2007'den Bugüne 81,410 Tavsiye, 25,866 Uzman ve 18,107 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Gebelik ve Vitaminler
MAKALE #11892 © Yazan Op.Dr.Kenan ERTOPÇU | Yayın Aralık 2013 | 3,582 Okuyucu
GEBELİKTE VİTAMİNLER


Bilindiği gibi dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de gebelerin önemli bir kısmı günlük vitamin hapları kullanıyorlar. Prenatal vitaminler (gebelikte kullanılan),gebelik dışında kullanılan vitaminlerden bazı farklılıklar göstermekle birlikte mineral ve vitamin içermektedirler..Folik asid gibi bazı vitaminlerin üzerinde çokça çalışılmış ve kanıta dayalı bilgilerle gebelikte kullanılması öneriliyor.Birçok vitaminlerle ve multivitaminlerle destek tedavileri ile ilgili ikanıta dayalı çalışmalar sınırlı bulunuyor.
Gebelik sürecinde, gebe fizyolojisi ve beslenme gereksinimlerinin hızlı bir değişime uğradığını hepimiz biliyoruz.Bu değişiklikler sayesinde anne hafta hafta büyüyen fetus ve plasentanın gereksinimlerini karşılıyor.
Gebelikte diyet önerileri ise, uygun kalori alımı ve büyüyen bebeğe sakıncalı olabilecek besinler üzerine odaklanmış durumda.Gebelik sürecinde folik asid,demir ve kalsiyum kullanımına kısmi bir odaklanma ve ilgili öneriler de mevcut.
Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD)1997 den günümüze, ilgili kurum ( IOM -Institute Of Medicine) sağlıklı bir insanın gebelik dahil yaşamının her döneminde önerilebilecek günlük diyet alımları ve dozları ile ilgili tablolar oluşturmuş .ACOG (Amerikan Jinekoloji ve Obstetri Derneği) de bunlardan yararlanarak ve gebelerle ilgili çalışmalar ve uzman görüşlerini derleyerek gebelikte beslenme ölçütlerini gösteren tabloları düzenlemiş.
Gebelikte vitamin gereksinimleri;

FOLİK ASİD
Vücudumuzda doğal olarak bulunan ve suda eriyen bir vitamin olan folat ;DNA sentezi ve oluşumunda,amino asid metabolizmasında temel olan eritrosit dediğimiz kırmızı kan hücrelerinin üretiminde,fetus ve plasentanın büyümesinde gerekli olan temel bir vitamindir.Folat özellikle adını aldığı ‘’Foliage’’ yeşil yapraklı sebzelerde bulunmaktadır.Folik asid ise destek amacıyla değişik dozlarda folat içeren sentetik olarak üretilen bir bileşimdir.
Folik asid desteğinin nöral tüp defektleri (spina bifida-bebeğin omurga kanalı açıklığı ve bağlantılı diğer ciddi bebek anomalileri ) oranını azalttığı ve üreme çağındaki kadınların daha fazla Folik asid tüketmeleri gerektiği konusunda güçlü kanıta dayalı deliller vardır.
6105 kadını içeren 5 kanıta dayalı çalışmanın derlemesinde ;gebe kalma döneminde günlük 0.36-4mg arası dozlarda kullanılan folik asid desteği ,hiç bir komplikason görülmeden ,hem ilk ortaya çıkan,hem de tekrarlayan nöral tüp defekti oranlarını azaltmıştır.
Folik asid desteğinin yarık damak dudak ve doğumsal kalp hastalığını azalttığı konusunda çalışmalar da mevcuttur.
İdeal olanı folik asid’in diyetle alınmasıdır.ABD ‘de hububat ürünlerinin 1998 den itibaren folik asid ile güçlendirilmesi sonucu,nöral tüp defektli bebeklerinin azaldığı bildirilmiştir.Bununla birlikte ABD’de kadınların çoğunluğu diyetle yeterl folik asid tüketemedikleri için ,folik asid destek tedavileri önerilmektedir.
Nöral tübün 7-8 haftada kapandığını ve gebeliklerin %50 sinin planlanmadan herhangi bir dönemde ortaya çıktığını düşünürsek, üreme çağında gebelikten korunmayan kadınlarda folik asid desteğine gerek olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.
Gebelik planlayan veya gebe kalabilecek kadınlara günde 0.4-0.8 mg arası Folik asid önerilmektedir.
ACOG ;gebelik öncesi düşük riskte kadınlara 0.4 mg,yüksek riskte kadınlara ise (daha önce nöral tüp defekti olan bebek) veya antiepileptic denen havale ilacı kullananlara) 4 mg a kadar Folik asid desteği önermektedir.

