TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!


Mesleki Anılar Kütüphanesi

TavsiyeEdiyorum.com üyesi uzmanların paylaştığı mesleki anılar kütüphanemize hoşgeldiniz. Üyelerimizin mesleki anılarını tarih sırasına göre aşağıda bulabilirsiniz. Eğer siz de site üyemizseniz, bu sayfada ilginç bir mesleki anınızı yayınlamak için ÜYE SAYFANIZ içinden MESLEKİ ANILAR bağlantısını seçiniz. Bu sayfada yayınlanan anılar yazarının isteği üzerine isimle veya isimsiz olarak yayınlanmaktadır. Tıp doktoru üyelerimizin anıları ise mesleki etik kuralları gereği her zaman isimsiz olarak yayınlanmaktadır.

Site Ana Sayfamıza Dönün - Tanıdığınız Bir Profesyonel Hakkında Tavsiye Yazın


Sadık SUN Fotoğraf
Psk.Sadık SUN
Diyarbakır
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi57 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 13 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : DİYARBAKIR DA PSİKOLOG OLMAK Yayın Tarihi : 06-05-2017 15:53
 
Diyarbakır da mesleğime başladığım ilk yıllarda odamda beklerken bir danışanın kapıyı çalması ile içeri girmesi ve akabinde soluk soluğa kalarak bana "hocam beni kimse buraya girerken görmemeli tüm karizmam mahvolur, sanırım görmediler" deyişi halen gülümsetiyor beni. sonrası ne mi oldu onun aracılığıyla bana başvuran birçok danışan oldu. :)

Uzm.Psk.Hilal GÜNDÜZ
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Bir Nazlı Hilal :)) Yayın Tarihi : 01-01-1970 02:00
 
Minik danışanımla ilk seansım( hareketli,odaklanma sorunu var ) Süper enerjik seansın sonunda bir sonraki seans için konusuyoruz; Ben: Yeni bir oyun öğreticem,haftaya kadar adımı unutmazsın değil mi ? Cocuk:...(muzip bir bakış/çoktan unutmuş) Ben:Hilal.Bak hatırlamazsan istiklal marşından bulursun "Çatmaa kurban olayıım çehreni ey nazlı hilaaal !.. ;) Cocuk: tamam artık unutmamki zaten .(kendinden emin) Bir hafta sonra Ben :Neydi ismim? Cocuk: hızlıca mırıldanarak Çatma kurban olayiim ceyreni ey nazli ... Nazli Nazli ! Senin adın Nazlı :)))

Uzm.Psk.Ayşegül ALPASLAN
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Psikolog Olmak Yayın Tarihi : 01-01-1970 02:00
 
Etik nedenlerle burada herhangi bir danışanımla yaşadığım anları paylaşmayı düşünmüyorum ama bir çok danışanımla yaşadığım kendime ait bir deneyimi paylaşmak istiyorum. Terapi sürecinde öyle bir an gelir, öyle bir nokta yaşanır ki işte o an danışanınızın yüreğine dokunduğunuzu hissedersiniz. İşte o andan sonra zaten artık sorunlarıyla başa çıkmakta daha güçlü, daha başarılı, daha kabullenici, daha girişken, deneyen birisi vardır. İşte o anlar benim için mesleki anlamda maddi karşılığı olmayan anlardır. O anlarda yaşadığım mutluluk sanırım kelimelerle ifade edilmesi zor anlardır.

Mustafa A. KILIÇ Fotoğraf
Fzt.Mustafa A. KILIÇ
Muğla
Fizyoterapist
TavsiyeEdiyorum.com ÜyesiFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Kısa sürede yürümenin önemi Yayın Tarihi : 31-05-2017 16:51
 
Uzun süre enfeksiyona bağlı hastanede yatan bir hastam oldu. ilk çalışmaya başladığımızda dizlerine çivi batar gibi ağrılarının olduğunu söyledi. hergün düzenli egzersiz ve azimle ayağa kaldırma çalışmalarımız sonunda artık hasta dizlerinin az ağrıdığını söledi. bizde hemen yürüme egzersizlerine başladık. özenli fizyoterapi sonrası 41.günde hastamız yardımsız yürümeye başladı. ben fizyoterapisti olarak çok mutlu oldum ve tabi kendisi ve ailesi de inanılmaz mutlu oldular.

Fzt.Mehmet DURAY
Denizli
Fizyoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 8 Makalesi varMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : BİR PROFESÖRÜN FELÇ SONRASI YENİDEN KALEM TUTMAYA BAŞLAMASI Yayın Tarihi : 01-01-1970 02:00
 
