINI YOK ETMEK İÇİN BİR İPUCU Yayın Tarihi : 17-04-2008 13:03
 
Ortodontik tedavi görmek zorunda olan çocuk hastalara bu tedaviyi alıştırmak zor olabilir. Sizinle bir hastamla ilgili tecrübemi paylaşmak istiyorum. Hastam 8 yaşında alt çene ilerililiği olan ve chin cup (Bkz. Sözlük ) takmak zorunda olan bir kız çocuğu idi. Annesi arkadaşlarının onu ilk gördüğünde vereceği tepkiyi yumuşatmak için kızı için bol pastalı bir toplantı hazırlamış ve kızının problemi ve apareyini tanıtmıştı. Bu fikri çok başarılı bulmuş ve birçok hastamla da paylaşmışımdır. Bu hastam apareyi ile çok barışıktı ve tedavisi oldukça başarılı oldu. Bence annesinin katkısı göz ardı edilemez.

Ekrem ÇULFA Fotoğraf
Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
İstanbul
Pedagog
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi19 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 11 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 5 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: öss hazırlık uzman pedagoji özel öğretmen gelişim oks hazırlık ozelogretmen psikoloji yurtdışı doktor sbs hazırlık ozelders kişisel psikolog edebiyat üniversite özel ders öğrenci pedagog dahi psikodestek calculus ders öğrenci koçu ekrem çulfa hiperaktif özelders etüd öğretmen kadıkoy gerilik ilköğretim website akademisyen acıbadem motivasyon IQ testi etüt matematik anadolu disiplin hafıza danışman geometri hızlı okuma kimya nlp eğitim dersverenler destek terapi testKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Çocuğundan şikayetçi olup görüşmeye gelen bir babadan duygu dolu mesaj Yayın Tarihi : 14-04-2008 17:07
 
Çocuğundan şikayetçi olup görüşmeye gelen bir babaya eses anne-babaların eğitilmesi gerekiyor dediğimde görüşmeden sonra duygu dolu mesaj gönderdi. Mesajı aynen sizlerle paylaşıyorum. Cocuklar yaramaz da, anne babalar hep yarar(li) mi? Anne babalar olarak zamane cocuklarindan hep sikâyetci olur ve "bizim zamanimizda.." diye baslayan sozlerle gunlerimiz gecer. Gercekten de dogrudur, simdiki cocuklarin davranislari ile eski cocuklarin davranislari arasinda cok farkliliklar vardir. Genellikle bu farkliliklarda olumsuz davranislar fazladir. Cocuklarin ders calismadigindan, ozguven eksikliginden, paranin ve esyalarin degerini bilmediklerinden sikâyetci oluruz. Peki, neden boyle oldugunu hic dusunduk mu? Neden cocuklarimiz bizim yetistigimiz gibi yetismiyorlar? Cocuklarin cocuk gibi davranmadiklarindan, istedigimiz davranislari sergilemediklerinden yakiniyoruz. Ama anne babalar olarak, bizler gercekten uzerimize dusen gorevleri yapabiliyor muyuz? Cocuklarimiza olumlu davranislar kazandirmak icin onlara iyi modeller sunabiliyor, kendimiz bu rolu ustlenebiliyor muyuz? Cocuklarimizin karinlarini doyurdugumuz kadar, kalplerini de doyurabiliyor muyuz? Cocuklarimizi mi, yoksa basarilarini mi seviyoruz? Islerimize zaman ayirdigimiz kadar cocuklarimiza da zaman ayirabiliyor muyuz? Cocuklarimizdan bekledigimiz saygiyi, anne babalar olarak birbirimize gosterebiliyor muyuz? Bu sorular daha uzatilabilir. Gercek cocuklar istiyorsak, gercekten anne-baba olmamiz gerekmiyor mu? Cocuk, nasil egitilirse oyle buyur Eger bir cocuk, surekli elestirilmisse, kinama ve ayiplamayi ogrenir. Eger bir cocuk, kin ortaminda buyumusse, kavga etmeyi ogrenir. Eger bir cocuk, alay edilip asagilanmissa, sikilip utanmayi ogrenir. Eger bir cocuk, surekli utanc duygusuyla egitilmisse, kendini suclamayi ogrenir. Eger bir cocuk, hosgoru ile yetistirilmisse, sabirli olmayi ogrenir. Eger bir cocuk, desteklenip yureklendirilmisse, kendine guven duymayi ogrenir. Eger bir cocuk, ovulmus ve begenilmisse, takdir etmeyi ogrenir. Eger bir cocuk, hakkina saygi gosterilerek buyutulmusse, adil olmayi ogrenir. Eger bir cocuk, guven ortami icinde yetistirilmisse, inancli olmayi ogrenir. Eger bir cocuk, kabul ve onay gormusse, kendini sevmeyi ogrenir. Eger bir cocuk, cevresinde dostluk ve arkadaslik gormusse, iyi bir dost ve arkadas olmayi ogrenir.

