2007'den Bugüne 92,396 Tavsiye, 28,229 Uzman ve 19,987 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



En Güzel Duygularla Bekleyiş (Hatırlanası Duygularla 0-2 Yaş)
MAKALE #13500 © Yazan Uzm.Psk.Yusuf KAYA | Yayın Ekim 2014 | 3,547 Okuyucu
Her babanın ve annenin ömrü boyunca unutamadığı hayatında bazı sahneler vardır. Bunlardan biride dünyaya, yaşadığımızın delili gibi bir varlığın gelişine aracı olmaktır. Ne güzel bir duygudur, bir bayanın eşine hayatında alabileceği en güzel haberi vermenin sevinci, kocanın eşinin gözünün parlayarak yanına gelişindeki o güzel hissi tatması…
Anne adayı, içinde bir varlık taşıma duygusunun hem sevinci hem şaşkınlığı içerisindedir. Çünkü dünyadaki bütün amaçlarının üstünde hayalini kurabileceği her şeyden daha güzel bir hissi tatmaktadır. Aklın ötesinde sanki yaratıcının cennetten bir meleği dünyaya gelene kadar ona emanet edeceğini söylemesi gibi…

Baba için ise ailesindeki sevgi çemberine bir halkanın katılışıdır. Hayat arkadaşı ile dünyaya getirecekleri ilk meyvedir. Mutlu yuvalarının devamı, zamana tat katacak, hanelerinin içindeki ruha hayat katacak bir meyve…

Bunlar ilk duygulardır. Şaşkınlık ve heyecanın yanında artık mantıklı düşünmeye de başlanır. Ardı arkası kesilmeyen sorular işte şimdi başlamıştır. “ Acaba doğru zaman mı?”, “Bu kadar kötü bir dünyaya çocuk getirilir mi?”, “Yeterli bilgiye bile sahip değilim daha!”, ve sonra sorular daha insani duygularla sorulmaya başlar. “Acaba kız mı olacak erkek mi?”, “ Acaba sana mı bana mı daha çok benzeyecek?”, “Adını ne koyalım?” gibi…

Tabiki bu süreç dokuz ay on gün süren bir maratondur. Bu maratonu anne ve baba adayları el ele yaşamalıdırlar. Anne ve baba daha anne karnındayken onu istediklerini ve sevdiklerini hissettirmelidirler. Günümüzde birçok araştırma anne karnındaki bebeğin güzel söz ve davranışlardan ne kadar olumlu etkilendiğini kanıtlar niteliktedir. Anne karnında kötü söz duyan ve istenmeyen çocuklar ise araştırmalara göre daha anne karnında vücudundaki bütün iletişim kanallarını kapatıp, korkar vaziyette durduğunu göstermektedir. Ayrıca bu çocukların büyük çoğunluğu hem bedensel, hem zihinsel olarak da ayına uygun gelişememektedir. Aslında annelik ve babalık zor ama zannedildiği kadar korkunç değildir. Çocuğun dünyaya gelmesini sağlayan güç, anneye ve babaya çocuğun ihtiyaçlarını karşılayacak şefkat ve merhamet duygusunu da beraberinde verir. Anne içindeki canlının ona verdiği yükü ve sancıları büyük bir sevinçle çeker.

Zaman ilerler ve anneden tüm gücüyle beslenen bebek gelişmeye başlar. Bir sürpriz olmazsa 4-5 aylarında cinsiyeti belli olan bebek, doktor amcalarına en güzel pozlarını vererek anne babasına muhteşem duyguları yaşatmaya devam eder. Artık annenin önüne en güzel pembe ve en güzel mavi giysiler serilmeye başlanır. Heyecan ve mutluluk yaşanırken artık anne baba beşiğin rengini, giyeceği elbiseleri, hatta oynayacağı oyuncakların telaşındadırlar. Bütün bu telaşa ve planlara inat bebek, en saf duygularla plansız ve umarsız anne babasının uzun bir süre ona hazırlayacağı dünyaya geleceği anı beklemektedir.

Doğum vakti gelip çatmıştır artık. Anne tüm gücüyle yaşadığı sancının ardından, tüm ağrılarını, sızılarını ona unutturacak o mucizevî güzellikle buluşur. Dünya da” yaratıcı bize bir mucize göstersin bakalım” diyenlere en güzel cevapla anne karşı karşıyadır artık. Bebek ise dünyaya gelişinin şerefine annesine tüm gücüyle sesini duyuracağı ilk çığlığını atar. Bu çığlık onun hayatındaki ilk sözlü iletişimidir. Sıra annesinin en temiz, en berrak kokusunu duymaktadır. Annenin bebeğini kucağına alışıyla birlikte hayatının ilk dersini alan çocuk en sevimli ve aciz haliyle annesine bağlanır. Anneye bu anda ilk söylediği şey hal diliyle, “ben sana muhtacım, sen benim hayatımı devam ettirmemde güveneceğim tek insansın, ne olur benim ihtiyaçlarımı karşıla, beni koru ve benim sana güvenimi boş bırakma” der. Anne bu mesajı sanki almış gibi ona içindeki en gerekli, en sağlıklı besini üretmeye başlar. Anne ile çocuğunun en unutulmaz ilk ortak anısı bu güzel buluşma, bebeğin hayatının başlangıcıdır.

