2007'den Bugüne 81,410 Tavsiye, 25,866 Uzman ve 18,107 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Doğum Sonrası Cinsel Fonksiyon Bozuklukları
MAKALE #11351 © Yazan Op.Dr.Kenan ERTOPÇU | Yayın Eylül 2013 | 4,709 Okuyucu
DOĞUM SONRASI CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUKLARI
Dr.Kenan Ertopcu
Bir bebeğin doğumu yeni annede birçok değişiklikleri müjdeler.Dogum sonrası dönem, kadın sağlığını fiziksel,psikolojik ve sosyal açıdan etkileyen bir dönemdir. Bir çok kadında bitkinlik,dış genital bölgede ağrı, idrar kaçırma, depresyon ve cinsel fonksiyonlarda değişiklikler görülmektedir. Kadınların %83 ü doğumdan sonra ilk üç ayda ,%18-30 u ilk 6 ay da disparenü (cinsel beraberlikte ağrı) dahil birçok cinsel problemden yakınmaktadırlar.Cinsel işlev bozukluğunun dogum sonrası dönemde görülmesi, annenin yasam kalitesinin etkilenmesine, aile içi ilişkilerde problemler yaşanmasına yol açmaktadır. Bu nedenle bu dönemdeki cinsel işlev bozukluğunun önlenmesi, erken tanı ve tedavisi önem kazanmaktadır

Kadın cinsel fonksiyonlarının değerlendirilmesinde; uyarılma döneminde genital kan akımının değerlendirilmesi gibi objektif ölçümler genellikle yararlı değildir. Bu nedenle değerlendirilmeler anket çalışmalarıyla yapılmakta , ancak anket sorularının ve testlerin postpartum(doğum sonrası) kadınlar için geçerliliği olmadığı için yanıtların değerlendirilmesi bize sınırlı bilgi vermektedir.

Güncellenmesi beklenen DSM–4 (Diagnosticand Statistical Manual and Mental 12 Disorder- Fourth Edition)’e göre cinsel islev bozukluklarının (CİB) sınıflandırılması şimdilik şu sekilde yapılmaktadır;
1. Cinsel istek bozuklukları
a. Hipoaktif cinsel istek bozuklugu(Cinselarzuda azalma)
b. Cinsel tiksinti bozuklugu
2. Cinsel uyarılma bozuklukları
3. Orgazm bozuklukları
4. Cinsel ağrı bozuklukları
a. Disparonü (cinsel ilişkide ağrı)
b. Vajinismus
5. Genel tıbbi bir duruma baglı CİB
6. Madde kullanımının yol açtıgı CİB
7. Baska türlü adlandırılamayan CİB
Cinsel işlevleri etkileyen faktörler;
Cinselişlevleri çok karmaşık sistemler etkilemektedir. Beyinde yer alan limbik sistem denilen bölge cinsel işlevlerin kontrol edildiği merkezdir. Çok sayıda hormon,nörotransmitter sistemi ve peptid (vücudun salgıladığı kimyasal maddeler) cinsel işlevlerin düzenlenmesinde rol oynamaktadır. Salgılanan serotonin, katekolaminve dopaminler de kadında cinsel arzuyu etkileyen testesteron hormonu üzerine etki yapmaktadır.

Kadının kanında dolaşan erkeklik hormonlarının(yumurtalıktan salgılanan testesteron ve böbrek üstü bezinden salgılanan dehidroepiandesteron) düzeyleri yükseldiğinde libido denilen cinsel arzu artmaktadır. Ayrıca östrojen hormonunun, Growth hormon denilen büyüme hormonunun , oksitosin denilen hipofiz arka bölümünde salgılanarak rahim kasılmasını sağlayan hormonun artması da libidoyu arttıracaktır.
Göğüsten sıvı, süt gelmesini sağlayan prolaktin hormonunun, yumurtlamadan sonra kadın yumurtalıklarından salgılanan progesteron hormonunun, böbrek üstü bezinden salgılanan kortizolün ve hipofizden salgılanan pigmentasyonu etkileyen melatonin hormonunun artması ise libidoyua zaltmaktadır.

Hipotroidi veya hipertroidi(Guatr-troidhormonlarının az veya fazla salgılanması) da her durumda libidoyu azaltmaktadır.
Dopamin, histamin denilen sinirsel akımı ileten kimyasal maddelerin düzeyinin yükselmesi libidoyu arttırmaktadır.(Dopamini etkileyen, depresyon ve tansiyon ilaçlarının,antihistaminik denilen allerji ilaçlarının libidoyu sırasıyla arttıran veya azaltan etkileri)

Serotonin (muz, bitter çikolata) ve MAO(mono amino oxidaz)düzeyi artmasının (bazı antidepresanlar baskılar) ise libidoyu azalttığını bilmekteyiz.(Serotonin-mutluluk hormonu düzeyi arttıkça libido-cinsel istek azalıyor?)