Ekrem ÇULFA Fotoğraf
Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
İstanbul
Pedagog
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi19 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 11 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 5 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: öss hazırlık uzman pedagoji özel öğretmen gelişim oks hazırlık ozelogretmen psikoloji yurtdışı doktor sbs hazırlık ozelders kişisel psikolog edebiyat üniversite özel ders öğrenci pedagog dahi psikodestek calculus ders öğrenci koçu ekrem çulfa hiperaktif özelders etüd öğretmen kadıkoy gerilik ilköğretim website akademisyen acıbadem motivasyon IQ testi etüt matematik anadolu disiplin hafıza danışman geometri hızlı okuma kimya nlp eğitim dersverenler destek terapi testKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Bir öğrenci velisinin gönderdiği anısını sizinle paylaşıyorum Yayın Tarihi : 14-04-2008 17:07
 
Asansöre annesi ile 2 - 3 yaşlarında bir çocuk bindi. 4 kişilik küçücük asansörde tam ortadaydı. Boyu dizlerimi birazcık geçiyordu. Usulca başını kaldırdı, yanında duran devlere baktı ve sonra korkuyla annesinin bacaklarına sarıldı, inene kadar başını hiç kaldırmadı. Çocuğun, kendisinden 2-3 misli daha uzun ve çok iri cüsseli devler arasında ne kadar zor şartlarda yaşadığını düşündünüz mü hiç ? ; Doğumunun üzerinden çok kısa süre geçmişken ayrılık acısını tadar çocuk , Çalışmak zorunda olan annesi tarafından terkedilir çocuk , Oyun parkının içinde tek kişilik hapishanesinde yaşar çocuk , Tahliye gününü bekleyen kader mahkumları gibi , sevdiği biri gelsin de onu oradan çıkarsın diye bekler çocuk , Oyun parkının içine konulan kardeşine bakıp yalnızlıktan kurtulduğuna sevinir çocuk , İşten dönen annesi , ev işleri ile uğraşmasın , onu sevsin ister çocuk, Her istediğini yapamaz çocuk , Şişt'lerle cıss'larla , yapma etmelerle kısıtlanmış bir hayat yaşar çocuk, Devler , hep yapmaması gerekenleri söyler ona, yapması gerekenleri bilmez çocuk, Dinlenmez , konuşturulmaz , sen daha küçüksün diye susturulur çocuk, Oyun oynamak isterken ders çalışması istenen çocuk, Boyundan büyük işler yapması beklenen çocuk, Devler çocuk olmak ister , oysa dev olmak ister çocuk , Zor iştir olmak çocuk , Zor hayatlarında yardım , ilgi bekler bizden çocuk, Ve istediği verilirse çok kolay mutlu olur çocuk.

M. Mete YILDIZ Fotoğraf
Vet.Hek.M. Mete YILDIZ
Hatay
Veteriner Hekim
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirKişisel Bilgileri Mevcut
Mesleki Anı : Beni unutma! Yayın Tarihi : 12-04-2008 12:35
 
Meslekte ilk yıllarımdı.Öğlen saatlerinde durumu acil olduğu her halinden belli bir hasta sahibi kliniğe apar topar girdi: -İneğimiz zehirlenmiş Dr. bey,telefonla aradı hanım.Arabam kapıda, hemen gidelim gözünü seveyim. "Tabii neden olmasın, ama önce muayene çantasını getireyim" dedim. Bu arada hasta sahibi gidip arabayı çalıştırmış beni bekliyor aracın içinde.Çantayı getirdim,bagaja yerleştirdim.Geri dönüp lastik çizmelerimi de alıp geldim ki ne göreyim! Ne araba var ne hasta sahibi..Ne olduğunu anlamadım ama içimden "eyvah" dedim içi ilaçlarla,muayene malzemeleriyle dolu çanta gitti,resmen tezgaha geldik..Aradan yarım saat geçti vatandaş hızla geldi kapıya tekrar.- Ya dedim neredesin bi anda kayboldun? Adamcağız telaşından, arabaya bindiğimi sanıp basmış gaza. Giderken de içimden diyormuş ki : " Dr.bey de hiç konuşmuyor,kim bilir onun da kafasında ne sorunlar var" meğer arabaya binmemişin Dr.um. Artık bu sefer beni unutmadan bindim arabaya.Aklıma geldikçe hala gülümsediğim bir anımdır.

