2007'den Bugüne 77,860 Tavsiye, 25,225 Uzman ve 17,459 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Eşler Arası Problemlerin Nedenleri
MAKALE #11410 © Yazan Psk.Zeynep BOZKURT | Yayın Eylül 2013 | 23,646 Okuyucu
EŞLER ARASI PROBLEMLERİN NEDENLERİ

Aile dediğimiz kuruma ilk adım eş seçimiyle başlar. Genelde eş de aranılan özellikler; fiziksel görünümünün hoşumuza gitmesi, beklentimize uygun kişilik ve şartlara sahip olmasıdır. Çoğunlukla çiftler; mutlu olmak, , paylaşımda bulunmak, düzenli bir hayat, çocuk sahibi olmak gibi nedenlerden dolayı hayatlarını ortaklaşa yürütürler. Gayet iyi niyetlerle kurulan bu birliktelik bazı çiftlerde zamanla bozulur problemli bir hal alır. Eşler arasında ki problemlerin sağlıklı bir şekilde çözülmesinde, problemin nedenlerinin eşler tarafından karşılıklı saygı ve dürüstlük çerçevesinde ortaya konması çok önemlidir.
Problemlerin Nedenleri:
Yeterince Tanımama
Çiftler, birbirini tanımadan evleniyorlar. Bu durumun sebeplerinden bir tanesi toplumsal normlardır. Özellikle küçük yerlerde evlilik dışı birliktelik hoş karşılanmamaktadır. Çiftler, fazla zaman geçirmediklerinden dolayı birbirlerinin kişilikleri hakkında da yeterince fikir edinemiyorlar. Başka bir sebep ise maskeli davranış dediğimiz olduğundan farklı davranmaktır. Evlenmeden önce bilinçli ya da bilinçsiz olarak olduğumuzdan daha iyi davranırız; çok daha kibarız, saygılıyız, hep bir ara da olmak isteriz, güzel vaatler de bulunuruz. Evliliğin ilerleyen zamanlarında bizi olduğumuzdan daha iyi gösteren maskeler atılır. Gerçek yüzümüz görünür. Eşin davranışların da evlilik öncesi ve sonrası çok fark varsa hayal kırıklığı ve çatışma yaşanır. Ne umdum ne gördüm ne buldum durumuna düşülür. Ayrıca kişilerin bilgisayar ortamın da tanıştıkları, farklı şehir de yaşadıkları için yüz yüze görüşemedikleri bilgisayar ve telefonla görüşebildikleri sanal birliktelikler de bulunmaktadır. Sanal birliktelikler bazen çok tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle bayanın yaşı küçükse karşı tarafta kötü niyetliyse çok tehlikeli durumlar ortaya çıkabiliyor. Genç kızın, evden kaçması, şantajla olumsuz davranışlara zorlanması gibi… Sanal evlilikler de fazla tanıma imkânı olmaması ve kültürel farkların fazla olması sebebiyle problemler yaşanmaktadır

Erken yaşta evlilik
Sağlıksız aile yapılarında; aile içi iletişim bozulmuştur, bireyler arasında, güven ve paylaşım azalmış, baskı ve çatışma artmıştır. Bu tür aile yapılarında genç kız ya ailesinin zorlamasıyla ya da aileden uzaklaşmak için evliliği tercih eder. Evliliği bir kurtuluş olarak görür. Genelde evlilik küçük yaşta gerçekleştirilir. Bazen genç kız, yağmurdan kaçayım derken doluya tutulur. Yeni ortamında da problemler yaşamaktadır. Çünkü o, evliliğin sorumluluğunu alacak kadar psikolojik ve fiziksel olgunluğa sahip değildir. Evlendiği kişide hayalindeki gibi değildir. Sağlıklı aile yapılarında da erken evlilik görülebilir. Genç sırılsıklam âşık olmuştur. Ailenin tüm karşı çıkmalarına rağmen iki gönül bir olunca samanlık seyran olur düşüncesindedir. Zaman ilerledikçe, özelliklede evliliğinde sıkıntıları da varsa pişmanlıklar başlar. Mesela evlenmeseydim iyi bir eğitim alırdım, güzel bir işim olurdu, ailemi üzmezdim, bu kadar yıpranmazdım gibi… Evlilikle birlikte sorumlulukların birçoğu artar, değişir ve farklılaşır. Erken yaşta evlilik bu bakımdan da problem oluşturmaktadır.

