2007'den Bugüne 73,596 Tavsiye, 24,426 Uzman ve 16,674 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Bel Fıtığı İçin Hareket Koruyucu Cerrahi, Bel Fıtığı İçin Lazer Tedavisi, Kapalı Ameliyat, Kansız Ameliyat ve Bel Ameliyatı Sonrası
MAKALE #14211 © Yazan Prof.Dr.Semih KESKİL | Yayın Şubat 2015 | 1,806 Okuyucu
Bel fıtığı hastalarının başarılı bir bel ameliyatı geçirseler bile, bir kaç yıl sonra yeniden ağrılı yaşamlarına dönebildiklerini biliyoruz. Eski yöntemlerle yapılan bel fıtığı ameliyatı sonrası bel omurları arasında anormal bir hareketlilik gelişiyordu. Bu sorunu önlemek amacı ile son yıllarda hastanın omurlarına vidalar ve benzeri metal cihazlar yerleştirilip omurga kemiklerinin birbirine kaynaması sağlanıyor. Ancak bu sefer kemiklerdeki kaynama da normal bel hareketlerine izin vermiyor ve uzun vadede yeni sorunlara yol açıyor. Üstelik bu tip değişikliklerin geri dönüşü olmadığı için söz konusu ameliyatlar ancak son çare olarak uygulanabiliyor.

Dünyada yaklaşık 10 yıldır uygulanmakta olan yeni bir cerrahi teknik, tıbbi adıyla "hareket koruyucu omurga cerrahisi" artık ülkemizde de uygulanıyor. İşte bu amaca yönelik olarak son yıllarda hareketli disk protezi, harekete izin veren çubuk ve oynar vida başlığı gibi bir takım cerrahi teknikler kullanıma girmiştir. Söz konusu yeni yöntemler insanın doğal yapısına çok daha uygun ve omurlar arasındaki normal hareketlere izin veriyor. Yani tıbbi adıyla "füzyonsuz stabilizasyon" sağlıyor ve uzun vadeli sonuçları daha iyi. Cerrahi olarak uygulanması hiç bir özel donanım gerektirmeyen ve hastanın kısa sürede işine dönmesine izin veren bu yöntemler üstelik geri dönüşü olmayan bir teknik te değildirler, yani bu protezlerin çıkarılıp başka tedavi yöntemlerine geçilmesi de mümkündür. Üstelik hasta tüm çağdaş tekniklerde olduğu gibi hareket koruyucu ameliyat sonrası hemen yine ayağa kalkabiliyor.

Bel fıtığı hastalarının bazılarının tedavisinde kullanılabilen diğer bir yöntem ise; hastanın anestezi almasına gerek kalmadan, yani hasta uyanıkken beline batırılan ince bir iğne aracılığı ile tedavi edildiği "Nucleoplasty", "Intradiscal Electrotherapy", "Laser discectomy" gibi adlarla anılanve halk arasındaki tabirle lazer disk ameliyatı, kapalı ameliyat, kansız ameliyat teknikleridir. Bu teknikler çağdaş ameliyathanelerde röntgen kontrolü (floroskopi) altında gerçekleştirilebilmektedir. Söz konusu iğnenin içinden geçirilen yüksek teknoloji ürünü elektrotlar aracılığı ile uygulanan enerji formları omurlar arasında yer alan ve bel fıtığına yol açan dokuda küçülme yaratarak hastayı rahatlatmaktadır. Bu tekniklerde hastanın cildi kesilmemekte ve işlemden bir kaç saat sonra yürüyerek evine gidebilmektedir. Hemen hemen hiç bir risk taşımayan bu tekniklerle hastaların en az %70 i açık ameliyata gerek kalmaksızın iyileşebilmektedir.
Hastalar aynı gün ameliyattan dört ila sekiz saat sonra veya en geç operasyondan bir gün sonra ayağa kaldırılıp yürütülmektedirler. Hastaların bel fıtığı ameliyatı sonrası ağrıları anestezi uzmanlarınca uygulanan PCA sistemiyle tedavi edilmektedir, bu sistemde ağrının kontrolü hastanın kendi elinde olmaktadır. Hastanede yatış süresi genellikle bir veya iki gündür.

Taburcu olduktan sonra hastanın evine araç içinde oturarak gitmesinde sakınca yoktur. Mümkünse ön koltuk arkasını yatırarak seyahat etmek ağrı olasılığını en aza indirecektir. Genellikle dikiş alınması gerekmez. Normal şartlar altında hastalar bel ameliyatı olduktan üç ay sonra kontrol için gelmektedirler.

Taburcu edilen hastalar beş gün sonra bellerindeki bantı kendileri çıkartarak evlerinde oturarak ve öne doğru eğilerek değil de, ayakta durup duş almak tarzında banyo yapabilirler. Banyo esnasında hastanın ayağının kaymaması için banyo paspası ve gerektiğinde tutunmak için duvarda bir tutunma kolu bulunmasında yarar vardır. Tuvalet için kesinlikle alafranga tuvalet kullanılmalıdır.

