2007'den Bugüne 81,774 Tavsiye, 25,960 Uzman ve 18,161 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Takıntılarla Etkili Bir Şekilde Nasıl Başa Çıkılabilir?
MAKALE #20644 © Yazan Dr.Psk.Dnş.Mahmut BEKTAŞ | Yayın Temmuz 2019 | 380 Okuyucu
Günlük hayatta takıntıları olduğunu ve bunlardan kurtulmak için yoğun bir çaba harcadığını söyleyen insanların yaşadığı rahatsızlığın psikoloji literatüründeki karşılığı “Obsesif Kompulsif Bozukluk” ya da kısaca OKB’dir. Kaba bir oranla yetişkinlerin yaklaşık olarak yüzde 2.5 ile 3.5’uğu bu hastalıkla mücadele etmektedir. Bu dünya çapında milyonlarca insanın bu hastalıktan muzdarip olduğu anlamına gelmektedir. Üstelik OKB ne yazık ki girerek daha fazla çocukta da görülmeye başlayan ciddi bir rahatsızlıktır. Tanısı konulmuş OKB hastalarının yanında tanısı konulmamış pek çok kişinin varlığı da söz konusudur.
OKB’yi yakından tanıyabilmek için “obsesyon” ve “kompulsif davranışlar” olarak adlandırılan iki kavramı açıklamak gerekir. Obsesyon, sıklıkla tekrarlanan, sahibini rahatsız eden istenmeyen düşünce, imge veya dürtüleri tanımlamaktadır. Kompulsif davranışlar ise, obsesyonlardan kaynaklanan rahatsızlığın üstesinden gelebilmek için yapılan çeşitli eylem ve ritüelleri ifade eder. Bu eylem ve ritüeller, kişinin obsesyonunu bir derece azaltırken onun yaşam kalitesini ciddi oranda azaltabilmektedir. Hepimizin işleri iyi yapmak için ya da rahatsız edici bazı düşüncelerden kurtulmak için kullandığı bazı stratejileri söz konusudur. Ancak, bizi bir OKB’liden ayıran en önemli farklılık obsesyon ve kompulsif davranışlarımızın çok zaman almaması ve yaşam kalitemizi önemli ölçüde etkilememesidir.
OKB, normal bir zeka düzeyine sahip olanlardan oldukça zeki kişilere kadar yaygınlık göstermektedir. Ancak, OKB, bu zekanın kullanımını olumsuz etkilemektedir. OKB’si olan kişinin beyni, tehlikelere ve felaketlere odaklanır. Ocağı acık bıraktığı için evin yanacağını, yaptığı yolculukta kapacağı küçük bir mikrobun öldürücü olabileceğini, sınavda alacağı düşük bir nottan dolayı hayatının kararacağını düşünebilirler. Bunu sadece düşünmekle kalmazlar, bunun gerçekleşeceği konusunda kendilerini ve çevrelerini ikna etmeye çalışırlar. Öyle ki, çoğu zaman bunda başarılı bile olurlar. Dışarıdan getirmiş olabileceği mikroptan dolayı saatlerce elini her türlü temizlik gereciyle yıkamaya çalışarak ellerinin tahriş olmasına yol açabilirler. Ellerindeki olası kiri/mikrobu çıkarabilmek için saatlerce ellerini yıkayabilirler. Aslında rahatsız edici düşüncelerden kurtulabilmek için tekrarlayan sayıda aynı davranışı yapmaları konusunda kendilerini ikna ederler. Bu konuda o kadar ısrarcı olurlar ki zor da olsa çevresindeki kişiler de buna ikna olmaktan başka seçenek bulamaz.
