2007'den Bugüne 84,705 Tavsiye, 26,487 Uzman ve 18,855 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Evrim EGEDEN
Veteriner Hekim - İstanbul

Evrim EGEDEN Fotograf
  TavsiyeEdiyorum.com Üyesi69 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş

Tavsiye ve Teşekkür

69

[Siz de Tavsiye Edin!]
Eleştiri (?) : 1
Evrim EGEDEN Eposta Uzmana Gönderilen Mesaj

48
(%93.8 okundu)

[Uzmana özel mesaj gönderin]

Evrim EGEDEN'in Tavsiye Ettigi Uzmanlar Evrim EGEDEN'in Tavsiye Ettiği Uzmanlar
-

Evrim EGEDEN'in İletişim Bilgileri
Adres 1:
Ada Veteriner Polikliniği
Sülün Sokak No:14 1: Levent 34330 Beşiktaş
İstanbul
(7/24 Veteriner Polikliniği - Veterinary Policlinic Open for 24 hours)
Telefon 1 :
Telefon 2 :
Telefon 3 :
(Faks)

Kişisel Bilgileri
Cinsiyeti: Erkek
Doğum Tarihi : 1979 (41 yaşında)
Doğum Yeri : İstanbul
Yabancı Dil : İngilizce
Mezun Olduğu Üniversite
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi (2002 Mezunu)
Bilgiler uzman tarafından girilmiştir.
Evrim EGEDEN Tavsiye YazilariTavsiye ve Teşekkürler
Merve Ademoğlu
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
25.Kasım.2019
TavsiyeNo: 112449
Kızım (köpek) bir yıla yaķındır ender rastlanan hastalıklardan biri olan Myasthenia Gravis ve son dönemde buna bağlı olarak gelişen Megaözafagus ile mücadele ediyor. Evrim Bey'i tanımadan önce tüm maddi imkanlarımı sonuna dek kızımın iyi olması için kullanıp her seferinde daha da kötüye gidişini görmekten ötesini elde edememiş biriydim. Kızım gittikçe daha fazla zayıflıyor, beslenemiyor, 4 ayak üzerinde duramıyordu. Belli ki yanlış ya da eksik tek bir tedaviye dahi dayanacak zamanı kalmamıştı ve ben onun için kahır etmekten fazlasını yapmalıydım. Araştırmalarım sonucu birçok yerde Dr House ile özdeşleştirilen Evrim Egeden ismiyle rastlaştım. Kendisine ulaşmamın ardından hemen bizi davet etti. Günlerden cumartesi, akşam saat 8'de Ada Veteriner Polikliniği'nin yolunu tuttuk. Köpeğimin durumu felaket, anında durumun vahametini paylaşıp yol haritamızı çıkararak tedaviye başladı. Sanıyorum klinikten çıktığımda saat gece 2'ydi ve Evrim Hoca hala hastalarının başında duruyordu. Yarın ne yapacağız dediğimde sabah 9'da falan bana yaz dedi. Yani ertesi sabah, pazar günü sabahın köründe! Yıllardır hayvan bakıyorum ben böyle bir hekimle karşılaşmadım. O pazar sabahı bana kızım için özel olarak aldığı kocaman bir çöp kutusunda (çünkü hastalığı dik konumda beslenmesini gerektiriyordu ve kendisi anında formül üretmişti) besleme videosu attı. Kızım baya baya yemek yiyordu yahu! Bu muhteşem gelişmenin ardından yoğun bir tedavi programına başlayarak klinikte günler geçirdik. Neostigmine temelli uygulanan tedavi, besleme yol ve yöntemi kızımı ayağa kaldırmıştı. Kusma, öğürme ve öksürükleri kesilmişti, gözünün ışığı geri gelmişti. Evrim Hocamızın kendisi gibi muhteşem insanlardan kurduğu ekip, huysuz kızım için her 6 saatte bir tedavi uyguluyor, uygun pozisyonda tutarak beslenmesini sağlıyor, besleme sonrası en az yarım saat aynı pozisyonda kalması adına gayret gösteriyorlardı. Çok fazla emek gerektiren bir vakaydı ve bunu özenle, sevgiyle, sabırla yapıyorlardı. Huysuz kızım tarafından ısırılma tehlikesi sözkonusuyken hem de, zira ısırıldılar da, çok özür dilerim:( Diyeceğim, Ada Veteriner Polikliniği'nde ağzını açmaya imtina eden, daha fazla para almak için lüzumsuz tedavi ve testler uygulayan, hekimliği bırakalım insanlığını unutmuş ve en önemlisi sizi, evladınızı çaresiz koyan insanlarla asla karşılaşamazsınız. Evrim Hocanın her soruna derman olacağına içtenlikle inanarak, hiçbir yavrunun, hiçbir ailenin acı çekmemesi için kendilerini (çok sayıda klinik gezmiş, çok sayıda hekim tanımış biri olarak) ilk sıraya koymanızı ısrarla öneriyor ve bu vesileyle tekrar, 3 günlükten beri benimle olan bebeğimi, hayatımdaki en kıymetli varlığı bana bağışladıkları için Evrim Egeden ve tüm Ada Veteriner Polikliniği Ailesine sonsuz teşekkür ediyorum. Biz çok iyiyiz ve sizi mahçup etmeyerek daha da iyi olacağız:)
     1 Beğeni    
Sena Çalışkan
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
13.Ağustos.2019
TavsiyeNo: 111033
herkese merhaba, öncelikle şunu belirtmek isterim ki Evrim Bey olmasaydı şuan köpeğim Ria aramızda olmayacaktı. Son 2 yıldır köpeğimi neler çektiğini ve Evrim Bey'in nasıl tespit edip kurtardığını kısa bir şekilde anlatmak isterim : Ben Ria'yı(12 yaşında) 2 yıl önce barınağa terk edilecekken görüp sahiplendim. İlk sahiplendiğimde vajinasından mukus şeklinde sürekli iltihap akıyordu. Bu sorun için Ria'yı bir çok veterinere götürdüm. Ama maalesef ki hepsi geçici çözüm oldu bize. Kimisi sistit dedi, kimisi mantar dedi, hatta hekimlerden bir tanesi daha önceki kısırlaştırma operasyonunu becerememişlerdir diyerek tekrar kısarlaştırmak için opere bile etti. Sonuç olarak köpeğimin vajinal akıntısı geçmedi hatta akıntının yanında kan da gelmeye başladı. Bunun sonucunda artık özel veteriner kliniklerine güvenmeyerek soluğu Site Editörleri Tarafından Kapatıldı vet. fak. hastanesinde aldım. Fakülte, içeride kalan tüm dişisel organları almaya karar verdi ve köpeğim ameliyata girdi. (3. kez kısırlaştırma operasyonu geçirdi) Ameliyat sonrasında, hekimler bana Ria'nın idrar torbasında daha önceki operasyonlardan UNUTULMUŞ VE KAPSÜL HALİNE GELMİŞ GAZLI BEZ çıkarttıklarını söylediler. Yani köpeğimin yıllardır kanamasının sebebi 6 yıl önce geçirdiği kısırlaştırma operasyonunda unutulan gazlı bezmiş. Bu operasyondan sonra Ria biraz daha rahatladı düzelecek derken yine kanama sorunlarımız birden şiddetlenerek devam etmeye başladı. Bunun üzerine yine fakülteye başvurdum, fakat 8 AY BOYUNCA ultason dahi bakmayıp sadece ilaç yazarak, sorunu çözemeyip sadece hastalığı daha da uzattıkça uzattılar. Bu arada köpeğimin kanaması gittikçe artmış, yürüyemez hale gelmişti. Tam özel/devlet hiç bir kliniğe güvenemiyorum derken yakın bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine ADA VETERİNER POLİKLİNİĞİ'NE başvurdum sorunumuzu çözmesi için.Evrim Bey ve ekibi ilk günden itibaren köpeğimle yakından ilgilenip, titizlikle sorunu anlamaya çalıştılar. Ultason, kan/idrar tahlilleri derken kısa bir süre içerisinde Evrim Bey sorunumuzu çözdü, böbreküstü bezinde ve idrar torbasında tümörler gördüğünü ve bunların operasyonla uzaklaştırılıp, sonrasında o bölgeye uygun protokolle kemoterapi uygulayarak sorunlarından kurtulabileceğimizi söyledi. Bunun üzerine köpeğim Ria opere oldu, kanamaları azaldı ve sağlıklı bir köpek konumuna geldi. Şuan kemoterapi tedavisi görüyor ve çok mutlu. Evrim Bey, Özlem Hanım ve Ada Veteriner Polikliniği ekibine sonsuz teşekkürler, kimsenin çözemediği sorunumuzu çözdüler, onlar olmasaydı köpeğim şuan aramızda olmayacaktı..
     5 Beğeni    
Kadir Hakyemez
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
20.Mayıs.2019
TavsiyeNo: 109819
1 yaşında rottweiler dişi köpeğimde yaklaşık 4ay once yaralar çıkmaya başladı. Kendi veterinerimiz yaralara çözüm bulamayınca bizi biyopsi icin Site Editörleri Tarafından Kapatıldı üniversitesi hayvan hastanesine yönlendirdi. Hastane de 3 hafta kadar oyaladilar bizi, 3 hafta sonucunda biyopsisi yapıldı köpeğimin. Bacaktan numune alındı ve 1 hafta sonra dikişler patladı. Biyopsi sonucu 1 ay sonra geldikten sonra plazmositom teşhisi konuldu. Bu tanınin kemoterapi tedavi protokolü bir türlü bulunamadı Site Editörleri Tarafından Kapatıldı üniversitede. Veteriner arayışına girdik bu boş geçen süre sonucunda. Bi yakinimizin önerisiyle Ada Veteriner klinigine gittik ve Evrim bey le tanıştık. Tahlillerimizi inceledikten sonra köpeğinde durumuna baktıktan sonra teşhisin yanlis olabilme olasılığını üstüne gitti. Ve hastanede kendisi biyopsi sonuçlarını inceledikten sonra tanınin yanlış olduğu sonucuna vardı. Yaklaşık 1 aydır kendisinin uyguladığı kortizon tedavisi sonucu köpeğimiz 4 ay sonunda sağlığına kavuştu. Ada Veteriner kliniği ve Evrim beye tecrübe ve ilgilerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz, herkese tavsiye ediyorum. Gözünüz kapalı hayvanları emanet edebilirsiniz.
     3 Beğeni    
S.A.
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
12.Mart.2019
TavsiyeNo: 108744
Benim oğlumla derdim 1,5 sene önce aşırı idrar yapması ve aşırı su içmesiyle başladı. Bunun yanı sıra karın bölgesi de yavaş yavaş karardı. İkametim Kurtuluş bölgesi olduğu için önce en yakın kliniklerle başladım. Daha sonra Feriköy olmak üzere bütün klinikleri gezdim ama tahliller yapılıyor tam teşhis tam teşhis yapılamıyordu. Feriköy’de bir veteriner bana bence Incipidus dedi. Sprey verdi. Yapabileceğim başka bir şey yok veteriner fakültesine git dedi. Fakülteye bir kere gittik. Onlar da tahlil yaptılar, ultrason çektiler ama teşhis koyamadılar birinci günde. Bizim düzenli gidip gelmemizi istediler ama bu çalıştığımız için mümkün değildi. Bunun sonrasında Nişantaşı’nda başka bir kliniğe gittik, sonuçsuz. Beşiktaş’ta tavsiye üzerine gittiğimiz klinikte mininin iğne tedavisi verildi, sabah akşam yapılması gerekiyor dediler. Bir hafta uyguladım sonuçsuz. Artık her şeyi göze almıştım. Çaremizi bulana kadar gezecektik. İnternetten araştırırken Cihangir’de bir klinikle irtibata geçtim durumu anlatınca Site Editörleri Tarafından Kapatıldı veteriner kliniğini önerdi. Orda Site Editörleri Tarafından Kapatıldı Beyefendiyi tanıdım. Tahliller yapıldı. İlk etapta karın bölgesindeki kararma giderildi Dermacumin ilaçla ki bu benim için bir mucizeydi. Öncesinde düzelmez demişlerdi, hatta giderek kötüleşiyordu. Kararmanın yanı sıra derisi bile kurumuş ve sertleşmişti. Buna sevinmişken idrar konusu düzelmiyordu ve ek olarak titremeler başladı. Bu sefer serum tedavisi uygulandı ama Fırat Bey konumuz hakkında araştırma yapıyordu hem eşi sayesinde veteriner fakültesi içinde hem de konuyu Evrim Bey’e aktararak. Artık oğluma aynı anda fikrini söyleyen birçok hekim oldu, ona göre ilaçlar verildi. Serum tedavisi devam etti ama bir türlü sonuçlar istediğimiz gibi olmuyordu. Bunu duyan Evrim Bey bizi görmek istedi. İkinci kere verilen Minirinin bizim için çözüm olmadığını, Flubestin kullanmamız gerektiğini belirtti ve büyük sabırla durumun ciddiyetini anlattı. Evet şu anda her gün bir hap alıyoruz ve Evrim beyin önerileri ile oğlum daha canlı ve normal seviyede idrar yapıyor, su içiyor. Titremeleri bitti. Halen kontrole gidiyoruz, tahliller yapılıyor ama artık sonuç veren bir tedavimiz var Evrim Bey sayesinde.
     4 Beğeni    
Erkan Çakmak
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
11.Mart.2019
TavsiyeNo: 108735
Kedimiz Lima’nın yaklaşık 7 hafta önce kusma, ateş, kilo kaybı ve halsizlik bulguları başladı. Edirne’de yaşadığımız için önce yakınımızdaki veteriner kliniklerine başvurduk. Bir enfeksiyonu mevcut denilip yaklaşık 5 gün antibiyotik ve damar yolu ile sıvı tedavisi aldı. Beraberinde coronavirus antikor testi yapıldı ve FİP (Feline İnfectious Peritonitis) olabilir denildi. Tabi bu haber çok çok sıkıntılı günlerimizin başlangıcı oldu. Hep içimize sinmeyen bir şeyler vardı. Lima ile birlikte İstanbul’a geldik. Başvurduğumuz veteriner kliniğinde yaklaşık 3 gün kaldı. Antibiyotik ve yine serum tedavisi yapıldı tekrar coronovirus için test yapıldı ve kediniz kuru FİP denildi. Bu haberler tam bir yıkım oldu bizim için. İnterferon omega tedavisi önerildi. Bir yandan interferon aramaya başladık diğer yandan FİP ile ilgili içimize sinmeyen durumların araştırmasını yaparken tesadüfen Ada Veteriner Polikliniği’nin internet sayfasında FİP ile ilgili bilgilere rastladık ve Limayı oraya götürmeye karar verdik. Başvurumuz ile birlikte dibe vurduğumuz yerden çıkmaya başladık. Evrim Bey ve Özlem Hanım ile tanıştık. 14.00 da randevumuz vardı ve Lima yaklaşık 17.00 da aslında 6 haftadır tespit edilemeyen ve doğru tanı olan ‘’yabancı cisim’’ nedeni ile ameliyata alındı. Yanlış yerlerde geçirilen 6 haftanın Evrim Bey ve Özlem Hanım ile karşılığı sadece 3 saat idi. Tabi çok vakit kaybetmiştik. Lima ufak bir kapak benzeri cisim yutmuş bu bağırsağında tıkanıklığa ve hatta bağırsak duvarının nekroz ile perforasyonuna (bağırsağın delinmesine) sebep olmuş. Karnının içi iltihaplı sıvı ile dolmuş. Yaklaşık 4 cm lik bağırsak çıkartıldı ve kalan kısımlar uç uca birleştirildi. Yoğun antibiyotik tedavisi başlandı ve Lima, Ada Veteriner Kliniği’nde kaldığı 4. günün ardından bugün eski güzel enerjisi ve neşesiyle taburcu oldu. FİP tanısı koyma modası farklı hastalıkların tanısında geri dönüşü olmayan üzücü olayların gelişmesine sebep olabilir. Evrim Bey ve Özlem Hanım öncülüğünde tüm Ada Veteriner Polikliniği ailesine ilgileri, sabırlı ve sevecen tavırları için çok teşekkür ediyorum.
     6 Beğeni    
Volkan Yetilmezer
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
12.Kasım.2018
TavsiyeNo: 106658
Öncelikle şunu söylemek isterim, Evrim Bey olmasaydı, kedimiz Meloş ölmüştü. Onun sayesinde şu an trup gibi. Şimdi hikayemizi anlatayım. Aralık ayında kapımıza bir kedi geldi. Bizde hadi dedik mama verelim. Derken ertesi gün yine geldi. Sonrasında aylarca bu şekilde geldi gitti. Bazı akşamlar da bizde yattı. Şubat ayında bir gün eve resmen ağlayarak geldi. Muhtemelen ağaçtan düşmüş ve apartman parmaklıklarının sivri kısmı yan tarafından ona girip çıkmış. Yan tarafından bağırsakları sarkık bir şekilde eve geldi. Apar topar mahallemizdeki veterinere götürdük. Kaburgada kırık, karaciğerde ve akciğerde delik ve bağırsaklarda hasar vardı. Yani artık ölmekle ölmemek arasındaydı. Sağolsun veterinerimiz onu bir şekilde hayata döndürdü. Aylar geçti ama sonrasında bir türlü düzelmedi. Neredeyse her hafta hatta bazen gün aşırı kusuyordu. Bazen de yemek yemeği ve su .çmeyi bırakıyordu. Yaklaşık dört defa bu şekilde ölüm döşeğinden kurtuldu. Serum yapılınca kendine geliyor, kısa bir süre sonra da yine çöküyordu. Gel zaman git zaman bu şekilde aylar geçti. Ardından veterinerimizin tavsiyesi ile Site Editörleri Tarafından Kapatıldı Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'ne götürdük. Üç kez fakülteye gittik. her gittiğimizde hem kan hem idrar tahlili yapıldı. Sağolsun oradaki hoca çok ilgilendi ama öğrenciler kan alırken kedinin resmen canına okudular. Adı üstünde fakülte. Kediye kadavra muamelesi yaptılar resmen. Tabi her tahlil v.s. yapıldığında da dünyanın parasını alıyorlar. Dediler ki böbreğinde sorun var. Bir sürü ilaç verdiler, özel mamalar yemesi gerektiğini söylediler. Tamam dedik. Garibim kedinin içi dışı ilaç oldu. Dünyanın parasını verip özel mamalar aldık. Daha da kötü oldu. Sora ilaçları değiştirdiler. Tabi mamaları da. Daha pahalı olan özel mamalara geçtik. İlaç ve mama parası önemli değildi ama kedimize sürekli işkence çektiriyorlardı. Baktık olacak gibi değil, farklı bir çözüm yolu ararken, bir arkadaşımız Evrim Bey'i tavsiye etti. Bize çok uzaktı ama yine de gidelim dedik. Elimizde bir sürü tahlil raporu, bir sürü ilaçla kapısını çaldık. Evrim Bey'in yaptığı muayene sonrasında Addisson denen bir hastalıktan şüphelendi. Buna yönelik ilaç tedavisine başladık. Ancak bir kaç gün sonra tedaviye ters bir şekilde yanıt vermeye başladı. Ardından Evrim Bey tam olarak iç organlarında neler olduğunu anlamak için kontrastlı röntgen çekti. Meğerse Meloş'un bağırsakları iki yerden sıkışmış. Mide büyüklüğünde iki tane daha şişlik olmuş. Acilen ameliyata alınması gerektiğini söyledi ve biz de onay verdik. Ameliyat sırasında, Meloş'un karnı açıldığında asıl olayın, diyaframın yırtılması sonucu bağırsakların burada iki yerden sıkışmış olması olduğu görüldü. Ameliyat sonrası 1 haftalık iyileşme sürecinden sonra şu an resmen tazı gibi bir kedi oldu. Mahallemizdeki veterinerin bunu fark edecek ekipmanı yoktu. Ama koca fakültede de mi bu ekipmanlar yoktu? Boşu boşuna dünyanın ilacını aldı, garip garip mamalar yedi, defalarca iğneler batırıldı. Fakülteye gitmeye devam etseydik kim bilir daha ne işkenceler yapacaklardı. Allahtan Evrim Bey ile tanıştık ve bilgisiyle Meloş'umuzu kurtardı. Şu an hiç bir yemek yada su problemi yok. Acayip enerjik. Hiç olmadığı kadar mutlu. İyi ki Evrim Bey var...