Eşler Arası Farklılıklar
Eşler arasındaki; yaş farkı, eğitim, bakış açısı, yaşam tarzı gibi farklılıklar bazı çiftlerde problem olmaktadır. Birbirlerini tanıma aşamasında önemsemedikleri bu farklılıklar zamanla problemlerin kaynağı olarak gösterilmektedir. Karşılıklı ya da tek taraflı dayatmacı zihniyetle kendi fikir ve yaşam tarzını benimsetme, aşağılama, kıyaslama, başkalarının yanında küçük düşürme, çoğu konuda yetersiz olduğunu söyleme gibi olumsuz davranışlar aile huzurunu bozar. Bu tarz yaklaşım, çiftleri hem mutsuzlaştırır hem de pasifleştirir. İşim gereği yaptığım aile görüşmelerinde özellikle bazı ev hanımlarından duyduğum eleştirilerden bir tanesi; eşim, çalışmadığımdan dolayı beni eleştiriyor, eğitimimden dolayı beni aşağılıyor cahil buluyor. Eşim evlenmeden önce bana ait tüm şartları biliyordu şimdi beni üzmesi doğru mu? Sorusunu hem çevresine hem de eşine sorarak çareler arıyor. Bazı kişiler eşleriyle farklı memleketten oldukları için yaşam tarzlarında ki farklılıkları anlayışla karşılamadıklarını, birbirlerine karşı ön yargılı davrandıklarını, ortak bir yaşam tarzı oluşturamadıklarını ve yalnızlaştıklarının belirtiyorlar.

Bağımlılıklar
Eşlerin her ikisinin ya da birinin; uyuşturucu, kumar, alkol bağımlılığının olması aile içinde ciddi problemlere yol açmaktadır. Bu tür bağımlılıklar; aile üyelerinin, maddi durumunu, bedensel ve ruhsal sağlığını, geleceğini sömürmektedir. Bu ortamda büyüyen çocukların bir kısmı bağımlı anne ya da babayı model alarak küçük yaş da bağımlı olabilmektedir. Ayrıca eşin; kendisini, sorumluklarını, ailesini ihmal edecek kadar, ilgi alanına giren herhangi bir konuda çok vakit geçirmesi de aile içi problemlere yol açmaktadır. Örneğin televizyon, bilgisayar, telefon bağımlılığı, hobileriyle gereğinden fazla vakit geçirme, zamanının çoğunu eğlenceye ya da dışarıda vakit geçirmeye ayırma vb. durumlar. Aşırı yapılan davranışların en büyük zararlarından bir tanesi, aile üyelerinin birbirlerine yabancılaşmasıdır. Özellikle teknolojik aletlerin fazla kullanımı bazı evleri turistik otellere dönüştürmüştür. Kendilerine ait özel dilleri ve dünyaları olan aile üyeleri mecbur kalmadıkça birbirleriyle görüşmemektedirler.
Sorumlulukların Yerine Getirilmemesi
Eşlerin birbirlerine ve çocuklarına karşı maddi ve manevi sorumlulukları vardır. Bu sorumluklar uzun süreli ve keyfi olarak yerine getirilmezse aile içi ciddi problemlere yol açar. Mesela eşin gelir getiren bir işte çalışmaması, öne sürdüğü mazeretlerin samimi olmaması, eşine ve çocuklarına yeterli sevgi ve saygı göstermemesi, eşini ve çocuklarını yok sayarak sadece kendini düşünmesi gibi bencil davranışlar aile içi problemlere yol açar. Ayrıca eşlerden birinin daha fazla sorumluluk almak zorunda kalması da problem yaratır. Mesela günümüzde kadınlar birçok sebepten dolayı çalışma hayatına girmiştir. Kadının kapasitesinin üstünde sorumluluk alması, eşin yeterince yardımcı olmaması ya da eşi çalışmayan erkeğin evde daha fazla sorumluluk alması gibi nedenler kişiyi fiziksel ve psikolojik olarak yormaktadır. Bu yorgunluk eşler arası ilişkiye olumsuz yansımaktadır. Ayrıca sorumluluklar yerine getirilirken kullanılan dilin; bıktırıcı ve can yakıcı olması da stres ve öfkeye neden olur. Mesela ‘’parayı ben kazanıyorum istediğim gibi harcarım, sana boşuna emek veriyorum senden bir şey olmaz, siz olmasanız ben bu kadar yorulmam, senin için saçımı süpürge ettim’’. Bu tarz olumsuz yaklaşımların etkisi ve yıkımı uzun sürelidir. Aynı zaman da sorumsuzca konuşan ve davranan kişi kendi elleriyle gelecekte ki yaşam tarlasına yalnızlık ve vefasızlık tohumlarını da ekmektedir.

