2007'den Bugüne 92,323 Tavsiye, 28,223 Uzman ve 19,980 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Evlilik Terapilerinde Yanlış İnanışlar ya da Mitler
MAKALE #3461 © Yazan Psk.Deniz TUNÇER | Yayın Ağustos 2009 | 5,392 Okuyucu
Her bireyin, evliliğin ne olduğu, evlilikte eşlerin birbirlerinden neler bekleyecekleri, ideal bir ilişkinin nasıl olması gerektiği yönünde, bir takım yerleşmiş veya oluşmuş düşünceleri vardır. Bu düşünceler, bazen bireysel deneyimlerden, bazen toplumsal yaşamdaki gözlemlerden, bazen konuyla ilgili okunmuş kitaplardan edinilmiştir. Evliliğe veya ilişkilere yönelik, bu edinilen bilgilerin doğruluğu zaman zaman tartışmalı olabilmektedir.

Öncelikle, ilişkilere ait mitler dediğimizde, ne kastettiğimiz önemlidir. Burada kastedilen, pozitif olarak kanıtlanabilir yani bilimsel olarak bir temele dayanmayan, geleneksel düşünceler olarak yayılan veya yayılmış olan, popüler sayılacak, masalsı anlatımlardır. Çünkü mitlerin olayları doğru bir şekilde anlamlandırma amacı veya zorunluluğu yoktur. Daha çok olaylara özel bir anlam yüklemeye yönelik bir hedefi vardır. Bu nedenle terapilerde mitler, hem evlilik terapistini, hem de evlilik terapisi alan çifti, bu konularda gerçekleri anlayarak çözümlemeye yönelik davranıştan uzaklaştırma, buna yönelik baş etme becerileri geliştirmekten alıkoyma riskine sokabilirler.

Evlilik terapisine gelen her çift, evliliklerine ait sorunlarını çözümleme amacıyla gelirler. Ancak, daha önceden bir şekilde öğrenmiş oldukları mitler, terapötik çalışma esnasında engelleyici birer unsura ciddi anlamda dönüşebilirler. Hatta bunun ötesinde, zaman zaman çatışmanın kaynakları da olabildiği durumlara rastlanabilmektedir. evlilik terapitlerinin bu tür durumlarda, bu durumun en kısa zamanda farkına vararak, terapi sürecini etkilemelerine, hatta çalşmalarda yön değişimine neden olmalarına engel olması, ihtiyaç halinde müdahale edecek durumda olması gerekmektedir.

Bu mitlerin bazılarını sıralayarak bu konuyu daha iyi anlamlandırabiliriz;

o “Eşim beni gerçekten sevseydi, beni memnun edecek şeyleri yapmaya istekli olurdu.”

o “Eşim bana hak ettiğim değeri vermiyor”

o “Haklı tarafı belirleyecek kişi evlilik terapistidir.”

o “Evlilik trapisti benim haklı olduğumu anlayacak ve eşimi düzeltecek, tedavi edecek.”

o Evlilik terapisti bizim tüm sorunlarımızı çözecek ve bize iletişim kurmayı öğretecek.

Bu mitlerden de anlaşılacağı üzere, Evlilik terapilerinde gerçekçi olmayan mitler, bireylerin ilişkilerinde çatışmaya yansırlar. Hatta denebilir ki, evlilik terapilerinde, bireylerin seanslardaki çalışmalarını engelleyebilirler. Çünkü kişiler bu inançlarını korudukları sürece evlilik terapisinde objektif olarak çalışamayacaktır.


Şimdi sıraladığımız bu mitlerin açılımlarına bakarak biraz daha konuyu derinleştirelim;

o “Eşim beni gerçekten sevseydi, beni memnun edecek şeyleri yapmaya istekli olurdu.”

Bazı bireyler, kadın veya erkek olabilir, eşlerinin bu şekilde davranarak kendilerini koşulsuz sevdiklerini kanıtlayacaklarını düşünürler, üstelik bunu hem kendilerine hem de çevrelerine kanıtlamak istercesine talepkar davranabilirler. Bu mite olan inancı, “Eğer sevgisi gerçek ve koşulsuz olsaydı …………” ifadelerinde rahatlıkla görebiliriz. Böyle bir durumda eşten beklenen, tabiî ki, “akıl okuyucu” olmasıdır ve diğer eşi mutlu etmeye her zaman “istekli-hazır” olmasıdır. Burada mitin etkisi, duygu ve davranışın bireyler tarafından ayrıştırılamamasıdır.

