2007'den Bugüne 92,481 Tavsiye, 28,237 Uzman ve 19,999 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Özürlülük Nedenleri, Önlemler ve Görevlerimiz
MAKALE #10706 © Yazan İbrahim EREN | Yayın Nisan 2013 | 21,000 Okuyucu
Toplumsal hayatta görme, işitme, zihin, ortopedik ve bazen bu alanların birden fazlasında yetersiz dururumda olan, bu nedenle kısıtlanan ve kendilerinden beklenen rol ve görevleri yapamayacak duruma düşen insanlarımız da var. Halk arasında özürlü diye nitelenen bu insanlarımız şüphesiz ki aileleriyle birlikte çeşitli sıkıntılar yaşamaktadırlar. Ancak şunu da çok iyi bilmeliyiz ki, bu insanlarımızın hiçbiri kendi isteğiyle bu duruma düşmek istememiştir. Bunda çoğu zaman çeşitli yanlışlıkların, ihtimallerin ve bilgisizliklerin rolü olmuştur. Bugün özürlülük nedenleri konusunda çoğu neden bilindiği gibi bir o kadarı da bilinmemektedir. (Örneğin sadece zihinsel engellilik alanında 250 kadar neden bilinmektedir.) Nedenleri bilmenin 2 önemli yararı bulunmaktadır. Birincisi nedenleri bilirsek en azından bunların bir kısmını önleyebilir ve sonuçta sayıları milyonları bulan bu insanlarımızı azaltabiliriz. İkincisi eğitim konusunda bazı tedbirler alabiliriz. İşte bu nedenlerle öncelikle gençlerin ve toplumun bu konuda aydınlatılması büyük önem taşımaktadır.

ÖZÜRLÜLÜK NEDENLERİ

İnsan çeşitli nedenlerden özürlü veya engelli durumuna gelmektedir.Bunların başlıcaları kazalar, hastalıklar, kalıtım, kötü çevre ve eğitim yetersizlikleridir. Biz bu nedenleri oluş zamanlarına göre doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası olarak ele alacak ve daha çok bilinenler üzerinde duracağız. Ancak şunun da bilinmesinde yara vardır; özürlülük nedenleriyle özür arasında birebir bir ilişki bulunmamaktadır. Bu nedenleri önemli risk faktörleri olarak almak daha doğru olacaktır.

