1997'den Bugüne 73,063 Tavsiye, 24,335 Uzman ve 16,562 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu
MAKALE #16926 © Yazan Psk.Gizem HÜNERLİ | Yayın Temmuz 2016 | 780 Okuyucu
Kontrolsüzce Yemek Yeme

- Yemek yerken kendinizi kontrol edemediğinizi mi hissediyorsunuz?
- Günün büyük bir kısmında yemekle ilgili şeyler mi düşünüyorsunuz?
- Gizli gizli mi yersiniz?
- Kendinizi rahatsız hissedene kadar mı yersiniz?
- Sıklıkla endişeden, stresten kaçmak ve rahat hissetmek için mi yersiniz?
- Yemekten sonra pişmanlık ve suçluluk mu hissediyorsunuz?
- Yeme davranışını durdurmak isteseniz bile yapamıyor musunuz?
Öyleyse sizde de Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu olabilir...

Yemek yemek fizyolojik bir ihtiyaçtır. Günlük enerji tüketimine, yaşa, faaliyete ve bünyeye göre fizyolojik açlık süresi ve şiddeti kişiler arası farklılık gösterir. Acıkırız, yemek yeriz, doyarız, bir süre sonra gene acıkırız. Bazı kişiler için bu döngü daha farklı işleyebiliyor. Yani fizyolojik olarak acıkmasa da kendini aç hissedebiliyor ya da aç olmasa bile yemek yemek isteyebiliyor ve karşı koyamıyor. Kişinin yemek yeme davranışı üzerinde kendini kontrol edememesi ve dürtüsel yemek yemesi, Yeme Bozuklukları tanı grubu altında, Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu olarak adlandırılmaktadır.

Normal açlık, kişinin yemek yemesinden ortalama 3 - 4 saat sonra fizyolojik olarak hissettiği açlıktır. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu olan kişiler dürtülerine hakim olamadan aşırı yerler ve genelde gerçek fizyolojik açlığı hissetmezler. Çünkü zaten aralarda kaçamaklar yapmışlardır. Yoğun olarak yaşanan stres, öfke, üzüntü gibi duygular hissttiklerinde yemek yeme davranışı haz verdiğinden bu duyguları bastırmaya çalışır, duygusal açlığı yemek yiyerek tolere etmeye çalışırlar. Özetle dürtüsel yeme davranışı birçok kişi için hissetmek istemediği bir duygudan kaçmak için kullanılan bir başa çıkma mekanizmasıdır.

Yemek yeme ve yediğimiz yiyeceklerle ilgili çeşitli çağrışımlar geliştiririz. Bunlar genellikle kişisel deneyimlerimize bağlıdır. Yani bu durum çoğunlukla öğrenilmiş bir davranıştır. Örneğin bir gün işten eve geldiğinizde yoğun stres altında oturmuş yemek yemiş ve kendinizi iyi hissetmişseniz, ertesi gün stres altında arayacağınız ilk şey yiyebileceğiniz bir şeyler olacaktır. Bu çağrışımlarda medyanında etkin bir rolü var. Özellikle çikolata ve dondurma reklamlarında yeme davranışı sonrasında kullanılan sözel uyaranlar ve verilen görsel mesajlar yeme davranışı sonrasında hissedilen olumlu duygulara yöneliktir, iyi hissetmek için yeme davranışına eğilim yaratır.

Tıkınırcasına Yemek Yeme Bozukluğu'nun Duygusal Belirtileri
* Stres ve gerginliği o anda yanlızca yemek yiyerek atacağına inanmak,
* Yemek yerken bulunduğu yerden izole olmak, duygu ve düşünce olmadan sadece yemek yemek,
* Ne kadar yerse yesin asla memnun olmamak,
* Sıklıkla kendini uçlu, depresif ve tiksinti hissetme şeklinde sıralanabilir.

Araştırmalara bakıldığında dürtüsel yeme davranışının ortaya çıkmasında erken çocukluk dönemine dayalı bazı etkenlerin olduğu gözlemlenmektedir. Freud’un öncülük ettiği psikanalitik kurama göre dürtüsel bir şekilde aşırı yemek yemek davranışı oral fiksasyona yani psikoseksüel gelişim evrelerinden ilk aşama olan oral evrede takılıp kalmaya bağlı gelişebilir. 0 – 1 yaş arası dönemi kapsayan oral dönemde,bebeğin haz kaynağı ağızdır. Bu nedenle bebekler herşeyi ağızlarına alarak tanımaya çalışırlar. Haz aldıkça, özellikle anne memesini emdikçe doyuma ulaşırlar. Yeterli doyuma ulaşamayan veya aşırı doyuma ulaşan bebeklerde oral evreyi sağlıklı tamamlayamaz ve saplanıp kalırlar. Bu da gelecekte hazzın ağız bölgesinde kalmasına buna bağlı olarak da oburluk, sigara tiryakiliği gibi davranışların ortaya çıkmasına sebep olur.