Site Üyesi Bir Uzmanımız
Doktor "Anestezi ve Reanimasyon"
 
Mesleki Anı : BİR DAHA Mİ, ASLA ! Yayın Tarihi : 02-01-2008 19:38
 
İlk doğum: Anne adayı sancı çekiyor, açılma biraz uzamış, doğum gecikmiş, Genç annemiz bir taraftan sancı çekiyor bir taraftan söyleniyor: "nerden hamile kaldım, kalmaz olaydım, Ah Kaya, Ah ben sana bunun hesabını sormaz mıyım? Beni böyle hamile bıraktın ne sıkıntılar çekiyorum. Bir daha hamile kalmak mı asla, asla Allah göstermesin!.. " Derken nihayet doğum yolu açıklığı 4 cm oldu ve biz epiduralı yaptık. Sonra biraz bu yöntemin yardımı biraz da şansı yaver gitti, çabuk ilerledi ve kısa sürede doğum gerçekleşti. Bebeğini kucağına verince ilk söylediği "Kolaymış yaa, ben bir daha doğururum." Not: Bir Çin Atasözü der ki: "Unutmak olmasaydı; ne denizciler bir daha sefere çıkar, ne de anneler bir daha doğururdu !!"
Site Yönetiminin Notu: Tıp Doktoru üyelerimizin anıları mesleki etik kurallarına saygı duyularak isimsiz olarak yayınlanmaktadır.

Site Üyesi Bir Uzmanımız
Doktor "Anestezi ve Reanimasyon"
 
Mesleki Anı : İNANMIYORUM !!! Yayın Tarihi : 02-01-2008 19:38
 
İkinci doğumunu bekleyen bir bacımıza epidural uygulamıştık. Annesi de yanında biraz endişe, biraz korku ile bekliyordu.Kadın doğumcu arkadaş; doğum kanalı açıklığını ölçmek için zaman zaman hastayı doğumhaneye alıp bakıyor sonra odasına gönderiyordu. Yine bir doğumhaneye alışta kanal açıklığı yeterli olmuş ki doğum gerçekleşti. Tekerlekli sandalye ile odasına gönderdiler. Annesi de doğumhanenin kapısında sabırsızlıkla beklerken kızının gülerek geldiğini görünce (Üstü örtülü olduğundan) "daha doğmadı mı? Ne zaman doğacak bu ?" diye sızlandı. Doğurdu dedik, inanamadı "Benimle dalga mi geçiyorsunuz ?!" dedi. Kızının üstündeki örtüyü alıp karnının ufaldığını gösterince gözlerine inanmadı. "Yahu bu kızda hiç doğum yapmış hali yok, gülüp duruyor, bir önceki doğumunda; doğum sonrası perişan haldeydi. Bitkinlikten parmağını oynatamıyordu. Bu ne biçim doğum böyle!!?"
Site Yönetiminin Notu: Tıp Doktoru üyelerimizin anıları mesleki etik kurallarına saygı duyularak isimsiz olarak yayınlanmaktadır.

Site Üyesi Bir Uzmanımız
Doktor "Deri ve Zührevi Hastalıklar - Dermatoloji"
 
Mesleki Anı : En etkili krem hangisidir? Yayın Tarihi : 24-03-2008 15:44
 
Hastalarım benden onlara krem tavsiyesinde bulunmamı isterler. En etkili en anti aging kremin hangisi olduğunu benden duymak isterler. Kozmetik piyasası o kadar hızlı değişiyor ki, bu soruya cevap vermek kolay değil. Ancak benim kanaatim, eğer kozmetik olarak kullanacaksanız, cildinizin nemini en iyi koruyan kremin, sizin için en iyi krem olduğudur. Yok cosmeceutical veya anti aging olarak soracaksanız, yani tedavi edici bir etki arıyorsanız, cildinizin yapısına uygun olan AHA’lı kremler cildi gerçekten geliştirir. Zaten düne kadar mümkün olan biricik anti aging krem bunlardı. Ancak bugün artık sizi gerçekten gençleştirecek en etkili cosmeceutical kremin, östrojen veya estriol kremleri yada tedavide kullanılan östrojen jelleri olduğunu söyleyebilirim.
Site Yönetiminin Notu: Tıp Doktoru üyelerimizin anıları mesleki etik kurallarına saygı duyularak isimsiz olarak yayınlanmaktadır.

