2007'den Bugüne 84,873 Tavsiye, 26,551 Uzman ve 18,906 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb)
MAKALE #16434 © Yazan Psk.Dnş.Tuncay TÜRKMEN | Yayın Mart 2016 | 2,081 Okuyucu
DİKKAT EKSİKLİĞİ ve HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU ( DEHB )

Uyumu bozan gelişimsel bir bozukluktur. Akademik ve davranışsal problemler oluşturur. Yapısal biyolojik bir hastalıktır ancak çevresel olaylar ortaya çıkmasında çok belirleyici bir konuma sahiptir. Emar (MRG) ve Tomografi gibi beyin röntgenleri tanı koymakta henüz yeterli sonuca ulaşamamaktadır. Beynin ön bölümündeki çalışmayı düzenleyen kimyasal maddeler olan Dopamin ve Noradrenalin, DEHB olanlarda normalden daha az aktivite gösterir ve bunun sonucunda DEHB belirtileri görülmeye başlar. Dikkat Eksikliği tanısı için daha çok testlerden faydalanılır. Hiperaktivite Bozukluğu tanısı için ise çevresel (evde, okulda veya dışarıda) kişinin davranışsal örüntülerinin gözlemlenmesi şeklinde gerçekleşir. Tedavi edilmez ise anti sosyal suça yönelim riski yüksek ihtimal içerir.

DEHB BELİRTİLERİ
3 temel belirti gurubundan oluşur:
1. Dikkat Eksikliği

• Belirli bir işe ya da oyuna dikkat vermekte zorlanma
• Dikkatin uzun süreli devam etmesinde güçlükler
• Dikkatsizliklerden kaynaklı hataların yapılması
• Görev ve etkinliklerini programlamakta zorlanmalar
• Yoğun zihinsel işlevleri yapmaktan kaçınma
• Etkinlikler için gerekli olan araç – gereçleri bir yerlerde unutma veya kaybetme
• Dinleyememe
• Televizyon izlerken içine girermişçesine, dışarıdan gelen uyarıcıları duymuyormuşçasına davranma
• Organizasyon bozukluğu yaşanır. İşler arasında bağlantı kuramama ve zaman yönetiminin iyi olmaması
• Özellikle eğitim hayatında ders dileyememe, sürekli başka şeylerle ilgilenme ve sık sık dalıp gitmeler
• Karşılıklı konuşma esnasında dikkat eksikliği bulunan bireyin göz kontağı kurmasında güçlükler yaşaması, konuşma esnasında sık sık gözlerini kaçırmalar

2. Hiperaktivite Bozukluğu ( Aşırı Hareketlilik )

• Oturduğu yerde sürekli kıpırdanma
• Ellerin ve ayakların oynatılması
• Amaçsızca sağa sola koşturma
• Sakince oyun oynayamama veya işle meşgul olamama
• Otururken yoruluyormuş hissi yaşama

3. Dürtüsellik

• Sorulan sorular tamamlanmadan cevap verme
• Sabırsız davranma, sırasını beklememe
• Özellikle oyunlarda kuralsız hareket etme ve başkalarının oyunlarında aniden araya girme
• Tutturma, inatlaşma
Kişinin, kendi isteğiyle bir şey yapmak istememesine rağmen içten gelen bir ses ya da tanımlayamadığı bir şey onun yapmasına yön verir. Ancak daha sonrasında pişmanlık yaşanır.

TANI KOYMADikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun var olduğunu söyleyebilmek için belirtilerin 7 yaştan önce başlaması, en az iki ortamda (okul ve ev gibi) görülmesi, süreklilik göstermesi ve günlük yaşamı etkileyecek boyutta olması gerekir.Özellikle okul öncesi dönemlerde tanı koymak oldukça güçtür, çünkü küçük çocukların çoğu hareketlidir ve davranışları değişkenliler gösterir. Bu durumda en önemlisi zaman içinde değerlendirme ve gözlemler yaparak gelişimin takip edilmesidir.Değerlendirme yapan uzman, klinik gözlemleri, muayene bulgularını, psikometrik test sonuçlarını, aile ve öğretmenden aldığı bilgilerin tamamını birleştirerek ancak tanıya ulaşır.Tanı koymak kolay değildir, çünkü aile içi problemler, sağlık problemleri, öğrenme güçlüğü gibi sorunlar da çocuklarda hareketlilik ve kaoslu davranışlara sebep olabilir. Her ne kadar DEHB belirtileri mevcut olsa da, böyle bir durumda çocuk DEHB tanısı alamaz. Bu nedenle her çok hareketli ve ders başarısı düşük olan çocuk DEHB vardır demek büyük bir hata olacaktır.

