2007'den Bugüne 85,904 Tavsiye, 26,755 Uzman ve 19,086 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Stresle Başa Çıkma Yolları
MAKALE #16816 © Yazan Psk.Doğan KUŞ | Yayın Haziran 2016 | 2,570 Okuyucu
“STRESLE BAŞA ÇIKMA”

STRES

İçinde bulunduğumuz yüzyılın zor, yarışmacı, aşırı çalışmaya dayalı sanayi yaşamı, iş yerimizde stres etmenlerinin daha belirgin şekilde ortaya çıkmasına yol açmış ve çalışanları tehdit eden bir büyük tehlike olarak belirmiştir.
Stresi, basit bir tanımla bazı olaylara verdiğimiz tepki olarak tanımlarız. Genelde olumsuz bir durum olarak algılanan stres, araştırmacı ve bilim adamlarına göre kısaca bireyin, tehdit edici çevre özelliklerine karşı gösterdiği bir tepki olarak tanımlanmaktadır. Açıkçası stres, bireyle çevresi arasında zayıf bir uyumun varlığını göstermektedir. Çevrenin bireyden aşırı isteklerinin olması ya da bireyin kapasitesinin üstünde istekleri olması, bu durumun nedeni olabilir.
Stres yaşamın kaçınılmaz olgusudur. İnsanoğlu için de yeni bir olgu değildir. Yaşamın varlığını tehdit eden her olay strese yol açmaktadır.
İş ortamları stres etmenlerine açık ortamlardır. Bir işin yapılması sürecinde bireyden çok ya da az istekte bulunulması stres yaratır. Açıkçası işin her yönü strese yol açabilir. Aşırı sıcak, gürültü, ışık, ya da çok az sorumluluk, çok fazla ya da az iş, aşırı veya az denetim insanlarda strese neden olabilir. Ancak stres yaşantısı bireyden bireye farklılıklar gösterebilir. Örneğin aynı mesleğe sahip bireylerin stresli bir durum karşısında aynı tepkiyi vermesi beklenemez. Yüksek başarı güdüsü olan biri için işle ilgili gerilimler onun başarı güdüsünü kamçılarken, bir başkası bu durumla başa çıkabilme yetersizliğinden stres duyabilir. Kısaca stres duymada kişisel farklılıklar önemli bir olgudur.
Stresin birey üzerinde bütünüyle olumsuz etkisi olduğunu söylemek mümkün değildir. Aşırı stresli durumlar kaçınılmaz şekilde bireye zarar verebilirken, orta düzeyde stres çoğu kez yararlı amaçlara hizmet edebilmektedir. Hatta psikolojik büyüme, başarı ve yeni becerilerin kazanılması için böylesi bir stres zorunludur da. Ancak aşırı stres unutkanlıklara, öfke ve gerginliklere, çeşitli psikosomatik hastalıklara, performans düşüklüğüne ve örgütten psikolojik ve fiziksel olarak geri çekilmeye neden olabilmektedir.

