2007'den Bugüne 73,535 Tavsiye, 24,410 Uzman ve 16,654 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Boşanma ve Çocuk
MAKALE #15458 © Yazan Psk.Gizem HÜNERLİ | Yayın Ekim 2015 | 1,118 Okuyucu
BOŞANMA VE ÇOCUK

Son yıllarda boşanma oranlarının artmasıyla birlikte boşanmanın çocuklar üzerine etkisi daha da önem kazanmaya ve araştırılmaya başladı. Yapılan araştırmaların sonuçları kadının modernleşme sürecinde çalışabiliyor, üretebiliyor olması, ekonomik özgürlüğünü eline almasıyla bağımsız hale gelmesinin boşanma oranlarını arttırdığını doğrular nitelikte. Karı-koca olmanın ötesinde ilişkide ciddi problemler varsa kadın ve erkeğin bireysel mutluluğu ve yaşam doyumu adına boşanmayı tercih etmesi aile sistemi açısından çoğu zaman sağlıklı olan karardır. Ancak çiftler çocuğa/çocuklara sahip ise bu geçiş dönemleri bazı aileler için sancılı olabilmekte ve çocuklar üzerinde olumsuz birçok etki oluşturabilmektedir. Bu dönemde çocuğun yaşı, cinsiyeti, ailenin tutumu, boşanma kararını açıklama şekli ve çevrenin etkisi çocuğun hem ruhsal hem de sosyal gelişimini önemli ölçüde etkileyebilmektedir.

ANNE VE BABALAR KARARI AÇIKLARKEN NELERE DİKKAT ETMELİ

Boşanma dönemlerinde ebeveynlerin sıklıkla yaptığı hata çocuğa bu kararı açıklama zamanı konusunda olmaktadır. Çocukların da yeni düzene ve boşanma kararına uyum sağlayabilmesi için zamana ihtiyacı olacaktır. Bu nedenle ne çok erken ne de çok geç söylenmemesi gerekmektedir. Zamanlama ile eş zamanlı olarak bunun çocuğa nasıl söylendiği de bir o kadar önemlidir. Çocuğun yaşı, cinsiyeti gibi faktörler gözönüne alınarak onun anlayabileceği düzeyde açık ve net ifade edilmelidir.

Anne babaların uzmanlara sıklıkla sordukları soru konuşmanın nerede ve kim tarafından yapılacağıdır. Ebeveynler bu konuda çoğu zaman açıklamayı bir uzmanın yapmasını talep etselerde çocuk için en uygun olanı, ayrılık konuşmasının anne ve baba tarafından beraberce çocuğun kendi odası, evleri gibi kendini güvende hissedebileceği bir alanda yapmasıdır.

Açıklama şekli çocuğun yaşına göre değişiklik gösterir. Küçük çocuklar için hikayelerle açıklanabildiği gibi daha büyük çocuklar için karşılıklı konuşarak anlatılabilir. Açıklama şekli nasıl olursa olsun içeriğinde anne vebabalık rollerinin sona ermediğinin belirtilmesi oldukça faydalı olacaktır. Yapılan açıklamanın ardından sıklıkla çocukları gelecek ile ilgili belirsizlik korkutmaktadır. Bundan sonra ne olacak?, anne ve baba bir daha yan yana gelmeyecek mi, kiminle kalacak?, diğer ebeveyni ile nasıl ve nerede görüşecek gibi sorular çocukları huzursuz edebilir. Bu nedenle anne ve baba beraber bundan sonraki düzenin nasıl olacağı ile ilgili açık bir şekilde konuşmalıdır. Çok sayıda çocuk varsa hepsine aynı anda söylemek çocukların kendini daha güvende hissetmesini aynı zamanda kardeşlerin birbirlerinden destek almalarını sağlayacaktır.

Boşanma durumlarında genellikle çocuklar kendilerini suçlama eğilimindedirler. Annem ve babam beraberdi, mutluydu, ben geldim ayrılıyorlar gibi düşünceler sıklıkla ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple anne babanın boşanmasının çocuğun suçu olmadığı açıkça anlatılmalı ve çocukların anlayabileceği şekilde boşanmanın nedeni ile ilgili bir paylaşımda bulunmaları çocuğu rahatlatacaktır. Anne ve baba beraberce birbirlerini arkadaş olarak sevdiklerini ancak artık sevgili gibi sevmediklerini bu nedenle arkadaş kalmaya karar verdiklerini, karı koca boşanacak olsalar bile, anne ve baba olarak boşanmayacaklarını açıklamaları faydalı olacaktır.

ÇOCUĞUN YENİ DÜZENE UYUMUNU KOLAYLAŞTIRAN FAKTÖRLER NELERDİR

Çocuğun boşanma olayına uyum süreci ölüm gibi kayıplara bağlı olaylara uyum sürecinden daha uzundur. bu uyum süreci çocuklarda 5 evrede yaşanır.

1- Boşanmayı Reddetme
2- Boşanma Durumunu Oluşturan Nedene Karşı Öfke
3- Anne ve Babayı Bir Araya Getirme Çabası İçinde Olma
4- Depresyon ve Kaygı
5- Boşanmayı Kabullenmedir.

