2007'den Bugüne 83,082 Tavsiye, 26,199 Uzman ve 18,421 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Coronafobi
MAKALE #21201 © Yazan Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ | Yayın YENİ Mart 2020
CORONAFOBİ


Kendi küçük, etkisi büyük, 2020 yılının başkahramanı Coronaviris, dünya çapında küresel korku ve endişe kaynağına dönüştü. Yeryüzünde tek başına bir korku imparatorluğu oluşturdu. Etkisini ruh sağlığı alanına da sızdırarak, psikoloji literatürünün de kahramanı olmayı başardı ve alada yeni bir kavram oluşturdu: Coronafobi.
Temelde korku duygusu bizi tehlikelere karşı uyararak, hayatta kalmamıza yardımcı bir duygudur. Yaşamımızı sürdürebilmek, tehlike sinyallerini fark edebilmek için korku duygusuna ihtiyacımız vardır. Dolayısı ise asşında korku duygusu insanoğlu için gerekli ve faydalı bir duygudur. Ancak aşırı düzeyde olması ise bizi yüksek olanda işlevsiz hale getirdiği için de bize zarar veren bir duyguya dönüşebilir. Bunu daha iyi anlayabilmek için korku duygusunu evimizin bir alarm sistemi gibi düşünebiliriz. Evimizin alarm sistemi bizi tehlikelerden, hırsızdan ya da bize zarar vermek isteyenlerden koruması için geliştirilmiş bir uyarı sitemidir. Tehlike oluştuğunda bizi uyararak korur ve hayatta kalmamızı sağlar. Ancak bu alarm sisteminin bozulduğunu, tehlikeli olsun ya da olmasın her uyarana tepki vererek sürekli sinyal verdiğini ve tüm gün öttüğünü düşünün. İşte bu aşırı korku, aşırı endişe hali, yani fobik bir durumdur. Nasıl ki tehlikeli ya da değil, her uyarana tepki verip, sürekli öten evinizdeki alarm sisteminin, artık evinizi tehlikelerden korumak gibi bir işlevi kalmadıysa, korku duygunuzun da aşırı olması, aşırı endişe, panik ve fobik durumunuzun da artık sizi tehlikelerden koruma işlevi kalmaz. Sonuç olarak hayatta kalmak için belli oranda korku duygusuna ihtiyacımız var ancak, fazlası bize zarar verir. Bu nedenle insan için bazen korku duygusu, korku nesnesinden çok daha büyük bir tehlike yaratabilir. Şu anda coronavirüs korkusunun, virüsün kendisinden çok daha tehlikeli boyutlara ulaştığına tanık olduğumuz gibi.



Batı toplumları ile ilgili benim kişisel gözlemim onların insanlık dedikleri kavramın daha çok “bireycilik” olduğu yönünde olmuştur çoğu zaman.. Batı toplumu için öncelik her zaman bireyin kendisidir, sonra diğerleridir. Oysa bizim gibi doğu kültürünü özünde taşıyan toplumlarda insanlar bireycilikten çok daha uzaktır. Bizler kendimiz komşusu açken tok yatamayan atalarımızın çocukları olarak tanımlarız kendimizi. Böyle insani değerlerle yoğrulmuş bir toplumun çocukları olarak, coronavirüs paniği bizleri bambaşka bir davranış biçimine, marketlerdeki rafları boşaltma davranışına sürükledi. Parası olan evinde belki kendi kendine çürüyüp gidecek onlarca sebze meyve stoku yaparken, parası olmayan raflarda bir günlük yiyecek gıda maddesi bulmakta güçlük çekiyor. Şu anda bizi virüs öldürmüyor, bizi korku ve panik öldürüyor. Haberlerde İngiltere’de iki gün boyunca hastanede çalışmaktan bedeni yorgun düşmüş bir hemşirenin, mesai sonrası marketten birkaç parça yemek için alış verişe gittiğinde, raflarda yiyecek hiçbir şey bulamayınca “şimdi ben kendimi nasıl besleyeceğim, bir sonraki mesaime kadar nasıl iyi olmayı başaracağım” diye haykırarak ağlamasına tanık oluyoruz.. Durum Türkiye’de de farklı değil, üç kuruş emekli aylığı ile geçinen, ancak günlük sınırlı sayıda alış veriş yapabilen insanları düşünmeden marketlerdeki raflar boşaltıldı. Dünyanın çok büyük bir kıtlık içine gireceği yönünde bir algı oluşturuldu ve insanlar, açlıktan ölecekleri, yiyecek bulamayacakları gibi bir gerçekdışı sanrıya kapıldı. Şimdi komşusu açken, evlerinden stokları ile yaşayan insanlar mutlu musunuz? Korku duygunuz geçti mi? Şimdi stok dolu evlerinizde güvende misiniz? Hayır değilsiniz! İçinizde belki de aç yatan komşunuzdan çok daha büyük bir korku barındırıyorsunuz. Çünkü korku, korkunun kendisinden beslenir. Ne kadar çok korkarsan saniyede çoğalan o kadar çok felaket senaryoların doğar. Marketlerdeki temizlik malzemeleri, maskeler ve kolonyalar yağmalandı. “ben bunun hepsini alırsam, diğeri hiç alamayacak. O hastalanırsa ben de hasta olacağım” gibi çok basit bir matematiksel hesaplamayı yapamamaktan bizi alıkoyan duygu Coronafobidir. Bizi Coronavirüs değil, Coronafobi öldürecek. İnsanlığımızı yok edersek geriye ne kalır ki! Nasıl bir yaşamak kalır geriye..!