İŞ YAŞAMINDA STRESİN YERİ

Stres yaratan çok sayıda etmen bulunmaktadır. Çünkü insanın fizyolojik ve psikolojik dengesini etkileyen her öge bir stres kaynağı olarak görülebilir. Bu doğrultuda, bireyin iş çevresi ve iş dışı çevresi birbirini etkileyerek stres oluşumuna neden olur. Bir diğer ifade ile stres yaratan faktörler, genel çevre ögelerinden ve çalışma yaşamının niteliğinden kaynaklanmaktadır.
İş hayatında yaşanan stres hem çalışanlar açısından, hem yöneticiler açısından önemlidir. Bir diğer ifade ile bireysel ve örgütsel sonuçları vardır. Uzun süreli stres birey üzerinde fiziksel ve psikolojik olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Çalışanların sağlığı ve onun örgüte katkısı sonunda zarar görmektedir. Araştırmalara göre stres, çalışanların işe devamsızlık etmelerine ve işten ayrılmalarına neden olabilmektedir. Dolayısı ile işyeri bundan zarar görmektedir. Çalışanlardan birinde görülen stres diğer çalışanı da olumsuz etkilemekte, böylece verimlilik azalmaktadır. Stresin azaltılması hem çalışanın kuruma katkısını arttırır, hem de çalışanların iş doyumunu yükseltir.
Stres, biyolojik ve psikolojik dengenin bozulduğuna ve yeni durumlarda uyum yapılarak yeniden dengeye dönülmesi gerektiğine ilişkin bir işarettir.
İş yaşamında ve iş dışındaki yaşamda stresten tümüyle uzak kalmak olanaksızdır. Bu nedenle, birey ister kamu ya da özel kesim çalışanı olarak yaşamını kazansın, isterse bir kuruma doğrudan doğruya bağlı olmaksızın hizmet sunsun, tanışması kaçınılmaz olan stres kavramı ile başa çıkmayı öğrenmek zorundadır.
Konu, iş yaşamı bağlamında ele alınacak olursa stres; yönetici ve çalışanların tüm personeli çeşitli boyutlarda etkileyerek, bireysel ve kurumsal verimi olumsuz yönde etkilemektedir. Adliyelerin sunacağı hizmetlerin kalitesi ve çalışanların verimi açısından, stres ve stresle mücadele için her geçen gün önem kazanmaktadır.
Yapılan araştırmalar, stresli durumların, alkol, sigara kullanımı veya alışkanlığı ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Günümüz çalışma yaşamının hızı ve karmaşası, insanların kendilerini bunalmış duyumsamalarına neden olmaktadır. Çok fazla sorumluluk yükleyen mesleklerin çalışanlarının, kendilerini daha yoğun olarak sıkıntılı hissettikleri bilinmektedir.
Stresin bir kaynağı da sorumluluktur. Adliye çalışanları, görevleri gereği, bir çok insanı ilgilendiren yaşamsal kararları almak zorundadırlar ve bu durum kişide gerginlik ve stres yaratan bir kaynaktır. Adliye çalışanlarının yoğun iş yükü, onların belki de en büyük stres kaynağıdır. Bunlara ek olarak çalışma koşullarından kaynaklanan düzensiz ve dengesiz beslenmesi nedeniyle çok tüketilen kahve, çay, sigara ve kolalı içeceklerin stresi artırıcı bir etki yaptığı günümüz araştırmalarının önemli sonuçlarındandır.

STRESİN ETKİLERİ

Stresin kısa dönemdeki etkilerinden bazıları; kişinin kalp hızının artması, kan basıncının artması, sinirlerinin bozulması, hoşgörüsünün azalması ve bazen de verimliliğin düşmesine neden olan sinirlilik ve kaygıdır.
Buna karşılık, hedefe yönelik, etkinliği artıran kısa süreli stres, performans da yükseltebilir. Tedavi edilmeyen stresin uzun süreli etkileri çok daha ciddi olabilir. Bunlardan bazıları kişilik değişikliği, iş ya da evlilik yaşamının bozulması, madde ya da alkol kullanımı, intihar düşüncesi, eğilimi ya da girişimi gibi kendine zarar verici davranışlar biçimindedir.
Stres olumsuz düzeyde ve uzun süre yaşandığında birçok sonuca neden olabilmektedir.
Bunlar:
Fizyolojik sonuçlar: Hazımsızlık, yorgunluk, baş ağrıları, cilt bozuklukları, yüksek tansiyon, ülser/gastrit, astım, kalp-damar hastalıkları, kalp krizleri, felçler, kanserler, ölüm.
Bilişsel-Duygusal sonuçlar: Kaygı bozukluklar, depresyon (çökkünlük), öfke ve aşırı sinirlilik.
Davranışsal sonuçlar: İçe kapanma, alkol-madde bağımlılığı, saldırganlık.

Yoğun stres iş verimi üzerinde de olumsuz etkiler yapmaktadır. Çalışma hızında azalma, enerji azlığı, kendini yorgun hissetme, hoşgörünün azalması nedeniyle iletişimde bozulma, öfkede artış, bireysel farklılıkları algılamada bozulma, stresin iş yaşamına olumsuz etkileridir.


