2007'den Bugüne 86,878 Tavsiye, 26,964 Uzman ve 19,242 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Bağlanma Kuramı
MAKALE #22125 © Yazan Psk.Dnş.Büşra Gül ALBAYRAK | Yayın Şubat 2021 | 167 Okuyucu
Bağlanma Kuramı
Bağlanma, çocuk ve bakımveren arasında kurulan ilişkiyi ifade eden bir kavramdır. Çocuğun bakımvereni araması ve ve bakımverene karşı yakınlık arayışı içinde bulunmasıyla kendisini gösterir. Bu bağ yaşam boyunca tutarlı bir şekilde devam eder ve stres halinde daha belirgin hale gelir. Bağlanma, sadece çocukluk dönemine ait bir olgu değildir. Bakıveren ile bebek arasında oluşan ilk temel ilişki, ileriki yıllarda yaşanan ilişkiler için temsil niteliğinde olacaktır (Tiftikçi, 2020).
Bağlanma kuramının öncüsü Bowbly’e göre ilişkilerimizin ilk örnekleri veya zihinsel temsilleri çocukluk çağında bize bakımveren kişiler tarafından oluşturulmaktadır. Aile içinde deneyimlediğimiz ilk ilişki örnekleri zamanla daha tutarlı olacak ve gelecek dönemdeki ilişkilerimiz için bir şablon görevi görecektir. Bu kurama göre ilk ilişki deneyimlerimize göre partnerlerimizi seçmekte ve ilişkilerimizi sürdürmekteyiz (Yumuşak, 2013). Ainsworth ve arkadaşları Bowlby'nin teorisini baz almış ve üç tür bağlanma örüntüsü tanımlamışlardır. Temel ihtiyaçlarını zamanında karşılayabilen bir bakımverenin varlığında, bebekler oynamak veya keşfetmek için kendilerini güvende hissedeceklerdir ve bunun sonucunda bakımveren ve bebek arasında güvenli bağlanma örüntüsü oluşacaktır. Bakımveren bebekten gelen sinyale tutarsız yanıt verirse veya zamanında yanıt veremezse, bebekte kaygılı/kararsız bir bağlanma örüntüsü ortaya çıkacaktır. Buna karşın bakımveren bebeğin ihtiyaçlarına tutarlı bir şekilde yanıt vermezse, bebekte kaygılı/kaçıngan bir bağlanma örüntüsü oluşacaktır (Mert & Soyer, 2014).
Önceleri bağlanma araştırmaları sadece bebeklik ve çocukluk dönemini kapsamaktaydı. Ancak son yıllarda yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimlerine yönelik araştırmalar da artmaktadır. Hazan ve arkadașları romantik ilișkilerde bağlanmayı bir bağlanma süreci olarak tanımlamışlar ve kendini bildirime dayanan bir ölçekle araștırmışlardır. Bunun sonucunda yetişkinler için de güvenli, kaygılı-kararsız ve kaygılı-kaçınan bağlanma biçimleri olmak üzere üç bağlanma örüntüsü tanımlamışlardır. (Zerenoğlu, 2011)

Bağlanma Stilleri

Güvenli Bağlanma Stili:
Bakımverenin çocuğun ihtiyaçlarına tutarlı olarak zamanında cevap vermesi durumunda oluşan bağlanma örüntüsüdür. Çocukken bakımveren ile güvenli bağlanma örüntüsü oluşturmuş olan yetişkinlerin başarı ihtiyaçları yüksek olmasına rağmen, başarı endişeleri düşüktür. Yapılan çalışmalarda güvenli bağlanma örüntüsüne sahip bireylerin yaşadıkları kişisel sıkıntıların güvensiz bağlanan bireylere kıyasla daha düşük olduğu, yüksek öz-yeterliliğe sahip oldukları ve karşılaştıkları zorluklarla baş edebilme kapasitelerinin daha yüksek olduğu görülmektedir. Karşılaştıkları olaylara sakin, tutarlı ve yerinde tepkiler verirler. Duygu düzenleme becerileri gelişmiştir (Tiftikçi, 2020). İhtiyaç duyması halinde yakınlarının kendisinin yanında olacağına dair bir güven duygusu içindedir. Diğerleri ile yakınlık kurduklarında kendilerini iyi hissederler (Bayramoğlu, 2019).

