2007'den Bugüne 83,860 Tavsiye, 26,317 Uzman ve 18,759 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Daha Mutlu Bir Evlilik İçin Basit İpuçları
MAKALE #14229 © Yazan Psk.Egemen TUĞRUL | Yayın Şubat 2015 | 2,892 Okuyucu
Ülkemizde de son yıllarda artmakta olan boşanma oranları göstermektedir ki evliliklerde tatminsizlik ve mutsuzluk artmaktadır. Bunun gerek bireysel gerekse hızla değişen toplumsal yapı gibi bir çok sebebi olabilir. Ancak boşanma oranlarına dair istatistikler resmin bütününü yansıtmamaktadır. Çünkü boşanmayla sonlanan mutsuz evliliklerden daha çok, çiftlerin boşanmadan evliliği sürdürdüğü "duygusal olarak ölü" evlilikler çoğunluktadır. Bunun sebepleri, ekonomik kaygılar olabileceği gibi, çevre baskısı, çocukların boşanmadan olumsuz etkilenmesini önlemek için evliliği sürdürmek de olabiliyor.

Her evlilik daha tatmin edici ve mutlu bir evlilik haline gelebilir diyemesek de; evliliğinizde farkedilir bir iyileşme sağlamak için yapabileceğiniz küçük ama oldukça etkili müdahaleler vardır.

1- Beklentiler
Herkes mutlu olmak ve hayatı paylaşma amacıyla evliliğe adım atsa da; çoğu zaman insanların ilişkiye ve eşlerine dair beklentileri yanlış olabiliyor. Örneğin insanların evlenmeyi hayal ettikleri kişi için "ruh ikizi", "doğru insan" gibi tanımlamalar yaptığını sıklıkla duyabiliriz. Ancak bu kavramlar ne yazık ki, "mükemmel uyum", "kusursuz ilişki" gibi ütopik beklentilerin kelimelere dökülmüş hali oluyor genellikle.
En başından gerçekçi olmayan beklentiler üstüne inşa edilen ilişkilerde ise çok geçmeden sorunlar baş göstermeye başlamaktadır. Hayal kırıklığı insanın yaşayabileceği en ağır duygulardan biridir. Hayal kırıklığına uğramamanın birinci koşulu, bir olguya en başından doğru beklentilerle yaklaşmaktır. Eşimizin bizi hemen her koşulda desteklemesini, onaylamasını, sevgi ve ilgiyi tam da hayal ettiğimiz şekilde kusursuz olarak sunabilmesini bekleyebiliriz. Ancak "koşulsuz sevgi" olarak adlandırdığımız bu olgu, hayatın gerçekliğiyle çatışan bir durumdur. Koşulsuz sevgi bebeklik ve çocukluk döneminde ailemizden karşılamamız gereken bir ihtiyaçtır. Yanlış bir şey yaptığımızda ailemizin bize kızmış olsa dahi bize duydukları sevgiden birşey eksiltmeyeceğini bilmeye ihtiyaç duyarız. Okul çağıyla birlikteyse artık ailemizin dışına çıkıp, toplumun içine girmeye başlarız. Ancak toplum hayatı aile yaşantımızdan çok farklıdır. Kişiliğimizden hoşnut olan kişilerle samimiyetimiz artarken, bizden hoşlanmayan insanlar bizden uzak durma eğilimindedir. Dolayısıyla insanlardan koşulsuz sevgi alamayacağımız gerçeğiyle toplumsal yaşama geçtiğimiz anda tanışmış oluruz.
Ancak özellikle çocukluk döneminde ailelerinden ihtiyaç duydukları sevgi ve aidiyet duygularını karşılayamamış kişiler, bunun eksikliğini yaşamaya devam edebilirler. Bu eksiklik hissi kendini ilişkilerde de hissettirmekte ve fikir ayrılığına düştüğümüz bir olayda, meseleyi karşımızdaki kişinin bizi sevip sevmediği bağlamında değerlendirmemize sebep olabilmektedir. Oysa tartışmaların çoğu, ilişkinin temelini oluşturan sevgi ve güven gibi konulardan değil; çok daha kolay çözülebilecek fikir ayrılıklarından ve "isteklerden" kaynaklanmaktadır. İhtiyaçlar ve istekler arasındaki ayrımı şu şekilde açıklayabiliriz. "İhtiyaçlar", isteklerden farklı olarak, tatmin edilmedikleri durumlarda daha da artan bir acıya sebep olurlar. Öte yandan, "istekler" tatmin edilmezlerse bir süre sonra azalma eğilimi gösterirler. Eşinizin sizi sevmesi, saygı göstermesi ve sadakati evlilik bağı için bir "ihtiyaç" iken; tatilde nereye gidileceği yada evin mobilyalarının nasıl olacağı, o akşam dışarı çıkılıp çıkılmayacağı gibi konular çoğu zaman eşlerin "istek"leridir.
İstekler konusundaki farklılıklar çoğunlukla iki tarafı da memnun edecek bir orta yol ile çözülebilecek meselelerdir. Bunun için eşinizin de, diğer bütün insanlar gibi sizden farklı bir birey olduğu gerçeğini kabul etmek ve eşinizi iyisiyle ve kötüsüyle bir bütün olarak görmeniz çok önemlidir. Özellikle boş vakitleri değerlendirme, bütçe yönetimi ve çocuk yetiştirme konularında eşler sıklıkla farklı fikirlere sahip olabiliyor. Evliliğin güven ve sevgiye dayalı sağlam bir temeli varsa, bu gibi istek ve tercihlere bağlı fikir ayrılıklarının çeşitli müdahale teknikleriyle kolaylıkla çözülebildiğini görmekteyiz.

