Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Boşanma ve Çocuk
MAKALE #10184 © Yazan Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ | Yayın Aralık 2012 | 2,158 Okuyucu
BOŞANMIŞ AİLELERİN ÇOCUKLARI

Anne-Baba İlişkilerinin Önemi:

Çocuğun kişiliğinin oluşumu, karakterinin biçimlenmesi ve benlik saygısının gelişimi, büyük ölçüde (özdeşim modelleri olan ana-baba kişilik yapılarına bağlıdır.

Çocuğun, anne ve babasının tavırlarını benimseyebilmesi için, ana- baba- çocuk üçgeni arasında sevgi, saygı ve güven olması gerekir.

Huzursuz aile ortamı, bazı durumlarda dağılmış aile ortamı gibi çocuğun olumsuz bir şekilde etkiler ve çeşitli uyum, davranış bozukluklarının sebebi olabilir.

Anne-babanın sürekli tartıştığı veya kavga ettiği bir ortam içinde yetişen bir çocukta, alt ıslatma, dışkı kaçırma, tik, kekemelik parmak emme, tırnak yeme gibi..... Uyum ve davranış bozukluklarıyla okul başarısızlığına rastlanılabilir.


BOŞANMA VE ÇOCUK

Hukuk yönünden boşanma, evlilik sözleşmesinin sona ermesidir. Ancak ruhsal açıdan, ailenin bölünmesine yada tümden dağılmasına yol açan ve bütün aile üyelerini sarsan karmaşık bir olaydır. Boşanmaların büyük çoğunluğunun evliliğin ilk yıllarında olduğu düşünülürse, aile birliğinin bozulmasından en çok zarar görenlerin küçük çocuklar olduğu ortadadır. Gerçekten kişiliğin geliştiği bu ilk yıllarda, çocuk için en önemli şeyin analı- babalı bir yuvada, sevilerek güven duyarak yetişmektir.

Yapılan araştırmalarda bazı batılı ülkelerinde her 4 evlilikten biri boşanma ile bittiği ülkemizde de boşanma sayısında, günden güne artma olduğu görülmüştür.

Yurttaşlık yasasında (medeni kanunda da) boşanma nedeni şu başlıklar altında toplanıyor.

1-
Eşlerden birinin, evlilik dışı cinsel ilişkisi ve aldatması
2-
Eşlerden birinin onur kırıcı suçlardan hüküm giymesi, onursuz bir yaşam sürmesi
3-
Eşlerden birinin, ötekinin canına kıyma girişimleri ve çok kötü davranması
4-
Eşlerden birinin, ötekini bırakıp gitmesi(terketmesi)
5-
Eşlerden birinde ruhsal hastalık görülmesi
6-
Aşırı geçimsizlik ve uyumsuzluk

Sonuncu madde boşanma nedeni olarak en sık ileri sürülenidir.


Boşanma öncesinde ve boşanma sırasında en büyük kavga çocukların çevresinde döner.Ancak bu gürültü patırtı arasında, en çok yüz üstü bırakılanda yine çocuklardır. Ana –baba bilerek yada bilmeyerek çocuğu, kendi çekişmelerinin ortasına atarlar.

Onu yan tutmaya, kimi zamanda arabuluculuk yapmaya zorlarlar. Oysa çocuk için en zor şey, ana-baba arasında seçim yapmasıdır.


BOŞANMASÜREÇİNDE YAŞANAN EVRELER



Evliliğin saygın bir kurum olarak varlığını sürdürdüğü toplumlarda, olumsuz nitelene boşanma, insan hayatında önemli bir stres kaynağıdır. Yetişkin insanlar karşılaştığı en sarsıcı olaydan biri olarak, kişileri bunalıma sürükleyen baskılar yaratılabilir. Boşanmış kişilerde yapılan anketler ve görüşme tipi araştırmalar, boşanma süreci içindeki kişiler uyku ve beslenme bozuklukları baş gösterdiğini, içki ve sigara kullanımının arttığını, iş veriminin azaldığını, kendini yetersiz bulma, yalnızlık hissi ve kaygı gibi olumsuz ruh hallerinin çoğaldığını ortaya koymuştur.


