2007'den Bugüne 80,369 Tavsiye, 25,618 Uzman ve 17,938 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
"Engereğin Gözündeki Kamaşma" Kitap Yorumu
YAZI #4751 © Yazan Dr.İbrahim ATEŞ | Yayın Nisan 2018
"Senden çalınabilen bilgi, senin bilgin değildir."

Livaneli, tarihsel romanına Einstein'ın Mustafa Kemal'e mektubundan söz ederek başlıyor. Albert Einstein 40 Alman bilim adamının çalışmalarını Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiyesi'nde devam ettirmelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Sözkonusu bilim adamları o yıllarda yürürlükteki yasalar nedeniyle kendi ülkelerinde çalışamamaktadır. Profesör Steinfeld de bir tarih profesörü olarak, sonlanmış evliliğini ve ülkesini geride bırakarak yerkürenin gelmiş geçmiş en önemli şehirlerinden biri olan İstanbul'da çalışmaya başlar.
Profesör, İstanbul Üniversitesi arşivinde bir haremağasının el yazmalarına rastlar ve asistanı Belgin'le bu belgeleri incelemeye koyulur. Bu arada, Profesör'ün Belgin'in çekim alanına girdiğini de eklemeden geçmeyelim. Haremağasının "Safiye, o geceden başlamak üzere benim kadınım oldu, sadık bir köle sıfatıyla bana dünyanın en inanılmaz zevklerini sunmaya başladı. Benim durumumda birisinin nasıl olup da bu işi becerebildiğini sormayın......ve bir kez hadım sevgili edinmiş olan kadınların, bir daha hiçbir erkeğe dönüp bakmadıkları da gayet iyi bilinmektedir." şeklindeki anlatımı -sanırım- biz okurları olduğu kadar, Profesör'ü de şaşırtmış olsa gerek. Aslında, arkamıza yaslanıp biraz derin düşündüğümüzde ve insan ruhunun dinamiklerini göz önüne alarak yeniden kafa yorduğumuzda, bu defa neden bu duruma bu kadar şaşırdığımıza şaşırır, sözkonusu durumu doğal karşılarız. Çünkü, hadım edilen bir erkeğin düş gücünün diğer erkeklerden daha yüksek olacağını ve daha arzulu ve cinsel yönden daha etkin olacağını kestirmek güç değil.
Batılı profesörü etkileyen bir başka konu: Doğu bilgeliğinin kıssaları. Bir kervanın soyulması sırasında Gazali'nin de ders notlarına haramiler el koyar. Gazali büyük uğraşlarla haramilerin mağarasını bulur ve bilgi içeren ders notlarını ister. Arap haramibaşının "Senden çalınabilen bilgi, senin bilgin değildir." sözleri büyük olasılıkla Gazali'nin yüzünü kızartmış, bizde de haramibaşına hayranlık uyandırmıştır. Kuşkusuz, 'çalan' birinin 'çalma eylemi'ni içeren tesbiti, söylemin örtük çelişki barındırması nedeniyle köklü bir güç kazanmıştır.
Tarihi el yazmalarında haremağası başına gelenleri ve başından geçenleri anlatmaktadır: 12 yaşında Habeşistan'dan kaçırılmış ve yolculuk sırasında bir limanda üç-beş çocukla birlikte hadım edilmiş, kendi ifadesiyle 'değerli' kılınmıştır. Maruz kaldığı şiddeti sonradan 'değerli kılınma' olarak kelimelere dökmesi üzerinde düşünmeyi ve irdelemeyi hak ediyor. Hadım edilme (iğdiş edilme, kastrasyon) korkusunun bir erkeğin ruhunda derin izler bıraktığını biliyoruz. Durum böyleyken, hadım edilme eyleminin eyleme maruz kalan kişi tarafından bile olumlu karşılanması en çok "rasyonalizasyon"(mantığa büründürme, akla uygunlaştırma) savunma mekanizması ile açıklanabilir. Tam bu noktada, güçlü bir bilinç dışı savunmanın insanın algılamasını ve davranışını ne kadar köklü değiştirebileceğini görüyoruz; en derin korkunun gerçeğe dönüşmesi en temel gururun ya da en önemli tutunmanın kendisi oluveriyor.
Afrikalı, hadım edilme eylemini kelimelere döker: "...Birden elinde kıvrık bir bıçakla iriyarı biri belirdi ve inanılmaz bir süratle bacaklarımın arasındaki bütün organları orak biçimi keserek aldı...Biraz sonra ayıldığımda kesilmiş yere metal bir tapa sokuşturuyorlardı...".