2- Çıkış yollarını kapatın ve birlikte zaman geçirin

Evlilik içindeki sorunlar çözüm bulunamadan tekrarlandıkça, bir süre sonra eşlerin kendilerini ilişkiden soyutlamaya başlaması sıklıkla gördüğümüz bir şeydir. İşkoliklik, eşimizden daha çok arkadaşlarımızla vakit geçirmek, evdeyken bilgisayar yada televizyonla fazla meşgul olmak, evlilik içinde eşlerin birbirine ayırdıkları vakti azaltmakta ve duygusal bağları kopartmaktadır. Bu sebeple ilişkimizi daha iyi bir noktaya getirmek istiyorsak, öncelikle enerjimizi, zamanımızı ve dikkatimizi bu konuya yöneltmek doğru bir yaklaşım olacaktır. Unutmamalıyız ki, eşimize sırtımız değil, ancak yüzümüz dönükken onunla sağlıklı iletişim kurabiliriz. Bu yüzden evliliğimize dair hem ihtiyaçlarımızı hem de isteklerimizi eşimizle açık bir şekilde konuşabilmeli ve birlikte vakit geçirmek için fırsatlar yaratmalıyız.

3- İletişiminizi güçlendirin

Yukarıda da belirtildiği gibi koşulsuz sevgi ve kabul çocukluk döneminde ailemizden karşılamamız gereken bir ihtiyaçtır. Sosyal hayatta insan ilişkilerinde ise gerek bizimle benzer kişilikte olan, gerekse sağlıklı iletişim kurabildiğimiz insanlara yakın olmayı seçeriz. Buna eşimiz de dahildir. Evlilik hayatındaki sorunlar çözüme kavuşturulmadığı müddetçe "bitirilmemiş meseleler" olarak zihnimizin bir köşesinde birikmeye devam edebilir. Bu bitirilmemiş meseleler bir süre sonra evliliğin duygusal tonunu bozabilir ve süreğen bir kızgınlığa dönüşebilir. Bu noktadan sonra çiftlerde sıklıkla gördüğümüz üzere iletişimin kalitesi düşmekte, can yakıcı konuşmalar yapılabilmektedir. İletişim bozulup eşler birbirini yaralayan şekilde konuşmaya başladıklarında ise içinden çıkılması zor bir kısır döngü oluşur. Çünkü eski sorunların yarattığı sıkıntı çözülmeden, üstüne bir de kırıcı konuşmaların stresi eklenince evlilik ciddi şekilde yara almaktadır. İletişiminizi daha güçlendirmek için uygulayabileceğiniz etkili bazı yöntemler aşağıda detaylı şekilde açıklanmıştır.

