TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



OTİZMİN ANAHTARI: DUYUSAL BÜTÜNLEME

Remzi GÜLEÇ
İstanbul
Beden eğitimi ve spor uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 7 Makalesi varİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi Var
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 2269,

* Yayın Tarihi : 02-03-2011 - 19:59 (1142 gün önce),

* Ortalama Günde 1.99 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 6855 , Kelime Sayısı : 847 , Boyut : 6.69 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Remzi GÜLEÇ hakkında söyledikleri:
Remzi Bey ile tanışalı yaklaşık 4 sene oldu kendisi otistik olan yiğeninim eğiticimcisidir. Remzi Bey ile Duyu Bütünleme Terapilerimize 4 senedir yoğun bir şekilde devam etmekteyiz. Aldığımız yoğun terapilerle yiğenimdeki davranış problemlerinde, beden farkındalığında,alıcı ve ifade edici dilinde büyük ilerlemeler sağladık. Sosyal iletişimindeki ilerlemede bu kriterlere bağlı olarak büyük ölçüde gelişti. Remzi Bey'in kendisini işine ve bizim çocuklarımıza adamasından dolayı kendisine çok teşekkür ediyor bu zor ve sabır isteyen yolda başarılar diliyorum. Bütün otistik çocuk ailelerinin sizin gi... [DEVAMI..]
(tuğba, Müşteri, 20-10-2009)

Remzi GÜLEÇ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
OTİZMİN ANAHTARI: DUYUSAL BÜTÜNLEME

“Otizm kelime anlamı olarak içe dönük demektir. Otistik bozukluk ise sosyal ilişkide yetersizlik, iletişimde (sözel veya sözel olmayan) yetersizlik, tekrarlayıcı davranış ve ilgilerin olmasıyla karakterize bir bozukluktur.”

Bu tanım okunduktan sonra akla gelen ilk sorular içe dönüklük ne demektir? Sözel yada sözel olmayan iletişim nasıl kurulur, ne demektir? Tekrarlayıcı davranış ve ilgilerin olması ne demektir, nasıl olmaktadır? “Çevremize baktığımızda içe kapanık iletişim kurmakta zorluk çeken bir sürü insan görebilirsiniz. Bu insanlarla kısa bir sohbet yaptığınız zaman zekalarının normal öğrenme ile ilgili bir problem yaşamadıklarını hemen anlarsınız. Peki bu insanları içine kapanık iletişim den yoksun yapan şey nedir diye kendinize sormadan duramazsınız, cevabınız ise böyle hissediyor olacaktır.”

Pdd’li veya otizmli bireyde ki iletişim probleminin kaynağında da hissederek anladığımız algısal özellikler vardır.

Bunlardan birkaçı; özgüven, özsaygı, sevgi, nefret, korku, kaygı duymak, güven duymak vb. duyguları anlayamamasıdır. Yani duyusal algılar sonucu bireye yerleşen bir çok özellikler ve birçok algısal durumlardır.

Sözel olmayan dil nedir? Hal –hareket-işaretle gösterme –jest-mimik vb. davranışlarla alınan mesajlardır. Karşınızda öfkeli bir yüz gördüğünüzde ürkmek, koşuşturan insanlar gördüğünüzde kötü bişey olduğunu anlayıp tedbirli davranmak,biri size ne yemek istersin diye sorduğunda parmağınızla bir yiyecek göstermeniz vb. durumları örnek olarak sayabiliriz. Peki sözel olmayan dil nasıl kullanılır diye sorduğumuzda tabiki bedenimizle diyeceksiniz. Pdd’li veya otizmli bireyde vücudunu hissetme ve vücutla hissedilen duyguların anlaşılması için önce duyusal açıdan algılanan bir vücuda ihtiyaç vardır. Çocuk vücudunu algıladıktan sonra bu tip anlamaları gerçekleştirebilir. Bu tip bireylerde sözel olmayan dilin geliştirilmesinin en önemli sebebi budur. Çünkü sözel olmayan dil anlamayı içerir. Anlama geliştikten sonra ancak konuşma oluşabilir.

Tanımda geçen üçünçü konu ise tekrarlayıcı davranışlar ve ilgilerdir. Tekrarlayıcı davranışlar bedeninizle yaptığınız rutin hareketlerdir. Örneğin, bir daire etrafında sürekli dönmek, bir nesneyi elinize alıp sürekli döndürmek veya sallamak olarak açıklanabilir.