A) DOĞUM ÖNCESİ NEDENLER
1- KALITIM : Anne baba ya da önceki kuşaklarda görülen işitme, görme, zihinsel ve diğer alanlı özürler bebekte de görülebilmektedir.
2- AKRABA EVLİLİĞİ: Bazı yakın akrabalar arasındaki evlilikler (amca, teyze çocukları, dayı oğlu-hala kızı ...) o güne kadar rastlanmayan bazı hastalıkları ortaya çıkarabilmektedir. Çünkü akraba olan kız ve erkeklerin cinsel hücrelerinde hem normallik hem de örtülü hastalık vasıfları bulunmaktadır. Hastalık özelliği bulunan akrabaların evlenmeleri halinde doğacak 4 çocuktan biri hasta, biri sağlam, diğer ikisi de taşıyıcı olmaktadır. Evlenen gençlerin ana ve babaları soyunda anormallik yoksa doğacak çocuğun normal olması güçlüdür. Ancak hastalıklı vasıf varsa özürlü doğum olasılığı fazladır. Bugün genetik uzmanlarınca akraba evliliği yoluyla ortaya çıkan hastalıkların 2000' i aştığı belirtilmektedir.
3- MONGOLİZM : Dış görünüşleri itibarı ile mongollara benzediklerinden bu tiplere mogoloid denmektedir. İlk olarak ingiliz doktor Longdon Down tarafından 1866 yılında tanıtıldığı için bilimde Down Sendromu olarak adlandırılır. Normal insan hücresinde 46 kromozom bulunurken bu bireylerde bir fazla olarak 47 kromozom bulunduğundan Trisomi 21 olarak da adlandırılır. ( 21. kromozom 2 yerine 3 adet olarak bulunur) Belirgin özellikleri kısa boy, çekik gözler, yumuşak kemik, dikkat azlığı, ağır zeka geriliği, kısa parmak, çok hareketlilik, el ayasında tek çizgi olması, kalın ve kısa boyun, konuşma geriliği, küçük ağız ve dil ile diş deformasyonu (dil şişmiş ve üzeri yarıklıdır) mozaik tür mongollarda bazı hücreler 46, bazıları 47 kromozonlu olduğundan daha az zeka geriliği görülmektedir. Kalıtım ve çevresel faktörlerle ilgilidir. Özellikle tam olgunluğa erişmemiş anneler ile 45 yaşın üzerinde doğum yapan annelerde daha sık görülmektedir. (45 yaşın üzerinde 1/50 ; genelde 1/600 doğumda görülüyor.)
4- FENİLKETONURİ (PKU) : Protein metabolizması bozukluğu sonucu oluşan bir durumdur. Her dereceden zeka geriliğine neden olmaktadır. Çocukta tipik belirtileri şunlardır. Sarı saç, mavi göz, kuru deri, aşırı derecede duyarlık, fazla hareketlilik, sık sara nöbetleri. Protein besininde bulunan Fenilalanin maddesinin kullanılması (okside olup trozine dönüşmesi, tüketimi) bozuktur. Çünkü karaciğerde bu işi yapacak hidroksilaz enzimi kalıtımsal olarak yoktur. Karaciğer fenilalanin maddesini depo eder ve idrar bol miktarda penilpürüvit asit ihtiva eder Vücutta ve kanda bu asidin artması beynin gelişmesini engeller. Erken tedavinin önemi büyüktür. Proteinli besin kesilip çocuk özel mamalarla beslenmektedir. Özellikle 2 yaşından önceki tedaviden büyük yarar sağlanmaktadır. Çocuk doğduğu anda topuğundan kan alınarak test edilir.
5- KRETENİZM (Hipotiroidizm) : Sebebi tiroid bezinin az tiroxin hormonu salgılamasıdır. Tiroxinin azlığı organizmada birçokgelişim bozuklukları yanında zihin gelişimini de bozmaktadır. Belirtileri: Boy, yaşıtlarından kısa, kollar, bacaklar, parmaklar kısa, göz kapakları şiş, dudaklar kalın ve kuru, dil ağızdan çıkmış, etli,kalın ve üzeri çizgilidir. Çocuk donuk hareketsiz ve sesi çatlaktır. Doğuştan az tiroid salgısı olanlar kretenlerin büyük kısmını teşkil ederler ve bunlarda çocukluk guatr belirtileri görülür. Erken teşhis ve tedaviyle (hormon tedavisi) fizik ve zeka düzelmesi olur.
6- HİDROSEFALLİK: Halk arasında iri kafalı , su kafalı diye adlandırılan bir zihinsel geriliktir. Bazı hallerde beyne ağır basınç yaparak felçlere de sebep olur. Hidrosefallerde beyin zarı ile kafatası arasında bulunan beyin omurilik sıvısı artmakta ve beyne basınç yapmaktadır. Sonuçta beyin deformasyona uğramaktadır. Hidrosefali doğuştan olduğu gibi beyin iltihabı yapan hastalık , travma ve urlardan da olabilir. Ameliyatla yapılan tedavide beyinde biriken su ince bir boru ile ana damarlara aktarılmakta ve zararsız hale getirilmektedir.
7- MİKROSEFALLİK (Aşırı derecede ufak kafalılık) : Halk arasında bunlara küçük kafalı, yumruk kafalı vb. adlar verilmektedir. Çocukta baş sivri beyin ve boy küçüktür. Kafanın son derece küçük olması beyin gelişimini sınırlamakta ve ağır zeka geriliğine neden olmaktadır. Bazılarında yüz normal bazılarında ise baştaki tüm organlar küçüktür. Kalıtsal nedenlerle ilgili olduğu söylenmektedir.
8- KAN UYUŞMAZLIĞI: Bu durum anne kanının Rh negatif (rh -), babanın Rh pozitif (rh+) olması sonucu anne rahmindeki çocuğun kan grubunun Rh pozitif olması nedeniyle olmaktadır. Böyle bir durumda anne rahminde anne kanı ile beslenen çocuğun kan grubu Rh pozitif olduğundan anne kanı ile uyuşmazlık ortaya çıkmaktadır. Sonuçta anne kanında savunma için antibadiler oluşmakta ve bunlar çocuğun kırmızı kan hücrelerini (alyuvarları) tahrip etmektedir. Kan uyuşmazlığı sonucu çocuğun merkezi sinir sistemi ve beynini beslenip gelişmesi aksamakta ve gelişim bozuklukları yanında zeka geriliği oluşmaktadır. Tedavi anneye hiperimmün globulin enjeksiyonu yapılarak, doğumdan sonra çocuğun kanı değiştirilerek ve diğer yöntemlerle yapılabilmektedir.

