2007'den Bugüne 79,684 Tavsiye, 25,520 Uzman ve 17,812 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Anksiyete Bozuklukları, Kaygı Bozukluğu, Okb, Sosyal Fobi
MAKALE #19749 © Yazan Prof.Dr.Mehmet Akif ERSOY | Yayın Ağustos 2018 | 636 Okuyucu
Anksiyete bir sinyaldir. Olağan koşullarda bir işlevi vardır. Kişiyi tehlikelere karşı önlem alma davranışına iter. Hiç kaygısı olmayan bir birey kendini sürekli tehlikelere maruz bırakır. Tersine durumda ise aşırı kaygı söz konusudur. Birey günlük olağan durumlarda bile kaygılanır. Asansörde kalma korkusu, çocuklarının eşinin başına kötü bir şey geleceği korkusu, ülkenin komşularıyla ilişkisinden ekonomiye kadar her şey kaygı nesnesidir. Gelecek kaygısı da diğer kaygılar gibi anksiyete bozukluğu hastasının yaşadığı kaygılardan birisi olabilir. Elbette tek bir belirtiyle psikiyatrik tanı konulamaz. Üniversiteyi yeni bitirmiş iş arayışında olan genç birinin gelecek kaygısı olması kadar olağan bir durum olamaz. Ancak çok fazla kaygı kişinin donup kalmasına ve hiç bir atılımda girişimde bulunamamasına neden olabilir. Gelecek kaygısıyla adeta geleceğini kendi kendine karartmış olur. İşlevselliğini etkileyen kaygının türü ne olursa olsun böyle bir durumda yardıma başvurmak öncelikle bir psikiyatrist daha sonra gerekirse psikolog yardımı aranmalıdır.


Anksiyete bozuklukları içinde kabul edilen Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) yakın zamanda çıkan sınıflandırma sistemi olan DSM-5’te kendisine ayrı bir kategoride yer bulmuştur. Bununla birlikte halen bir çok uzman anksiyete bozuklukları içinde OKB’den söz eder. Temel özelliği akıldan atılmak istenmesine rağmen atılamayan ve tekrarlayan anlamsız düşünceler ve/veya anksiyete yaratan bu düşünceleri azaltmak amacıyla yapılan davranışlardır (nadiren düşünceler). Kirlilik düşünceleri ve yıkanma, el yıkama sık görülen OKB belirtilerindendir. Bazı hastalarda ağzından yanlış bir şey kaçırma, küfretme şeklinde takıntılar görülebilir. Eşyaları sıraya dizme, belirli hareketleri belirli adeta ritüel tarzında tekrarlama kompülsyonlar arasında sayılabilir. Burada herhangi bir düşünce ya da davranış obsesyon ya da kompülsyon olabilir. Dikkat edilmesi gereken eğer düşünce istenmeden geliyorsa obsesyondur, davranış ya da düşünce bu obsesyonu azaltma amacı güdüyorsa kompülsiyondur. Elbette burada pratik amaçlarla basitleştiriyoruz. Bazen obsesyon ile şizofreni belirtisi olan sanrı arasında ince bir çizgi vardır.
Obsesif Kompulsif Bozukluk antidepresan adı verilen ilaçlarla tedavi edilir. Birçok hasta ilaçların isimlendirmesi nedeniyle kafası karışabiliyor. Bu ilaçlar antidepresan olarak isimlendirilseler de aslında aynı zamanda güçlü şekilde anksiyeteyi de tedavi ederler. Ancak OKB tedavisinde çok daha yüksek dozda kullanılırlar ve etki etmeleri için çok daha uzun bir süre düzenli olarak kullanılmaları gerekir. Tedavide sık yapılan bir hata düşük dozda kısa süre kullandıktan sonra işe yaramadığı düşünülerek ilaç ya da doktor değiştirmektir.



Anksiyete Bozuklukları içinde sıklıkla görülenlerden biri de Sosyal Anksiyete Bozukluğudur.


Sosyal fobi ya da diğer adıyla sosyal anksiyete bozukluğu diğer insanların varlığında rezil olacak, küçük duruma düşecek olma korkusudur. Kişi yanlış bir şey yapacağını, söyleyeceğini, hata yapacağını, komik duruma düşeceğinden endişelenir. Genellikle sosyal fobisi olanlar mükemmeliyetçi insanlardır. Kendilerine yüksek bir standart belirlemişlerdir, üstelik herkesin de bu yüksek standartlara sahip olduğunu düşünürler. Diğer yandan kendilerini olduklarından daha aşağıda, daha beceriksiz görürler. Algıladıkları kendilikleri ve standartları arasındaki uçurum o kadar fazladır ki hemen hiç bir zaman bir işi olması gerektiği gibi yapabileceklerine, yaptıklarına inanmazlar.
Kimi zaman sosyal fobi genel bir kaygı yüksekliği ya da depresif tabloyla birlikte görülür. Bu gibi durumlarda ilaç tedavisi faydalı olabilir. Kişisel tecrübem sosyal fobi hastalarında %50 terapinin tedavinin parçası olması gerektiği yönündedir.

Prof. Dr. Psikiyatrist Mehmet Akif ERSOY
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Anksiyete Bozuklukları, Kaygı Bozukluğu, Okb, Sosyal Fobi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Mehmet Akif ERSOY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Mehmet Akif ERSOY'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Mehmet Akif ERSOY Fotoğraf
Prof.Dr.Mehmet Akif ERSOY
İzmir
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Mehmet Akif ERSOY'un Makaleleri
► Anksiyete Bozuklukları Prof.Dr.Aylin ERTEKİN YAZICI
► Sosyal Fobi Dr.Zengibar ÖZARSLAN
► Sosyal Fobi Nedir? Dr.Mehmet Levent SOYLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,812 uzman makalesi arasında 'Anksiyete Bozuklukları, Kaygı Bozukluğu, Okb, Sosyal Fobi' başlığıyla benzeşen toplam 93 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:13
Top