2007'den Bugüne 88,755 Tavsiye, 27,436 Uzman ve 19,542 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Depresyon Nedir, Ne Değildir? Stres ve Başetme Yolları
MAKALE #3596 © Yazan Dr.İsmail GÖKŞEN | Yayın Eylül 2009 | 6,484 Okuyucu
DEPRESYON NEDİR? NE DEĞİLDİR?

Depresyon zayıflık değil, bir hastalıktır. Üzüntü depresyon değil, ancak üzüntü kişinin kendi kendisine ve çevreye yetmediği zaman depresyona çevirir. Beck kuramında; olumsuz üçlü kendini, dünya ve yaşantıları, geleceği olumsuz algılama, olumsuz düşüncelerin otomatik olarak ortaya çıkması, bilgi işlemede ve algıda sistematik hataların olması temel işlevsel olmayan sıkıntıların ortaya çıkması depresyondur. Depresyon sırasında sinir sisteminde bazı hormonlar düzensiz salgılanmaktadır. Uykusuzluk, iştahsızlık, konsantrasyon bozukluğu, halsizlik, durgunluk biyolojik bozukluğun bir göstergesidir. Depresyonda hayatın her alanına yayılmış isteksizlik, karamsarlık, kendine güvensizlik vardır. Depresyona giren kişiler dini inançlarını hastalıkla baş etmede yararlı bir biçimde kullanabilir, bu kişilerde intihar ise daha azdır. Depresyon iman zayıflığından da değildir, ancak rahatsızlık sırasında bazen ibadet de bırakabilir.
Depresyon cinsiyet, meslek, yaş ve gelir gözetmeksizin herkeste görülebilir. Genel popülâsyonda her 20 kişiden birinin depresyona girme riski vardır. Depresyon beyin kimyasında değişikliklerle ilişkili olarak ortaya çıkabileceği, mutsuzluk, dikkat azalması, hayattan zevk alamama ya da bedensel belirtilerle kendini gösterebilir. Depresyonun zayıflık olarak algılanmaması gerekir.“ Kişi, kontrolü dışında gerçekleşen birçok sebebe bağlı olarak mutsuz olabilir.”. Ekonomik nedenler stres ve de depresyonu artırmak için bir neden olabilir.
DSM-IV-TR’ye göre; iki haftalık bir dönem sırasında, daha önceki işlevsellik düzeyinde bir değişiklik olması ile birlikte aşağıdaki semptomlardan beşinin (ya da daha fazlasının) bulunmuş olması; semptomlardan en az birinin ya (1) depresif duygu durum ya da (2) ilgi kaybı ya da zevk artık zevk alamama olması gerekir.
Not: Açıkça genel tıbbi bir duruma bağlı olan ya da duygu duruma uygun olmayan sanrı veya varsanı semptomlarını katmayınız.
1 – Ya hastanın kendisinin bildirmesi (örn. Kendisini üzgün ya da boşlukta hisseder) ya da başkalarının gözlemesi ( örn. Ağlamaklı bir görünümü vardır.) ile belirli, hemen her gün, yaklaşık gün boyu süren depresif duygu durum. Not: Çocuklarda ve ergenlerde irritabl duygu durum bulunabilir.
2 – Hemen her gün, yaklaşık gün boyu süren, tüm etkinliklere karşı ya da bu etkinliklerin çoğuna karşı ilgide belirgin azalma ya da artık bunlardan eskisi gibi zevk alamıyor olma. ( ya hastanın kendisinin bildirmesi ya da başkalarınca gözleniyor olması gerekir.)
3 – Diyete bağlı olmayan önemli derecede kilo kaybı ya da kilo alımının olması ( Örn: ayda, vücut ağırlığının % 5’inden fazlası olmak üzere) ya da hemen her gün iştahının azalmış ya da artmış olması. Not: Çocuklar da, beklenen kilo alımının olmaması.
4 – Hemen her gün, insomnia (uykusuzluk) ya da hipersomnianın (aşırı uyku) olması.
5 – Hemen her gün, psikomotor ajitasyon ya da reterdasyonun olması (sadece huzursuz-luk ya da ağırlaştığı duygularının olduğunun bildirilmesi yeterli değildir, bunların başkaların- ca da gözleniyor olması gerekir.)
6 – Hemen her gün, yorgunluk – bitkinlik ya da enerji kaybının olması.
7 – Hemen her gün, dengesizlik, aşırı ya da uygun olmayan suçluluk duygularının (sanrısal olabilir) olması (sadece hasta olmaktan ötürü kendini kınama ya da suçluluk duyma olarak değil).
