TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



KADINLAR VE GUATR (TİROİD) HASTALIĞI

Metin ÖZATA Fotoğraf
Prof.Dr.Metin ÖZATA
İstanbul
Doktor "Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 472 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 3451,

* Yayın Tarihi : 12-04-2009 - 01:15 (2018 gün önce),

* Ortalama Günde 1.71 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 15399 , Kelime Sayısı : 1977 , Boyut : 15.04 Kb.
KADINLAR VE GUATR (TİROİD) HASTALIĞI

KADINLAR VE TİROİD HASTALIĞI

Tiroid hastalıkları özellikle kadınlarda daha sıktır ve erkeklere göre 8-10 kat daha fazla görülür. Bu nedenle kadınlar tiroid hastalıkları konusunda daha uyanık olmak zorundadır. Adet düzensizliği olan, gebe kalamayan (kısırlık sorunu olan), menopoz döneminde ve özellikle 50 yaşın üzerindeki kadınlarda tiroid hastalığı çok sık görülür. Elli yaşın üzerindeki her 5 kadından birinde tiroid bezi yetmezliği vardır ve çoğu bu hastalığın farkında değildir. Gebelik döneminde tiroid yetmezliği olan bir kadın tedavi olmazsa çocuğunda zeka geriliğinin ortaya çıkma olasılığı yüksektir. Diğer önemli bir konu ise doğan her 4000 bebekten birisinde tiroid hormon eksikliği olması ve tedavi edilmez ise zeka geriliği ve başka sakatlıklara neden olmasıdır. Bu nedenle yeni doğan bebeklerde, kısırlık sorunu olan kadınlarda, tüp bebek yaptıracaklarda, gebe kalan her kadında ve 50 yaşın üzerindeki bayanlarda tiroid hormon ölçümünün yapılması gerekir.

Bu hastalıklar kadınlarda guatr, Hashimoto hastalığı, tiroid yetmezliği, tiroid çok çalışması ve tiroidit gibi hastalıklardır.

Tiroid hastalıkları kadınlarda adet bozukluğu, gebe kalamama ve düşük yapma gibi sonuçlar da doğurabilir.

1) 50 yaş üzeri kadınlarda
Kadınlarda 50 yaş üzerinde tiroid bezi yetmezliği sıklığı artar. Erkeklerde ise 60 yaşından sonra tiroid bezi hastalığı artmaktadır.

2) Menopoz dönemindeki kadınlarda
Menopoz dönemindeki kadınlarda tiroid hastalığı riski artar.


3)Doğum yapan kadınların bir kısmında tiroid yetmezliği olabilir
Doğum yaptıktan sonraki ilk yıl içinde kadınların % 5-7’sinde tiroid bezi yetmezliği görülebilir. Halsizlik, bitkinlik, yorgunluk ve unutkanlık gibi şikayetler varsa TSH ölçümü yaptırınız.


4) Tiroid kanseri kadınlarda erkeklere göre 2 kat daha fazla görülür. Tiroid kanseri kadınlarda görülen kanserler arasında sıklık açısından sekizinci sıradadır. Ancak nodülü olan erkeklerde kanser riski daha fazladır. Tiroid kanseri her yaşta görülebilir.
5) Meme Kanserli hastalarda
Tiroid hormon eksikliği ve tiroid nodülleri meme kanserli kadınlarda sık görüldüğünden tiroid tetkiki yapılması gerekir

6. Tiroid bezinde adet dönemine göre kadınlarda değişiklikler olur. Tiroid hacmi iki adet kanaması arasındaki dönemin ilk yarısında yaklaşık % 50 kadar artabilmektedir. İki adet arasındaki zamanın ikinci yarısında (luteal faz) bu artış geriye döner ve bez eski haline döner. Bu hacim değişiklikleri östrojen hormonunun tiroid bezindeki kanlanmayı etkilemesine bağlı olarak oluşmaktadır.

