2007'den Bugüne 81,733 Tavsiye, 25,951 Uzman ve 18,158 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Zeka Geriliği, Özel Eğitim Hizmeti ve Engelli Aileleri (Tespitler / Öneriler)
MAKALE #4745 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Mart 2010 | 10,556 Okuyucu
Zihinsel engelli olmak ne demektir?

Doğmadan önce veya doğum sırasında çocuğun organizmasında ortaya çıkan herhangi bir olumsuzluk ya da (özellikle) ilk bebeklik yıllarında yaşanılan ateşli hastalıklar (Menenjit, havale vb.) sonrasında zeka gelişiminin potansiyel sınırlarına ulaşamamasına, sınırlı kalmasına "zihinsel engellilik" denir. Bu durum halk arasında zeka geriliği, zeka özürlülüğü olarak da adlandırılır.

Zeka geriliği nasıl anlaşılır?

Zeka geriliği çocuğun yaş normlarına uygun zihinsel performans gösteremeyişi ile farkedilir. Ancak kesin tanı -yaygın kanının aksine- salt zihinsel değerlendirme testleri ile değil; uzman gözlemleri ve görüşmeleri ile konulur. Bu konuda geliştirilmiş ve hastanemizde de kullanılan bazı testlerimiz vardır. Porteus Labirentleri, Kent E-G-Y, Eğitimliler ve Eğitimsizler İçin Mini Mental Durum Testi, WISC-R ve henüz okul çağına gelmeyen çocuklar için anne – babadan alınan bilgilere göre değerlendirme yapmaya olanak veren Ankara Gelişim Envanteri bunlardan bazılarıdır.

Zeka kapasitesi / seviyesi artar mı?

Zeka eğitimle veya tıbbi tedavi ile artmaz, gelişmez. Bilindiği üzere her çocuk varolan zeka kapasitesinin tamamını genellikle kullanamamaktadır. Ancak adına "özel eğitim" denilen bir eğitim süreci ile bu çocukların var olan kapasitelerini en üst limitten kullanabilmesi sağlanabilmektedir. Zeka kapasitesinin kendi haline terkedilmesi ile alınan eğitim sonrası bu seviyenin "kendi sınırları içersinde" daha üst limitlere taşınması arasında sanıldığından daha büyük bir fark vardır. Örneğin eğitim almamış bir orta derecede zeka geriliği olan çocukla aynı zeka oranına sahip fakat özel eğitim almış bir çocuk arasında hissedilir bir fark sözkonusudur. Bu fark ise zihinsel engelli çocuklar için yaşamı daha da zorlaştıracak veya kolaylaştıracak bir fark anlamına gelmektedir.

Özel eğitim nasıl bir hizmet türüdür?

Hemen belirteyim ki özel eğitim hizmeti etüt eğitim hizmeti, dershane ya da takviye kurs hizmeti değildir. Özel eğitim hizmeti her türlü derde deva olan bir hastane / tedavi hizmeti de değildir. Özel eğitim; zihinsel engelli bireylere verilen (öyle olduğu için zaten hastane / heyet raporu şartı koşulmaktadır), sabır isteyen, yoğun bir emeği gerektiren, ufak fakat önemli adımlarla seviyelerin kat edildiği, gerek birebir olarak gerekse sınırlı sayıda kişilere (azami 8-10 kişi gibi) sınıf ortamında sunulan önemli bir eğitim ve rehabilitasyon hizmetidir. Engelli çocuklar bu kurumlarda pedagojik açıdan uygun eğitimi birebir olarak ve yeteri kadar süre almakta, pekçok açıdan daha yeterli hale gelmekte, daha hızlı sosyalleşmekte, engellenmiş enerjisini boşaltmakta, yalnız olmadığını farketmekte, böylece durumunu kabullenebilmesi kolaylaşmakta, yavaş yavaş dikkatini sorunlarından uzaklaştırmaya başlamakta, yeni arkadaşlıklar kurmakta, zamanla öz güven kazanmakta, ailesiyle ve çevresiyle sınırlı ve genelde sıkıcı olan yaşam alanını genişleterek daha geniş, daha özgür bir hareket alanı bulabilmektedirler.