TEDAVİ SÜRECİ

Tedavi aşamasında en etkili yöntem ilaç tedavisidir. Uyarıcı ilaç ‘metilfenidat’ sayesinde dopamin kimyasal iletici sistemi daha iyi çalışır ve dikkatsizlik, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik üzerinde önemli derecede azalmalar görülür. Ancak yalnızca ilaç kullanımı tedaviyi tamamlamaz, ilaç yanında Psikoterapi çalışması da olmalıdır. Ayrıca, kimyasal iletici (neurotransmitter) üretimi yaş ile arttığı için DEHB’li çocukların bir kısmında erişkin yaşlarda şikâyetler kendiliğinden azalabilir.Ailenin psiko eğitim alması ve ebeveyn eğitimleri çocuğa doğru yaklaşımlarda bulunmaları için önemlidir. Bu çocukların daha fazla enerjilerini boşaltıcı etkinliklerde bulunmaları gerekir.Uzmanın öğretmene hastalık hakkında bilgi vermesi ve iletişim içinde olması önemlidir. Öğretmen, kendisine saygısı ve güveni azalan çocuğun başarılı olduğu alanları bularak, onu desteklemelidir. Okuldaki başarılarını ölçmekte daha çok sözlü sınavlarla çalışmalar yapmak önemlidir. Ayrıca sınıf içinde çocuğun izne tabi hareketler (örneğin, tahtayı sildirmek, kalem düştü kalk al demek, git öğretmenler odasından bir şeyler al gel demek gibi) yaptırılması ve enerjilerini boşaltmalarına imkân sağlanmalıdır. DEHB’de başarı ile kullanılan Davranış Terapisi’nde çocuğun güçlüklerle başa çıkma becerisinin geliştirilmesi hedeflenir. Çocuk organize olmayı ve zamanı iyi kullanmayı öğrenir.
Uygulanacak olan “Davranış Terapisi”nde izlenilecek oturum süreci şu şekilde özetlenebilir.
1. Oturum: Konu hakkında aileye bilgi verilir. Ayrıca aile desteklenir. Çocuğun öğretmeniyle iletişime geçilerek çocukla ilgili bilgiler ve tavsiyeler verilir.
2. Oturum: Çocuğa davranış terapisi verilir
3. Oturum: Çocuğa davranış terapisi verilir.
4. Oturum: Aile ile terapi süreci hakkında bilgi verilir ve değerlendirme (ilaç ve terapi) yapılır. Kardeş (ler) varsa görüşmeye dahil edilerek bilgi verilir ve olası problemler değerlendirilir.
5. Oturum: Çocuğa davranış terapisi verilir.
6. Oturum: Çocuğa davranış terapisi verilir ve terapi sonlandırılır.
Davranış Terapisinde, çocuklarla DUR- DÜŞÜN-SÖYLE-YAP modeli üzerinde çalışılır. Programda farklı problemler sunulur ve çocuk sunulan problemi, 5 adımda çözümlemeyi öğrenmesi beklenir. Çocuklarla bakarak ve dinleyerek ilgilerini tek bir konuya vermeleri konusunda çalışmalar yapılır. Gevşeme egzersizleri yapılır. Ödül yöntemi uygulanır. Bu görüşmeler bireysel olarak yapılır. Görüşme esnasında çocukta depresyon, kaygı gibi sorunlar görünürse, seans esnasında bu konulara da ilgi gösterilir.
Tedavi Edilmezse; DEHB’li bireyler, orta ya da üst seviyede bir zekaya sahip olsalar bile, eğitimlerine yeterince odaklanamadıkları için, öğrenmeleri sınırlı kalacak ve bu yüzden okul hayatlarında başarısızlık yaşayacaklardır.Tedavi edilmeyen bireylerde özgüvende azalma, depresyon, kaygı bozukluğu, tik bozuklukları ya da davranış bozuklukları oluşabilir. Çevresindeki insanlar tarafından sürekli eleştirilen çocukların özgüvenleri azalır. Dürtüsel davrandıkları için, anti sosyal davranışlar geliştirebilirler. Ayrıca araştırmalar sonucunda bu çocukların özellikle ergenlik döneminde sigara, alkol ve madde kullanımına daha yatkın olduklarını saptanmıştır. Bu durum hem toplum sağlığı hem de gelecek yaşamları açısından önemli risk oluşturur.Tüm bu nedenlerden ötürü, erken tanı konulması ve etkili bir tedaviye zamanında başlanması son derece önemlidir. İlaç tedavisi ve terapötik süreç birlikte kullanıldığında daha etkili sonuçlar elde edilmektedir. Bu nedenle her iki tedavi yönteminin ayrı ayrı düşünülmesi olumlu sonuçlar çıkmasına engel teşkil eder.
ÖNERİLER
 DEHB zekâyla alakalı bir sorun değildir. Tamamen bir performans sorunudur. Bunun bilinmesi ve bu doğrultuda davranılması gerekir.
 Çocuk yöntem, yönlendirme ve pekiştirmeye daha çok ihtiyaç duyar. Sık olumlu pekiştirmeler verilmelidir. Bu sayede özgüveni artırılır.
 İşler bölünerek verilmeli ve kuralları izleyebilmesi için puanlama sistemi kullanılabilinir.
 Enerjisini boşaltabileceği aktiviteler veya davranış örüntülerine fırsatlar verilmelidir.
 Ebeveyn sitilini kontrolcü yapıdan, demokratik yapıya dönüştürmeli ve sık sık öz güvenini destekleyici geribildirimler vermelidir.
 Çocuktaki olumlu, beklenilen davranışları artırmak için davranışçı pekiştirme ilkeleri kullanılmalıdır.
 Somut pekiştireçler verilmelidir.
 Model olmak önemlidir. Başarısızlığının üstesinden gelmesi adına nasıl davranılacağını göstermek, öğrenmesinde daha etkili sonuçlar çıkaracaktır.
 Aynı anda birden fazla konu gündeme gelmeden, dikkati sağlamak adına sık değişiklikler yapmak ve tutarlı davranmak önemlidir.
 Özel konumu göz önüne alınarak, uygulanabilir kurallar koymak gerekir.

Tuncay TÜRKMEN
PSİKOLOJİK DANIŞMAN
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Tuncay TÜRKMEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Tuncay TÜRKMEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tuncay TÜRKMEN Fotoğraf
Psk.Dnş.Tuncay TÜRKMEN
İzmir
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildi
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Tuncay TÜRKMEN'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,906 uzman makalesi arasında 'Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb)' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:45
Top