2007'den Bugüne 78,212 Tavsiye, 25,277 Uzman ve 17,528 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Aile Terapisinde İçgörü
MAKALE #5482 © Yazan Psk.Mehmet DİNÇ | Yayın Eylül 2010 | 4,557 Okuyucu
Aile terapistleri için klinik açıdan problem ne olursa olsun aile sistemleri yaklaşımını temel alırlar ve problemin nedenleri ve tedavisi için aile içindeki karmaşık etkileşimlere odaklanırlar. Çünkü sistem teorisine göre bireyler içindeki yaşadıkları sistem ile birlikte değerlendirilirlerse ancak anlaşılabilirler. Bu noktadan bakıldığında aile bireyin içinde yaşadığı en temel sistemlerden birisidir ve birey ister istemez aile sistemini hem etkiler hem de aile sisteminden etkilenir. Bu etkileme ve etkilenme ise aile söz konusu olduğunda salt iki bireyin birbirini etkilemesi veya biribirinden etkilenmesi değil birbirlerini etkileyerek ve birbirlerinden etkilenerek bütün bir aileyi etkilemeleri anlamına gelmektedir. Çünkü sistem onu oluşturan parçaların toplamından fazlası eder. Mesela anne-baba arasında yaşanan etkileşim süreci anne-baba arasında kalmayacak ailedeki çocukları da etkileyecektir. Etkilenmenin sonucunda ise anne-babanın ilişkisinin yanı sıra, anne-büyük çocuk, anne-küçük çocuk, baba- büyük çocuk, baba-küçük çocuk, küçük çocuk-büyük çocuk ilişkisi de etkilenecek ve ailedeki sayı arttıkça etkileşim büyüyerek artacaktır. Dolayısıyla bir sistem özellikle de aile sistemi söz konusu olduğunda bireylerin arasında kalan bir etkileşim yoktur. Bu durum aile içinde bireyin sergilediği/ sergilemediği her türlü tutum ve davranışı, söylediği/söylemediği her türlü söz ve ifadeyi, yerine getirdiği/getirmediği her türlü sorumluluk ve rolü daha bir önemli kılmaktadır.

Bireyin aileyi olumlu veya olumsuz etkilemesi ise büyük oranda ne kadar içgörüsünün olduğuyla birebir ilişkilidir. Çünkü içgörüsü olmayan birey ailede yaşanan problemlerin ortaya çıkmasında yada devam etmesinde kendi payını yada problemlerin çözümü noktasında üzerine düşenleri görmekten uzak olacaktır. Sözkonusu uzaklık da başta eşler ve çocuklar arası iletişim olmak üzere ailenin işlevselliğini bir bütün olarak olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle aile terapistleri her ne kadar her ailenin probleminin farklı ve kendine özgü ve her aile için takip edilecek sürecin ve uygulanacak terapi sürecinin farklı ve aileye özgü olması gerektiğini düşünseler de bütün problemlerin temelinde yatan en önemli faktörlerden biri olan içgörü üzerinde durmuşlar, içgörüye kendi teorik yönelimlerine göre farklı anlamlar atfetmişler ve içgörüye terapi sürecinde genişçe yer yermişlerdir. Bu noktada aile terapisi yaklaşımlarının içgörüyü nasıl anlamlandırdıklarının üzerinde durmakta fayda olduğu düşünülmektedir. Psikodinamik yaklaşım içgörüyü anlayışa, çatışmanın azalmasına, asıl olarak intrapsişik kişilerarası değişime yol açan önemli bir araç olarak görmektedir. Eksperiyental yaklaşım içgörüyü anlık varoluşun ben farkındalığı olarak görmüş; seçime, sorumluluğa ve değişime yol açan bir etken olarak değerlendirmiştir. Sistemik yaklaşım ise içgörüyü şimdiki ilişkilerde ve kuşaklararası deneyimlerde ben farkındalığını kazanmak için kullanılan rasyonel süreçler olarak anlamlandırmıştır. Yapısal yaklaşım ise içgörüye diğer yaklaşımlardan biraz daha farklı bakarak eylemin anlayıştan önce geldiğini, yeni davranışların oluşturulmasında transaksiyonel kalıpların değişmesinin içgörüden daha önemli olduğunu ileri sürmüştür. Komünikasyonel ve davranışçı yaklaşım da yapısal yaklaşıma benzer olarak içgörüyü oldukça önemsemekle beraber davranışı içgörüden biraz daha fazla öncelemişlerdir.

