2007'den Bugüne 85,285 Tavsiye, 26,662 Uzman ve 18,981 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
İnternetin Tehlikeleri : Gençlik, ‘sanal Alem’in Tehdidinde
MAKALE #4739 © Yazan Psk.Dnş.Ömer AKGÜL | Yayın Mart 2010 | 6,402 Okuyucu
İNTERNET; DOST MU, DÜŞMAN MI?

Merhaba, okulların kapanmasıyla öğrenciler ve çocuklar özellikle yazın kavurucu sıcağından evdeki bilgisayarlara ve internete sığınmış durumdalar. Çocuk gelişimi nazarıyla bu konuyu değerlendirir misiniz?

Öncelikle çocuk ve internet konusunu gündemine aldığı için gazetemizi, bu röportajı okudukları için tüm gençlerimizi ve onların geleceğini özenle hazırlayan ebeveynlerimizi tebrik ederim. Konu çok önemlidir. Çünkü daha geçen hafta çocuğumuzun seyretmesi için internetten indirdiğimiz bir çizgi filmi müstehcen görüntüler sebebiyle silmek zorunda kaldık. Bunun şokunu atlatmadan bir arkadaşımızın çocuklarının bu tür sakıncalı videolar izlemiş olduğunu dehşetle öğrendik. Tüm anne babalara sesleniyorum. “Güven çok önemlidir ama kontrol her şeydir”. Okullar kapanmış, bilgisayarların modelleri yükseltilmiş, internet hızlanmış ve kesintisiz sınırsız imkânlar sunulmaya başlamıştır. Bilgisayar karşısında 10 yaşındaki çocukla 30 yaşındaki yetişkin eşit bir konuma gelmiş, aynı bilgiye ulaşmada benzer bir mesafeye erişmişlerdir. İnternetin hızlanmasıyla video dosyaları popülerleşmiş, indirilen videolar pornografik görüntülerle kirletilmiştir. İnternette kapitalizm reklâm ve marka ile körüklenmiş, yanlış ve eksik bilgi bombardımanıyla bilgi kirlenmesi yaşanmıştır. Böyle korkunç bir ortamda çok dikkatli olmak, dipsiz kuyulara taş atmamak gerekmektedir. İbn-i Sina’nın tabiriyle “çocuklar muma benzer, çocukluklarında kolay şekil alır, geleceğe bunları sağlam taşırlar”. Dolayısıyla çocukluk yaşantıları insanın geleceği ile ilgili çok büyük önem arz etmektedir. Böyle hassas bir dönemde çocuklarımızın her konuda olduğu gibi internet konusunda da ebeveynlerinin rehberliğine ihtiyacı vardır. İnternet birçok bilgisayarın birbirine bağlanması, bilgisayar aracılığıyla bilgilerin paylaşılması demektir. Evinizin görünmeyen penceresi, çalınmayan kapısı demektir. İnternet de diğer birçok unsur gibi kullanıma bağlı olarak çocuğun gelişimini olumlu ve olumsuz olarak etkileyebilmektedir.
Kullanım bağlı olarak derken neyi kastettiğinizi biraz açar mısınız?
Kullanıma bağlı olaraktan kastımız; kullanım amacı, türü, süresi, tekrarı, yöntemi ve kullanıcının kendisidir. Aslında internet çocuğun zihinsel, sosyal, akademik, dil gelişimine olumlu katkı sağlayabilir. Teknolojiyi kullanma, zaman yönetiminde tecrübe, bilgiye ulaşma yollarını kavrama gibi artılar da kazandırabilir. Burada dikkat edilmesi gerekilen nokta: dinimizin ön gördüğü yaşam tarzında her şeyi yerli yerince ve ölçüsünde yapmanın daha faydalı olduğunun hatırlanmasıdır. Eğer bazı ölçülere riayet edecek olursak internetin zararlarını minimuma indirir faydalarını da nispeten arttırırız. İnternetten kaçış yok, ancak kontrol altına alabiliriz. Bir önceki kuşağın televizyonlara verdiği tepkiyi hatırlayalım. Şimdi herkesin evinde en geniş ekranlarından en son modellerinden televizyonlar var. Özel televizyon kanalları açıldığında ülkemizin başbakanlarından birisi kötü içerikli yayınları seyretmek istemeyenlere kumandayı göstererek kanal değiştirmesini öğretmişti! Burada maksadımı haddimizi aşıp aynı saygısızlığı tekrarlamak değil. Buradaki kastımız kontrolün önemini vurgulamak. Öyle bir kontrol ki, çocuğun özgüvenini zedelemeyecek, lakin haberi olmadan da izlenecek.