Hastamız bir profesör hocaydı ve 6 yıllık bir felç öyküsü vardı. Ankara' da lisansüstü eğitim alıp aynı zamanda hasta takibi yaptığım zamanlarda tanıştık hocamla. Aktif olarak 6 yıl boyunca fizik tedavi almış. Durumu çok iyiydi. Yürümesinde hiç bir sıkıntısı yok, dengesi gayet iyi, estetik görüntüsü felç geçirdiğini kesinlikle ele vermiyordu. İlk geldiği zaman oturduk ve sadece konuştuk. Bu da değerlendirmemizin bir parçasıydı. Bir müddet sonra beklentilerini tam olarak öğrenmiştik. Hocam akademisyendi, mesleğinin gereği olarak düzenli bilimsel yayın yapıyor, tezler yürütüyor, doçentlik sınav jürilerinde yer alıyordu. Burda birçok fizyoterapistin veya fizik tedavi uzmanının gözünden kaçan çok önemli birşey vardı. Evet fiziksel olarak aktifti, transferini rahat sağlıyordu ancak yazamıyordu. 3. satırdan sonra yoruluyordu. Yazısı bozuluyor, bileğine kramp giriyor, kalemi elinde zor tutuyordu. Artık hedefimiz belliydi, daha önce kimsenin yaptırmadığını yaptıracaktık. Hocamın eline kalem verdik, bizim belirlediğim 4 satırlık bir paragrafı yazmasını istedik. Kaç saniyede yazdığını kaydettik ve müdahelelerimize başladık. Yaklaşık bir saatlik bir tedavinin sonunda aynı paragrafı aynı masada, aynı açıda, boş bir kağıdın aynı kısmına tekrar yazmasını istedik. Süre %50 artmış ve yazı kalitesi muazzam düzelmişti. Yorgunluğu çok az olan hastamız çok mutluydu. İnanmıyordu. NE YAPTINIZ SİZ BANA? Sorusunu hiç unutamıyacağım sanırım. Bir profesörün yaşam kalitesini yükseltmek için ilk adımı atmıştık. Bu arada unutmadan söylemeliyim. Kesinlikle klasik fizik tedavi yöntemi kullanmadık. Ne eline ağırlık verip çalıştırdık, ne de elini pozisyonlayıp 20 dk bekledik. Uyguladığımız tamamen MOTOR ÖĞRENME prensipleri, yani GÜNCELLENMİŞ BOBATH YAKLAŞIMIYDI. Hocamla ilerleyen zamanlarda tekrar görüşme fırsatı bulduk. Çok sıcaktı bize karşı, çünkü onun için birşeyler yapabilmiştik. Bunun verdiği hazzı anlatamam. Lütfen klasiğin dışına çıkalım, bilimin çok hızlı geliştiği milenyumda bizde seçimimizi doğru yapalım. SAĞLIKLA KALIN...

Fzt.Mehmet DURAY
Denizli
Fizyoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 8 Makalesi varMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : EPİLEPTİK BİR HASTADA BİR SEANSTA OTURMA DENGESİ NASIL GELİŞTİ? Yayın Tarihi : 01-01-1970 02:00
 
Güncellenmiş Bobath Terapisiyle Yeni Tanıştığım Zamanlarda Uygulamanın Etkinliği Konusunda Çok Ciddi Endişelerim Vardı. Acaba Etkili Olacak Mıydı? Öğrenmenin Yolu Denemekti. Çok Uzun Süre Geçmeden Kesin Bir Şekilde Etkili Olduğunu Kanıksadım. Artık Öğrencilerime Göstermek İstiyordum. Bu Tedaviye Olan İnançlarını Artırabilmem İçin Zor Bir Hasta Seçmeliydim. 1 Ay Önce Felç Geçirmiş Epileptik Bir Hastanın Odasına Gittik. 9 Lisans Öğrencimizin Yanında 2 De Romanyalı Erasmus Öğrencimiz Vardı. Hasta O Zamana Kadar Hiç Oturtulmamıştı. Maalesef Daha Önce Rehabilitasyon Kapsamında Hastanın Sadece Kol Ve Bacakları Çalışılmıştı. Stajyerlerimle İlk Önce Problem Analizi Yaptık. Bobath Düşünce Sistemiyle Zihinleri Çok Seri Çalışıyordu Ve Oturma Problemine Yol Açan Sorunu Bulmak İçin Müthiş Bir Arzu Hissettikleri Her Hallerinden Belliydi. Hastanın Vücut Algısının Oturma Dengesi Üzerinde En Önemli Role Sahip Olduğunu Düşündük Ve Buna Yönelik Tedaviye Başladık. Hastanın Algı Düzeyinin De Çok Düşük Olduğunu Düşünürseniz Problemin Ne Kadar Kompleks Olduğunu Öngörebilirsiniz. 1 Saatlik Tedavinin Sonunda Hastamız Artık 15 Sn Kadar Hafif Destekle Oturabiliyordu. Artık Stajyer Arkadaslarım Her Seans Hastayla İlgili Problem Çözmeye Başladılar. Geleneksel Kolunu 10 Defa Kaldır, 20 Dk Hastaya Elektrik Uygula Bakış Açısından Uzaklaşmışlardı. Ve Solina' nın Unutulmaz Sözü (Erasmuslu Stajyerimiz): Bobath is a Great Approach, I Want To Learn Bobath Therapy ( Bobath Muhteşem Bir Uygulama Ve Ben Bobath Yöntemini Öğrenmek İstiyorum.)..... SAĞLIKLA KALIN....:)