OKB’si olan kişilerin iki büyük sorunu vardır. Biri utanç, diğeri de rahatsız edici düşüncelerin gerçekleşebilme olasılığından/riskinden kaçınmaya yönelik yoğun istektir. OKB’si olan kişiler, kötü, zalim ya da art niyetli oldukları için değil, OKB’nin etkisi altında kaldıkları için utanç duyarlar. Çünkü zihinleri, gerçekçi bir değerlendirme yapma önünde büyük bir engeldir. OKB’li birinin en büyük motivasyonu, risklerden olabildiğince kaçmak, kurtulmaktır. Daha doğrusu, hayattaki tüm risklerin önceden öngörülebileceğini ve önlenebileceğini düşünerek ve buna inanarak büyük bir illüzyon içindedirler. Tüm bunları da rahatlayabilmek için yaparlar ama hiçbir zaman gerçek bir rahatlama söz konusu olamaz. OKB’si olanlar büyük bir acı ve ızdırap içinde bir yaşam sürdürmektedir. Yoğun kaygı, depresyon yaşama, fobilerle, panik bozukluklarla, travma sonrası stres bozukluklarıyla muzdarip olma ihtimali taşımaktadır. Yapılan araştırmalar, OKB’lilerin depresyon riskinin diğerlerinden daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü bu kişiler, daha karamsar bir düşünce yapısına sahip oldukları için kendilerini genelde daha kaygılı, huzursuz ve rahatsız hissetmektedirler.
OKB’si olanlar, yaşadıkları acılardan ve sıkıntılardan yalnız başına mücadele etmektedir. Yaşadıkları utanç duygusu o kadar fazladır ki çoğu zaman, semptomlarını başarlı bir şekilde gizlerler. Yaşadıkları bu utançtan dolayı da tedaviye yanaşmazlar. Dünya çapında, OKB’si olanların %60’ına yakınının hiç yardım almadığı öngörülmektedir. Bu nedenle, OKB’liler çoğunlukla yalnızdır, ilişki sorunları yaşar, evlenmekte zorlanır. Evlilerde, boşanma oranı yüksektir. Aileleri ile yaşayanlar ise, ailelerinin de yaşamlarını güçleştirdikleri için çoğu zaman şiddetli çatışmalar ve gerginlikler yaşarlar.
OKB’si olan kişiler, obsesyonları ile başarılı bir şekilde mücadele edebilmek için el yıkama, kilitleri, ocağı kontrol etme, temizlik, sayma, dua etme gibi eylemlere sıklıkla başvururlar. Obsesyonlar kaygı ve huzursuzluğu arttırırken, kompulsiyonlar huzursuzluğu azaltmayı ve rahatlamayı, rahatsız edici düşünceden/obsesyondan kurtulmayı ya da uzaklaşmayı amaçlar. Kompulsiyonların çok çeşitli amaçları olabilir. Bazıları kaygıyı düşürmeye yardımcı olur. Örneğin kapıları kilitlemek, ütüyü fişten çekip çekmediğini kontrol etmek kişiyi rahatlatır ama bu rahatlık geçicidir. Kişi ya yeterince kontrol etmediysem, ya gözümden bir şey kaçtıysa diye kendisini huzursuz etmeye devam eder. Bu huzursuzluktan kurtulmak için kilometrelerce uzaklaşsalar dahi eve geri gelip yeni bir kontrolle rahatlamaya çalışırlar. Öyle ki bu döngünün gün içerisinde birkaç kez tekrarlandığı bile olur. Bazı kompulsiyonların ise amaçları, içsel dürtüye karşılık vermek; huzursuzluğu azaltmak, garanti aramak ya da güvenlik hissini güçlendirmek olabilir.
