2007'den Bugüne 73,602 Tavsiye, 24,426 Uzman ve 16,675 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuk İhmal ve İstismarı
MAKALE #15120 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Nilgün YAMANER | Yayın Temmuz 2015 | 1,058 Okuyucu
ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI

Çocuk istismarı ve ihmali, anne, baba ya da bakıcı gibi bir erişkin tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem ve eylemsizliklerin tümüdür. Bu eylem ya da eylemsizlerin sonucu olarak çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesi, sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesi söz konusudur. Çocuk ihmal ve istismarı kapsamlı bir olgu olmasına karşın çocuğa yönelik istismar kapsamında fiziksel istismar ön plana çıkmaktadır. Aral (1997) yaptığı çalışmada çocukların % 65.72’sinin anne ya da babası tarafından fiziksel istismara uğradıklarını belirlemiştir.

Çocuk ihmali genelde ailenin, ilgili kurumların ya da devletin çocuğa karşı en temel sorumluluklarını yerine getirmemesi şeklinde tanımlanabilir. Bir bütün olarak toplum, kurumlar ve bireyler tarafından geliştirilen ihmal davranışı, çocukların eşit hak ve özgürlüklerinden yoksun bırakılması sonucunda onların en üst düzeyde gelişimlerini engelleyici davranışlar olarak ortaya çıkmaktadır. Çocuğun bakım ve beslenme gereksinimlerinin yeterince karşılanmaması gerekli tıbbi müdahalelerin yapılmaması, anne baba olarak çocuğa karşı danışmanlık görevinin yeterince yerine getirilmemesi ve çocuğun tek başına bırakılması ihmal davranışına örnek olarak verilebilir.
Aktif bir olgu olarak nitelendirilen istismar ise anne, baba ya da bakıcının çocuğa zarar vermesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Çocuk istismarı istem dahilinde fiziksel zarar verme, çocuğun kötü beslenmesine yol açma, cinsel istismar, çıkar için kullanma, bundan da öte çocuğun normal fiziksel ve zihinsel gelişimini kısıtlayıcı her türlü faaliyette bulunmayı içermektedir.

Son yıllarda bu konu ile ilgili gerek ülkemizde, gerekse de bütün dünyada ciddi araştırma ve önleme çalışmaları yapılmaktadır. 2009 yılında İstanbul, Ankara ve İzmir’de tecavüz edildikten sonra öldürülen ve failleri ile birlikte emniyet müdürlüklerine yansıyan 26 olgu bildirilmiştir. Adli makamlara başvuran çocuk cinsel istismarı olgusu ise tüm olguların % 5-10’ udur. Emniyet Bilişim İzleme Birimi 2010 yılında 15.000 adet çocuk porno sitesine erişimi engellemiştir.

2010 yılında Ege Üniversitesi Çocuk hastanesine “çocuk istismarı” ile başvuran vakaların %40’ı cinsel istismar, %45’i fiziksel istismar, %10’unun ihmal, % 5’inin ise duygusal istismara maruz kaldığı tespit edilmiştir.

Ülkemizde, Emniyet Genel Müdürlüğü verileri, Panel Bildirimleri, Gazete Arşivleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan aldığı veriler sonucunda Türkiye’de son 10 yılda cinsel istismara uğrayan çocuk sayısının en iyimser ihtimalle 250.000 civarında olduğunu tespit edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), 2010’da polis sorumluluk bölgesinde meydana gelen olayları değerlendirerek hazırladığı raporda, cinsel saldırı vakalarında mağdurların % 71’inin kadın, % 17’sinin çocuk, % 12’sinin erkek olduğunu açıklamıştır.