Medet YAKUT Fotoğraf
Fzt.Medet YAKUT
İstanbul
Fizyoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 1 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Mesleki Anı : Pasif Germe Yapılan Teyze Yayın Tarihi : 16-10-2016 21:15
 
Mesleğe ilk adımlarım stajımdan bir anımdan bahsetmek istiyorum. Özel bir hastanede ilk stajımı yapmakta olduğum o günlerde bir gün yaşlı bir teyze gelmiş fizyoterapistimiz tarafından alt ekstremitede kontraktüre bağlı inatçı şekilde kasılan adalenin açılması için pasif germe yapmaktaydı. Sorun şuydu ki teyze yapılan bu germe esnasında bağırıp çağırmaktaydı öyle çok korkmuştum ki bu mesleği nereden seçtim diye kendi kendime sormuş hatta pişman bile olmuştum artık anlayın ne derece yaşlı teyzenin bağırdığından. Öğrencilik yıllarımın sonlarına doğru bunun yanlış bir uygulama olduğunu hocalarımdan öğrenmiştim. Bu zorlayıcı direncin hasta için ne derece tehlikeli olduğunu bu yöntemin eskiden kalma olduğunu. Üstelik bunun üzerinde çok duran sevdiğim hocalarımdan biride böyle bir şeyi asla yapmayın yaparsanız size hakkımı helal etmem demesi bana bu yazıyı yazdırdı. Bu anımı o hocama bahsettiğimde bir şeyi daha eklemek isterim ki bu germe ekstra olarak traksiyon cihazıda kullanıldı :( Demem o ki hastayı bağırta çağırta bir egzersiz yöntemi olamaz arkadaşlar o inatçı adalenin açılması için birçok yöntem varken böyle ilkel bir zorlamaya gerek yok.

Site Üyesi Bir Uzmanımız
Doktor "Nöroloji"
 
Mesleki Anı : 2016 YILINDAN BURUK BİR HATIRA Yayın Tarihi : 19-06-2017 16:52
 
2016 YILINDAN BURUK BİR HATIRA Biz hekimlerin meslek hayatları boyunca acı, tatlı pek çok hatıraları olur. Birazdan sizlerle paylaşacağım hatıram da 2016 Aralık ayının sonlarında başımdan geçen böyle bir buruk hatıra. Cumartesi günü, Urfa’dan Mehmet isimli 25 yaşında bir hastam randevu için aradı. Kendisinin beyin MR filminde bir sıkıntı olduğunu, her ne kadar oradaki doktorlar önemli bir şey değil deseler de, içinin rahat etmediğini, bu nedenle de bana muayene olmak istediğini söyledi. Bana mail ile MR raporunu da göndermesini istedim. Raporda şüpheli birtakım hasarlı bölgelerden bahsediyordu. Benim de içim rahat etmemişti. Kendisine telefon açtım “mutlaka gel seni muayene edip değerlendirelim, ayrıca MR filmlerini ben de görmek istiyorum” dedim. Salı günü için uygun olduğunu uçak biletini de aldığını söyledi. Ayrıca “doktor bey bizim buranın isot biberi meşhur, siz de Maraş’lıymışsınız size gelirken getireyim” dedi. Ben de tebessümle canın sağ olsun dedim. Salı günü saat 15’teki randevu öncesi, hastamı arayıp Ankara’ya gelip gelmediğini sormak istedim. Telefon çalmasına rağmen açan olmadı. Müsait değildir diye düşündüm. Saat 15.15’te randevuya gecikince de içimden “ insan en azından gelemeyeceğini bir haber verir” diye söylenmeye başladım. Tekrar telefon açtım. Telefon uzun uzun çaldıktan sonra yaşlı bir adam sesi telefonda “buyurun” dedi. Nihayet diyerek “ben Profesör Doktor Atilla İlhan, Mehmet’le görüşecektim, kendisi ile saat 15’te randevumuz vardı, ama gelmedi” diyerek telefona istedim. Karşıdaki ses “ben Mehmet’in babasıyım, demek sizinle randevusu vardı ha. Maalesef hocam Mehmet’i kaybettik. İki gün önce hastaneye kaldırdık, beyin kanaması dediler” dedi. O an donakaldım. İçimi bir sıkıntı kapladı. “ya öylemi başınız sağ olsun Allah rahmet eylesin, keşke daha önce görüşebilseydik” deyiverdim. Babası “keşke hocam keşke” dedi. O an daha iyi anladım gereksiz söylendiğimi, halbuki ben randevusunu unuttu diye boşu boşuna söylenmiştim...
Site Yönetiminin Notu: Tıp Doktoru üyelerimizin anıları mesleki etik kurallarına saygı duyularak isimsiz olarak yayınlanmaktadır.