7) Guatr kadınlarda erkeklerden 4-5 kat daha fazla görülür. Gençlik çağında da kızlarda erkeklere göre daha fazla görülür.

8. Graves hastalığı (Zehirli guatr) hipertiroidinin en sık nedenidir. Her yaşta görülebilirse de, 20-40 yaş arasında en fazla görülür. Kadınlarda erkeklerden 5-7 kat daha fazla görülürken toplumda görülme sıklığı % 1 kadardır. Kadınlarda adet düzeni bozulur; adet sayısında azalma veya kesilme olabilir. Yumurtlamada bozukluk olduğundan gebe kalma şansı azalır. Gebelikle birlikte hipertiroidi olursa düşük doğum ağırlıklı bebek nedeni olduğu gibi ‘’Preeklampsi’’ denen tansiyon yükselmesi ve kusmalarla kendini gösteren bir hastalık da ortaya çıkabilir. Bu nedenle çocuk isteyen kadınların Graves hastalığı tedavisi bittikten sonra gebe kalmaları daha uygundur. Hipertiroidi hastalığı kemiklerde hafif yıkım yaptığından özellikle menopoz dönemindeki kadınlar başta olmak üzere bütün hastaların günlük kalsiyum alımı yeterli olmalıdır. Bu nedenle yağsız süt ,yoğurt veya brokoli yemeli, yenemiyorsa kalsiyum ilacı ilave alınmalıdır. Gebe kalmadan önce Graves hastalığı olan kadınlar gebe kalınca Graves hastalığının şiddeti azalır ve ilaç dozunu azaltmak veya kesmek gerekebilir. Gebelik, hastalığın şiddetini azaltmaktadır. Gebe Graves’li hastaların bebeklerinde doğumda hipertiroidi gelişebileceğinden kadın-doğum uzmanı ve çocuk hastalıkları uzmanı tarafından bebek kontrol edilmeli ve tetkikleri yaptırılmalıdır. Hastanede çocuk endokrinoloji uzmanı varsa görüşünün alınması uygun olur. 9. Göz büyümesi (Oftalmopati) kadınlarda daha sık görülmekte (kadın/erkek oranı 1.8-2.8/1‘dır), yaşlılarda ve erkeklerde olduğunda ise daha şiddetli seyretmektedir.

10. Hashimoto hastalarının % 95’i kadındır. Tüm yaşlarda ortaya çıkarsa da 30-50 yaş arasında sıktır. Kadınlarda erkeklere göre 15-20 kat daha fazla görülür. Ergenlik çağındaki kızlarda sıklığı % 0.8-1.6’dır.