Çocuk istismarının önlenmesi, çocukların zarar görmemesi için konuyla ilgili tüm profesyonel meslek gruplarının konuyu öğrenmeleri, tanı ve tedavi için detaylı bilgiye sahip olması gerekmektedir. Bunun ötesinde istismarın ortaya çıkması için koruyucu çalışmaların yapılması ayrıca konu ile ilgili toplumsal farkındalık oluşturularak duyarlılığın artırılması çok önemlidir. İstismarın önlenmesi ile ilgili en önemli sorun belkide nelerin istismara girdiği konusunda bilgi eksikliği ve bu eksiklik nedeni ile istismarın sürekli yapılmaya devam ediliyor olmasıdır. Bu nedenle istismarın önlenmesinde işe toplumun istismar konusundaki bilgi eksiklerinin giderilmesi ile başlamak gerektiğidir.Bir diğer önemli sorunda çevrede yaşanan istismar ve taciz durumlarının gözardı edilmesidir. Bu göz ardı edilmeler istismara ve tacize maruz kalanların yaşadıkları olaylardan kurtulmasını önlemektedir.

İSTİSMAR TÜRLERİ

Çocukların bedensel, zihinsel ya da ruhsal sağlıklarına zarar veren, gelişimlerini engelleyen tutum ve davranışlar çocukları 4 şekilde örseleyebilmektedir.
1. Fiziksel: Bir erişkinin itaati sağlama, cezalandırma ya da öfke boşaltma amacı ile elle ve/veya aletle çocuğun vücudunun herhangi bir yerine iz bırakacak şekilde şiddet uygulayarak çocuğa bir zarar verilmesidir. Bu dövülme, yanma, ısırılma vb. yollarla olabilir. Sadece dayak değil, çocuğu yaralayan, vücudunda iz bırakan, kaza dışındaki her türlü eylem “Fiziksel İstismardır”.
2. Cinsel: Çocuğun kendisinden en az 6 yaş büyük bir kişi tarafından cinsel haz amacı ile zorla ya da ikna edilerek cinsel etkileşime maruz bırakılmasıdır. Çocuğun rızası olsun olmasın ırzına geçilmesi, cinsel organlarının ellenmesi, müstehcen sözlere maruz bırakılması, yetişkinin cinsel organlarını okşamaya yöneltilmesi veya zorlanması, çocuğun pornografide ya da fuhuşta kullanılması, çocuğa pornografik materyal izlettirilmesi, teşhircilik vb. gibi davranışlara maruz bırakılması “Cinsel İstismardır”.
3. Duygusal: Çocuğun iç görüsünü ya da duygusal bütünlüğünü bozan her türlü eylem ya da eylemsizliktir. Reddetme, yalnız bırakma, aşırı koruma, aşırı hoşgörü, baskı, sevgiden ve uyarandan yoksun bırakma, sürekli eleştiri, aşağılama, tehdit, korkutma, yıldırma, suça yöneltme, suçlama, yok sayma, çocuğun yaşına ve özelliklerine uygun olmayan beklentiler içinde olma, çocuğu aile içi uyuşmazlıklarda taraf tutmaya zorlama, aile içi şiddete tanık etme vb. davranışlar “Duygusal İstismardır”.
4. Ekonomik: Çocuğun gelişimini engelleyici, haklarını ihlal edici işlerde ya da düşük ücretli iş gücü olarak çalışması veya çalıştırılması “Ekonomik İstismardır”.

ÇOCUKLARDA CİNSEL İSTİSMAR
Türk Ceza Kanununun 103. Maddesine göre, çocuk cinsel istismarı denince ; a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar, anlaşılır.
Cinsel istismar çocuklara yönelik yapılan istismarlar içerisinde diğer istismar türlerine göre belirlenmesi en zor olan istismar türüdür. Genellikle gizli kalan ve gün yüzüne çıkmayan cinsel istismarın özellikle çocukta yaşanan durumun kısa ve uzun dönemde yaşanan etkileri çok önemlidir. Çocukta cinsel istismarı tanımlamak için pek çok tanımlama yapılmaktadır. Bu tanımlamaların yaratacağı karışıklığı önlemek amacıyla NCCAN’ın (Amerikan Ulusal Çocuk İstismarı ve İhmali Merkezi) 1991’de yayınladığı tanım benimsenmiştir. Bu tanıma göre ;
“Çocuk ve erişkin arasındaki temas ve ilişki, o erişkinin veya başka birinin cinsel stimülasyonu için kullanılmışsa, çocuğun cinsel olarak istismarı olarak kabul edilir. Cinsel istismar diğer bir çocuk tarafından eğer bu çocuğun diğeri üzerinde belirgin bir gücü veya kontrolü söz konusu ise veya bariz bir yaş farkı varsa da gerçekleştirilebilir.” Tecavüz, ensest, çocuk pornografi, teşhircilik, cinselliği kışkırtan konuşmalar, pornografik film seyrettirme, cinsel organları okşama, oral sekse kadar değişen eylemler cinsel istismar spektrumu içindedir.


