2007'den Bugüne 81,456 Tavsiye, 25,876 Uzman ve 18,112 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Obsesif Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı) Nedir?
MAKALE #5496 © Yazan Psk.Selen AKIN | Yayın Eylül 2010 | 37,987 Okuyucu
Kısaca OKB olarak adlandırdığımız bu rahatsızlık, kişiye önemli ölçüde rahatsızlık veren düşüncelerin (obsesyonların) olması ve bu düşüncelerden kurtulmak amacıyla bazı davranışların sürekli olarak tekrar edilmesi (kompulsiyonlar) ile kendini gösteren; aynı zamanda takıntı hastalığı olarak da bilinen bir rahatsızlıktır.

Aşağıda bazı obsesyonlara örnekler verilmiştir:
  • Bulaşma ve kirlenme,
  • Hastalık kapma,
  • Eşyaların belli bir düzende olması gerektiği düşünceleri,
  • Bazı elektrikli eşyaları ya da evin kapılarını, pencerelerini kapatmadığına yönelik düşünceler,
  • Dinine ters bir davranışta bulunduğuna yönelik düşünceler (kişi, namaz kılarken, abdest alırken bir şeyleri unuttuğunu, aklından kötü sözler geçtiği için kötü olaylarla karşılaşacağını, cezalandırılacağını vb.. düşünebilir)
  • Bazı eşyaların bir gün işe yarayacağı ve atılmaması gerektiği düşünceleri,
  • Bazı işleri doğru yapıp yapmadığından emin olamamak.
Bu düşünceler kişiye büyük sıkıntı ve kaygı verir ve kişi, bu düşünceleri zihninden atmakta ya çok zorlanır ya da atamaz ve tekrar tekrar bunları düşünmeye maruz kalır.

Şimdi de bu düşüncelerden kurtulmak için kişinin yaptığı bazı davranışlara; yani kompulsiyonlara örnekleri görelim:

Kompulsiyonlara örnekler:
  • Dakikalarca ve sık sık el yıkamak, uzun süre banyo yapmak
  • Sürekli temizlenmek ya da evi, eşyaları tekrar tekrar temizlemek
  • Kötü bir olayı önleyeceği düşüncesiyle sayı saymak, sesli olarak bir şeyler tekrar etmek, bir yerlere dokunmak…
  • Sürekli düzeltmeler, kontrol etmeler
  • Ocağın, ütünün düğmelerini defalarca kontrol etmek.
  • Yanlış ya da eksik yaptığı düşüncesiyle tekrarlayarak abdest almak, namaz kılmak…
  • Çeşitli eşyaları işe yaramadığı halde biriktirmek
  • Kaldırım taşlarını, ağaçları, arabaları saymak, plakaları okumak
  • Doğru yaptığından emin olmadığı işleri defalarca kontrol etmek,
Şimdi obsesyon ve kompulsiyonları birleştirerek nasıl ortaya çıktığını görelim. Örneğin bir kişi, başkasının evindeki koltuğa oturduğunda kirlendiğini düşünebilir. Bu düşünceden kurtulmak için de uzunca bir süre yıkanabilir. Görüldüğü üzere öncelikle bir düşünce zihne takılıyor ve bu düşünceden kurtulmak için de bazı davranışlar başlıyor. .Yani önce düşünce, sonra davranış... Ancak, davranış olmadan takıntılı bir düşünce yalnız başına da bulunabilir.

Düşünce

Davranış


‘Bu koltuğa oturunca kirlendim Bu şekilde dayanamam.’