OMEGA 3
Docosahexaenoic acid (DHA) ve eicosapentaenoic acid (EPA) ,omega-3 ( n-3 diye de bilinir) uzun zincirli çoklu doymamış yağ asidleridir. Birçok prenatal vitamin ve destek tedavilerinde bulunurlar ve bebeğin beyin gelişimi için iyi oldukları iddia edilmektedir.Omega 3 yağlı asidleri ;vazodilatasyon(damar genişlemesi),tromboz (pıhtı)un engellenmesi ve enflamasyon denilen iltihabi sürecin azalması ile ilintilidir.
Omega 3; cevizde,soya yağı,zeyinyağı ve keten tohumu yağında bulunur.Hem DHA hem EPA yağlı balıklarda (somon, ton, sardalya, uskumru,alabalık) ve düşük miktarda olarak yağsız balık ve karideste bulunur.
DHA beyinde en fazla bulunan yağlı asididir,.Gebeliğin son üç aynda ve doğum sonrası dönemde hızlı bir şekilde bebeğin beyninde depolanmaktadır. Gebenin yeterli beslenmesi, gelişen bebek beynindeki DHA birikmesini etkileyecektir.
İnsanlarda ve hayvanlarda birçok gözlemsel çalışma; balık,balıkyağı ve omega 3 desteğinin , fetusun kognitif (kavrama) fonksiyonlarını geliştirdiğini göstermektedir.Ne yazık ki bu gözlemsel çalışmaların güvenliğini etkileyen değişkenler mevcuttur.Örneğin ,ABD de daha çok sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kesim balık tüketmektedir. BunlarAa uygulanan omega 3 desteğinin sosyoekonomik düzeyi düşük grupla karşılaştırılmalı çalılşması yapılmamıştır.
Balık yağıyla ilgili, altın standart olarak kabul edilen 4 büyük randomize çalışma ABD dışında yapılmıştır ve bunların hiçbirinde gebelik veya emzirme döneminde omega 3 destek tedavisinin ek yararı kanıtlanamamıştır.
Konuyla ilgili en büyük DOMInO çalışmasında Avustralya’da 21 haftanın altında 2000 gebeye doğuma kadar 800 mg DHA içeren balık yağı kapsülleri veya sebze yağı içeren kapsüller verilmiştir.Her iki grupta da 18.aya kadar bebeklerin kavrama veya konuşma gelişimlerinde,4. aya kadar da görme fonksiyonlarında farklılık gözlenmemiştir.Doğum sonu depresyon açısından da, her iki grup annede farklılığın saptanmamış olduğu da vurgulanmıştır.Erken doğum veya düşük kilolu bebek doğurma açısından gruplar arasında küçük bir farklılık bulunuştur.Gruplar içinden 702 bebek allerjik hastalıklar açısından değerlendirildiğinde ise ; egzama ve besin allerjisi gibi Ig E ye bağlı allerjilerde fark yokken, atopik egzama ve yumurta allerjilerindebalık yağı kullananlarda daha düşük oranlar saptanmıştır.
Benzer bir çalışma Norveç’te yapılmış 1000 mg DHA ve 800 mg EPA içeren morina karaciğeri yağı ile mısır yağı (linoleil ve alfa lineloik asid içerir) karşılaştırılmış ve doğan bebeklerde 9. ayda kognitif gelişme ve büyümede farklılık bulunmamıştır.Çocuklar 4 yaşında iken gebelikte morina karaciğeri yağı kullanılan grupta ,kognitif ve büyüme konusunda olumlu bir farklılık ortaya çıkmış ,ancak çocuklar 7 yaşına geldiğinde IQ (zeka testi) ve vücut kitle endeksi (boy kilo oranı) açısından hiç bir farklılık göstermedikleri belirlenmiştir..Ayrıca birçok deneğin çalışmadan ayrılmış olması da bu çalışmanın verilerinin doğruluğunu gölgelemektedir.
İki diğer küçük çalışmada ise; anne kanında yüksek DHA oranlarında bebeğin el- göz koordinasyonlarının daha iyi olduğu ,ancak DHA destek tedavisinin bunu etkilemediği ifade edilmiştir.
Sistematik bir derlemede;omega 3 yağlı asidleriyle gebelik veya emzirme döneminde destek tedavisinin çocuğun vücut kompozsyonuna belirgin bir etkisi olmadığı vurgulanmıştır.
Kanıta dayalı bir derlemede ise ;omega 3 destek tedavisinin ,preeklampsi dediğimiz gebelik zehirlenmesine veya IUGG dediğimiz bebeği rahim içinde gelişme geriliğine hiç bir olumlu etkisi olmadığı belirlenmiştir.Ancak bu çalışmada diğer bazı çalışmalardaki gibi 34 haftadan erken doğumların omega 3 grubunda daha az olduğu bildirilmiştir.
Gözlemsel çalışmalar ,omega 3 kulanımının annede doğum sonrası depresyona olumlu etkisini ifade etmesine rağmen, randomize çalışmalar ve gözlemsel çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde omega 3 kullanımının fazladan bir yararı gösterilememiştir.
6 randomize çalışmanın değerlendirildiği kanıta dayalı tıp derlemesinde ; gebelikte DHA etkisinin azlığı ,emzirme döneminde balık yağı ve DHA desteği ,bebeğin beyin ve sinirsel gelişiminde belirgin bir farklılık göstermediğini vurgulamıştır.
Sadece 2 çalışmada ; omega 3 destek tedavisi alanların bebeklerinde baş çevresi daha geniş bulunmuştur.
Birçok uzman grubu, gebelerin günde 200 mg DHA almasını önermektedirler.Bu değişik yollarla olabilir
EN UYGUNU GEBENİN HAFTADA 1-2 PORSİYON BALIK YEMESİDİR.
Yaklaşık 1gm EPA/DHA 100 mg yağlı balıktan kazanılabilir.
Civa riski nedeniyle gebe kadınlar; kopek balığı, kral uskumru,kılıç balığı ve tilefish denilen balık türünü yememelidirler.
Özetle; günlük 200 mg DHA almakiçin gebe kadınlar, haftada 2 porsiyon balık yemelidir.Omega 3 ilaçla destek tedavisinin yararı kanıtlanmamıştır. Tedavi riski ile ilgili kanıtlar da düşük düzeydedir.

