2007'den Bugüne 83,826 Tavsiye, 26,309 Uzman ve 18,757 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Kalp Krizi mi Panik Atak mı? Yoksa Sadece Kaygı mı?
MAKALE #18825 © Yazan Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ | Yayın Eylül 2017 | 2,103 Okuyucu
Panik bozukluklarla ilgili gelen sorular bu konuda daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğunu düşündürdü. Bu sebeple konuyla ilgili 2. paylaşımımı yapıyorum. Gelin şu Panik Atak neymiş beraber bir inceleyelim...

Panik bozukluk halk arasında panik atak olarak bilinir. Panik atak ya da panik bozukluk endişe dediğimiz kaygının çok yoğun yaşanması durumudur. Bu sebeple fobiler gibi travma sonrası stres bozukluğu gibi takıntılar kaygı bozuklukları adı altında değerlendirlir.
Paniği anlamamız için önce korkuyu anlamalıyız. Korku bir tehlike anında ortaya çıkan otomatik bir alarmdır.

Panik bozukluğun ortaya çıkış sebebi ile ilgili kesin bir şey söylemek zor olsa da yapılan çalışmalar genetik faktörlerin etkili olduğunu bununla beraber kişilik özelliklerinin, önemli çevre ve yaşam olaylarının oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Genellikle 20 yaşlarda başlamakla birlikte yaşamın herhangi bir döneminde de görülebilmektedir. Tanı alan kişilerle yapılan çalışmalar kadınlarda erkeklere oranla daha sık ortaya çıktığını göstermektedir.

Şimdi üzerimize doğru kükreyerek koşan bir aslan hayal edelim. Böyle bir durumda ne olurdu? Birçok kişi için panik yaratacak bir durumdur. Böyle bir durumda herkesin vücudunda birçok değişiklik hissedilir. Kalbin hızlı çarpması, hızlı nefes alma, terleme, huzursuzluk gibi değişiklikler en sık hissedilenlerdir. Tüm bunlar alarmdır. Tehlikeden uzaklaşmamız için ya da tehlikeye karşı kendimizi savunmamaız için bize alarm gönderir. Yani bu alarm aslında hayatta kalmamızı sağlar. Peki gerçekte bir tehlike olmadığında bu alarm yine yaşanabilir mi? Aslında evet. Panik bozukluğun temelinde olan bu alarm bir tehlike olmadn ortaya çıkan bir alarmdır. Buna biz yanlış alarm diyoruz. Aslında bir tehlike yokken beynimiz bir tehlike varmış gibi bir alarm gönderir ve bizde kötü birşey olacak diye bekleriz.

Bahsettiğimiz alarm durumu tüm canlılarda aynı çalışır. Tıpkı bu kedinin harekete geçmek için bedenini hazırlaması gibi bizlerde alarm durumunda bedenimizi harekete hazırlarız. Sempatik sinir sistemi vücudun enerjisini arttıran ve harekete hazırlayan kaçma ve savaşma tepkisinden sorumludur. Bir tehlike ya da kötü bir şey olacak düşüncesi ile ortaya çıkan olası tehlike algısı, sempatik sinir sistemini harekete geçirir ve kişinin kendini korumasını sağlamak adına enerjisini arttırmaya hazırlanır. Vücudumuz enerji üretebilmek için akciğerlerimizden yardım ister. Çok sık nefes alıp vermeye başlarız. Bu da nefes darlığı, boğuluyormuş gibi olma göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissetmemize sebep olur. Sonrasında kalp devreye girer ve daha fazla ve hızlı atmaya başlar. Bu da çarpıntı hissetmemize sebep olur. Kan basıncı artar ve kan kaslarımıza pompalanır. Bu da atak sırasında terleme, titreme, ateş basması hissetmemize sebep olur. Biraz zaman geçtikten sonra derimize az kan pompalandığı için uyuşmalar ve karıncalanmalar hissederiz. Kan kaslara pompalandığı için sindirim sistemine az kan gider bu sebeple de bulantı, karın ağrısı ve midede rahatsızlık hissederiz. Sık nefes almamız kanımızdaki oksijen miktarını arttırdığı için kendimizi ve çevremizi farklı, değişmiş ve tuhaf gibi algılayabilir, kontrolümüzü kaybedecekmiş gibi hissedebiliriz. Baş dönmesi ve sersemlik yaşamamızın sebebi de kanımızdaki oksijen miktarının fazla olmasıdır.

Gerçek panikte bir tehlike vardır, sonrasında kişi normale döner ve tekrar panik yaşayacağı için endişelenmez, bazı durumlardan kaçınmaz ve beklenmedik zamanlarda atak yaşamaz.