Giysisini değiştirir ve banyo yapar
NEDENLERİ
Beyindeki hücresel bozuklukların ve kimyasal işlevlerdeki bozuklukların takıntı rahatsızlığındaki rolünün önemli olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda birinci derece akrabalarında OKB ya da diğer bir kaygı bozukluğu bulunan kişilerde bu rahatsızlığın ortaya çıkma riski yüksek olmaktadır. Bu nedenle, rahatsızlığı kişinin iradesizliği olarak düşünüp, “ne var bunda, kendini biraz zorlasan kurtulursun” deyip o kişiye kızmak ve yüklenmek son derece yanlış bir davranıştır.
OKB Nasıl Başlar?
OKB’nin başlangıç yaşının genellikle 20 olduğu belirtilmekle birlikte, üçte bir gibi bir oranda 15 yaşından önce başlamaktadır. Çocukluk çağında ise başlama yaşı 7 - 12 yaş arasındadır. Tedavi almakta genelde 5 - 10 yıl kadar gecikilmektedir; çünkü bu bireyler belirtilerini gizleyebilmektedirler, ya da çevreleri tarafından titiz olarak bilindikleri için ciddi şekilde dikkat çekmeleri zaman alabilmektedir. Böylelikle tedavi için geldiklerinde takıntılarının bir hayli ilerlemiş olduğu görülmektedir.
Bu rahatsızlıkta belirtiler ani bir şekilde başladığı gibi sinsi bir şekilde başlayabilmektedir. Belirtiler kişilerin yaşamlarında stresli bir olayı takiben başlayabilir.
Günlük hayatımızda insanların birçoğunda OKB’ dekine benzer takıntılı düşünceler olmaktadır. Ancak bu rahatsızlığı olan kişilerin takıntılı düşünceleri, diğer bireylerinkinden çok daha şiddetlidir, daha fazla sıkıntı ve kaygı vermektedir ve kurtulmak nispeten güç olmaktadır. Düşünmemek için kendilerini zorlarlar; bunun için ne kadar çok çaba sarfederlerse düşünceler de akıllarına o derece fazla takılmaktadır.

Kendi İçinde ve Çevresiyle Yaşanan Sorunlar


OKB rahatsızlığı olanlar, çevrelerindeki insanlar tarafından “düzenli, temiz, titiz” kişiler olarak tanındıkları için, bunun bir rahatsızlık olduğu çoğu zaman gözden kaçmaktadır. Halbuki, kendileri de takıntılarından oldukça rahatsız olmaktadırlar. Bir işi yaparken çok titizlikle yapmaya çalıştıkları için zamanında yetiştirmekte zorlanırlar. Her işin kendi istedikleri düzende ve sırada olmasını isterler. Bir işi yapmadan önce her ihtimal üzerinde iyice düşünürler ve karar vermekte çok zorlanırlar. Bu durumlar hem kendileri, hem de çevreleri için sıkıntı oluşturur.
Kimileri çok ayrıntıya daldığı için işlerini yetiştirmekte zorlanır. Kimileri ise kirlenme korkuları nedeniyle, başka insanların bulunduğu yerlerde çalışmakta zorlanır. Kalabalık ortamların pis olduğunu düşünüp, ya çok sıkıntı çekerler ya da işlerinden uzaklaşıp, çalışmayı ertelerler. Samimi dostlarıyla birlikte iken bile rahat olamazlar. Dikkatlerini bulundukları ana ve yaptıkları işe odaklamaları zor olabilir. Sonuç olarak yaşamdan aldıkları tat azalır ve depresyon görülebilir.
Zihnindeki obsesyonlarla uğraşan kişiyi düşünün. Bir düşünceye takılıyor ve ondan kurtulmak için bazı davranışlarda bulunmaya başlıyor. Dolayısıyla zihni ve bedeni sürekli bir uğraş içinde ve yorgun. Bu kişi dikkatini ve zamanını,çevresindekilere veremeyecektir. Bu durumda ortaya çıkan ilk sorun iletişim sorunları olmaktadır. Dolayısıyla bir baba, ya da bir anne evine yeterli önemi gösteremeyebilir; çocuklarına ve yakınlarına yeterli zaman ayıramayabilir. Böylece; aile üyelerinin birbirleriyle geçirdikleri zamanın kalitesi düşmeye başlar.

Yakınlarına Düşen Görevler


OKB rahatsızlığı olan bir yakınınız var ise ilk yapmanız gereken bunun da bir rahatsızlık olduğunu kabul etmenizdir. Bu kişi ile aynı evi paylaşıyorsanız dolayısıyla hemen hemen tüm takıntılarına tanık olursunuz ve bu durum sizin yaşamınızı da direkt olarak etkiler. Bu kadar yakınında olmak ancak elinizden birşey gelmemesi sizi zaman zaman öfkelendirebilir. Bu durumda onu sert bir şekilde eleştirerek, her seferinde iradesizlikle suçlamak ilişkinize de zarar vermeye başlar. Siz de hatırlayın ki kendi davranışlarına engel olabilmesi zaman alacaktır, siz de bu süreçte onu yüreklendirmelisiniz. ‘Sen kesinlikle bunu başaramazsın, gördük ne yaptığını...’ vb. ifadeler kullanmayın. Tedaviye bir an önce başlamasını ve belirli bir rahatlama sağlanana kadar düzenli bir şekilde devam etmesini sağlayın. Terapi süreci başladığında seanslara zaman zaman mutlaka siz de katılın ve ona nasıl yardımcı olacağınızı öğrenmeye çalışın.
Yakınınız; emin olmadığı bazı durumlarda size sorular sorup sizi de takıntılarının içerisine sokmaya çalışabilir. Örneğin, temizliğinden emin olmadığı bir yer için "burası temiz mi?" diye sorarak onay almak isteyebilir. Böyle durumlarda, onun takıntılarının bir parçası olmayın; çünkü onu o an rahatlattığınızı zannedersiniz ancak uzun vadede ona kötülük etmiş olursunuz.