Dediklerinizden internet çocuk gelişimi için faydalı bir şey değil manası çıkıyor o zaman?

İnternette çocuk güvenliği diye bir kavram var sebepsiz değil muhakkak. Symantec ve International Crime Analysis Association (ICAA) tarafından çocukların internette dolaşırken karşılaştıkları riskleri ve buna tepkilerini tespit etmeyi amaçlayan ‘İnternetteki Çocuğun Riskleri’ adlı araştırma sonuçlarına göre:
• Çocuklar pornografik bir materyalle karşılaştıklarında sadece yüzde 24’ünün olumsuz bir durumla karşılaştığını düşünmekte, yüzde 30’u böyle bir materyalle karşılaştığında merak duyduğunu söylerken, bunu olumsuz olarak algılamayanların oranı ise yüzde 46’dır.
• Çocukların yüzde 27’sinin İnternet’te tümüyle denetimsiz dolaşmakta.
• Çocukların büyük bir çoğunluğu sohbet odaları, haber grupları ve diğer interaktif servisler gibi, yabancılarla iletişim kurabilecekleri ortamları düzenli olarak ziyaret etmekte,
• Araştırma kapsamındaki çocuklar seksle ilgili konulara ilgi duymakta,
• Ebeveynlerin %47’si çocuklarının internette ziyaret ettiği siteleri nadiren denetlemekte,
• Çocukların %27’si tümüyle denetimsiz internette dolaşabilmekte,
• Çocukların %34’ü Internet kullanım prensipleri konusunda büyüklerinden hiçbir bilgi ve öneri almamakta,
Durum bu. Zararlı mı faydalı mı? Bu tespitler zararlarından korunmak için ifade edilmiş. Zaten DSL bağlantısı sayesinde “sınırsız internet” propagandasıyla çok büyük bir hata yapıldığını düşünüyorum. Burada “sınırsız” olan “bağlantı süresi”dir. Hâlbuki körpe zihinler bundan “hiçbir sınırın olmadığı” anlamını çıkartarak sorumsuz bir özgürlük anlayışını internete aksettirmekteler.
Peki çocuk gelişimi açısından incelediğimizde somut olarak ne tür zararlardan bahsedebilirsiniz?
Bunları kategoriler halinde söylemenin daha faydalı olacağı kanaatindeyim. Mesela çocukların %10u interneti araştırma amaçlı kullanırken diğerleri sohbet, oyun ve vakit geçirmek için web sitelerinde zaman öldürmektedir. Halbuki bizim medeniyetimiz “zaman geçirme” medeniyeti değil “zaman değerlendirme” medeniyetidir. Somut olarak birinci tehlike: Sohbet (chat; msn, icq, vs…): Çocuklar tanımadıkları insanlarla sohbet ettiklerinde ne de olsa sanal bir ortam diyerek yalan söyleyebilmekte, kendilerini farklı şekillerde tanıtmakta, kimlikleriyle ilgili yanlış bilgiler vermektedirler. Kişilik gelişimlerinin oluştuğu dönemlerde bu tür asılsız sunumlar kimlik gelişimlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Zamanla oluşturdukları bu hayali kişiliğe bürünme ihtimalleri bulunmaktadır.
İkincisi ise çevirim içi (online) oyunlar: Knight (korkunç yaratıklarla, başka korkunç varlıkları öldürdükçe rütbenizin arttığı, artıkça daha kolay adam öldürebildiğiniz, yalan dolanla başkalarından çaldığınız silahlarla oynanan oyun, üyesi olduğunuz klanla –adam öldürme topluluğu- özdeşleşme), omarta (hırsızlık, öldürme gibi davranışları yaptıkça rütbe kazanılan suç işlemeyi özendiren mafyavari oyunlar) ve bu oyunlarda hızlı yükselmek için silver ve gold gibi paralı üyelikle belli başlı internet risklerinden olan kumara özendirmektedir.