Ekrem ÇULFA Fotoğraf
Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
İstanbul
Pedagog
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi19 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 11 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 5 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: öss hazırlık uzman pedagoji özel öğretmen gelişim oks hazırlık ozelogretmen psikoloji yurtdışı doktor sbs hazırlık ozelders kişisel psikolog edebiyat üniversite özel ders öğrenci pedagog dahi psikodestek calculus ders öğrenci koçu ekrem çulfa hiperaktif özelders etüd öğretmen kadıkoy gerilik ilköğretim website akademisyen acıbadem motivasyon IQ testi etüt matematik anadolu disiplin hafıza danışman geometri hızlı okuma kimya nlp eğitim dersverenler destek terapi testKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Günlük Hayatta Midemizi 3 Öğün Besliyoruz Zekamızı Neden Beslemiyoruz ?vdiye sohbet ettiğim Liseli gençlere yaptığım bir sohbet Yayın Tarihi : 14-04-2008 17:07
 
Bir gün bir kaç liseli gençle konuşurken "Günlük Hayatta Midemizi 3 Öğün Besliyoruz Zekamızı Neden Beslemiyoruz ? diye sohbet ettiğim Liseli gençlere yaptığım bir sohbette: Matematik, satranç, Sudoku ve okul derslerinin beynin gıdası olduğunu belirtmiş ruhun gıdası olan bazı konulara da değinmeden edememiştim. Bu gençlerden birisi Midemiz bayram ederken beynimiz nasıl bayram eder ve dayanıklı olur diye bir soru sordu. Araştırmalarım sonucu hem beyne hem mideye hitap eden sebze ve meyvelere götürdü beni sizlerle gecenin bu yarısında paylaşmaya başlıyorum: 1.“Odaklanma” için ceviz, fındık, fıstık gibi sinirleri kuvvetlendiren yiyeceklerin yenmesini önerdim. 2.Çilek ile içeriğindeki fisetin maddesi hafıza kaybının etkilerini azaltabilir, bunamayı bile geciktirebileceklerini söyledim. 3.Bitter çikolatanın Magnezyum ve antioksidan içeriğiyle beyne oksijen taşıyarak daha aktif çalışmasını sağladığından bahsettim. Yakındaki markette çükolata satışarı baya arttı. :-) 4.Patates: Kan şekerini dengeli olarak yükseltiyor bu sayede zeka daha verimli çalışıyor diye söyledikten hemen sonraki yemekte bol patetesli döner dürüm yediklerini gördüm. 5.Artık bu gençlerin sofrasından yoğurt eksik olmuyor. Neden mi ? Çünküsü burada....Yoğurt: İçinde bulunan tirozin isimli madde hafızayı güçlendirip, beyni uyarıyor. 6. ÖSS sınav heyecanı saran bu öğrenciler kola kutularını bir güzel basket attıktan sonra artık ne mi içiyorlar:Üzüm suyu: Dopamin salgılanmasını arttırarak problem çözme yeteneğini geliştiriyor.Eğer içmek zor geliyorsa çekirdeksiz siyah kuru üzüm ile yola devam.. Bir test sorusu bir kuru üzüm... 7.OKS ve SBS sınavına hazırlanan ilköğretim öğrencilerine ise fasülyedne şeyler tavsiye etmiştim liseliler bizden geçti mi dediler isterseniz eşeğinizi Niğdeye sürmeden yiyebilirsiniz dedim. İşte nedeni Fasulye: Lif ve protein bir arada özellikle çocuklarda zekayı açıyor. 8.Sıra Kırmızı bomba da:Kırmızı ve turuncu renkli sebzeler: Özellikle domates, havuç ve kırmızı biberde bulunan antioksidan beynin daha uzun süre sağlıklı kalmasını sağlıyor. 9. Bu arada aniden bir somon balığının homurtularını duyar gibi olduk bende isterem diye... Tamam gençlere Omega-3 e hücuuum dedim. Somon: Omega-3 yağları hem beyni koruyor hem hafızayı güçlendiriyor. 10. İşte KahvaltınınYeme de yanında horla...Hergün düzenli olarak kahvaltı yapan kişilerin diğerlerine oranla daha başarılı ve verimli oldukları biliniyor. Yoğun bir güne başlarken; peynir, süt, yumurta gibi protein içeren besinlerden oluşan bir kahvaltı, şekerli çay ve simitten oluşan bir kahvaltıya kıyasla daha iyi sonuç almayı sağlıyor. 11. Yaratıcılığın geliştirilmesi için zencefil yenmesini öneriyorum. Kimyonun da içerdiği uçucu yağların bütün sinir sistemini uyardığını söyleyen diyetisyenlere katılıyorum “Aniden bir fikre, bir buluşa ihtiyacı olan kimyon çayı içmelisiniz. Çay, bir fincana iki tatlı kaşığı dolusu kimyon eklenerek yapılabilir” önerisinde bulunuyorum. İsterseniz yapmayın...Benden söylemesi....Proje ödevleri şimdiden kimyonlanmaya başladı bile... 12.Ders çalışırken stres mi yaşıyorsunuz. Lahana, tiroit bezlerinin aktivitesini yavaşlattığı için daha stressiz öğrenmeyi sağlıyor. Siz isterseniz bu yazdıklarımı takmayarak bunalım takılabilirsiniz... 13. Bir inek-öküz çiftinin mö... diye sesi ile irkildiğimizde bakın neler oldu. Öğrencim problem çözemediğim zaman birileri bana öküz ya da trene bakar gibi... diyordu artık. Yaşasın İnekler Yaşasın Öküzler dedi. Neden mi ? Yağsız kırmızı et: Tam bir demir deposu, özellikle sağlıklı alyuvarlar için vazgeçilmez... Beyin gelişimi için büyük yarar sağlıyor. Böylece bir gayet Teknik Psiko-Pedogo-Geyik Muhabbeti sona eriyordu...