8 – Hemen her gün, düşünme ya da düşüncelerini belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırma yetisinde azalma ya da kararsızlık.( ya hastanın kendisi söyler ya da başkası gözlemiştir).
9 – Yineleyen ölüm düşünceleri (sadece ölmekten korkma olarak değil), özgül bir tasarı kurmaksızın yineleyen intihar etme düşünceleri, intihar girişimi ya da intihar etmek üzere özgül bir tasarının olması.
Psikiyatrik hastalıkların“ruh hastalığı” şeklinde adlandırılması sadece yanlış isimlendirmedir. Dini anlamdaki ruh, psikiyatrinin alanı değildir. Zaten Kur’an-ı Kerim Ruhu “Allah’ın emrinden” olarak tanımlamakta ve hakkında pek az şey bileceğimizi bildirmektedir. Din adamları da bu anlamdaki ruhun hasta olmayacağını söylerler. Bu açıdan bakıldığında da “ruh hastalığı” terimi yanlıştır. Ruh kelimesi Arapça olduğu halde, Arapçada psikolojiye ruh bilimi değil “ilm-ü nefs” denmesi bu karmaşayı önlemektedir. Ruhu sürücüye, vücudu arabaya benzetirsek, psikiyatrik hastalıkları da arabanın motor arızaları olarak görebiliriz. Tıpkı arabanın yağının, suyunun v.b. sıvıların dengesinin bozulmasıyla araba düzgün çalışmaz hale geliyorsa; beyindeki serotonin, noradrenalin gibi salgıların düzeninin bozulması da duygu, düşünce ve davranışlarda problemlere yol açar.
İlaç kullanmadan hastalığı geçiştirmeye çalışmak doğru değildir. Uygun antidepresif tedavi, psikoterapi, dirençli vakalarda EKT ve de diğer yöntemlerle depresyon düzelir. Depresyon düzelmeden bir insanın evlenmeye yönlendirilmesi mutsuz bir evliliğe neden olabilir. Çocukların % 2.5 i, gençlerin % 8.3’ ü depresyondadır. Yaşlılarda ise % 3 dür.
Depresyon yaşanan sıkıntıların bir sonucu değildir. Eşiyle sorunlar yaşayan depresyon daki bir kişi eşi kendisine iyi davransa da kendini iyi hissetmeyebilir. Dertler ve depresyon, tavuk – yumurta döngüsü gibidir. Depresyondaki kişi yaşam enerjisini kaybetmiştir. Nereye gitse depresif ruh hali onunla gider.
Hastanın ve çevrenin kendisinden beklentilerini azaltmalı, adeta hayatı ‘rolantiye’ almalıdır. Koşu, spor ve sosyal aktiviteleri kademeli olarak artırılmalıdır. Depresyon için verilen ilaçlar uyuşturucu değildir ve de kişiliği değiştirmez. Dünya Sağlık Örgütü’nün depresyon tedavisinin en az 4 - 6 ay sürdürülmesi gerektiğini tavsiye etmekte olup, kullanılan antidepresan ilaçlar bağımlılık yapmamaktadır. Nasıl ki günlük çöpler hergün çöp kutusuna atılırsa, kişinin günlük streslerini de atması gerekir, yoksa birikerek anksiyete ve depresyona dönüşebilir. Nasıl ki kalp önce kendine sonra da vücuda kan pompalarsa; depresyondaki kişilerin de sevdiklerine daha iyi davranabilmeleri için önce kendilerinin iyi olmaları gerekir.
Psikoterapi nasihat yada sohbet etmek değildir. Dinamik terapilerde; hastanın bilinç dışındaki çatışmalar, çağrışımların yorumlanması yoluyla açığa çıkarılıp, terapist-hasta arasındaki aktarım (transferans) ilişkisinde çözümlenir. Bilişsel terapilerde; hastanın çocukluğundan beri oluşan negatif ve disfonksiyonel düşünce kalıpları, önce saptanır ve alternatif düşünce üretme ve bunları test etme yöntemiyle değiştirilir. Davranışçı terapilerde; hastanın belli davranış kalıbı ödevler verilerek değiştirilir. Bunlar gibi daha başka terapi teknikleri de vardır. Bunların hiçbiri sadece hastayı konuşturup, rahatlatmayı amaçlamaz. Terapi sonunda belli bir çözümleme ve değişiklik gerçekleşir. Hastaların düşüncelerinin farkına varması, bilişsel hataların sorgulanması ve yerine daha dengeli düşüncelerin konması ve de yeni düşünce örüntüleri için plan yapılması gerekir.