İŞ YERİNDEKİ KRONİK STRES KAYNAKLARI

İş yaşamında strese yol açabilecek etmenler, işin yapılış şekli ile ilgili olabileceği gibi, kurumun yapısından, fiziksel çevre koşullarından veya bireysel özelliklerden kaynaklanabilir. Özellikle kurumun doğasında olan bazı özelliklerden oluşan stres kaynakları, çalışanlar için sürekli sorun yaratırlar. Kaynaklar fark edilmeyince etkili bir şekilde stresi kontrol altına almak mümkün olmaz. Bunun sonucunda da kronik stres kaynakları haline dönüşürler.
İş yerindeki kronik stres kaynaklarını aşağıdaki gibi başlıklar altında toplamak mümkündür.

 Görevlerdeki Belirsizlik: Bireyin rolleri konusunda yeterli bilgisinin olmaması durumunda rol belirsizliği görülür. Eğer işin amaçları yeterince tanımlanmamışsa, bir diğer ifade ile birey ne yapacağını bilemiyorsa stres kaçınılmaz olacaktır. Performans beklentilerini, iş davranışı sonuçlarını bilememe de bu türe girebilir. Belirsizlik durumunda iş doyumsuzluğu, psikolojik gerilim, kendine güvensizlik, yararlı olmama duygusu belirecektir.
 Görev ve İş Çatışması: Bireyin üstlendiği iki veya daha fazla görevin aynı zamanda ortaya çıkması, böylece bireyde zıt isteklerde bulunulması görev çatışmasına yol açabilir. Örneğin bir işçiden amiri üretimi hızlandırmasını isterken, çalışma arkadaşları üretimi yavaşlatmasını isterse kişi rol çatışması yaşayabilir. Araştırmalar görev çatışmasının çalışanda içsel çatışma yarattığını, işin çeşitli yönleri ile ilgili gerilim oluşturduğunu, iş doyumunu düşürdüğünü, işçinin üstüne güvenini azalttığını ortaya koymuştur.
 Kişilerarası Çatışma: İş yerinde üstleriyle geçimsizlik ve çalışanlar arasındaki olumsuz ilişkiler, kişiliklerin uyumsuzluğu, amirlerle, meslektaşlarla ya da memurlarla çatışma ya da tartışma, en basit işlerde bile gerginlik yaratır. Çözümü en zor olan da bu sorundur.
 Sorumluluk: Diğer insanların sorumluluğunu üstlenmek, kişilerde gerginlik yaratan bir stres kaynağıdır. Diğer insanların mesleki gelişiminin sorumluluğu bir kişiye yüklenmiş ise, ayrıca işin doğası çok fazla sorumluluk gerektiriyor, ancak yetkiler sınırlı ise, kişi kendini yoğun stres altında hissedebilir. Araştırmalar özellikle insanlardan sorumlu olan yöneticilerin yoğun olarak strese maruz kaldıklarını göstermektedir. Böylece bu insanların diğerlerine göre daha fazla kalp krizi, ülser, yüksek tansiyon sorunları ortaya çıkmaktadır.
 Katılım: Kişinin çalıştığı iş yerinde karar verme sürecinde etkisinin olup olmaması, stresin oluşumunu etkiler. Özellikle çalışanları etkileyen kararlarla ilgili olarak çalışanların fikrinin hiç sorulmadığı durumlarda herkes stres yaşayacak, böylece üretim düşecektir. Çalışanın bilgisi, görgüsü ve istekleri örgütsel karar sürecinden ayrı tutulursa katılım azlığı oluşur. Kararlara katılma ise bireyin kendisine değer verildiği düşüncesine yol açarak çalışanın stresini azaltır.
 İş Güvenliği: İşini kaybetme korkusu bireyin benlik saygısının azalmasına yol açabilmektedir. Özellikle yoğun ekonomik krizlerin yaşandığı dönemlerde çalışanların stres düzeyleri oldukça yüksek olup, aile çevresini de olumsuz etkilemektedir.