     6 Beğeni    
Mars
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
27.Ekim.2018
TavsiyeNo: 106341
Mars’ım oğlum üç yaşında kısır bir kedi. Tam 1 yıldır idrar yolları ve dışkılama problemi yaşıyordu. Bebekliğinden beri veterineri milyonlarca teste ilaca rağmen neyden kaynaklandığını bulamayıp Site Editörleri Tarafından Kapatıldı üniversitesi veterinerlik fakültesine yönlendirdi bizleri. Oraya da gittiğimizde Mars’a sürekli geçici çözüm yaratan reçetelerle Mars’ın durumunu geçiştirdiklerini gördük. Serum tedavileri mi dersiniz her gün iğne tedavisi mi neler neler ama günün sonunda bu hayvanın nesi olduğunu kimse söylemiyor ve sürekli müdahale etmekten (para kazanmaktan) başka bir şey yapılmıyordu! Mars iyice zayıfladı ve resmen günden güne gözümüzün önünde ölmeye başladı tekrar bir umut diyerek profesörleri vardır umuduyla fakülteye götürdük ve Mars’a FIB teşhisi kondu!! ‘Yapılacak pek bir şey yok bağışıklığını güçlü tutacağız yaşadığı kadar yaşayacak’ dendi. Hepinizin tahmin edebileceği gibi bir hayvan sahibinin kabul edeceği ya da duymayı kaldıracağı bir teşhis veya tedavi planı bu olamaz, olmamalı da! Günlerce internetten İstanbul’da gerçekten iyi olan veteriner hekimleri araştırdım ve bu araştırmam devam ederken bir gece Mars çok fenalaştı ve nefes alamamaya başladı. Sürekli öksürüyor gibi ses çıkarıyor ve gözlerini kısarak bakıyordu. Gerçek anlamda çaresiz bir şekilde hiç tanımadığımız ama araştırdığım kadarıyla en iyisi denilen Ada Veterinerlik’te Veteriner Hekim Evrim Bey’e gittik. Şansımıza o gece Evrim Bey nöbetçiydi ve baştan sona Mars’ın 1 yıllık tedavi (sözde) sürecini dinledi ve notlar aldı (daha önce hiçbir veteriner yapmadı bunu) ve Mars’ın sondalanması gerektiğine karar verdi. Bunca zamandır milyonlarca müdahaleye rağmen çocuğumun geldiği son nokta buydu hayvan nefes alamıyordu ve çözümü sonda deniliyordu. Gerçekten defalarca çözümsüz kalmanın verdiği inançsızlıkla bu çözümü sorguladım. ‘Ciğerlerine bakmamız lazım nefes alamıyor’ dedim. Süreç o kadar yıpratmış ki beni sürekli söylediklerine itiraz ettim ve hekimliğini kendi içimde sorguladım. Evrim Bey doğru olduğu bildiği yoldan hiç vazgeçmedi tam üç saat boyunca neden sondayı talep ettiğini sabırla anlattı. Yanlış okumadınız tam üç saat! Ne veterinerler gördüm bir iğneye 50 tl alıp gönderip çocuğuma sanki bir eşyaymış gibi yaklaşan ya da sanki alnımızda ‘para kasası’ yazıyormuşçasına ortada bir canlının sağlığı söz konusu değilmişçesine davranan. O yüzden Evrim Bey o günkü sabrı ile bizlere aslında aynı paydada olduğumuzu Mars’a en az bizim kadar yardımcı olmak istediğini ve bunun hiçbir maddi karşılığı olmak zorunda olmadığını çünkü ortada ‘ Bir Can Olduğunu!’ hissettirdi. Hayatı boyunca veterinerler Mars’a eldivenler ve battaniyelerle yaklaşırken Evrim Bey buna hiç gerek bile duymadı. Hayvanın dilini anlamak işte buydu!! Ve oğlum FIB değildi yanlış teşhis konulmuştu. İki ay boyunca Evrim Bey hep araştırdı ve farklı tedavi prosedürleri uyguladı. Her yeni ilaç tedavisinde bu ilacı neden kullandığımızı bizlere ayrıntıları ile anlattı. Sürekli durumunu sordu hatta yıllık izninde bile Mars’ın durumunu her gün ... [DEVAMI..]
     6 Beğeni    
Bd
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
30.Temmuz.2018
TavsiyeNo: 104924
Üç kedi sahibiyim iki british shorthair bir Scottish fold; bir tanesinde aşı yeri sarkoması, bir diğerinde Scottishlerin genetik hastalığı eklem üremesi hastalığı vardı. Aşı yeri sarkoması olan yavrumda 2017 Kasım ayında ufacık bir beze çıktı. O dönem gittiğimiz hekim yağ bezesi diyerek beklememizi söyledi. Beze büyümeye başlayınca Site Editörleri Tarafından Kapatıldı Üniversitesine gittik teşhis konuldu ve her halukarda ölür biraz daha büyüsün dediler yine bekledik. Biraz daha büyüyünce artık aldırmamız gerekiyordu çünkü çok hızlı büyümeye başlamıştı. Ocak 2018’de ilk operasyonunu geçirdi. Hekimi kötü huylu bir tümör olduğunu ve 2 Ay ile 2 sene arasında bir ömrü olduğunu yaptığı operasyon sonucu en az 6 ay tümörün geri gelmeyeceğini söyledi. Yavrum poliklinikten çıktıktan 2 hafta sonra daha toparlanamadan tümör bir kez daha çıktı. Bu sefer ben başka bir hekim aramaya başladım çünkü operasyonu yapan hekim olur öyle zaten bu tümörün verdiği ömür 2 ay zaten ölecek bekleyelim dedi. Tabi şuan bunları soğukkanlılıkla yazıyorum ama o dönem çok ağır geldi! Asla söylenmemesi gerekirdi. Neyse. Bu siteden Evrim Bey’in ve Eşi Özlem Hanım’ın hastalarına yaklaşımlarını ve tedavilerini okudum yaptığım araştırmalarda Ada Veteriner Polikliniğinde hem ilgi vardı hemde hastalıkla savaşma konusunda oldukça olumlu yazılar vardı. Mart ayında Evrim Bey’e telefonda teşhisten bahsettim. Yavrumu ve sonuçları gördükten sonra süreçten bahsetti kurtula da bilir kaybedebiliriz de dedi ve sürecimiz başladı. İlk fark ettiğimde Evrim Bey’e götürseymişim şayet Işın tedavisiyle kurtulabileceğimizi ama şuan uzun bir sürecimiz olduğunu söyledi. Gittiğimizde fındık büyüklüğünde tümörü vardı, Işın tedavisiyle başladık her hafta Işın aldı ve o hızla büyüyen tümör küçülmeye başladı. Evrim Bey yakından ilgilendiği için tümörün boyutunu ve ne yapmamız gerektiğini gün gün bize anlattı. Işın tedavisi bittikten sonra tümörü tekrar büyümeye başladı. Evrim Bey tümörün çok agresif olduğunu ve operasyonun şart olduğunu tümörün büyüklüğüne ve yerleştiği yere göre komple temizleyip kalan yerlere elektro kemoterapi uygulayacaklarını söyledi. Operasyonu Evrim Bey’in eşi Özlem hanım yaptı. O süreçte yavrumun durumu , operasyonun nasıl geçtiği an an bize anlatıldı. Özlem Hanım kanserli tüm hücreleri alabilmek için yavrumu incitmeden büyük bir kısmını kesip aldı. Çok derinden alındığı için elektro kemoterapiyi uygun görmeyip yapmamışlar. Yavrumun operasyon bölgesinde neler olduğunu tüm detaylarıyla çizerek anlattılar kasların bir kısmının alındığını sağlıklı olan kasların birbirine dikildiğini çok ağır bir operasyon olduğunu ve ilk gecenin çok önemli olduğunu anlattılar. Geç saate kadar poliklinikte yavrumu bekledim benim bekleyemediğim saatlerde hepsi birbirinden kıymetli hekim arkadaşlardan nöbetçi olan saat başı her ilaç verdiğinde sabaha kadar bilgilendirdi. Ben oradayken ilaç içmeyi reddeden yavrum için geç saatte Evrim Bey’in kendisi geldi, yavrumla konuşarak incitmeden korkutmadan yavruma ilacı içirdi. Operasyondan sonra Evrim ... [DEVAMI..]
     4 Beğeni    
Burcu Asena Şahin
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
17.Haziran.2018
TavsiyeNo: 104311
Köpeğim Fiyonk 2 aylık bir Yorkshire Terrier. Fiyonk aldığımız günden beri halsizdi. Yemek de yemiyordu. Aldığımızın 2.-3.gününde gece fenalaştı. Elimize aldığımızda cansız gibiydi. Kafası çok fazla geriye gidiyordu. O gece iki kez acile götürdük. İzotonik ve dekstroz serumları taktılar. İzotonik sonrası nöbet geçirmeye başladı. Birkaç gün böyle sabah akşam doktordaydık. Enfeksiyon kapmış dediler. Bir başka veterinerse kesinlikle gençlik hastalığı olduğunu söyledi. Bunun üzerine Türkiye'de gençlik hastalığının NDV aşısıyla tedavisini yapan kişiyle iletişime geçtim. Köpeğimin nöbetlerini görünce, bir şey yemediğini, yediklerini kustuğunu duyunca kesin öyle olduğunu söyledi ama şekerli serumun Fiyonk'u iyi etmesi onu da şüpheye düşürdü. Yine bir gece acile gittiğimizde sonunda gençlik hastalığı ve parvo tahlili yapıldı. Gençlik negatif, parvo pozitif çıktı. Fakat köpeğim ishal bile değildi. O güne geldiğimizde artık durumu çok çok ağırdı. Orada yoğun bakıma bırakmak zorunda kaldık. 3.bir tedaviye başlandı bu kez parvo tedavisiydi bu. Gittiğimde kendisini hiç iyi görmüyordum orada da yemek yediremiyorlardı, yediğini kusuyordu. Bu sırada bu sitede Evrim Egeden'e ve benzer şeyler yaşayan birinin yorumuna rastladım. Lökosit sayılarıyla ilgili bir yorum vardı ben de Fiyonk'ta da lökositin çok olduğunu öğrendim. Bunun üzerine Evrim Beyle iletişime geçtim kendisi Fiyonk'u görmeyi kabul etti. Bebeğimi yoğun bakımdan aldım Ada Veteriner'e geldik. Evrim Bey hemen bize gidip bir danone almamızı söyledi. Teacuplarda şekerin düşük olabildiğini söyledi. Cici Bebeli Danone aldık, Evrim Bey şırıngayla yedirdi Fiyonk'a. Kusup kusmayacağını anlamak için bekledik. Ayağa kalkıp kalkamadığına baktık. Oğlum neyse ki kusmadı da ayağa da kalktı. Evrim Bey, oğlumun durumunun iki bakteriden kaynaklanabileceğini söyledi. İkisinin de ilacını yaptı. Aynı zamanda da bize o sırada 750 gram olan oğlum 1,5 kiloya varana dek ona yerse saatte 1 olmadı 2 saatte bir şırıngayla bir doz danone vermemizi söyledi. İlk günlerde yere bıraktığımız an yatan, sonraları nöbetler geçiren baygın yatan oğlum, şuan kıpır kıpır, evde durmadan koşuşturuyor. Evrim Bey'e çok minnettarım. Benzer bir durum yaşıyorsanız kesinlikle kendisine bir gösterin yavrunuzu. Danone'yi de kesinlikle deneyin. Evrim Bey kusarsa bunun yemek değişikliğinden olmadığını anlayalım diye danone'nin çeşidini de, verdiğimiz mamayı da aynı tutmamızı söyledi. Biz günlerce perişan olduk siz benim yaptığım hatayı yapmayın ve ilk olarak Ada Veteriner'e gidin. Evrim Bey işinde yetkin, Ada Veteriner de çalışan diğer herkes de sıcakkanlı, güler yüzlü insanlar. Kesinlikle tavsiye ediyorum benim bebeğimin hayatını kurtardılar.
     5 Beğeni    
İcankat
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
4.Haziran.2018
TavsiyeNo: 104120
Bir kedi dissiz yasar mi? Yasar hem de cok mutlu cok saglikli yasar. Kedimin agzindaki dislerin hepsi enfeksiyon nedeni ile cekildi. Ameliyattan ciktigi gun kendiliginden agzinda dikisleri olmasina ragmen islak mama yedi. 3 hafta sonra ameliyat yaralari iyilesince de eskisi gibi kati mama yemege basladi. Simdi eskisinden cok daha mutlu bir kedi. Ada Veterinere, sahipleri Evrim Egeden'e ve basarili ameliyati yapan esi Ozlem Egeden'e beni dogru yonlendirdikleri ve kedimi cok buyuk bir iztiraptan kurtardiklari icin tesekkur eder. Aklinizda soru isareti varsa Ada Veterinere danismanizi tavsiye ederim. Onlara guvenerek en dogrusunu yaptim. Kedimin disindeki enfeksiyonun baska organlara sicramasini engelleyerek omrunun uzamasini sagladilar. Inanin dissizde kati mama yiyebiliyorlarmis. Gonul rahatligiyla bu sorumlulugun altina girebilirsiniz. Icininiz rahat olsun. Korkmadan yaptirabileceginiz bir islem.
     3 Beğeni    
Umut
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
25.Ocak.2018
TavsiyeNo: 101624
2 ay önce artık evin bireyinden farkı olmayan, 14 senedir bizimle beraber olan 17 yaşındaki kedimizin idrar zorluğu ve kanlı idrar nöbetleriyle sarsıldık. mahallemizden uzun senelerdir tanıdığımız bir veteriner yanlış teşhis, diğeri de şahsi sebeplerden ameliyat tarihini öteleyip başkasını tavsiye edince, kan nöbetleri halinde gelip 1 saat boyunca kan dökmesine sebep olan ne olduğunu anlayamadığımız şeyle başbaşa kaldık. işimi gücümü bırakıp umutsuzca veteriner araştırmaya başladım. piyasada o kadar çok veteriner adı altında ticarethaneye ve kasaba dönen işletme var ki; sorumluluk almak istemeyen, aşıdan traştan başka birşey yapamayan, sürekli hayvan sahipleriyle davalık olan herkese hekim, üstat sıfatı dağıtılmış. Siteniz vasıtası ile onkoloji alanında donanıma sahip olan Sayın Evrim Egeden ile tanıştık. İlk muayene gittiğimiz günden kendisiyle tanışana kadar 2.5 hafta oyalanmışken, kendisi ve saygıdeğer eşi Özlem Egeden bizlere doğru tanıyı koyup ilk etapta idrardan patoloji yaparak kitlenin idrar yollarında oluşan tümör olduğunu bildirip 4gün içerisinde ameliyat tarihi verdi ve kitle tertemiz olarak alındı. Bugün ameliyat tarihinden sonraki 2.ayımıza giriyoruz, ve çok şükür ki canımız Kasım ayındaki neşesine, idrar düzenine ve iştahına döndü, kanser olduğu için elbet kontrollerimiz devam ediyor. Evrim Bey ve Özlem Hanım her gelen misafiri kendi hayvanı gibi görüp ellerinden geleni yapıyorlar, bunu benimle gerek ben aramadan beni arayıp bilgi istemelerinden gerek ben ufacık bir soru sorduğumda sıkılmadan, ikilemeden 1 günlük kedi bakanın bile anlayacağı şekilde anlatarak ve yanlarında bulunduğum süre boyunca bana gösterdiler. Ve en önemlisi de ben oldum, iş yürüyor demeden halen araştırıyorlar sürekli yeni gelişen şeyleri takip ediyorlar bunun ışığında da en doğru tedaviyi uyguluyorlar. Ben sizlerin yazılarınız sayesinde bu güzel insanlarla tanıştım, buraya da notu düşmek istedim. İyi ki varsınız ve umuyorum daim olursunuz Evrim ve Özlem Egeden çifti, çünkü Şesut ve biz sizleri çok sevdik, daha kurtaracak çok can güldürecek çok yüz var..:))
     4 Beğeni    
Gb
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
9.Aralık.2017
TavsiyeNo: 100778
Hepatic lipidosis teşhisiyle 2 ay süreyle farklı veterinerlerde yapılan yanlış tedaviler sonucu 3 kilo kaybettikten sonra ölmek üzere olan 3.5 yaşındaki tekir oğlumuzu artık ümidimizi kaybetmişken bir tanıdığımızın tavsiyesiyle ada veteriner evrim egeden'e götürdük. Götürdüğümüz 3. veteriner olduğu ve durumu çok kritik olduğu için, bunların yanı sıra artık kimseye de güvenimiz kalmadığı ve maddi anlamda da çok yıprandığımız için yaşadığımız bu uzun ve zor süreci ve hissettiklerimizi açıkça kendisine anlattık. 2 ay boyunca gözlerimizin önünde eriyen, bu süre boyunca hem tedavi sürecinin zorluğundan, hem de bunun getirdiği psikolojik sebeplerden hiçbir şekilde kuru mama yiyemeyen oğlumuz, evrim beye bıraktığmız 2. günde kuru mama yemeye başladı. İlk götürdüğümüzde evrim bey tablonun son derece kötü olduğunu ve ölmek üzere olduğunu ama elinden geleni yapacağını söyledi. Son derece dürüst, asla sizi ihtiyacınız olmayan ve size hiç yardımcı olmayan gereksiz ve yalancı kibarlıklarla yormayan ve vaktinizi almayan, genel durumu, olabilecekleri ve yaptığı tedaviyi açıklıkla bıkmadan usanmadan anlatan, maddi anlamda da elinden geldiği şekilde yardımcı olan biri. Cholangio hepatit teşhisi koyduğu yavrumuz, evrim beyle geçirdiği 1 hafta, diğer veterinerlerde harcağımız toplam 2 ay süre sonunda evine döndü ve tedavisine evde devam etmeye başladık. Yavrum artık 3 haftadır evinde ve 1 kilodan fazla aldı. Evrim bey sıklıkla arayıp nasıl olduğunu soruyor ve ben ne zaman yazsam geç saatlerde bile olsa mutlaka cevap veriyor. 2 aylık kabus gibi bir süreçten sonra kedimizin şu an hiçbir şey olmamış gibi bizimle evimizde, koynumuzda yatıyor, gırlıyor olmasına hala inanamıyorum. Bu işi yalnızca ticari kaygılarla yapan, nasılsa hiçbir şeyden anlamıyorsunuz diye sürekli tıbbi terimler kullanan ve kafanızı daha çok karıştıran, bir dediği bir dediğini tutmayan bu insanlardan sonra imdadımıza deyim yerindeyse bir mucize gibi yetişen evrim beye borcumuzu asla ödeyemeyiz. Anadolu yakasında oturuyorum ama artık sadece kritik durumlarda değil, rutin işlemler için de kendisine gideceğim, size de kesinlikle tavsiye ediyorum, canınız kadar sevdiğiniz yavrunuzu gözünüz kapalı teslim edebileceğiniz bir melek evrim bey resmen.