Bahannan;
Boşanan kişinin bir çok alanda değişiklerle baş etmek zorunda kaldığını ileri sürmektedir. Bunları şöyle sıralamıştır:

a) Duygusal Boşanma :
Çiftlerin birbirine yabancılaşmasıyla başlar.

b) Kanuni Boşanma :
Hukuksal olarak boşanmadır.

c) Ekonomik Boşanma :
Para ve malla ilgilidir.

d) Ana-Baba Olarak Boşanma :
Çocuklarla ilgilidir.

e) Sosyal Boşanma:
Arkadaşlık ve sosyal faaliyetlerden olan boşanmadır.

f) Psikolojik Boşanma :
Yeniden bağımsızlığını kazanmadır.

Bahannan’a göre boşanmanın kişiyi karmaşaya sürüklemesinin nedeni bu altı değişimi birden içermesidir.


Evliliklerini tehlikede görüp bir danışmana veya psikologa başvuran eşlerin iletişimlerini düzeltme ve sorunlarını çözmekte onlara nasıl yardımcı olunabileceği konusunda şu önerilerde getirilebilir:


1)
Eşlere atılganlık eğitimi verilerek saldırgan ve suçlayıcı olmaksızın, kendilerini ve birbirlerinden beklentilerini ortaya koymalarını kolaylaştırmak, böylece uzlaşma ortamı yaratmak.
2)
Eşlerin karar alma süreçlerinden geçirilerek seçeneklerini değerlendirmekte kendileri ve ilişkileri açısından en olumlu davranışlarda bulunmanın önünü açmak.
3)
Evliliğin duygusal yatırımı azalmış eşe, evli kalma veya boşanma konusunda kararsızlıklarını sözlü olarak dile getirme fırsatı tanımak
4)
Evliliğe duygusal yatırımı süren eşe, kopan eşe duyduğu öfke ve kızgınlığını sözlendirip katar size varma olanağı tanımak ve enerjisinin yabancı duygu ve davranışa yönlendirmek.
5)
Eşlere birbirlerinde beğendikleri davranışları nasıl pekiştirip çoğaltacaklarını öğretmek; değiştirilemeyecek tutum ve davranışlardan destek almak.

Bütün bu önerilerde özellikle vurgulanması gereken nokta, danışma sürecinde ayrıma veya beraberliği sürdürme kararının danışmanca değil, eşler tarafından alınmasıdır.





BOŞANMANIN ÇOCUĞA ETKİLERİ



3-6 Yaş Çocuklarında görülen davranışlar:

Ø
Altını ıslatma, bebeksi davranışlar gibi gerileme belirtileri
Ø
Ana okulunda hırçınlık, sinirlilik ve kavga etme gibi nedenlerden dolayı dışlanma durumu ile karşılaşmaktadırlar.
Ø
Uyku sorunları ve korkulu rüyalar çoğalmaktadır.


6-12 Yaş Grubunda Çocuklarda Görülen Davranışlar:

Açıklama yapıldığında anlama yeterlilikleri daha fazla olduğundan avantajlı durumdadırlar. Ayrıca sosyal çevreleri daha genişlemiştir. Arkadaşlarının ve öğretmenlerinin duyarlı yaklaşımı sosyal destek sağlar. Buna rağmen;


Ø
Derslere kendini verememe.
Ø
Ders başarılarında düşme.
Ø
Sinirlilik, mutsuzluk.
Ø
Aşırı yeme yada iştahsızlık.
Ø
Sevdiği uğraşlara ilgisinin azalması.
gibi durumlar gözlenebilir.





BOŞANMANIN ÇOCUĞUN OKULBAŞARISINA ETKİLERİ


Kimi durumlarda boşanmanın ardından gelen ilkokul başarısında düşme görülebilir. Duruma göre çok olumsuz koşullardaki bir ev ortamından sonra düzenli ve sakin bir yaşama geçmek çok kısa bir sürüde başarını artmasına yol açabilir. Bu tamamen boşanmadan önceki ve sonraki koşullarla bağlantılıdır.

Okula karşı isteksizlik ve okul fobisi görülebilir. Bunun da çeşitli nedenleri vardır. Ayrılık sonucu çocuğun tek ebeveyn ile kalması, eğer çocuğa yeterince açıklama yapılmazsa bu problem ortaya çıkabilir.

Babası ile kalan bir kız çocuğu evde pek çok ödevi üstlenmiş olabilir veya boşanma maddi darlık çeken annenin yükünü hafifletmek için ergen çocuk okul dışı zamanlarını bir işte çalışmaya ayırmış olabilir.