Bulaşıcı Ve Ateşli Hastalıkların Neden Olduğu Özürler:

9- RUBELLA (ALMAN KIZAMIĞI): Alman kızamığı çok yüksek ateş yapan bir hastalık olup anne sürkilasyonuna bağlı olan bebeğin gelişimini bozmakta veya durdurmaktadır. Rubella döllenmiş yumurta üzerinde sağırlık, felç, çeşitli ortopedik özür ve zeka geriliğine sebep olmaktadır. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında görülmesi halinde daha fazla zarara yol açmaktadır. Bu hastalığın aşısı yapılmaktadır.
10- KIZAMIK: Alman kızamığından daha hafif ateşe yol açmaktadır.Gebeliğin ilk aylarında döllenmiş yumurtayı olumsuz etkilemekte ve zeka geriliğine yol açmaktadır. Kızamık doğum sonrasında da uygun tedavi ve tedbirler alınmazsa çocuğu etkileyebilmektedir.
11- ÇİÇEK VE SU ÇİÇEĞİ: Yol açtığı yüksek ateş nedeniyle merkezi sinir sistemini olumsuz etkilemekte ve zeka geriliğine neden olmaktadır. Korunma aşı ile olmaktadır.
12- ÇOCUK FELCİ (POLİO): Gebelik sırasında annenin geçirdiği felç ve doğumdan sonra çocuğun geçirdiği felç çeşitli ortopedik özürler ve erken doğum yanında zeka geriliğine de neden olmaktadır.
13- TÜBERKİLOZ: Özellikle kalıtsal özellikte olan tüberkiloz anne ile birlikte çocuğun gelişimini olumsuz etkilemektedir. Mikrop hangi bölgeye yerleşirse o bölgede hasar olmaktadır.
14- FRENGİ (SİFİLİZ) : Annenin ya da doğumdan sonra çocuğun frengili olması beyinde çeşitli hasarlara yol açmakta ve zihin gelişimini olumsuz etkilemektedir.
15- HERPES SİMPLEX VİRÜSÜ (HSU) : Anneden plesenta yolu ile bebeğe geçer. Bebekte santral sinir sistemi, göz deri enfeksiyonu görülebilir ve çoğunlukla bebek kaybedilebilir.
16- MENENJİT VE ANSEFALİT : Gerek annenin ve gerekse çocuğun geçirdiği menenjit ve beyin iltihabı hastalıkları zamanında tedavi edilmezse ölümle sonlanabilir. Yaşayanlarda ise felç, körlük, işitme kaybı, hareket ve zeka geriliği gibi özürlere neden olabilir. Menenjitte beyin zarı ansefalitte ise beynin kendisi iltihaplanmaktadır.
17- ŞİDDETLİ NEZLE VE YÜKSEK ATEŞLİ GRİPAL HASTALIKLAR : Gebeliğin ilk haftalarında annenin yakalandığı yüksek ateşli gripal hastalıklar döllenmiş yumurtayı etkileyerek gelişimini bozmaktadır. Aynı hastalıklar doğum sırasında da yüksek ateş nedeniyle beyni ve merkezi sinir sistemini kalıcı zararlara uğratmaktadır.