Bir diğer boyut da Coronavirüsten korunmak için kullandığımız kimyasallar. Tüm dünyada salgın ortaya çıktığından bu yana, her zaman tüketilen kimyasalların on beş katı oranda kimyasal tüketilmiş durumdayız. Öyle bir virüs paranoyası içindeyiz ki belediyelerin itfaiye araçları sokakları çamaşır suyu ile yıkıyor. Caddeler ilaçlanıyor, yollar, evler, eller, çiçekler, böcekler, duvarlar, her yer, her şey dezenfekte ediliyor. Tabi ki gerektiği miktarda hijyen sağlanmalı, kendimizi ve çevremizi temiz tutmaya özen göstermeliyiz. Ancak şunun da farkında olmalı birileri.. Eğer gelecekte daha büyük bir kimyasal atık birikiminden kaynaklı başka salgın hastalılar yüzünden ölmek istemiyorsak biraz da dünyamıza sağduyulu davranmayı öğrenmeliyiz. Virüsten korunak için kullandığımız aşırı kimyasallar dünyamıza zarar veriyor ve bu zaten bozuk olan ekosisteme daha çok zarar vererek, gelecekte daha büyük felaketlerin yaşanmasına neden olacak. Açık ve net olan bir şey var ki, biz doğadan koptukça ve doğaya zarar verdikçe, davranışlarımızla yaşadığımız yeryüzünün ekosistemini bozdukça küresel felaketlerden dolayı toplu şekilde ölümlerle yüz yüze geleceğiz. Peki ne yapmalıyız, her şeye, insana, doğaya, hayvana, yaşayan her şeye sağduyulu ve duyarlı davranmayı ve doğadan yana davranışlar sergilemeyi artık öğrenmeliyiz. Bizi bu kadar bilinçsiz kimyasal tüketimine iten ve bu davranışlarımızla üzerinde yaşadığımız yeryüzünü yok etmeye iten Coronafobik ruh halimizidir. Coronavirüs korkusu şuurumuzu yitirmemize, şuursuz davranış şekilleri geliştirmeye bizi sürüklüyor. Bindiğimiz dalı kendi ellerimizle kestiğimizin farkında bile olamamaya varan bir şuursuzluk çizgisindeyiz. Kendimize gelmeliyiz. Değilse Coronavirüsten değil, Coronafobiden ve bu fobik durumun neden olduğu aşırı şuursuz davranış şekillerinden öleceğiz.



Korku ve endişe duygusunun en belirgin özelliği bulaşıcı olmasıdır. Ayna nöronlarımız sayesinde bu korku ve panik durumunu, iletişim araçları ve sosyal medyanın da katkılarıyla Coronavirüsün yayılma hızından çok daha fazla ve hızlı şekilde herkese bulaştırıyoruz ve bu toplumsal kaosa neden oluyor. Raflar boşaltılıyor, insanlar herkese potansiyel ölümcül bir silah gibi yaklaşıyor, her saniye herkesin zihninde felaket senaryoları çoğalıyor.. Coronafobik ruh halimiz nedeniyle toplumsal hafızamız olan yaşlılarımıza evden çıkmaması için bağırıyor, kızıyoruz... Yüksek orandaki korku ve kaygı duygumuz onlara bunu anlatmanın düşük volümlü yolları kullanmamızı, onlara şefkatle yaklaşarak, ikna yeteneğimizi devreye sokmamıza engel oluyor.



Coronafobik ruh hali nedeniyle çoğu insan şu anda gece uyku problemleri yaşıyor, her an her yerden virüs çıkıp kendisini hasta edeceği senaryolardan dolayı insanlarda aşırı obsesif davranışlarda (temizlik takıntıları) artışlar gözleniyor. Aşırı kaygı sonucu gelişen çaresizlik duygunusun da sonu depresyona doğru ilerliyor.. Bu şekilde yaşanabilir mi? Tüm bunlara bakınca henüz Coronavirüs bize bulaşmadan, Coronafobi zaten bizi ele geçirmiş durumda. Böyle devam ederek Coravirüsten değil, Coronafobiden öleceğiz… Kendinize gelin…

23 mart 2020 - Fethiye
Uzm. Psikolog Dr. Saadet Elevli
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Coronafobi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Saadet ELEVLİ Fotoğraf
Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ
Muğla
Uzman Psikolog
uzman psikolog, emdr tearpisti, psikoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi13 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ'nin Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,421 uzman makalesi arasında 'Coronafobi' başlığıyla eşleşen başka makale bulunamadı.
► Okul Korkusu Kasım 2015
► Somatizasyon Bozukluğu Kasım 2015
► Yeme Bozukluğu Kasım 2015
► Şizofreni Kasım 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:00
Top