     7 Beğeni    
Aishenoure
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
22.Kasım.2017
TavsiyeNo: 100414
Yaklaşık 3 yıl önce dışkısında kan olduğunu fark ettiğim kedimi bir sabah banyoda buz gibi olmuş vaziyette yatarken bulup, sabahın 07:00 sinde kucağımda kedimle açık veteriner ararken Ada Veteriner polikliniği çıktı karşıma... Bu hikayeyi özet geçeceğim. Çevremdekilerin ölmüş bu bırak uğraşma dedikleri kedim, Evrim Bey'in doğru teşhis ve tedavisi sayesinde bu gün 4 Yaşında. Asıl hikayem ise köpeğim Paki ile ilgili. Kızım 12 yaşında ingiliz cocker spaniel, 5-6 yaşlarında sırtında et beni şeklinde küçük bir oluşum başladı. O zaman ki veterinerimize sorduğumda birşey olmaz ondan boşver deyip geçiştirmişti... aradan yıllar geçti zaman içinde o küçük oluşum büyüdü ve enfekte olmuş ceviz büyüklüğünde bir kitleye dönüştü. 9 yaşındayken çenesi ile boynunun arasında küçük bir kitle oluştu. Hızla büyüdü... yine veterinerimize gittik. Ve bize, ameliyatla alınması gerektiği ancak yaşı dolayısı ile bu operasyonun sadece veterinerlik fakültesinde yapılabileceği söylendi. Bende Evrim bey' e götürdüm. Evrim bey bunların ameliyatla alınabileceğini ve sonrasında biopsi ile tümörlerin niteliğini öğrenebileceğimizi söyledi. Ameliyat öncesi yapılan EKG ve diğer testlerde Kalp problemi fark edildi. Veterinerlik fakültesinden bir hocamıza danışalım dendi. Hocanın teşhisinde sağ kalp kapakçığının problemli olduğu ve kızımın ameliyata girmemesi önerildi. Yazılan ilaçları kullandık. aradan yaklaşık 4 ay geçti. Kızım bir akşam çılgın gibi kaşınıyordu, boynun altındaki tümörden bir parça koparttı. Kanamayı durdurmaya çalışırken sırtındaki yarada bir hareket fark ettim hemen Ada'nın yolunu tuttuk. Kızımın sırtındaki tümör de kurtlar vardı. Titizlikle temizlendi ve antibiotik ve içeriğini şimdi hatırlamadığım iğneleri yapıldı. İlaç tedavisinin sonucunda tümörler çok küçüldü ve temizlendi. Bu arada Pakinin diş ve ağız sağlığı da berbat durumdaydı. Anestezi yasak olunca bu problemlede ilgilenemedik. Bir kaç ay sonra pakinin durumu yine kötüleşti. Tekrar Evrim Bey e götürdüm ve operasyonun mutlaka yapılması gerektiğini söyledi. Sonuçta 1000 tane riskimiz vardı şimdi ise 2000 tane var dedi. Ameliyat günü yapılan kan testi sonuçları oldukça kötü idi. Anemik bir durum söz konusuydu ve enfeksiyon oranıda çok çok yüksekti. Ameliyattan vazgeçsek bile en fazla 2 ay dayanabileceğini söyledi. Ameliyatın 3 aşama olacağını ilk önce boynunun altındaki kitlenin alınacağını ve durum iyi giderse sıra ile sırtı ve dişlerinin halledileceğini, durum kritik olursa diğer aşamaya geçilmeyeceğini söyledi. 2 saat süren operasyondan sonra kızımı yanıma getirdiler. Aradan 1 ay geçti halen inanamıyorum. Patoloji sonuçları yeni geldi ve kızımın her iki tümörü de kötü huylu ve tekrarlama riski çok fazla... Evrim Bey sürekli araştırıyor, bilgilendiriyor ve kontrol ediyor... sonuçta kızım 12 yaşında ve zor zamanlar geçirdi... Kızımı ağrısız, kanamasız ve neşe içinde görmeyi çok özlemiştim... Evrim bey sayesinde hayatın biraz daha tadını çıkarabilecek olması bence mucizevi. Eğer veteriner hekiminiz Evrim bey ise mantığınıza uymayan hiç bir tedavi için çabalamaz, boşa kürek çekmezsiniz. Ben hep güvendim ve güvenmeye devam edeceğim.
     4 Beğeni    
Onur
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
13.Kasım.2017
TavsiyeNo: 100257
Evrim bey ile yollarımızın kesiştiği nokta kedimiz arwen de kan hastalığı olması ile oldu.Arwenin kan değerleri hct:6 hgb:2ydi. Önceki veterinerimizde bir kan nakli olmuştu ama bir hafta sonra değerler gene bu seviyeye düşmüştü.Daha sonra Site Editörleri Tarafından Kapatıldı üniversitesine gittik ve orda biz yaklaşık 2 sayfalık bir reçete verdiler ve her türlü kötü bir duruma hazırlıklı olmamızı söylediler.Bu arada 2. kan nakli için donör arıyorduk ve bulduğumuz donörün sahibi bize Evrim beyi önerdi ve hemen oraya gidip ikinci nakli gerçekleştirdik.Nakil sonrası 2 haftalık bir sürede arweni klinikte misafir ettiler. Verdikleri ilaç sayısı Site Editörleri Tarafından Kapatıldıl üniversitesinden sonra yok denecek kadar azdı. 2 haftalık süreçten sonra kan değerleri normal seviyesine çıktı ve eski arwene kavuştuk. Bu süreçte Evrim bey ve ekibi her türlü yardımda bulundular. Bu işi diğer veterinerler gibi para için yapmadıklarını ve hayvanseverliklerini bize kanıtladılar. Kan hastalıklarıyla veya herhangi bir başka hastalıkla ilgili olarak ADA veteriner kliniğini sonuna kadr tavsiye ediyorum. Gözünüz kapalı gidebilirsiniz.
     7 Beğeni    
Dilek
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
30.Ekim.2017
TavsiyeNo: 99956
Evrim Bey; tanıdığım veterinerler arasıda,can dostumu, can yoldaşım Fıstığımı gözüm kapalı içim rahat tedavisini yaptırdığım tek geçtiğim eşine ve kendisine saygı duyduğum minnet ve teşekkür borcumun asla bitmeyeceği gerçek bir veteriner hekimimizdir. 2 yıl önce canyoldaşım kedim Fıstığın sağ kalça üzerinde fındık tanesi kadar bir şişlik elime gelince fıtık olabileceğini düşünerek direk Evrim beye götürdüm.Daha önce hiç duymadığım kötü huylu tümör ( Yumuşak doku tümörleri) ile malesef o gün tanışmış olduk. Teşhisi Evrim bey koymuştu. Ben kedim Fıstığı ertesi gün Site Editörleri Tarafından Kapatıldı Veteriner Kliniğinde adını şuan hatırlayamadığım İstanbul Üniversitesinde hocalık yapan başka bir veterinere daha gösterdim. Evrim beyin aynen dediği gibi malesef tümördü. Site Editörleri Tarafından Kapatıldı kliniğindeki hoca hemen yarın getirin hç beklemeyelim ameliyat ile alalım bu tümör 6 aya kadar öldürür kedinizi dedi ve hemen ameliyat önerisinde bulundu. Ertesi gün tekrar Evrim bey'e gittik. Evrim beyin kedim Fıstık için ( aşı sorkomu tümörü için )uygulayacağı tedavi yöntemini bana uzunca anlattı. Öncesinde tümörün bulunduğu yere ışın tedavisi yapılması gerektiğini ışın yapılmadan olan ameliyatlarda tümörün 6 ay sonra tekrar edebileceğini söyledi.Daha sonra kandeğerlerine bakılıp ameliyata alınması gerektiğini anlattı. uzun süren bu tedavi sürecinde Evrim Beyin disiplini,sabrı ve anlayışı beni çok rahatlattı. Doğru teşhis, doğru hekim, ve doğru tedavi yöntemi ile benim dünyalar tatlısı Fıstığım (maşallah) hastalığını atlatalı 2 yıl oldu ve gayet sağlıklı. Sabır ve güven bu süreçte en çok ihtiyacınız olan tekşey. Tekrar tekrar Evrim Bey ve Eşi Özlem hanıma ne kadar teşekkür etsem az olur. Sevgilerimle sizi çok seven Fıstık ve Dilek :)
     7 Beğeni    
Arzum Akın
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
5.Ekim.2017
TavsiyeNo: 99492
3 Yıllık mücadelem zaferle sonuçlandı.Üstelik bir beklentisi olmadan sadece mesajlarla tavsiyelerle artık normal bir hayata geçmemi sağladı.Kedim belki de sayenizde ölümden döndü.1. yaşında Site Editörleri Tarafından Kapatıldı Veterinerlik fakültesinde kısırlaştırma ameliyatına aldırdığım kedimi kısırlaştırma yapamadılar.Testislerinin keseye düşmediğini ve biraz daha beklememi söylediler.Narkoz verilip ameliyat denendikten sonra oldu.Ertesi yıl kedim evin heryerine çiş yapmaya başladı.Çok seviyorum ve ne olursa olsun vaz geçmek istemiyorum.Geçici annelik yapıyorum başka hayvanlara ve aynı zamanda yuva sağlıyorum, tedavi ettiriyorum.2. yılında kedimi Ankara da Site Editörleri Tarafından Kapatıldı Hastanesinde Site Editörleri Tarafından Kapatıldı beye götürdüm.Birsürü masraf ve tahlilden sonra ameliyata alındı ve yine testisini bulamadılar.Çiş yapma sorunu içinse dışarda yaşayabileceği söylendi.Kedim dışarı gittiği vakit başka hayvanları bana ödül olarak öldürüp getiriyor.Hiç bir canlının ölmesini istemiyorum.kedimin çiş olayı iyice artmaya başladı.O derece ki 10 dakika da 4 defa koku bırakıyordu.Bu sene Site Editörleri Tarafından Kapatıldı hastanesine götürdüm.Site Editörleri Tarafından Kapatıldı bey bana bütün belirtilerin testisinin olduğunu söyledi ve tomografi çektirmem gerektiğini söyledi.Tomografi çekildi ve 3 Radyolog baktı.Teşhisleri 1 tanesi lenf bezi dedi 2 tanesi ise testis olduğunu söylediler kasık bölgesinde.Haliyle tomografi muayene çok masraflı bir iş ve üstüne ameliyat ücreti de çok pahalıydı açıp bakacağız dediler.Bir tanıdık vasıtasıyla Fakülte de Prof. Site Editörleri Tarafından Kapatıldı ya tomografiyi götürdüm.Oda bana tomografide anlaşılamayacağını bu işin kolay olduğunu ve açıp kendisinin alabileceğini söyledi.Bu süreçte 1 kere de hormon tedavisi oldu zararlı olduğunu biliyordum ama testisi var mı yokmu ne olacak emin olalım dediler hormon iğnesi yaptılar.Ameliyattan çıktığında başımdan aşağı kaynar sular döküldü.kuruk sokumuna kadar açmışlar ve attığı çığlıklar hala kulağımda.Ve morfin yapmışlar.Bu durum morfin yapılmış haliydi.Hemen özel bir hastanede yoğun bakıma aldırdım.18 gün kaldı yine düzelmedi.Başka bir hekime götürdüm sonda takıldı günlerce tedavi sonrası çocuğuma kavuştum.ve artık ameliyatı kaldıracak durumda değil onu biliyordum.Siz olsanız ne yapardınız diye sormak istiyorum.Sürekli duvarlara kadar koku bırakan bir evladınız var.kimse almaz ki bende vermem.Sokaklarda ömür çok kısa sokağa atamam.Kriptorşid ile ilgili zaten bütün yazıları okumuştum tekrar makale yazan dr. lara mesaj attım.Bir dr. bana Evrim Egeden beyi önerdi.Kendisine konuyu anlatan bir mail yazdım.Ankaranın neredeyse isim yapmış yerleri ve hekimlerine götürdüm ve neredeyse bebeğimi kaybedecekti.Hiçbir maddi çıkarı olmadan beni aradı ve bilgi aldı.Bir sürü tavsiyelerde bulundu.En önemlisi de boşuna ameliyat olduğunu söyledi çocuğumun.O kadar acı çekti ve bu vicdan azabını her dikişlerine baktığımda yaşarım.Şimdi oğlum artık çiş yapmıyor.Birde kız kardeşi var.Olayı anlattığım birçok dr nasıl yani demişti, kısırlaşmıştır daha önce demişti yada getirin açalım bakalım demişti.Birilerinin prof. vs olması herşeyi bildiği anlamına gelmiyor.Olmuyorsa ris... [DEVAMI..]
     9 Beğeni    
Sema
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
3.Ekim.2017
TavsiyeNo: 99452
Ben Bodrum'da yaşıyorum ve 6 yaşında maalesef burada kötü bir kısırlaştırma operasyonu sonrasında gördügü tedavi sonrası metabolizması bozulmuş 8,5kg agırlıgında 'kızım'' dedigim çok konuşkan, çok hisli bir kedim var. Burada operasyon sonrası degiştirdigim bir başka veteriner ile gerekli saglık ihtiyaclarını görüyorduk. Birgün kızım hiç yapmadıgı halde evin içine kaka yapmaya basladı, daha sık konuşup birseyler anlatmaya çalıştı derken ertesi gün agzından kan damlamaya başladı ama taze kan hemen veterinerine götürdüm, 1 hafta tüm tetkikleri yapıldı derken kan paraziti oldugu söylendi, gerekli antibiyotik verildi ancak kanaması geçmeyince klinikte kaldi orada tüm vitaminler yapıldı ama kan degerleri çok düştü artık adım atacak hali kalmamıştı, agzı, dili, göz kenarları bembeyaz oldu. Tüm ugrasılara ragmen kanamanın sebebini ve dolayısıyla anemisinin sebebini bulamadık ve artık tüm ümidimizi yitirmiştik. Öyle bir noktaya gelmiştim ki uyutmayı düşünmeye başlamıştık. Istanbul'da hayvanları çok sevip ilgilenen bir arkadaşım Evrim bey'i tavsiye etti. Kedimi Istanbul'a götürme şansım olmayınca Evrim bey o güne kadar yapılan tüm tetkikleri istedi ve bana verilmesi gereken ilaçları nasıl kullanmam gerektigini hem sözlü hem yazılı olarak verdi ve hergün durumunun nasıl oldugunu takip etti. Hala tedavisi sürüyor ama şişkocum suan eski saglıgında görünüyor. Belki ciddi bir hastalık ve ilaçlar yetersiz kalacak ama herseye ragmen şuan eskisi gibi canlı ve neşeli. Evrim bey'i anlatmama kelimeler yetmez ve onun gösterdigi alakayı, hayvanlara ve hayvan severlere verdigi degeri anlatamam. Uzaktan, telefon ve fotograf ve videolar la maddi kaygıyı bir kenara koyarak elinden gelenin en iyisini yapıyor olması zaten benim için ''en iyisi'' demektir. Kedimin hastalıgının detayları o kediye mahsus ama iyi bir veteriner her hayvana gerek. Teşekkürler Evrim bey, iyi ki varsınız. Umarım hayvan sever herkes sizin için yazdıklarımızın içtenligini hisseder ve sizinle iletişime geçer, çok ama çok tavsiye edilesi bir insan ve meslegini çok ciddiyetle yapan bir veterinersiniz. Size çok teşekkür ediyorum.
     11 Beğeni    
Bilge Aksu
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
9.Ağustos.2017
TavsiyeNo: 98377
FIP teshisi konulan kedimi hayata donduren veteriner Evrim Egeden: Yaklasik 5 ay once bir gun kedim Tahsin'in dis etlerinde hastalik oldugunu farkettim ve oturdugumuz yere yakin bir veteriner klinigine gittik, dis etleri temizlendi genel anestezi altinda. Eve geldigimizde her sey normaldi ancak 3-4 gun icerisinde kedim gittikce kotulesti, yemek yiyemez, yuruyemez, sadece oturdugu yerde agzi yari acik hizli nefes alir hale geldi. Once ameliyati yapan klinige goturduk, bir gece orda gozlem altinda kaldi, fakat sonra eve yollandi, gececegini soylediler. Ardindan Nisantasi'nda tavsiye uzerine baska bir klinige gittik ve kedimize kan testi yaparak FIP pozitif oldugu soylendi. Kan degerleri berbat durumdaydi, genel hali cok kotuydu, ve rontgende goguste ciddi sivi birikmesi gorulmustu. Kedimin ancak 2-3 gun yasayacagi bu hastaligin tedavisi olmadigi soylendi. Tabii dunya basimiza yikildi o gun yasadigimiz uzuntuyu birlikte yasadigi canliyi bizim gibi cocugu yerine koyanlar anlar ancak. Klinikten ciktik evimize donerken yolda internette FIP nedir diye arastirirken Evrim Bey in konu hakkinda yazmis oldugu bir yaziya denk geldik, tam da Levent sapagina yaklasirken. Bir baktik ki Evrim Bey in klinigi de Leventte, hemen saptik bir gorus daha alalim diye. Gercekten Allah tarafindan oraya yollandigimizi dusunuyorum. Meger kedimin nefes alis verisi cok kritikmis, hemen yogun bakima alindi. Evrim Bey bize uzun uzun anlatti bu hastaligi. Bir tek kan testi ile (bize onceki veterinerde bakin kan testi pozitif cikti demek ki FIP denmisti) bu teshisin konulamayacagini anlatti. Zaten daha sonraki konusmalarimizda da kesin teshisin sadece gogusteki sividan ornek alinarak anlasilabilecegini ogrendik. Bunun disindaki her test FIP ihtimali yuksek veya dusuk seklinde yorumlanirmis. Biz de internette okudukca ogrendik ki bazi ne oldugu anlasilamayan durumlarda FIP denip geciliyormus ve zavallli kediler kurtarilabilecekken olume terk ediliyormus. O yuzden sizin de kedim FIP mi degil mi diye supheniz varsa bir saniye bile dusunmeden Evrim Bey e gitmenizi tavsiye ederim, belki sizin kediniz de yanlis teshis kurbani olabilir ve yasama sansi olabilir. Benim kedim Tahsin e donersem, Evrim Bey bize FIP in yuksek bir ihtimal oldugunu ancak yine de FIP olmadigini dusundugu bulgular da oldugunu ve kedimizi toksoplazma ya karsi tedavi etmek istedigini anlatti. Kendisi bize her asamayi uzun uzun acikladi, kitaplardan, konuyla ilgili guncel bilimsel makalelerden ornekler gosterdi. Biz de arastirdik buldugumuz makaleleri yolladik, hic vaktim yok okuyamam vs demedi, hep olumlu yaklasti bize, okudu inceledi, bizimle iletisimi hep cok yardimseverdi. Yaklasik 1 hafta Ada Veteriner Kliniginde kaldiktan sonra kedimizi eve goturduk gayet enerjik ve saglikli bir sekilde. 1 ay boyunca antibiyotik tedavisi devam etti ve son rontgende gorduk ki gogusteki sivi yok olmus ve kedimiz tamamen saglikli. Yasadigim mutlulugu anlatamam. Simdi Tahsin Ada Veterinerdeki hekimler tarafindan evde bakim progra... [DEVAMI..]
     10 Beğeni    
Tuba Olgun
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
16.Temmuz.2017
TavsiyeNo: 97944
10 yıl önce ailemize 45 günlük bir kız dahil oldu. Ailenin 5. Ferdi olarak hepimizin üzerine titrediği 3. Kız kardeşti o çünkü. İsmi Çilek. Birbirimizi bulduğumuz için hem o hem biz çok şanslı olduğumuzu düşünüyoruz. Onun 2 evi var İstanbul ve Bursa’da. Bundan 40 gün önce Bursa da olduğu dönemde çileğin karnında çok kısa sürede belirgin olan şişlik ve çok sık idrara çıkmasıyla farketmiş olduğumuz rahatsızlığı üzerine Site Editörleri Tarafından Kapatıldı veterinerliğine götürdük. Aynı gün içerisinde yapılan ve tüm gün süren kan,idrar,dışkı,ultrason,röntgen,karnından sıvı alımı gibi uygulamaları sonunda çileğin karnında futbol topu büyüklüğünde Tümör tespit edildi. Ve operasyonun çok riskli olduğu söylendi. Aile bir araya geldi Biz tüm cesaretimizi topladık ve operasyonu riskine karşın kabul ederek üniversitedeki hocayı yapılması gerekenler için aradık. Ancak kendisi inoperable olan bu vakanın ameliyat edilmesinin mümkün olmadığını, ameliyat yapılırsa masada kan kaybından kaybedeceğimizi, ve bu operasyonu yapması durumunda bir hekim olarak cinayet işleyeceğini belirtti. Yani ameliyat yapılamayacaktı. Aynı zamanda hekimin açıklamasına göre ameliyat olmasa da karnındaki hızla belirgin hale gelen tümörün hergün daha da büyümesi ve ardından karnında patlaması ile çileği çok kısa belki 1 hafta belki daha az sürede kaybedecektik. Belki kemoterapi tedavisi yapılarak tümör küçültülebilir ve o zaman durumu tekrar değerlendirebilirlerdi ancak düşük bir olasılıktı yine de. Ailecek çaresizdik , zamanımız çok kısaydı ve çok büyük bir kurumdan böyle bir yanıt gelmişti. Tüm eş dost tanıdıkları devreye soktuk. Farklı birkaç veteriner hekime götürdük. Bir kısmı onları dinlememizi belirtti. Ancak genel kanı durumun ciddiyeti ve kaybetme olasılığının yüksekliğiydi. Zaman hızla akıyordu. O haftanın sonu bayramdı ve bizim hiç zamanımız yoktu. Tam da bu anda ailemizin ablasının internet araştırmaları sonunda Dr. Evrim Egeden ile karşılaştık. Ablam Beni aradı Tuba bu doktor bizim umudumuz olabilir hemen arayalım belki ışığımız olur dedi. Bunun üzerine Salı akşamı Evrim bey’in kliniğini aradım cep telefonu ile kendisine ulaştım. Hiç tanımadığımız o ses bizim ışığımızdı evet. Öncelikle bana konuştuğum tüm hekimlerin aksine şunu söyledi. Bu durumun operasyonel olmadığını söyleyebilmemiz için vakanın neden kaynaklı olduğunu bulmamız tespit etmemiz gerek dedi. Eğer dalak kökenli ise operasyon yapabiliriz ancak lenf yada karaciğer ise evet operasyon yapamayız dedi. Bununla ilgili de detaylı ultrason çekmemiz ve ardından karar vermemiz lazım dedi. Eğer gelirsen hemen yarın üniversitedeki dersimi iptal ederim bu iş için zamanımız yok dedi. O gece Ablam Çilek’i Bursadan kaptığı gibi yanıma getirdi. Ertesi gün Evrim hocanın belirttiği saatte klinikteydik. Ultrason çekildi, çekilen ultrasonun ardından tümörün dalak kökenli olduğu ortaya çıktı. Ve hepimiz için ciddi bir umut doğdu. Aynı gün Evrim bey ameliyatı organize etti ve Çarşamba günü 16.30 da klinikte ameliyat için hazırdık. Tüm detay ve ayarlamaları birici... [DEVAMI..]