GEBELİK, KISIRLIK VE DÜŞÜK İLE TİROİD İLİŞKİSİ
Tiroid hastalıkları kadınlarda adet düzenini ve yumurtlamayı bozarak gebe kalmayı önleyebilmektedir.
Çocuk istediği halde gebe kalamayan kadınlarda yapılacak tetkikler TSH, serbest T3, serbest T4 ve anti-TPO antikor düzeyleridir. TSH düzeyi 1.5’dan yüksek olan bu tür kadınlarda tiroid hormon ilacıyla yapılan tedaviler faydalı olmaktadır. Anti-TPO antikoru yüksek olan ancak gebe kalamayan kadınlarda da tiroid hormon ilacı verilebilir. Selenyum desteği de bu kadınlar için faydalı olabilmektedir.
Tiroid hormonları fazla çalışan kadınlarda ise ayrı bir tedavi planı uygulanır.
Gebe kalamayan kadınlarda iyot yetmezliği olup olmadığının da araştırılması gerekir. İyot yetmezliği yumurtlamayı bozabilmektedir.
Tüp bebek yaptırmak isteyen kadınların anti-TPO antikorları yüksekse başarısızlık artmaktadır. Bu hastalarda aspirin veya düşük doz heparin uygulamasının faydalı olduğunu bildiren çalışmalar yayınlanmıştır.
Tiroid bezinin az çalışması veya fazla çalışması kadınlarda adet düzensizliği yapmakta ve gebe kalmayı önlemektedir.
Gebe kalamamak veya kısırlık sorunu kadınlarda genellikle endometriozis denen rahim içini örten tabakanın hastalığı (% 11), rahim tüplerindeki hastalık (% 30) ve yumurtalıkların iyi çalışmaması (% 59) nedeniyle oluşur.
Gebe kalamayan kadınların % 18’inde anti-TPO antikoru kanlarında yüksek olarak bulunur. Buna karşılık endometriozis isimli rahim hastalığı olan kadınlarda ise anti-TPO antikoru % 50’sinde, yani her 2 hastadan birinde yüksek olarak saptanır. Bu antikor yüksekliğinin gebe kalmayı nasıl önlediği tam olarak bilinmemektedir. Bilinen bir mekanizma bu antikorların tiroid bezinin az çalışmasına neden olduğu ve bu nedenle yumurtlamayı bozduğu şeklindedir.
Anti-TPO antikoru yüksek olan kadınlarda ve tiroid bezi az çalışanlarda tüp bebek başarı oranı düşüktür. Bu nedenle bu kadınların tüp bebek işlemi öncesi tedavi edilmeleri gerekir.
Tiroid bezinin az çalışması, adet sıklığını azalmakta ve adetlerde oluşan kanama miktarını artırmaktadır. Çok fazla oluşan adet kanamaları bu hastalıkta oluşan kan pıhtılaşmasındaki azalmaya veya kanın fazla sulanmasına bağlıdır. Hipotiroidisi olan kadınların % 23.4’ünde ise adet düzensizliği vardır.
Tiroid bezi az çalışan kadınlarda cinsel istekte azalma olduğu gibi yumurtlama da bozulur ve gebe kalma şansı azalır. Hafif tiroid bezi yetmezliği olanlar (sadece TSH hormonu yüksek, fakat T3 ve T4 hormonu normal olanlar) gebe kalsalar bile düşük sıklığı fazladır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle tüp bebek için başvuracak bayanlar veya kısırlık problemi olan kadınlar mutlaka TSH, T4 ve anti-TPO antikor ölçümlerini yaptırmalıdırlar. Annenin tiroid hormonlarının normal olması özellikle gebeliğin ilk 3 ayında bebeğin beyin gelişimi için çok önemlidir. Bebeğin beyin gelişimi bu ilk 3 ayda anneden göbek kordonu yoluyla gelen tiroid hormonlarına bağlıdır. Annede tiroid hormonları az ise bebeğin beyin gelişimi iyi olmamaktadır. 12nci haftadan sonra bebek kendi tiroid hormonlarını yapmaya başladığından ilk 3 ay büyük önem taşımaktadır.
Annede gebelik başlangıcında mevcut olan tiroid bezi yetmezliği (tiroid hormonlarının az olması) bebeğin zeka seviyesinin (IQ) düşük olmasına neden olmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalar tiroid hormonları düşük bir anneden doğan çocuklarda zeka (IQ) seviyesinin %85’in altında olduğunu göstermiştir. Bu çocukların okul başarıları ve arkadaşlarıyla olan ilişkileri de düşüktür. Bu nedenle hamile kaldığını öğrenen tüm anne adayları vakit geçirmeden tiroid hormon tetkiklerini yaptırmalıdırlar.
Her 100 gebenin 2 veya 3’ünde teşhis edilmemiş tiroid yetmezliği vardır. Bu yetmezlik özellikle kanlarında anti-TPO antikoru yüksek olan gebelerde daha da fazla olup % 15 oranında görülür. Bu nedenle gebe kalmadan önce kanınızda anti-TPO antikoru yüksek ise gebelikte tiroid hormon yetmezliğine girme ihtimaliniz artıyor demektir.
Gebelik döneminde iyot eksikliği olan kadınlarda da tiroid hormonlarında azalma oluşmaktadır. Bu nedenle gebelik süresince iyotlu tuz yemek çok önemlidir.
Önceden tiroid yetmezliğiniz varsa kullandığınız Levotiroksin ilacının dozunu hamile kaldığınızı öğrenince ayarlamak için Endokrinoloji uzmanı bir doktora giderek tetkiklerinizi yaptırın ve onun takibine girin.
Tiroid yetmezliği olan gebelerde düşük riskinin arttığını da unutmayın. Tiroid bezi az çalışan kadınlarda düşük sayısının gebeliğin 4 ile 6. ayları arasındaki dönemde dört kat daha fazla olduğu saptanmıştır.