Ekrem ÇULFA Fotoğraf
Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
İstanbul
Pedagog
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi19 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 11 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 5 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: öss hazırlık uzman pedagoji özel öğretmen gelişim oks hazırlık ozelogretmen psikoloji yurtdışı doktor sbs hazırlık ozelders kişisel psikolog edebiyat üniversite özel ders öğrenci pedagog dahi psikodestek calculus ders öğrenci koçu ekrem çulfa hiperaktif özelders etüd öğretmen kadıkoy gerilik ilköğretim website akademisyen acıbadem motivasyon IQ testi etüt matematik anadolu disiplin hafıza danışman geometri hızlı okuma kimya nlp eğitim dersverenler destek terapi testKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Gaziosmanpaşalı Ahmet Yayın Tarihi : 14-04-2008 17:07
 
Babasından seneler öncesinde ayrılan Ahmet yanıma geldiğinde küçüktü hala büyümeye çalışıyor. Bir gün tutup getirdiler yanıma. Okuldaki masa örtülerini kesiyor diye. Olayın derinlemesine incelediğimde annesi de ondan farksızdı. Kesip biçiyordu en kralından. Minicik çocuğun dinlediği müziğin "Rock" iile uyutulduğunu duyunca şok oldum. Tamam 18 yaş üstü insanımız istediği müziğü dinlemekte özgür. Ama Bir ilkokul 2 sınıf çocuğunun Rock ile uyuyup uyandırılması ne demek.Potansiyel tehlike demekti ve daha soft bir müzik vererek Ahmeti kurtardım. Şimdi Ahmet kuş sesleri pınar şırıltıları ile uyuyor. Uykuda ders çalışabilmesi için gerekli hazırlıklarını yapıyor sabah farklı bir Ahmet olarak uyanıyor. Okuldaki masa örtüsünü kesen diğer çocuklara "Yoksa sen Rockçı mı oldun?" diyor. Eski Ahmet devri çoktan kapandı...

Ekrem ÇULFA Fotoğraf
Pdg.Doç.Dr.Ekrem ÇULFA
İstanbul
Pedagog
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi19 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 11 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 5 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: öss hazırlık uzman pedagoji özel öğretmen gelişim oks hazırlık ozelogretmen psikoloji yurtdışı doktor sbs hazırlık ozelders kişisel psikolog edebiyat üniversite özel ders öğrenci pedagog dahi psikodestek calculus ders öğrenci koçu ekrem çulfa hiperaktif özelders etüd öğretmen kadıkoy gerilik ilköğretim website akademisyen acıbadem motivasyon IQ testi etüt matematik anadolu disiplin hafıza danışman geometri hızlı okuma kimya nlp eğitim dersverenler destek terapi testKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Osman Uslu- Keşandan Yayın Tarihi : 14-04-2008 17:07
 
Hiperaktif bir öğrenci olan "Osman Uslu" gelmişti yanıma. Yakışıklı mı yakışıklı maşallah. Soyasından ve adındanda belliydi. Çevresindekilerin yanlış yönlendirmeleri ve davranışları dolayısıyla haşin mi haşin olmuştu. Hatta resim çizdirme için verdiğim kağıdı bile yırtmıştı. Hiç kızmadan o yırttıklarını daha da fazla yırtmasını isteyince çok utanmıştı. Neyse ki yedeği vardı ailesinin çizdirdiği resimlerden analizler çıkarttık. Bilmeden çocuklarımızın davranışlarına değilde kişiklerine yapılan saldırılar en masum çocukları bile yaralıyor ve haşin yapıyor. Efendiler, çocuklarımızın yaptığı davranışa tepki gösterelim bir yanlışından dolayı kişiliğine yapılan saldırı ile çocuklarımızı, sevdiklerimizi gençlerimizi ve dostlarımızı kaybetmeyelim. Aynı gece Acıbadem minübüs şoförü ile bir belediye otobüs şoförünün neden bıçaklı saldırıya uğradığını düşündük. Gece 00:00 da evime doğru yol almaya başlayınca minubus şoförü beni evinden uğurlar gibi uğurluyordu. İyi geceler diye. Çünkü gerçekten iyi geceleri hak etmiştim. Bende yapılan yanlışlardan dolayı olaya değil insanların kişiliklerine saldıranlara iyi geceler ve iyi uykular diyorum.