     10 Beğeni    
İpek
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
19.Haziran.2017
TavsiyeNo: 97483
Ada veteriner ile 4 yıl önce o zamanlar sokakta baktığım kısır erkek kedimin idrar kesesinin tıkanması ile tanıştık. Sarı bu yıl 10 yaşını deviriyor ve içim rahat, güvenle söyleyebilirim ki bu yaşı Evrim Bey'in sayesinde gördü. Hastalığının başlangıcı idrar kesesindeki kristaller ile oldu. Sokakta geçirdiği 6 yıl, omurgasındaki yaşına bağlı kireçlenme, bağırsaklarının düzgün çalışmaması, yaş mama yememesi de eklenince yaşadığımız sorunların ciddiyeti arttı. Bu süreçte Evrim Bey hep yanımızda oldu. Kedim 3.5 yılı hep onun gözetiminde geçirdi. Dişileştirme ameliyatı oldu, ağızdan sıvı takviyeleri, çeşitli ilaçlar derken sağlıklı olduğunu görünce her şey yoluna girdi diye düşünmeye başlamıştım. Bu sırada Anadolu yakasına taşındım. Bir gün yine tıkandığını farkedip oturduğum yerde iyi bilinen, dişileştirme operasyonunu geliştirmiş bir Prof. Veteriner Hekimin kliniğine götürdüm. 1 hafta boyunca kötüye gidişini, zayıflayışını, son günlerde hareketsiz yatışını izlemek zorunda kaldım. Üresi ve kreatini ve diğer bir sürü değeri çoktan ölmüş olması gerekirdi dedikleri seviyelerdeydi. Bir haftanın sonunda "artık geceleri eve alın, rahat etsin son gecelerini burada geçirmesin" dediler. "Tikler başlayınca getirirsiniz, daha fazla acı çekmesin..." Elimde box, içinde acıyla bağıran bir kedi, ben dağılmış halde tanıdığım hayvanseverlerden nereye gömebileceğim konusunda yardım istedim. Sonra Ada Veteriner'in yolunu tuttum. Evrim Bey' e durumu anlattım. "Öleceğini kabullendim, gündüzleri sizin gözünüzün önünde olsa içim daha rahat edecek." dedim ama neyse ki kendisi kabullenmedi! 1 ay boyunca her gün her gidişimde açtı kitaplarını, yabancı kaynakları taradı, hangi tedaviyi neden uyguladığını anlattı. Bazı veterinerlerin üniversitede detay olarak öğrenip sonradan unutmayı tercih ettiği bilgilerle Sarı'yı kurtardı. Ayşecan Hanım başta olmak üzere klinikteki herkes evlerinde kendi büyüttükleri kediymiş gibi ilgilendiler Sarı'yla. Huyunu suyunu benim kadar öğrendiler, rahat etsin diye ellerinden geleni yaptılar. Şimdi Bursa'dayız. Evde deri altı serumunu kendim takıyorum. Eski kilosuna, hareketliliğine ulaştı. Tıkandığından süphelenirsem burada bir veterinerden röntgen çektirip kendisine ulaştırıyorum ne yapalım diye sormak için. Bu süreç duygusal olarak çok zordu, başka bir klinikte olsaydı maddi zorluklar da elimi kolumu bağlıyor olacaktı. İstanbul'da karşılacabileceğimiz "Bu çocuk iyileşsin de gerisine sonra bakarız" diyen nadir hekimlerden birisidir kendisi. Unutmadan, barınaktan sahiplendiğimiz gençlik hastalığı olan Terrier kızımız da onun sayesinde bizimle...
     10 Beğeni    
Satı - Oğuzkaan Gül
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
13.Mart.2017
TavsiyeNo: 95217
Öncelikle Allah Kimsenin başına vermesin daha 40 günlük ken barınağa verilecekken tanıdık köpeğimi ve sahiplendik, nasıl bakarız nasıl besleriz diye düşünmeden günler su gibi geciyor ve o bizim çocuğumuz haline gelmiş ve ailemizin bir ferdi olmuştu sonra birgün işten eve geldim wesleym nefes almakta güclük cekiyor ve yürüyemiyordu, aldık hemen 24 acık bir veteriner bulup götürdük önce dediler bişey yutmuş yada bogazda kütle olabilir müşade altına aldılar, 4 gün veterinerde kaldı. Toparladı ve cıkardılar. Enfeksiyon dediler, antibiyotik tedavisi uygulandı. Eve geldik her şey yolundaydı, fakat 15 gün sonra gözünde küçüçük bir arpacık oluştu once önemsemedik gecer diye beklerken ağzındaki şişlikleri farkkettik öncelikle bunların diş cıkarıyor ondandır dedik, daha sonra veteriner hekimi aradık oda aynı şekilde arpacık için bir damla ve şişliklerin diş cıkardığından dolayı olduğunu söyledi, aradan 2 gün gecti eve geldim wesleyim nefes almakta zorlanıyor, gözünün içindeki arpaçık kocaman olmuş ve anının ortasında kocaman bir kütle bunların 10 saatte olabilmiş olmasına inanamamıştım, zorlanıyor ve yürüyemiyor arka bacaklarını çekemiyordu şişlikler vardı .sadece ağlıyordu, wesleyim ölüyordu! Sonra eşimin çalıştığı yerin veterineri geldi aklına gece apar topar gittik ada veterinere bizimle evrim bey ilgilendi daha bakar bakmaz tvt veya lenhoma olabilir dedi. Tabi bunları ilk defa duyorduk sağolsun evrim bey bizi anlatıyor bir yadan wesleyime yapılacakları işlemleri anlatıryordu. Antibiyotik ve ağrı kesici verdi o gece için, Ertesi gün iğne sitolojisi uygulandı Hücrelere bakıldı, hemen arkasından bir kac gün sonra ağzındaki şişlikten ve gözündeki şişliklerden uyutularak parça alındı, pataloji raportlarını ve sitolojisi raporunu beklememiz gerekiyordu. Ama köpeğim giderek kötüleşiyor, yemeden içmeden kesilmiş ve tuvalete bile gitmiyor sadece uyuyordu, evrim bey sürekli bizimle irtibat halinde kalıyor, wesleyin durumu yemesi içmesi, ateşi ve tuvaleti hakkında bilgi alıyordu, tabi kötü olduğunu anlattık bizde kliniğe apar topar gittik, evrim beyde farkındaydı iyi değildi. Ve bize patalojinin sonuçlarını beklemeden kemoterapiye başlayabiliriz diye sordu biz kabul ettik. Kemoterapi aldık tam 3 saat wesleyim uyuyor inanılmaz bir duygu bu bende onunla beraber kötüyüm, içim acıyor ya onu kaybedersek diye… Eve gectik ve wesley o gece hep tuvalete cıktı uyumadım bekledim Günler gecerken raporlar geldi. Evet wesley tvt tümoruna yakalanmış ve yanındada inatcı bir enfesiyon cıkmıştı! evrim bey doğru tedaviyi uygulamıştı kemoterapiye devam edecektik, daha o hafta ayakları normale dönmüş yürüyordu. 2 kemoterpiden sonra gözündeki şişlikler gecti, 3 kemoterapide ağzının içindeki şişler tamamen kayboldu, Sadece yumuşak besinler ve ıslak mamayla beslenirken 4 kemoterapiden sonra kuru mama ya başladık.wesley iyi gidiyordu. Bu cumartesi 6 kemoterapisini gördü, ve artık kemoterapi görmüycez bu illet hastalıktan kurtuldu oğlum ve tam bugün 9.5 aylık oldu benim oğlummmm Evrim bey; sizin araştırmacı ve sürekli bilgi dagarcıgınızı geliştirici yönünüz bize ışık oldu. Oğlum kurtuldu, size ve ekibinizdeki arkadaşlara minnettarız… Bizi hiçbir konuda zorlamadınız ve yanımızda oldunuz maddi konuları hep geri planda tutup bize manevi destekte bulundunuz. Çok teşekkür ederiz.
     11 Beğeni    
Aysu Aydın
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
27.Şubat.2017
TavsiyeNo: 94893
Evrim Bey ile köpeğim Bella'nın distemper hastalığına yakalanması ile tanıştım. Bella'yı sokaktan sahiplenirken antijen anticor bakan bir test yaptırdım başka bir veterinerde ve test pozitif çıktı. O dönemde ve takip eden 4-5 gün içinde köpeğimde distemper hastalığının hiçbir belirtisi olmadığından veteriner testin yanılabileceğini ve Bella'nın sağlıklı olduğunu söyledi ki bu büyük bir hataydı, size antijen bakan testlerin pozitifliğine hiç sorgulamadan inanmanızı tavsiye ederim. Sonraki 3 hafta boyunca sırayla önce öksürük, burun akıntısı, iştahszılık, ateş ve en son da kusma başladı ve köpeğimin sağlık durumu günden güne kötüye gitti. Yapılan değişik antibiyotik tedavileri maalesef çözüm olmadı çünkü doğru teşhis ve doğru tedavi uygulanmıyordu. 21 gün sonra Bella'yı Ada Veteriner Kliniği'ne getirdiğimde Bella distemper hastalığının son evresine geçmek üzereydi ( vücutta seğirmelerin başladığı). Evrim Bey test dahi yapmadan, sadece bakarak Bella'nın distemper olduğunu anladı ve hemen 5 günlük "overdose C" denen tedaviye başladı. Bu tedavide Bella'ya hergün serum ile c vitamini verildi ve aynı zamanda A vitamini kapsulleri ile de desteklendi. Birinci günün sonunda Bella'nın kusması durmuş ve tekrar az da olsa yemeye başlamıştı. 5 gün sonra dışarda koşabilecek kadar enerjik hala geldi ve hızlıca kilo almaya başladı. 5 gün sonra ilk aşısını yaptı Evrim Bey Bella'ya ve bundan 14 gün sonra da ilk karma aşısını oldu. Şuan çok sağlıklı ve hayatını Evrim Bey'e borçlu. Bu süreçte kendisi hergün Bella'nın durumunu gün içinde mesaj atarak takip etti, tüm sorularıma hızlıca geri döndü ve tedavi sürecin de bulaşıcı bir hastalık olduğundan tüm klinik çalışanları çok titiz davrandılar. Diğer köpeklere bulaşma riski olmaması için bazen klinik bahçesinde (Bella üşümesin diye altına battaniye sererek) serum takıldı, bazen bir odada geçtiğimiz yerler hemen çamaşır suyu ile temizlenerek. Biz çok şanslıyız ki Evrim Bey ile tanıştık ve tedavisi yok denen distemper hastalığını çok kolay ve kısa sürede atlattık. Artık Bella'yı tüm kontrolleri ve aşıları için bize çok uzak dahi olsa Ada Veteriner Kliniği'ne götürüyoruz.Hem kendisine hem de tüm ekibine minnetarız, herşey için tekrar teşekkür ederiz.
     10 Beğeni    
Sibel
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
3.Şubat.2017
TavsiyeNo: 94283
Kızım Şila,dünya güzeli ,asil bir Siyam'dır.Temmuz 2014 sonunda birgün sabah karşı kusmaya başladı,safra çıkarıyor gibiydi.Śila'nın yine naylon torba yediğini düşündüm,en büyük korkumdu evde çok dikkat ediyordum.Bütün birgün keyifsiz yattı.2.gün kusması devam edince veteriner hekime götürdüm.Śila'nın kan tahlilleri yapıldı,röntgen çekildi.Böbrek fonksiyonlarına baktılar.Kan tahlillerinin normal olduğunu ve böbreklerinde herhangi bir sorun olmadığını söylediler.Özel bir yaş mama yedirmemi söylediler ve bulantısı için iğne yaptılar. Şila o gece kusmadı.4. Gün Şila çok az mama yediği halde tekrar kusmaya başladı.Veteriner hekime götürdüm,hekim Sila'nın iç organlarında tümör olabileceğini ve parça almaları gerektiğini söyledi.İzin vermedim.Hekimin,benimle konuşma şeklinden hiç tatmin olamadım.Şilayı alıp çaresizce eve götürürken aklıma bir hayvan sahibinin tavsiye ettiği Ada Veteriner Kliniğinden Evrim Egeden geldi.İnternetten telefon numarasını bulup ,akşam 20.00 'e randevu aldım. Tahlil sonuçlarını ve röntgenimizi götürdüm..Evrim Bey,Şila'yı muayne ederken bendende Şila ile ilgili bilgileri anlatmamı istedi.Hangi mamayı yiyor,ne kadar su içiyor,neşelimi,tuvaletini yaparken ses çıkarıyormu vs. Sonra tahlilerine baktı ve röntgeni inceledi.Ben en kötüsüne kendimi hazırlıyordum.Şilam çok kötüydü.Evrim Bey,Şila'nın bağırsaklarında bir sıkıntısı olduğunu ve lağman yapılması gerektiğini söyledi.Onun dışında şimdilik yaşına göre gayet iyi dedi.O gece Şila serum aldı ve lağman yapıldı.Evrim Bey ,bizimle birlikte gece 24.00 'e kadar klinikte kaldı.7 günlük bir beslenme programı çıkardı.Bu programa uyulması gerektiğini ve Şila'nın ne kadar su içtiğini ,tuvaletini nasıl yaptığını,ne kadar mama yediğini not etmemi istedi.7 gün içinde 2 kere bizi arayıp Şila'nın durumunu takip etti.Kızım Şila ,ertesi günden itibaren eski neşesine ve iştahına kavuşmuştu.1 yıl sonra Kasım -2015 de Şilam kilo kaybetmeye başladı.Evrim Bey'den randevu alıp Şila ile birlikte gittik.Dışarıya çıkmaktan hiç hoşlanmayan kızım kliniğe giderken hissedip hiç sesini çıkarmıyor,arabada kucağımda gidiyordu.Evrim Bey,kütüphanesinden ingilizce bir yayını alıp troid hastalıklarını anlatan bölümü açtı .Kendisi ile birlikte yazılanları okuduk,beni kedilerde troid nasıl olur,tedavi şekilleri hakkında bilgilendirdi.Testlerin yapılması gerektiğine karar verdik.Şila'nın test sonucunda Şila'nın troidlerinin çok çalıştığını ve bunun onu gün geçtikçe zehirlediğini anladık.EvrimBey,Türkiye'de henüz Atom tedavisinin olmadığını ama bir başka hastasının Avrupa'da yaptırdığını ve çok başarılı geçtiğini anlattı.İlaç tedavisi yapmaya karar verdik.Sabah/Akşam 1/4 oranında Thyromazol 5 mg başladık.Şila tekrar kilo aldı.Şilam Mayıs-2016'da tekrar keyisizleşti,bir sabah ağzında bir salya farkettim,hemen Evrim Bey'i aradım.Şilayı kliniğe getirmemi istedi.Kızıma ,epilepsi ve yüksek tansiyon teşhisini koydu.Şila ilk epilepsi tedavisini klinikte 4 gün kalarak başladı,bu süre içinde hiç kriz geçirmemişti.8 sa... [DEVAMI..]
     8 Beğeni    
Elif
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
24.Ocak.2017
TavsiyeNo: 94028
BİR KEDİNİN HEPATİK LİPODİZİS HİKAYESİ YA DA EVRİM JJ'İ NASIL KURTARDI Aşağıdaki yazı, kedim JJ’in nasıl ölümden döndüğünü anlatıyor. Böyle bir yazıyıyla uğraşmaya gerek duymamın sebebi de JJ’i iyileştirmeye çalışırken hastalığı hepatik lipidozis ile ilgili Türkçe kaynak yetersizliğini ve daha da kötüsü mevcut kaynakların hasta ailelerini nasıl yanlış yönlendirdiğini görmem oldu. Hepatik lipidozis tedavisi doğru yapılmazsa ölümcül bir karaciğer hastalığı ve tedavisi tek bir şekilde yapılıyor; mideye inen bir tüp takılması ve bu tüp yoluyla agresif bir beslenme planı uygulanması. Kediniz karşınıza zayıflamış ve halsiz de olsa yememesi için gözle görülür hiç bir fiziki neden olmadan dururken bu kararı vermek hiç kolay değil. Zaten zayıf düşmüş hayvanınızı alıp boynunu delecekler ne de olsa... Maalesef bu kararı, veterineriniz size yol göstermeye çalışsa bile “bu tüp takılmazsa hayvan ölecek” bilgisi beyninize derin derin kazınmadıysa veremiyorsunuz. Ben şanslıydım, hem veterinerimiz, Ada Veteriner Kliniği’nden Evrim Egeden, bu konuda yayınları takip ediyor ve yol gösteriyordu hem de ben ingilizce makaleleri okuyabiliyordum da bu kararı vaktinde verebildim ve JJ’in hayatı kurtuldu. Hayvanınız yemeden kesilmişse, kilo kaybı varsa veterinerinize hepatik lipidozis olabilir mi diye sorun. Israr edin. Uyguladıkları tedaviyi takip edin. Bir kaç gün geçmiş hala yemek yemiyorsa ve hala hepatik lipidozis lafı edilmiyorsa ve bunun nedenleri size şüphe götürmez bir şekilde açıklanmıyorsa bir veterinere daha gidin. Hele bir de sararmışsa ya da karaciğer değerleri yükselmişse vakit kaybetmeyin. Tüp takılması ile ilgili şüphelerinizi bir yana bırakın. Hayvanınızı kurtarın. Aslında yazının özeti yukarıda ama yine de aşağıda JJ’in hikayesi var. Tedavisinin nasıl yapıldığını, yoldaki sorunları ve bu sorunların nasıl çözüldüklerini anlatıyor. Yazı uzun ama tedavi de uzun bir süreçti. 14 Kasım 2016’da takıldı tüp, çıkartıldığında 3 Ocak olmuştu. Bu arada korkularımız hala bitmedi ama en azından hepatik lipidozis bitti. JJ tam 6,5 yıldır ailemizin bir parçası. Aramıza katıldığında 6 aylıktı. Bir süredir en büyük sorunu kiloları -ki kalabalık kedi nüfusu içinde porsiyon kontrolü yapamadığımızdan 12.5 kiloya kadar çıktı. Bundan neredeyse bir yıl önce de sol gözünde bir tansiyon problemi oldu. İlaçlarla kontrol altına almaya çalışırken Ekim 2016’da gözünden ufak bir operasyon geçirdi. Operasyon ufak da olsa anestezinin etkisi normalden çok daha uzun sürdü. Sabah 11’de ameliyat olmasına rağmen gece yarısı olduğunda daha yeni uyanıyordu. Asıl problem ise ameliyattan sonra başladı. JJ’in iştahı kapandı. Önce sorun gözündeki dikişlerle oynamasın diye takılan yakalıktan sanıyorduk ki belki cidden öyleydi. Ama yakalığı çıkardığımda bile çok az yiyordu. Halbuki, kediler, hele bir de obezlerse, üç günden fazla aç kaldıklarında hepatik lipidozis riski doğuyormuş. Her konuda dikkat etmeye çalıştığım halde o kadar tombalak bir kedinin iştahının tamamen kesileceğini ... [DEVAMI..]
