2007'den Bugüne 77,450 Tavsiye, 25,128 Uzman ve 17,338 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Geleneksel Toplumlarda Kadınlardaki Kendini Koruma Refleksi
MAKALE #19143 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Aralık 2017 | 1,079 Okuyucu
Geleneksel değerlerin baskın olarak hüküm sürdüğü toplumlarda kadınlar erkekler tarafından büyük ölçüde cinsel hedef olarak görüldüklerini düşünürler. Bu haddizatında gerçek dışı bir düşünce biçimi değildir. Zira ortamda bu kaygıyı, bu korkuyu haklı çıkarmaya yetecek, hatta artacak düzeyde tehdit, yaklaşım, sorun, vak'a örnekleri mevcuttur.

Peki böyle bir cinsel tehdit algısının yüksek düzeyde olduğu bir sosyal ortamda kendini korumaya almanın en doğru yolu yüksek düzeyli bir tetiktelik hali içinde bulunmak mıdır?

Buluttan nem kapmak, en düşük olasılıklara bile yüksek düzeyli riskler gibi görerek peşin ve ölçüsü yüksek tepkiler vermek midir?

Bu işin doğrusu bu mudur? Bu doğru ise neden doğrudur, yanlışsa niçin yanlıştır?

Burada hissedilen savunma refleksi ihtiyacı özü itibariyle sağlıklıdır. Çünkü insan hatta tüm canlılar bir tehdit algısı içine girdiklerinde bir savunma refleksi gösterirler. Ancak hayvanların bu tepkisi türe özgüyken insanoğlununki öğrenilmiştir. Dolayısıyla toplumdan topluma, kültürden kültüre farklılık gösterir.

Bu bağlamda Batılı bir kadın karşı cinsten bir cinsel mesaj (ki bu çoğu kadın için özellikle de geleneksel değerlerin hakim olduğu toplumlarda tehdit anlamına gelir) aldığında bunu doğal ve insani bulur, hatta bizzat tercih edildiği için onure olur, teşekkür eder; lakin verilen mesajın içeriğine uygun yönde adım atmayı pek çok potansiyel sebepten en az birisi nedeniyle doğru bulmuyorsa, bu talebi tercih etmiyorsa kibar bir dille reddeder. Bu iletişim modeli de bir tür kendini koruma şeklidir. Burada da kendini koruma vardır lakin bunun için devreye sokulan tepki paketi daha farklıdır.

Bunun faydası erkeklerin örselenmeden, aşağılanmadan tepki görmeleri nedeniyle sosyalleşmelerini ve özgüven kazanmalarını sağlamasıdır. Bu tip bir reddedilmeyi erkeğin bilinçaltı beni reddetmedi, sadece prensipleri gereği doğru bulmadı şeklinde algılar, bu şekilde anlamlandırır. Böyle algılanmış bir reddetme şekli erkeği ruhen yaralamaz, rencide etmez, tam tersine ruhen olgunlaşmasına katkı yapar. Esasında erkeklerin karşı cinse düşkünlüklerinin bir diğer önemli nedeni pek çok sebepten dolayı yaşadıkları ruhsal açlıktır. İşte böylesi bir reddetme şekli bu sürece doyurucu yönde olumlu katkı yapar. Bu şekilde oluşan bir kültür içinde her an erkekleri eğiten, geliştiren yaygın bir eğitim kurumu, bir okul işlevi de görür.

Bizim gibi geleneksel değerlerin hakim olduğu toplumlarda kadınlar kendilerini korumak için daha uzak mesafeye ve daha yüksek duvarlar örerler.

"Her ihtimale karşı" mantığıyla en ufak olasılıkların bile yolunu daha baştan tıkarlar. Sürekli yüksek düzeyli bir uyarılmışlık ve tetiktelik hali içinde yaşadıkları için de daha ruhen daha fazla enerji harcar, daha çabuk yorulurlar.

Bu yönde en küçük bir mesaj sezinlediklerinde oldukça yüksek düzeyde ve çoğu zaman da kırıcı ve aşağılayıcı bir tarzda tepki verirler ki bunun nedeni işte bu bahsini ettiğim yüksek düzeyli uyarılmışlık ve tetiktelik halidir.