Site Üyesi Bir Uzmanımız
Doktor "Deri ve Zührevi Hastalıklar - Dermatoloji"
 
Mesleki Anı : CİLDİNİZ ve ÇOK DAHA FAZLASI Yayın Tarihi : 24-03-2008 15:44
 
Bugün benim için dokunaklı bir gündü. Muayenehaneme Psoriadis olarak bilinen, baş edilmesi güç bir cilt hastalığından muzdarip, oldukça yaşlı bir hastam geldi; ardından egzemaları geçmek bilmeyen bir çocuk geldi, sonra da güzel yüzü vitiligo ile haritaya dönüşen, sevdiğim bir gençte hastalığın nüksettiğini gördüm v.s. Bu arada birçok kozmetik işlem de yaptım. Günün sonunda, özellikle bu üç hastayı düşünmekten kendimi alamadım, içime bir hüzün çöktü ve beynime sorular akın etti. Eve gelip de küçük kızımı kucaklayınca kendimi bambaşka hissettim. O da bana ne kadar iyi geldiğini anlamış gibi, bütün gece durmadan beni okşadı, kucağımdan inmedi, saçlarıma kendi renkli tokalarını taktı, bana masal anlatmaya, ninni söylemeye kalkıştı. Ne diyeyim, ona minnettarım…
Site Yönetiminin Notu: Tıp Doktoru üyelerimizin anıları mesleki etik kurallarına saygı duyularak isimsiz olarak yayınlanmaktadır.

Betül NAZLISÖZ Fotoğraf
Psk.Betül NAZLISÖZ
Konya
Psikolog
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi34 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 1 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: vaginismus hipnoz hipnoterapi terapi EFT terapisi evlilik terapisi grup terapisi cinsel terapi psikodrama danışma panik atak obsesyon erken boşalma psikolojik danışman psikolog analitik hipnoz Konya terapi Konya hipnoz Konya hipnoterapi cinsellik cinsel işlev bozuklukları kaygı Betül Nazlısöz Betül Nazlısöz Konya vaginismus Konya iletişim iletişimsizlik değişim depresyonKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : CİNSELLİKTEN HAZ ALMAYI HERKES ÖĞRENEBİLİR Yayın Tarihi : 07-01-2008 12:44
 
Birgün muayenehanemize Konya'nın yakın ilçelerinden birinden, bir çift geldi.Doktorumuz İlhan Bey'le görüştükten sonra, üçü birlikte benim odama geçtiler. Eşim İlhan Bey konuyu kısaca; 'bayan cinsel haz almıyor, bunun tedavisi için başvurmuşlar' diye açıkladı. Bu çift; 14 yıl önce görücü usulüyle evlenmişler ve 3 çocukları vardı. Birbirlerini sevdikleri, özen gösterdikleri her hallerinden belli oluyordu. Erkek; Konya'da bir inşaatta amele olarak çalışıyor, 15 günde bir evine gidebiliyordu. Ayrıca kulakları doğuştan çok az işitiyor; dudak okuyarak anlıyordu. Üstlerine başlarına bakınca; maddi sıkıntısı olan, kalender insanlar oldukları kolayca anlaşılıyordu zaten.. Toplumumuzdaki en üstü kapatılan konuların başında cinsellik gelir. Bu konularda danışmaya gelen kişiler genellikle çok gizemli davranır ve böyle bir yere geldiklerini saklarlar.Bayan ise;' benim arkadaşlarımda da aynı dertten var, ben düzeldikten sonra onlar da gelmek istiyor' diyebiliyordu. Eşi, cinsellikten ortak zevk almaları için; kısıtlı imkanlarını seferber etmişti. Bu çiftin en hayran olduğum yönü; birbirlerine sevgi ve saygılarını açıkça ifade edip, problemin yükünü de ortak sırtlamaları oldu. Daha ilk seanstan itibaren, anlattığım herşeyi can kulağıyla dinlemeye başladılar. Verdiğim bilgileri yer yer utanarak, yer yer de şaşkınlıkla dinlediler. Çünkü daha önce hiç kimseden; cinsel anatomi, bu tarz problemlerin olası nedenleri,yapılacak ufak değişiklikler ve uyulacak kurallardan bahsetmemişti. Aslında; Türkiye'deki diğer insanlardan hiç farkları yoktu! Cinsellik denince; koca bir sessizlik.. Sonraki seanslarda, hep olumlu geri bildirimlerle döndüler bana..Verdiğim ödevleri(aslında aşk oyunlarını) harfiyen gerçekleştiriyorlardı. Hal böyle olunca da; bir müddet sonra bayan da haz almaya başladı. Yaptığımız en önemli şey, gerçekçi olmayan ve mitlerle desteklenmiş beklentilerini ortadan kaldırmak oldu. Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Şimdi hala; Konya'ya geldiklerinde uğrar; yufka, yumurta, meyva getirirler; tamamen doğal ve bahçelerinden..