RİSK FAKTÖRLERİ
Cinsel istismarın sık görüldüğü aileler genel olarak işlevselliği bozuk aileler olarak tanımlanmakta ve bu ailelerde olaya yol açtığı düşünülen çeşitli patolojiler bulunmaktadır.

A. Baskın ve koşulsuz söz tutma isteyen ana baba modeli: En sık gözlenen katı babanın güç ve kararlarda baskın olduğu aile modelidir. Aile sistemi kapalıdır. Babaların bir kısmı güç ve kontrol sağlamak için şiddete başvurmaktadır.
B. Cinsel sorunlar: Cinsel istismarın gözlendiği ailelerde, ana babalarda cinsel sorunlar daha sıktır.
C. Sosyal izolasyon: Ana babaların çoğunda aile dışı sosyal ilişkilerde kısıtlılık ve zorlanma vardır.
D. Rol çatışması: Cinsel istismar uygulanan ailelerde rol çatışmalarına sık rastlanır. Anne genellikle eşlik ve ev kadınlığı rollerini kızına bırakmaktadır, babada bakımvermeyi ensest yoluyla yapmaktadır.
E. Alkol ve madde kötüye kullanımı.
F. Yadsıma: Aile üyelerinde en sık kullanılan savunmadır. Baba, olayı “seks eğitimi” olarak savunabilir, anne ise kocası ile ilişkisini bozabileceği için reddedip görmezlikten gelebilir. Çocuk utanma ve suçluluk duygularını bastırmak ve aile düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla durumu yadsıyabilir.

Özetle cinsel istismar, istismar tipleri içerisinde tanı konması, tedavisi ve etkileri açısından en zorlayıcı olan istismar türüdür. Özellikle aile içi cinsel istismarda bu çok daha fazla zorlaşmaktadır. Çocuklar üzerindeki etkilerini değerlendirirken özellikle cinsel organların muayenesi çok önemlidir. Bulguları değerlendirirken nasıl ve hangi olay sonucu meydana gelmiş olabileceğini saptayabilmek temel boyutu oluşturmaktadır. Ayrıca cinsel yolla bulaşabilen hastalıklarda başka bir boyuttur. Sadece vajinal yol değil anal yolla meydana gelen cinsel istismarın değerlendirilmesi de çok önemlidir. Bu fiziksel etkilerinin yarattığı yıkımın birde psikolojik boyutu da en az fiziksel yıkım kadar tahrip edicidir. Bunların yanısıra istismar yakın çevredeki etkileride göz ardı edilmemelidir. Özellikle aile içinde yaşanan ensest durum tüm aileyide olumsuz etkilemektedir.

Cinsel istismar sonucunda yaşanabilecek tüm bu olumsuz etkilerden kurtulmanın ise tekbir yolu vardır o da istismarın engellenmesidir. Bu amaçla sadece yasalarla yapılacak mücadele yeterli olmamaktadır. Toplumsal farkındalık ve eğitim önleyiciliğin en önemli yanını oluşturmaktadır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuk İhmal ve İstismarı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Nilgün YAMANER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Nilgün YAMANER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Nilgün YAMANER Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Nilgün YAMANER
Konya
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Nilgün YAMANER'in Makaleleri
► Çocuk İhmal ve İstismarı Psk.Gizem HÜNERLİ
► Çocuk İstismarı Psk.Dnş.İdem TONOZ
► Çocuk İstismarı Uzm.Psk.Yasemin EYİGÜN KANTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,675 uzman makalesi arasında 'Çocuk İhmal ve İstismarı' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:57
Top