Okul öncesi çağdakiler bunu saklarlar fakat notları düşer. Anaokulu öğretmenin çocuğu kucaklaması diğer Zamanlara göre biraz daha fazla ilgi göstermesi gerekir.

Küçük çocuklarda fiziksel temas etkili iken, okul çağı çocuğunda özel paylaşım, yardıma hazır olduğunu hissettirmek etkili olur. Ergenlik çağındaki bir çocuğun ise özel durumunu öğretmeninin bilmesi büyük bir rahatlama yaratır. Öğretmen çocuğa pek çok kişinin aynı durumla karşılaştığını anlatıp bunun normal bir durum olduğunu kabullenirse büyük bir destek sağlamış olur. Çünkü okul çağındaki bir çocuk ailesinin diğer ailelerden farklı, eksik yetersiz veya anormal olduğunu dolayısıyla kendisinin de a normal olduğunu ailesi birlikte olanlardan kendisini aşağı görmektedir. Çocuğun bu olumsuz düşüncelerini yenmesinde öğretmen kadar etkili olacak çok az kinse vardır.


ÇOCUĞUN TEPKİLERİ

Böyle bir ortamda çocuğun yaşadığı ruhsal durum nedir?

Boşanma, çocukların kolay kavrayıp benimseyecekleri bir durum değildir. Özellikle okulöncesi yaşlarda büsbütün anlaşılmazdır. Boşanma öncesindeki dönem, ana ve babaların, çocukların gereksinmelerine kör ve sağır oldukları bir dönemdir. Çocuğun aklı karışmıştır, tedirgindir. Kimsenin kendisini sevmediği, düşünmediği duygusuna kapılmıştır. Ortalıkta kalmamak için, ana yada babasından vazgeçmek zorunda olduğunu sanmaktadır.

Anlam veremediği bu gerginlik ve çalışma ortamında, kimse olup bitenleri ona açıklamamıştır. Hala yaramazlıkları da sert tepkilerle karşılanınca büsbütün bocalar. Bu durumda kendini, kavgaların baş nedeni olarak görür.

Karı-kocanın ayrılık öncesinde çocuklar nedeniyle sık sık tartışmaları da çocuktaki bu duyguyu pekiştirir. Çocuk, kötü, yaramaz, söz dinlemez olduğu için,sevgilerini yitirdiğine, yakında yüz üstü bırakılacağını düşünür. Boşanmanın kesinleşmesi korktuğunun başına geldiği duygusunu destekler.

Baba sahneden çekilmiş, bir görünüp bir kaybolmaktadır. Anne, bildiği annesi değildir. Bir yandan çok sever gibi davranmakta, öte yandan babaya göndermekle okutmaktadır. Bu karışık duygular içinde, çocuk yine de birine sığınmak ister. Anne itse de dövse de ona sokulacaktır. Anne ilgisini çekmek için değişik yollara başvurur. Yaramazlıklar, aslı olmayan beden yakınmalarına değin bir çok yol dener. Saçma isteklerle annenin sevgisini sınamaya çalışır. “Başaramazsa =Beni sevseydin alırdın, sen almazsan babam alır!” diyerek anneyi en duyalı yerinden vurur.

Özellikle küçük çocuklar, boşanma ile babayı yitirmeyi bir tutarlar. Anneye yöneltilen “Ben şimdi babasız ne yapacağım?” yada “Şimdi benim babam kim olacak?” gibi sorular bunu açıkça kanıtlar.

Okul çocukları, ana-baba ayrılığını ayıp bir olay gibi saklama eğilimindedirler.

Kimi çocukta, baba ayrılığından sonra ortaya çıkan bu bırakılma korkusu, o denli güçlüdür ki; çocuk ancak anneye yapışarak, anneyi gözünün önünden ayırmayarak tedirginliğinin gidermeye çalışır. Annenin zamanında eve gelmeyişi yada habersiz bir yere gidişi ürkü (panik) derecesine varan ağlamalara, öfke nöbetlerine yol açar. Hele bu durumda bir çocuk, babanın gidişinden anneyi sorumlu tutuyorsa, annenin zor durumu daha iyi anlaşılır. Anneyi şaşırtan bu durum, çocuğun kendi tedirginliğini annesine yansıtmasından başka bir şey değildir. Çocuk karma karışık duygularını, ana babasına geçtiği kimseye, yani annesine boşaltır.