4- Aile mirasınızın farkında olun

Kendi kişiliğimiz başta ailemiz olmak üzere büyük oranda çevremizdeki insanlardan öğrendiklerimiz ile oluşur. Öğrenme sürecinin belki de birincil ve en önemli türü ise birisinin davranışlarını model alarak öğrenmektir. Kendi ebeveynlerimizin birbirleriyle olan iletişim ve davranışları bizim için bir rol model olacaktır. Eşinize karşı davranışlarınızı gözleyerek, kendi ebeveynlerinize ne kadar benziyor olabileceğini farketmek sizi çok şaşırtabilir. Evlilik terapilerinde çoğu zaman eşlerin kendi ailelerinde gördükleri iletişim ve davranış kalıbını istemeseler ve beğenmeseler dahi devam ettirdiklerini görmekteyiz. Artık kendi seçimlerini yapabilecek bir yetişkin olduğunuz için, "ben annem/babam değilim" demek; ailenizden getirdiğiniz ama belki de taşımak konusunda çok da hevesli olmayacağınız bu psikolojik mirası reddetmek sizi çok daha özgür kılacaktır.

İletişim Teknikleri


Bir evliliği yada ilişkiyi işler halde tutmak düzenli egzersiz yapmak gibidir. Bir ilişkinin üstüne emek harcamadan sağlıklı ve uzun ömürlü olmasını beklemek yanlış olur. Yukarıda sıralanan maddeler sadece sıklıkla sorun yaşanan bir kaç hususa dair kısa birer açıklamadan ibarettir. Bu listeye bir çok madde daha eklenebileceği gibi, her bir madde hakkında da söylenebilecek nice başka detay vardır. Ancak bu yazımda iletişim teknikleri üstünde biraz daha detaylı odaklanmak isterim. Çünkü geliştirmesi görece en kolay becerilerden birisi iletişim teknikleridir.


Bir anlığına gözünüzü kapatın ve eşinizle çeşitli konularda yaşadığınız anlaşmazlıklarınızın devam etse bile, bu meseleleri birbirinizi kırmadan, makul ve yumuşak bir ses tonuyla konuşabildiğinizi düşünün. Evliliğiniz daha güzel, sorunlar daha kolay çözülebilir olmaz mıydı? Psikoterapi tecrübelerime dayanarak sadece iletişimsel problemleri çözmenin bile evli çiftlerin sorunlarının büyük oranda çözüme kavuşmasını sağladığını söyleyebilirim. Aşağıda belirtilen basit teknikleri uygulayarak siz de eşinizle iletişiminizi geliştirebilirsiniz.

A- Kızgınlıktan önce kırgınlığınızı dile getirin

Kızgınlık çoğu zaman, içimizde birikmiş olan geçmiş kırgınlıkların bir sonucudur. Kızgınlık ile kırgınlık arasındaki fark sıcak ile ılık arasındaki fark gibidir. Elimize sıcak bir cisim değdiğinde nasıl canımız yanıyorsa, öfkeyle söylenmiş sözler de aynı etkiyi yaratır. Çünkü öfke karşımızdakine saldırgan şekilde konuşmamıza sebep olur. Eşimize öfke ile konuştuğumuzda onu savunma yapmaya yada aynı şekilde öfkeyle konuşmaya motive etmiş oluyoruz. Oysa sakin bir ses tonuyla eşimize, yaptığı şeyin bizi ne kadar üzdüğünü söylemek onun da daha sakin bir sesle cevap vermesini sağlayacaktır.

