2007'den Bugüne 81,456 Tavsiye, 25,876 Uzman ve 18,112 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Özel Çocuklar ve Aileleri
MAKALE #16150 © Yazan Psk.Dnş.Ömer MENTEŞE | Yayın Ocak 2016 | 2,816 Okuyucu
GİRİŞ
Çocuk sahibi olmak tüm toplumlarda önemli ve heyecan verici bir olgudur. Bu olgu ile birlikte karı-koca rollerine sahip olan kadın ve erkek, anne ve baba rolleri ile gerek psikolojik gerekse sosyolojik açıdan duygusal eksenli bir doyum kazanmaktadır. Çocuk sahibi olmak, biyolojik bir oluşumun yanı sıra sosyolojik ve psikolojik temelleri olan önemli bir yaşantısal deneyimdir. Çocuğun varlığı ile insanoğlu türünü sürdürmekte, eşler arası bağlar güçlenmekte, aile ortamı farklılık kazanıp geleceğe dair umut ve heyecanlar tazelenmektedir. Çocuğun dünyaya gelişiyle, ailenin en merkezinden dışa doğru ailede çok yönlü değişimler ortaya çıkar. Bu değişimlerin belki de en önemlisi zihinsel algıdır; geleceğe dair hayallerde çocuğa yer verme, sosyal beklenirlikte ailenin onaylanma ihtiyacının doğuşu, karı ve kocanın çocuk üzerinden yaşanmamışlıkları tamamlama gibi zihinsel şemalar bilişte kendine yer bulur. Burada zihinsel ve duygusal algılara yön veren anahtar kelime olan “beklenti” gelecekle bugün arasında önemli bir köprüdür.
Bu heyecanın başlangıcı doğum öncesi dönemdir. Karı-koca, toplumun sosyolojik temeli olan ailede yeni bir role yani ebeveynliğe hazırlanmaktadır. Çocuk dünyaya gelmeden bile tüm yaşantının merkezine yerleşmiştir bile. Bu süreçte en büyük temenni sağlıklı bir evlada sahip olmaktır.

Sağlıklı Evlat
Her bireyin ve aile ortamının farklılığı, yaşantısal süreçlerin bireyler üzerindeki stres etkisinin değişkenliği, bireysel özelliklerin getirdiği psikolojik bağışıklığın gücü, kültürel değişkenlerin özellikle çocuğu doğum öncesinde taşıyıcı olan anneye etkisi gibi unsurlar sağlıklı evlat talebinin önünde engellere temel hazırlayabilir. Bu engeller aşağıdaki risk faktörleri ile birleşince bu talep (sağlıklı evlat) doğum sonrasında gerçekleşmeyebilir. Doğum öncesi dönemde bir çocuğun sağlık açısından risk faktörlerine bakacak olursak;
─ Kalıtımsal hastalıkların varlığı
─ Akraba evliliği, özellikle aile soyunda kalıtımsal rahatsızlık olanların evlenmesi
─ Hamilelik sırasında doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanımı
─ Hamilelikte annenin alkol ve sigara kullanması ya da annenin sigara dumanına sürekli maruz kalması
─ Yeterli beslenmeyen, beslenemeyen anne
─ Hamilelik sürecinde tıbbi kontrollerin yapılmaması
─ Erken ya da çok geç yaşta kadının hamile kalması

Yukarda maddelenen risk faktörleri çoğaltılabilir. Bu risk faktörlerinin evlilik öncesi veya evliliğin hemen başında çiftlere aktarılması, yapılması gereken hakkında çiftlerin bilgilendirilmesi sağlıklı bir evlada sahip olma olasılığını artırır mı?
Tabi bir çok tedbir alınsa bile doğum sonrasında,
─ Çocuğun hasara yol açabilecek kazaya maruz kalması
─ Özellikle bebeklik döneminde yetersiz veya sağlıksız beslenme
─ Psikolojik yönden yıpratıcı travmalara maruz kalma
─ Çocuğun ihmal ve istismarı gibi faktörler sağlıklı dünyaya gelen bir çocuğun yaşantısını değiştirebilir.