Üçüncüsü ise internette vakit geçirmek için amaçsız dolaşma, yani şeytanın musallat olmasını teşvik etmek gibi bir şey. Nedir musallat olan şey. Uygunsuz içerik: Pornografik resim video ses dosyalarının istenerek veya beklenmeden aniden karşınıza çıkması, satanizm, intihar, kafa kesme, ameliyat, kadavra inceleme gibi çocukların duygusal gelişimlerini olumsuz etkileyecek içerikler internette bazen açıktan bazen masum isimler ardında kullanıcılara ulaşmaktadır.
En büyük sıkıntılardan biri ise kafelerde internete girilmesi: Gençlerin bir kısmı evde internet bağlantısı olduğu halde internet kafeye gitmeyi tercih etmektedir. Tercih sebepleri, eve gelecek olan yüklü telefon paralarını azaltarak aile içi çatışmaları aza indirmek, kendi kullanım sürelerini kısıtlamak ve internet kafedeki ağ grubuyla birden fazla kişiyle oyun oynamak şeklinde sıralanabilir. Evde aşırı kontrol, baskı ve yasaktan sıkılan çocuklar denetimsiz kafelere gitmektedir. Gençler internet kafelerde internetin olumsuz kullanımın özendirici bir boyutu olduğunu ifade ederek “İnternet kafede şöyle oldu, böyle oldu şeklinde anlatımlar bizi çekiyor” şeklindeki konuşmaların kendilerini internet kafelere yönlendirdiğini belirtmektedir. Diğer taraftan, internet kafenin ortamını daha rahatsız edici bularak evde daha sağlıklı kullanıldığını düşünen ayrı bir kesim de var. “İnternet kafelerde gürültü, sigara, beni rahatsız ediyor. Evde bilinçli ve sağlıklı kullandığım için interneti olumlu buluyorum. Ev daha sağlıklı bir mekan” diyebilen aklı selim gençleri tebrik etmek lazım.
Bir diğer tehlike internet kullanımının süresi ve sıklığıdır. Sınırsız bağlantı propagandası sebebiyle internetten düşmeyen gençler sosyal hayattan bir bir düşmeye başlıyorlar. Kişiliğin gelişmesinde asosyal bir boyut kazanan genç ileriki yaşlarda içinden çıkılması zor bir sarmala yakalanıyor. Bazı gençler interneti kontrollü kullandıkları, dolayısıyla sosyal hayatlarını engellemediklerini ve bu vesileyle de internette yeni insanlarla tanışmış olmalarının kendilerini hayattan koparmadığını da söyleyebilmektedirler.
Diğer bir sıkıntı ise güvenlik. Düşünün bir kameranız var. Sizin haberiniz yok. Casus programlarla webcamdaki canlı görüntüler bilgisayarınız aracılığıyla başkalarına ulaşıyor. Veya aile fotoğraflarınız var… veya kredi kartınızla alışveriş yapıyorsunuz. Çocuğunuzu casus programları kurması için kandıran kişiler işbaşında aman uyanık olun.
İnternette en çok karşınıza çıkan olgu ise reklam ve propagandadır. Dezenformasyonun çok yüksek olduğu bu iletişim aracı birden çocuğunuzu nike veya barbie sitelerinde marka bağımlısı haline getirebilir.
O zaman yasaklamalı mı interneti ne yapmalı.
Aşırı sınırlama ve yasaklama daha zararlı. Çocuk otokontrolünü geliştiremiyor. Dıştan denetimli kişiler çoğu zaman aldatmaya meyillidir. Bu çocuklar daha sonra sağlıklı bir internet kullanıcısı olamıyorlar, tıpkı küçükken televizyon izlemesi yasaklanmış çocukların ileriki yaşlarda televizyonkolik olması gibi. Mesela çocukların bu konudaki fikirlerine bakarsanız çok nettir:
İnternet kurulunun “gençlerin internet kullanımı” konusunda yaptığı araştırma sonuçlarına göre çocukların interneti değerlendirmesinde 2 farklı fikir ön plana çıkmaktadır. Birinci grup internetin zararlı yönlerine vurgu yaparken, diğer grup internete daha olumlu bir bakış açısı sergilemiştir. İnterneti boşa zaman harcamak olarak gören veya hiçbir şekilde bilmeyen ve müsaade etmeyen ebeveyn çocukları ise internete karşı olumsuz tavır sergilemekte internet olgunluğunu daha yavaş kazanmaktadır. Ailelerin internete bakış açısı çocuklarınkini etkilemekte; interneti bilen ve olumlu yaklaşan ailelerin çocukları internet olgunluğunu kolay kazanmaktadır. Ailenin eğitimli olması, evde bilgisayar ve internetin bulunması gençleri internetin kullanıma ilişkin olgunlaştırmakta, olumlu kullanım kültürünü edinmelerini kolaylaştırmaktadır. Yasaklamanın çözüm olmadığını tekrar hatırlatır bir öğrencinin sınırlamayı nasıl olumlu karşıladığını size onun cümleleriyle şöyle ifade edebilirim: “Ben küçükken (9 yaşındayken) benim gelişimimde olumsuz bir rol oynamaması için babam ya monitörü saklardı, ya bir kablosunu saklardı. Birey olma vasıflarım yerine gelince tekrar geri verdi. İnsan tamamen kaybettikten sonra bir saat kullanıp yerinden kalkmasını öğreniyor”.