Annenin Gebelik Hayatına Bağlı Nedenler

18- GEBELİKTE ANNENİN ALDIĞI İLAÇLAR : Gebelik döneminde anne adayı alacağı her ilacı doktor tavsiyesine göre almak zorundadır. Son derece gerekli olmadıkça da ilaç almamalıdır. Çünkü bu ilaçlar çocuğun beyninde kalıcı zararlara yol açmaktadır.
19- ÇOCUK DÜŞÜRMEK İÇİN ALINAN İLAÇLAR : Alınan bu ilaçlar çocuğun düşmesini sağlayamazsa doğan çocukta bazı anormallikler ve zeka geriliği yapmaktadır.
20- ANNE VE BABANIN FAZLA ALKOL ALMASI : Devamlı alkol alan anne ve babalardan doğan çocuklar alkolün döllenmiş yumurtaya olumsuz etkisi ile bundan zarar görebilirler. Özellikle anne adayının alkol alması durumunda onun sirkülasyonuna bağlı olan bebek bundan zarar görecektir.
21- ANNENİN UYGUN BİÇİMDE BESLENMEMESİ : Anne adayının beslenme rejiminin bozuk olması onun beslenmesine bağlı olan bebekte zeka geriliğine, fiziksel ve sinirsel bazı anormalliklere sebep olabilmektedir.
22- ANNE HAYATININ DÜZENSİZLİĞİ : Gebelik sırasında annenin ağır işlerde çalışması, pis havalı yerlerde bulunması, uykusuz kalması, kumar ve sefahat alemlerine katılması, aşırı korku, üzüntü, sıkıntı, kaygı, sinirlilik ve bunalım yaratan durumlar içinde olması yalnız kendisini değil, ona bağlı olan bebeğin sağlığını da olumsuz etkileyecektir. Anne adayı istediği gibi hareket etme lüksüne sahip değildir.
23- RÖNTGEN VE X IŞINLARINDAN KORUNMA : Anne adayı hamilelik sırasında röntgen filmi çektirmemelidir. Zorunlu kalınması halinde doktoruna danışmalıdır. Röntgen ışınları çocuğun beyin sağlığını bozmakta ve özürlere neden olmaktadır. (Kemoterapi ve radtyoaktif ışınlar)
24- DOĞUM SIRASINDA ALINAN İLAÇLAR VE YAPILAN MÜDAHALELER : Tıbbi zorunluluk olmadıkça sancısız doğum yapmak için ilaçlar alınmamalıdır. Çünkü bu ilaçların çeşitli şekilde zehirlenmelere, erken doğumlara ve kalıcı beyin zararlarına neden olabildiği belirtilmektedir. Aynı şekilde gereği olmadığı halde yapılan aletli ve sezeryanlı doğumlar da erken doğumla birlikte kafatası incinmelerine sebep olabilmektedir. (özentilerden uzak durulmalıdır)
25- GEBELİK KANSIZLIĞI : Annenin kansızlığı (anemi) erken doğumlara ve doğum ağırlığı eksikliğine yol açmaktadır. Ancak gebeliğin 3. ayından önce anneye demir kürü yapıldığı takdirde durum düzeltilebilmektedir.
26- TOXOPLAZMA - Plazma Zehirlenmesi : Bulaşıcı bir hastalık olup anneden çocuğa geçmekte ve mikrosefallik, zeka geriliği ve sinir sistemi hücrelerinde zararlara neden olmaktadır.
27- ANNE YAŞI : Özellikle 35 yaşından sonra doğum yapan annelerde kanama, düşük ve mongol çocuk doğumu gibi riskler bulunmaktadır.
28- ANORMAL RAHİM KANAMALARI : Aynı şekilde bu kanamaların da olumsuz etkilerinden söz edilmektedir.
29- OKSİJEN AZLIĞI (ANOKSİ) : Anne karnında çocuğun yeterli oksijen alamaması beyinde kalıcı zararlara sebep olmaktadır. (beyin hücreleri oksijensizlik durumuna çok duyarlıdır.)