Hastanın yatağı orta sertlikte kaliteli bir yatak olmalı, bunun altında sunta veya tahta bulunmalı; koltuk, kanepe gibi yerlerde yatılmamalıdır. Hasta daha çok sırt üstü yatmalı, ayaklarını kendine doğru toplamalı veya alttan minder ile destekleyerek bacaklarını hafifçe yükseltmelidir. Sırt üstü pozisyonda yorulunca da yan tarafa dönerek istirahat etmelidir. Yan yatarken bacaklarının arasına yumuşak bir yastık koyması iyi olur. Hiçbir zaman yüz üstü yatılmamalıdır. Hasta yataktan kalkarken önce tam yan dönmeli, daha sonra elleriyle yandan destek alarak oturur pozisyona geçip, daha sonra da dizlerinden destek alıp kalkmalıdır. Yavaş ve kontrollü olarak oturma pozisyonuna geçilmelidir. Cinsel hayatlarına başlamak için ameliyattan sonra bir ay beklemeleri gerekmektedir. Ameliyatın üzerinden bir buçuk ay geçtikten sonra hamile kalınmasında sakınca yoktur.
Ayakkabı oturarak giyilmeli, orta yükseklikte topuğu olan ayakkabılar tercih edilmelidir. Hastanın ilk iki haftalık sürede merdiven çıkması gerekiyorsa, çocuklar gibi basamakları birer birer çıkmalıdır. Yüksekten bir şey alırken uygun bir yüksekliğe çıkarak almaya çalışılmalı, yukarı uzanmamalıdır. Masa başı işi yapılıyorsa bir ay sonra işe başlanabilir. Daha ağır iş koşullarında çalışanlar 45 gün sonra işlerine dönebilirler. Uzun süreli istirahat bir yandan adalelerin zayıflamasına yol açarken diğer yandan hasta psikolojisini olumsuz yönde etkiler. Masa başı işte çalışanlar hareketli bel destekli ortopedik özelliği olan sandalye kullanmalıdır. Hasta sandalyede oturarak yemeğini yiyebilir. Kilo almamalı, fazla kilo varsa vermeye çalışılmalıdır. Bunun için diyet bölümünden profesyonel destek alınmalıdır.

İlk 45 gün hiç ağırlık taşımamalı, sonrasında ise her iki elde eşit olarak toplam beş kg.dan fazla ağırlık taşınmamalıdır. Ağırlık kaldırırken çömelerek ve ağırlığı olabildiğince bedenine yakın olarak kaldırmalıdır. Ameliyat sonrası ilk ay araba kullanmamalı, daha sonra kısa mesafelerde kullanmalıdır. Uzun mesafe yolculuklar 45. günden sonra yapılmalı ve her bir buçuk saatte bir, kısa yürüyüş araları verilmelidir. Kısa mesafeli uçak yolculukları ilk hafta sonrası yapılabilirken, daha uzun yolculuklar ilk 45 gün sonrasında yapılmalı ve yine bir buçuk saatte bir kalkarak dolaşılmalıdır.

Bel egzersizleri 60. günden sonra başlamalıdır. Önce bir ay süre ile her bir hareketten günde bir kez beşer defa yapmak, sonraki dönemde her ay hareketlerin sayısını beşer adet artırmak yeterli olacaktır. Sitemizden indirilebilen bel egzersiz broşürü Türk Nöroşirurji Derneği'nce hazırlanmıştır. Ameliyat sonrası bedensel temas sporlarından kaçınılmalı, yürüyüş ve yüzme gibi sporlar tercih edilmelidir. İbadetler yatarak veya oturarak yapılmalıdır. Bel, sırt, karın adalelerini güçlendirmek; eklem ve yumuşak dokuların esnekliğini artırmak için gerekli spor ve hareketlere ömür boyu devam edilmelidir. Egzersizler havası temiz bir ortamda sert bir zeminde yapılmalı, yumuşak veya deforme olabilen yataklar üzerinde yapılmamalıdır. Hareketler esnasında veya sonrasında normalde mevcut ağrının artmaması gerekir. Bu yüzden egzersiz sonrası şiddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa doktora danışılmalıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bel Fıtığı İçin Hareket Koruyucu Cerrahi, Bel Fıtığı İçin Lazer Tedavisi, Kapalı Ameliyat, Kansız Ameliyat ve Bel Ameliyatı Sonrası" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Semih KESKİL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Semih KESKİL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Semih KESKİL Fotoğraf
Prof.Dr.Semih KESKİL
Ankara
Doktor "Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji)"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Semih KESKİL'in Makaleleri
► Laparaskopi(Kapalı Ameliyat) Dr.Mehmet KOÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,674 uzman makalesi arasında 'Bel Fıtığı İçin Hareket Koruyucu Cerrahi, Bel Fıtığı İçin Lazer Tedavisi, Kapalı Ameliyat, Kansız Ameliyat ve Bel Ameliyatı Sonrası' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Boyun Ağrısı Şubat 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:18
Top