BEBEKLİK DÖNEMİ ( 0-2 YAŞ )

Bedensel Gelişimi

• Doğumdan itibaren iskelet sistemi gelişimi başlar.
• Baş ve beden en hızlı gelişen organlarıdır.
• Doğan bebekte 270 tane kemik bulunurken, ergenlikte kemik sayısı 350’ye çıkar.
• Beslenme ve uyku gereksinimi en üst seviyededir.
• İlk bedensel hareketler sıra ile yakalama ve emme, baş hareketleri, cisme uzanma ile cismi yakalama, yardımla oturma, tek başına oturma, emekleme, yardımla ayakta durma, bir yere tutunarak ayakta durma, yürüme ve koşma şeklindedir.
• İlk yıl kas gelişimine paralel olarak, kontrollü kas kullanımını basit şekillerle öğrenir fakat yetersizdir.
• İkinci yaşında ise daha fazla bedenini kontrol edebiliyor ve daha hızlı hareket edebiliyordur.
• İkinci yaşın sonlarında koşar, merdiven tırmanır, kaydıraktan tek başına kayar.


Zekâ Gelişimi

• Bu yaş çocuklarında zekânın görüntüsü hareketlerdir.
• İlk aylarda başlangıçta kontrolsüz refleks hareketler gerçekleşir.
• İleriki aylarda zekâsını da kullanarak kaslarını isteği doğrultusunda kullanır.
• Bu yaş çocukları taklitçi davranışlar gösterir.
• Deneme yanılma yoluyla öğrenir.
• Doğru yanlış ayrımı yapmada yineleyen hareketler yapabilir.
• Yaşına uygun oyunlar çocuğun zekâ gelişimini en olumlu etkileyen faaliyetlerdir.
• İkinci yılında yeni buluşlar için girişimlerde bulunur.


Sosyal ve Duygusal Gelişimi

• Bebeğin ilk iletişim aracı ağlamak ve gülmektir.
• Tüm ihtiyaç ve korkularını ağlayarak etrafına belli eder.
• Karnı doyduğu, altı değiştiği, acısı dindirildiği zaman gülerek memnuniyetini etrafına bildirir.
• Sosyal iletişim aracı olarak dili ikinci ayın sonunda başlangıçta cıvıldayarak kullanmaya başlar.
• İkinci yaşa kadar kelime kullanımı, oyunlar kurma, gülme gülümseme, korku, kızgınlık gibi beceri ve hislerini gösterebilir.
• Sosyalleşmesine en büyük katkıyı oyunlar sağlar.
• Bu yaş grubu çocuklar benmerkezcidir.
• Her şeyin sadece ona ait olmasını ister.
• Yürümeyi öğrendiği aylarda ilk bağımsızlık deneyimlerini gösterir.
• Anneden hızla uzaklaşarak ondan bağımsız hareket edebildiğini görmek ister, fakat peşinden gelinmesini de bekler, bu onun güven duygusuna olan ihtiyacından kaynaklanmaktadır.
• İkinci yaşlarda emredici ve talepkârdır.
• Yemeğini kendi yemek ister, onaylanmak ve ona fırsatlar tanınmasını ister.
• Hayal ile gerçeği ayıramaz.