Burada özellikle, sevginin istenen davranışı üretmesine yönelik bir inancı görmek mümkündür. Bunun da erken çocukluk dönemine özel bir mükemmel anne-çocuk ilişkisine ait olan bir özlem duygusuna bağlayabiliriz. Ancak gerçek yaşamda yetişkin bireyler, böyle özgecil bir beklenti içerisinde değildirler. Bu yapıdaki bir beklenti, bireysel gereksinimlerini karşılamaya yönelik stratejilerinin sınırlı olduğu kişilerce sık kullanıldığına işaret eden davranış örüntüsüne aittir. Bu gereksinimlerini karşılamaya yönelik farklı yolları bulmada yetersiz kişiler özellikle bu mite yönelebilirler.

o “Eşim bana hak ettiğim değeri vermiyor”

Bu mitin destek aldığı duygu, özellikle ilişkilerde “adaletli bir paylaşım” içeriğine dayanmasıdır. Bireyin hak etme, kandırılma kaygısı, aldatılma kaygısı gibi duyguları açığa vurulur. Birey sürekli olarak bir mahrumiyet durumu hissettiğini vurgular. Bireyin bu hissini destekleyen de, bazen kıskançlık duygusu, bazen de hırstır. Taraflardan birinin özellikle karşı tarafta suçluluk uyandırma ve boyun eğdirmeye yönelik bir manevrasıdır. Bu mitin evli çiftler arasında çok kullanıldığı gerçeği göz önünde tutulmalıdır.

Bu miti yaşantısına dahil eden kişi iletişimlerinde, genellikle, çaresiz, kısık bir sesle, adeta inildeyerek, belirsiz bir talep olarak ifade etme eğilimi gösterir. Diğer konularda son derece makul ve mantıklı bir yetişkin tavrı içerisindedir.

Son zamanlarda bu mit farklı bir formda, cinsiyet eşitliği şeklinde de açığa çıkmaktadır. Bu olumsuz formlar, kimin, kim için, neler yapıldığının muhasebesi şeklinde cereyan eder. Burada özellikle dikkati çeken durum, hemen , acil olarak, eşler arasındaki dengelerin sağlanmasının gerekliliğidir.


o “Haklı tarafı belirleyecek kişi terapisttir.”

Çiftlerin ilişkilerinde hata bulmaya yönelik, birbirlerinin hatasını bulmaya çalışan, kimin daha çok yanlışı olduğunu araştıracak şekilde davranan bireylerin ilişkilerini anlatan bir mittir. Çiftler bu nedenle evlilik terapistini yargıç rolünde görme eğilimi gösterirler. bireyler, bu konuda son derece içtenlikli bir inanca da sahip olabilirler. Kişiler, çatışmalarındaki kişisel rollerini görmek istemezler. Bireysel anlamda, kendilerini geliştirmeye yönelik çabaları yoktur. Mevcut duruma yönelik davranışlar özellikle dikkat çeker.

o “Evlilik terapisti, benim haklı olduğumu anlayacak ve eşimi düzeltecek, tedavi edecek.”

Bu mite inanan bireyler, ilişkilerinde, kendilerini ilişkilerindeki problemin bir parçası olarak algılamaz ve kabul etmez. Birey evlilik terapisinde, sadece, eşinin probleminin çözümüne yardımcı eleman olarak algılar kendini.

o Evlilik terapisti, bizim tüm sorunlarımızı çözecek ve bize iletişim kurmayı öğretecek.

Bu miti kullanan çiftlerde dikkat çeken şey, her iki eşin de ilişkilerindeki problemlerin farkında olduğu ve sorumluluğunu aldığı izlenimi yaratmalarıdır. Buradaki mekanizma, “ben kendimi daha iyi ifade edersem, eşim benim isteklerime olumlu cevap verir” veya “eşim beni dikkatli dinlerse, istediklerimi yapar” şeklinde özetlenebilir. Bu çiftler, evlilik terapisine, evliliklerine ait iletişimlerindeki pürüzlerin temizleneceği beklentisi ile gelirler.

Bireyler olarak hepimiz, mit karakteri taşıyan bazı inançlara sığınma ve bazı beklentilerimizi bu mitlere yükleme eğilimi göstermeye yatkınızdır. Bu durum özellikle toplumun kültürel değerlerinin değişiminin yoğun olduğu dönemlerde daha çok ve açık olarak gözlemlenebilir, yaygınlaşabilir.

Yukarıda örnek olarak bahsedilen ve daha pek çok mit, bireylere karmaşık görünen, bir çok soruna basit ve kolay anlaşılabilen cevap, sorun çözücü gibi görünürler. Bu sayede kişiler üzerinde daha büyük ve yoğun bir etki oluştururlar. Bahsedilen mitlerin bir başka özelliği olarak ayartıcı, kafa karıştırıcı bir çekicilikleri vardır.

Mitlerin birey olarak davranışlarımıza yansımasında bir etken de, bizim karşımızdaki kişiye vermek istediğimiz mesajı güçlendirme eğilimimizi tetikleyici özelliğe sahip olmalarıdır.

Normal şartlarda baktığımızda, bir çok mit, ortak yaşama zarar vermeyecek içeriğe sahip olabilirler. Evlilik terapisinde önemli olan, bireysel sorunların çözümüne engel olan veya terapötik çalışmayı engelleyecek güçte inançlar oluşturmamasıdır.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler  
► Mutsuz Çocuk Yanlış Evlilik Yapıyor... Psk.Dnş.Mustafa Kemal ÇELİK
► Cinsel Mitler Psk.Yaşam YANARDAĞ ÇELİK
► Vajinismus ve Cinsel Mitler Psk.Merve EKŞİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,980 uzman makalesi arasında 'Evlilik Terapilerinde Yanlış İnanışlar ya da Mitler' başlığıyla benzeşen toplam 38 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
 
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:23
Top