Bunlar çok önemli kazanımlardır aslında bu çocuklar için. Dolayısı ile aileler bu potansiyel faydaları herzaman için gözönünde tutmalı, öncelikle sabırlı olmalı, çocuklarında her hafta gözle görülür bir değişim beklememeli, evvela bu konuda gerçekçi bir beklenti içersine girmelilerdir. Mümkün mertebe evde de kendileri çocuklarına destek olmaya çalışmalılardır. Pekçok hizmette olduğu gibi bu hizmette süreklilik önemlidir. Bu nedenle, bahsi edilen eğitimin kesintisiz bir şekilde devamı ve istenilen faydanın görülebilmesi açısından ailelerin eğitilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Zeka sorunu ile okul başarısı arasında nasıl bir ilişki vardır?

Başarı zihinsel bir eylemdir ve pektabiîdir ki beynimizin zihinsel kapasitesiyle doğrudan ilişkilidir. Başarı beynimizin zeka bileşeninin bir fonksiyonudur. Ancak her okul / ders başarısızlığının nedeni zeka geriliği değildir. Bu başarısızlıkta "dikkatsizlik, isteksizlik, tekrar etmeme, ilgisizlik, kendini derslere tam olarak vermeme, ailenin yanlış tutumları, bireysel farklılıklar, zaman unsuru" gibi bir çok faktör etkili olabilmektedir.

Dolayısı ile her başarısızlık hemen zeka geriliğine bağlanmamalı, çocuğun mevcut akademik performans düşüklüğünün nedenleri öncelikle çocuk – aile – okul üçgeninde etraflıca sorgulanmalıdır. Burada ailelerin, okul yaşamlarının herhangi bir döneminde çocuklarının normal bir başarı gösterip göstermediğine bakmaları sorunun nedenini anlamaları açısından uygun olacaktır. Eğer çocuk daha önceleri okul yaşamının herhangi bir döneminde ortalama bir başarı göstermiş ise mevcut sorun büyük olasılıkla zeka sorunu değildir. Çünkü zeka bazen artan bazen de azalan bir şey değildir.

Ancak çocuk okul yaşamında sürekli olarak kendi yaş gruplarının altında bir başarı gösteriyor, özellikle öğrenmede zorlanıyor, çabuk unutuyor ve/veya "yeteri kadar çalıştığı halde" (bu kriter çok önemlidir) konuları algılamakta, anlamakta zorluk çekiyorsa burada çocuğun zekasından şüphelenilebilir ve özel eğitime ihtiyaç duyulduğu düşünülebilir. Böyle bir durumda veli çocuğunun sınıf öğretmeniyle durumu konuşmalı, Rehberlik ve Araştırma Merkezi ile irtibata geçmeli, oradan çocuğun özel eğitim almasının uygun olacağına dair bir sonuç alması halinde heyet raporu için ilk adımı atmalıdır.

Bu aşamadaki aileler ne yapmalılardır?

Rehberlik ve Araştırma Merkezi'nden bu yönde bir rapor alan ailelerin ayrıca tam teşekküllü bir hastaneden heyet raporu almaları da gerekmektedir. (Devlet ilgili rapor karşılığında özel eğitim ücretlerini karşılamaktadır.) Zeka seviyesi belli bir limitin altında çıkan çocuklar için "özel eğitim hizmeti alabilir" heyet raporu verilmektedir. Bu seviye heyet günü psikiyatri kliniğine başvurulduğunda biz psikologlar tarafından yapılan testlerle, gözlem ve görüşme bulgularının değerlendirilmesi ile belirlenmektedir.

Sözkonusu ailelerin heyet günleri hastaneye sabah erken gelmeleri, "Heyet Kalemi" adı verilen birimden baş vuru işlemlerini yapmaları, sonra buradan alınan listede tükenmez kalemle işaretlenmiş poliklinikleri tek tek dolaşarak ilgili daldaki hekim tarafından muayene edilmeleri gerekmektedir. Bu işlemler genellikle öğleye kadar bitmektedir. Sonra engelli bireyin heyete bizzat görünmesi de gerekmektedir. Heyet raporu ise genellikle birkaç gün sonra verilmektedir. Başvuru için istenilen belgeler heyet raporunun türüne ve hastaneden hastaneye değişebildiği için, rapor almayı düşünen ailelerin bir gün önceden telefonla arayarak bu belgelerle ilgili bilgi almaları uygun olacaktır.