Murat SARISOY Fotoğraf
Psk.Murat SARISOY
İzmir
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi21 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 6 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: psikoterapi zihinsel engel nörolinguistik programlam emdr psikolojik danışmanlık psikolog danışmanlık uzman psikolog aile terapisi psikolog doktor çocuk psikoloğu ergenlik sorunları evlilik sorunları gece işemesi otizm cinsel sorun depresyon vajinismus erken boşalma panik atak sosyal fobi anksiyete kişisel gelişim kıskançlık empati grup psikoterapi intihar hiperaktif hiperaktivite panik fobi stres bunalım hipnoz hipnoterapi zeka testi zeka down sendromu psikolog alsancak bostanlı psikolog izmirKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Plaketteki Soyadı Yayın Tarihi : 12-02-2008 14:34
 
Geçenlerde konuşmacı olarak katıldığım bir sempozyum öncesi yazışmalarında soyadımın yanlış yazıldığı farkettim. Sempozyum komitesiyle bu konuda bir kaç kez görüştük, programlar isimler değişti. Aradan zaman geçti sempozyum günü geldi çattı, güzel insanlardan oluşan kalabalık bir gruba oldukça keyifli bir sunum yaptım. Sonrasında katkıma teşekkür niteliğinde sunulan plaketi büyük bir keyifle kabul ettim. Akşam olup eve döndüğümde meslektaşım olan eşimle günü değerlendirirken eşim plaketi görmek istediğini söyledi ve açtığında bana plaketteki soyadımla seslendi ve gülmeye başladı. Ben de kendimi tutamadım ve uzunca bir süre birlikte güldük ki tam o sırada 3.5 yaşındaki oğlumuz oyununu bırakıp çıkageldi ve "baba bu bijiim soyadımız deil" dedi. Ben de "önemli olan soyadı değil yapılan işin kalitesidir, gün gelecek sende bunu anlayacaksın oğlum" dedim. Sizce de öyle değil mi?

Dilek ÖZCAN Fotoğraf
Psk.Dilek ÖZCAN
İzmir
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi21 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: Psikodrama Hipnoz Self felçli hastalar fibromiyalji ve depresyonKişisel Bilgileri MevcutMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Acemi Psikolog Yayın Tarihi : 25-02-2008 12:05
 
ODTÜ den mezun olduktan kısa bir süre sonra Konya Erkek öğrenci yurdunda göreve başladım. Yirmi üçyaşında hevesli ve deneyimsiz bir psikologtum haliyle. Bu meslekte kalıp kalmayacağımdan emin değildim. Masa başında oturmak itici geliyordu,ben hayatı keşfetmek,sonsuz enerjimi gezerek,öğrenerek değerlendirmek istiyordum. Bir gün okulu epey uzatmış yaş olarak benden büyük Urfa 'lı olduğunu hatırladığım bir öğrenci geldi.Masanın üzerine tabanca koydu ve gayet soğuk kanlı bir şekilde dedi ki: "Hocam bir kız kaçırdım,ya aşiret beni vuracak,ya ben kızı,çok bunalımdayım.Aşk bu..." ..... Cevap yok. Bütün bildiklerimi unuttum.Şaşırdım ve çaresiz hissettim.İyi ki hissetmişim.O günden beri her türlü insan haline ve durumuna şaşırmam,herşey bizim için.Büyüyüp deneyim kazanmamız için diye düşünürüm.Sıkıntılar ve üzücü olayların içinden geçtikten sonra bizi büyüttüğüne defalarca şahit oldum.Kendimde ve onlarca kişide... Ve o Urfa'lı genç adam inşallah işin içinden güzel şekilde çıkmıştır,ama çok büyük deneyim kazandırmıştı,kendisine teşekkürlerimi iletiyorum.

