2007'den Bugüne 75,930 Tavsiye, 24,844 Uzman ve 17,068 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Disleksi, Öğrenme Güçlüğü Nedir? Disleksi, Öğrenme Güçlüğü Duysal Bütünlük İlişkisi Nasıldır?
MAKALE #19562 © Yazan Uzm.Fzt.Ümmühan ÇÖPKES | Yayın YENİ Mayıs 2018 | 165 Okuyucu
DİSLEKSİ NEDİR?

Kişinin normal zeka düzeyinde olmasına rağmen okuma, yazma ve dil becerilerinde problem yaşamasına sebep olan özel öğrenme güçlüğüdür.

Disleksi, okuma bozukluğu şeklinde görülsede, temelde dikkat, hafıza, görsel ayırt etme ve şekil-mesafe ayrımı problemleri vardır. Bu nedenle disleksi, özgül öğrenme bozukluklarından biri olarak kabul edilmektedir. Disleksiyi diğer özgül öğrenme güçlüklerinden ayıran farkları vardır. Disleksinin temel problemleri, belirtileri ve eğitim yöntemleri bilinmelidir. Disleksinin temel kaynağı tam olarak tespit edildiği zaman problem olmaktan çıkmaktadır.

Disleksiyi sadece kelime ve harf işleme bozukluğu olarak sınıflandırmak doğru değildir. Sinir sisteminin genel olarak duyusal, algısal, işlemsel ve bilişsel bozukluğudur.
Disleksi; duyusal işlemleme bozukluğuna bağlı olarak gelişir. Duyusal işlemleme bozukluğuna diğer bir adıyla duyusal bütünleme disfonksiyonu (fonksiyon bozukluğu) denir.
DUYSAL BÜTÜNLÜK FONKSİYONU NEDİR?
Duyulardan ve cevaplardan alınan bilgilerin, motor davranışsal çıktıları oluşturmasıdır. Motor davranış, sinir sisteminde işlemleme sonucunda oluşur. Sinir sistemi doğru işlemleme yaparsa günlük yaşam aktivitelerinde problem yaşanmaz. Yemek yemek, kitap okumak yada fiziksel aktiviteler gibi birçok günlük görevler normal sınırlarında gerçekleşir. Buna normal duyusal bütünleme işlemi gerçekleşiyor denir. Duyu sistemlerinin çalışmasında aralarında iletişim tam olmazsa buna ‘duysal bütünlük fonksiyon bozukluğu’ denir.
Duyu bütünleme tekniğini Ayres isminde bilim kadını ortaya koymuştur. Ayres, duyu bütünleme stratejilerinin temellerini pozitif olarak ortaya koymak için, öğrenme güçlükleri olan ve olmayan çocuklar üzerinde çok sayıda analitik-faktör çalışmaları yapmıştır. Dokunsal, vestibüler, propriyoseptif, işitme ve görsel sistemlerde işlev bozuklukları tespit etmiştir. Duyusal işlemedeki işlev bozukluklarının, motor planlama, dil, davranış, emosyonel refah ve kavrama gelişimini etkilediğini bulmuştur. Ayres’in analitik-faktör çalışmaları, öngörüsünü desteklemiştir.
Duyusal bütünlük tekniği, Ayres'in kuramına dayanarak özetlenmiştir. Çocuğun doğumdan okul yıllarına kadar olan gelişimsel ilerlemesini gösterir . Sensory Integration teorisi (SI) olarak dünyada bilinir. SI, taktil (dokunsal), propriyoseptif ve vestibüler sistemlerin kas tonusu, otomatik reaksiyonlar ve emosyonel gelişime katkıda bulunduğu vurgulanmıştır. Doğumu takiben çocuğun hareketleri genellikle duyusal kanallardan gelen girdilere yanıt verir. Bebekte bulunan refleksler ve reaksiyonlar taktil, vestibular ve proprioseptif işlemlemeden geçerek normal sınırlarda tutulmaktadır. Örneğin, arama, yakalama (kavrama) ve adım alma refleksleri dokunsal girdiye yanıt olarak ortaya çıkar; başı etkileyen labirent düzeltme reaksiyonu (labyrinthine head righting), Moro yanıtı ve traksiyon, vestibüler / propriyoseptif girdiye yanıt olarak gerçekleşir.