     9 Beğeni    
Erdem Şafak
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
30.Ekim.2016
TavsiyeNo: 91552
Ailem ve yakin muhitimdeki herkes, kedi kopeklerini Evrim Bey'in klinigine goturuyordu. Benim de iki adet sultan papaganim vardi. Turkiye'de kustan anlayan veteriner olmadigini dusundugum icin uzun sure sultanlarimi "kuscu" tabir edilen birine goturdum. "kuscu"nun ve diger veterinerlerin teshis ve tedavi yontemleri bana guven vermemeye basladiginda, Evrim Bey'in klinigine gittim. Keske sultan papaganlari aldigim ilk gunden beri Evrim Bey'e gitseydim diyorum. Ornegin erkek papaganim surekli tunekten dusup yaralaniyordu. Bu durumun, hepatite bagli epilepsi nobetleri oldugunu Turkiye'de baska kac veteriner hekim cozebilirdi bilmiyorum. Hastaliklar disinda, gaga kirilmasi, kanat yaralanmasi vb travmalarda da hep o klinige kostuk. Ailemden diger kisilerin kuslarini da hep kendilerine goturduk. Hicbir ziyaretimizde caresiz geri gonderilmedik. Bazi kuslarimizdaki caresi olmayan durumlarda bile hayvanlarin agrilarini dindirip, yasam kalitelerini yukselttiler. Son olarak muhabbet kusumuzun gagasindaki bir deformasyon icin klinigine gittik. Hayvanin gagasi o kadar yamulmustu ki yemek yiyemez hale gelmisti. Zayifliktan olmek uzereydi. Goren herkesin "mantar" dedigi gagadan ornek alip incelediler. Problemin gagaya bagli yumusak dokuda ilerleyen bir kanser turu oldugunu buldular. Kusu ameliyata almak gerektigini soylediler. Kusu ameliyatta kaybetme ihtimalimiz az da olda vardi ancak aksi halde kesin olecekti. Kabul ettik. Ameliyat sonrasi hayvanin gagasi ilk gunku gibi duzgun, gaganin yanindan tasan ve dilini saran tumorlu doku da tamamen temizlenmisti. Bir de her gun vermemiz gereken, agriyi kesen ve tumorun yayilmasini yavaslatan ilacimiz var. Ameliyat oncesi can cekisen kusumuz, su an duzgun gagasi ile ev icinde ucusuyor. O gunden itibaren yasadigi her gun, Evrim Bey'in kliniginden hediyedir. Kus sahiplerine tavsiyem ve ricam; lutfen hayvanlarinizin degerini, satis fiyatina gore degerlendirmeyin. Kusu olume terketmeden once mutlaka Evrim Bey ve ekibi ile irtibata gecin. Bizimle ayni gunde ameliyata giren bir kanarya da sirtindaki dev tumorden kurtuldu ve gormeyen gozu acildi. Kendilerine cok tesekkur ederim ve dilerim kus sahiplerindeki veteriner bilinci zamanla olusur da en ufak bir sikayette kustan anlayan bir veterinere basvururlar. Bu sayede hem sikayet olumcul seviyeye gelmeden cozulme ihtimali artar hem de Evrim Bey gibi hekimlerin elindeki ornek vaka sayisi artar. Kendisine ve ekibine cok ama cok tesekkur ederim.
     8 Beğeni    
Begüm
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
17.Ekim.2016
TavsiyeNo: 91136
Ada veteriner kliniğiyle yollarımız 4 ay önce kızımız Lady'nin rahatsızlığı sebebiyle kesişti. Lady (coocker) cinsi ve 8 yaşında.Bizim hikayemiz kızımızın iştahtan kesilmesiyle, tuvaletini yapamama ve halsizlikle başladı. Bir hafta daha da bu halleri devam etti sonrasında apar topar kızımızı Bursa'ya fakülteye götürdük orada yapılan bir takım testlerden sonra kızımıza böbrek yetmezliği,hatta bir böbreğinşnde iflas ettiği söylendi aynı zmanada sistit teşhisi de konuldu hemen antibiyotik ve her gün sabah akşam uygulanan serum tedavisine başlandı. Bu sırada kızımız için pekte ümitli konuşmadılar elimizden hiç bir şey gelmemesi bizi daha da üzüyordu. Gün geçtikçe kızımız kötüye gidiyordu, serum tedavisi bittikten sonra tekrar antibiyotik kullanmaya başladık, bu sırada az da olsa yemeğe başlamıştı ama yattığı yerden kalkmaz olmuştu. Ramazan bayramının 3.gününün sabahı ayakları tutmamaya ve ani gelen titremesi daha da artıyordu hemen veterineri aradık bayram sebebiyle ulaşamıyorduk. Fakülteye götürmek istedik ama yine bayram sebebiyle acil servisinde bile kimse telefonlara dahi bakmıyordu.Hemen çevremdeki evcil hayvanı olan yakın arkadaşlarımı aramaya basladım çok yakın bir arkadaşım Ada veteriner kliniğini aramamı ve her koşulda ulaşabileceğimi ve yardım alabileceğimi söyledi vakit kaybetmeden aradım, Çağla Hanım çıktı karsıma telefondan ve ilk defa görüşmemize rağmen anlattığım şekilde neler yapmam gerektiğinden bahsetti ve anlatımı yaklaşımı o kadar iyiydi ki ertesi gün vakit kaybetmeden kliniğe gittik(şehir dışından Yalova'dan gidiyorduk). Gittiğimizde Çağla Hanım ve Evrim Bey tarafından karşılandık,hemen bazı testler yapıldı Evrim Bey yazılı bir şekilde kızımızın hastalığını anlattı ve aslında kızımızda böbrek yetmezliği teşhisi hatalıymış.Evrim Bey'in uyguladığı tedaviye cevap verdi ve birkaç saat sonra yemeğini yedi ayağa kalktı ve yürümeye başladı,doktorumuzunda beklentisi tam bu yöndeydi evet doğru yoldayız dedi ve ve umudumuz hekimimize inancımız daha da arttı.. Bu süreç biraz uzun olacaktı belki ama uygulanan doğruydu, kızımız çok nadir görülen addison diase(böbrek-üstü bezlerinin normal çalışmaması)ile birlikte kansızlık vardı,ve bununla birlikte kortizon tedavi sinede basladık. Evrim Bey'in uyguladığı ilaç ve tedavi sürecinden olumlu sonuçlar aldık kızımız normal hayatına döndü..Hayatı boyunca kullanacağı ilacı vardı ama çok şükür artık iyiydi. Sonrasında da Evrim Bey ile sürekli irtibat halindeydik. Bundan sonra ki süreç de belirli aralıklı zamanlarla testlerimiz devam edecek.Evrim Bey ile tanışmasaydık belki de yanlış konulan teşhis yüzünden yanlış ilaçlar yüzünden daha da kötü sonuçlarla karşılaşıcaktık Size tavsiyem kesinlikle ümidinizi kaybetmeyin biz o kadar şanslıyız ki bu süreçte Evrim Bey ve ekibi bizim yanımızdaydı...
     5 Beğeni    
Özlem Aksular
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
1.Temmuz.2016
TavsiyeNo: 89492
12 yaşındaki dişi kedimiz Kısmet'in DİYABET ve KİST sorununu bir başka veteriner hekim tarafından "yapılacak bir şey yok, karar sizin" dendiği bir durumdan, mevcut tüm kistleri alınmış ve tüm yaraları oldukça kısa bir sürede iyileşmiş duruma getiren sürecin baş kahramanları diyebilirim Evrim Bey, eşi Özlem Hanım ve Ada Veteriner Kliniği için. Kısmet, Mayıs 2004'te yaklaşık 15 günlükken sokaktan aldığımız, hayatının ilk 6-7 yılında tüm aşıları ve kontrolleri aksatılmadan yapılan evimizin göz bebeği dişi bir kedi. 2013 yılında meme kistleri oluştu. İstanbul, Anadolu yakasında evimize yakın bir veteriner kliniğine götürdük ve bir ameliyat geçirdi. Neredeyse 10 yaşındaki bir kedi için korkularımız vardı ama anestezide sorun yaşamadı, ameliyatta kistler ve kistlerin olduğu meme lobları alındı, diğer loblar alınmadı, 1 gece yoğun bakımda kaldı, ertesi gün evimize getirdik. Patoloji temiz geldi. Dışarıdan bakıldığından her şey olması gerektiği gibi. 2016'nın Mart ayında karın bölgesinde elimize bir şişlik geldi. Daha önce oluşan kistler daha yumuşak, hatta sıvı dolu gibiydi. O nedenle yeni oluşan daha sert, misket boyutlarındaki kist için acele etmedik. Nedir, ne değildir bekleyelim dedik. Çünkü ilk ameliyattan sorunsuz çıkmıştı, beklemenin zarar getireceğini düşünmedik. Fakat kist 1 ayda hızla büyüdü. Artık yaşı da ilerlediği için hala ameliyattan bir çekincemiz vardı. Daha hala düşünme aşamasındayken Kısmet'te kusma, kumuna gidip çişini yapamama gözlemledik. Tekrar aynı veterinere gittik, röntgende kiste bakıldı. O arada idrar tahlili yapıldı, idrarda şeker çok yüksek çıkınca "ya böbrektir ya diyabet" diyerek kana bakıldı. Kanda da oldukça yüksek gelince diyabet tehşisi ağıs bastı ve bir takım tahliller daha yapılıp kesin diyabet tanısı kondu. Bundan sonrasında bir tür insüline başlandı. Biz bu süreçte her sabah Kısmet açken veterinere gidiyoruz, 3 kişi kediyi tutuyor, kan alınıyor, ölçüm yapılıyor, sonuç çok yüksek. Çeşitli doz denemeleri sonrası yeni ilaç deneyeceğiz dendi. Lantus'a geçildi. Ölçümlere hala klinikte devam ediyoruz bu arada. Ve sonuçlar hep 300-400. Asla aşağı inmiyor. Kist gitgide büyüyor, ameliyata asla yanaşmıyorlar çünkü şeker yüzünden iyileşmez diyorlar. O da ameliyattan sağ çıkarsa tabi. Bir zaman daha aynı süreçte Kısmet'im çileler çeke çeke bu ölçümler devam etti. Bir iyileşme yok. Daha da vahimi kistin üzerinde yara açıldı çünkü artık mandalina kadar olmuş bu kist deriyi de inceltip dokuda hasara yol açmaya başladı. Bize burada "kararı size bırakıyoruz, yapılacak çok fazla seçenek yok" dendi. Bu noktadan sonra, çok önce yapmam gerekeni yaptım. Aynı gün içinde Ada Veteriner'e e-mail attım, çok geçmeden dönüş oldu. Evrim Bey 1-2 tahlil daha istedi, diğer ihtimalleri eledik. Ertesi gün telefon konuşmasında ameliyatı gerçekleştirecek olan kişi, eşi Özlem Hanım ile birlikte kediyi muayene etmelerinin daha doğru olacağını bize söyledi. Bu arada benim çaresiz bir şekilde şekerden pani... [DEVAMI..]
     10 Beğeni    
Prof. Dr.Meryem Koray
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
16.Mayıs.2016
TavsiyeNo: 87945
Evrim Egeden'i tanımam, 11 yaşındaki kedim Mişa'nın dışkısının kanlı olması ve uygulanan bazı tedavilerin cevap vermemesi nedeniyle oldu. Tahliller yapıldı, teşhisler kondu, ilaçlar uygulandı ama aylar alan bu süreçte Mişa iyileşmedi. Evde kedisi olup da, ona bağlanan kediseverler ne durumda olduğumu anlayabilirler. Sonra İÜ Veterinerlik Faültesi'nden bir arkadaşımın tavsiyesiyle Evrim Egeden'e geldik. İlk olarak şu veya bu tahlillden önce, Mişa'nın hali, tavrı, günlük düzenini anlamaya yönelik sorulara yönelmesi ilgimi çekti. Aslında, günümüzde teknolojiye dayanan teşhis ve doktorluktan önce, geçmişte rastladığımız- sanırım manuel doktıorluk deniliyor- hasta ile iletişime dayanan doktorluk ve teşhiste bulunma yaklaşımını oldukça olumlu bulduğumu da söylemeliyim. Bu nedenle Egeden'in bu yaklaşımını olumlu bulduğum gibi Mişa'nın hal ve tavrına ilişkin bilgi verdikçe bu günlük hallerin birçokşeye işaret edebildiğini de anladım Sorularına aldığı yanıtlardan sonra ise, Mişa için konulan "korona" gibi bir belalı virüs teşhisine katılmadığını belirterek beni şaşırttı Evrim Bey. Teşhisi konusunda, kitaplara başvurarak beni bilgilendirmesi de ilginçti. Kısa zamanda ve telaşla okuduklarımı tam anladığımı söyleyemem; ayrıca kedi hastalıkları konularına da aşina değilim; yine de bilgilendirme çabası hoştu. Dediği özetle şuydu: Mişa, gida allerjisi yaşıyordu ve yapılması gereken şey en başta, tahilsız (green free) gıdalar almasıydı. Bir süre bu yolla ve az bir ilaçla yol almaya çalıştık; ama tam yanıt alamadık. Hastalığın virütük bir yanı da olmalıydı. Bu nedenle tahliller yapıldı ve kortizonlu bir ilaçla tedaviye geçildi. Bugün geriye baktığımda, ciddi bir tedaviye geçmeden önce, bazı ihtşimalleri dışarda bırakmak için, basit yolların denenmesini de yerinde buluyorum. Mişa'nın tedavisi hala sürüyor; llacı azaltarak da olsa daha epeyce bir süre devam edecek. Ancak, artık dışkısı normalleşen, hareketleri düzelen sağlıklı bir kedim var. Aylarca umutsuz gibi görünenen bir hastalıkla uğraştığımdan, eski Mişa'ma kavuşmaktan dolayı da sevincim büyük. Bu sevincimde Evrim Egeden'in payının çok olduğunu da biliyorum. Teşekkürler Evrim Bey.
     5 Beğeni    
Özlem İbidan
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
15.Mayıs.2016
TavsiyeNo: 87926
LENFOMA Biranda dünyamızı yakmışti. YA SONRA..... Şansli evimizin prensesi 01.11.2007 doğumlu yedikule barinagindan 6 aylık iken sahiplendigimiz Belçika kurdumuz. Upuzun tüylü, oyuncu , sağlıklı güzel kizimiz yıllar geçtikçe bizi endiselendirmeye başladı. Upuzun tüyleri sertlesmeye dökülmeye uzamamaya ve rengi sararmaya başlamıştı. Vücudunun değişik yerlerinde bezeler oluşuyordu. Kuyruğunda gitgide büyüyen bir kitle vardı. Bu değişimler başladıkça gitmediği veteriner hekim neredeyse kalmadı. Bezeler için dagilmamis aşılar, kuyruktaki kitle için lipom ve tüyleri derisi içinde uyuz bazı yerlerde mantar dediler. Söylenenleri harfiyen uyguluyor hiç sonuç alamiyorduk. Kizim günden güne zayıflıyor bizim içimiz parcalaniyordu. Bir gün bir veteriner hekim arka bacak arası lenflerinin şiş olduğunu LENFOMA olabileceğini söylediği an dünyam başıma yıkıldı. Hemen klinige kaldırdık. Operasyon geçirdi. bezeler ve kuyruktaki kitle alındı. İl dışına hocaya patoloji ye gönderildi. Sonuç gelene kadar geçen süre anlatılır gibi değildi bezeler aşidandir kuyruk kanserse kesilir ya lenfoma ise diye karışık ruh hali içindeydim. Ve sonuçlar geldi "LENFOMA " O an herşey bitti dedim. Tanıdığım ne kadar veteriner hekim varsa patoloji sonuçlarını raporları gösterdim. Son aşama en fazla 3 ay seninle dediler. Nisan 2015 di. Kizim günden güne zayifliyordu gözlerine bakamıyorum. Sürekli internette lenfoma yi okuyor,nasıl bir mucizeye ihtiyacım var diye düşünüyordum. Bu konuda sürekli araştırma yapan ve yazılar paylaşan ADAVET i aradım. Kizim için yardım istedim. Veteriner hekim Evrim Egeden tarafından şanslim Adavet e alındı. İlk muayene sonrası Vet hekim Evrim Egeden 'Bana pek lenfoma gibi geliyor 'deyince... Elimizdeki kapı gibi raporlar hocalardan gelen patoloji sonuçları nedir peki. Diye düşündüm. Bir yanım hekimimize inanmak isterken bir yanım da bukadar hoca yapılamaz diyordu. Adavet sanslimi sıfırdan ele alacaklarını söyledi. Muayene,tahliller,patoloji ye giden örnekler kızımın ilkkez yatar hasta olması yoğun ilaç tedavisi hepsi biranda başladı. Korku içinde sonuçları beklemek gelen her sonuçta biraz daha umitlenmek Evrim Egeden 'e inancımızı dahada arttiriyordu. Çok zayıflayan kızımın kilo almaya başladığını görmek derisinin toparlanması, tüylerinin yeniden yumuşacık çıkması gözlerindeki ışıltı bakış açımızı tamamen değiştirmişti. Artık hiçbir kuşku kalmadan veterinerimizin çocuğumuzu iyilestirecegine inandık. Uygulanan tedaviye kizim cevap veriyordu. Klinik ev arası rutin gidip gelmeler, 20 kilo klinige teslim ettigim kızımın 40 kiloya cikmasi 3 ay yasar denen kızımın 13 aydır günden güne dahada iyiye giden kızımın hayata tutunmasini izlemek harika bir duygu. VE Sunu anladım ki Hocalarda yanilabilirmis. Önemli olan doğru adresi bulmamış. LENFOMA teşhisi ile çare aramak için çıktığımız yolda doğru adresimizi bulmuş olduk. Adres ADAVET di Teşekkürler Evrim Egeden Teşekkürler Adavet Emeğinize sonsuz saygılar. Kizim ben ve tüm ailem size minnet borcluyuz
     7 Beğeni    
Lale Gunday
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
6.Mayıs.2016
TavsiyeNo: 87689
Yazliktan geleli bir hafta olmustu. 3 Kasim 2015 gecesi 6 yasindaki maltese oglum çiko gürültülü bir sekilde, sanki kusmaya çalisir gibi bir nöbet geçirdi. Sabah hemen veterinerimize gittik. Kan tahlilleri yapildi, akciger filmi çekildi ve üst solunum yollari enfeksiyonu teshisiyle tedaviye baslandi. Bir müddet iyilesme görülse de Aralik 2015 de ayni sikayetler le ( sanki balgam cikarmaya calisiyor da cikaramiyormus gibi) tekrar veterinerimize gittik yeniden antibiyotik vs. igne ilac tedavisine baslandi. Yine tam sonuc alinamayinca "reverse sneezing" ( ters hapsirma) olabilecegi, ve bu durumda burnunu birkac saniye süreyle sikmanin iyi gelecegi söylendi. Bu arada kan tahlilleri gerekli diger tahliller ve endoskopi yapildi.Hic bir bulguya rastlanmadi. Yani ilk sikayetten itibaren 2 ay gecmisti sikayetler devam ama hala bir teshis yoktu.Çiko surekli hiriltili sesler cikariyordu. Baska bir veterinerin de görüsünu almak istedik. Orada da akciger filmi cekildi detayli kan tahlilleri yapildi .Kan tahlillerinde hicbir sey cikmadi. Akciger filmi icin ise akcigerde bir metastaz olabilebilecegi ayrica hiriltinin tracheal collapse olabilecegi soylendi. Çok yogun antibiyotik tedavisinden sonra akcigerin duzeldigi dolayisiyla metastaz suphesinin ortadan kalktigi söylendi ama hiriltilar devam ediyordu. Sonucta veterinerlerin o ana kadar soyledikleri ; ciko da bronsit gibi bir durum ayni zamanda da reverse sneezing veya tracheal collapse olduguydu. Sonunda bir baska veteriner çikonun detayli akciger ve kalp incelemesinden sonra sorununun burunda oldugunu söyledi. Bu bir asamaydi ve en azindan incelemeler burun bölgesine yogunlasacakti. Bu sürecte burundan alinan materyal incelemeye gonderildi mantar uremesi beklendi ama üremedi. Burun bölgesinden tomografi cekildi bir kitle goruldugu tutulum da yaptigi yaziyordu raporda ama o da net bir sonuc degildi. Yabanci bir cisim de olabilirdi burunda. Veteriner fakültesinde daha hassas aletlerle yeni bir endoskopi yapildi. Orada burundaki olayin kemik üremesi oldugu soylendi. Tomografiyi inceleyen radyologlar bunun bir yabanci cisim oldugunu cerrahlar tümor olabilecegini soylediler. Yani üç ayri görüs. Kemik üremesi, yabanci cisim, tümör. Ve 4 ay gecmisti. Bu arada ciko özellikle geceleri uyuyamiyor, nefes almakta cok zorlandigi için ayakta uyumaya calisiyor ve dengesini kaybedip düsüyordu. Nefes almaya çalisirken degisik sesler cikariyordu. Biz bunu astim belirtisi olarak yorumladik. Hatta gittigimiz veterinerlere bu sesleri tarifte zorlandigimiz icin video kayitlari götürüyorduk. Arastirdigimiz ve anlayabildigimiz kadariyla belirtiler bircok hastalikta ortak görülen belirtiler oldugu için tam teshis konulamiyordu. Sonuçta hastaliginin tespiti için ameliyatin gerekli oldugu söylendi. Tam bu asamada Ada Veteriner Kliniginde Evrim Bey'le tanistik. Evrim bey bizi dinleyip, Çikoyu görüp, yapilan tetkikleri inceledikten sonra Çikonun rahatsizliginin "Idiopathic lymphoplasmacytic rhinitis" olabilecegin... [DEVAMI..]