İbrahim ERTABAK Fotoğraf
Psk.İbrahim ERTABAK
Konya
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi29 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 3 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: psikolog psikolojik testler zeka testleri kişilik testleri çocuk psikolojisiKişisel Bilgileri MevcutTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : psikolog ne iş yapar Yayın Tarihi : 01-02-2008 08:33
 
2004 yılında SSK hastanesinde çalışıyordum.hasta sayımız çok yoğundu ve kalabalıktı.poliklinik kapısında en az 20 kişi bekliyordu.bir gün hastanede görevli bir hemşire(üzerinde forması vardı) arkadaş bir sorunu hakkında görüşmek istedi ve sırası geldiğinde içeri girdi.biz terapiye başladık.yarım saat geçti.kapıyı bir hastam açtı kapadı.az sonra beni zamanın başhekimi olan arkadaş aradı bende buyrun efendim dedim.bana "ibrahim bey kapıda o kadar hasta varken içeride hemşire arkadaşınla sohbet ediyormuşssun,hakkında şikayet var dedi"ben gülmeye başladım .başhekim bir şey anlamadı ve noldu dedi. ben "başhekim bey ben hemşire arkadaşla gerçek anlamda psikoterapi yapıyorum.heralde sıradaki hastalar psikologun nasıl danışmanlık yaptığını bilmediğinden olayı sohbet zannetmişler"dedim.bunun üzerine oda güldü.tamam dedi. az sonra şikayet eden hastaya sıra geldi.içeriye girdi.hocam çok özür dilerim ben ilk kez psikologa geliyorum.mmte testi yaptıracaktım zannettim ki kan alınacak fiziki muayene yapılacak sanıyordum.sizi sohbet ediyor zannettim.lütfen kızmayın dedi.bende gülümsedim ve ilk önce on dakika psikologluk hakkında bilgi verdim.teşekkür etti ve gitti. sizlerle bu kısa anımı paylaşmak istedim.hala halkımızın çoğu psikologun nasıl tedavi uyguladığını bilmiyor.lütfen bütün meslektaşlarımdan bu konuda herkesi bilgilendirmelerini istirham ediyorum.saygılarımla.

Site Üyesi Bir Uzmanımız
Doktor "Göğüs Hastalıkları"
 
Mesleki Anı : Hasta sorumluluğu doktoruna net ve doğru cevap vermektir.. Yayın Tarihi : 05-02-2008 15:23
 
Bir pazar günü vizit için hastaneye gelmiştim. Çıkışta röntgen teknisyenimizin ricası üzerine acilde yatmakta olan annesine baktım. Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve taşipnesi vardı. Muayenesinde bir özellik olmadığı gibi EKG sinde bir anormallik yoktu. Tablo Pulmoner emboliye benziyordu ama predispozan bir patoloji yoktu. Akciğer grafisinde anormallik olmadığı gibi annesinde özellikle bacaklarında varis, şişme ve morarma gibi değişiklikleri sorgulamama rağmen her seferinde kesin ve net olarak hayır cevabı aldığım için muayene etmedim (Teknisyenimin annesi olmasına güvenerek hastayı fazla manuple etmek istemedim). Fakat Teknisyenime destekleyen ve desteklemeyen her ne kedar bulgular olsa da pulmoner emboli düşündüğümü hemen Üniversiteye ileri tetkik için götürmesini istedim. Hemen acilde tek doz DMAH sc yaptırarak hastaneden ayıldım. Fakat hasta bir gün sonra bana ileri bir merkeze gitmek yerine özel bir hastaneye giderek kardiyolojik açıdan tetkik edildiğini, herhangi bir anormallik saptanmay eve gönderildiğini söyledi. Annesiin şikayetlerinin hala devam ediyordu. Tekrar keninisi ikna ederek ileri bir merkeze götürmesini söyleyerek sevkini yaptım. Hastaya üniversitede yüksek olasılıkla pulmoner emboli tanısı konulmuş. 10 gün sonra bana kontrole geldiğinde şikayetinin kalmadığını söyledi. Fakat kalp damar cerrahisinin verdiği varis çoraplarından çok rahatsız olduğunu söylemesi üzerine birden gözlerim büyüyerek, "ne? Teyze senin varislerin mi var? Ya o kadar sana sordum, tarif ettim neden varislerinin olmadığını söylemedin? dediğimde aynen bana cevabı şu oldu: " A oğlum sen bana varislerimi sorduğunda ben içimden dedimki bu Göğüs Hastalıkları uzmanı ne diye varislerimi soruyor ki? O yüzden var demedim!!!" Duyduğumda çok şaşımıştım. Burdan şunu anladım ki hasta kim olursa olsun muayene et, aç bak..Eğer hastalar çok bilmiş ise iki kez muayene et, aç bak..
Site Yönetiminin Notu: Tıp Doktoru üyelerimizin anıları mesleki etik kurallarına saygı duyularak isimsiz olarak yayınlanmaktadır.


03:29
Top
--> Sektör türkiye sektörler