2007'den Bugüne 75,910 Tavsiye, 24,841 Uzman ve 17,065 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Neden İyileşemiyorsunuz? Çünkü Hasta Değilsiniz
MAKALE #14617 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Nisan 2015 | 7,670 Okuyucu
BOZUKLUK NE DEMEKTİR
26/04/2015

YA SAĞLIKLI YA HASTA MISINIZDIR

Uygulamadaki psikiyatriye göre ya normalsinizdir ya da hasta! Üçüncü bir seçenek yoktur.

Oysa hastalık tek sorun türü değildir, birçok sorun türünden sadece birisidir.

Örneğin ekonomik sorun, sosyal sorun, kültürel sorun, ailevi sorun, iletişimsel sorun, hatta psikolojik sorun gibi hastalık dışı birçok sorun türü vardır.

Psikolojik sorunlar işte bunlar gibi bir sorun türüdür sadece; hastalık değildir.

Evet...

Psikolojik sorunlar hastalık değildir; bozukluktur. Bu tüm mesleki kitaplarda bu şekilde geçer.

BAZI ÖRNEKLER

Duygu durum bozukluğu,

Anksiyete bozukluğu,

Fobik bozukluk,

TSSB

DEHB,

OKB gibi...

Burada akla şu soru gelir:

Bozukluk hastalık demek midir?

BOZUKLUK NE DEMEKTİR

Bozukluk yukarıda saydıklarım gibi hastalık dışı bir sorun türünü tanımlar. Kısaca bozulma demektir. Değerlerimizin, kültürümüzün bozulması gibi!

Bozulma bilinenden sapma, doğru

kabul edilenden uzaklaşma demektir.

Bozukluk birilerinin normal kabul ettiği

tablodan uzaklaşmayı ifade eder, hastalığı değil!

NEYE GÖRE BOZULMA, ÖLÇÜSÜ NE?

Bu durumda birilerinin neye normal dediği konusu önem kazanır.

Bu normalin ölçüleri önemli hale gelir.

Bunun bilimsel olgularla değil; felsefi bir takım kanaat ve ölçülerle tespit edildiğini düşündüğümüzde (çünkü normal / anormal kişiden kişiye, devirden devire, toplumdan topluma değişir) sizin kitaplarda bozukluk olarak geçen sorunlarınıza pratikte hastalık olarak yaklaşıldığı için alakasız tıbbi tedavi uygulanması gibi vahim bir sonuç çıkar ortaya.

SORUN UZAKLAŞMA, ÇÖZÜM TIBBİ TEDAVİ

Sorununuz bozukluk yani birilerinin normal dediği ölçüden uzaklaşma!

Tıpkı insanların değerlerimizden, kültürümüzden uzaklaşması gibi!

Değerlerdeki bozulmanın çaresi tıbbi olabilir mi?

Peki psikolojideki bozulmanın çaresi neden tıbbi?

İkisi de bozulma, ikisi de alışılagelmişten, normal kabul edilenden uzaklaşmayı ifade ediyor.

Sorununuz bozukluk yani bozulma...

Yani normal denilenden uzaklaşma...

Size çekilen muamele ise hasta, sunulan yardım da ancak hastaya sunulan bir tıbbi tedavi.

Neden aldığınız yardım sonuç vermiyor, niçin bu yardım yılan hikayesi gibi uzayıp gidiyor, şimdi anlayabildiniz mi?

SONUÇ

Sizi hastasınız diye aldatıyorlar.

Size açıkça yalan söylüyorlar.

Size hasta olmadığınız halde hastaymış gibi tıbbi tedavi uyguluyorlar.

Üstelik bu yetmezmiş gibi, sadece ilaç vererek sizi bu yanlışı bir parça telafi edebilecek psikososyal yardımlardan da yıllardır mahrum ediyorlar.

Tedavileriniz bu sebeple işe yaramıyor.

Siz tıbbi hasta değilsiniz; sadece şuan ki psikolojiniz birilerinin normal olarak tayin ettiği tablodan bir süreliğine azıcık uzak!

Uzağa düştüğü söylenen şeyi geri getirmenin yolu önce sahiden uzağa düşüp düşmediğinin bilimsel tespitidir, sonra da şayet böyle bir durum varsa geri getirmektir. Bunun yolu da tıp değildir, iknadır.

KAYGI HALK SAĞLIĞI MI MESLEKİ VAROLUŞ MU
25/04/2015

Sorgulanmayan her şey sizin putunuz olur. Farkında olmadan ona tapınmaya, tapındığınız şey tarafından sömürülmeye başlarsınız.

