2007'den Bugüne 92,297 Tavsiye, 28,217 Uzman ve 19,976 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çoğunluktan Farklı Olmak : Sağırlık İyidir Bazen
MAKALE #8192 © Yazan Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ | Yayın Ocak 2012 | 5,834 Okuyucu
SAĞIRLIK İYİDİR BAZEN

Sosyal etki, bir kişi ya da grubun kanılarımızı ya da davranışlarımızı değiştirmek için giriştiği bazen bilinçli bazen de bilinçsizce yapılan çabadır. Herhangi bir ortamda, belli konularda kendimizi azınlıkta bulabiliriz. Bu hepimizin zaman zaman yaşadığı sosyal bir gerçektir. Ancak çoğunluğun bizden daha doğru olduğuna karar verirsek, fikrimizi değiştirerek çoğunluğa uyarız. Kendimizin, kendi düşüncelerimizin doğru olduğuna, çoğunlukta olan grubun ise hatalı olduğuna emin olursak bu durumda nasıl davranırız? Bu koşullarda sosyal baskıya boyun eğer miyiz? Bunu anlamak için psikologlar bir araştırma yapmışlar. Araştırma şöyle: Denek yedi kişilik bir grupla birlikte bir masada oturmaktadır. (Denek dışındaki diğer yedi kişi araştırmacının iş arkadaşlarıdır) Gruba değişik şekiller gösterilir ve bu şekillerden hangilerinin daha uzun olduğu sorulur. Denek masanın en sonunda oturmaktadır. Masadaki herkese teker teker hangi şeklin daha uzun olduğu sorulur. Denek dışındaki diğer yedi kişi (araştırmacının iş arkadaşları) kısa olan şekillerin daha uzun olduğunu söylerler. Sıra deneğe gelir. “Hangi şekil daha uzun?” Deneğin cevabı yanlış olduğunu bildiği halde çoğunluğun cevabı ile aynıdır. Denek, kısa şekillerin daha uzun olduğunu söyler. Çünkü yanlış olduğunu bildiği halde yanlış da olsa çoğunluğun verdiği cevabın aynısını verir. Kendi doğrusunun yanlış, çoğunluğun yanlışının ise doğru olduğunu düşünür.


Çoğunluktan farklı olmak, çoğunluk tarafından yargılanmayı ve yalnız kalmayı gerektireceği için, kişiler çoğu zaman yanlış olduğunu bilseler dahi çoğunluğa uyarlar. Ancak bu durum bazen bizim bireysel yaşantımızı olumsuz yönde etkileyebilir. Bazen çoğunluğa sağır olmak, bireysel başarımıza katkı sağlayabilir. Kurbağa hikayesinde olduğu gibi;

Bir kurbağa sürüsü ormanda ilerlerken,

içlerinden ikisi bir çukura düşmüş.

Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplanıp,

çaresiz bir şekilde bakıyorlarmış.


Çukur bir hayli derin olduğundan düşen arkadaşlarının

zıplayıp dışarı çıkması mümkün gözükmüyormuş.

Yukarıdaki kurbağalar, boşuna

çabalamamalarını söylemişler arkadaşlarına:

“Çukur çok derin. Dışarı çıkmanız imkânsız!.”

Ancak, çukura düşen kurbağalar onların

söylediklerine aldırmayıp çukurdan

çıkmak için mücadeleye devam etmişler.


Yukarıdakiler ise hâlâ boşuna çırpınıp durmamalarını,

ölümün onlar için kurtuluş olduğunu söylüyorlarmış.


Sonunda; kurbağalardan birisi

söylenenlerden etkilenmiş ve mücadeleyi bırakmış.

Diğeri ise; çabalamaya devam etmiş.

Yukarıdakiler de, çırpınıp durarak

daha çok acı çektiğini söylemeyi sürdürmüşler.


Ne var ki, çukurdaki bir kurbağa

onlara hiç aldırmadın son bir hamle daha yapmış,

bu kez daha yükseğe sıçramayı başarmış

ve çukurdan çıkmış..

Arkadaşlarının ümit kırıcı sözlerine

hiç kulak asmamıştı…

Çünkü o sağırdı !

Siz de olumsuz düşünceli insanları sakın duymayın!

Onların yüreğinizdeki umudu çalmalarına izin vermeyin...

Psikolog Saadet ELEVLİ



DAHA İYİ BİR HAYAT İÇİN ( I )

Herkes mutlu olmak istemekte ama çok az insan mutluluk için çaba göstermektedir. İnsan yaşadığı hayattan mutluluk duymuyorsa, yanlış yöne bakıyor demektir. Mutlu olmak için kişinin önce dışa değil, kendi içine bakması gerekir. İnsanların büyük kısmı mutluluğu kendi dışlarında aralar, dışarıdaki güzellikler tabi ki bizi mutlu eder, ancak mutluluk bütünüyle dışa bağlı şartlar üzerine kurulmamalıdır.

Mutlu olmak isteyen kişi öncelikle kendisi ile dost olmalıdır. Bunun için de kendisi ile barışık olması gerekir.