Ailelerin kontrolü nasıl olmalı peki çok hassas bir konu galiba.
Ailelerin kontrolü konusunda, görüşülen gençler farklı görüşler sunmuşlardır. Bir grup genç bu durumu olumlu karşılamış ve ailelerinin koyduğu yasakların gençleri daha düzenli bir kullanıcı yapacağını savunmuşlardır. Diğer bir grup ise, bu tür yasaklardan ters etki yaptığını ve gençleri interneti daha çok ve gizlice kullanmaya yöneldiği belirtmişlerdir. Bu gençlerden biri bu yasaklamaların gençleri internet kafelere yönlendirdiğini söyleyerek görüşlerini şu şekilde özetlemiştir: “Aileler bizlere güvenmiyor, bu nedenle bu tip bir fırsat elimize geçtiğinde daha çok kullanmak istiyoruz. Bu nedenle bize güven duygusu aşılanmalı. Ergenlik dönemindeki aşırı korumacı tutum bizleri kısıtlıyor. Ben istediğim zaman kafeye gidip internete girebilirim. Evde kısıtlayınca kafeye giderek bu sorundan kurtuluyorum”. Bir diğer grup ise, Aile yasaklarını olumlu bulmakta, diğer yandan internet kullanımı üzerindeki insiyatiflerini yitirmemek için kendi kendilerini kontrol etmeleri gerektiğini savunmaktadırlar. Bu gençlerden biri görüşlerini şu şekilde ifade etmektedir: “Aslında kendi kendimizi kontrol etmemiz uzun vadede bizim işimize yarar. Aileler fazla chat gibi şeyler yaptığımız için bize bunları yasaklayabiliyorlar ama ileride gerçekten ihtiyacımız olduğunda bu imkânı kullanamayacağımızı düşünmüyoruz. Daha bir sene önce chatten başka bir şey yapmazken, şimdi web sayfası tasarımı ile uğraşıyorum. Şimdi de chat yapıyorum ama kendimi sınırlıyorum”.
Gençlerin aileleri ile yaşadığı sorunlara ilişkin dikkat çekici bir diğer tartışma konusu ise ailelerin bu yeni gelişme karşısında bilgisiz olmalarıdır. Özellikle hem interneti tanımayan ve çocuk yetiştirmek konusunda tecrübesiz olmaları nedeniyle gereğinden fazla kontrole ihtiyaç duyduklarını belirtmişlerdir. Bu görüşe karşı çıkan öğrenciler ise ailelerin güvenini kazanmanın kendi ellerinde olduğu görüşünü savunmaktadırlar. Bu öğrencilerden biri “Bu bizlerin yaptığı bir seçim, sorumlu bizleriz. Eğer biz ICQ’yu yükleyip chat yapıyorsak, bunu sorumlusu ICQ’yu programlayan değil, biziz. İnternet kullanmak hata değil, böyle bakılmamalı ama chat gibi şeyleri belirli sınırlarda yaparsak sorun olmaz” diyerek, kişisel bilince sahip olmanın önemini vurgulamıştır. Bu noktada gençler ‘zararlı’ sitelere girdiklerini belirtirken, konu hakkında bilgilendirilmemelerini sebep olarak göstermektedirler. “Çözüm için toplumun bilinçlendirilmesi şart. Ayrıca illa ki başkaları bizi sınırlandırmak zorunda kalmamalı, kendi sorunlarımızı çözebilmeliyiz. Televizyon, radyo gibi araçlarla internetin sadece chat ve oyundan oluşmadığı anlatılmalı.” “İnsanlar hayatları boyunca seçimler yapıyorlar, duygu ve düşüncelerini dizginleyebilecek kapasitedeler (otokontrol). Toplum bilinci artırılmalı böylece otokontrol kolaylaşır”.