     4 Beğeni    
Kudret Gülen Ersöz
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
Eleştiri Yazısı.
8.Mart.2016
TavsiyeNo: 86400
Bu ziyaretçimiz uzmanı tavsiye etmediğini belirtti
     Beğenin    
Pınar Kolat
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
3.Mart.2016
TavsiyeNo: 86272
Mahallemizdeki "hayvansever"lerin 4 aylık köpekleri barınağa kısırlaştırmaya götürmesiyle başlıyor hikâyemiz. Ne aşısı ne bağışıklığı olan bu 5 yavru barınaktan (Beykoz barınağı) distemper kapmış olarak döndüler -doğal olarak. İki yavruyu çok ani bir şekilde kaybettikten sonra kalan üçünü yoğun tedaviye aldık. Gittiğimiz kaç klinik varsa hepsi distemper (gençlik hastalığı) için yapılacak bir şey olmadığını söyledi. Distemper bulaşıcı bir hastalık olduğundan uğradığımız veterinerler bizi kapıdan içeri almadı ve bu hayvanlar için yatış verecek yerleri olmadığını söylediler. Onlara kalsa biraz antibiyotik biraz ağrı kesiciyle ölmelerini izleyecektik. Yavrularda kennel cough’ı çağrıştıran sürekli devam eden öksürük vardı. Ateşleri yüksek, iştahsız, gözlerinde enfeksiyon akıntıları ve göz bebeklerinde beyaz bulanık lekeler vardı. Ayrıca burunlarında gitgide koyulaşan akıntılar vardı. Burunları kurumaktan pul pul dökülmeye başlamıştı. Biz bunca semptom arasında boğulurken veteriner arayış sürecinde kliniğinde sadece distemper tedavisi yapan, ve çoğu hastası sokak köpeği olan iyilik sever bir veteriner arkadaşa ulaştık. Kendisiyle tanıştığımızda rahat bir nefes aldık ve 3 distemperlı yavruyu gönül rahatlığıyla kliniğinde tedaviye başlattık. 3 yavru da new castle aşısı oldu. Bunun yanında 2 ay boyunca bağışıklıklarının güçlenmesi ve ishal olmalarını önlemek için Raw beslemeye başladık. Kasaptan aldığımız kemik, sakatat, tavuk ve et karışımı paketleri -24 derecede dondurarak mikropları öldürüp, ardından buzdolabında 5 saat çözüldükten sonra yedirdik. Destek olarak A vitamini, E vitamini, Neurotrophin PMG, Bioplasma, Immuneks, Gyno Ferro, Famodin, gerektiğinde Flagyl gibi bir cok supplement da ekledik, göz akıntıları için Terramycin merhem, beyaz-mavi lekeler için Ciloxan ve Flarex damla ve burunlarındaki kuruluk için Madecesol merhem uyguladık. Göz damlalarının bazı haftalar günde 6 kereye varan sıklıkta yapılması gerekti. Bu 2 ay boyunca antibiyotiklerine de devam ettik ve bu süreç sonunda 2 yavrunun öksürüğü, göz ve burun akıntıları ve ateş problemleri tamamen ortadan kalktı ve tek doz new castle aşısı artı bakım desteğimiz ile bu 2 yavru distemperı tamamen yendi. Fakat kardeşlerden Haydut adını verdiğimiz yavru her ne kadar aralarında en zeki ve başı çeken olsa da vücudu diğerleri kadar dirençli değildi. Burnundaki sürekli akıntı nefes almasını zorlaştırıyor, nefes alabildiği nadir zamanlarda da öksürüğü rahat vermiyordu. Bir kez daha new castle aşısı yapıldı ikinci doz olarak. Bu dozdan sonra 2-3 gün semptomlar oldukça azalmıştı fakat bir hafta sonra hepsi daha da şiddetli olarak geri geldi. Kontrol için veteriner arkadaşın kliniğine gittiğimizde kapıdan girerken korktuğumuz başımıza geldi; Haydut’un distemper kaynaklı ilk epileptik nöbetine şahit olduk. Veteriner hastalığın sinirsel moda geçtiğini ve bir an önce new castle aşısının direkt olarak beynine yapılması gerektiğini söyledi. Eğer yapmazsak virüs sinirsel sistemde yayı... [DEVAMI..]
     9 Beğeni    
Hulya Aybek
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
29.Şubat.2016
TavsiyeNo: 86187
Oğluş ile veteriner klinikleri maceralarımız Nisan 2014 de başladı. 11. ayını dolduran tekir erkek kedimi kısırlaştırmak üzere bıraktığım gayet hatırı sayılır bir klinikten sağlıklı olarak alamadım. Oğluş keyifsiz, iştahsız ve hareketsizdi; ilk haftalar bu anormallik, ameliyat sonrası normal olur dendi. Ama kedim yemek yememeye ve hareket etmemeye devam ediyor gün geçtikçe de eriyordu. Artık çok zayıf ve tepkisiz kedimi ameliyat sonrasının ikinci haftasında aynı kliniğe götürdüm. Durumu kritik dendi ve acilen oksijen haznesine alındı, yanlış hatırlamıyorsam üç gün durdu yedi gün iğne- ilaç v.s. devam ettik. Durumu normale dönünce eve getirdim. Arası uzun sürmedi tekrar hastalandı bu sefer bir de öksürük krizleri de durumuna ilave edilmişti; tüy çıkartmaya çalışırmış gibi öksürüyordu. Veteriner bağırsaklarında tüy birikmesinden şüphelenip bir macun önerdi. Tekrar oksijene alındı, bazı testler yapıldı (anormal bir durum çıkmadı) röntgen alındı akciğerleri su toplamış denilip idrar sökücü verildi. Ve neye dayanarak bilemiyorum FIB teşhisi konuldu; bağışıklık sistemini güçlü tutmak üzere İnterferon tedavisi önerildi… Ölecek, bağışıklık sistemi çok düşük falan interferona ikna edildim. Yaz ayında öksürükleri ve keyifsizliği geçti normale döndü; artık öksürmüyor, iştahı da, keyfi de gayet iyiye gidince İnterferon kullanmayı bıraktım, sonbahar ortasında Oğluş’un öksürükleri tekrar başladı ve hızlı bir şekilde hayatını tehlike altına aldı. Çok tedirgin ve korku içinde hareketsiz yaşamaya çalışıyordu. En ufak hareketinde bazen de sebepsiz uyurken bile öksürüklere boğuluyordu… Bir gün nefesi kitlendi evimize yakın yine hatırı sayılır başka bir kliniğe koşuşturdum. Oksijen verildi, röntgen alındı, ciğerler su toplamış denildi, Diuril ve Tecar gibi ilaçlar verildi. 1-2 saat sonra durumda hemen iyileşme gösterince FIB olma şansının olmadığı kalp rahatsızlığı olabileceği söylendi. Kalp için Eko istendi başka bir kliniğe Eko için gittik ama kedimi sakinleştiremedikleri için Eko çekilemedi, veterinerim Eko çekilemeden tam bir teşhis koyamayacağını ve bundan dolayı da tedaviye başlayamayacağını dile getirdi. Benim ruh halim oldukça berbattı, tedirgin ve stresliydim veteriner hekimim beni sakinleştireceğine tersleyip durumu benim için daha da zorlaştırdı. Birkaç krizi yine aynı yöntemlerle geçirdik. Ben artık internet ve makaleler karıştırmaya başladım. Okuduklarım ve gözlemlediklerim beni Astım ya da Bronşit üzerine yoğunlaştırıyordu. Veterinerime okuduklarımı anlattım kalp olmama durumu olabilir Astım olma durumunu da göze alıp bir tedavi uygulayabilir miyiz diye sordum ama yanaşmadı… Başka bir veterinere gittim o da rahatsızlığının aşırı kilosunundan (7 kilo 200 gram), karaciğerinin yağ toplamasından kaynaklanabileceği söylendi. Eprax verdi… Herkes bir şeyler söylüyor, kedim ise ha bire iğne yiyor, stres ve huzursuzluğu artıyor üstelik durumunda da hiç değişiklik gözükmüyordu… Ne yapacağımı bilemiyordum, uyutmayı bile düşündüm, yaşam kalitesi çok düşmüşt... [DEVAMI..]
     6 Beğeni    
Aslıhan
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
22.Şubat.2016
TavsiyeNo: 86026
Kedim Happy 2014 Kasım ayında kansere yakalandı.Meme tümörünü palpe ederken farketmiştim ve Site Editörleri Tarafından Kapatıldı'da yaşadığım için fakülteye götürdüm.Önüme operasyon seçeneğini sundular ve kararı bana bıraktılar.İyi ve kötü huylu olma olasığının %50'e 50 olduğu söylendi ve ben gelecekte daha da büyüyüp yayılmasından endişe ettiğim için operasyonu uygun gördüm.Site Editörleri Tarafından Kapatıldı Veteriner Fakültesi'nde yapılan total mastektomi sonucunda bütün meme lopları kontrol edildi ve tek bir lopta bulunan tümör uzaklaştırıldı.Alınan örneği patolojiye götürdüm ve sonucunda "Adenokarsinom Grade III" olduğunu öğrendim.Uzun ve meşakatli bakım sonucunda kanseri atlattığımızı düşündüm.Happy olabildiğince sağlıklı, hatta daha iyiydi bile diyebilirim.Ta ki Ağustos 2015 ayında arka bacak bölgesinde başka bir kitle keşfedene kadar.Fazlasıyla endişelendim, tekrar nüksetme durumunu düşündürdü ve beni korkuttu.Tekrar fakülteye götürdüm.Bana fakültede tekrar "theranekron" kullanmam söyledi ve başka bir seçim olanağı sunulmadı.Bunun bu kadar dar bir kapsamda olabileceği zihnime oturmamıştı.Kanserli hastalarda yapılan operasyon sonrasında kemoterapi veya radyoterapi vs.. daha seçeneklerin olduğunu da göze alarak uzun süredir Facebook sayfasını takip ettiğim Ada Veteriner Polikliniği'nin kurucu Veteriner Hekim'i olan Evrim Egeden ile irtibata geçtim.Kliniğine bizzat uğramak,tanışmak ve Happy'nin geleceği hakkında bilgi almak istedim.Bana hastalığın seyri hakkında detaylı ve gerekli bilgileri sundu.Kullanmamı sundukları Theranekronun kanseri kısıtlayıcı-durdurucu etkisinin olmadığı, yetersiz kaldığını dile getirdi ve kemoterapi uygulanması gerektiğini söyledi.Operasyonun üstünden 9 ay geçmişti evet geç kalmıştık belki ama onlar için 1 ay bile bizim hayatımızda 1 yıl kadar önemli olabileceğini dile getirdi ve gerekli tedavi protokolünü belirledi.Aklınıza binlerce soru geliyor.Ya işe yaramazsa, ya boşuna eziyet çektirmiş mi olurum, ya yan etkileri çok büyük düzeyde mi ortaya çıkar, ya kötü etkileri daha mı fazladır zarar mı vermiş olurum, tümör kitleleri tamamen bitecek mi, bir daha tekrarlayıp tekrarlamaz mı vs..Beyniniz bu soruların karşısında çalışmaz hale geliyor.Ama emin olun derin bir nefes alın ve karşınızda iyi bir hekim varsa kendinizi ve hayvanınızı emanet edin, size zaten gerekli açıklamayı Evrim hocam yapacaktır.Hastalığın durumu, kanserin çeşidi, kanserin seviyesi, hayvanın yaşı, cinsiyeti, kedi veya köpek olması, operasyon olup olmaması, hekimin başarılı vs.. olması bu faktörlerin hepsini etkiliyor.Happy 10 yaşındaydı, siyam kedisiydi ve yaştan dolayı riskleri de göze aldığımızda çok ağır bir antineoplastik ilaç kullanılmayacaktı, asıl hedefimiz survivordı.Onun yaşam ömrünü uzatabilmek, yaşam kalitesini arttırabilmekti.Bu herkeste böyle olacak değil.Bu bize çizilen bir durumdu.Ama kemoterapiden korkmayın.Empati kurun ve kendinizi onun yerine koyun.Yaşamayı mı seçersiniz, yavaş yavaş ölmeyi mi?Yaşamayı seçeceğinize eminim.Evrim hoca bana o güveni vermişti.Fakat daha öncesinde ... [DEVAMI..]
     8 Beğeni    
Olcay Akyıldız
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
5.Şubat.2016
TavsiyeNo: 85569
FIVli kedim Beşir'in ağzındaki yangılarla başetme maceramız: Beşir (kedim) beşir olmadan önce bizim sitenin bahçesindeki kedilerden biriydi. Eve almış olduğum kedim Pelin’in kızkardeşi diye çağırıyorduk onu. Gerçi sonradan anladık ki ameliyatlı bir erkek kedi imiş tıpkı pelin gibi. Sarı beyaz hep iyi huylu sokulgan bir kediydi. En uslulardan. Hiç bir zaman apartmana girmez kimseye rahatsızlık vermezdi. Tek yaptığı eğer sevmek isterseniz koşarak gelip arka patisini ayakkabınızın üzerien koymaktı. Hep temas isteyen bir kedi. Sonra bir gün sık sık apartmana girdiğini ve bizim katta dolaştığını farkettik. Benim ve komşumun kapısı önünde miyavlıyor bir şey anlatmaya çalışıyordu. Kirli, zayıf ve sağlıksız göründü gözümüze. Herhalde aç kaldı dedik. Mama vermeye çalıştık ama mama da yemiyordu. Değişik şeyler denedik hiç birini yemedi. Hatta yemek görünce paniğe kapılıp yemekten uzaklaşıyordu. Biz bir anlam vermeye çalışırken bir anda yemek yemeye çalıştığı bir gün korkunç bir çığlık attı. Herhalde dişi ağrıyor ya da ağzında bir yara var diye düşündük ve hemen veterinere götürdük. Tablo kötüydü. Ağzı tamamen kızarıklık, yara ve yangılarla doluydu. Yemek yemesi imkansız gibi bir şeydi. O anda ilk nasıl bir tedavi uygulandı hatırlamıyorum ama Evrim şayet sokakta kalırsa ölür demişti onu hatırlıyorum. O kadar zayıf ve çaresiz gözüküyordu ki. Belki ilk olarak kortizon yapılmıştı hatırlamıyorum ama geçici olarak eve aldığımı ve iyileşip de ağzı toparlar toparlamaz iştahla yemek yemeğe başladığını hatırlıyorum. Bir sure evde tuttum ama evdeki kedim Pelin durumdan hiç memnun olmadığı için ve o da hasta ve huysuz olduğu için mecburen bahçeye geri bıraktım ama bir gözüm de üzerinde idi. Yemek yiyip yemeyeceğini takip edecektim. Sonra maalesef çok hızlı bir şekilde evdeki kedim öldü. Ben o zaman yine geçici olduğunu düşünerek henüz adı olmayan bu kediyi yeniden eve aldım. Ve tedavileri nükseden aüız yangıları esnasında ortaya çıktı ki kedi FİV li. Sonrası çok uzun bir süreç neredeyse iki yıla yayılan bir süre içerisinde veterinerim evrim eşi özlem ve benim denemediğiz şey kalmadı diyebilirim. Bir yandan bağışıklık sistemini güçlendirecek şeyler denerken bir yandan da rutin tedavi süreci devam ediyordu. Önce dişleri çekildi. Bu yangıyı azaltan zaman zaman da geçiren bir yöntem olarak literature geçmişti. Bir ümit dedik ama yangılar yine nüksetti. O süreçte balık yağından, arı sütü ve polene uzanan yelpazede denemediğimiz yol kalmadı. Sürekli hypoalerjan mama veriyordum ama bir ay geçmiyor yangılar nüksediyordu. Kortizon yapılınca 24 saat içinde toparlanıp canavar gibi oldugu icin ben evrime ısrarla lütfen kortizon yap diye yalvarıyordum o da bana olmaz bir noktada bu defa kortizonun zararlarından dolayı hayvan zarar gorur diyordu. Sonunda rest çekti eger kortizon istiyorsan baska veterinere git ben o riske girmem dedi. Organ fonksiyon testleri ile bile bu iş olmaz dedi. Sonra diş kökleri şayet alınamadı ise onlar da tetikliyor olabilir diye bu defa köklerin da al... [DEVAMI..]
     5 Beğeni    
Aslı Bayram
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
4.Şubat.2016
TavsiyeNo: 85545
Bu Bilateral Intramural Ektopik Üreter teşhisi koyulan Margot’nun hikayesi. Margot 3,5 yaşında bir labrador. Bundan yaklaşık 2 sene önce sürekli ateş ve sistit şikayetleriyle rahim içi iltihap teşhisi konularak kısırlaştırıldı Margot. Ve her şey bundan sonra daha da kötü gitmeye başladı. Uykusunda idrar kaçırma, sık tuvalete çıkma, idrar tutamama gibi şikayetleri baş gösterdi. Bütün bunlar zaman zaman ayaklarında tüy dökülmesi, karında ve vajina çevresinde kızarıklıklarla devam etti ta ki bir gün karnında büyücek kırmızı bir şişlik çıkıp ne olduğunu anlamak için kan tahlili yaptırana dek. Margot’nun creatini- karaciğer ve özellikle böbreklerin sağlıklı olduğu ve görevlerini iyi yapıp yapmadığını gösteren değer-3 katına çıkmıştı. Margot böbrek yetmezliğine doğru gidiyordu. Bu, kandaki zararlı maddeleri süzemez hale geldiğinde böbrekler ve canlının hayatı için yapılacak çok fazla bir şey kalmayacağı anlamına geliyordu. Ancak Creatin değerinin bir canlıda yükselmesinin başka sebeplerinin de olabileceğini açıklayarak - yüksek protein, fosfor vb diyeti, hipertansiyon vs- Evrim Bey Margot’nun hikayesini mutlu sonla bitirecek adımı attı. Ultrason. İşte bu noktada Margot’nun doğumsal bir anomalisi olduğu anlaşıldı. Böbreklerden çıkan üreter adı verilen iki kanal idrar kesesine olması gerektiği gibi bağlanmıyordu. İdrar keseye tam dolamadığı için bu ip kadar ince üreter isimli kanallarda birikiyor hatta böbreklere doluyordu. İki üreter de çok şişmişti ve böbrekleri enfekte etmeye başlamaları an meselesiydi. Biriken idrarı boşaltmak için sonda, enfeksiyonu ve sistiti önlemek için vulvaplasti uygulandı ama artık yapılacak tek şey üreterleri olması gereken hallerine döndürmekti. Çok zor ve riskli bir ameliyattı ama daha önce benzeri yapılmıştı ve hasta uzun yıllar sağlıklı bir şekilde hayatına devam etmişti. Dr Erdem Acar ve Özlem Egedan 3 saat süren bir ameliyat geçirdiler. Margot’nun üreterleri kesenin içerisinde seyredip birleşmişlerdi. Bir ilkti. Ama ameliyat başarılı geçmişti. Üreterler olması gerektiği şekilde çalışmaya başlamıştı. Ve şimdi Margot’nun genel durumunda gözle görülür bir değişme oldu. Daha rahat atlayıp zıplayıp koşuyor-belli ki hastalık hareketlerini kısıtlamıştı ve ağrısı vardı-, uykusunda kaçırmıyor, karnında yaralar çıkmıyor ve tüyleri dökülmüyor. Ameliyattan bu yana 2 ay geçti. Creatin değeri düşmeye başladı ve ultrason verilerine göre de üreterlerde ve böbreklerde küçülme görülüyor. Bütün bunlar son 6 ay içerisinde yaşandı ve çok zorlu bir süreçti. Bizim için birçok şeyi kolaylaştıransa Evrim Bey’ in konuyla ilgili yorulmadan sıkılmadan bizi aydınlatmak için verdiği bilgiler, hep bir çıkış yolu bir alternatif arama çabası, her olasılığı değerlendirip bize gösterdiği sonsuz ilgi, alaka ve destek oldu. Margot’nun şansı Evrim Bey, eşi Özlem hanım ve ekibi oldu. Sonsuz teşekkürler.