Doğumdan sonra cinsel ilişkiye geri dönüşü etkileyen faktörler;
Dogumdan sonra cinsel iliskiye geri dönüszamanı birçok arastırmada sorgulanmıstır.Bir derlemede kadınların %90 ının doğum sonrası 3-4 ay içinde cinsel yaşama başladığı görülmüş ve cinsel beraberliğin ilk bir iki ay ağrılı olduğu bildirilmiştir. Birkaç çalışma,doğumda perine bölgesinde (dış genital bölge-vajina çıkışı anüs arasındaki bölge) travma olmadığında cinsel ilişkiye dönüşün daha erken dönemde olduğunu bildirmiştir.

Emzirme ile doğum sonrası cinsel ilişkiye geç geri dönüş arasında güçlü ve belirgin istatistiksel bağlantı bulunmaktadır,bunu doğum sonrası geçen gün sayısı,annnenin doğum sayısı vedoğum şekli (vajinal doğum& sezaryen) izlemektedir.

Emzirme cinseliği farklı şekillerde etkileyebilir.Emzirirken hipofiz dediğimiz beyin bölgesinden salgılanan yüksek düzeyde salgılanan prolaktin hormonu, yine burada salgılanan ve yumurtalıklarda yumurtlamayı ve hormon salgılanmasını kontrol eden gonadotrophin hormonlarını baskılayarak yumurtalıkların baskılanmasına ve buradan salgılanan östrojen,progesteron hormon düzeylerinin azalmasına neden olur. Ayrıca cinsel ilişki arzusu düşük olan kadınlarda androjen dediğimiz erkeklik hormonları düzeyinin düşük olduğunu gösteren çalışmalarda mevcuttur.(Kadınlarda libido dediğimiz cinsel arzu için yumurtalıklardan salgılanan az da olsa testesteron dediğimiz erkeklik hormonuna gereksinim bulunmaktadır.)

Türkiye’dedoğum sonrası cinsel ilişkiye başlama;
Türkiye’de doğumdan sonra cinsel ilişkiden kaçınma süresi, geleneksel olarak 40 gündür.Tüm annelerin yüzde 78’i doğumutakip eden ilk iki ay içinde cinsel ilişkiden kaçınmaktadır. TNSA 2008 (TürkiyeNüfus Sağlık Araştırması)‘na göre doğumu takip eden 2-3 ayda cinsel perhizdeki annelerin oranı yüzde 15’e, 6 ve 7. aylarda ise yüzde 1’in altına düşmektedir.Genel olarak, bölgeler arasında ve annelerin eğitim durumuna göre gözlemlenen ufak değişiklikler dışında, Türkiye’de ortalama cinsel ilişkiden kaçınma süresi temel özelliklere göre pek farklılaşmamaktadır. Cinselperhiz ;Batı Marmara, Doğu Karadeniz ve Ortadoğu Anadolu bölgelerinde diğer bölgelere göre biraz daha uzun sürmektedir. En kısa cinsel perhiz süresi 33gün ile Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülmektedir. Doğum sonrası en uzun cinsel perhiz ise 63 gün ile Doğu Karadeniz ve Ortadoğu Anadolu bölgesindedir.

Cinselilişki sıklığı;
Cinsel iliski sıklığında genellikle gebelik boyunca ve dogumdan sonraki dönemde bir azalma oldugu belirtilir. Özellikle dogum sonrası dönemin 2. veya 3. ayında cinsel iliskiye girmekten kaçınma veya çok az sayıda cinsel iliski yasama görülürken sonraki dönemde belirgin bir artış olur. Ancak doğumdan 1 yıl sonra bile hala cinsel iliski sıklığının gebelik öncesi döneme gelmedigi vurgulanmaktadır.

Cinselarzu, uyarılma, orgazm:
Özellikle dogumdan sonra ilk 6 ayda gebelik öncesi döneme göre seksualite ve cinsel motivasyondaki düsme belirgindir.Kadınların büyük bölümünde cinsel arzu gebelik döneminde azalır ve hepsinde olmasa da çoğunluğunda bu azalma doğumdan sonra da devam eder. Dogumdan 6 ay sonra cinsel arzuda, cinsel iliski sıklığında ve cinsel doyumda azalma olduğu ve en belirgin azalmanın da cinsel arzuda olduğu vurgulanmaktadır.