Ali İhsan YAKA Fotoğraf
Uzm.Psk.Ali İhsan YAKA
Diyarbakır
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi27 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 6 Makalesi varFotoğrafı MevcutTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : YAŞAMA SANATI Yayın Tarihi : 20-05-2016 13:27
 
Yaşamımda ve meslek hayatımda en çok etkilenmiş olduğum kitaplardan biri yaklaşık 400 yıl önce yazılmış olan DENEMELER'dir (Monteigne). Denemelerde özellikle YAŞAMA SANATI'yla ilgili bölümün bazı cümlelerinde evrensel ilkeler olduğunu ve özellikle ruh sağlığı alanında psikoterapiyle yakından ilişkili olduğunu hep farketmişimdir. Burada özellikle YAŞAMA SANATI'nın şu paragrafını sizlerle paylaşmak istedim: Biz pek şaşkın varlıklarız: Filanca hayatını işsiz güçsüz geçirdi, deriz; bugün hiçbir şey yapmadım, deriz -Bir şey yapmadım ne demek? Yaşadınız ya! Bu sizin yalnız başlıca işiniz değil, en parlak, en onurlu işinizdir: Bana büyük işler çevirmek olanağını verselerdi, neler yapmaya gücüm olduğunu gösterirdim, deriz, önce siz kendi hayatınızı düşünmeyi, çevirmeyi bildiniz mi? Bildinizse bütün işlerin en büyüğünü görmek için büyük fırsatlara ihtiyaç yoktur hangi mevkide olursa olsun, perde arkasında da, perde önünde de insan kendini gösterir. Bizim işimiz kitap doldurmak değil, ahlakımızı yapmaktır; savaşmak ülke kazanmak değil, yaşayışımıza dirlik düzenlik getirmektir; en büyük en onurlu eserimiz doğru dürüst yaşamaktır. Geri kalan her şey, başa geçmek, para yapmak, binalar kurmak, nihayet ufak tefek eklentiler, yollardır. Bir komutanın, az sonra hücum edecek olduğu bir kalenin eteğinde dostlarıyla tümüyle serbest ve rahatça, kaygısızca sohbete dalması, Brutus’un herkesin kendisine ve Roma’nın özgürlüğüne karşı pusu kurduğu bir sırada gece dolaşmalarından birkaç saat çalarak tam bir sessizlik içinde Polybius’u okuyup notlar yazması ne güzel bir şey! Düşündükçe içim açılır Ancak küçük ruhlar işlerin ağırlığı altında ezilir; onlardan sıyrılmayı, bir yerde durup yeniden başlamayı bilmezler..

Selma DEMİRHAN TULPAR Fotoğraf
Selma DEMİRHAN TULPAR
Kocaeli
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi25 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Mesleki Anı : Paylasımlardaki Bilgi Kirliligi Yayın Tarihi : 13-01-2015 20:53
 
Merhaba ben mesleğimize gereği olarak algıda seçicilik mi desem çocuklarla ilgili olan haber gruplarda çocuklarla ilgili konuşmalara karşı aşırı duyarlılık. Asla istemem ki bir çocuğun yanlış yönlendirilmesi şiddet görmesini. Bazen iyilik olarak düşündüğümüz veya kendi dogrularımızda şiddet içerebilir. Bugün sizlerle paylaşmak istediğim olay internette anne ve çocuk la ilgili bir sohbet ve bilgi paylaşım grubunda karşılaştım bir konuşma ve beni çok rahatsız eden bir konuşma.Bir anne yedi yaşında ki çocuğuyla ilgili bir soru soruyor soru şu oğlum yada kızım zaman zaman altına kaçırıyor ne yapmalıyım soruda bir şey yok asıl diğer annelerin verdikleri cevaplar çok ilginç ve hatta korkutucu şimdi bu olayın birçok nedeni olabilir fizyolojik olabilir,genetik olabilir veya psikolojik olabilir .Bu konuyla ilgili bilgi alınarak olayın nedeni anlaşıldığına üstesinden gelinmeyecek bir olay değil .Bilgi vermek amaçlı bir annenin yazdığı öneri bana göre korkunç hacamat yaptırın diye bir öneride bulunmuş muhtemelen ya kendisi yaptırdı yada yaptıran birini duydu ki böyle bir öneride bulundu .Birsüre 7 yaşındaki çocuğu düşündüm ve böyle bir olaya maruz kaldığını gözlerindeki korkuyu ki gerçeğini hayal bile edemiyorum umarım yaptırmamıstır. Birazcık araştıran bir uzmana danıssak çok daha sağlıklı olur. Bu şekilde paylaşılan bilgiler sağlıklı olmadığı gibi uygulandığı taktirde de büyük travmalar yaratabilir .Her insan bir defa çocuk olacak onuda sağlıklı geçirmelerini anne baba olarak lütfen rehberlik edelim

