TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




         
Müzikle Tedavi Mümkün mü?
MAKALE #17735 © Yazan Dyt.Kevser BAŞKARA | Yayın Aralık 2016 | 251 Okuyucu
İnsan, embriyodan organizma haline gelene kadar birçok gelişim süreci geçirir. Duyuların gelişimi de bu sürece eşlik eder. Verilere bakıldığında işitme duyusunun görme duyusundan daha önce oluştuğunu görüyoruz. Anne karnındaki bir bebek, bir fetüsken ilk duygulanımlarını ilk duyduğu sesler olan annesinin kalp atışları, nefes alıp vermesi, dolaşım sesleri aracılığıyla gerçekleştirir. Bu sesler ile hiçbir duyusu aktif olmamasına rağmen, işitme yetisine sahip olur. Amerikalı anestezi Uzmanı Dr. Fred Schwartz, bu sesleri özel bir mikrofonla erken doğmuş bebeklere dinletiyor. Bu şekilde bebeklerin sakinleşmesi sağlanıyor, büyüme ve gelişmeleri hızlanıyor. Sesler ayrıca yetişkinlere de dinletiliyor. Anne karnının güvenli ortamını anımsatmasından dolayı yetişkinlerin bu sayede sakinleşmesi sağlanıyor.

Acaba evrimsel biyoloji bu konuda ne diyor? Evrimsel Biyoloji Uzmanları, işitme duyusunun hayatta kalma çabası adına çok eski çağlarda oldukça önemli olduğu üzerinde duruyor. Yaprak hışırtısı ve dalların çıtırtılarını işiten ilkel insan, bu şekilde tehlikeleri fark edip düşmanlardan korunmada önemli aşamalar kaydetmiş.
Yeryüzündeki canlılar olarak birbirimizden etkilendiğimiz kadar evrenden ve çevremizden de etkileniriz. Aslında, bizler evreni dinleyebildiğimiz kadar “işitiriz”. Duyma yetisini bir şekilde yitirmiş olanlar bile diğer yetilerini kullanarak işitebilir. Buna en iyi örnek, klasik müziğin en iyi temsilcilerinden Beethoven’dır. Bestelerini dişlerinin arasına tutuşturduğu bir tahtayı piyanonun rezonans kutusunun üstüne dayayarak beste yapan biriydi Beethoven.

Çok uzak geçmişe bakarsak, insanlar yüzyıllar boyu hastalıkların iyileştirilmesinde çeşitli tedavi yöntemleri aramışlar. Lisans eğitimim sırasında sağlık bilimleri tarihinin işlendiği bir derste bu ilginç tedavi yöntemlerini detaylıca işlemiştik. Beni en çok şaşırtan da kötü ruhu çıkarmak için hastaya yapılan penetrasyon (bir uzvu delme) uygulamaları olmuştu. İçine kötü ruh girdikten sonra hastalandığı düşünülen kişinin kafatasından bir oyuk açılır ve kötü ruhun bu şekilde bedeni terk edeceği düşünülürmüş. Bu şekilde hastayı tedavi ettiklerine inanırlarmış. O zaman bana çok şaşırtıcı gelmişti, ancak şu anda kanseri tedavi etmek için kullanılan kemoterapinin penetrasyonun çağımızdaki bir çeşidi olduğunu söyleyebiliriz.