B- Genellemelerden kaçının

Tartışmalar esnasında en sık yapılan iletişim hatalarından birisi de aşırı genelleme yapmaktır. Konuşma içinde "hep", "hiç", "asla", "bir kere bile olsun" gibi kelimeler aşırı genelleme yapmanın göstergeleridir. Eşimiz beğenmediğimiz olumsuz özellikleri olabilir; ancak tartışma esnasında -özellikle öfkemizi kontrol edemiyorsak- karşımızdaki insanı tamamen kötü ve yanlış birisi olarak görüp, onun olumlu özelliklerini görmeyebiliriz. Ancak bu durum, eşimizde haksızlığa uğramışlık hissine sebep olabilir. Bu yanılgıya düşmemek için eşimizin güzel ve olumlu özelliklerini bir liste halinde yazmanız ve dönem dönem (özellikle tartışma anlarında hatırlayabilmek için) tekrar etmeniz çok faydalı olacaktır.

C- Teşekkürün gücü

Davranış bilimi göstermiştir ki ödülle pekiştirilen bir davranış güçlenerek devam etmektedir. Teşekkür etmek ve memnuniyetimizi dile getirmek ise en güçlü ödüllerden birisidir. Eşimizin yaptığı güzel bir yemek yada güzel bir jest karşısında duyduğumuz memnuniyeti hemen dile getirmek; hoşumuza giden bu davranışın daha sık yapılmasını sağlayacaktır.

D- Mola Alın

Şayet sinirinizi kontrol edemeyeceğinizi ve kendinizi gene öfkeli bir konuşmanın içinde bulunacağınızı düşündüğünüz anda mola verin ve konuşmayı biraz erteleyin. Özellikle çok sinirlendiğimiz anlarda sanki sinirimiz hiç geçmeyecekmiş gibi hissederiz. Ama biyolojik olarak bu mümkün değildir; bir süre sonra adrenalin düzeyinizin düşeceğini ve kendinizi daha sakinleşmiş bulacağınız gerçeğini hatırlayarak bu hataya düşmekten kaçınabilirsiniz. Özellikle adrenalin ve kortizol gibi stres hormonları mantıklı düşünme sürecini sabote ederek, daha sonra pişman olacağımız şeyler yapmamıza yada söylememize sebep olabilir. Bu durumdan kaçınmak için eşinizle karşılıklı olarak mola alma konusunda anlaşın. Ancak bu uygulamada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Mola uygulamasının amacı, meselelerin üstünü kapatmak yada yarım bırakmak değildir. Mola almaya karar verdiğiniz anda tekrar bu konu üstüne ne zaman konuşacağınızı kararlaştırmanız çok önemlidir. Örneğin iki saatin sakinleşmek için size yeteceğini düşünüyorsanız, iki saat sonra tekrar konuşmak üzere eşinizle sözleşin. İki saat sonunda tekrar bir araya gelin ve daha sakin bir şekilde yukarıda da belirtildiği üzere eşinize suçlayıcı bir tutumla kızgınlığınızı değil üzüntünüzü anlatın.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Daha Mutlu Bir Evlilik İçin Basit İpuçları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Egemen TUĞRUL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Egemen TUĞRUL'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Egemen TUĞRUL'un Makaleleri
► Daha Mutlu Bir Yaşam İçin Psk.Rumeysa GÜNAY
► Mutlu Bir Evlilik İçin Psk.Dnş.Sezen SALİHOĞLU
► Mutlu Evlilik İçin 50 Öneri! Psk.Serap DUYGULU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,759 uzman makalesi arasında 'Daha Mutlu Bir Evlilik İçin Basit İpuçları' başlığıyla benzeşen toplam 39 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:30
Top