Özetle anlaşılacağı gibi yasak koyması bilinçsiz kullanımın önünü açtığı gibi, tamamını kaybetmemek adına kontrollü bir kullanıma da teşvik edebiliyor. O zaman kontrol her şey diyoruz. Fakat çocuğa güvenilmediği anlamına gelecek bir kontrolden bahsetmediğimizin altını çiziyoruz.
Peki iyi niyetli çocuklar içinde aynı tehlikeler geçerli mi?
Ergenler interneti derslerine yardımcı olamaya ve entellektüel birikimlerini artırmaya yönelik kullanmak isteseler de, bu tür kaynaklara nereden ulaşacaklarını bilemedikleri için daha çok oyun ve chat amaçlı kullanıma yönlenmektedirler. Son dönemde internet kullanımıyla ilgili haberler özellikle internet kullanımının yaygın olmadığı ailelerde endişeyi artırırken, aile içinde çatışmaların artmasına da sebep olmuştur.
Yapılan araştırmalarda ergenler, genel olarak yasaklara karşı ve yasaklamaların internet ortamını daha çekici hale getirdiğini ve asıl çözümün bilinci artırarak otokontrolü sağlamak olduğunu vurgulamışlardır. Bu anlamda en çok yardım bekledikleri kurum okullardır. Okullara bilgisayar derslerinin konulması temel talepleridir.
Gençlerin denetim konusundaki düşünceleri iki grup altında toplanmaktadır:
1. İnternet üzerinde yasaklamalar yoluyla denetim sağlanmasını isteyenler
2. İnternetin bir özgürlük ortamı olduğunu ve yasaklamalar yerine toplumsal bilicin artırılması gerektiğini savunanlar
Birinci düşünceyi savunan öğrencilerin hepsi sosyo-ekonomik düzeyleri düşük ailelerden gelmekte olup, evlerinde kendi bilgisayar ve internet bağlantısına sahip değillerdir. Bu grup, internet konusunda bir deneyime sahip olmamaları nedeniyle medyadaki söylemlerden olumsuz etkilenmekte ve internete karşı olumsuz bir tutum sergilemektedirler. Ülkemizin yarınlarının sorumluluğunu taşıyacak gençlerimizin, internet hakkında yanlış önyargılar geliştirmesinin engellenmesi hızla gelişen bu teknolojini ülkemizdeki geleceği acısında önem arz etmektedir. Bu noktada, okullarda düzenlenecek seminerler ve medyada yayınlanacak programlar, gençlerin internet ile doğru bir biçimde tanıştırılarak bilgilenmelerinin sağlanması açısından olumlu bir adım olacağı kanısı internet otoriteleri tarafından belirtilmektedir.
İkinci gruptaki öğrenciler, internetin özgürlük olduğunu ve internet ortamında yapılacak yasaklamaların internetin doğasına aykırı olduğunu savunmaktadırlar. Bu alana ait sorunların toplumsal bilincin artırılması gibi uzun vadeli bir çalışmaya ile çözülebileceğine inanmaktadırlar. Gençler bu tür yaklaşımın gerçek çözüm olduğuna inanırken, bu uygulamanın ne kadar zor olduğunun da farkındalar. Örneğin, bir gencin “Otokontrol gerekli yasaklar işe yaramaz ama Türk milletinde bu da işe yaramaz” ifadesi durumun farkında olduklarını ve Türkiye’de internet kullanımı konusundaki görüşlerinin ne denli olumsuz olduğunu yansıtması açısından önemlidir. Bu gruptaki gençlerin, internet kullanımı konusunda olgun bir kültür geliştirdiği ise altı çizilmesi gereken bir noktadır, bu özellikleri ile internet hakkında bilgisi olmayan genler için eğitici bir rol üstlenebilirler. Bir öneri olarak, bilgisayar ve internet donanımı konusunda yeterli denetimi olan okullar ile bu donatıma sahip olmayan liseler arasında “kardeş lise” eşleştirilmesi yoluna gidilerek, internet kullanımı konusunda gençler arasındaki eşitsizliğin giderilmesi sunulabilir.