Çocuk beklerken çiftlerin planı sağlıklı çocuk üzerinidir. Hazırlıklar bu yönde yapılır. Çocuk dünyaya geldikten sonra sağlıklı ise sonraki süreçte de çocuğa dair planlar sağlıklı bir çocuk üzerinidir. Doğum öncesi ya da doğum sonrası çocuk sağlıklı değilse, akranlarına göre yaşantısına engel teşkil edecek anlamlı bir farklılığa sahip olduğu anda beklenmedik bu durum ailenin tüm yaşantısal düzenini değiştirir.

Aileye Rehberlik, Psikolojik Destek ve Sağaltım
Çocuğun ne yakın sosyal çevresi ailedir; bundan dolayı çocuğun bireysel özelliklerini çocukla en fazla vakit geçiren aile olduğu için en iyi aile tanır. Ailenin desteklenmesi çocuğa yapılmış bir destektir. Peki, kim ne yapacak?
Rehberlik:Bir çeşitli sebepler ile akranlarından farklılık göstermesi nedeni ile öğretisel süreçlerin daha kalıcı ve etkili olabilmesi için çocuğun öğretmeni aileye rehberlik etmesi gerekir. Buradaki rehberliğin temelini birlikte hareket etmek, ev ile okulun paralelliği, çocuktan elde edilen ya da çocuğa dair sahip olunan bilgilerin karşılıklı olarak paylaşılması şeklinde olmalıdır. Öğretmen bir noktada çocuğun velisinin de öğretmeni olmalıdır. Öğretmen bunu yaparken; veliyi tedirgin etmeden, velinin akademik beklentisini çocuğun özelliklerine uygun dengeleyerek, öğretmenin de veliden fazla beklenti içine girmeden, velinin daha çok öğretmen rolünde olmayıp yardımcı ve geliştirici rolünde kalmasını sağlamaya çalışmalıdır. Öğretmenler aldığı akademik formasyon ile bu yeterliliğe sahiptirler ve ailenin öğretisel süreçlerdeki öneminin farkındadırlar.
Psikolojik Destek:Aile eğitiminin anlam kazanabilmesi için psikolojik destek çok önemlidir. Psikolojik güç ailenin çocuğuna yardım etmesinde en temel unsurdur. Bu unsurun olmaması ya da beklenile seviyeden uzaklığı ailenin çocukla iletişimini olumsuz etkilemekte, öğretmenin aileye rehberlik etmesini zorlamakta ya da yapılan rehberliği hedefe ulaştıramamaktadır. Bundan dolayı psikolojik yönden sağlıklı bir aile ortamı bu çocukların bütüncül yönden olumlu etkileyeceği ortadadır. Bu psikolojik gücün, sağlıklı bir evlat beklentisi ile amma doğumla birlikte amma doğum sonrası yerini sağlıksız evlat yani akranlarına göre anlamlı farklılık gösteren bir çocuğa bıraktığı zaman gücünü kaybetmesi kadar doğal ne olabilir ki? Ebeveynlerdeki bu psikolojik gücün kaybı en fazla kaygı şeklinde kendini gösterir. Kaygının zamansal özelliği geleceğe dair kötü ya da belirsiz duyguların varlığıdır. Bu çocuk ne olacak, kendine yetebilecek mi, akranlarıyla arasındaki farklılığını dengeleyebilecek mi şeklindeki sorular kaygıyı besler. Kaygı düzeyi arttıkça sağlıklı düşünebilme yetilerinde problemler ortaya çıkabilir.
Bu psikolojik süreçte yaşanan duygusal ve düşünsel algılar temelde şu basamaklardan oluşur:
1. Şok Evresi: “Sağlıklı evlat” beklentisi ebeveynlerde o kadar güçlüdür ki bu düşünsel şemaya aykırı durumda çaresizlik kendini gösterir. Babaya göre bağlanma sürecinin birinci aktörü annenin şoku daha yüksektir. Bu evre süresi kişilerin fenomenolojine göre değişkenlik gösterir.
2. İnkar Evresi: Çocuğunda farklılık ebeveynler için çok zor bir durumdur. Çaresizlik çareyi aramaya yöneltmez mi? Bu evrede birçok uzmandan destek aranmaya başlanır. Uzmanların farklılığı ortadan kaldırabileceği umudu o kadar baskın hale gelmiştir ki bu umut kimi zaman sömürülmektedir. Burada önemli olan çok uzman bilgisinden ziyade doğru uzmandan destek almak ve destek alınan mercilerin resmi olması, uzmanların yeterlilik ve yetkinliklerinin gözden geçirilmesi ikinci bir üzüntüye sebebiyet vermeyecektir. Çocuğun durumunu kabul etmeyen ya da bu duruma karşı güçlü bir şekilde direnen aileler, bu evrede yakın çevrelerinden uzaklaşabilmektedir. Toplumsal bilişimiz bu uzaklaşmada etkili olabilir; farklı çocuğa sahip olmak bir ceza, bir eksiklik, bir suçluluk algısı vs.
3. Derin Üzüntü Evresi: Şok ve inkâr evrelerinin kişilere göre zamansal değişiklik göstermesi yukarda dile getirildi. Zamanla sağlıklı düşünebilme ya da gerçekçi bakışın geri dönüşü çocuğun bu farklılığını kavramayı ortaya çıkarır. Artık zihinde kocaman bir “neden benim çocuğum?” manasında bir soru yerini almıştır. Yıkılan hayaller, çocuğun geleceğine dair belirsizlik düşüncesi, çevreden uzaklaşma gibi oluşumlar kimi zaman ebeveynleri depresyona kadar sürükleyebilir. Bu evrede suçluluk, içe dönük kızgınlık, utanma gibi çıkmaz döngüsellikler evreyi zor kılmaktadır. İşte bu evrede uzmanlar devreye girmelidir. Okullarda görev yapan okul psikolojik danışmanları gerek bireysel gerekse grup psikolojik danışma hizmetleri ile ailelere psikolojik destek sağlamalıdır. Okulda psikolojik danışman yoksa aileler rehberlik ve araştırma merkezlerine refere edilebilir.
4. Kabul ve Uyum Evresi: İnsan zihninin farklı ve beklenmedik olana alışması belli bir süreyi gerektirir. Aslında sürecin travmatik olması nedeniyle “zaman” kabullenmenin en etkili anahtarıdır. Bu kabul ediş sadece çocuğu kabul ediş değildir. Anne ve babanın kendilerine yaptıkları haksızlıkları, birbirlerine yönelttikleri eleştirileri, içinde bulunulan süreci ortaya koyduğu gerginlikten dolayı karşılıklı tartışmaları da kabul ediştir. Artık yeni bir hayat var; farklı beklentiler, geleceğe dair belirsizlikleri en aza indirme çabaları, araştırmalar ile doğruyu bulmalar kendini gösterir. Hiç şüphe yok ki sevgi bu süreci normalleştirir ve dahası bu farklılık sevgiyi daha da derinleştirir.