VİTAMİN D
Vitamin D son birkaç yılda medyanın ilgisini çekmiş olan yağda eriyen temel vitaminlerdendir. Vitamin D veya calciferol tanımı Vitamin D2 veya Vitamin D3 ü ifade eder.Teknik olarak Vitamin D bir vitamin değildir, çünkü deride güneşin ultraviyole ışınları etkisiyle 7-dehidrokolesterol’den sentez edilir.Güneş ışığıyla karşılaşmanın sınırlı olduğu Batı dünyasında,vitamin D işlenmiş süt ve peynir ürünlerinden ve vitamin D ilaçlı destekleriyle alınmaktadır.
Vitamin D yağlı balık ve yumurta sarısı gibi vitamin destek kaynaklarından da alınabilir.
Vitamin D serumda 25-hidroksivitamin D (25 OHD veya calcidiol) ng/ml veya nmol/L olarak ölçülebilmektedir.
Vitamin D yetmezliğinin preeklampsi ,sezaryen, gebelik kolestazı,erken doğum,bebeğin gebelik haftasına göre küçük olması,gestasyonel diyabet dediğimiz gebelik şekeri ve birçok diğer durumla ilintili olduğu iddia edilmiştir.Konuyla ilgili veriler sınırlı , çelişkili ve teoride kalmıştır.
Gebelikte vitamin D desteği,anne kanında vitamin D düzeylerini yükseltmesine rağmen,klinikte hiç bir değişim göstermemiştir..
Günümüzde vitamin alımıyla ilgili öneriler, annenin,fetüsun ve yenidoğanın kemik sağlığı üzerine yoğunlaşmıştır.
Gebede normal vitamin D düzeyleri de tartışmalıdır. 250 OHD düzeyleri 12 ng/ml (30 nmol/L) altında yetersiz görülürken,20 ng/ml (50 nmol/L) üzeri normal kabul edilmektedir.(Bazılarına göre daha üst değerler).Gebelikte alınması önerilen günlük Vitamin D miktarı 600 IU dir.
Genellikle kol ve bacakların, haftada iki kez, saat 10:00-15:00 arası ,5-30 dakika kadar güneş ışığına tutulması yeterlidir. Mevsim,ülkenin enlemi-güneş ışığı açısı,pigmentasyon önemlidir.
Vitamin D destek tedavisiyle alınıyorsa günlük doz 4000 IU yi geçmemelidir.Aşırı güneş ışığı ile riskli Vitamin D dozuna ulaşılmaz. Sadece aşırı güneş ışığında ultraviyole ve cilt kanseri ilişkisi unutulmamalıdır.Gebelikte rutin 25 OHD düzeyine bakılması önerilmez.