Bu sorunlar nasıl aşılabilir
İnternet kurulu bu konuda bazı açıklamalar yapmıştı:
1. İnternet kullanıma ilişkin yalnız ergenlerin değil, ailelerin ve tüm toplumun bilinçlendirilmesi,
2. Toplumun bilinçlendirilmesi için çeşitli iletişim araçlarında (medyada) halkı bilgilendirecek fakat endişelere yol açmayak nitelikte yayınlar hazırlanması,
3. Okullara bilgisayar kullanımını geliştirecek dersler konulması,
4. İlgili sektörlerin ve servis sağlayıcılarının Türkçe içerikli referans sağlacak ve eğitim konusunda yardımcı olacak siteler hazırlamaları,
5. “Zararlı” olarak nitelendirilen sitelerin denetlenmesi ve bu siteleri hazırlayanların eğitilmesi,
6. Sosyo- ekonomik düzeyi düşük olan yerlerde okuyan öğrenciler için devlet eliyle okullara bilgisayar labaratuarları kurulması ve internet bağlantısının sağlanması
7. Eskiden bilgiye ulaşmada zorlanan insanlar internet sayesine sınırsız bilgiye ulaşıyor fakat bu sefer maharet faydalı bilgiyi ayıklamak olarak ön plana çıkıyor. O kadar bilgi bombardımanından doğru bilgiye ulaşmak çok zorlaştı. Gençler ve çocuklar iyi ve faydalı siteleri ziyaret etmek isteseler bile bu konuda gerçek bir kılavuz yok. Vicdan sahibi ehil kişilerce kılavuzlar hazırlanmalı, milli ve manevi değerlerimiz ışığında internet kullanım kılavuzları yazılmalı.
Bu tür çözüm önerilerinin daha büyük çapta çalışmalarla daha kapsamlı hazırlandığı ve uygulandığı takdirde, internet kullanımı hem sağlıklı ve yaygın bir şekilde kullanılacaktır. Kültür, toplumsal bir olgu olup, internetin kendi kültürünü oluşturabilmesi ancak toplumun geniş bir kesimiyle paylaşılmasıyla mümkündür. Uygun önlemler ve politikalarla internetin sağlıklı bir şekilde yaygınlaşması mümkündür ve aynı zamanda gereklidir. Gerekli politikaların ve önlemlerin saptanıp hayata geçirilmesi için gecikmeksizin kaynak ayrılmalı ve bir uygulama planı hayata geçirilmelidir.
GÜVENLİ İNTERT İÇİN ÖNERİLER
1. İnternetten kaçış yok. Yasak çözüm değil. Yasak interneti daha cazip hale getiriyor ve tehlikeli kafelere yönlendiriyor. Gizlilik başlıyor. Yalan yayılıyor. Yasaklamadan çocuğun gelişimine paralel sınırlı kullanım izni verin.
2. temel değerlerimizi, Allahın bizi sürekli gördüğünü hatırlatıni ilerde mahcup olacağımız utanacağımız, pişman olacağımız olumsuz davranışlardan internet ortamında da uzak durulması gerektiğini, Müslüman şahsiyetine yakışan bir internet kullanımını öğretin.
3. İnternet hakkında bilgi sahibi olup, zaralarından nasıl korunacağı öğrenin, internet nasıl daha faydalı kullanılabilir çocukla konuşun. Microsoft’un çocuk güvenliği hakkındaki makaleleri alt bölümleriyle beraber çok titizce muhakkak ama muhakkak okuyun (www.microsoft.com/turkiye/athome/security/children/default.mspx), hatta yazıcıdan yazdırılıp bilgisayara yakın bir yerde bulundurun.
4. Bilgisayarı, ailenin birlikte oturduğu bir ortama kurun ve İnternet’te çocuklarınızla birlikte dolaşın. Çocukların tek başlarına yalnız kalabileceği odalarda bilgisayar bulundurmayın, evin en işlek yerinde monitörü herkesin görebileceği yöne çevirin.
5. Herkesin bir kullanıcı hesabı, dolayısıyla sorumluluğu olmalı. Şifreler varsa anne ve baba tarafından bilinmeli. Çocuklarınızın şifrelerini koruyun. Adları, yaşları, cinsiyetleri gibi kendileriyle ilgili özel bilgiler içeren isimler ve lakaplar kullanmalarına engel olun.
6. E-mail msn gibi araçlar önce ebeveyninki kullanılarak başlayın, daha sonra düzenli paylaşımlarla (bugün internette neler yaşadın paylaşmandan çok memnun olurum… gibi) çocuğun hesabı açılarak tedrici olarak sorumluluğu tamamen çocuğa verin.