B) DOĞUM SIRASI NEDENLER

1. ERKEN DOĞUMLAR (Prematüre Doğumlar) : Erken doğum bebeğin 37. haftadan önce doğması ya da doğduğunda ağırlığının 1.5 kg' ın altında olması durumudur. Çocuk bazen 2 kg' dan az ve 8 aylık iken erken doğar. Bu durumlarda henüz beyin ve solunum organları tam olgunlaşmadığından çeşitli zararlara uğrarlar. Özellikle fazla oksijene maruz kalan beyinde spastik felç, zeka geriliği, mikrosefali, iskelet dolaşım anomalileri, görme sorunları ve hafif derecede davranış ve karakter bozuklukları olabilmektedir. Erken doğuma üzüntüler, hastalıklar, ilaçlar, kazalar ve ağır işler sebep olabiliyor.
2. GEÇ DOĞUMLAR : Geç doğum, doğumun normal gebelik süresinden 7 gün sonra olması halidir. Geç doğumda bebek anne ile bağını kopardıktan sonra normal zamanda doğmadığından oksijen boğulmasına uğramakta ve böylece oksijensizlik düzeyine göre beyinde zararlar meydana gelmektedir.
3. GÜÇ DOĞUMLAR (Doğum Tramvaları) : Annenin biyolojik yapısının uygun olmaması, doğuma psikolojik olarak hazırlanmaması, bebeğin iriliği ve diğer nedenlerle bazen doğum güç olmaktadır. Böyle bir durumda doğum kanalından geçen çocuğun kafası sıkışabilmekte dolayısıyla aletli müdahaleleri gerektirmektedir. İşte bu durumlar kanamalara, beyin zedelenmesine neden olduğundan zeka geriliği ve diğer sorunlara yol açabilmektedir. Bunun için doğumun uygun şartlar altında ve zamanında yapılması gerekmektedir.
4. PLASENTA VE GÖBEK BAĞI İLE İLGİLİ ANORMALLİKLER : Doğum sırasında plasenta ya da kordon dolanması sonucu oksijen azalması, boğulma ve kan dolaşımının yavaşlaması nedeniyle beyinde çeşitli hasarlar olmaktadır. Beyin dokusunun oksijensiz kalmaya tahammülü yoktur. Çabuk zedelenebilir. Özellikle 5 dakikayı geçen oksijensizlik halleri dönüşü mümkün olmayan sonuçlara yol açmaktadır.
5. DOĞUM ANINDAKİ CİDDİ BULAŞICI HASTALIKLAR : Doğum yapılan yerin temiz olması, kullanılan aletlerin temiz olması çok önemlidir. Aksi halde çocuk hastalık kapabilir.
6. DÜŞÜK AĞIRLIKLI DOĞUM : 2200 gr' dan düşük ağırlıkta doğan çocuklarda çeşitli gelişim gerilikleri ve zeka geriliği olabilmektedir.
7. SARILIK : Doğumdan sonra görülen şiddetli sarılık zeka geriliğine paralel olarak çeşitli fiziksel gelişim bozukluklarına neden olabilmektedir. (bu durumlarda çocuğun kanı değiştirilerek tedavi edilmektedir.)
8. İKİZ, ÜÇÜZ GİBİ ÇOĞUL DURUMLAR (İkiz, Üçüz vb.) : Bu gibi durumlar da beklenmeyen sorunlara yol açabilmektedir.
9. ÇOCUĞUN ANNE SÜTÜ İLE BESLENMESİ : Anne sütü besin değeri bakımından en uygun niteliklere sahiptir. Özellikle erken doğan çocuklar daha dirençsiz olduklarından anne sütü ile beslenmeleri daha yararlıdır. Anne sütü hastalıklara karşı koruyor.