Çocukların boşanma sürecine uyumunu zorlaştıran en önemli faktörlerden biri anne ve babanın çocuğa aşırı hassas davranarak, mevcut ebeveyn tutumunu değiştirmesi, çok daha müsamahakar davranması, her istediğini yerine getirmesi, sınır ve kural koymamasıdır. Çocuk yeni düzeninde de hem anneden hem de babadan gereken ilgi ve desteği görmelidir. Ancak zor dönemden geçiyor diye sıkça müsamahakar davranmak, çocuğun psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkileyebileceği gibi aile içi problemlere de sebep olabilir. Anne ve baba farklı bir tutum sergilediğinde çocuk olağanüstü bir durum olduğunu düşünüp endişelenebilir, süreç içinde anne ve babasının bu zaafını onlara karşı kullanabilir. Bu dönemde en doğru olan mevcut kural ve sınırların devam etmesi, anne ve babanın tutarlı ve sürdürülebilir bir tutum göstermeleri olacaktır. Çocuğun rutinini bozmadan uyku ve beslenme programı gibi aynı düzenin devam ettirilmesi uyum sürecini kolaylaştıracaktır.

Boşanma sonrası çocukla daha sınırlı zaman geçirecek olan tarafın da çocukla samimi ve açık bir iletişimi olmalıdır. Özellikle yoğun olduğu dönemlerde çocukla açıkça konuşması faydalı olacaktır. yoğun olduğunda ya da şehir dışında olacağında çocuğa bunu ifade etmeli “ önümüzdeki günlerde ........ olacağım için seni çok fazla arayamayabilirim ama seni düşünüyor olacağım, sen istediğin zaman beni arayabilirsin” gibi ifadelerle kendini ulaşılabilir konumda tutması çocuk için en sağlıklı yaklaşım olacaktır. Çocuklar hiçbir durumda anne ve babaya gönderilmemekle korkutulmamalı ya da ceza olarak zorla gönderilme konusunda tehdit edilmemelidir.

Boşanma sürecine adaptasyonu kolaylaştıran en önemli etken anne ve babanın bireysel anlamda mutlu ve huzurlu olmasıdır. Ebeveynlerden birinin endişeli, öfkeli veya mutsuz olması çocukların da endişelenmesine sebep olabilir. Anne ve babalar duygusal gerginliklerinin yoğun olduğu bir dönem içerisinde olduklarından dolayı çocuğun yanında çok sık tartışmalara girebilmekte, çevrede karşı taraf hakkında olumsuz konuşmalar yapabilmekte, çocuğa diğer ebeveyni şikayet edebilmekte ve hatta çatışma çözümünde çocuğu araç olarak kullanabilmektedirler. Eğer, çocuklar anne-baba arasında bir haberci gibi kullanılırlarsa, anne veya baba çocuğu sürekli kendi tarafına çekmeye çalışıp karşı tarafı kötülemeye çalışırsa, anne ve baba arasında bütün diyalog kesilmişse, çocuğun boşanma sonrası, yaşadığı ev ve sosyal çevre tümüyle değişmişse, bu çocuğun boşanmayı bir travma olarak yaşayacağını düşünebiliriz. Yapılan araştırmalar boşanma sonrası dönemde, fazla ilgi ve destek görmeyip örselenmiş olan çocukların, ergenlik ve yetişkinlik döneminde, karşı cins ile ilişkilerinde çeşitli zorluklar yaşadıklarını göstermektedi. Bu nedenle anne ve babaların tutum ve davranışları hakkında değerlendirme yapmaları, yukarıda bahsedilen davranışları yapmamaları çocuklar için faydalı olacaktır.

BOŞANMA SONRASI ÇOCUKLARDA SIKÇA GÖRÜLEN DUYGULANIM VE DAVRANIŞLAR

- Korku,
- Öfke,
- Suçluluk,
- Yalnızlık duygusu,
- Reddedilme
- Regresyon (Yaş döneminin altında davranışlar göstermesi),
- Uyku problemleri,
- Mastürbasyon,
- Sosyal uyum sorunları,
- Okul sorunları,
- Akademik performansta düşme,
- Bedensel yakınmalar,
- Yeme bozukluklarıdır

Boşanmanın, çocukların gelişimleri ve davranışları üzerindeki olumsuz etkisini en aza indirmek için ebeveynlerin bilinçli olmaları ve gerekli durumlarda uzmandan yardım almaları yararlı olacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boşanma ve Çocuk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Gizem HÜNERLİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Gizem HÜNERLİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Gizem HÜNERLİ'nin Yazıları
► Boşanma ve Çocuk Psk.Dnş.Adem TATAR
► Boşanma ve Çocuk Psk.Sinem ERUSTA DÜNDAR
► Boşanma ve Çocuk Psk.Dnş.Aslı DENİZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,654 uzman makalesi arasında 'Boşanma ve Çocuk' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bahar Yorgunluğuna Dikkat Ağustos 2016
► Sosyal Jet-Lag Sendromu Ağustos 2016
► Kardeş Kıskançlığı Haziran 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:29
Top