Aile içi şiddet
Şiddet deyince aklımıza genelde fiziksel şiddet gelir. Fiziksel şiddet gibi kişinin ruhuna ve bedenine zarar veren ekonomik, psikolojik, cinsel şiddet de aile içi problemlere neden olmaktadır.
Fiziksel Şiddet
Bireyin, bedeniyle ya da bir araç yardımıyla (bıçak, silah, sopa, şiş vb.) başka bir canlıyı; tokatlaması, tekmelemesi, iterek sert cisimlere vurması, ısırması, saçını çekmesi, yakması, bıçaklaması, kurşunlaması, öldürmesi gibi davranışlardır.

Ekonomik şiddet
Bireyin, bakmakla yükümlü olduğu ailesinin, beslenme, barınma, giyinme, eğitim, sağlık gibi zaruri ihtiyaçlarını keyfi olarak karşılamamasıdır. Ayrıca ihtiyaçlar karşılanırken önceliklere ve hakkaniyete dikkat edilmemesi, büyük çaplı alışverişlerde aile üyelerine danışılmaması, aile gelirini elinde bulunduran kişinin sürekli kendisine torpil geçmesi de ekonomik şiddettir.
Psikolojik Şiddet
Bireyin, eşinin ve çocuklarının ruh sağlığını olumsuz etkileyecek davranışlarda bulunmasıdır. Mesela kişinin ailesine, sevgi ve saygı göstermemesi, baskı yapması, ailesini aşağılaması, küçük düşürmesi, kıyaslaması, zorlaması, keyfi engellemesi, korkutması ve tehdit etmesi, çocuklarına kötü örnek olması gibi davranışları sayabiliriz
Cinsel şiddet
Bireye eşi tarafından, beden ve ruh sağlığını bozacak cinsel davranışlarda bulunulması, cinsel ilişkiye zorlanması, tecavüz, taciz, cinsel içerikli hoşa gitmeyen sözler, cinsel iftiralar, cinsel birliktelikte bencil davranmak gibi davranışlardır. Cinsel yaşantı da mahremiyete (gizlilik) dikkat etmeyerek eşi zor durumda bırakmak çocuklara olumsuz örnek olmak da cinsel şiddettir.