Herkese stressiz, sıkıntısız ve de depresyonsuz, günler dilerim...
STRES VE BAŞETME YOLLARI
Stres; yaz yağmuru gibi azı motive edici çoğu ise zarar verici bir durumdur. Zihinsel ve bedensel sınırların zorlanmasıdır. İnsanlık tarihinin her döneminde stres insan yaşamının kaçınılmaz bir parçası olmuştur.

Stres günümüz insanını ve özellikle bazı meslek gruplarını çok fazla etkileyen, ciddi birtakım hastalıkların kökeninde yer alarak önemli maliyetlere sebep olan tıbbı bir durumdur. Örneğin borsadaki dalgalanmalar bir iş adamı için strestir.

Birçok yaşam olayları; eş ölümü, boşanma, eşlerin ayrı yaşaması, aileden yakın birinin kaybı, işten atılma, sınav, işyerine uyum sağlama, mali durumda değişiklik, büyük borca girme, ipotekle karşı karşıya kalma vb. durumlar stres nedenidir.

Aşırı stres insanı iş göremeyecek bir duruma getirebilir ancak stres hep olumsuzda değildir. Herkes için değişebilen belirli bir dozda var oluşun bir özelliğidir ve etkili bir işleyiş için gereklidir. Olumlu stres her birimizin en rahat çalıştığımız ve en verimli olduğumuz durumdur.

İnsanları olaylardan çok algıları huzursuz eder. Olumlu ve olumsuz stres arasındaki kritik farklılık kişinin stres oluşturucu olay ya da ortamı nasıl algıladığına ve onunla nasıl başa çıktığına bağlıdır.

Stresle uyum aşamasında; vucut alarm, direnç ve tükenme aşamaları geçirir. Alarm aşamasında; stres yaratıcı faktör fark edilir ve biyokimyasal tepkiler harekete geçirilerek beden kendisini korumaya hazırlar. Strese uyum yapıldıkça direnç ortaya çıkar. Stres yaratıcı faktör ortadan kalkmaz ve etkisini sürdürmeye devam eder ise beden tükenme aşamasına girer ve her türlü hastalığa açık duruma gelir. Sonuçta stresin etkisini hep olumlu düzeyde tutabilmeyi öğrenmek gerekir.

Fiziksel Stres Belirtileri;



· Tansiyon yükselmesi
· Sindirim bozukluğu
· Nabızda artış
· Kasların gerilmesi
· Diş gıcırdatma
· Nefes darlığı
· Baş ağrısı
· Yorgunluk
· Alerji
· Mide Bulantısı vb.

Davranışsal Stres Belirtileri



· Uykusuzluk
· Uyuma isteği
· İştahsızlık
· Yeme alışkanlığında artış
· Sigara kullanma
· Alkol kullanma

Psikolojik Stres Belirtileri



· Gerginlik
· Geçimsizlik
· İşbirliğinden kaçma
· Sürekli endişe
· Yetersizlik duygusu
· Yersiz telaş
· Aşırı tedirginlik
· Duyguların yoğunlaşması

Stresle Başa Çıkmada Bireysel Stratejiler



· Soruna yönelik başa çıkma
· Duyguya yönelik başa çıkma

Stres yönetimi yada stresle başa çıkma; ruh ve beden sağlığını korumak, üretici, verimli ve kaliteli yaşamı sağlamakla mümkündür.



· Bedensel hareket yapmak
· Yürüyüş
· Koşu
· Yüzme vb.
· Solunum egzersizi
· Meditasyon
· Aşamalı gevşeme
· Düzenli beslenme
· Sosyal ve kültürel etkinlikler
· Müzik
· Masaj
· Dua ve ibadet
· Seçenekleri gözden geçirme
· Zaman yönetimi
· Fıkra
· Şaka
· Komedi filmleri izlemek
· İyi şeyler düşünmek
· Ölçülü olmak

Stresle başa çıkmada kişinin kendisiyle diyaloga girmesi gereklidir. Karagün kararmaz, herkese stressiz günler dilerim.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Depresyon Nedir, Ne Değildir? Stres ve Başetme Yolları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.İsmail GÖKŞEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.İsmail GÖKŞEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İsmail GÖKŞEN Fotoğraf
Dr.İsmail GÖKŞEN
Kayseri
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.İsmail GÖKŞEN'in Makaleleri
► Stres, Depresyon ve Hormonlar ÇOK OKUNUYOR Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Kürtaj Nedir Ne Değildir Op.Dr.Mürüde ÇAKARTAŞ DAĞDELEN
► Dikkat Eksikliği Nedir, Ne Değildir? Dr.Zengibar ÖZARSLAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,542 uzman makalesi arasında 'Depresyon Nedir, Ne Değildir? Stres ve Başetme Yolları' başlığıyla benzeşen toplam 95 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:55
Top