     5 Beğeni    
Füsun
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
27.Ocak.2016
TavsiyeNo: 85341
Ada Veteriner doktorları Evrim ve Özlem çok uzun zamandır 3 kedimizin de doktorları. Ben burada özellikle 16 yaşındaki Ankara kedimiz Buz ile ilgili yaşadığımız süreci anlatmak, Evrim ve Özlem'e teşekkür etmek istiyorum. Çünki onlar olmasaydı hayatı boyunca hep hastalıkla yaşayan Buz bu kadar uzun bir hayat süremezdi. Buz doğuştan sağır. Ayrıca dönem dönem sara nöbetleri geçiriyor. Son iki yıldır da hipertiroid hastası. Evrim'in verdiği tedavi ile hipertirodi ilk teşhis konduğunda çok kötü durumdayken uzun zamandır kontrol altında. İki yıl içinde çok kilo verdi ancak hareketli bir kedi. Bundan 3 ay önce ön bacaklarından birinde bir kitle çıktı. Evrim kanser teşhisi koydu. Kitle alınmaz ise sürekli kanayacak ve Buz'u öldürecekti. Kitle alındı. Evrim ameliyatta Buz'u kaybedebileceğimizi çünki bu düzey hipertiroid hastsaı bir kedinin amleliyatının da riskli olduğunu ama bu riski de almazsak zaten öleceğini söyledi. Ameliyat sonrası kanserin nüks de edebileceğini ekledi. Kesinlikle ameliyat olmalı dedi. Buz ameliyattan sonra bir ayda iyileşti. Ancak Evrimin dediği gibi bir buçuk ay sonra kitle aynı yerde yeniden çıktı. Evrim kanserin agresif bir tür olmasından dolayı bu sefer bacağı kesmelerinin iyi olacağını aksi durumda Buz'un kanamadan öleceğini söyledi. Evrime ve Özleme o kadar güveniyorum ki hiç tereddüt etmeden ampütasyon ameliyatına izin verdim. Ameliyat sırasında ölme riskini de biliyordum ama ameliyat olmasa kesinlikle ölecekti. Göz göre göre Buz'umuzu ölüme terkedemezdik ki Evrim ve Özlem de asla ölüme terkedemeyiz dedi. Özlem Buz'un bacağını kesti. Ve Buz şu anda çok sağlıklı. 16 yaşında 3 bacakla da gayet güzel yaşıyor. Kilo bile aldı. Tüyleri de eski parlak haline döndü. 3,5 yaşındaki oğlum sürekli Buz'un bacağını geri takalım dese de arada sokaktaki kedilerden bacak alıp Buza takmayı önerse de o da bu duruma alıştı. Özlem' ve Evrime çok teşekkür ediyorum. Her zaman doğru teşhis ve doğru tedavi kararı ile bu sefer ölecek dediğim Buz uzun uzun yaşadı. Ayrıca Ada Veteriner 24 saat ulaşılır bir klinik. Tüm çalışanları güleryüzlü ve yardımsever. Hayvanlara çocukları gibi davranıyorlar.
     6 Beğeni    
Zeynep - Nejat Önal
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
26.Ocak.2016
TavsiyeNo: 85310
PONKİ'miz kurtuldu Ponki 15 yaşında,kastre-erkek bir "Norveç Orman Kedisi" ve bebekliğinden beri evde yaşamaktadır. Sorunlar 8 ay kadar önce "kanlı-mükuslu-ishal"le başladı. Ponki'deki zayıflamayı o güne kadar "yaşlandı ve az yemek yiyor" üstelik diş ve dişeti sorunları da var şeklinde yorumlamıştık.Ama dışkıda kan olunca daha o gece internetten bulduğumuz tanınmış bir kliniğe koşturduk. Gerçekten derhal müdahale edildi.Serum,antibiotık tedavisi,kanamaya karşı K-vitamini,vs tüm bilinen palyatif ve semptomatik tedavilere başlandı.Tahliller için alınan kanın sonuçları çıktı.Ponki "ağır derecede anemik ve karaciğer fonksiyonları da bozulmuş" halde. Konan teşhis ise (genel duruma,ama temelde globulinler oranına dayanarak) "FIP". Bunun ne demek olduğunu kedi sahiplerinin hemen hepsi bilir.Hele yaşlı bir kediniz varsa bu tanı'nın anlamı "mali gücünüz yettiğince, elden gelen tek şey destek tedavisiyle zaman kazanarak kedinizi, dayanabildiği ve dayanabildiğiniz sürece, biraz daha görebileceksiniz" demektir. İnterferon dahil her türlü destek tedavisine derhal başlandı, fakat 20 gün sonra bile Ponki'nin durumunda bir düzelme veya stabilizasyon bir tarafa, giderek kötüleşme gözlemlendi.Anemik durumu da artık ölümcül aşamaya ulaşmıştı. Belki kumar oynanmış diyeceksiniz ama, kendimiz de bilim insanı olmamıza rağmen "bilime temelde güvenin sonsuz, fakat uygulayıcılara güvenin sınırlı olması gerektiği" kriterine dayanarak, Ponki'mizi (yine internetten bulduğumuz) "Ada Veteriner Kliniği"ne naklettik. Elde, yapılmış tetkiklerle ilgili neredeyse sadece sözel ve ancak hatırlayabildiğimiz kadar bilgi olduğu için, çok daha sistematik bir düzen içinde, ve kaçınılmaz-gerekli asgari sayıda tahlille işe baştan başlandı. Burada Sayın Vet. Evrim Egeden'in inanılmaz derecede isabetli ve hiçbir şekilde "ben bilirim'ciliğe" sapmadan, tamamen bilimsel-somut kriterlere bağlı yaklaşımları sayesinde, çok kısa sürede gerçek teşhise ulaşıldı. Ponki bir hipertiroid hastasıydı. Burada, vakanın bilimsel tartışma ve yorumuna hiç girmeden (bu zaten Evrim Bey gibi mesleğine aşık ve mesleğinde sürekli kendini dahi aşmaya çalışan gerçek veterinerlerin işi) söylenebilecek tek şey, ümitsizlik içindeyken tesadüfen tanıştığımız Evrim Bey'in, araştırmacılığıyla desteklediği bilimsel formasyonunu,kişisel ve mesleki zekasını, mali beklentilerle karartmaksızın Ponki'mizi bize bağışladığıdır. Başta Evrim Bey olmak üzere ADA Veteriner Kliniği'nin tüm çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimizle... NOT: Ponki nerdeyse tek bir ilaçla ikinci hayatına mükemmel şekilde devam etmekte. Üstelik Evrim Bey tarafından kendisine bir de diş-çene operasyonu hediye edildi. Sevgi ve Saygılarımızla Zeynep - Nejat
     5 Beğeni    
Ecemşah Güven
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
28.Aralık.2015
TavsiyeNo: 84469
Köpeğim Çaki 8,5 yaşında, yaklaşık 30 günlük iken evimize geldi ve o günden beridir Evrim Bey'in kontrolünde. Husky cinsi olan dişi köpeğimiz kısır ve 36 kilo idi ve son 1-2 senedir oldukça hantallaşmıştı. Sürekli ön iki kolunu iki yana ayırarak göbeğinin üstüne ağırlığını verip, kafasını düz bir şekilde zemine koyarak yatardı. Hareket etmekten mümkün olduğunca kaçınırdı. Yağlı ve şekerli gıda tüketimi de oldukça fazlaydı. Şu zamana kadar irili ufaklı sağlık sorunları yaşadıysak da, 20 Kasım 2015 tarihinde köpeğimiz yemek yemeyi kesti ve gün içinde toplamda yedi kez kustu, tuvaletini yapmıyordu ve üstelik hiç olmadığı kadar halsiz görünmeye başladı. Bunun yanı sıra nefes alış verişleri normalden kat be kat daha hızlıydı. O gece Ada Veteriner Klinik'e gittik, köpeğimiz günlerdir ilk kez dışkı yaptı ve dışkısı yeşil renkteydi ve çok katıydı. Köpeğimizin daha önceden de bağırsak problemi olmuş olması sebebiyle yine bir bağırsak sorunuyla karşı karşıya kaldığımızdan şüphelendik ve röntgen çekildi. Serum bağlandı ve ağızdan lavman etkisi gösterecek ilaçlar verildi. O gece eve döndük fakat aynı belirtiler ertesi gün de tekrarladı, hatta nefes alış verişleri daha da hızlanmaya başladı. Yine hemen kliniğin yolunu tuttuk, o gece nöbetçi olan Vet. Hek. Görkem Bey mide dönmesinden şüphelendi ve yine röntgen çekilmesi gerektiğini söyledi. Çekilen röntgen görüntüleri ve köpeğimizin nefes alış veriş video görüntülerini Evrim Bey'e iletti. Sonrasında Evrim Bey kliniğe gelerek semptomları değerlendirdi ve neticede üç ihtimalle karşı karşıya kaldık: mide dönmesi, bağırsakta bir problem ya da pankreasta bir problem. 21 Kasım gecesinde kliniğe yatışı yapıldı ve 24 Kasım gününe kadar semptomları değerlendirerek Evrim Bey'in uygun gördüğü antibiyotikler verilerek serum takviyesi yapıldı. Ayrıca, köpeğimizin verdiği tepkileri doğru analiz edebilmek adına bu süreç içinde herhangi bir ağrı kesici verilmedi. Bu süre boyunca köpeğimize sıvı ya da katı gıda da verilmedi. Her gün röntgeni çekilmeye devam edildi. Bu dönemde defalarca hem anal hem de oral lavman yapıldı zira köpeğimiz yine tuvalete çıkmamaya başlamıştı. Nitekim, köpeğimizin geçmişindeki bağırsak problemleri ve semptomlarının kapsadığı hastalık ihtimalleri dikkate alınarak; operasyon yapılmaya karar verildi. 24 Kasım tarihinde yapılan operasyonda, bağırsak sorununun olmadığı fakat (en kötü senaryo olan) pankreatit hastalığı olduğunu öğrendik. Operasyonda Özlem Hanım pankreas, mide ve bağırsakta sayısız lezyon gördüğünü; dokunduğu her dokunun adeta kıyma gibi elinde parçalandığını söyledi. Bu sebeple pankreasa hiçbir müdahale yapılmadığını ama içeriyi temizleyebildiği ölçüde temizleyebildiğini söyledi. Bu lezyonlar da yangı ya da kanserli dokuydu; köpeğimizin %15-50 arasında kurtulma şansı olduğunu ve uyutulma ihtimalinin söz konusu olabileceğini ancak böyle bir karar vermeden önce köpeğimizin uyanmasını beklemenin ve vereceği reaksiyonların neler olacağını görmemiz gerektiğini tavsiye ettiler. Fakat hastalığın... [DEVAMI..]
     6 Beğeni    
Cansu Özmen
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
28.Kasım.2015
TavsiyeNo: 83645
Alfred Lord Tennyson, sevmek ve kaybetmek, hiç sevmemiş olmaktan daha iyidir, der. Ben şiddetle katılmıyorum. Birini sevmek, özellikle de kronik ve tedavisi olmayan bir hastalığı olan birini sevmek dünyanın en zor işi. Birinin nefes alıp verişini izlemek, zaman zaman kötüleştiğinde acısı karşısında çaresiz kalmak, bir kediye ne zaman akciğer nakli yapılacağını sorgulamak, onun yeniden eskisi gibi nefes alabildiğini görmek için kendi ciğerinden bir parçayı dahi feda edebilecek olmak, fakat bunu deli muamelesi görmemek adına kimseye söyleyememek gibi zorlukları var. Evrim Egeden’le seneler önce bir arkadaşım vasıtasıyla tanışmıştım. 4-5 aylık kara bir kedi İstanbul’da bir araba tarafından ezilmiş, saatler sonra Galatasaray Üniversitesi’nden bir hoca tarafından bulunup Ada Veteriner Kliniği’ne getirilmişti. Videosundan gördüğüm kadarıyla kedi yürüyemiyor, sürekli miyavlıyor fakat kendini sevdiriyordu. Ameliyat edilmiş, kuyruğunu kaybetmiş, sağ arka ayağı da topal kalmıştı. Artık yürüyebiliyordu fakat kaza ya da ameliyat sonucunda ortaya çıkan kronik kabızlık onu senelerce rahatsız edecekti. 2011 senesinin yılbaşında anemisi artmış ve apar topar kan nakli yapılmıştı. Arkadaşım kediyi evime getirerek, “sen buna birkaç gün bak, ben gelip alacağım” dedi. Arkadaş, birkaç gün sonra ülkeyi terk etti ve bir daha da gelmedi. Kediyle ilgili dikkatimi çeken ilk şey konuşmasıydı. Her isteğini konuşarak ifade ediyor ve cevap verildiği sürece de konuşmaya devam ediyordu. İsteği yerine getirilene kadar da susmuyordu. Bir kapının açılmasını istiyorsa, bir size bir kapıya bakarak dakikalarca miyavlar, kapı açılmazsa da kola zıplayıp asılarak kapıyı açardı. Topal ayağıyla ağaçlara tırmanır, köpekleri kovalar ve tüm bunları yaparken de konuşmaya devam ederdi. Onu döven kedilere karşı bile çok şefkatliydi, onları uyurken temizlerdi. Adını, Aşk ve Gurur’un yakışıklı ve asil karakteri Mr. Darcy’den aldı. Birkaç ayda bir tıkanıyor, beslenme ve likit vazelinle dışkılayamadığı zaman lavman olmak zorunda kalıyordu. 2011’den beri kaç kere lavman olduğunu hatırlamıyorum bile. Bütün bu süreçlerde Evrim Egeden sürekli yanımızdaydı. Her soruma sabırla cevap veriyor, Darcy için yeni tedavi yöntemleri araştırıyordu. 2014 senesinin Kasım ayında Darcy nefes alırken hıçkırır gibi sesler çıkarmaya başladı. Röntgen çektirdiğimizde ciğerlerinde ciddi bir problem olduğunu fark ettik. Önce Tekirdağ’da rutin bir enfeksiyon tedavisi gördü fakat durumunda bir değişiklik olmadı. Ben aşırı telaşlı olduğum için ulaşabildiğim herkese danışıyordum. Site Editörleri Tarafından Kapatıldı Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nde bir hocaya muayeneye gittiğimizde plevral efüzyon (paryetal ve visseral plevra arasındaki boşluğa sıvı dolması) olduğunu söyleyerek, plevrasından sıvı örneği almaya çalıştı. Gelgelim, sıvı gelmedi. Zira teşhis yanlıştı. Evrim Egeden en sağlıklı teşhisi tomografi çektirerek koyabileceğini söyledi fakat Darcy’nin nefes darlığı anestezi almasını riskli hale getiriyordu. Bir anestezist eşliğinde Evrim Egede... [DEVAMI..]
     5 Beğeni    
İ.N.T.
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
23.Kasım.2015
TavsiyeNo: 83510
Kendisi kopegimin kurtaricisidir. Bundan yaklasik 10 ay once gayet fit olan kopegimin karin bolgesinde abdominal sarkiklik olusmaya basladi. Antrenmanina dikkat ettigim halde bu sarkiklik buyumeye devam etti. Sonrasinda testislerinde atrofi yani kuculme oldugunu farkettim. Boyun bolgesinde kalinlasma ani kilo artisi ve su icisinde korkunc bir cogalma oldu. Veterinere gittigimde kendisi bunu yasliliga bagladi fakat ben oyle olmadigini biliyordum cunku o ana kadar kopegim standart kiloda ve kasli bir kopekti. Oldugu yerde durmayan yasina ragmen ovgu alan bir kopekti. Once karninda tumor olmasindan korktum arastirmaya basladim fakat veteriner ustunde durma dedi. Fakat 5 ay once acikcasi dunyam basima yikildi. Kopegimin ensesinde ve sirtinda egzama gibi yaralar olusmaya basladi. Basta egzama sandigimiz yaralar gittikce buyuyerek sirta yayilmaya basladi. Bu esnada kopegim psikolojik olarak cokmeye, derisi incelmeye asiri derecede esneklesmeye ve hassaslasmaya basladi. Yara olan deri kararip simsiyah olmustu. Komutlari algilayamiyor hicbirsey yapmak istemiyor sadece catlayana kadar su icmek istiyordu. Yaraya ne ilac tedavisi uygulansa da pozitif karsilik vermedi. Yaralar buyuyup irinli hale geldi ve kalin kabuklar tutmaya basladi. O bolgedeki tuyler tamamen dokuldu ve yeni tuyler cikmiyordu. Derisi iyice esnemeye basladi eklem bolgeleri kumas gibi kat kat oluyordu. Cok su icip surekli eve cisini yapmaya basladi. Bu oyle bi hale geldi ki kopegim su bulamayinca yattigi yere cisini yapip icmeye calisiyordu. Hizla kopegimin cokusunu izliyordum diyebilirim. Yuksek miktarda para harcamis olsam da sonuca ulasamadik. Artik umudumu kestigim anda arkadasimin tavsiyesiyle evrim beyle tanistim. Kendisi ilk basta sagolsun surekli telefonla yardim istegime karsilik verdi. Baskasi olsa cildirirdi herhalde:) saat zaman dinlemeden ne zaman arasam bana yardim etti. Bu esnada ben yabanci makalelerden teshislerden kopegimin cushing sendromu olabilecegini farkettim. Bunu evrim bey ile paylastim. Kendisi kopegimi muayeneye getirmemi gordugunde anlayabilecegini soyledi ve nitekim oyle oldu. Kopegimin cushing testi rontgeni biyopsisi vs hepsi kendisi tarafindan yapildi ve sonuc tahmin edildigi uzere cushing sendromu cikti. Cushing sendromu kopeklerde birkac turde olan ama yuksek oranda bobrek ustu bezlerinde olusan bi tumorun hormonlari asiri calistrmasi sonucu olusuyormus. Kaslari eritiyor testisleri kucultuyor sirtta bahsettigim yaralari cikartip kalsiyum fazlaligindan deriyi karartiyormus. Ayrica asiri su icme ve cis tutamama sorunu da yaratiyormus. Yaralar ilaca karsilik vermezmis cunku cushing sendromunun ozel bir ilaci varmis. Kendisinin bu surecteki kopegime olan sevecen tavrini soylemeden gecemeyecegim. Klinigin bekleme banklarinda uyuyakaldigi icin uykusunda kani alinan,kendisinin ofisine kadar heryere cisini yapan kopegime gosterdigi sabir ve sevecenlik icin ayrica tesekkur ediyorum. sonuc olarak tedaviye basladik. Yurtdisindan ilaclarini getirttik ve kendisinin belirledigi duzende kullaniyorum. Suan kopegim cok daha iyi yaralari duzeliyor artik oyun oynamak istiyor idrarini kacirmiyor asiri su icmiyor ve cok daha pozitif. Evrim bey in bu konudaki ozverisi yardimseverligi meslegini severek yapmasi ve uzman yaklasimi tavsiye edilmeyecek gibi degil. Tesekkurler Evrim Egeden. Kendisi biricigimin hayatini kurtardi:)
     5 Beğeni    
Tufan Sakarya
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
2.Kasım.2015
TavsiyeNo: 82749
18 aylık dişi bir doberman sahibiyim.Köpeğim 12 aylık iken tüylerinde kepeklenme sorunu yaşamaya başladım,veterinerime götürdüğümde hiçbir tetkik yapmadan mevsimsel olduğunu söyleyerek,sözde tüylerini güçlendirici takviyeler verdi.Kullandığım takviyeler fayda etmeyince tekrar gittim,bukez yine hiçbir tetkik yapmadan alerji olduğunu ve vereceği şampuanla 8 hafta boyunca yıkamam gerektiğini ve bunun yanında da hipoalerjenik mama kullanmam gerektiğini söyledi.Söylediklerine harfiyen uymama rağmen iyileşme kaydedemediğimiz gibi birde köpeğimin vücudunda(sırt,kalça,boyun) çıban tarzı şeyler çıkmaya başladı.Bu çıban benzeri şeyler bazen kendiliğinden bazende benim zorlamamla patlıyor ve içinden kan ve iltihap çıkıyordu,durum gittikçe kötüleşiyor ve beni endişelendiriyordu.Tüm bunların sonucunda köpeğimi Site Editörleri Tarafından Kapatıldı Veterinerlik Fakültesi'ne götürdüm;yaptıkları tüm testler (kan,parazitoloji,mikrobiyoloji) normal çıktı ve teşhis koyamadılar,ancak uyuza benzediğini söyleyerek reçete yazdılar,ancak ben bu reçeteyi yazdıkları ilaçların içeriklerinden dolayı redettim.Tüm bu aşamalardan sonra köpeğimi son çare olarak ADA VETERİNER'e EVRİM BEY'e götürdüm.Evrim Bey;yaptığı tetkikler ve araştırmalar neticesinde,kısa ve sert tüylü köpeklerde karşılaşılabilecek (özellikle doberman) bir rahatsızlık olduğunu buldu.Eski veterinerimin yanlış tedavisi sonucu köpeğimi aşırı ve yanlış(tüylerin çıkış yönü tersine) yıkamam neticesinde kıl köklerinde foliküller oluşmuştu meğerse.Uygulamış olduğu 1 aylık antibiotik tedavisi ile köpeğim şimdi eskisi gibi sağlıklı.Aslında son derece kolay olan tedavi ; iş bilmez ve maddiyatı ön planda tutan eski veterinerim yüzünden kabus dolu zamanlar yaşamama sebep oldu (maddi-manevi).Evrim Bey'e ; bana ve köpeğim ARİA'ya olan yaklaşımı,uzmanlığı ve uygulamış olduğu doğru tedavi için çok teşekkür ederim.