Hayat, büyük olayları beklerken arada geçen zaman değildir. Hayat bir bütündür. Amacınız ne ise size zevk vermeli ve hayatla bütünleşmelidir. Mutluluk bir yere ulaşmak değil, yaşanılandan zevk almaktır. Eğer amacınıza ulaşma süreci size zevk vermiyorsa, amacınız hayatla bütünleşmiyor demektir. Aksi taktirde insan yıllarını bir noktaya ulaşmak için harcar ve çok kere de o noktaya vardığında yaşama sevincini kaybetmiş olur. Bu nedenle hayatı yaşamayı ertelememek gerekir. İnsan işini yaparken hayatı severse, sevdiği hayatı yaşarken de işini zevkle ve sevinçle yapacaktır.

Dünyayı ve insanları değiştiremeyiz. Oysa kendimizle ilgili değişiklikler yapabiliriz. Hayatı yaşamak için elimizde tek bir fırsat vardır. Dolu dolu yaşamanın yolu, insanın dünyaya kendi kafasındaki kalıplarla bakmaması, insan ilişkilerinde rahat ve esnek olabilmesidir.

Bazı insanlar mutluluğu “vererek” bulmaya çalışırlar. Karşı tarafın ihtiyacı olup olmadığına bakmaksızın sürekli maddi-manevi vermeye çalışırlar. Kafalarında sürekli başkaları için yaptıkları fedakarlıklar ve katlandıkları güçlükler vardır.

Mutlu olmak için yapılan en büyük hatalardan biri de “satın alarak” mutluluğu bulmaya çalışmaktır. Satın alarak (alış-veriş yaparak) mutluluğu aramak temeldeki güçsüzlüğün telafisidir. Böyle insanlar güçlerini en başta kendilerine göstermeye çalışırlar ve en çok yakındıkları da anlaşılmamaktır.

Oysa mutluluk ne sadece almakla ne de sadece vermekle gerçekleşir. Alarak güçlü olmak her zaman temeldeki kaybetme endişesini körükler, aldıkça ihtiyaç artar ve kaybetme tehlikesi büyür.

Çözüm, insanın kendini kaybolmayacak değerlerde donatmasıdır. Okunan kitaptan, dinlenen müzikten, bakılan resimden zevk almakla, bunlar üzerine konuşulacak dostlara sahip olmakla, sevmekte ve ürün vermektedir. Çünkü bunlar verdikçe çoğalır, paylaştıkça artar. Bunlar herhangi bir güç veya şanssızlık tarafından elinizden alınabilecek, sizden ayrılabilecek parçalar değildir. Kısacası çözüm varlıklı olmakla değil, var olmaktadır.

Ne yaptığınız zaman, neleri bir arada yaptığınız zaman kendinizi iyi hissediyorsunuz?

Olmuş olanı değiştiremezsiniz… Bu yüzden hayıflanmayı, “keşke” leri bırakın. Olmuş olandan ancak ders çıkartabilirsiniz. Bunu yapın. Olmuş olan, daha önceki seçimlerinizin size getirdiği kaçınılmaz noktadır. Bunun yerine yaşamınızın bundan sonrasına istediğiniz gibi yön vermek için neler yapabilirsiniz? Bunu düşünün.

AN’LAR

Hayatımı bir daha yaşayabilseydim, daha çok hata yapardım.

Mükemmel olmaya gayret etmez, daha sakin olurdum.

Daha fazla eğlenir, daha az şeyi ciddiye alırdım.

Bu kadar temiz olmazdım.

Daha fazla risk alır, daha çok gezer, daha çok tepeden bakar,

Daha fazla dağa tırmanır, daha fazla nehirde yüzerdim.

Hiç gitmediğim yerlere giderdim.

Daha çok dondurma, daha az fasulye yerdim.

Gerçek problemlerle daha fazla, kendi yarattıklarımla daha az uğraşırdım.

Her anı gerçek ve verimli bir biçimde yaşayanlardan olurdum.

Hiç şüphesiz mutlu olduğum anlarım da oldu.

Ancak geriye dönebilseydim, hayatımın sadece mutlu anlardan oluşmasına gayret ederdim.

Çükü hayatın “an”lardan, sadece “an”lardan oluştuğunu anladım.

Bunun için “an”ı yakalamak gerekiyor.

Ben yanına bir derece, bir şişe su, bir şemsiye ve paraşüt almadan yola çıkmayanlardanım.

Hayatımı bir kere daha yaşayabilseydim, daha hafif seyahat ederdim.

Hayatımı bir kere daha yaşayabilseydim, ilkbaharda ayakkabılarımı çıkartır,

Sonbaharda çıplak ayakla gezerdim.

Eğer bir şansım daha olsa, bilmediğim yollarda daha çok gezer,

Daha çok şafak seyreder, daha çok çocukla oynardım.

Heyhat, 85 yaşındayım ve öleceğimi biliyorum. Lorge Luis BORGES

(Çeviren: Acar BALTAŞ)
Mutlu ve sağlıklı bir hafta geçirmenizi diliyorum….


Saadet Elevli

Psikolog



Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çoğunluktan Farklı Olmak : Sağırlık İyidir Bazen" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Saadet ELEVLİ Fotoğraf
Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ
Muğla (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi13 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ'nin Makaleleri
► Bazen Bırakmak Gerek Psk.Serap DUYGULU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,976 uzman makalesi arasında 'Çoğunluktan Farklı Olmak : Sağırlık İyidir Bazen' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Coronafobi Mart 2020
► Okul Korkusu Kasım 2015
► Somatizasyon Bozukluğu Kasım 2015
► Yeme Bozukluğu Kasım 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:19
Top