2007'den Bugüne 83,124 Tavsiye, 26,206 Uzman ve 18,434 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ebeveyn Olarak Kendinizi Sorgulamak – Helikopter Ebeveynlik
MAKALE #21001 © Yazan Uzm.Psk.Sevda SOYDAN | Yayın Ocak 2020 | 150 Okuyucu
Yeni bir şeye kalkıştığınızda kısacık bir süre aklınızdan geçen ve kararınızı etkileyen sesler vardır:
“Sanırım yapamayacağım.” “Başarabileceğimden emin değilim.” “Ya yapamazsam?” “Aptal durumuna düşeceğim.” ya da ”Başarabilirim.” “Deneyebilirim.” “Elimden geleni yapacağım.”. “Yapamazsam da dünyanın sonu değil, bir daha deneyebilirim.” Bu iç sesin farkına vardığınızda durum ve dikkatlice dinleyin. Biraz dikkatli dinleyebilirseniz aslında bu sesin tanıdığınız ve büyüdüğünüz sırada -olumlu ya da olumsuz- bir şekilde size etki etmiş birisine ait olduğunu göreceksiniz. Genelde bu ses çocukluğunuzdan size fısıldayan ebeveynlerinizden birinin sesidir. Eğer ilk kısımdaki sesleri daha fazla duyuyorsanız muhtemelen ebeveynlerinizden biri ya da her ikisi fazla eleştirel ya da fazla müdahaleci ebeveynlerdi. Eğer ikinci sesi daha çok duyuyorsanız şanslısınız, size doğru yolu gösteren, hata yaptığınızda bunu kabul eden ve daha iyisini yapabileceğinize dair sizi destekleyen, koşulsuz sevgisini göstermeyi bilen bir ebeveyniniz olmalı. Peki siz çocuğunuzun nasıl bir iç sese sahip olmasını istiyorsunuz?

Son yıllarda gerek sosyal medyada gerek çevremizde “doğru ebeveynlik” kavramı tartışılmaya başlandı. Bu konudaki oldukça fazla yayın, uzman olmayan kişilerin yarattığı bilgi kirliliği ve “mükemmel ebeveyn” olma beklentisi zaman zaman ebeveynleri çaresiz ve tükenmiş hissettiriyor. Ebeveynler kendi üzerlerinde hissettikleri bu baskıyı çocuğun üzerine yüklediklerinde olayların bir hüsrana doğru ilerlemesi kaçınılmaz olabiliyor. Son zamanlarda oldukça dikkat çeken ebeveyn tanımlarından biri de “helikopter ebeveynler” tanımı. Helikopter ebeveynlerin en büyük özellikleri aslında sürekli çocuklarının tepesinde uçan bir helikopter gibi aşırı korumacı ve müdahaleci bir yapıda olmalarıdır. Bu tutumu benimseyen ebeveynlerin amacı temelde oldukça anlaşılır olan çocuklarını herhangi bir olumsuz yaşantı ve duygudan koruma isteğidir (Zaman zaman ebeveynin kendisine ait olan yetersizlik duygularının bir kamuflesi de olabilir). Fakat ilginçtir ki uzun vadede tutumun kendisi asıl amaçla çelişmekte ve çocuklara oldukça zarar vermektedir. Peki bu davranışların aşırıya kaçtığını nasıl anlayabiliriz?

Helikopter ebeveynler çocuklarının herhangi bir alanda başarılı olmasıyla çok ilgilidir ve çocuklarının bu başarıya ulaşabilmesi için gereken tüm fedakarlıkları yapmaya, çocuğun alması gereken sorumlulukları taşımaya, onun hayatını olabildiğince kolaylaştırmaya, yaşadığı problemleri çocuğun yerine çözmeye oldukça hazırdırlar. Çocuğun başarısını kendi başarısı, başarısızlığını ise kendi başarısızlığı olarak görür, çocuğu kendilerinden ayrıştıramazlar. Olumsuz yaşantıdan kaynaklanabilecek olumsuz duygu ve çocuk arasında bir bariyer görevi görürler. Olumsuz yaşantıyı yok etmek, edemese bile çocuğun olumsuz duygunun olabildiğince yumuşatılmış halini yaşaması için her daim kontrolcü bir tutum takınırlar.

Eğer çocuğunuzun her anını etkinlikler ile doldurmaya çalışıyorsanız, çocuğunuzun azar işitmemesi adına ödevlerini siz yapıyorsanız, arkadaşıyla, öğretmeniyle veya herhangi bir kişiyle yaşadığı soruna dahil olup onun yerine ilişkilerini düzenlemeye çalışıyorsanız, “karnımız ağrıyor, hastalandık…” gibi çocuğun bireyselliğini yok sayan cümle kalıplarını sıkça kullanıyorsanız bir durup düşünmekte fayda var.

Böyle durumlarda ebeveynlerden biri çocuktan o kadar çok rol çalmıştır ki çocuğa bir soru sorduğunuzda ebeveyn onun yerine cevap verir. “Bugün nasılsın bakalım?” diye sorduğunuzda ebeveynlerden biri atılıp “Sorma teyzesi/amcası, bu hafta sınavlarımız var, çok yorgunuz.” diyebilir, “Bir şey yer misin?” dediğinizde “Yok yemez, toktur o.” diye cevap verebilir. Bu durum kronikleştiğinde zamanla çocuğun sesini duymaz olursunuz, ebeveynlerden ses çıkmaz da söz hakkı çocuğa bırakılır ise çocuk kendisine bir soru sorulduğunda cevap vermeden önce onay istercesine annesine/babasına bakacaktır.