Şeyma YAŞAR Fotoğraf
Dyt.Şeyma YAŞAR
Eskişehir
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : kendi diyet serüvenim Yayın Tarihi : 18-01-2017 10:27
 
hep merak edilen birşeydir,diyetisyenler kendileri nasıl besleniyorlar acaba? :) 'terzi kendi söküğünü dikemezmiş' 'kelin ilacı olsa kendi başına sürermiş' lafları eğer ki kilolu bir diyetisyenseniz sık sık karşınıza çıkabilir. şöyle bir durum var ki diyetisyenler de insan ve her daim psikolojik olarak kendilerini diyete hazır hissetmeyebiliyorlar.çünkü sağlıklı beslenmede olay sadece zararlı besinleri tüketmemek değil aynı zamanda düzenli beslenmektir. benim kendi şahsım adıma meslek hayatıma alışmam yeni bir düzen kurmam yaklaşık iki yıl kadar sürdü ve bu süreçte bir beslenme tarzı oturtmakta çok zorlandım.ne zamanki hayat yoluna girdi beslenme de düzene girdi.sonuç olarak 1,5 yılda 20 kg verdim! işin özü sabırdı aslına bakarsanız,çok takıldığım zamanlar oldu aynı kiloda 2 ay gezdiğim zamanları biliyorum,zaman zaman vücudumu dinlendirdim ara verdim.çünkü biliyordum ki yol uzun.tüm kiloları bir gecede almadığım gibi bir gecede de vermeyecektim.bu telkinler beni ayata tuttu sanırım ve gerçekten işe yaradı. diyeceğim o ki sabrın sonu selamettir:) sağlıklı günler!

Site Üyesi Bir Uzmanımız
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
 
Mesleki Anı : Annelerin ilaç kaygısı Yayın Tarihi : 03-11-2016 11:19
 
Bu anı biraz geçmişe ait sayılır. Henüz SSK Hastaneleri kapatılmamıştı. Geçici görev ile SSK Dışkapı Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi Kliniğinde mevcut tek doktor olarak çalışıyordum. Kapıda uzun bir kuyruk; bir anne elinden tuttuğu çocuğu ile içeri girdi. Kapıyı kapatmadı ve kuyrukta duran hasta ve hasta yakınlarına duyuracak şekilde bana söylenmeye başladı. -"Bu çocuğun gece korkuları vardı , sen bir ilaç yazdın daha beter oldu!!!" Diğer hastalar da kulak kesilip bizi dinlemeye başladı.... Ben de düşünmeye. Allah allah versem versem T... 25 mg veya 10 mg tablet den veririm. Peki bu çocuk kaç kilo gelir? 25 civarı. 10mg verdim de yetmedi mi? Herhalde tedbirli davranıp küçük doz verdim. O da hastaya yetmedi ki annesi bana kızıyor. -"Annesi ilaç yanında mı? Kaç mg lık tan vermiştim ki? Cevap beni de kuyruktakileri de pes ettirdi..... -"ALMADIM Kİ!!!!" Yüzünüzden gülücük eksik olmasın.... Y. Doç. Dr. Nüket İŞİTEN
Site Yönetiminin Notu: Tıp Doktoru üyelerimizin anıları mesleki etik kurallarına saygı duyularak isimsiz olarak yayınlanmaktadır.

Uğur ÇAPULCUOĞLU Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Uğur ÇAPULCUOĞLU
İçel (Mersin)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 2 Makalesi varFotoğrafı MevcutTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : Özel eğitime sevgi dolu özel destek Yayın Tarihi : 20-02-2017 19:42
 
Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan bir ana sınıfı öğrencisi daha önce sandalyeden düştüğü için annesinin yeni yaptırdığı kolçaklı sandalyeye oturmak istemiyordu. Sınıfa girdim ve tüm öğrencileri sandalyeye oturttum. O öğrenci yerde izliyordu olanı biteni. Önce meslek gruplarına dahil kişilerin nasıl oturduğunu sordum sınıfa. Cevaplar geldi. Daha sonra sandalyeden düşmek üzere olursak ne yaparız dedim. Tüm çocuklar yardım isteriz dediler. Hemen canlandırdık. O öğrenciler döndüm senin sandalyen hangisi dedim. Gösterdi. Sen de oturup yardım isteme oyunu oynamak ister misin dedim. Evet dedi. Kucağıma aldım sevgi ve güç dolu bir duygu ile sandalyeye oturttum. Şimdi düşmek üzeresin yardım iste dedim. Yardım istedi. Oynadık oyunu tüm çocukların katılımı ile. Sımsıkı tuttuğu sandalyeden önce ellerini gevşetti. Sonra rahatladı. Ve oturarak yemeğini yedi. Yüzünde kocaman bir gülümseme annenin gözünde iki damla yaş. Çocuk dünyası büyüktür ama girmesini bilene mükemmel bir macera...

Perran AYDEMİR Fotoğraf
Dyt.Perran AYDEMİR
Adana
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi37 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 32 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Mesleki Anı : ÇİKOLATA YEMEYİ SEVEN DANIŞANIM Yayın Tarihi : 18-10-2016 20:00
 
15 Yaşında çikolata yemeyi seven bir danışanım sağlıklı beslenmeye başlayınca haftada bir gün çikolata yiyordu. Bir gece annesi mutfaktan ağlama sesi geldiğini duyup kalkmış yataktan, bir de ne görsün sevgili danışanım elinde çikolatanın ambalaj kağıdı bir yandan ağlayıp bir yandan kağıdı yalıyor. Yalnız çikolatayı yememiş. Tabii ki biz ne yaptık haftada üç gün bir parça çikolata verdik.