İlerleyen süreçte, Osmanlı sarayında haremağası konumuna yükselen Habeş Süleyman, yürekten bağlı olduğu padişah efendisi ansızın kendi sarayında hapsedilince çaresiz kalakalır. Padişaha karşı yapılan darbenin içinde Valide Sultan da yer almaktadır. Valide Sultan'ın padişahın 7 yaşındaki oğlunu tahta çıkarması yüreği yaralı Habeş'i şaşkınlık içinde bırakır. Ne var ki, ilerleyen süreçte hata yaptığını düşünen Valide Sultan yeni padişah yaptığı torununu öldürmeye çalışacak ve girişimlerini tekrarlaması üzerine yeniçeriler tarafından boğularak, öldürülecektir.
Padişahın aniden devrilmesi sonrası, rüşvetçi sadrazam saray celladına canını teslim ederek 'suskunlar mahallesi'ne göç eder. Sadrazamın çınar ağacına asılı şişman bedeninden evlerine götürmek üzere yağlar ve etler kesen ahalinin, bunun sonrasında cenaze namazı kılarak, imamın "Ey cemaat, merhumu nasıl bilirdiniz?" sorusunu, içtenlikle "İyi bilirdik!" diye yanıtlaması trajikomik bir durumdur. Halkın rüşvetçi olarak gördüğü ve öldürülmeyi çoktan hakettiğine inandığı sadrazamın bedeninden yağ ve et keserek evine götürmesi, insanoğlunun sık kullandığı bilinç dışı savunmalardan biri olarak yorumlanabilir: Saldırganla özdeşim. Gündelik yaşamda sık kullandığımız bu savunmada, saldırgan olarak algıladığımız kişilerin söylem, tutum ya da davranışlarını benimsememiz, farkında olmadan onları örnek almamız sözkonusudur. Babasının şiddetine maruz kalan çocuğun, babasına çok içerlerken, onun şiddet davranışını örnek alarak küçük kardeşine şiddet uygulaması gibi.
Üç yaşında ölümden son anda annesi tarafından kurtarılan, yıllarca öldürülme korkusuyla yaşayan ve sonradan tahta çıkan padişahın hiç rahatsızlık duymadan insanları öldürtmesini ve ölümlerini keyif ve ilgiyle izlediğini okuyoruz. Padişahın bu davranışı ölüm korkusu ile baş etme çabasıdır; öldürtme ve izleme eylemi kendisi değil de bir başkası öldüğü için ona gizli bir haz veriyor ve ölümü sıradanlaştırarak ölüm korkusunu hafifletiyor olmalı. Ayrıca, on dokuz erkek kardeşini aynı anda boğdurmuş olan bir padişahın soyundan geliyor olması, hem genetik aktarımla, hem de travmatik anıların nesilden nesile aktarımıyla, 'ölüm, öldürme, öldürülme' temalarında padişahın aşırı duyarlılık geliştirmesine zemin hazırlamıştır. Süleyman Han'ın karısı Hürrem'in aklına uyarak oğlu Mustafa'yı boğdurması da padişahın aklından bir türlü çıkmamaktadır.
Kardeşlerinin ölüm görüntüleri erken çocukluk travması olarak asla padişahın yakasını bırakmamış ve erişkin yaşamını güçlü şekilde etkilemiştir. Bu durumu farkında olan ya da sezen Padişah, taht ile oğulları arasında seçime zorlanınca kendini feda etmekten kaçınmamış ve başı da sonu da trajik olan yazgısına son noktayı kendisi koymuştur.
Bu noktada, Sabahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytan'ının Ömer'ini anımsıyor insan. Ömer mırıldanıyor: "Bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek. Bak, bunu yapabiliriz ve ancak bu takdirde irademizi tam bir şey yapmakta kullanmış oluruz..."

İbrahim Ateş
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İbrahim ATEŞ Fotoğraf
Dr.İbrahim ATEŞ
Antalya
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.İbrahim ATEŞ'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,938 uzman makalesi arasında '"Engereğin Gözündeki Kamaşma" Kitap Yorumu' başlığıyla eşleşen başka makale bulunamadı.
► Uçuş Korkusu ve Tedavisi Aralık 2018
► Seks Bağımlılığı Aralık 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:09
Top