İçgörünün bireylerde gelişmemesinin yada kaybolmasının bir çok sebebi olabilmektedir. Aileye odaklı olarak baktığımızda içgörü eksikliğinin en büyük nedenlerinden birinin ailenin zaman içerisinde devamlı bir değişim içerisinde olmasından kaynaklandığı söylenebilir. İlk başta sadece eşlerden oluşan aileye süreç içerisinde çocuklar dahil olacak ve çocukların doğmalarından büyümelerine, eşlerin yaşlarının ilerlemesi, iş ve sosyal yaşamlarındaki değişmelere kadar yaşamlarının her aşamasında farklılaşmalar oluşması ailedeki her bireyin rolünü, sorumluluklarını ve kendisine yönelik beklentileri de farklılaştıracaktır. Bu farklılaşmaya karşı kendini ve ailedeki rolünü yeniden konumlandırmaya yönelik içgörüsünü geliştiremeyen bireyler aile içerisinde mutlaka problemlerin oluşmasında yada oluşan problemlerin devam etmesinde önemli bir rol oynayacaklardır. Yine ailenin kurulurken bireylerin alıştıkları eski aile düzenlerine göre yeni ailelerini kurmak istemeleri ve yeni ailelerinin farklılıklarına ve bu farklılıklar içerisinde kendilerinin değişen konumlarına yönelik içgörü geliştirememeleri yine ailelerde problem yaşanmasına neden olan en önemli sebeplerden bir tanesidir.

Bütün bu sebeplerden dolayı aile terapisi kuramları terapistin görevleri arasında içgörüye kazandırmaya yada geliştirmeye ayrı bir önem vermişlerdir. Dinamik aile terapisinde terapistin öncelikli amacı içgörü kazandırmak olmalıdır. Yapısal terapist ise ilk olarak sistemin içerisine dahil olup o ailenin dilini öğrenir ve her aile bireyine onların dili ve ihtiyaçlarına göre hitap edip onların tarafından bakarak içgörülerinin gelişmesinde tıkanan noktaları bulmaya çalışır. Bowen terapisti ise danışanların abartılmış-uygunsuz duygusal tepkiler vermesini sonlandırmayı amaçlamakta ve bunu gerçekleştirmek için de onların söz konusu tepkilerine yönelik içgörülerini geliştirmek durumundadır.

Hemen bütün aile terapilerinin kullandığı seansı video kasete kaydettirip sonrasında aileye seyrettirme ise yine aile üyelerinin kendilerine dışarıdan bir gözle bakabilmelerini sağlayıp böylelikle içgörülerini artırmak amacıyla yapılmaktadır.

KAYNAKLAR
1- Corsini, R.J. (1984), Current Psychotherapies (3rd ed.), F.E. Peacock Publishers Inc.
2- Davison, Gerald C. & Neale, John M. (2004) Anormal Psikolojisi, 7. Baskı, Türk Psikologlar Derneği Yayınları
3- Phares, Jerry E. (1992), Clinical Psychology (Concepts, Methods and Profession) (4th ed.) , Brooks/Cole Publishing Company
4- Prochaska, J. (1984) Systems of Psychotherapy, Dorsey Press.
5- Öztürk, Orhan (2004) Ruh Sağlığı ve Bozuklukları, 10. Basım, Nobel Tıp Kitabevleri
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aile Terapisinde İçgörü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Mehmet DİNÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Mehmet DİNÇ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Mehmet DİNÇ'in Makaleleri
► Çocuk Terapisinde İyileştiren Masallar ve Psikodrama Psk.Dnş.Reyhan Çakmak YEŞİLOVA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,528 uzman makalesi arasında 'Aile Terapisinde İçgörü' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Psikolojik İlk Yardım Nisan 2011
► Kültür ve Anksiyete Ağustos 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:23
Top