İlknur DEMİRTAŞ Fotoğraf
Psk.İlknur DEMİRTAŞ
İzmir
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 1 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Mesleki Anı : DANIŞAN NOTLARI Yayın Tarihi : 15-08-2016 09:22
 
** 35 yaş erkek danışanımın telefon ile ilk randevu talebini dile getirirken uygun gün ve saat üzerinde konuşurken; -Bu görüşmeyi piknik gibi hem yiyip hem içebileceğimiz bir yerde mi yapsak? Daha eğlenceli olur .. demesi:)) ** Cinsel bilgi eğitiminde 13 yaş kız öğrencinin mastürbasyonu açıklarken ''ben biliyorum evlenince mastürbasyon olur '' demesi:)) ** Duygu durum çalıştığımız bir danışanıma -hayatınızda sizin için çoğunlukla ya siyah ya beyaz mı var? soruma -hayır tabi gri de var..hem de grinin elli tonu var ..demesi:))

Nuran OĞUZKAYA Fotoğraf
Psk.Nuran OĞUZKAYA
Kayseri
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 1 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Mesleki Anı : VAJİNİSMUS Yayın Tarihi : 07-10-2010 12:09
 
Vajinismus Yaklaşık 10 yıldır vakalarımın önemli oranını oluşturan grup olan vajinismus problemi, başarı oranının yüksekliği ve başarının net olması açısından keyifle çalıştığım gruptur. Başarı oranı yayınlarda bilişsel-davranışçı terapi ile %95-97 dir. Bu oran bir problemden kurtulmak açısından yüksek bir rakamdır.Bazen sessiz yada sesli ya ben %3-5'e girersem diye sorulur. Eğer ağır bir evlilik problemi, kişilik bozukluğu ve cinsel kimlik bozukluğu yoksa o zaman başarı %100 demektir. Başarının diğer önemli anahtarı ise seanslara gelmek ve ödevlerini yapmaktır. Vajinismus tedavisinde eşin desteği çok önemlidir.Eş her seansa gelmese de evde sürece katılması gerekmektedir. Seansta eşe kendisinin rolünün önemini özellikle anlatırım. İlk seansta söylediğim benzetmelerden bir tanesi; elinizde bir havuz problemi var, 4 işlemi biliyorsunuz ama doğru cevap C şıkkı- 25.Fakat siz 23,17 buluyorsunuz ,bir türlü 25 çıkmıyor.Terapide bu 4 işlemi yeni baştan çalışacağız.Ben öğretmen gibi davranacağım,filmlerde gördüğünüz psikolog görüntüsünden daha farklı bir yaklaşımla çalışacağız diye sürecin mantığını anlatıyorum. Başarı ile biten her vaka ayrı bir mutluluk oluyor. Seanslar bittikten bir kaç ay sonra gelen telefonlar genelde gebelik haberi oluyor, çoğunlukla doğum dahil onlarla bu süreci haberleşerek geçiriyor onların bu mutluluklarını onlarla paylaşmaktan büyük keyif alıyorum.

Vedat DEMİRAL Fotoğraf
Psk.Vedat DEMİRAL
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 5 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Mesleki Anı : Otizmde bağ kurmak Yayın Tarihi : 23-10-2015 01:07
 