Aile Müdahalelerinin Aşırı Ya da Yetersiz Olması
Eskiden birçoğumuzun annesi evlenirken; anne ya da babası kocanın evine gelinlikle gidiyorsun ancak kefenle çıkarsın, her türlü zorluğa katlan yüzümüzü kara çıkarma, kocanla ve ailesiyle iyi geçin gibi öğütlerde bulunurlardı. Günümüz de ise geleneksel yaklaşımın etkisi azalmış farklı aile yaklaşımları ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşımlardan bir tanesi; çocuğunun evliliğinde ciddi problemi olduğunda isimlerinin geçtiği kendilerinin çok fazla teşrif etmediği; sorumsuz, bencil, ilgisiz anne baba tutumlarıdır. Hastane de yaptığım aile görüşmelerinde bazı danışanlarım; eşinden şiddet gördüğünü, eşinin kendisini aldattığını, kendisine kötü muamele ettiğini söyleyip yardım istediklerinde ailelerinin; bunlar aile için de olur bende babandan çok dayak yemiştim kocandır döver de sever de, kızım erkektir kaçamakları olabilir, kendini ve eşini huzursuz etme şeklinde yakınlarının kendilerini tatmin etmeyen önerilerini belirtiyorlar. Bazı danışanlarım da ailelerinin desteğinin şartlı olduğunu belirtiyor. Mesela bazı aileler kızlarına; çocuklarını bırakıp gelmesini, baba evine gelirse bir daha gidemeyeceğini, eşinden ayrıldığında çevrede dedikodu olmaması için sözümüzden ve evimizden çıkmayacaksın gibi şartlar öne sürüyorlar. Kadın, yukarı tükürse bıyık aşağı tükürse sakal, ne yapacağını şaşırıyor. Bazı kadınlar, eşinden zarar görmesine eşinin kendisini evden kovmasına rağmen, çocuklarının küçük olması ve çalışmamalarından dolayı eşe katlanmak zorunda olduklarını belirtiyorlar. Çaresizlik, kadının ruhsal ve bedensel sağlığının olumsuz etkilenmesine, kötü giden evliliğinin daha da kötüye gitmesine neden olur. Ayrıca uzun süre eşin kötü muamelesine maruz kalmış, ruh sağlığı bozulmuş, toplumsal ve ailesel desteği olmayan bazı kadınlar; kendisine ve çevresine zarar verecek birtakım doğru olmayan yöntemlere başvururlar. Eşine ve çocuklarına zarar verme, evden kaçma, intihar girişimi gibi olumsuz davranışlarda bulunabilirler. Aile içi problemler sadece erkekten kaynaklı olmaz. Erkeğin, eşinden dolayı mağdur olduğu, aile desteğinin olmadığı aileler de bulunmaktadır. Ailesel ilgisizlik, kötü davranan eşin olumsuz davranışlarının devamlılığına katkıda bulunmakta ve onu cesaretlendirmektedir. Her anne baba çocuğunu sever inanışı çok yaygındır. Sevmek tek başına yeterli değildir. Sevgimiz, dostumuz ve sevdiğimiz dara düştüğün de; iyi niyet, saygı ve fedakârlıkla taçlanmamışsa anlamlı değildir.

İkinci yaklaşım: Eşlerin yakınlarının aile içi meselelere gereğinden fazla karışmalarıdır. Bazı anne ve babalar; en ufak sorunun olduğunda bize haber ver, kendini eşine ve ailesine ezdirme, eşin seni üzerse karşısında bizi bulur, ev de erkek üstündür karına fazla yüz verme gibi öğütlerde bulunurlar. Anne ve babalar çocuklarına şu mesajı veriyorlar; eşinle senin yerine ben kavga ederim, eşine karşı senin haklarını savunurum, sen değerlisin eşin değersiz… Bunu fırsat bilen eş aile içi meselelerini ailesine yansıtırsa; eşiyle, hem ailesinin hem de kendisinin ilişkisini bozar. Bazıları da çocuklarını eşlerine kötü davranması için kışkırtırlar. Hatta aile görüşmelerinde sıkça duyulur eşim ailesiyle görüştükten sonra bana kötü davranıyor. Müdahaleci aileye sahip eş, ailesiyle eşi arasındaki köprü görevini iyi yapması gerekir. Aksi takdirde eşi tarafından bir gün ben mi ailen mi sorusuyla karşılaşabilir.
Üçüncü yaklaşım; doğru aile desteğidir. Aile içi meselelerin ilk önce eşler arasın da çözülmesi gerekir. Eşler problemlerinin üstesinden gelemiyor, ilişkileri şiddet içeriyor, eşinin keyfi uygulamalarından dolayı eş mağdur oluyor ise; içerisinde iyi niyet, özveri, merhamet, sağduyu, tarafsızlık gibi düşünceleri barındıran, gerektiği yerde gerektiği kadar gerekli olan bir yaklaşımdır.
Karma Yaklaşım; ailenin, çocuklarının aile meselelerine yaklaşım konusunda bazen ilgisiz bazen aşırı müdahaleci bazen de doğru yaklaşım da bulunmalarıdır.
Beklenmedik durumlar
Genel de çiftler evlenirken birbirlerinden beklentileri; hastalıkta – sağlıkta, varda- yok da, iyide - kötüde bir arada olmaktır. Bazı insanlar hayatların da meydana gelen olumlu ya da olumsuz değişimlere karşı yakınlarını terk eder ya da yakınlarının ihtiyacı olduğunda yeterince destek olmaz. Çevremiz de ve basında ara ara duyarız. Zengin oldu karısını boşadı, koca iflas etti karısı evden gitti, kanser hastası eşiyle yeterince ilgilenmiyor, ruhsal hastalığı olan eşini terk etti gibi olumsuz olayları duyuyor ya da tanık oluyoruz.