Çocuklarda, ana ve baba ayrılığına bağlı olarak ortaya çıkan ruhsal belirtiler çok çeşitlidir. Huysuzluk, hırçınlık, tedirginlik ve saldırgan davranışlar en sık görünen belirtilerdir. Uyumsuzluk belirtileri, çocuğun yaşına, boşanmadan önceki örselenmesine ve boşanma sonrasında dönemde, ana babayla ilişkilerinin niteliğine niteliği ne göre değişir. Bu belirtilerin kalıcı olup olmaması da yine çok çeşitli etkenlere bağlıdır. Bu bakımdan boşanma, çocukta ruhsal dengesizlik yaratan tek neden olarak görülmemelidir.

Tek bir çatı altında yaşamasalar da ana-baba sevgisinden ve desteğinden yoksun kalmaya bir çocuğun ruh sağlığının bozulması gerekmez. Ancak her boşanmada, çocukların belli ölçüde örselendikleri de bir gerçek. Bunu en aza indirmek, ana-babaların yanlış tutumlarından kaçınmalarıyla sağlanabilir. Başarısız eşlerin, ana-baba olarak da başarısız olmaları gerekmez. Kendi duygularına yenilmeyen ana-babalar, boşanma fırtınası atlatıldıktan sonra, çocukların sarsılan güvenlerini geri getirebilir, yaraları sarabilirler. Bu bakımdan boşanması kesinleşmiş eşlere şunları anımsatmak yarar sağlar.


1-
Çocuğa boşanmanın ne demek olduğunu açık ve yalın bir dille anlatın. Bunu, eşinizi kötülemeden ve suçlamadan yapın. Geçinemediğinizi, bir arada mutlu olmadığınızı, çabaladığınız halde anlaşmazlıkları gideremediğinizi belirtin. Yeniden birleşme umudu vermeyin. Sen istersen barışırız” gibi sözlerden kaçının.
2-
Boşanmanın, onu bir süre mutsuz edeceğini bildiğinizi söyleyin. Boşanmada bir suçu olmadığını, onunla ilgisi bulunmadığını belirtin. Ana-baba sevginizin süreceğini, boşanmayla, ana ve babadan birini yitirmeyeceğini vurgulayın.
3-
Çocuğu, eşinizle olan çatışmanızın dışında tutmaya çalışın. Onu kazanma yarışına girmeyin. Barışmak için aracı yapmayın.
4-
Duygularınıza yenilip, çocuğu, yan tutmaya zorlamayın. Size yaranmak için eşinizi kötülemesine izin vermeyin. Eski eşinizi olduğundan daha iyi gösterme çabasına girmeyin.
5-
Eski eşinizden öç almak için, çocuğu ondan yoksun bırakmayın. Bu durumda, asıl cezalanan eski eşiniz değil, çocuğunuzdur.
6-
Çocuk ana ve baba arasında top gibi gidip gelmemelidir. Bir evi, asıl evi olarak benimsemelidir. Çocukta sarsılan güven duygusu, ayrı yaşayan ana ve babayı sık görmesiyle değil, düzenli aralarla ve sürekli görmesiyle onarılabilir.
7-
Çocuğa acıma duygularıyla yada şımartarak eğitmeyin. Çocuğun da tedirgin ve güvensiz olduğunu düşünerek, aşırı tepkilerden kaçının. Hele ana veya babasına göndermekle korkutmayın. Çocukta gördüğünüz olumsuz davranışları eski eşinize benzetmekten kaçının: “Ne olacak! Babasının oğlu, babandan ne hayır gördüm ki senden göreyim!” gibi ağır sözler kullanmayın.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boşanma ve Çocuk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Alaaddin DEBGİCİ Fotoğraf
Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ
Denizli
Psikolojik Danışman
Aile Çocuk Ergen ve Yetişkin Terapisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi182 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ'nin Makaleleri
► Boşanma ve Çocuk Psk.Dnş.Adem TATAR
► Boşanma ve Çocuk Psk.Sinem ERUSTA DÜNDAR
► Boşanma ve Çocuk Psk.Dnş.Aslı DENİZ
► Boşanma ve Çocuk Psk.Gizem HÜNERLİ
► Boşanma ve Çocuk Psk.Gonca KAYNAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,475 uzman makalesi arasında 'Boşanma ve Çocuk' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:08
Top