2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Gününe Özel 2010 yılında evlenen Naciye Torunlar eşinin ilk evliliğinden dünyaya gelen oğlu Ayberk ile tanıştı. Ayberk’le birlikte Otizm’le tanışan kadın Otizmin çaresi yok diyen uzmanları dinlememiş bir çıkış yolu aramaya başlamış. Otizm hastalığını ve Otizmli insanların başarı öykülerini araştıran anne, Bill Gates, Arşimet, Beethoven gibi isimlerden ilham almış. 14 yaşında ve durumu ağır olan Ayberk için doktorlar geç kalındığını düşünmüşler ama Naciye Hanım pes etmemiş ve sevginin her şeyden güçlü olduğunu herkese kanıtlamış. İlk önce 15 gün 24 saat Ayberk’le zaman geçirerek onu gözlemlemiş, Ayberk’in kendisine güvenmesini sağlamış. Daha sonra sabırla ona bir şeyler öğretmiş. Otizmi %98 seviyesinden %20’lere gerileyen Ayberk, Kiğılı markası için profesyonel mankenlik yapmış. Piyano çalıyor ve yüzme yarışmalarında dereceleri var. Birçok organizasyon tarafından yılın annesi seçilen Naciye Torunlar Aksu; “Benim öyküm de annelere ışık olsun. Çocuğunuzun kaderini doktorların, bakıcıların ellerine bırakmayın. Sevgi her şeyin üstesinden gelir.” diyor. Bu haberi birçok yerde görmüşsünüzdür ve bu haberi ilk gördüğümde beni çok duygulandırmıştı çünkü bu annenin söyledikleri tamamen doğruydu ve bana bir anımı hatırlatıyordu: Lisans dönemimde özel bir rehabilitasyon merkezinde staj yaparken 14 yaşında çok özel bir çocukla tanıştım. Çocuğumuzun otizm rahatsızlığı vardı ama bu rahatsızlık ona son derece hayret uyandırıcı bir özellik katmıştı: Gördüğü herşeyin zihnine bir fotoğrafını kaydediyor ve bunu en ince detayıyla çiziyordu. Normal zamanında kimseyle iletişim kurmuyor, agresif ve insanlarla göz temasından kaçınıyordu. Stajımın ikinci gününde onunla özel bir görüşme yapacaktık. Sorumlu psikolog görüşmeyi yaparken ben sadece gözlemciydim. Çocuğumuz sandalyesinde oturmuş tek kelime etmiyordu. Benim ilk dikkatimi çeken elindeki kalemiyle oynaması oldu. Sorumlu psikolog 20 dakika boyunca konuşmaya, gelişmesini öğrenmeye çalıştı ancak o sadece kalemiyle ilgileniyordu. Neye ihtiyacı olduğunu farketmem uzun sürmedi. Sadece bir kağıda ihtiyacı vardı çünkü onun dünyayla iletişim biçimi çizmekti. Hemen önüne bir kağıt uzattım ve hiçbir şey söylemeden çizmeye başladı. Bitirdiğinde ortaya bir CD kapağı çıkmıştı. Bitirdikten sonra benimle ilk defa göz teması kurdu. O anda bana birşeyler anlatmak istediğini anlamıştım çünkü o göz teması onun için ve bizim ilişkimiz için büyük bir adımdı. Staj dönemim boyunca birçok kez beraber çalıştık. O çiziyordu, ben hayranlıkla onu izliyordum ve çizdiği şeyler üzerinde konuşuyorduk. Sonrasında ailesinin ona sevgiyi ve yeterli ilgiyi veremediğini öğrendim. Aslında bütün sabitlik buradan kaynaklanıyordu. Stajımın sonunda aklımda en çok kalan o çocuğumuzun durumunun nasıl olacağıydı. Otizm biyolojik bir bozukluktur evet ama bunun ötesinde tüm biyolojiyi tedavi edebilecek tek güç var: Sevgi. Biz onlara sevgiyle bakmazsak, onların neye ihtiyacı olduğunu anlayamayız. Ayrıca otizm kökten yok edilecek bir rahatsızlık değildir. Bu çocuklarımızın yaşama nasıl adapte edileceğinin yolu bulunmalı. Tıpkı bu haberdeki annenin çocuğunu manken yapması gibi, tıpkı staj dönemimdeki çocuğun büyük bir ressam olabilme ihtimali gibi... Psk. Vedat DEMİRAL

Gökhan AYGÜL Fotoğraf
Uzm.Fzt.Gökhan AYGÜL
Malatya
Fizyoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com ÜyesiKütüphanemizde Yayınlanan 14 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları MevcutTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : ALINAN ÖZEL EĞİTİMLER Yayın Tarihi : 10-04-2017 11:08
 
ALINAN ÖZEL EĞİTİMLER AC-OMT ACUPUNCTURE (23-26/04/20016) AC-OMT OSTEOPATHIC MANUEL THERAPY (23/04/2015) OMT KALTENBORN EVJENTH CONCEPT MANUEL THERAPY (13/04/2014) MANUEL LYMPHATİC DRAİNAGE (PART 1) (19-22 /12/2013) MANUEL LYMPHATİC DRAİNAGE (PART 2) (16-19 /01/2013 ) CYRİAX CERVİCAL MOBİLİZASYON MANUPLASYON (3-4/11/2012) CYRİAX ALT EKSTREMİTE MOBİLİZASYON MANUPLASYON (11/12/2012) CYRİAX ÜST EKSTREMİTE MOBİLİZASYON MANUPLASYON (26-27/03/2011) KİNESİO TAPİNG ASSOCİATİON İNTERNATİONAL 12-13/02/2011 CYRİAX LUMBAL & SAKROİLİAK BÖLGE MOBİLİZASYON (18-19/12/2010) O.M.T CERVİKAL BÖLGE PALPASYON VE MOBİLİZASYON (07-08/03/2009) O.M.T ALT ÜST EKSTREMİTE GERME STRETCHİNG COURSE (30-31/08/2008) O.M.T ALT EKSTREMİTE PALPASYON VE MOBİLİZASYON (26-27/04/2008) O.M.T ÜST EKSTREMİTE PALPASYON VE MOBİLİZASYON (15-16/12/2007)

Murat ÇAKIR Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Murat ÇAKIR
Ordu
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 13 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Mesleki Anı : ÇOCUK BAĞIMLILIĞI Yayın Tarihi : 13-12-2016 12:41
 