Tiroid yetmezliği saptanan gebelerde tedavi çok kolaydır. Kullanacağınız Levotiroksin ilacı hormonlarınızı hemen düzeltir.
Bebeğin zeka gelişimini etkileyen önemli diğer bir durum annenin yeteri kadar iyot alıp almamasıdır. Gebelik ve emzirme dönemindeki iyot yetmezliği bebeklerde zeka geriliği yapmaktadır. Gebe ve emziren kadınlar iyot ihtiyacını iyotlu tuz yiyerek veya iyot içeren multivitaminler alarak karşılayabilirler. Bir gebenin günde 200 mikrogram iyot alması gerekir. Bu miktardaki iyot multivitamin ilaçlarda bulunan iyot ile sağlanabilir. Emziren kadınlarda ise günde 290 mikrogram iyot alınması gerekir.



GEBELİK VE EMZİRME DÖNEMİNDE TİROİD

A. Gebelikte Tiroid hastalığı Gelişme Riski Hangi Kadınlarda Fazladır?
Ailesinde tiroid hastalığı, şeker hastalığı ve guatr olan gebe kadınlarda tiroid hastalığı riski daha fazladır. Gebelik öncesi tip 1 şeker hastalığı olan veya kanında anti-TPO antikoru yüksek olan veya daha önce tiroid hastalığı geçiren kadınlarda da bu risk çok yüksektir. Önceden düşük yapan kadınlarda da tiroid hormon tetkikleri gebelik süresince iyi takip edilmelidir.
B-Gebelikte Tiroid Bezinin fazla Çalışması (hipertiroidi):
Gebelikte Graves hastalığı (tiroid bezinin fazla çalışma hastalığı) her 100 gebeden birisinde ortaya çıkar, yani nadir görülür. Gebe kalmadan önce Graves hastalığı olan kadınlarda veya gebelikte ortaya çıkan Graves hastalığında gebeliğin 10-12 nci haftalarında mutlaka TSH–Reseptör antikor ölçümü yaptırılmalıdır. Bu antikor yüksek olursa anne karnındaki bebekte tiroid bezi fazla çalışabilir ve ayrıca bebek doğduktan sonra da aynı şekilde bebeğin tiroid bezinin fazla çalışma olasılığı vardır.
Gebelikte oluşan Graves hastalığı tedavi edilmezse erken doğuma veya bebeğin büyümesinde gecikmeye de neden olabilir.
TSH-R antikorları gebeliğin 4 ve 6nci ayları arasında anne kanında çok yükselirse bebekte hastalık olup olmadığı ultrason ile değerlendirilir. Bu sayede bebek kalp atım hızının artıp artmadığı, guatr gelişip gelişmediği veya büyümesinin normal olup olmadığı anlaşılır.
Graves hastalığı olan gebelere Propiltiourasil (Propiltiourasil) ilacı minimal dozda (50-100 mg/gün) verilerek tedavi yapılır. Bu ilaca karşı yan etki olursa gebeliğin 4-6ncı ayları arasında cerrahi (ameliyat) tedavisi uygulanabilir.
Doğum sonrası Graves devam ederse veya yeniden ortaya çıkarsa emziren kadınlara en fazla 150 mg/gün kadar dozda Propiltiourasil tablet veya 15-20 mg/gün Metimazol tablet verilebilir. Bu dozlarda emzirmeyi kesmeye gerek yoktur. Eğer daha yüksek dozlar kullanmak gerekirse o zaman bebeğin tiroid hormonlarını takip etmek gerekir; çünkü, bu ilaçlar süt ile çocuğa geçerek onun tiroid bezinin çalışmasını azaltabilir.
Bu kadınlarda tiroid bezi iltihabı (tiroidit) sık görüldüğünden TSH hormon ölçümleri doğumdan sonra belirli aralıklarla yapılmalıdır. Tiroid bezi iltihabı doğumdan sonraki 9 ay içinde bu hastalarda sık görülür.