7. Süre sınırlaması koyun, hangi programlar hangi araçlar hangi oyunlar oynanacak önceden planlanan ve alınan izinler ölçüsünde gerçekleştirilmesine müsaade edin.
8. Çocuklarınızla iletişim kurun. Pornografik spam e-postalar gibi uygunsuz içerik konusunda çocuklarınızla açık ve net bir şekilde konuşun. Bu tür içerikle karşılaştıklarında sizi bilgilendirmelerini sağlayın.
9. Çocuklarınızın online alışkanlıklarını öğrenin. Müzik indirme, online oyunlar, instant messaging gibi ne tür internet aktivitelerine katıldıklarını bilin. Web sitesi tasarlamasını öğrenelim öğretelim. Çocuğunuzla birlikte onun gelişim düzeyine göre mizah, çizgi, sanat, edebiyat, fikir siteleri gibi amatör siteler kurun.
10. İnternette dolaşırken hiçbir zaman özel bilgilerini vermemelerini öğretin. Kötü amaçlı pazarlamacılar, ad, adres, telefon ve alışveriş alışkanlıkları gibi bilgileri edinerek çocuklarınızı hedefleyebilirler.
11. Çocuklarınızın arkadaşlarını tanıyın. Evde her şeyi denetleyebilirsiniz ama internete farklı yerlere de girebilirler. Çocuklarınızın arkadaşlarının aileleriyle de iletişim kurun ve beraberce güvenli bir ortam yaratın.
12. Spam’e engel olun. Bir spam filtreleme yazılımı ile çocuklarınızı rahatsız edici mesajlar almalarına engel olun.
13. Çocuklarınıza kendilerinin veya ailelerinin fotoğraflarını hiç bir zaman internette tanıştıkları kişilere göndermemeleri gerektiğini öğretin.
14. İnternette tanımadıkları kişilerle konuşmamalarını söyleyin. Eğer yabancı biri onlara rahatsız edici sorular sorarsa hemen çıkıp sizi bilgilendirmelerini isteyin.
15. Tempory Internet Files, son kullanılanlar, geri dönüşüm kutusu, sık kullanılanlar, geçmiş sayfaları ve bölümleri zaman zaman gözden geçirin. Çocuklarınızın güvenini koruyun. Fazla koruma onlara güvenmediğiniz mesajı verebilir. Onları izleme nedeninizi anladıklarından emin olun; İnternet konularını sizinle açıkça tartışmalarını sağlayın.
16. Bazı sınırlama ve engelleme programları kullanın, herkesin güvenliği için güvenliği düzeyi üst seviyede virüs programları çalışır vaziyette bulundurun.
17. Çocuklar yeni şeyler öğrenerek sizi atlatabilirler. Sizde yeni şeyler öğrenmeye bakın.
18. Ve en önemlisi internet kullanım kontratının hazırlayıp uygulayın. Microsoft’un verdiğim adresinde bir örnek var. Bir örnekte burada gösterelim.
AİLE ÇOCUK İNTERNET KULLANIM SÖZLEŞMESİ
1. Bilgisayar ve İnterneti kullanmak istiyorum ve İnterneti kullanırken uymam gereken bazı kurallar olduğunu biliyorum.
2. Ailemin benim güvenliğimi ve sağlığımı düşündüklerini biliyorum. Bu yüzden, bilgisayar ve internet konusundaki kurallara uymam konusunda ailemle işbirliği içinde olacağım. İnternetle ilgili yapmamı istemedikleri bir şey olduğunda onların sözünü dinleyeceğim.
3. Müslüman kişinin; uyanık, akıllı, ahlaklı, güvenilir, sorumluluklarının farkında olması gerektiğini biliyorum. Kandırmayacağıma ve kandırılmayacağıma, ahlaksız çirkin şeylere bulaşmayacağıma, güven zedeleyici davranışlara fırsat vermeyeceğime dair sorumluluğumu alıyorum
4. Adımı, adresimi, telefon numaramı, okulumu, ailemin adını, adresini, telefon numarasını ya da başkalarının beni bulmasını kolaylaştıran herhangi bir bilgiyi (tuttuğum takım, gittiğim yerler vb.), internette tanıştığım kimseye vermeyeceğim.