Yeme Bozuklukları Kimlerde Daha Sık Görülür
1) Sosyo-kültürel Faktörler: Kadınlar üzerinde kariyer sahibi olmak ve geleneksel roller arasında ortaya çıkan çatışmalar, kişisel kontrolü sağlamaya yönelik çabaları arttırmaktadır. Bazı meslekler ise modellik, balerinlik gibi doğrudan fizik görünüme bağlıdır. Bu meslek gruplarındaki kadınlar yeme bozuklukları için yüksek risk taşırlar.
2) Genetik Faktörler: Genetik mirasında depresif bozukluk, alkolizm, obesite veya yeme bozukluğu bulunması, kişide yeme bozukluğu gelişme riskini attırmaktadır. Monozigot ikizlerde, anoreksia nervoza korkordans oranı %50 iken, dizigot ikizlerde bu oran %10'dur. Fakat bunun genetik yatkınlık sonucu mu, yoksa ailenin kişinin gelişimindeki rollerinin sonucu mu olduğunu ayırt etmek çok zordur. Ailenin diet davranışı, kilo ve vücut imajı ile ilgili tutumu çok etkili olmaktadır.
3) Kişisel Faktörler: Kişisel çaresizlik, kontrolünü kaybetme korkuları, diğerlerinin düşüncelerine bağımlı bir "self-esteem", "hep ya da hiç" şeklinde bir düşünce biçimi gibi faktörler yeme bozuklukları için yatkınlığı arttırmaktadır. Özellikle bulimia nervoza için, premorbid obesite bulunması riski arttırmaktadır. Kadınlarda, juvenil diabetus mellitus ve çocuklukta cinsel kötüye kullanım öyküsü yeme bozukluğu riskini attırır. Bu tür problemler kişide çaresizlik ve kendi vücudundan hoşnut olmama duygularının gelişimini kolaylaştırır. Borderline kişilik bozukluğu ile bulimia arasında bağlantı olduğuna ilişkin görüşler vardır. Psikanalitik teorilere göre ise, anoreksia nervoza oral fantazilere kaşı bir defans veya oral regresyon sonucu gelişmektedir.
4) Nöro-humoral Faktörler: Hastalarda açlık sonucu nöroendokrin anomaliler ortaya çıkmaktadır. Çoğu anomaliler, sadece açlıkta ortaya çıkmamaktadır. Örneğin, kortizol sekresyonunun artışı, sadece açlıkta değil depresyonda da görülmektedir.
5) Nöro-transmiter değişiklikleri: Açlık nörotransmiter düzeylerinde de değişiklikler yapar. Tiroid hormonu değişiklikleri ile birlikte nörotransmiter sentezi ve matabolizma hızı azalır, bradikardi, hipotansiyon ve ısı regülasyonunda bozukluk olur.

Dürtüsel yeme davranışının görüldüğü kişilerle ilgili yapılan araştırma sonuçları, bazı risk gruplarının olduğunu göstermektedir. Örneğin, diğer insanlara oranla mükemmeliyetçi kişilerde, travmatik bir olaya bağlı benlik saygısı azalan kişilerde, cinsellikten kaçınma eğilimi olan kişilerde, obsesif-kompulsif bozukluğu olan kişilerde, özgüveni düşük çekingen kişilerde dürtüsel yeme davranışı daha çok ortaya çıkmaktadır.


Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu’nun bazı belirtileri vardır. Bunlar;
- Kişinin kendini kontrol edememesi ve aşırı yeme atakları,
- 6 aydır devam eden, haftada en az 2 kez aşırı yeme atakları,
- Yemek yedikten sonra kişinin yoğun pişmanlık ve suçluluk hissetmesi,
- Bedensel görünüşüne çok önem verme,
- Başkalarının yanında az yeme, yalnız olduğunda aşırı yeme,
- Hızlı ve büyük miktarlarla yemek,
- Genelde gizli yapıldığından yiyeceklerin gizli ve yığınla stoklanması,
- Ana öğünler başta olmak üzere yemek saatlerinin planlı olmaması,
- Yemek yeme, zayıflık, şişmanlık ve kilo ile ilgili yoğun zihinsel meşguliyet,
- Değişken ruh halidir.

Kontrol edilemeyen yemek yeme davranışı sonrasında sıklıkla kişiler yoğun pişmanlık ve suçluluk duygusu yaşarlar. Sağlıksız diyetlere başvurur, kendilerini aç bırakırlar, buna bağlı kandaki şeker oranı değişir, açlık daha şiddetli hissedilir ve kontrolsüz yemek yeme davranışı tekrar ortaya çıkar. Sonuç olarak birey kendisinin başarısız olduğunu düşünür, kiloya bağlı bedendeki fizyolojik değişim özgüven ve benlik saygısını azaltır. Bunların yanı sıra bireylerde depresyon, panik bozukluk, kaygı bozukluğu, konsantrasyon bozuklukları sıklıkla gözlemlenir.

Sık acıkmak, yemek sonrası tatlı ihtiyacı hissetme, tokluk hissinde azalma gibi belirtiler diabet ve benzeri medikal kökenli hastalıklarda da görülebilmektedir. Benzer bir sorun yaşandığında dahiliye başta olmak üzere bazı branşlara muayene olmak ve tıbbi bir hastalığı ekarte etmek oldukça önemli olacaktır.
Eğer benzer durumlar yaşıyorsanız, ilk etapta kendinizi izlemeniz, hangi olaylar sizde yeme davranışına sebep oluyor takip edip, tetikleyicileri bulmanız sonrasında ise problem çözme becerilerinizi arttırmak, düşünce-duygu-davranış arasındaki bağlantıları anlamak ve dürtüleri kontrol edebilmek adına bir uzmandan yardım almanız sizin için faydalı olacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Gizem HÜNERLİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Gizem HÜNERLİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Gizem HÜNERLİ'nin Yazıları
► Yeme Bozukluğu Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ
► Yeme Bozukluğu: Bulimia Nervoza Psk.Emir Emre DOĞAN
► Yeme Bozukluğu: Anoreksiya Nervoza Psk.Emir Emre DOĞAN
► Yeme Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir? Uzm.Psk.Beyza ERGEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,562 uzman makalesi arasında 'Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 32 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bahar Yorgunluğuna Dikkat Ağustos 2016
► Sosyal Jet-Lag Sendromu Ağustos 2016
► Kardeş Kıskançlığı Haziran 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:37
Top