DEMİR
Gebelikte artan eritrosit (kırmızı kan hücresi) ve uteroplasental dolaşımdaki oksijen gereksinimini sağlamak için yeterli demir alınması önemlidir.Gebenin anemisi;düşük doğum ağırlıklı bebek,erken doğum,perinatal mortalite (doğum hemen öncesi ve sonrası ölüm) ve doğum sonrası depresyonla ilintilidir.ACOG her gebe kadının anemi açısından taranmasını önermektedir.
Gebeliğin ilk ve son üç ayında 11 g/dl altında Hemoglobin ve % 33 altında Hematokrit,ortanca üç ayında ise 10.5 g/dl altı Hemoglobin ve %32 altı Hematokrit anemi kabul edilir.
Gebelikte günlük önerilen demir dozu 27 mg dır. Bu doz gebe olmayan erişkin bir kadına göre 10-15 mg daha fazladır.
Demir eksikliğinde tedavi konusunda tartışma yokken,sağlıklı kadına demir takviyesi ,günümüzde sorgulanmakta ve bazı çalışmalarda zararlı olabileceği iddia edilmektedir.
49 çalışmada 20 000 kadının değerlendirildiği kanıta dayalı tıp derlemesinde profilaktik (önlem alıcı-koruyucu) demir desteği alanlarda doğum sonrası Hemoglobin değerleri yüksek bulunmasına rağmen anne ve bebek sağlığı ile ilgili farklılık gözlenmemiştir. Hemokonsentrasyon (kan yoğunluğu) ve kabızlık demir destek tedavisi alanlarda biraz dah fazla gözlemlenmiştir.
Yeni bir çalışmada ise demir desteği ve gestasyonel diyabet (gebelik şekeri) arasında ilinti bulmuştur.
Daha önce belirtildiği gibi günlük demir gereksinimi 27 mg dır. Demir eksikliği anemisi varlığında günde 60-80 mg arası elemental demirle destek tedavisi verilmelidir.(325 mg Ferrous Sullfate tablette 65 mg elemental demir ,300mg Ferrous Gluconate tablette 34 mg elemental demir ,325 mg Ferrous Fumarat tablette ise 106 mg elemental demir bulunmaktadır).
Olabilecek en düşük doz kullanılmalıdır.
Vitamin C demirin emilimini arttırır.

VİTAMİN VE MİNERAL FAZLALIĞI
Gebelikte bazı vitaminlerin aşırı dozda alındığında zararlı oldukları ile ilgili kanıtlar mevcuttur.Örneğin günde 10 000 IU den fazla Vitamin A alındığında fetüsta malfomasyon (doğumsal anomali-sakatlık) oranı artmaktadır.Ancak bebeğin sağlıklı görmesi ve bağışıklık sistemi için de yeterli dozda Vitamin A önemlidir.Diyetle genellikle Vitamin A alınmaktadır.Vitamin preparatlaında da 4000-5000 IU Vitamin A bulunmaktadır.Bu nedenle ek destek önerilmemektedir.
Bazı çalışmalar Vitamin C (1000 mg ) ve Vitamin E (400 IU) nin preeklampsinin önleminde yararlı olduğunu iddia etmişlerdir.Ancak tüm çalışmaların verileri birlikte değerlendirildiğinde bu vitamin dozlarının yararlı olmadıkları gibi, gebelikte artan hipertansiyonun ve erken membrane rüptürü dediğimiz su kesesinin erken açılmasının daha fazla görülmesine neden olduğu bildirilmiştir.
İyot azlığı veya fazlalığı da fetüsta guatra ve gelişme geriliğine neden olmaktadır.Birçok prenatal vitamin preparatı iyot içermediği için diyetle iyot alımı önemlidir. Gebelikte önerilen günlük iyod dozu 220 μg. dır.İyodlu tuz kullanımının önemi yadsınamaz.