Tıp daha düne kadar sorgulanamıyordu! Çünkü bu iş öyle abartılmıştı ki dışarıdakiler bu teknik işin iç yüzünü fazla bilebileceklerine inanamıyor, içeridekiler ise fazla etliye sütlüye karışmıyordu. Genellikle kırılan kol yen içine kalıyordu.

Düşünün: Daha düne kadar neredeyse her gribe antibiyotik veriliyordu. Şimdilerde ise antibiyotiğin zararlarından, gripte işe yaramadığından vs bahsediliyor. Soru şu: Dün mü doğru yapılıyordu, bugün mü doğru yapılıyor?

Peki buna neden koca bir sektör kayıtsız kaldı? Dün yanlış idiyse dün, bugünkü bu anlayış yanlış ise bugün neden binlerce uzmanın yer aldığı bir sektörden fazla ses, halk namına cılız da olsa bir tepki çıkmıyor?

Kolesterol de öyle! Düne kadar yanlış yapılıyorduysa neden kimse sesini çıkarmadı? Şimdi iddia edilen şeyler yanlışsa buna neden halihazırda bir tepki yok; tam tersine bir kabullenme eğilimi var?

Madem şuan ki kolesterol iddiası doğru, öyleyse bizi, halkları bu konuda daha düne sömürenlere karşı neden aykırı bir ses, vicdanlı bir tepki, tavır, tutum çıkmadı? Koca bir sektörde vicdanı, insafı olan sadece Karatay hoca gibi üç beş kişi mi kaldı sadece? Buradan çıkan sonuç şu: Demek ki çoğu soruna çoğu profesyonel ses çıkar(a)mıyor.

Soru çok! Yeter ki sormak iste, bu konuda bir tasan ve cesaretin olsun! Yüzlerce hastalık çeşidi, binlerce şifalı doğal bitki var kainat eczanesinde! Peki neden tek bir hekim ilaç dışı bir bitki tavsiye etmez hastasına? İlla ki iyileşmeyi değil; sadece ilaçla olacak iyileşmeyi istiyorlar sanki. İlaçla olmayacaksa hiç iyileşilmesin daha iyi der gibi bir anlayış hakim adeta!

Hz. Adem'den daha düne kadar tedavi bitkilerle vs sağlanırken nasıl oldu da son yüzyılda bitkiler tamamen terk edildi, neden tedavi sadece ilaçla özdeş algılanır /uygulanır hale getirildi?

En basit bir gripte, öksürükte vs. bile hem yan etkisi olan hem de bütçeye külfet oluşturan ilaçları tercih etmek neyle izah edilebilir?

En insani duygu durumlara bile hemen antidepresan yazmak, ilaç dışı bir çok doğal yaklaşıma asla yer vermemek neyle izah edilebilir?

Sarıkantaron ve yürüyüş bile serotonini artırırken plasebodan en çok yüzde 20 daha fazla etki yaptığı bilinen depresanlara bu aşırı bağlılık neden?

Neden "Kardeş bu ilaçların faydası kesin değil; ancak ağır yan etkisi, ciddi de ekonomik maliyeti var. Hele sen bir süre sarıkantaron iç, yürüyüş yap, terapi al, nefes egzersizleri uygula. Olmazsa son çare ilaca başlayalım" diyen tek bir babayiğit çıkmaz?

Neden ya yüksek dozda ya düşük dozda ama mutlaka ilaç verilir? En azından düşük doz verilen sorun durumları için bu dediklerim önerilemez mi? Peki öyleyse bu neden yapılmaz?

Böyle yapan neden tek bir Allah'ın kulu bulunmaz, numune olarak! Bu düşündürücü rutin durumda iyi niyet aranabilir mi?

İyi niyeti en azından şüpheli olan bir sektörden sağlık aramak, bedenimizi / ruhumuzu oraya gözü kapalı emanet etmek ne kadar akıl karıdır? Bu yüzden bu sektörü sorguluyoruz, sorgulamaya da devam edeceğiz.

Psikolog
İzzet GÜLLÜ
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Neden İyileşemiyorsunuz? Çünkü Hasta Değilsiniz" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     15 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Hasta ve Hasta Yakınları ile İletişim Uzm.Psk.Kamil ERTEKİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,065 uzman makalesi arasında 'Neden İyileşemiyorsunuz? Çünkü Hasta Değilsiniz' başlığıyla benzeşen toplam 30 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Metafizik Gevşeme: Gidişatın Analizi ÇOK OKUNUYOR Ocak 2018
◊ Ucuzculuk Pazarı Mart 2018
◊ Fayda Görenlerden Derleme ÇOK OKUNUYOR Mart 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:13
Top