Bu konuda daha başka ne söylenilebilir?
Zeka engelliliği salt öğrenmeyi, anlamayı, algılamayı, dolayısı ile sadece okul başarısın etkileyen bir sorun değildir. Zeka engelliliği kişiyi psikolojik açıdan da etkileyebilmektedir. Dolayısı ile bu aileler çocuklarının özel durumunu ve bu sorunun çocuklarının psikolojisine olan etkilerini her zaman gözönünde bulundurmalı, karşılaştıkları sorunlarda (aşırı hareketlilik, çabuk ağlama, çabuk ve aşırı sinirlilik gibi) daha toleranslı yaklaşmaya çalışmalılardır. Bu çocuklara karşı daha esnek, sabırlı ve şefkatli olunmalı; göze batan her hareketlerinde hemen engelleme ve müdahale yoluna gidilmemelidir. Bu yanlış tutum çocuğun gerilimini daha da artıracak, sonuç yine aileye patlayacaktır. Çünkü aile daha çok uğraşmak, daha fazla sorun yaşamak durumunda kalacaktır.

Engelli çocuk velisi olmak kabul etmeliyiz ki hiç de kolay değildir. Dolayısı ile bu ebeveynler psikolojik olarak da genellikle zor durumdadırlar. Hem önemsenmeyen ve ihmal edilen bu sorunlar çocuklarının özel eğitim sürecinden edinecekleri kazanımları bile olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Çünkü çocuğun eğitimi aileden ayrı ve bağımsız değildir. Bu yüzden sözkonusu aileler şu önemli gerçeği hiç bir zaman akıllarından çıkarmamalılardır:

"Kişi için gerçek, algıladığıdır."

Sorunları sorun yapan aslında bizim bu sorunları algılayış biçimimizdir. Bu nedenle gökten ne kadar yağmur yağarsa yağsın, kişi eğer şemsiyesini zamanında ve doğru olarak açmayı başarabilirse şayet hiç ıslanmamayı, adeta yağmur yağmadığı zamanlardaki gibi kuru kalmayı başarabilir. O yüzden, içinde bulunduğunuz sorunlar ne kadar çeşitli ve büyük olursa olsun, üzerinize yağan dert, sorun ve sıkıntı sağanağı altında öylece durarak sırılsıklam ıslanmak ve yağmura sitem etmek yerine eğer bir uzman desteği ile şemsiye açmayı ve bu şemsiyeyi kullanmayı öğrenebilirseniz bu süreçten en az derecede etkilenmeyi başarabilirsiniz.

Hatırlayın, bu dünyada sizden çok daha fazla sorunları olduğu halde sizin kadar muzdarip olmayan nice insanlar vardır. Onların sizden tek bir farkları var, yeri geldiğinde şemsiye kullanmayı iyi biliyor olmaları... Bu sebeple, özel eğitim hizmetine devam eden çocukları olan ailelerin özel eğitim kurumlarındaki rehberlik uzmanlarından ve/veya psikologlardan gerek çocukları gerekse kendileri için psikolojik danışma ve destek hizmeti almalarında büyük yarar olacağını düşünüyorum.

Unutmayın:

"Hiçbir uzman, pektabi ki psikologlar da sundukları psikolojik hizmetler için size yüzde yüz sonuç vaad etmezler. Ancak bu hizmetlerin size hiçbir zararının olmayacağını rahatlıkla taahhüt edebilirler."

Yaşamınızdaki zor anlarınızda her zaman için "A) Sıfır zarar; B) Potansiyel yarar" şıklarından en doğrusunu seçebilmeniz dileğiyle.
Psk. İzzet Güllü
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Zeka Geriliği, Özel Eğitim Hizmeti ve Engelli Aileleri (Tespitler / Öneriler)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     4 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Özel Çocuklar ve Aileleri Psk.Dnş.Ömer MENTEŞE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,158 uzman makalesi arasında 'Zeka Geriliği, Özel Eğitim Hizmeti ve Engelli Aileleri (Tespitler / Öneriler)' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Metafizik Gevşeme: Gidişatın Analizi ÇOK OKUNUYOR Ocak 2018
◊ Bir Veda Yazısı ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Getir Duyguyu, Götür Fiziksel Semptomları ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:49
Top