 Yönetim Tarzı: Örgütlerin kademeli doğası da stres yaratan etmenler arasında olup, yönetim yapısı ve yönetim tarzı stres oluşumunda etkendir. Baskıcı bir anlayışla yönetilen iş yerlerinde, özellikle tepeye doğru yükselen güç kullanımı, çalışanların stres içinde olmalarına yol açar. Özellikle cezanın kullanımı, kişilerde gerilim oluşturur. Hele sınırlı kaynaklar ve sınırlı ödüller için çalışanları yarıştırmak stres yaratır. Performansı yükseltmek için yapılan aşırı yarışma, birinin kazanırken diğerinin kaybetmesine yol açtığından yıkıcı ve maliyeti yüksek olur.
 Fiziki Ortam ve Çevre Koşulları: İş yerindeki masa ya da oda veya iş alanı, çalışanlar için belli rahatlık ve güven sağlayıcı unsurlardır. İşin fiziksel çevre koşullarını oluşturan hava koşulları, aydınlanma, ısı, gürültü gibi unsurların çalışanların sağlığını, fizyolojik ve psikolojik durumunu etkilediği bilinmektedir.
 Yoğun İş Yükü: Bir çok çalışan, aşırı iş yükünün kurbanı olmaktadır. Yapılması gereken işin, kişinin iyice emin olmadığı beceri, yetenek ve bilgileri gerektiriyor olması, kaygı ve gerginlik yaratacaktır. Bunun tam tersi de olabilir. İşin hacminin düşüklüğü, bireyin beceri ve yeteneklerinin çok altında olması, işi sıkıcı hale getirebilir.
 Dedikodu: Ülkemizde çalışan insanlara iş hayatından yansıyan önemli stres kaynaklarından biri de "dedikodu"dur. Çalınanların zamanlarının ve enerjilerinin önemli bir bölümünü alan bu olgu ne yazık toplumsal bir hastalık durumundadır. Toplumsal kültürümüz kişileri yüzüne karşı eleştirmeye yönelik değildir. İnsanlar genellikle birbirlerine ya birbirlerinin hoşlarına gidecek şeyleri söylemektedir ya da başkalarıyla ilgili olumsuz düşüncelerini. Bu sebeple toplumumuz insanları kendi başarısızlıklarını ve yetersizliklerini ve özlemlerini başkalarını arkaların¬dan eleştirerek, davranışlarına kendilerine göre anlamlar yükleyerek gidermeye çalışırlar. Bu durum da özellikle iş yerlerinde önemli ölçüde zaman ve enerji kaybına neden olduğu gibi, kişisel ilişkilerde de gerginliğe yol açar.
 Zaman Yetersizliği: Stres, aynı zamanda zamanı nasıl değerlendirdiğimize bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Bazen yetersiz, gereksiz bir bürokrasi, kırtasiyecilik, rastgele hazırlanmış bir program, kontrol edilemeyen bir durum, sık gelen ziyaretçiler, her an çalan telefonlar, zamanı kontrol altına almamızı engelleyerek hızla akıp gitmesine yol açar. Yapılması düşünülen işlerin zamanında yetiştirilememesi ise, kişide gerginlik ve stresi oluşturur.
 Mesleki Gelişme Engeli: Kişinin iş yaşamında belli bir hedefe ulaşmak, kariyer basamaklarında yükselerek bunun karşılığında daha fazla güç, saygınlık ve para elde etmek, mesleki gelişimini sağlamak yönündeki istek ve ihtiyacının kurum tarafından karşılanamaması ve çeşitli şekillerde engellenmesi çalışanda strese yol açacaktır. Bireyin mesleki doyumu ve etkinliği iş stresini kontrol altında tutmasına bağlıdır.