TEDAVİ


Tedavide etkili ilaçlar bulunmaktadır. Ancak sadece ilaç tedavisi, kesilen birtakım takıntıların tekrar başlamasına neden olabilir. Bu nedenle ilaç tedavisi ile birlikte psikoterapi gerekmektedir. Psikoterapi sürecinde Bilişsel Davranışçı yöntemler oldukça pratiktir ve kalıcı sonuçlar sağlar. Bilişsel yöntemler ile kişiye, rahatsız edici düşüncelerine karşı kendisini rahatlatabileceği zihinsel teknikler öğretilmektedir. Davranış teknikleri ise kişiye, korktuğu durumlara maruz kaldığı zaman takıntılı davranışlarını nasıl erteleyebileceği ya da durdurabileceği konusunda yardımcı olur. Böylece kişi rahatsızlığını daha iyi tanır. Yanlış bilgilerden kurtulur. Kendi düşüncelerini ve davranışlarını daha iyi anlamlandırmayı öğrenir ve tedaviden aldığı olumlu sonuçlarla kendine güveni artarak ilerler.

ÖNEMLİ!
Bu rahatsızlıkta sizlere faydası olabilecek önemli bir nokta şudur: Örneğin, kirlendiğinizi düşünüp elinizi temiz olduğundan emin oluncaya kadar yıkadığınızı düşünelim. Bu yıkama davranışı bittiğinde o an rahatlarsınız. Ancak bu rahatlama, elinizin tekrar kirlendiğini düşündüğünüz an sona erer. Tekrar kirlendiğinizi düşündüğünüzde, elinizi tekrar yıkamak için ‘o düşünce’ sizi tekrar zorlamaya başlar.. Dolayısıyla bu yıkamalar hiç bitmeyip, rahatsızlığın daha da şiddetlenerek devam etmesine neden olur. Bu zinciri bir yerden kırıp davranışlara yön vermek gerekmektedir.
Bu rahatsızlık ‘anksiyete bozuklukları’ adı altında yer almaktadır. Anksiyete ise kaygı, sıkıntı anlamına gelmektedir; yani bu rahatsızlık sizde kaygıya neden olmaktadır. O halde siz de önce bu rahatsızlığı tanıyarak, ardından da kaygıyı azaltmanın ve bu rahatsızlık ile baş edebilmenin yollarını öğrenerek işe başlayabilirsiniz.
Eğer bu rahatsızlığı olan bir birey iseniz, belki de bu konuda biraz araştırma yaptınız ve birçok yerde bu rahatsızlığın tedavisinin kolay olmadığını olduğunu okudunuz. Yaşamda birçok şeyi elde etmek için çabalamak gerekmiyor mu? Birinci gerçek şudur: Gerçekten çabalayınca güzel sonuçlar elde eden birçok kişinin başarısına tanık olduk. İkinci gerçek ise; tedavinin gidişatı kişiden kişiye göre değişmektedir; çünkü rahatsızlık herkeste aynı şekilde ortaya çıkmaz. Ayrıca; bireyler olarak hepimizin iradesi, sınırları, motivasyonu ve olanakları birbirimizden farklıdır. Bu nedenle kendinize güç verecek örnekler bulun ve olumlu ifadeler kullanın. Olumsuz örneklere ya da varsa, geçmişte kalmış olumsuz tedavi girişimlerinize odaklanmanızın size hiçbir faydası olmayacaktır.
Kendinizi olumlu bir başlangıç için hazırlayın ve bir an önce başlayın.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Obsesif Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı) Nedir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Selen AKIN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Selen AKIN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     7 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Selen AKIN'ın Makaleleri
► Takıntı Hastalığı: Obsesif Kompulsif Bozukluk Uzm.Psk.Rukiye BURMA KÖROĞLU
► Obsesif Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı) Uzm.Psk.Birgül EMİROĞLU BAKAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,112 uzman makalesi arasında 'Obsesif Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı) Nedir?' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:58
Top