Sağaltım: Akranlara göre anlamlı farklılık kendini geniş bir yelpazede kendini gösterir. Kimi çocukların süreğen tıbbi desteğe ya da kontrole ihtiyaçları vardır. Tıbbi hizmetler ile eğitsel hizmetlerin karşılıklı bilgilendirme süreçleri bugün geçmişe göre daha iyi iken geleceğe göre daha kötü olduğu kestirilebilir.

SONSÖZ
Kurumlar arası işbirliği aile eğitimlerine katkı sağlayacaktır. Bu eğitimlerin bir parçası da toplumsal farkındalıktır. Toplumsal farkındalığın önündeki en büyük engel bakış açımızdaki sığlıktan kaynaklanmaktadır. Farklı olana, farklı olmak isteyene karşı zihinsel müdafaa ve muhafaza zamanla daha gelişecektir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Özel Çocuklar ve Aileleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Ömer MENTEŞE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Ömer MENTEŞE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ömer MENTEŞE Fotoğraf
Psk.Dnş.Ömer MENTEŞE
Konya
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Ömer MENTEŞE'nin Makaleleri
► Özel Yetenekli Çocuklar Psk.Dnş.Tuğba GÜRÇAĞ
► Özel Gereksinimli Çocuklar ve Bilgisayar Uzm.Psk.Melisa KÜÇÜK DEDEOĞLU
► Üstün ve Özel Yetenekli Çocuklar Psk.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
► Üstün ve Özel Yetenekli Çocuklar Psk.İbrahim ERTABAK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,112 uzman makalesi arasında 'Özel Çocuklar ve Aileleri' başlığıyla benzeşen toplam 38 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:54
Top