Çalışma hayatında ortaya çıkan stres faktörlerini daha da genelleştirmek mümkündür. Özellikle teknolojinin katkısı nedeniyle çalışma yaşamındaki tekno-stres oluşumunu, gelir yetersizliği, sınırlı gelişme imkanları, ayrımcılık, zorlu yarışma gibi durumları da göz ardı etmemek gereklidir.

STRESLE BAŞA ÇIKABİLMEK

İşle ilgili stresi önlemeye ve azaltmaya yönelik yöntemler örgütsel ve bireysel olarak iki başlık altında toplanabilir. Çalışma psikolojisinde üzerinde durulabilecek bazı yöntemler şunlardır:

 Çalışanların rollerinin yeniden tanımlanması,
 Sosyal destek sağlama,
 Aşırı iş yükünü ortadan kaldırma,
 Çalışma koşullarını yeniden gözden geçirme,
 Çalışanların kararlara katılımını arttırma,
 Çalışanların güven duygularını geliştirme,
 Stresli personele danışmanlık hizmeti vermek.

Etkilenilen sürekli stres kaynağı her ne olursa olsun, çalışanların olumsuz stres etmenlerini olumlu hale dönüştürmesi mümkündür. Stresin olumsuz etkilerini azaltmak veya stresle başa çıkabilmek için ya çevresel stres faktörlerini ortadan kaldırmalı veya azaltmalı, ya da çalışanlara stresle başa çıkma yolları öğretilmelidir.
Stres Yönetimi Eğitimi, bireylerin stresle nasıl başa çıkabileceklerini öğretme eğitimidir. Bu programlarda özellikle stresin neden ve sonuçları hakkında eğitim verilerek, stresin fizyolojik ve psikolojik sonuçlarının nasıl azaltılabileceği öğretilir.
Çalışanlar için geliştirilen çalışanlara yardım programları; gevşeme yöntemleri, biyolojik geri bildirim yöntemleri ve algılama becerilerini kapsamakta olup, bu yöntemler sonucunda çalışanlardaki strese ilişkin belirtilerin azaldığı saptanmıştır.
Aslında bu tür programlar, stresin nedenlerini ve kaynaklarını ortadan kaldırmamakta, ancak çalışanlara stresli durumla nasıl başa çıkmaları gerektiğini öğretmektedir. Bu stratejiler, çalışanların işyerindeki stresin sonuçlarından daha az etkilenmelerine ve bireylerin stresle daha kolay mücadele etmelerine yardım eder. Sonuçta olumsuz stres faktörlerini olumlu hale dönüştürerek çalışanların iş yaşamlarında mutlu olabilmelerini sağlamak mümkündür.
Bireysel olarak stresten uzaklaşmak için birçok insan farklı yöntemler kullanmaktadır. İş hayatında veya iş dışında gerilimi azaltıcı bazı tedbirleri almak, kişisel sağlık, verimlilik ve başarı için önemli bir zorunluluktur.
Stresten uzaklaşmak için yapabileceklerimiz özetle şunlardır:

 Olumlu alışkanlıklar edininiz.
 Ayrıntılarla uğraşmayınız.
 Günlük, haftalık, aylık yapılacak işleri sıraya dizerken önce zor ve sevimsiz işlere öncelik vererek onları bitirmeye çalışınız.
 Mükemmeliyetçilikten kaçınınız.
 Yorucu ve zor işleri sabah saatlerine bırakınız.
 İşinize konsantre olunuz.
 Dinlenmek için de kendinize zaman ayırınız. Bütün gününüzü işle doldurmayınız.
 Televizyonun esiri olmayınız. Program seçiniz.
 Kendinize ve ailenize de zaman ayırınız. Yıllık tatil yapınız.
 Her gün yarım saat önce uykudan kalkmayı deneyiniz.
 Planlamaya önem veriniz.

SONUÇ
İş yaşamındaki kronik stres kaynaklarının özellikle uzun süreli strese yol açması, üretime ve çalışanların sağlığına olumsuz etki yapmaktadır. En önemlisi çalışanın yönelebileceği iki davranış; işe devamsızlık gösterme ve işten ayrılma davranışıdır. Özde bu davranışlar yüksek düzeyde stresli işten kaçınma davranışının iki yolunu ifade eder. Alternatif işten kaçınma davranışı; alkolizm, ilaç bağımlılığı, saldırganlık şeklinde de görülebilir. Tehlikeli olan da bunlardır. İşe devamsızlık ve işten ayrılma davranışı üretimi engelleyebilir.
İş hayatında stres yaratabilen tüm faktörleri tümüyle ortadan kaldırabilmek mümkün değildir. Çünkü bireyin kişiliği, stresten etkilenme düzeyinin farklılığına yol açabilmekte ve herkesin aynı stres faktöründen aynı şekilde etkilenmesi söz konusu olamamaktadır. Bu nedenle tümüyle ortadan kaldırmak yerine stresin azaltılması için örgüt yönetimlerine büyük görevler düşmektedir. Bazı kaynaklar çalışanın verimi için makul bir iş stresinin gerekliliğini de iddia etmektedir.
Bireysel ve örgütsel stratejiler, iş stresinin azaltılması ve kronikleşmemesi yönünde katkılar sağlaması açısından oldukça önemlidir.