Disparonü ;cinsel iliski ile birlikte devamlı veya tekrarlayan tarzda genital ağrı olarak tanımlanmıstır. (APA- American Psychiatric Association-AmerikanPsikiyatri Birliği 1994).Cinsel işlevlere disparonünün etkisi oldukça belirgindir. Vajinal dogum yapan primipar (tek doğumyapmış) kadınlarda, perinet ravması ve obstetrik araçların kullanıldığı (vakum, forseps) müdahaleli dogum yapmış olanlarda , dogum sonu 6. ayda, cinsel ilişkide ağrının diğerlerine göre daha fazla olduğu bildirilmiştir.
Yine doğum sonrası 3. ayda vajinal doğum yapan kadınlarda ,sezaryenle dogum yapan kadınlara oranla daha fazla cinsel ilişkide ağrı olduğu tespit edilmiştir.
Doğum sonrası dönemde disparoni, fiziksel ve psikolojik faktörlere ilgili olarak ortaya çıkabilen vajinal kuruluğa baglı olarak da gelişebilir. Östrojen düzeylerindeki azalma (özellikle laktasyonda-emzirme döneminde); cinsel uyarılmanın bozulmasına, vajinal lubrikasyonun-kayganlaşmanın azalmasına, genital vazokonjesyonda (damarlanma ve kan akımı birikmesi)azalma ve vajinal epitelde atrofiye neden olur.Doğumsonrası 3. ve 6. aylarda emziren kadınların emzirmeyenlere oranla daha fazla vajinal kuruluk problemi yaşadığı belirtilmiştir.

Vajinal doğum, müdahaleli doğum ve sezaryen sonrası cinsel işlev bozuklukları;
Konuyla ilgili kanıta dayalı tıp kaynaklarına geçen, 2003 e kadar tüm çalışmaların derlendiği Hicks vearkadaşlarının meta-analizinde; tüm çalışmalarda ,doğum sonrası yakın dönemde cinsel işlev bozukluklarının %22-86 oranlarda görüldüğü belirtilmiştir.
Çalışmaların tümünde ;müdahaleli doğumlarda cinsel ilişkiye geri dönüşün geç, cinsel ilişkide ağrının fazla,cinsel problemlerin ve perinede ağrının fazla olduğu bildirilmiştir.
Bazı çalışmalar; vajinal doğum ve sezaryen olanlar arasında ,cinsel işlev bozukluğu açısından fark yok derken,çalışmaların çoğunluğu sezaryen olanlarda cinsel ilişkide ağrının daha az olduğunu vurgulamışlardır.

2010 da yayınlanan diğer büyük bir metaanalizde ise epizyotomi (vajinal doğumda bebek çıkmadan perineye kesi uygulaması) uygulanan ve epizyotomi uygulanmadan doğum anında perinede yırtık oluşmuş olan kadınlarda görülen cinsel ilişkideki ağrı ayrı değerlendirilmiştir. Epizyotominin sadece doğum sonrası kısa bir dönemde cinsel ilişkide ağrıyı etkilediği bildirilmiş,uzun dönemde cinsel işlevleri olumsuz etkilediğini gösteren yeterli sayıda kanıta dayalı çalışma bulunmamıştır. Emzirmenin,sadece progesterone içeren doğum kontrol hapı kullanmanın ve doğum sonrası cinsel sağlık danışmanlığı ve tedavisinin yetersiz oluşunun cinsel işlevleri en çok etkileyen risk faktörleri olduğu bildirilmiştir.

Diğer büyük bir metanalizde ise; doğum sonrası 6.ayda bile bir doğum yapmış kadınların dörtte birinde doğum öncesine göre daha fazla cinsel duygu azlığı,cinsel tatmin yetersizliği ve orgazma ulaşmada sorun yaşadıkları bildirilmiştir. Doğum sonrası 3. ayda ,perinesi sağlam olan kadınlara göre; ikinci derece yırtık olan kadınlarda %80,üçüncü derece yırtık olanlarda ise %270 daha fazla cinsel ilişkide ağrı bulunmaktaydı. Vakum veya forceps kullanılan müdahaleli doğumlarda , doğum sonrası 6.ayda cinsel ilişkide ağrı daha fazlaydı. Emzirenlerde,emzirmeyenlere göre cinsel ilişkide ağrı 4 kat fazla gözlendi.Epizyotomi uygulanan veya perinesi doğumda kendiiğinden yırtılarak onarılan kadınlarda ise ,cinsel sorun oranları birbirine yakın olarak bulundu.
Doğumda perine laserasyonlarını(yırtklarını) önlemek için ne yapmalı? (Bu bölüm sağlık çalışanları içindir.)