C) DOĞUM SONRASI NEDENLER

1. ÇOCUĞUN DOĞUMDAN SONRA GEÇİRDİĞİ ATEŞLİ VE BULAŞICI HASTALIKLAR: Çiçek, kızamık, difteri, kabakulak, menenjit, tifo, tifüs, çocuk felci ve şiddetli gripal hastalıklar gibi yüksek ateşli ve bulaşıcı hastalıklar bazen beyin ve merkezi sinir sisteminde fonksiyon bozuklukları ve çeşitli özürlerle birlikte zeka geriliği yapmaktadır. Ancak bu hastalıklara yakalanan her çocuğun mutlaka özürlü olacağı da düşünülmemelidir. Çoğu zaman bu hastalıklar zararsız da atılır.
2. DOĞUMDAN SONRA GEÇİRİLEN TRAVMALAR-KAZALAR : Doğumdan sonra geçirilen travmalar çocuğun beyninde zarar yapacak şiddette olmuşsa bu travmaların şiddetine göre çocuğun merkezi sinir sisteminde hasarlar ve gerilik oluşabilir. Travma bazen beyin kanamasına ve felçlere de yol açabilir. Başlıca travmalar:
a) Baş üzerine düşmeler ( doğumda , doğumdan sonra merdivenden , balkondan , damdan , duvardan , ağaçtan vb.)
b) Başa yapılan darbeler ( anne rahminde veya sonradan)
c) Baş ile toslaşmalar (çocukken büyük ve ağır toplara başla vurma)
d) Trafik kazalarında başa gelen sadmeler
3. HAVALE GEÇİRME: Havale ( konvülziyon ) , yüksek ateşten ya da nörolojik
kaynaklı nedenlerden ortaya çıkan , beynin oksijensiz kalmasından kaynaklanan ve çoğunlukla beyinde hasar bırakan bir durumdur. İki nedenden kaynaklanır:

1. Yüksek Ateşten Kaynaklanan Havale : Yüksek ateş vücut ısısının normalin üstünde olması halidir. 39 , 40 , 41 ve daha yukarı çıkan ateşten dolayı beynin oksijensiz kalması belli bir bölgenin hasar görmesiyle sonuçlanır.
2. Yüksek Ateş Olmadan Ortaya Çıkan Havale :
a) Menenjit (beyin zarının iltihaplanması)
b) Ansefalit (beyin iltihabı)
c) Epilepsi (sara)
Epilepsi dışındaki menenjit ve ansefalitte bayılma (kendinden geçme) tam görülmeyebilir.

ÖNLEM VE TEDAVİ :
Havale sırasında kollar ve bacaklar kontrolsüz olarak titrer ve çocuğun yüzü morarabilir. Bu durum birkaç saniye ya da daha uzun sürebilir. Bu durumda boğulmasını önlemek için karın üstü başı yana dönük olarak bir yastığın üzerine yatırılır ve tıbbi yardım aranır. Doktor gelinceye kadar üstündekiler çıkarılır ve ılık suyla silinip ateşi düşürülmeye çalışılır. Özellikle atardamarların geçtiği boyun, koltuk altı ve kasıklara soğuk bezlerle kompres yapılır. Çocuk kusarsa parmakla ağzının içi temizlenir.
4. BEYİN URLARI-TÜMÖRLERİ : Beyin dokusunun bozulmasına, sonuçta çeşitli özürlere neden olmaktadır.
5. PSİKOSOSYAL VE ÇEVRESEL YOKSUNLUKLAR : Çocuklarda hafif derecede zeka geriliğine yol açar. Bunlar iyi beslenmeme, kalabalık, gürültülü yerde yaşama, tıbbi kontrollerin yetersiz oluşu, akademik ortam eksikliği, uyumsuzluk, kendini zayıf hissetme ve küçük görme gibi duygusal sorunlar, eğitim fırsatının olmayışı ve fakirlik gibi durumlardır. Bu gibi yoksun ortamlarda yetişen çocuklar süt çocukluğu döneminde normaldirler. Fakat okul çağında zihinsel alanda bazı güçlükler yaşarlar. Bu çocukların okul öncesi eğitimleri daha sonraki eğitimlerini olumlu yönde etkilemektedir.