Konu: stres kaynakça
1.Stres Yönetimi, Dr. Muammer Paşa / Dr. Kurtuluş Kaymaz, Alfa Aktüel Yayınları, 1. Baskı, 2010.
2.Mutluluk Psikolojisi, Prof.Dr. Nevzat Tarhan, Timaş Yayınları, 21. Baskı, Mayıs 2013.
3.Stres Yönetimi, Harvard Business School Press, Optimist Yayınları, 4. Basım, Şubat 2013.
4.Çalışanlar İçin Verimlilik Anahtarı; Stres Yönetimi, Doç.Dr. M. Akif Özer, TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi, Cilt 24, Sayı 1-2, Şubat-Mayıs 2012.
5.Çatışma ve Stres Yönetimi, Doç. Dr. Altan Eşsizoğlu/Prof.Dr. Burhanettin Işıklı, Anadolu Üniversitesi Yayını No;2758.
6.İş Ortamında Stres ve Stresle Başa Çıkma Yöntemleri, Doç.Dr. DilaverTengilimoğlu, Giresun Üniversitesi – Makale.
7.Örgütsel Stres Yönetimi ve Uçucu Personel Üzerinde Bir Uygulama, Gülten Eren Gümüştekin/Ali Bircan Öztemiz, Erciyes Üniversitesi İBF Dergisi, Sayı; 23, Temmuz-Aralık 2004, ss. 61-85.
8. Örgütsel Yaşamda Stresin Kamu Çalışanlarının Performansına Etkileri Üzerine Bir Araştırma, Yrd.Doç.Dr. Abdullah Yılmaz, Celal Bayar Üniversitesi Yönetim ve Ekonomi Dergisi, Yıl 2003, Cilt; 10, Sayı; 2.
9. Stres Kaynaklarının Kariyer Yönetimine Etkileri, Gülten Eren Gümüştekin/Fikret Gültekin, Makale.
10. Stres Yönetiminin Önemi Yaşam Kalitemizle İlişkisi, Prof.Dr. Nesrin Şahin, Türk Psikologlar Derneği Sunumu.
11. Stres, A ve B Tipi Kişilik Yapısı ve Bunlar Arasındaki İlişki Üzerine Bir Araştırma, Yrd.Doç.Dr. Ufuk Durna, Celal Bayar Üniversitesi Yönetim ve Ekonomi Dergisi, Yıl; 2004, Cilt; 11, Sayı; 1.
12. Stresin Çalışanlar Üzerindeki Etkileri-Bir Araştırma, Tolga Erdoğan/Doç.Dr. Necdet Süt/Yrd.Doç.Dr. Sinan Ünsar, SDÜ İİBF Dergisi, Yıl; 2009, Cilt; 14, Sayfa; 447-461.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Stresle Başa Çıkma Yolları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Doğan KUŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Doğan KUŞ'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Doğan KUŞ Fotoğraf
Psk.Doğan KUŞ
Hatay (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi3 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Doğan KUŞ'un Makaleleri
► Stresle Başa Çıkma Yolları Psk.İshak BÜYÜKYILDIRIM
► Stresle Başa Çıkma Yolları Pdg.Aykut AKOVA
► Stresle Başa Çıkma Psk.Fundem Ece ERDEM
► İlişkilerde Stresle Başa Çıkma Psk.Dnş.Aslı DENİZ
► Stres ve Stresle Başa Çıkma Psk.Emine Lamiser ATİK
► Stres ve Stresle Başa Çıkma Psk.Uğur ŞENOL
► Stres ve Stresle Başa Çıkma Psk.Aykut ÖZTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,086 uzman makalesi arasında 'Stresle Başa Çıkma Yolları' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Yeni Nesil Çocuklar Şubat 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:03
Top