2015 yılı içerisinde bir anne çocuğu ile ilgili bana başvurdu. 17 yaşındaki çocuğunun "asosyal" olduğunu, sınıfta derse katılmadığını, tüm gün boyunca sırasından hiç kalkmadan beklediğini, teneffüslere dahi çıkmadığını, kendi kendine zaman geçirdiğini, internet üzerinden arkadaş edindiğini, evde odasından dışarıya çıkmadığını ve anesi dahil kimse ile zorda kalmadıkça iletişim kurmadığını belirtti. tecrübe edindiğim kadarıyla bu tür vakalarda ailenin sorgulanması önemlidir. bu nedenle anneye birkaç soru sordum. aldığım cevaplar ise tüyer ürperticiydi. - çocuğunuzla birlikte mi uyuyorsunuz? - evet - yemeğini siz mi yediriyorsunuz? - evet - giyinmesine siz mi yardım ediyorsunuz? - evet - öz bakımını siz mi yapıyorsunuz? (banyo, tırnak kesme vb.) - evet - evde herhangi bir iş yapması için görev veriyor musunuz? - hayır tüm bu cevaplardan sonra annede herhangi bir suçluluk ifadesi olmaksızın çocuğu için elinden geleni yaptığını, onu çok sevdiğini ve cefakar bir anne olduğunu söylemeye devam etti. Anneye öncelikle çocuğunun bir genç olduğunu kabul ettirmekle başladım. yaklaşık 2 aylık görüşmelerimizin sonucunda gençte gözle görülür ilerleme olduğunu okuldaki öğretmenleri, çevresindeki arkadaşları belirtmeye başladı. İŞİN İLGİNÇ OLAN KISMI TAM DA BURADA BAŞLIYOR...! anne çocuğundaki ilerlemenin farkına varmaya başladığı andan itibaren görüşmelerimizi kesti. çünkü o bir "BAĞIMLI" kendi çocuğuna bağımlılık geliştirmişti. bu sebeple çocuğunun yeni sosyal alanlar kazanmasını, keşfetmesini, kendi kendine zaman geçirmesini ve bireyselleşmesini istemiyor, yalnız kalmaktan korkuyordu. Bağımlılıktaki kısır döngü bu vakada da karşımıza çıkıyor. anneye çocuğu ile birlikte uyumamasını, yemeklerini yedirmemesini telkin ettiğimde "BİR SEFERDEN BİR ŞEY OLMAZ" mantığı ile danışma sürecimizi baltalıyordu. Çünkü anne çocuğunda kendisini ifade edebildiğini, onun sorunlarını çözdükçe, onun ihtiyaçlarını karşıladıkça, onun için maddi harcamalar yaptıkça annelik görevini yaptığını ve bu şekilde kendini tatmin ettiğini, başarı, kabul görme, işe yarama ve hatta sosyalleşmesinin hep çocuğu üzerinden kazandığını fark edemiyordu. kendisine bu farkındalığı kazandırmaya çalışsam da psikolojik danışma "İSTEĞE BAĞLI" olduğunda sonuç verebilen bir olgudur. SONUÇ OLARAK; anne desteğini alamadığımız bu danışma sürecimiz yarıda kesilmek zorunda kaldı.umarım bu anne kendisi için psikolojik bir yardım almayı kabul eder.

Mustafa Emre ÇİÇEKLER Fotoğraf
Fzt.Mustafa Emre ÇİÇEKLER
Konya
Fizyoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutFotoğrafı MevcutTelefon Numaraları Kayıtlı
Mesleki Anı : KIBRIS GAZİSİ MUZAFFER AMCA Yayın Tarihi : 04-02-2016 22:27
 
BUNDAN YAKLAŞIK 3 AY ÖNCE TANIŞTIK MUZAFFER AMCA İLE KENDİSİ GARAJININ DAMINDA ÜZÜM TOPLARKEN DÜŞMESİ SONUCU OMURİLİK ZEDELENMESİ GEÇİRMİŞ VE ACİL OLARAK HASTANEMİZE GETİRİLMİŞ ACİL OLARAK AMELİYATA ALINMIŞ. BİZ KENDİSİ İLE AMELİYAT SONRASI YOĞUN BAKIMDAN İTİBAREN GÖRÜŞMEYE BAŞLADIK. İLK 15 GÜN YARA İYİLEŞMESİNDEN DOLAYI SADECE KONTROL ALTINDA TUTTUK DAHA SONRA REHABİLİTASYON SÜRECİNE BAŞLADIK. MUZAFFER AMCA GAZİ OLDUĞU İÇİN GATA YA GİTMEYİ DÜŞÜNMÜŞTÜ FAKAT BERABER GEÇİRMİŞ OLDUĞUMUZ VERİMLİ REHABİLİTASYON SÜRECİ SONUNDA GEREK KALMADI TEDAVİSİNE 40 GÜN BOYUNCA DEVAM ETTİK AMELİYATTAN 55 GÜN SONRA MUZAFFER AMCA BAĞIMSIZ OLARAK YÜRÜYEREK HASTANEMİZDEN TABURCU OLDU. BU ZORLU SÜREÇTE MUZAFFER AMCAYA VE BİZLERE DESTEK OLAN ÖMER VE OSMAN ABİLERE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.BU KONUYLA İLGİLİ DETAYLI BİLGİ SAHİBİ OLMAK İSTEYEN TAKİPÇİLERİMİZ ' BELİNDEN AŞAĞISI FELÇ OLAN KIBRIS GAZİSİ' DİYE YAZARAK BULABİLİRLER.


01:35
Top