Peki tüm bu davranışlar bizi nereye götürür? Çocuk yaşayarak geliştirmesi gereken becerilerin hiçbirini geliştirememiş hatta geliştirmek bir yana çoğu zaman deneyimleyememiş olarak yetişkinlik hayatına atılmış olur. O ana kadar birilerinin kendisi için yaptığı şeyleri artık kendi başına halletmesi gerektiğini anlayamaz, anladığında ise “yetersizlik” şemaları aktif olduğu için depresif bir ruh haline bürünür. Araştırmalar gösteriyor ki, bu tarz ailede yetişen çocuk, koruyucu aile sınırlarından çıktığında yetersizlik hissine kapılıyor. Okul öncesi dönemde veya ilkokul döneminde diğer yaşıtlarını tanıdıkça yetersizlik hissedip çekingen ve içe kapanık bir tutum sergileyebiliyor. En önemlisi ergenlik dönemi ile başlayan ve yetişkinlik döneminde aniden artan sorumluluklarıyla başa çıkamıyor, baş etme ve problem çözme becerileri sınırlı olduğu için "yapamıyorum" inancı kuvvetleniyor, bu da düşük özgüven, sosyal kaygı, depresyon gibi sorunlara yol açabiliyor.

Tam da şuanda çocuğunuza nasıl yüzmeyi öğrettiğinizi hatırlamanızı istiyorum. Önce bir simit ya da kolluk yardımıyla su üzerinde durmasını sağladınız. Sonra aşama aşama simitten ve kolluklardan kurtuldunuz ve ona cesaret vererek yüzmeye teşvik ettiniz. Bu sure içinde onu gözetim altında tuttunuz ve yardım istediğinde orada olduğunuz güvenini verip gerektiğinde ona destek oldunuz. Bir sure sonra ise çocuğunuz kendi başına yüzmeye başladı. Şimdi kendinize şunu sorun: onun işini kolaylaştırmak adına kolluklarını ve simidini çıkarmadan, veya sürekli onu tutarak ona yüzmeyi öğretebilir miydiniz? Bir süre sonra tüm desteğinizi çekip onu “Hadi şimdi yüzme zamanı” diyerek bıraksaydınız acaba neler olurdu? Hatta “Bak herkes ne güzel yüzüyor sen neden yüzemiyorsun? Üstelik sana o kadar destek(!) oldum.” diye azarlasaydınız?

Şimdi hayat denen denizi düşünelim. Çocuk büyürken ebeveynler kolluk ve simit görevi görerek onu suyun üzerinde tutmaya yararlar. Fakat ebeveynlerin asıl görevi kendi desteklerini çekmeden önce, yani kolluklar ile, daha sonra ise yavaş yavaş kollukları çıkararak fakat gözetim altında tutarak çocuklara yüzmeyi öğretmektir. Belli bir yaş ve deneyimden sonra ise çocuk kazandığı beceri ve özgüven ile tek başına yüzebilir hale gelir. Aslında hayattaki amacımız da budur.

Peki kendimizde bunları fark ettik, nasıl aşacağız? Bu durumu aşmak için öncelikle kendi kaygınızla ve kontrol duygunuzla yüzleşin. Sizi korkutan/kaygılandıran şey nedir? Belki de ebeveyn olarak ona yetememekten korkuyorsunuz, ilgisiz bir ebeveyn olmak sizi kaygılandırıyor. Belki de kendi ebeveynlerinizden getirdiğiniz bitmemiş meseleleri devam ettiriyorsunuz. Eğer yaptıklarınızın çocuğunuza zarar verdiğini fark ettiğiniz halde davranışlarınızı değiştirmediğinizi fark ediyorsanız bu çocuğunuz ile ilgili değil ama kendiniz ile ilgili halledemediğiniz bir problem olduğuna işaret ediyor olabilir. Bu durumda bir uzmandan destek almaktan çekinmeyin.

Çocuğunuza ufak yaşlardan itibaren yaşına uygun sorumluluklar verin, çabasını takdir edin, problemleri ile baş etmeyi öğretin. Başarısız olduğu konuları irdelemeyi öğretin. “Sence burada yolunda gitmeyen şey nedir? Bir dahaki sefere neyi daha farklı yapman gerekiyor?” gibi sorularla onu yönlendirin ve cevaplarını bulmasına izin verin. Kalpleri kırıldığında, canları sıkıldığında, hayalkırıklığına uğradıklarında bu duyguların da hayatta yeri olduğunu kabul edin, onları eleştirmeden ve yönlendirmeden dinleyin ve bu duyguları da deneyimleyerek baş etmelerine izin verin.

Bağımsız ve kendine güvenen yetişkinler yetiştirmenin sırrı gereken zamanda ve gereken miktarda destek vermekten geçer. Ebeveynlik, çocukları sonsuza dek denizlerden korumak değil, onların kendi başlarına yüzebilmelerini sağlamaktır. Onlara sudaki yolculukları sırasında; çocukluk yıllarında önderlik, yetişkinlik yıllarında ise eşlik etmek ile mümkün olan bir yolculuktur.

Uzm. Psikolog Sevda Soydan
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ebeveyn Olarak Kendinizi Sorgulamak – Helikopter Ebeveynlik" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Sevda SOYDAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Sevda SOYDAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Sevda SOYDAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Sevda SOYDAN
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi21 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Sevda SOYDAN'ın Makaleleri
► Helikopter Anne Babalık Uzm.Psk.Dnş.Zehra KAHRAMAN
► Kendinizi Seviyor Musunuz? Uzm.Psk.Dnş.Sibel DEMİR SARIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,434 uzman makalesi arasında 'Ebeveyn Olarak Kendinizi Sorgulamak – Helikopter Ebeveynlik' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:19
Top