OKB’den muzdarip olanlar genellikle aşağıdakilerden birini ya da bir kaçını yoğun bir şekilde hissederler:
• Kontrol etme ve şüphe duyma
• Kirlenme/bulaşma korkusu taşıma
• Biriktirme/istifleme
• Cinsel, dini ya da saldırganlık içeren uygunsuz düşüncelere sahip olma
• Batıl inançların etkisi altında kalma
• Düzen/simetri arayışı
OKB’den bir “şüphe hastalığı” olarak da bahsetmek mümkündür. Yaygın görülen şüpheleri şu şekilde sınıflandırmak mümkündür:
• Hata yapmaktan korkmak,
• Verdiği sözleri unutacağından, randevularına geç kalacağından ya da bunları unutacağından endişe etmek,
• Hatalı iş yapacağından, mükemmel olamayacağından ve böylelikle de üstleri ya da amirleri (öğretmen, patron, anne baba vb) tarafından beğenilmeyeceğinden endişe etmek,
• Önemli işleri yapmayı unutmak,
• Kapıyı, pencereyi kapayıp kapamadığından emin olamamak,
• Ocağı, ütüyü kapatıp kapatmadığından şüphe etmek,
OKB; düzelmesi en zor olan hastalıklar grubunda yer almaktadır. Çünkü tedavi süreci pek çoğu için oldukça zorlayıcı olabilmektedirler. Yüzleşmekten kaçındıkları obsesyonlarından dolayı kompulsiyonlar geliştiği halde tüm terapilerin odak noktası, rahatsız edici düşüncelerle yüzleşmek ve tekrarlayıcı davranışı durdurmak olduğu için hastalar ciddi bir direnç sergileyebilmektedirler. Pek çok hasta ise tedavi olmak istemekte ancak bundan yine de kaçınmaktadır. Bazıları “hazır olana kadar beklemek istemektedir ki hiçbir zaman hazır olunamama riski de çok yüksektir. Bazıları iyileşmek istemekte ama bu konuda yeterince çaba göstermemektedir. Seanslara geç gelmekte, ertelemekte ya da unutmaktadır. Bazıları başarı çıtasını o kadar yükseğe koyarlar ki, o hedefe ulaşmak neredeyse imkansızdır. Başarının küçük adımlarla ya da başarılarla geleceğini göz ardı ederler. Bazıları da tedavi yolculuğunda erken pes eder. Birkaç seanstan sonra hiçbir şeyin değişmeyeceğine, terapinin işe yaramayacağına kendilerini ikna ederler. Önemli bir kısmı da başkalarını suçlayarak, terapistiyle tartışarak, hastalıktaki ve tedavideki rolü ve sorumluluğunu inkar ederek tedaviyi zorlaştırır.
OKB’nin üstesinden tek başına gelmek mümkün değildir. Mutlaka profesyonel bir ruh sağlığı uzmanından bu konuda destek almak gerekir. Aksi durumlar, hastalığın giderek ağırlaşmasına yol açabilir. Bu nedenle, OKB’den kurtulabilmenin ilk yolu, inkardan ve utançtan vazgeçmektir. Zorlu bir hastalığın olduğunu kabul etmek, bu konuda dürüst olmak tedavinin başarısı için ilk adımdır. OKB hakkında bilgi edinmek, konu ile ilgili kitaplar okumak, filmler izlemek tedavi sürecine kişiyi hazırlar. Yine aileden ve yakın arkadaşlardan bu hastalığın üstesinden gelebilmek için yardım ve destek istemek de oldukça önemlidir. Adsız Alkolikler gibi OKB’ye yönelik destek grupları da tedavinin başarısını arttırmaktadır. OKB’nin tedavisinde ilaç desteği de söz konusudur. Ancak uzun süreli ilaçların tek başına etkisi sınırlıdır. Eğer OKB’niz çok şiddetliyse, depresyon söz konusuysa, intihar düşünceleri varsa ve tarapi için zaman bulunamıyorsa ilaçlı tedavi kaçınılmazdır. Bugün OKB’nin tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapiler (BDT), EMDR, Maruz Bırakma, Sistematik Duyarsızlaştırma ve Recall Healing gibi terapilerin etkisi giderek daha fazla ön plana çıkmaktadır.
Eğer bu sorunla muzdaripseniz ya da çevrenizde değer verdiğiniz kişi bu rahatsızlığın pençesindeyse, mutlaka uzmanlığı ve yeterliliği olan bir uzmandan en kısa zamanda randevu alın. Kafanızdaki soruları uzmana sorarak tedaviye bir an önce başlanmasını sağlayın.
Şüphelerin hayatın güzelliklerinin önüne geçmediği bir hayat herkesin hakkıdır. Bu güzelliği yaratmak çoğu zaman bize düşer.
Dr. Mahmut BEKTAŞ
Psikolojik DANIŞMAN
EMDR ve Recall Healing Terapisti
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Takıntılarla Etkili Bir Şekilde Nasıl Başa Çıkılabilir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Dnş.Mahmut BEKTAŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Dnş.Mahmut BEKTAŞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Mahmut BEKTAŞ Fotoğraf
Dr.Psk.Dnş.Mahmut BEKTAŞ
İzmir
Doktor Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi28 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Dnş.Mahmut BEKTAŞ'ın Makaleleri
► Takıntılarla Başa Çıkma Uzm.Psk.Handan ERDOĞAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,161 uzman makalesi arasında 'Takıntılarla Etkili Bir Şekilde Nasıl Başa Çıkılabilir?' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:21
Top