Ayrıca bu yüksek düzeyli peşin tepki paketi erkeklerin gözündeki yerleşik cinsiyetçi kadın algısını da pekiştirici yönde bir işlev görür. Bu erkeklere üstü kapalı yolla verilen bir "Evet ben bir kadınım sen de erkeksin. Sen beni insan olarak değil de bir kadın olarak görüyorsun ki bunda da haklısın" mesajıdır. Gizil olarak verdiğimiz bu mesaj yakındığımız sakıncalı erkek yaklaşımlarını kendi elimizle beslemek anlamına da gelir.

Bu şekildeki öğrenilmiş tepkiler, refleksler erkeklerin ruhunu örseler, zaten yetiştirilme tarzı dolayısıyla düşük kalmış olan özgüvenlerini iyice yok eder. Bu özgüven düşüklüğü kompleks yaratır. Kompleks ise daha çabuk ve daha yüksek düzeyli bir telafi çabasını temel ihtiyaç haline getirir. Aslında geleneksel toplumlarda, özellikle de erkelerde gözlenen karşı cinse (çoğu zaman da çapkınlığa varan boyutlardaki) aşırı düşkünlüğün altında ruhen derinleşmiş olan bu yarayı kısa sürede telafi edebilme amacı yatar. Esasında her aldatma ruhun derinleşmiş psikolojik ihtiyaçlarını giderme amacına yönelik bir telafi çabasıdır.

Geleneksel toplumlarda erkeklerin ruhsal doyumu düşüktür, erkeklikle ilgili gerçek özgüvenleri azdır. Paranın, makamın, fiziğin yol açtığı yani spesifik faktörlerin rol oynadığı tek yanlı aşırı özgüvenli tutumlar değildir kastettiğim. Kökü derinlerde olan, erkeklik algısıyla ve duygusuyla ilintili olan daha temel, daha yaygın bir özgüven yokluğundan bahsediyorum ki bunu ne para ne makam ne şöhret ikame edebilir.

Çünkü dediğim gibi, geleneksel toplumlarda, özellikle de erkekler (hatta kadınlar da buna dahildir) karşı cinse mesafeli durma yönünde telkinler alarak yetiştikleri için ruhlarını karşı cins konusunda doyuracak düzeyde ilgi ve iltifat göremezler. Uzun yıllar boyunca karşı cinsten görülen ilginin ve iltifatın az kaldığı ruhlar genelde her şeye karşı, özellikle de karşı cinse bakış açısı konusunda olgunlaşamaz, bu sebeple cinsel duyguları da etkileyen psikolojik doyumdan mahrum kalır. Psikolojik yönden zamanında doymayan ruhlar tıpkı yenilen pehlivanın güreşe doymaması misali sürekli telafi yolları arar. Geleneksel toplumlardaki karşı cinse, çapkınlığa, aldatmaya düşkünlüğün pek bilinmeyen bir gizli nedeni de budur.

Karşı cinsle gelişim süreci içinde yakın ve yeterli sosyal, arkadaşlık vb ilişkiler kurmuş, bu anlamda sosyal ve ruhsal doyumunu zamanında gerçekleştirmiş kişilerde aldatmaya, çapkınlığa duyulan ihtiyaç azalır. Elbette başka faktörlerden kaynaklı istisna örnekler vardır lakin bu genel resmi değiştirmez. Çoğunlukla da bunun nedeni daha başkadır.

İzzet GÜLLÜ
Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Geleneksel Toplumlarda Kadınlardaki Kendini Koruma Refleksi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Cinselliğe Bakış ve Korku Refleksi Vajinismus Psk.Dnş.Beril PAPUÇÇUER ÖZTÜRK
► Emme Refleksi, Anne Sütü ve Ruhsal Yansımaları Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR
► Ses Sağlığını Koruma Önerileri Uzm.Sümeyra ÖZTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,338 uzman makalesi arasında 'Geleneksel Toplumlarda Kadınlardaki Kendini Koruma Refleksi' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Metafizik Gevşeme: Gidişatın Analizi ÇOK OKUNUYOR Ocak 2018
◊ Bir Veda Yazısı ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Getir Duyguyu, Götür Fiziksel Semptomları ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:46
Top