Şimdi bir değerlendirme yapalım. Bakalım sizdeki kaygı mı yoksa panik atak mı?
Aşağıdaki sorulara
Hiçbir zaman cevabı için 1 puan
Bazen cevabı için 2 puan
Her zaman cevabı için 3 puan veriniz.

1- Çıldırmaktan ya da bedenimden ayrılmaktan korkuyorum.
2- Dışarı çıkarken mutlaka yanımda biri bulunsun isterim.
3- Bir gün sokakta yürürken fenalaşır ve yardım bulamazsam diye endişeleniyorum.
4- Evden çıkarsam başıma bir şey geleceğini düşünüyorum.
5- Nefesim daralıyor.
6- Çarşıda, sokakta, pazarda, metroda… Yalnız kalmak istemem.
7- Midem hassastır ve ağrı,hazımsızlık ve rahatsızlık olur.
8- Kontrolümü kaybedeceğimden korkuyorum.
9- Dengemi kaybetmekten korkuyorum.
10- Çok kötü şeyler olacak diye korkuyorum.

Değerlendirme:
24- 30 Panik Bozukluk olabilir:
Kaygı ile lgili yaşadığınız sorun şiddetli gibi gözüküyor ve sıklıkla tek başınıza başetmenizi zorlaştırıyor. Konu ile ilgili bir uzmandan yardım almanızda fayda var.

15-23 Kolay paniğe kapılan kaygılı bir yapı: Yaşadığınız sorun Panik Bozukluk gibi gözükmese de genel olarak kaygılı bir yapınız var. Belirsizliğe tahammülsüzlük, hep kötü bir şey olacağı düşüncesi sizi günlük hayatınızda oldukça zorluyor gibi gözüküyor. Duygu ve düşüncelerinizi kontrol etme becerinizi geliştirmenizde fayda var.

0-14 Sakin: Genel olarak sakin bir mizacınız var. Stres durumlarında bile otokontrolü bırakmıyorsunuz. Panik Bozukluk sizden çok uzak.

Panik atak belirtileri aniden ortaya çıkar ve genellikle 10 dakika içinde en şiddetli haline ulaşır. Çoğu panik atak ortalama 10 dakika içinde ortaya çıkar, şiddetlenir ve yavaşça geçer. Bazı durumlarda 20-30 dakika içinde sonuçlanır. İnsanlar panik atak sırasında bedenlerinde meydana gelen değişiklikleri yanlış yorumlarlar ve gerçekten kötü bir şey olacağını düşünürler. Böyle bir durumda yoğun bir korku hali ortaya çıkar. Bu korkuyu bastırmak için de bazen yanlış yollar deneyebilirler. Örneğin atak sırasında çarpıntı ve nefes darlığını kalp krizi geçiriyorum olarak yorumlayan bir kişi atak sırasında korkup acile koşabilir. Ya da endişelerinden kurtulmak ve rahatlamak için alkol alabilir. Bunlar anlık rahatlama sağlasa da uzun vadede atakları daha çok tetiklemektedir.

Panik bozukluk tedavisi olan bir hastalıktır. Ancak kişiler tedavi arayışına girmediğinde ve kendi kendine baş edemediğinde bu hastalık hayatlarında başka sorunlara da yol açabilmektedir.

Başkalarına bağımlı yaşam döngüsü
Sosyal izolasyon
İş gücü kaybı
Ekonomik güçlükler
Alkol madde kullanımı ve sosyal sonuçları
Evlilik sorunları

Bazen tekrar bir atak gelirse ne yaparım korkusuyla kişiler atak yaşadıkları ortamlardan kaçabiliyorlar. Çarşıya çıkmama, Metroya, otobüse binmeme gibi kaçınmalar bir süre sonrasında agorafobiye neden olabiliyor. Böyle bir durumda elbetteki panik bozuklukla baş etmek daha da zorlaşıyor ve kişişnin hayatında sosyal ilişkileri, bireysel işlevselliği, iş hayatı gibi alanlarda sorun yaratabiliyor. Bu nedenle tetikleyeceğini düşündükleri durumlardan kaçınmamak gerekir.....

Peki Panik Atakla Nasıl Baş Edebilirim

- Nefes Egzersizi: Bu teknik her yerde uygulanabileceği için oldukça kolayır. Amacı panik hissettiğinizde artan solunumunuzu yavaşlatmaktır. Yavaşça çok derin olmayan bir nefes alın ve sekiz saniye boyunca tutun, yavaşça soluğunuzu dışarı verin. Sonra ağır ağır üçe kadar sayarak nefes alın ve üçe kadar sayarak verin. En az bir dakika kadar devam edin. Bu tekniği daha kolay yapmak için kese kağıdı örneği veilebilir.