ÖNLEMLER
Özürlü çocuk sahibi olunmaması konusunda genç ana baba adaylarının ve ailelerin şu hususlara dikkat etmelerinde büyük yararlar vardır.

1. Anne adayı hamileliğinin ilk günlerinden itibaren yalnız kendi sağlığından değil, vücudunda 9 ay taşıyacağı bebeğin sağlığından da sorumludur olduğunu iyi bilmeli ve sağlığını olumsuz etkileyecek her türlü bencil isteklerinden uzak durabilmelidir. Bu acı durumlara düşmemesi için de hamilelik süresince sağlık kontrollerini muntazam yapmalı, alkol, sigara, ilaç kullanmamalı, hastalıklardan korunmalı, röntgen çektirmemeli, kirli ortamlardan uzak durmalı ve sağlığını korumasını bilmelidir.
2. Doğum uygun şartlar altında zamanında ve uzman doktor kontrolünde yapılmalıdır.
3. Çocuğun aşıları ihmal edilmemeli ve zamanında yapılmalı,
4. Sık doğumlar ve ileri yaştaki doğumlar yapılmamalı,
5. Anne karnında bebeğin gelişimini olumsuz etkileyen bir etmenin varlığından şüphe edildiğinde amniyosentez incelemesi yapılmalı ve gerekli hallerde bebek sezeryanla alınmalı yada hamilelik sonlandırmalıdır.
6. çeşitli hastalıklı vasıfların ortaya çıkmasına neden olan akraba evliliklerinden uzak durulmalı
7. Anne-baba ve öğretmenler çocukların kafalarını ve bedenlerini muhtemel darbe ve kazalardan korumalıdır.
8. Evlilik öncesi ve evliliğin başlangıcında gençler ve anne-babalar özürlülük nedenleri konusunda çeşitli kanallarla aydınlatılmalıdır.

KAYNAKLAR:

1) Zeka Özürlü Çocukların Yetiştirilmesi (M. Veysi Oymak)
2) Özel Eğitime Giriş (Pr.Dr.Yahya Özsoy; Pr.Dr.M.Özyürek; Pr.Dr.S Eripek)
3) 1.Özel Eğitim Konseyi Kitabı (1991)
4) Geri Zekalı Çocuklar Ve Eğitimleri (Pr.Dr.Doğan Çağlar)
5) Geç Ve Güç Gelişen Çocuklar(Pr.Dr. Rıdvan Cebiroğlu)
6) Özürlü Çocuklar Ve Eğitimleri (Pr. Dr.Şule Bilir)
7) Evinizdeki Doktor (Milliyet Gazetesi Kitabı/ Çeviri )
8) Özel Eğitimde Aile Eğitimi Sempozyumu (Özel Eğitim Rehberlik Ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yayını Nisan 2000)
9) Eskişehir Rehberlik Ve Araştırma Merkezinin ''Aile Eğitimi'' Konulu Yayını
10) Danışılan Çocuk Doktorları
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Özürlülük Nedenleri, Önlemler ve Görevlerimiz" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı İbrahim EREN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak İbrahim EREN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İbrahim EREN Fotoğraf
İbrahim EREN
Çorum
Özel Eğitim Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler İbrahim EREN'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,999 uzman makalesi arasında 'Özürlülük Nedenleri, Önlemler ve Görevlerimiz' başlığıyla benzeşen toplam 50 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:39
Top