5. Aileme sormadan internet aracılığıyla hiçbir şey satın almayacağım ve hiçbir kredi kartı numarası vermeyeceğim.
6. Ailemle konuşmadan internet aracılığıyla sorulan sorulara cevap vermeyeceğim. Hiçbir form doldurmayacağım ya da hiçbir yarışmaya katılmayacağım. Ayrıca girdiğim sitenin bir güvenlik ilkesi olup olmadığını kontrol edeceğim. Verdiğim bilgilerin başkaları ile paylaşılmayacağı konusunda güvence verip vermediğine bakacağım. Aksi halde hiçbir şekilde kişisel bilgi vermeyeceğim.
7. Bazı insanların kötü niyetli olabileceklerini ve çocuk olmadıkları halde çocuk gibi davranabileceklerini biliyorum. Bu nedenle İnternette tanıştığım kişileri aileme söyleyeceğim. Ayrıca yeni tanıştığım kişilerden aldığım mesajları aileme gösterecek ve onların onayı olmadan bu mesajlara cevap vermeyeceğim.
8. İnternette hiçbir tartışmaya ya da kavgaya katılmayacağım. Eğer biri benimle tartışmaya ya da kavgaya yeltenirse, onlara cevap vermeyeceğim ve ailemi konudan haberdar edeceğim.
9. Eğer hoşlanmadığım bir şeye rastlarsam ya da ailemin benim görmemden hoşlanmayacağını düşündüğüm bir şeye rastlarsam, geri tuşuna basacağım ya da oturumdan çıkacağım.
10. Eğer bazı kişilerin çocuklara söylememesi gereken bir şey söylediğine rastlarsam aileme söyleyeceğim.
11. İnternetle ilgili konular hakkında hiçbir şeyi ailemden saklamayacağım.
12. Eğer birisi bana resim gönderirse, görmemem gereken bir siteyi ziyaret etmemi ya da uygun olmayan bir dille konuşmamı önerirse ailemi durumdan haberdar edeceğim. Aynı şekilde yapmamam gereken bir şeyi yapmamı isterse, bunu aileme söyleyeceğim.
13. Ailemin onayı olmadan İnternette tanıştığım kimseyi telefonla aramayacağım.
14. Ailem yanımda olmadan ve onaylamadan İnternette tanıştığım kimseyle buluşmayacağım.
15. İnternette tanıştığım kimseye, ailemin izni olmadan hiçbir şey göndermeyeceğim.
16. Eğer İnternette tanıştığım birisi bana posta ile ya da bir kişi aracılığıyla, herhangi bir şey gönderirse aileme söyleyeceğim.
17. İnternette iyi bir dil kullanacağım ve nazik olacağım.
18. Sadece şaka yapıyor olsam bile kimseyi korkutmayacağım ya da tehdit etmeyeceğim.
19. Bilgisayarıma herhangi bir disk ya da İnternetten bir bilgi yüklemeden önce virüs kontrolü yapacağım.
20. Ailem bana daha önce çok büyük bir tepki göstermeyeceğine söz verdiği için, Internet yüzünden başıma ne gelirse gelsin, onlara söyleyeceğim.
Adı (çocuk) _______________________ Tarih ____________İmza
Ebeveyn veya veli _______________________ Tarih ____________İmza
Son olarak söylemek istediğiniz bir husus var mı?
İnternet çok önemli değil, ama hiç önemsiz de değil. Çocuklar illa internetle tanışacaklar. Yapmamız gereken bu tanışıklığa çocuğumuzu hazırlamak. İnterneti faydalı bir şekilde kullanmasını öğretmek. Onu internetsiz bilgisayarsız bir hayata zorlamak veya aşırı kontrol ile sınırlandırmak sağlıklı değil.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İnternetin Tehlikeleri : Gençlik, ‘sanal Alem’in Tehdidinde" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Ömer AKGÜL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Ömer AKGÜL'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ömer AKGÜL Fotoğraf
Psk.Dnş.Ömer AKGÜL
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Ömer AKGÜL'ün Yazıları
► Sanal Zorbalık Psk.Serap DUYGULU
► Sanal Ortamda Aldatma Psikolojisi Psk.Fatma ÇAKIR ÇALIŞKAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,981 uzman makalesi arasında 'İnternetin Tehlikeleri : Gençlik, ‘sanal Alem’in Tehdidinde' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ En Bakir Yeteneğimiz Aralık 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:06
Top