Kaygılı Bağlanma Stili:
Yaşamın ilk yıllarında bakımverenin çocuğun ihtiyaç ve beklentilerine karşı tutarsız ve duyarsız bir şekilde karşılık vermesi sonucunda gelişen bağlanma örüntüsüdür. Özellikle çocuk stresli, gergin ve hasta olduğunda ya da buna benzer durumlarda bakımverenlerin çocuğun ihtiyaçlarına “tutarsız, yetersiz ve/veya dengesiz karşılık vermelerinin, sinirli ve kaygılı olmalarının, benmerkezci ya da orantısız müdahaleci davranmalarının” kaygılı bağlanma örüntüsü oluşmasına neden olduğu bilinmektedir. Kaygılı bağlanma örüntüsüne sahip bireyler, yakınlık kurdukları kişilerin davranışlarına karşı aşırı hassastırlar. İlişki içinde olduğu kişiye karşı devamlı bir yakınlık ihtiyacı ve onay arama davranışı içindedirler (Sümer, Ünal, Selçuk, Kaya, Polat, & Çekem, 2009).

Kayıtsız-Kaçıngan Bğlanma Stili:
Çocuğun ihtiyaçlarına bakımverenin tutarlı bir şekilde soğuk ve mesafeli olarak karşılık vermesi sonucunda kayıtsız-kaçıngan bağlanma örüntüsü oluşur. Bakımverenin çocuğun duygularını ifade etmesine izin vermemesi, çocuğun duygu ve davranışlarını kontrol etmeye çalışması sonucunda çocuk duygularını bastırmayı öğrenir. Sonraki yaşamında da duygularının ortaya çıkacağı ilişkilerden uzak durmaya çalışırak kaçınma davranışı gösterir (Sümer ve ark., 2009). Kafalarında diğerlerinin güvenilmez olduğuna dair bir inanç vardır. Bu nedenle de duygusal desteği diğerlerinden sağlayamayacaklarını düşünürler. Kendi yeteneklerine yatırım yaparak kendi ego değerlerini yükseltme amacı içindedirler. Bu bireyler, bağ kurmaktan ve bağlanmaktan kaçınırlar, yakın ilişkilere gereksinim duymazlar ve bağımsızlık arayışı içindedirler. Çatışmalarla başa çıkarken kullandıkları savunma mekanizması genellikle bastırmadır. Bunu, kendileri için kötü olduğunu düşündükleri partnerlerden uzaklaşıp duygularını bastırarak yaparlar (Tiftikçi, 2020).

Kaynakça:
Bayramoğlu, E. (2019). ölümlülük manipülasyonunun, bağlanma türlerinin ve karanlık üçlü kişilik özelliklerinin risk alma davranışına etkisi. İstanbul: Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Sümer, N., Ünal, S., Selçuk, E., Kaya, B., Polat, R., & Çekem, B. (2009). Bağlanma ve Psikopatoloji: Bağlanma Boyutlarının Depresyon, Panik Bozukluk ve Obsesif-Kompulsif Bozuklukla İlişkisi. Türk Psikoloji Dergisi , 24 (63), 38-45.
Tiftikçi, P. (2020). üniversite öğrencilerinde cinsel mitlere inanma düzeyi ile bağlanma stilleri arasındaki ilişki. İstanbul: Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Yumuşak, A. (2013). Üniversite Öğrencilerinin Flört Şiddetine Yönelik Tutumları, Toplumsal Cinsiyetçilik Ve Narsisistik Kişilik Özellikleri Arasındaki İlişki. Yüksek Lisans Tezi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Tokat.
Zerenoğlu, L. (2011). üniversite öğrencilerinin bağlanma stilleriyle çocukluktaki örselenme yaşantıları arasındaki ilişkinin incelenmesi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bağlanma Kuramı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Büşra Gül ALBAYRAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Büşra Gül ALBAYRAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Psk.Dnş.Büşra Gül ALBAYRAK
Antalya
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Büşra Gül ALBAYRAK'ın Makaleleri
► Bağlanma Kuramı Üzerine Psk.Tolga Nasuh ARAN
► Psikolojide Bağlanma Kuramı Psk.Ümit AKÇAKAYA
► Bağlanma - Çocuklarda ve Yetişkinlerde Bağlanma ÇOK OKUNUYOR Psk.Mehmet Enver BAYATLI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,242 uzman makalesi arasında 'Bağlanma Kuramı' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ebeveyn Tutumları Şubat 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:18
Top