Bu sorunları okurken muhtemelen aklınıza ilk gelen şey şu olmuştur. Bedeninizin hissettiği , beyninizin yorumladığı bilgiler. Tanımda geçen üç unsur bedenimizin algısının ve hareketin yanlışlığının bir sonucu olarak ortaya çıkan dikkati, öğrenmeyi, davranışı , konuşmayı , anlamayı kısacası gelişimi bozan temel unsurlardır.
Otizmin tanımından yola çıkarak verdiğimiz örneklerden de anlaşıldığı gibi “Otizmin asıl problemi DUYUSAL BÜTÜNLEME EKSİKLİĞİDİR”…

Bedenimizle nasıl bilgi alırız, beynimiz bunu nasıl yorumlar? Duyu motor algı sistemleri (duyusal sistemler) sayesinde bedenimiz bu bilgileri alır ve beynimizde bu bilgilerin taşındığı bölümlerde yorumlanır. Örneğin 0-6 yaş aralığında çocuklar sürekli şekilde duyusal bilgiler alır ve duyusal açıdan tamamlanırlar. Duyusal bilgiler hislerle taşınan bilgiler olarak da ifade edilebilir. Bu bilgilerden bir kaçı ben dediğimiz vücudumuzu tanımlayabilmemiz, yer çekimi bilgisi eklem ve kaslarımızla oluşturduğumuz hareket bütünlükleri, anne babadan duyduğumuz sevgi ve şefkati anlamamız-hissetmemiz, hissettiğiniz bağlılık, kendimize güven duymamız, keşfetme isteğimiz, korkuyu bilmek, tehlikeyi anlamak , anne-baba-kardeşlere ve aileye bağlılık gibi bir çok özelliklerimizdir...

Yukarıda belirtilen özelliklerin duygu-his-kendliğinden bilme, farkında olma, mekan konum zaman algıları gibi bilgilerin hepsinin hissedildiğini öğrenilmediğini farkedeceksinizdir. Burada vurgulanmak istenen durum öğrenmeden önce anlaşılan, kendiliğinen oluşan bilgilerdir. Bunları öğrenmek için birine ihtiyaç duyulmadığıdır. Hissedilmesi sonucu farkedildiğidir. Hissedilemeyen yani duyusal reseptörler tarafından algılanıp işlenemeyen hiçbir bilgi öğrenilemez. Bazı durumlarda birey bunu ifade edebilir ancak gerçek bir öğrenme asla oluşmaz bu sadece anlaşılmadan ezberlenmiş yada isim konulmuş veya sürekli kaygı ve korku yaşatan anlaşılamayan bir durum olarak kalır.