Uygulanan cerrahi işlemlerin yanında ilkel kabilelerde hekimler kötü ruhu hasta bedenin içinden çıkarmak için çeşitli bitkilerle, müzik, ritm ve dansı da tedavi amaçlı kullanmışlar. Türkiye’de uygulanmayan, Amerika’nın 1977’de bilim dalı olarak kabul edilip 1998’de uygulanmaya başlanan müzikoterapi, eski çağlardan beri birçok hekim tarafından zaten uygulanagelmiş bir yöntem. (Music as Medicine, www.musicasmedicine.com, University Hospitals, CWRU, 2009) Farabi, İbni Sina gibi bilim insanları müzikoterapiyi alternaif bir tedavi yöntemi olarak değil geleneksel tedavi yöntemi olarak kabul etmiştir. Amerikan Müzikoterapi Birliği’nin “Müzikoterapi, bazı bireylerin fiziksel, psikolojik, sosyal ve zihinsel ihtiyaçlarını karşılamada müziği ve müzik aktivitelerini kullanan uzmanlık dalıdır.” şeklindeki tanımı da oldukça dikkat çekicidir.
Müzikoterapi konusunda bahsettiğimiz yıllardan çok daha eskilere gittiğimizde bu konu ile ilgili ilk yazılı kaynaklara Kahum papirüslerinde rastlandığını görürüz. Yunan Filozof Pythagoras, 6. yüzyılda müzikoterapi uygulamalarına katkıda bulunmuş. Elle tutulur ilk doküman ise 1454 yılında Osmanlı İmparatorluğu zamanında Beyazıd Külliyesi’nde bulunmuş. Mental hastalıklar o dönemlerde Türk müziği makamlarıyla tedavi edilmiş.
Son yıllarda müzik ve beyin ile ilgili yapılan çalışmaların artmasıyla üzerinde çokça durulmaya başlanan müzikoterapinin kullanım alanlarına baktığımızda karşımıza geniş bir yelpaze çıkıyor. Bu yöntem, psikiyatrik hastalıkların, kronik hasalıkların, kanserin, madde bağımlılığının tedavisinde kullanılmaktadır. Batı’da hastane, klinik, gündüz bakımevi, okul, madde bağımlılığı merkezi gibi yerlerde beş binden fazla uzman beden ve ruh hastalıklarını müzikoterapi ile tedavi ediyor. Bunun dışında ameliyatlarda uygulanan müzikoterapi ile anestezi malzemelerinde %50 tasarruf yapıldığı ortaya konulmuştur. Hastaların ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonlarında önemli bir azalış kaydedilmiştir.

Günlük hayatın stresinden kurtulmak için düşük frekanslı ses dalgalarından oluşan kuş, dalga, su, rüzgar sesleri insanın uyku sırasındaki beyin dalgalarına yakın düşük dalga boyları içerdiğinden bir terapi sağlamaktadır. Bunun dışında bu sağlığı korumada ve sürdürmede, stres yönetiminde, ağrıları azaltmada, duyguları yönetmede, hafızayı güçlendirmede, iletişimi arttırmada, fiziksel rehabilitasyonda da olumlu etkiler sağlar. Bilişsel kabiliyetlerin azaldığı demans, parkinson, alzheimer gibi hastalıklarda da müzikoterapinin kullanıldığını görüyoruz.

Çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerine de katkı sağlayan müzikoterapi davranış bozukluğu, dikkat eksikliği tedavisinde, iletişim becerilerini geliştirmede kullanılmaktadır.
Depresyonun ve birçok psikiyatrik hastalığın nedeni serotonin, norepinefrin, dopamin, melatonin, kortizol, adrenalin, testosteron gibi hormonların dengesinin bozulmasıdır. Müzikoterapinin, bu hormonların dengesinin düzenlenmesinde olumlu etki sağladığı ortaya kondu. Ayrıca, kronik hastalıkların tedavisinde de kullanılan müzikoterapinin kan basıncı, solunum ritmi, solunum kalitesi, nabız sayısı gibi fizyolojik olaylara olumlu etki yaptığı artık bilinmektedir.

Kaynaklar
http://www.musictherapy.org/
http://www.turkpsikiyatri.org/arsiv/music_therapy_psychiatry.pdf
http://www.musictherapy.org/assets/1/7/MT_Alzheimers_2006.pdf
http://www.themusictherapycenter.com/sites/default/files/images/factsheets/mtcca_parkinsons.pdf
http://www.naturalhealthcure.org/therapies/benefits-of-music-therapy.html
http://www.musictherapy.org/research/music_therapy_and_autism_spectrum_disorder/
"Power of Music", Early Childhood News, by F. Ruscher.
Reader's Digest Magazine, 1999.
Music Therapy. ca-Kanada Müzikle Tedavi Merkezi.
http://tampamusic.com/
• www.newsweek.com
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Müzikle Tedavi Mümkün mü?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Kevser BAŞKARA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Kevser BAŞKARA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kevser BAŞKARA Fotoğraf
Dyt.Kevser BAŞKARA
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi12 kez tavsiye edildi
   
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Kevser BAŞKARA'nın Yazıları
► Hıv/Aıds’e Karşı Bitkisel Çözüm Mümkün mü? ÇOK OKUNUYOR Dyt.Şenol YILDIZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,345 uzman makalesi arasında 'Müzikle Tedavi Mümkün mü?' başlığıyla benzeşen toplam 32 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bal mı Pekmez mi? Aralık 2016
◊ Vegan Probiyotik Yapımı Aralık 2016
     
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:15
Top