Kanıta dayalı tıp derlemesinde; 8 çalışmada randomize olarak 11651 kadın değerlendirilmiştir.Perineyi korumak için sıcak kompres kullanımının,3. Ve 4. Derece yırtıkları önlemede istatistiksel olarak belirgin oranda etkili olduğu bulunmuştur.Perine masajının da 3. ve 4. Dereceyırtıkları önlemede etkili olduğu belirtilmektedir. Perineye dokunmamanın da(hands off) epizyotomi oranını azalttığı vurgulanmıştır.
Doğum sonrası cinsel işlevleri etkileyen psikososyal faktörler;
Michigan Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden2012 de yayınlanan bir çalışmada; doğumdan 3 ay sonra online anket uygulanan 304 kadın,partnerlerinin cinselliklerini algılamalarının,cinsel işlevlerini etkileyen en önemli faktör olduklarını belirtmişlerdir. Çalışmalarında,psikolojik ve sosyal faktörlerin cinsel işlev bozukluklarına etkisininin;emzirme, doğumda vajinal travma gibi üzerinde araştırma yapılan birçok faktörden daha önemli olduğunu vurgulamışlardır.

Doğum sonrası cinsel işlev bozukluklarını önleme ve tedavi;
2012 de yayınlanan Kanada Kadın CinselSağlık Konsensusu Klinik Yönergelerine göre ; Sağlık çalışanları ;cinselliği,erken gebelik izleminde,hastaneden taburcu olmadan ve doğum sonrası izlemde konuşmalıdırlar.
Cinsel fonksiyonlardaki değişiklikler,sadece kadın bunlardan rahatsızlık duyduğunu ifade ediyorsa tedavi edilmelidir.
Cinsel problemlerin ilk olarak ,varsa jinekolojik nedenleri tedavi edilir.(epizyotomi kesi yeri nedenli agrı,hormonal nedenli vajinal kuruluk, meme enfeksiyonları nedenli rahatsızlık gibi).

Vajinal kuruluktan kaynaklanan problemlerl ubrikant veya östrojen (lokal veya sistemik) ile tedavi edilebilir.Özellikle emzirme ve rahim iç tabakası üzerine etkisi olmadığı düşünülen E3 içeren vajinal kremler (Ostriol vb.) tercih edilmelidir.
Emziren bazı kadınları rahatsız eden,orgazm anında memeden süt ejeksiyonunu önlemek için, memelerin cinsel beraberlik öncesi boşaltılması önerilmektedir.
Çalışmalarda erkeklerde bile doğum sonrası dönemde %1.2-%25.5 oranda depresyon görüldüğü belirtilmiştir ve erkeklerin eşleriyle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
PLISSIT yaklaşımı, cinsel fonksiyon bozukluklarına müdahele düzeyini belirlemede kullanılabilir. (Permission-Onay,Limited information-Sınırlı bilgilendirme ,Specific suggestions-Özgün öneriler,

İntensive therapy-Yoğun tedavi )
Kegel egzersizlerinin doğum sonrası cinselişlevlere etkisi;
Marmara Üniversitesi Ebelik Bölümü’nün bir çalışmasında;Kegel Egzersizi yapan kadınlarda , doğumdan 7 ay sonra yapmayanlara göre, cinsel istek,vajinal lubrikasyon(kayganlık),orgasm ve cinsel doyumun belirgin olarak daha fazla olduğu belirtilmiştir.

Sonuç olarak; Korkulara ve mitlere rağmen gebelik ve doğum sonrası dönemde, çiftlerin seksüel iletişimlerinin sağlanması, cinsel sağlık ve iyilik halini geliştirecek ve samimi ilişkinin derinleşmesine katkıda bulunacaktir. Sağlık profesyonelleri gebelik ve doğum sonrası dönemde ,cinsel sağlıkta beklenen değişiklikler konusunda açık ve duyarlı olmalı ve cinsel fonksiyonlarla ilgili kanıta dayalı çalışmaların ışığında hizmet vermelidirler.
Sağlıklı günler dileğiyle...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Doğum Sonrası Cinsel Fonksiyon Bozuklukları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Op.Dr.Kenan ERTOPÇU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Op.Dr.Kenan ERTOPÇU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kenan ERTOPÇU Fotoğraf
Op.Dr.Kenan ERTOPÇU
İzmir
Doktor "Kadın Hastalıkları ve Doğum - Jinekoloji"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Op.Dr.Kenan ERTOPÇU'nun Makaleleri
► Doğum Sonrası Depresyon Dr.Sevilay ZORLU
► Doğum Sonrası Egzersiz Dr.Orkun ÇETİN
► Doğum Sonrası Fizyoterapi Dr.Lale Zeynep KANMAZ
► Doğum Sonrası Psikoz ve Depresyon Yrd.Doç.Dr. Şaban KARAYAĞIZ
► Doğum Sonrası Hamilelikten Koruma Op.Dr.Burcu ARSLAN
► Doğum Sonrası Dönem ve Kontrasepsiyon Doç.Op.Dr.İlker GÜNYELİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,107 uzman makalesi arasında 'Doğum Sonrası Cinsel Fonksiyon Bozuklukları' başlığıyla benzeşen toplam 80 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Over (Yumurtalık) Kanseri Haziran 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:23
Top