     3 Beğeni    
Dilek Sakarya
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
1.Kasım.2015
TavsiyeNo: 82738
Bizim oğlumla hikayemiz, şu anda onüç yaşında olan ama bir buçuk yaşından beri şifa aradığım Edi'm (cocker) ve onun, ancak iki sene önce tanışabildiğim kahramanı Evrim Egeden'le ilgili. On seneye yakın gezmediğimiz, gitmediğimiz hoca (!) kalmamıştı bundan iki sene öncesine kadar, ama olan hep aynı dönme dolap misali,oğlumun yaralı ve kanayan ayaklarına kortizon, ameliyat, bir zaman sonra tekrar kanayan ayaklar ve üzüntü, böyle bir süreç .Bizi tahlil bile yapmaktan aciz, güya cerrah hocaların elinden doğru teşhisle o kurtardı. Artık düşünmek bile istemiyorum geçmişte olanları...Çok ama çok zordu. İki sene önce bir vesileyle Nilüfer Aytuğ Hocayı ve sonra da kahramanımız Evrim Egeden'i tanıdım. Oğlumda aklınıza gelebilecek çoğu hastalık, kanında mikrop (Leishmania, Babesiosis) ki bunlardan ancak bir tanesi olurmuş genelde, hepsi vardı.Sonra dalağında bu mikroplardan dolayı oluşan kütle vardı o alındı. Sağolsun hücrelerine kadar baktı Evrim. Troid teşhisi kondu. Uzun, sabır ve yoğun bakım gerektiren bu süreci, ümidini hiç kaybetmemiş olan ben sonunda Evrim'le başarıyla atlattık. Kan değerleri uzun süredir hep aşağıda olan oğlum artık iyi, ayaklar da düzeldi sadece birkaç vitamin ve tek ilaçla. Ben, bayram geceleri de dahil olmak üzere her soruma sabırla cevap veren, elinden hiç düşürmediği o kitabıyla son altı tedavisini de ücretsiz gönülden yapan kahramanımız Evrim'e teşekkür etmek istiyorum.İstanbul'da gidebileceğiniz, güvenebileceğiniz tek hekim. Araştırma aşkı ve işine olan tutkusu yaşını çok aşıyor inanın. Diyorum ya o benim senelerdir aradığım mucizeyi gerçekleştirdi. Artık oğlum zorla yürümekten kurtuldu, hop hop koşuyor maşallah. Biz onu çok seviyoruz.
     3 Beğeni    
Başak Adanur
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
12.Haziran.2015
TavsiyeNo: 79472
Sokakta bulduğum, ayağında ciddi derecede kesik olan kediyi yakınlardaki bir veterinere götürdüğümde kedinin hiç bir şekilde kurtulma imkanının olmadığını ve ayağını kesmenin tek çözüm olduğunu söylediler. Daha önce cilt hastalığı olan ve bir türlü iyileşmeyen kedimi Ada Veteriner sağlığına kavuşturmuştu. Umutsuz vakalar konusunda en doğru çözümleri sundukları için Ada Veteriner'e gittim. Burada da ayağı kesmek gerektiğini söyleyeceklerini düşünürken Evrim Bey bıkmadan haftalarca kediyle özel olarak ilgilendi ve ayağını kurtardı. Anlık çözümler yerine ellerinden gelenin en iyisini yapmak için çaba gösteren harika bir ekip var Ada Veteriner'de. Evrim Bey hem mütevazı hem de bir o kadar işine hakim. 7/24 açık olması da bonus :)
     3 Beğeni    
İsmail Onur Kaya
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
13.Mayıs.2015
TavsiyeNo: 78700
Merhabalar, dün akşam 8 aylık muhabbet kuşumun kanat altında yoğun bir kanama olması nedeniyle acil olarak Evrim Bey'in bulunduğu levent ada veteriner polikliniğine gittim. Kendisi kanama olduğunu duyunca hemen ilgilendi, hatta başka bir işi olmasına rağmen bizi araya sıkıştırarak küçük bir operasyonda bulundu. Hatta muhabbet kuşumun gece üşümemesi hatta sıcak kalması gerektiğini söyleyerek kendi kuşuna ait ısıtıcı lambayı bana bir geceliğine ödünç verdi, beni hiç tanımamasına rağmen, hatta akşam kayıt sırasında telefon numaramın alınması bile atlanmış olmasına rağmen. Şu anda ben bunları yazarken muhabbet kuşum arkamda konuşmakta, ve kendisi sayesinde. Buradan kendisine tekrar teşekkür ediyorum.
     2 Beğeni    
Rüya Gider
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
2.Nisan.2015
TavsiyeNo: 77640
Kızım Daisy haziran 2014 de topallamaya başladı.röntgenler temiz çıkıyordu.yaklaşık ıkı hafta sonra buna iştahsızlık ve halsizlik eklendi.yıllardır gittiğim veterinerim toksoplazma teşhisi koydu ve tedaviye başladık.yaklaşık 7 ay antibiyotik kullandık.cevap alacagımıza kızım günden güne daha da kötülesti.yüksek ateş ve burun kanaması da eklendi.sık sık serum vermeye başladılar.anlık toparlasa da yine kötüleşiyordu.sabahlara kadar basında bekleyip o halini görüp bişey yapamamak beni çok üzüyordu.iyice zayıflamıştı.başka bir vete gittik ama ondan da sonuç alamadık.yaptıgı iğne alerji yaptı.endişelencek bir durum olmadığını kortizonda vererek iğneye devam etmemi söyledi ama ben cesaret edemedim kortizona.Ümidi kesmiş çocugum ölecek diye bekliyordum artık.tam bu çaresizlik içinde bır tanıdıgım bana Evrim Egeden i önerdi.kendisinin çok iyi ve mütevazı bir doktor oldugunu söyledi.maddi olarakda bitmiştim artık.tabiri caizse kol gibi faturalar çıkarıyorlardı ve Daisyimde hep kötüye gidiyordu.Neyse Evrim Beye de gitmeye karar verdik.Daha ilk karşılaşmamızda hepimiz çok etkilendik.karşımıza mütevazı,araştırmayı seven,hocasına danısacak kadar kompleksiz bir beyefendi çıktı.Bize saatlerini ayırdı.Böyle bir ilgiyi muhtemelen Mayo Clinic de göremeyiz diye düşündüm:)Tahliller ve gözlemlerden sonra LYME teşhisi koymuştu.Toksoplazma elenmişti.BizE yeni ilaçlar verdi ve her gun arayıp Daisy nin durumu hakkında geri bildirim alıyordu.1 aylık tedavi süreci sonunda kızım neredeyse eski sağlığına kavustu:)Daisyim 8 yasında ve tedaviye başlayalı 2 ay oldu ama kızımı gören yavrumu bu diye soruyor:)eskisi gibi enerjik artık:)bir süre daha tedaviye devam edecegiz.Evrim Beye ne kadar tesekkür etsem az.Gercekden harika bir doktor ve insan.Gittiğinizde kendinizi evinizde gibi hissedeceksiniz.Ordaki herkes çok ilgili.
     3 Beğeni    
Necla Cemaloğlu
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
5.Kasım.2014
TavsiyeNo: 72969
Merhaba.Zagoru 7 aylıkken aldık. Kısa sürede ailemizin bir ferdi oldu. Hepimiz ona çok bağlandık derken 2 ay sonra yoğun ishal oldu. Çiftliğin veterinerin ne yaptıysa olmadı. Sonra bizi Evrim Beye yönlendirdiler. Ada kliniğine ilk geldiğimizde Zagor zayıf, halsiz ve sürekli dışkı yapıyordu. Evrim bey Zagor'u 1.5 ay kadar klinikte tuttu. Bu sürede tahlilleri ve tedavisi yapılıyordu. Sonunda araştırmaları sonucu oğlumuz yüzde otuz etli kemikle ,ataları gibi beslenerek sağlığına kavuştu.şimdi Zagor 9 Yaşında. Oğlumuz şu an da büyük bir ameliyat geçirdi.14 kg. Ağırlığında bir tümör vücudundan çıkarıldı.Tomografide karaciğer tümörü sanılsa da ( bu tümör tedavisi mümkün değilmiş) Evrim Bey yüzde birlik bir ihtimali değerlendirip ameliyata Aldı. Ben ağlayarak ,vedalaşarak çıktığım kliniğe eşim ve çocuklarımla Zagoru ziyarete gittim. İnanıyorum benim oğlum bunu da atlatacak. İnanmak çok önemli . Ben Evrim Bey'e, değerli eşi Özlem Hanım'a inanıyorum ve çok güveniyorum. Onlar cana can veriyorlar. Umarım sizler de değer verdiğiniz sevimli dostlarınızın zor anlarında böyle bir ekiple sorunları çözersiniz.
     5 Beğeni    
Nero-Birsen
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
24.Ağustos.2014
TavsiyeNo: 71165
Ada veterinerlik dolayısı ile Evrim bey ve Özlem hanımla can dostum Nero 8 aylıkken 2005 yılında bir köpek dostumuz aracılığı ile tanışmıştık. Nero ile ilgili tüm rutin kontrolerde ve zaman zaman yaşadığımız küçük sorunlarda hep yanımızda oldular. Ama en son yaşadığımız sıkıntımızı onlar olmasaydı aşamayacağımızı tüm samimiyetimle söyleyebilirim. Zira, neredeyse Nero' yu kaybetmek üzereyken yardımımıza koştular. Biz, 2010 yılında Büyük şehir kaosundan kurtulmak daha rahat yaşamak üzere canım oğlumla Muğla-DSite Editörleri Tarafından Kapatıldıya yerleştik. Gel zaman git zaman, Nero da sağlık sorunları başladı.Bütün keyfi kaçmış, O enerjik hayvan yerinden kalmaz, merdiven çıkmaz hale gelmişti. Yatıp kalktığında ne yazık ki hemen yürüyemiyor, bacakları uyuşuyordu.Arka ayak dirseklerinde göz kenarlarında ve kafasında deride kepeklenmeler (bence ::(( )oluştu. bu durumda onu bulunduğumuz yerde, güvendiğim (?) bir hayvan hastanesine götürdüm. Röntgen çekildi ve kalça çıkığı teşhisi kondu. Bu arada kan testleri yapıldı ve % 60 gibi büyük oranda kansızlığı olduğu, benim kepeklenme diye nitelendirdiğim durumun ise, bir tür kan parazitinin yol açtığı leşmayadan kaynaklanabileceği söylendi. Bunun üzerine tekrar leşmanya testi yapıldı ve negatif yani yok çıktı. Buna sevinmiştik, zira araştırırsanız hastalığın çaresinin olmadığını öğreneceksiniz. Bunun üzerine kansızlık için başka ilaçlar kullanmaya başladık.Yine kalça çıkığı içinde oğlumu yürütmemem, merdiven çıkarmamam gerektiği bilgisi verildi. Ancak,tedaviye başladık aradan 1-1,5 ay geçmesine rağmen ne yazık ki, durumunda bir değişiklik olmadığı gibi daha da kötüye gitti. Bunun üzerine hemen Evrim beyi aradım. Sağ olsun bizi unutmamıştı (zira ara dan 4 yıl geçmişti). Durumu anlattım, anlatır anlatmaz belirtilere dayanarak leşmanya olduğunu söyledi. Tabii ben tüm rahatlığımla, hayır test yaptırdım, negatif çıktı demeyi ihmal etmedim. Ama, O bana hemen kan alıp kendisine göndermemi (dSite Editörleri Tarafından Kapatıldı-istanbul), bu hastalık için eliza testi yapılması gerektiğini söyledi. Ben yeniden paniklemiştim. Hemen dediğini yaptık. Ve ne yazık ki, sonuç bu sefer pozitifti. Hemen tedaviye başladık. (Bu arada oğlumda görülen hastalık belirtileri de ilerlemişti. dirseklerde, göz kenarlarında yaralar açılmaya, kafa ve yüzünde kalın kabuklar oluşmaya başlamıştı.) Türkiye de bu hastalıkta kullanılan sadece bir hap var. Bunu bir aya yakın kullandık ancak, hastalık ciddi ilerlemişti. Artık, oğlum yerinden ihtiyacı haricinde kalkmıyor, en sevdiği yemekleri bile yemiyordu. Öyle ki. 2014 yılbaşı gecesinden sonraki iki gün titremeye başladı. Kendisi bir Rottwiler olan oğlumun üzerine polar battaniye örtmeye başlamıştım. Buna, itiraz dahi etmiyordu. Hemen, Evrim beyi aradım ve bana durumunun ağırlaştığını, alıp İstanbul a getirmemi direk müdahale etmesi gerektiğini söyledi. Biz aynı günün gecesi hemen yola çıktık ve ertesi gün akşam 17.00 da klinikteydik. Evrim beyi görür görmez ağlamaya başladığımı ve " ne olur oğluma bir şey olmasın" dediğimi daha dün gibi hatırl... [DEVAMI..]
     4 Beğeni    
Zeynep Selen Almaleh
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
10.Temmuz.2014
TavsiyeNo: 70074
Kedim Casper'a 10 yaşındayken Diabet tanısı kondu. Maalesef Turkiyede kedi diabeti ile ilgili fazla ve faydalı bilgilere kolay ulaşılmıyor ve biraz deneme yanılma yapılıyor. Casper'a ilk başta diabet hapı kullandık ve hemen WD mamaya geçtik. Ancak hap hiçbir şekilde şekerini düşürmeye yaramadı ve zorunlu olarak insüline geçtik. Yabancı kaynaklara göre kedilerde insülin kullanımı çok tavsiye edilmiyor ve çoğunlukla Humulin N kullanımı tavsiye ediliyor. Humulin ne doz ayarlamasını yaklaşık 3-4 haftada oturttuk ancak orta süreli etkiye sahip olduğu için günde 3 defa 8 saat arayla insülin ignesi yapmaya başladım. İşim evime yakın olduğu için şanslıydım çünkü diabet bir kediyi mamasız 8-9 saat bırakmanız riskli denmişti. Hem mama vermek hem de kendi hayatımla dengelemek için, iğne saatlerini öğlen 12:30, akşam 8:30 ve sabaha karşı 04:30 olarak ayarladım. Bu arada, genellikle WD kuru mama, arada bir de WD konserve mama veriyordum. 1 sene sonra insülin dozunu arttırmamıza rağmen, insulin etki süresi 6 saate düştü. Bu günde 4 insülin iğnesi demekti. Bu durumda daha uzun etkili olan Lantus'u denemeye karar verdik. Lantusun doz ayarlaması da 2-3 haftayı buldu. Bu sürede Casper WD kuru mama ile beslenmeye devam ediyordu. Bazen bir uygulamada 6 unite insülin yapıyordum ve etkisi 14 saat bazen 16 saat bazen 20 saat sürüyordu. Şekeri 190 civarındaysa yeni doz uygulamıyordum. Şekerinin çok düşüp şeker komasına girmesinden korktuğum için. Hep uygun şekerine göre doz yapmak için 2 saatte bir kulağından kan alıp şekerine göre ya iğne yapıyor ya da 2 saat sonra yine kan alıp şeker durumuna bakıyordum. Hem Casperın kulakları delik deşik oluyordu hem de benim hftsonu bir sinemaya gitmem bile devamlı değişen insulin iğnesi saatleri yüzünden münkün olmuyordu. Site Editörleri Tarafından Kapatıldı üniversitesi dahiliye dekanı NSite Editörleri Tarafından Kapatıldı, Ada Vet Kliniğini tavsiye etti. Evrim Bey ile görüşmemi istedi. Kendısinden randevu alıp Levent'teki kliniğe gittim. O günden beri kendisine yatıp kalkıp dua ediyorum. Bana ilk görüşmemizde WDyi hemen bırakmamı ve DM konserveye geçmemi önerdi ve 12 saatte bir Caspera insulin yapmamı (12 saatte bir olması Casperın durumuyla alakalı) şekeri düşük olsa bile, insulinin dozunu düşürerek yine de yapnam gerektiğini. Eğer çok düşükse 12 saat sonunda o dozu atlamamı ama sonraki 12 saat sonunda yeniden insülin yapmamı söyledi. Açıkcası önceleri düşük şeker seviyesinde insulin yapmak korkutucu geldi ama yakın takipte kalarak Evrim Bey'in dediklerini uyguladım. Evrim Bey'in tavsiyelerinden önce Casper'a günde iki defa belli sabitleyemediğim saatlerde, her uygulama başına 8 ünite, günlük toplam 16 ünite insulin yapıyordum ve Casper'ın şekeri günlük 16 üniteye rağmen 350-450 arasındaydı. DM konserve mama ile inanılmaz bir gelişme oldu ve insulin dozu da hızlıca düşmeye başladı. Yaklaşık 1 sene, sadece DM mama yedi ve sabah 7:30 / 2ünite, akşam 19:30/ 3 ünite yaptım ve şekeri ara sıra 300lere çıksada genelde 200ün altında devam etti. Bu arada kilo verdi ve genç delikanlı oldu resmen. Ve daha ... [DEVAMI..]
     3 Beğeni    
Ayris Ekmekcioğlu
Profesyonel Hizmet Alan Müşteri
18.Ekim.2013
TavsiyeNo: 63470
Merhaba, Bizim pekinez 7 yaşında bir oğlumuz var Adı Dombi; 3 senedir bel ağrıları nedeni ile sorun yaşıyoruz zaman zaman ağrılar dayanılmaz oluyor ve çığlıklar atarak acılar çekiyor ve iki büklüm oluyor yürümek dahi istemiyordu.. önceleri ne olduğunu anlayamadık dizlerinde sorun var zannettik ama Evrim Bey sağolsun sorunun dizde değil bel ya da omurilikte olabileceğini söyledi bu arada bir çok veteriner hekimle de iletişime geçtik hepsi tomografi çekilmesi gerektiğini söyledi.. Evrim bey bize bir ilaç tavsiye etti önceleri çok çekindik ilaç saralı hastalar için iyi gelen bir ilaçtı. TSite Editörleri Tarafından Kapatıldı adlı ilacı haziranın 10'undan beri kullanıyoruz sorunumuz ortadan kalktı gerçekten inanılmaz bir durumdu bizim için; Dombi sokakta dolanırken kucağımızda merdiven indirip çıkarıyorduk, ya da yokuş yukarı çıkarken mutlaka kucağımıza alıyorduk yorulmaması için..Şu anda şükürler olsun koşup oynuyor ve ağrısı kalmadı..bu mucize ilacı bize tavsiye ettiği için Evrim Bey'e sabah akşam dua ediyorum..
     4 Beğeni    
Bu sayfada uzmanın 50 yazısı gösterilmektedir, geri kalan 20 yorumu okumak için buraya tıklayınız.

» İletişim Bilgileri
İş Adresleri
Adres 1:
Ada Veteriner Polikliniği
Sülün Sokak No:14 1: Levent 34330 Beşiktaş
İstanbul
(7/24 Veteriner Polikliniği - Veterinary Policlinic Open for 24 hours)
Telefon Numaraları
Telefon 1 :
0(212) 324 67 32
Telefon 2 :
0(212) 324 67 33
Telefon 3 :
0(212) 324 67 69
(Faks)
İnternet Sitesi
E-Posta
Kişisel Bilgileri
Cinsiyeti
Erkek
Doğum Tarihi
1979
(41 yaşında)
Doğum Yeri
İstanbul
Mezun Olduğu Üniversite
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi
Mezuniyet Yılı
2002
(18 yıl önce)
Hızlı Mesaj Araçları
-

Vet.Hek.Evrim EGEDEN Yabanci Dilleri Yabancı Dil
İngilizce

Evrim EGEDEN Mesleki Videolar Videoları
-

14:50
Top