C- Gebelikte Aşırı Kusan Kadınlarda Görülen Tiroid Hormon Değişikliği:

Aşırı kusan ve bulantısı olan gebe kadınlarda bazen serbest T4 hormonunda artma TSH hormonunda düşme olabilir. Bu durum için ilaç kullanılmaz. Kendiliğinden düzelir.

D- Gebelikte tiroid hormonları normal olduğu halde sadece anti-TPO antikor yüksekliği olması da risklidir
Anti-TPO antikoru yüksek olan kadınlardaerken doğum, düşük riski ve doğum sonrası depresyon ve tiroid yetmezliği riski artmıştır. Bu nedenle sık aralarla TSH hormon ölçümü yapılmalı ve bu kontrollerin doğum sonrası da devam etmesi gerekir.
E-Gebelikte Tiroid hormon yetmezliği (Hipotirodi):
Tiroid yetmezliği bebekte zeka geriliği yaptığından hamile kaldığını öğrenir öğrenmez kadınlar hemen TSH hormonu ölçümü yaptırmalıdır. Tiroid yetmezliği varsa Levotiroksin ilacı kullanılır ve doğumdan sonra da emzirme döneminde bu ilaca devam edilir. Bu ilacın emzirme döneminde bebeğe zararı olmaz.

F. Emzirme Döneminde Sigara İçmeyiniz:
Sigara için annelerin sütlerinde iyot azalır ve çocukta tiroid yetmezliği gelişebilir. Bu nedenle emziren kadınlar sigara içmemelidir.

G. Gebelikte Guatr Sıklığı Artar:
Gebelik döneminde guatr oluşum sıklığı arttığı gibi gebe kalmadan önce guatrı olan kadınlarda guatrın büyüdüğü gözlenir. İyot eksikliği olan kadınlarda bu durum daha sık oluşur. İyot kaybının gebelikte artması ve bebeğin iyot kullanması nedeniyle iyot ihtiyacı artar. Bu nedenle gebelik döneminde iyot alımı artırılmalı ve guatr varsa Levotiroksin ilacıyla tedavi yapılmalıdır.



BAZI ÖNERİLER: 1.İçinde levotiroksin bulunan ilacı kullanan kadınların özellikle menopoz döneminde TSH düzeyinin iyi takibi gerekir. İlaç fazla gelir ve TSH çok düşerse kemik erimesi gelişebilir. Bu nedenle kemik taramalarınızı doktorunuzun önerdiği sürelerde yaptırınız ve kalsiyum alınız.
2. Gebe ve Emziren kadınlar iyotlu tuz yemelidir



3. Emziren kadınların sigara içmesi sütle çocuğa geçen iyot miktarını azaltır ve bebeğin beyin gelişimi iyi olmaz. Emziren kadınlar bu nedenle sigara içmemelidirler. Bir gebenin günde 200 mikrogram iyot alması gerekir. Bu miktardaki iyot multivitamin ilaçlarda bulunan iyot ile sağlanabilir. Emziren kadınlarda ise günde 290 mikrogram iyot alınması gerekir.


4.Menopoz tedavisinde kullanılan isoflavon: Menopozdaki kadınlarda sıcak basması gibi şikayetleri azaltmak için kullanılan ve soya fasulyesinden elde edilen isoflovan ilacı eğer kadında iyot yetmezliği varsa tiroid yetmezliği yapabilir. Bu nedenle bu ilacı kullanan kadınlarda idrarda iyot ölçümü yapılmalı ve eksiklik varsa verilmemelidir. İsoflovan bezdeki TPO enziminin çalışmasını bozarak iyodun bez tarafından alınmasını engellemektedir.