GEBELİKTE SAĞLIKLI DİYETİN ROLÜ
Düşük kilolu olmak, uzun yıllar gebelikte risk faktörü olarak kabul edilmiştir.Günümüzde aşırı kilo ve obesite çok daha sık görülmekte ve artık belirgin olarak risk faktörü olmaktadır.Gebelikte sağlıklı diyet bu riskleri minimize etmek için gereklidir.Gözlemsel çalışmalar Akdeniz tipi gibi özgün diyetlerin yararlı olabileceğini göstermektedirler.
Sosis,salam gibi işlenmiş et ürünlerini,aşırı yağlı süt ürünlerini tüketen gebelerin ,sebze,meyva ve balık tüketenlere göre gebelik haftasına göre düşük kilolu bebekle karşılaşma riskleri daha yüksektir.
Ancak konuyla ilgili randomize çalışmalara gereksinim bulunmaktadır.

MULTİVİTAMİN KULLANIMI

Gelişmekte olan ülkelerde malnutrisyon dediğimiz yetersiz beslenme riski çok yüksektir.Yeni iki sistematik derleme ve metanalize göre ;multivitamin destek tedavisi alan gebe kadınlarda ,sadece demir ve folik asid kullanan gebelere göre , gebelik haftasına göre düşük kilolu bebek ve düşük doğum ağırlıklı bebek oranları daha az görülmüştür.Erken doğum,düşük ve ölü doğum oranlarında ise azalma bildirilmemiştir.Ancak vitaminlerin çoğul gebeliklerin artmasıyla ilişkisi olduğu vurgulanmıştır.
Gelişmiş ülkelerde ise multivitamin kullanımı ile ilgili çoğunlukla gözlemsel çalışmalar bulunmaktadır.Özellikle düşük gelirli,kilolu olamayan ve siyah kadınlarda multivitamin desteği ile gebelik haftasına göre düşük kilolu bebekler daha az gözlenmiştir. Çalışmalarda erken doğumla ilgili sonuçlar çelişkilidir.Bazı çalışmalarda multivitamin alan gebelerde erken doğumlar daha az gözlenirken, bazı çalışmalarda da fark olmadığı gözlenmiştir. Bir çalışmada ise multivitamin alan gebelerde erken doğumun fazla olduğu belirtilmiştir.Bazı çalışmalarda multivitamin alanlarda preeklampsinin daha az görüldüğü,bazı çalışmalarda plasentanın erken ayrılmasının daha az görüldüğü ifade edilmiştir.Ancak bu gözlemsel çalışmalar birçok nedene bağlı olarak sınırlı olarak değerlendirilmektedir.Çoğu retrospektif (geriye dönük),gebelikten sonra sorulmuş sorulara güvenerek yapılmışlardır. Ayrıca çalışmaların çoğunda, sosyekonomik ve eğitim düzeyi yüksek,sigara içmeyen gebeler değerlendirilmiştir.’’Sağlıklı kadınlar vitamin alır,sağlıklı kadınlar daha iyi gebelik sonuçlarına ulaşır?’’

ÖZET
Vitamin ve mineral desteği gebelikte sağlıklı beslenmenin yerini tutamaz .Her kadın için multivitamin desteği yapılması tartışmalıdır. Multivitamin preparatları arasında farklılıklar yoktur,ancak önerilecek vitamin dozu ekteki resimde vereceğim IOM (Institute Of Medicine) yönergelerindeki dozun üstüne çıkmamalıdır.Folik asid ,gebelik öncesi ve gebelik döneminde yararlı etkinliği kanıtlanmış tek vitamindir.Multivitamin desteği ,gebelikte günlük yeterli vitamin dozuna ulaşamayacak olan kadınlarda yapılmalı ve gebelik öncesi saptanmalıdır. Bu kadınlara vitamin destek tedavisi gebelik öncesi başlanmalıdır.Risk grubunda olanlar; ergenler ve genç kadınlar,tütün ürünleri kullananlar, yeme bozukluğu olanlar,vitamin emilimini azaltabilecek ilaç kullananlar, vejeteryanlar,ve çoğul gebelikleri olan kadınlardır.
Sağlıklı günler dileğiyle.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Gebelik ve Vitaminler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Op.Dr.Kenan ERTOPÇU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Op.Dr.Kenan ERTOPÇU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kenan ERTOPÇU Fotoğraf
Op.Dr.Kenan ERTOPÇU
İzmir
Doktor "Kadın Hastalıkları ve Doğum - Jinekoloji"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Op.Dr.Kenan ERTOPÇU'nun Makaleleri
► Katarak ve Vitaminler Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Kanser ve Vitaminler Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Gebelik Öncesi Dönem ve Gebelik Takipleri Doç.Op.Dr.İlker GÜNYELİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,107 uzman makalesi arasında 'Gebelik ve Vitaminler' başlığıyla benzeşen toplam 41 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Over (Yumurtalık) Kanseri Haziran 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:18
Top