Anne Babalara Tavsiyeler

0-2 yaş çocuklarının en önemli özelliği taklitçi olmalarıdır. Onun hayatında planlara, doğrulara-yanlışlara, zamanı iyi kullanmaya yer yoktur. O sadece içgüdüsel hareket eder. Doğruları anne babalarından öğrendiği gibi yanlış davranışları da onlardan gördüğü gibi yapar. Bu nedenle dikkat etmemiz gereken şeylerin en başında ona güzel örnek olmak gelmektedir.
İlk aylarda ihtiyaçlarını ağlayarak ifade eden bebek, anne babanın davranışlarındaki duruma göre dünyaya olan güven şeklini oluşturur. Ağlayan bebeği sevgi ile kucağına alan, onunla konuşarak emziren, içten gülümseyerek altını değişen anne, bebeğine, kendine ve dünyaya güvenebileceği duygularını hissettirir. Bu, hayatında başarılı bir birey olmasındaki ilk altın anahtardır. Kızgınlıkla, ona bağırarak, hırpalayarak sert bir şekilde kucağına alan veya ihtiyacını karşılamada geciken anne, çocuğunun mızmız, korkak ve çekingen bir insan olmasında temeline ilk çimentoyu atmış olur. Bu yaşlarda çocuğun en fazla ihtiyaç duyduğu duygu sevgi ve güvendir.
Çocuğunuza bir yaşından sonra kendi başına yemek yemesi için fırsatlar vermelisiniz. İlk başlarda etrafını ve kıyafetlerini kirletecektir, bazende kaşığından dökülen yemeği eli ile alıp yiyecektir fakat bu onun özgüvenini geliştirmesinde önemli bir beceridir. Kaşığı tutabilmesi, kendi tuttuğu kaşıktan bir şeyleri yemesi onu farklı deneyimleri göstermesinde cesaretlendirecektir. Çocuk daha sonra oyunlarında farklılıklar deneyecek, sizin güzel resim çizmelerinize kendi tuttuğu kalemle yaptığı karalamaları tercih edecektir. Bu faaliyetlerin hepsi onun kişilik oluşumunda olumlu davranışlardır.
Oyun bu yaş çocuğunun en iyi iletişim kanalıdır. Kendi küçük dünyalarını oyunlarıyla büyütürler. Çocuk oyun, içindeki fazla enerjiyi atmasının yanında çevresini tanımasını, kendini ifade etmesini, karşısındakini anlayabilmesini ve hayal gücünü geliştirmesini sağlar. Oyun ile keşfetme gereksinimini giderir. Bu yaş çocukları, başkalarıyla oynanan oyunları daha çok tercih ederler. Babanın veya annenin onunla oyun oynamak için yere oturup ona yaklaşması onu en fazla mutlu eden eylemdir. Sizinle yapmayı en sevdiği şey oyun oynamaktır. Birlikte oynamayı en sevdiği oyunları onunla her fırsatta oynayın, bu alacağınız en pahalı, gösterişli, müzikli oyuncaklardan daha fazla onu mutlu edecektir. Çocuğunuza vakit ayırmanızdan, onunla oyun oynamanızdan daha önemli hiçbir işiniz yoktur. Bazen bulaşıklarınız, ev temizliğiniz, işyerine vereceğiniz raporlar, konuşacağınız telefon görüşmeleri yarım saat bekleyebilir ve bundan hiçbir şey kaybetmeyiz.
Tüm sevimliliği ile anne babanın dünyasında yer edinen bu yaş çocuğu birinci yaşın sonlarında sizin sınırlarınızı zorlayacak davranışlar gösterebilir. Bu onun doğasında olan annenin bir parçası olduğu duygusunun yerini, bir yaşlarında artık ayrı bir birey olduğunu anlamasına bıraktığı sonucudur. Farklılığını fark eder ve anne babasının isteklerine karşı koyar. İki yaşın sonlarından itibaren ondan “ HAYIRRR” kelimesini sıkça duymaya hazırlıklı olmalısınız. Kendi kararlarını kendi vermek isteyen çocuğun doğru olduğunu düşündüğünüz kararları vermesinde ona güvendiğinizi hissettirmelisiniz. Yanlış olduğunu düşünüyorsanız onunla inatlaşmak yerine birkaç dakika ara verip başka bir şeylerle onun dikkatini dağıtacak bir yol bulabilirsiniz.
Çocuğun bu yaşlarının taklitçilik yaşı olduğunu söylemiştim, bunun bize verdiği bazı sorumluluklar vardır. Bunlardan biride anne babanın birbirleriyle ve çevreleriyle olumlu iletişim içerisinde olmalarıdır. Anne babanın birbirlerine ve çocuklarına sevgi sözcükleri ile hitap etmeleri, çocuğunda dünyayı sevmeyi öğrenmesini sağlar. Evdeki bağrışmalar, kızgın ifadeler, çocuğun çevresi ile bu şekilde sosyal iletişim kuracağını öğretir. Bu konuda “ Sevgi iletişimi her yerde, tartışmalı iletişim mutfakta” diyorum.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"En Güzel Duygularla Bekleyiş (Hatırlanası Duygularla 0-2 Yaş)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Yusuf KAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Yusuf KAYA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Uzm.Psk.Yusuf KAYA
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi32 kez tavsiye edildi
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Yusuf KAYA'nın Yazıları
► Hayata Güzel Bak Su Gibi Aziz Ol Psk.Dnş.Fahreddin GÜRBÜZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,987 uzman makalesi arasında 'En Güzel Duygularla Bekleyiş (Hatırlanası Duygularla 0-2 Yaş)' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:51
Top