Cinsel Problemler
Eşler arası problemlerin en önemli nedenlerinden biriside onların cinsel yaşantılarından kaynaklanmaktadır. Eşi, cinsel ilişkiye zorlamak; eşin, sürekli cinsel birlikteliği reddetmesi, sürekli kendi istekleri doğrultusunda bencilce yönlendirmesi, eşi bıktıracak kadar aşırıya kaçan birlikte olma isteği, mahremiyete dikkat etmemek, eşin hayatın da başka birinin olması, eşin sağlığını olumsuz etkileyecek cinsel davranışlara zorlanması, kişisel bakıma ve temizliğe dikkat edilmemesi, eşin çok utangaç olması, cinsel isteklerini ifade etmemesi karşıdan beklemesi, eşin, cinsel yaşamı canlandıracak olumlu değişikliklere karşı olması gibi... Ayrıca eşler arasında saygı, sevgi, değer, güven ve eşitlik yoksa sağlıklı cinsel yaşantıda yoktur. Bir çift cinsel problemleri nedeniyle bana başvurmuştu. Her ikisinin de birbirlerinden hem şikâyetleri hem de istekleri vardı. İlk önce beyefendi konuşmaya başladı. Eşinin akşamları kendisine güzel sözler söylemediğini, ilgisiz ve soğuk davrandığını, bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirtti. Bayan, eşi susunca hemen konuşmaya başladı. Kocam, gündüzleri sürekli bana sen geri zekâlısın, hiçbir şeyi başaramazsın, sana güvenmiyorum, çok cahilsin, ben olmasam kimse seninle evlenmezdi gibi kötü sözler söyleyerek hem başkalarının hem de çocuklarımın yanında beni rencide ediyor. Gündüz benim insan olduğumu unutan, bana saygı ve sevgi göstermeyen birine gece nasıl güzel sözler söyleyip sıcak davranabilirim. Ben, ihtiyaç olduğun da farkına varılan duyguları olmayan bir eşya mıyım? Bu çiftin cinsel problemlerinin çözümü; kocanın karısını anlayıp davranışlarını değiştirmesine bağlıdır.

Eşin Aldatması
Eşleri tarafından aldatılan birçok kişiyle yaptığım görüşme de en çok vurguladıkları; hiç bu kadar canım yanmadı, kendimi çok değersiz hissediyorum, unutmak istiyorum unutamıyorum, içimde ona karşı çok büyük bir öfke var, ben bunu hak etmedim… Aldatılma birçok insan için ayrılma sebebidir, bazıları için aile onuru zedelenmiştir yapanın cezalandırılması gerekir, bazıları da ekonomik ve toplumsal sebeplerden dolayı eşsiz bir hayatı göze alamayarak ilişkisini zoraki olarak devam ettiriyor, bazıları eşlerini kaybetmek istemiyorlar, eşlerinin aldatmadığını söylemesine rağmen eşi bıktıracak kadar, telefon ve bilgisayar takibi, eşi kaybetme endişesi, geç geldiğinde panik olma, şüphe duyma gibi problem oluşturacak davranışlar gösterirler. Aldatma, ailenin uzun süreli olumsuz etkilenmesine bazen de parçalanmasına neden olur.