0-6 yaş aralığında geçirilen yaşantılar sonucu kazanılan bu bilgi ve yetenekler doğrultusunda hayatımıza devam eder ve ilerleriz. Her insan 0-6 yaş aralığında duyusal modülasyonunu tamamlar. Duyusal sistemler 0-6 yaş aralığında gelişimin öncüsüdür. Çocuk yeterince iyi algılasa bile doğru hareketi oluşturamıyorsa sonuç yine olumsuz olacaktır. Örneğin bebeklik ve erken çocuklukta doğru hareket - bir yaş öncesi emekleme, bir yaştan sonra yürüme vb. kaba motor devinimleri başarma çevreden gelene uyaranlara doğru dönütler verme, duyduğu sesin yönüne bakma o yöne ilerleme, üç yaşa kadar ince motor becerileri oluşturma vb. örnekler verilebilir.
Bu tip algılama ve cevap oluşturma organizasyonlarını duyusal sistemler sayesinde sağlayan çocuk gelişimini devam ettirir. Pdd ve otizm yelpazesindeki çocukların en çok muzdarip oldukları konu zekanın gerçek düzeyinin ortaya çıkmasına engel olan, duyusal algılarımız (duyu-motor-algı sistemleri) başka bir deyişle algılama ve hareket entegrasyonunu sağlayan sistemlerdeki problemlerdir. Bizi hayata dahil eden, zekanın gerçek düzeyini ortaya çıkarmak için doğru öğrenme yaşantıları oluşturmamızı sağlayan, normal bir gelişim düzeyine sahip yapan bu sistemler sayesinde çocuklarımız gerçek zeka düzeylerini ortaya çıkarabilmektedirler. Onları kötü gösteren zeka seviyeleri değil daha çok duyusal sistemlerindeki yetersizliklerdir. Önemli olan çocuğun gerçek problemini iyi teşhis edip doğru tedavi programını uygulayarak olguda süreğen iyileşmeyi sağlamaktır. Duyusal bütünleme yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar, doğumla başlayan biyolojik yaşının ilerlemesi ile gelişiminin kaldığı yaşın arasındaki farkın açılması sonucunu doğurur. Örneğin; çocuk 5 yaşındayken, gelişim seviyesi 3 yaşta kalabilir. Duyusal Bütünleme yöntemiyle gelişim yaşıyla büyüme yaşı arasındaki fark çocuğun kendi performansı doğrultusunda en aza indirgenebilmekte, normal bir yaşam için gereken bütün koşullar sağlanabilmektedir. Bir çok çocuk için; otizm kader değil, üst üste atılan yanlış adımların sonucudur. Doğru tedavi sürecini yaşayamayan çocuklar otizme sürüklenmektedirler. 6 yaşa kadar gelişim problemi yaşayan bir çocuğun kesin bulgular olmadan otizm, asperger vb. tanılarla değerlendirilmesi yanlış olacaktır. Çünkü erken tanı ve doğru tedavi hayati önem taşır. Dolayısıyla 0-6 yaş aralığında çocuğun geçireceği olumlu yaşantılar sonucunda büyük oranda iyileşeceği, olumsuz yaşantılar sonucunda da otizm olgusuna dönüşebilmesi muhtemel bir sonuçtur. Bir aile için tedavi sürecine dahil olup hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan üstüne düşen görevi yerine getirmek çocuklarımıza karşı hissetmemiz gereken en büyük görev olmalıdır.



Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

OTİZMİN ANAHTARI: DUYUSAL BÜTÜNLEME ile İlgili Kavramlar : otizm, otizmde tedavi, otizmde düzelme, duyusal bütünleme
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"OTİZMİN ANAHTARI: DUYUSAL BÜTÜNLEME" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Remzi GÜLEÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Borderline Kişilik Bozukluğu: Bende Böyle Miyim? , İbrahim GÜLYAŞAR
  • Çocuklarda Bağlanma Sistemi: Bağlanmak Mı? Bağımlılık Mı? , İbrahim GÜLYAŞAR
  • Ergenlik Dönemi Çocuğunuzda Neler Olur? , İbrahim GÜLYAŞAR
  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) Nedir? , Tuğba DÖNER
  • Sosyal Beceri Nedir, Neden Gereklidir, Nasıl Öğretilir? Sosyal Beceri Öğretimi , Yunus POLATOĞLU
  • Öğrenme Güçlüğü , Aydın ALEGÖZ
  • Bay Dahi: Beyin , M. Burak OLGUN
  • Artikülasyon (Sesletim) Ve Fonolojik (Sesbilgisel) Sorunlar , Özlem Öge DAŞDÖĞEN
  • Çocukta Cinsel Eğitim , Habibe Uğur AYKAN
  • Kozmetik Ürün Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir? , Ebru KALAY SULAR
  • Vücut Çatlaklarının İzlerini Sonsuza Kadar Taşımak Zorunda Değilsiniz , Ebru KALAY SULAR
  • Dil Becerilerini Nasıl Desteklemeliyiz? , Yunus POLATOĞLU
  • Collagen (Kolajen) Ve Cilt Bakımı , Ebru KALAY SULAR
  • Otizm: Otizm Nedir, Otizme Neler Yol Açar, Özellikleri Ve Tedavi Yaklaşımları Nelerdir? , Fatma Selcan SARIALTIN
  • Düğün Öncesi Cilt Bakımı , Ebru KALAY SULAR
  • Cilt Bakımında Ve Kırışıklık Önlemede Hyaluronıc Acıd , Ebru KALAY SULAR
  • El Bakımı Ve Shea Butter , Ebru KALAY SULAR
  • Ayak Bakımı Ve Ayak Sağlığı , Ebru KALAY SULAR
  • Her Yaşta Güzel Olmak, Bakımlı Kalmak , Ebru KALAY SULAR
  • Cilt Tipleri Ve Bakımı , Ebru KALAY SULAR
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    13:50
    Top