5. Tiroid bezi yetmezliği olan hastaların % 40 kadarında ve özellikle kadınlarda depresyon ve panik atak sık görülür. Tedaviyle şikayetlerde azalma olmasına rağmen bazen dirençli bir depresyon yani sık nüks eden veya tekrarlayan depresyon görülebilir. Bu hastalarda tiroid bezi yetmezliğinin iyi tedavi edilmesi gerekir.


6. Radyoaktif iyot alan kadınların 1 yıl süre ile gebe kalmamaları gerekir.

7. Doğum sonrası ve Gebelik öncesi ve gebelik sırası Tiroid hormon ölçümleri (TSH, ST3, ST4) yaptırınız.


KAYNAKLAR:
1. Prof Dr Metin Ozata, 99 Sayfada Tiroid hastalığı, İş bankası yayını, 2008
2. http://www.guatrcenter.com
2. http://www.tiroiddr.com
3.http://www.endokrin.org

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

KADINLAR VE GUATR (TİROİD) HASTALIĞI ile İlgili Kavramlar : kadın, guatr, kadınlar, doğum, tiroid, kısırlık, düşük, menopoz, adet bozukluğu, adet, menstruasyon
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"KADINLAR VE GUATR (TİROİD) HASTALIĞI" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Metin ÖZATA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Sünnet: Neden? Ne Zaman? Nasıl? , Prof.Dr.Ünal ZORLUDEMİR
  • Gebelikde Down Sendromu Tarama Testleri , Dr.Ayşe DARAMA
  • Kış Aylarında Koah'da Alevlenmeye Dikkat ! , Dr.Sevin KARALAR
  • Bebek Beslenmesi Ve Ek Gıdaya Geçiş, Saatlere Göre Öğün Listeleri , Dr.Ali MUSLU
  • Tüp Bebek Tedavisi , Dr.Firdevs UĞUZ
  • Probiyotikler, Prebiyotikler Ve Gebelik , Dr.Kenan ERTOPÇU
  • Kürtaj , Dr.Ayşe DARAMA
  • Yaşamın Akışı İçinde Ne Kadar İyimser Olabiliyorsunuz? , Dr.Sevilay ZORLU
  • Akupunktur İle Boyun Ve Bel Fıtığı Tedavisi , Dr.Ebru EGEMEN UYSAL
  • Hormonlu Spiralle İlgili Merak Ettikleriniz , Dr.Rami ASKER
  • Kime Başvurayım? Psikiyatriste Mi, Psikoloğa Mı, Danışmana Mı, Yaşam Koçuna Mı? , Dr.Ali Algın KÖŞKDERE
  • Labioplasti Operasyonu İle Küçük Dudakların Şekillendirilmesi , Dr.Kutlugül YÜKSEL
  • Hayatımızda Estetiğin Rolü , Prof.Dr.Ege ÖZGENTAŞ
  • Vitiligo’da İmmunoterapi Tedavisinin Sonuçları Nasıldır? , Dr.Ülkü DURAKSOY
  • Yanık İzleri Tedavi Edilebilir Mi? , Prof.Dr.Ege ÖZGENTAŞ
  • Zamana Karşı Bir Savaş …..Botoks-Dolgu Uygulamaları , Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
  • Çocuklarda Göz Sulanması Ve Nazolakrimal Kanal Tıkanıklığı , Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
  • Genital Enfeksıyonlar,kasık Ağrıları,hpv , Dr.Ayşe DARAMA
  • Hamileliğe Karar Verince Yapılacaklar,gebelikde Kanama Ve Düşükler , Dr.Ayşe DARAMA
  • Kronik Sinüzit Nedir Ve Akupunkturla Tedavisi Nasıldır? , Dr.Mehmet Salih ÖZAYTÜRK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    08:20
    Top