- Acil Durum Kartları: Atak sırasında sizi yönlendirebilecek ya da yardım için arayabileceğiniz kişilerin adı yazılı olan ya da size iyi gelen bir tekniğin yazılı olduğu küçük kağıtları cebinizde ya da çantanızda taşıyabilirsiniz. İhtiyaç halinde çıkarıp okumanız sizi rahatlatacaktır.

- Lastik Bant: Bileğinize gevşek bir lastik bant takın. Panik atapın başladığını hissettiğinizde lastiği hafifçe bileğinizin iç kısmından çekin ve bırakın. Bileğinizde hissettiğiniz bu etki dikkatinizi başlangıçtaki panik belirtisinden başka yöne çevirmenize yardımcı olacak ve yavaş nefes almanız ya da kartlara bakabilmeniz için size zaman kazandıracaktır.

- Egzersiz: Egzersiz stresle baş etmenizi kolaylaştırır. Gerginliği ve huzursuzluğu azaltır. Özellikle günün çoğunu masa başında veya evde oturarak geçiriyorsanız fiziksel hareket size iyi gelecektir. Yürüyüş, merdiven kullanmak vb. Hareketler rutine eklenebilir. Atak geçiren kişiler yorulduğunda ve nefes nefese kaldıklarında atak geçireceği, kalp krizi ya da bayılma gibi kötü bir şeyi tetikleyeceğinden korkar. Aksine egzersiz ve hareket atağı tetiklemez.

- Dikkat Dağıtma Yöntemleri: Neden uyku tutmadığında koyunları sayarız hiç düşündünüz mü? Uyumak zorunda hissettiğimiz için dikkatimiz uykudadır ve o uyku biz dikkat ettikçe gelmez. Eğer koyunları sayarsak dikkatimiz dağılır ve uyku kendiliğinden gelir. Saymak dikkatinizi dağıtacağı için atak başladığı anlarda uygulamanız yardımcı olacaktır. İçinizden sayı saymayı ya da etrafınızdaki nesneleri, arabaları, insanları saymayı deneyebilirsiniz. Örneğin; kırmızı renkli olan şeyleri saymak, beyaz arabaları saymak ya da 4576 dan 2şer 2şer geri saymak gb.

Günlük hayatın endişelerinden uzak, hoş ve keyifli bir ortamda olduğunuzu hayal etmek rahatlatıcı olabilir. Kaygının ilk işaretini hissettiğinizde zihninizdeki, bir filmdeki ya da bir kitaptaki hoş bir sahneyi hayal etmeye çalışın. Sadece sizin için özel olan bir sahneyi düşünün ve olabildiğince ayrıntılandırmaya çalışın. Sesler, okular, görüntüler vb.

- Günlük Rutin: Uyku; Eğer zinde kalkmıyorsanız uyku düzeninizi değerlendirmenizde fayda var. Uyku ihtiyacı kişiye göre değişeblir. Bazıları 7 saat uykuyla zinde kalkarken bazıları 6 bazıları 8 saat uyumaya ihtiyaç duyabilirler. Uyku rutininizin olması stresle baş etmenizi kolaylaştırır. Ayrıca uykusuzluk Daha kaliteli uyku için, Özellikle yatmadan önce müzik dinleyebilir, daha az yorucu şeylerle ilgilenebilir, gevşeme egzersizi yapabilirsiniz.

Besleneme: fiziksel sağlık ile zihinsel sağlık yakından ilişkilidir. Bedenin ihtiyaçlarına göre makul bir şekilde beslenmek stresle savaşmanın ilk adımıdır. Eğer genellikle dengesiz besleniyorsanız, kan şekeri seviyenizin oynamaması için düzenli öğünler halinde beslenmeye çalışın. Kan şekerindeki dalgalanmalar kaygının belirtilerine çok benzer.çok fazla çay, kahve, kola içmek ya da fazla çikolata yemek panik atak riskini arttırır. Nikotin kaygıyı arttıran güçlü bir uyarıcıdır. Alkol de panik atağı tetiklemektedir. Gün boyu bol sıvı almaya çalışın, yeterince meyve ve sebze yediğinizden emin olun, düzenli yiyin uzun süre aç kalmamaya çalışın, sıkı rejimden kaçının, oruç tutmakta kan şekerinde oynama yapacağı için kaygı benzeri belirtiler yaratabilir.

Sağlıklı günler...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kalp Krizi mi Panik Atak mı? Yoksa Sadece Kaygı mı?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gizem HÜNERLİ Fotoğraf
Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi33 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ'nin Yazıları
► Panik Atak mı Kalp Krizi mi? Psk.Merve EKŞİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,757 uzman makalesi arasında 'Kalp Krizi mi Panik Atak mı? Yoksa Sadece Kaygı mı?' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bahar Yorgunluğuna Dikkat Ağustos 2016
► Sosyal Jet-Lag Sendromu Ağustos 2016
► Kardeş Kıskançlığı Haziran 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:23
Top