Kişilik Özellikleri
Dünya da hiçbir çiftin kişiliği aynı değildir. Mutlaka az ya da çok farklılık vardır. Eşler arasında ki problemler çoğu zaman farklılıktan değil orta yolu bulamamaktan, iyi niyetli olmamaktan, olumsuz davranışı değiştirmemekten kaynaklı olmaktadır. Mesela eşlerden birisi çok girişken ve konuşkan diğeri ise ilk adımı karşıdan bekleyen, çok az konuşan, içe kapanık bir kişilik özelliğindedir. Bu örnekte konuşkan eş; eşini değişime zorlar, aşağılar, başkalarının yanın da küçük düşürürse probleme neden olur. Eşi teşvik eder, sabırlı ve saygılı olursa olumlu değişimler olabilir. Bazı zıt kişilik özelliklerin de orta yol bulunması doğru değildir. Kötü kişilik özelliğine sahip eşin olumlu yön de değişmesi gerekir. Mesela eşlerden birisi doğru davranmaya ve konuşmaya çalışan biri diğeri ise genel de her iki sözünden biri yalan olan fırsatını bulduğunda yanlış işler yapan biridir. Bu ilişki de orta yolu bulmak çözüm getirmez eşe biraz daha az yalan söyle demek güven problemini ortadan kaldırmaz. Eşlerin kötü huylarının birbirine benzemesi de probleme neden olur. Örneğin her ikisinin de çok inatçı olması gibi… Eşlerden her ikisinin ya da birinin geçmişte yaşanan olumsuz bir olayı ya da sözü; yapan eşin pişman olmasına ve tekrarlamamasına rağmen eşin bozuk plak gibi sürekli aynı şeyleri söylemesi eş de stres, bıkkınlık ve öfke yaratır. Mesela, yeni evlendiğimiz de annenle tartıştığımda haklı olmama rağmen bana kızdın, benden habersiz kardeşine para verdin gibi. Çoğu insanın herhangi bir konuda hassasiyeti vardır. Fiziksel görünümü, yaşı, eğitimi, maddi geliri, ailesi gibi konular kişinin hassas noktaları olabilir. Eşin hassas olduğu konular da bilinçli bir şekilde üstüne gidilmesi, toplum içerisinde gündeme getirilerek eşin rencide edilmesi de problem yaratır.
Genel de eşler arasında problem yaratan kişilik özellikleri; bencillik, yalancılık, inatçılık, gereğinden fazla gururlu olmak, tembellik, sorumsuzluk, herhangi bir konuda aşırılık, savurganlık, cimrilik, güvenilir olmamak, kabalık, saldırganlık, kincilik, bağımlılık, hassaslık, kendini beğenmişlik, kompleksli olmak, tahammülsüzlük, sabırsızlık, olumlu değişime açık olmamak gibi kişilik özellikleridir.
Sağlıklı ve uzun süreli evliliklerin sırrı; karşılıklı sevgi ve saygı, güven, sabır, çaba, iyi niyet ve ikinci şanstır.

ZEYNEP BOZKURT
Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Eşler Arası Problemlerin Nedenleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Zeynep BOZKURT'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Zeynep BOZKURT'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Zeynep BOZKURT'un Makaleleri
► Cinsel Problemlerin Nedenleri? Abdullah ÖZER
► Eşler Arası İletişim Psk.Namık ACAR
► Eşler Arası İletişim Psk.Dnş.Onur AKKOCA
► Evlilikte Eşler Arası Uyum Psk.Namık ACAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,459 uzman makalesi arasında 'Eşler Arası Problemlerin Nedenleri' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:37
Top