Dokunsal, propriyoseptif ve vestibüler sistemler aynı zamanda emosyonel gelişim ve anne-bebek bağına katkıda bulunur; Örneğin, çocuklar bir battaniyeye sıkıca kundaklandığında veya hafifçe sallandıklarında sakinleşirler. Bunlar basınç ve hareket gibi duyusal girdilerden etkilenen emosyonel tepkilerdir. Çocuklar olgunlaştıkça ve çevreyle olan ilişkilerini genişlettikçe, görsel ve işitsel sistemler daha önemli hale gelir ve diğer duyu sistemleriyle bütünleşirler. Örneğin, bebekler bir nesneye görsel olarak odaklanmayı ve ellerini ona doğru yönlendirmeyi öğrenirler. Bu el-göz koordinasyonu, çeşitli duyu girdileri türlerinin entegrasyonunu gerektirir: dik postürün korunması için vestibüler, propriyoseptif, görsel bilgiyi ve hedefe yaklaşımı yönlendiren görme ve propriyosepsiyon gerekir. Çocuğun eli nesneyle temas kurduğunda, çocuk nesnenin dokusu hakkındaki dokunsal bilgileri, boyut, şekil ve renk hakkındaki görsel bilgilerle bütünleştirir. Nesnenin daha fazla manipüle edilmesi, nesne karşısında çocuğun el hareketlerinden propriyoseptif- kinestetik geri bildirim üretir ve boyut ve şekil hakkında bilgi vermeye yardımcı olabilir.
Duyusal girdinin yetersiz işlenmesi, motor, bilişsel ve sosyal-emosyonel gelişme alanlarını olumsuz etkileyebilir. Duyusal entegrasyon tekniği, yeterli duyusal işlemeyle ilişkili motor, bilişsel ve sosyal-emosyonel gelişimde sorun yaşayan çocuklara yardımcı olmak için geliştirilmiştir. Daha önce kullanılan yaklaşımlardan farkı, eylemin duyusal yönüne verilen odak noktasıdır.
Disleksi, duyusal akışın bozulması ve sinir sisteminde bilgi işlemleme bozukluğu olduğu düşünüldüğü için; kişinin, duyu bütünleme fonksiyon bozukluğu temelinden başlayarak dikkat, hafıza, muhakeme ve normal öğrenme seviyelerine çıkamaz. Beyin işlemleme bozukluğunun özgül öğrenme güçlüğü olarak biçimlenmiş hali disleksidir. Yapılan çalışmalarda disleksinin farklı türleri olduğu görülmüştür.(1) Derin disleksi veya kazanılmış disleksi olarak ikiye ayrılır.
Disleksi yapılan çalışmalarda edinilmiş okuma bozukluğu olarak açıklanmaktadır. Edinilmiş okuma bozukluğu için iki yaklaşım ortaya atılmıştır. Birinci yaklaşıma göre, sol hemisfer derin disleksik olanlar, normal sol yarımkürede okuma sisteminin bir versiyonu kullanılarak yüksek sesle okumaktadırlar.

Derin dislekside semptomların çoktur bu sebeble çoklu hasar yeri tespit edilmelidir. Normal okuma sisteminin hiçbir modeli (hasar gördüğünde), sistemin okuma davranışının, derin disleksi semptomlarının tümünü göstermesi için herhangi bir bileşen içermez. Sağ hemisfer çalışmalarına göre ise, derin dislekside yüksek sesle okuma, sağ-hemisfer okuma mekanizmalarının kullanımını içermektedir.
Sağ ve sol hemisfer çalışmaları, derin disleksi içinde okunmanın anatomik temelini iddia ederler. Bu çalışmalar, basit okumaya bakılarak ve derin disleksiklerin beyinlerini görüntüleyerek karar verilmesi gerektiğini savunur. Son yıllarda yapılan çalışma ve makaleler, derin disleksinin sağve sol hemisfer çalışmalarıyla desteklemesi gerektiğini savunmaktadır.
Derin disleksinin (özgül öğrenme güçlüğünün) doğru şekilde yorumlanması için iki görüş vardır:
a) Sol hemisfer sistematik okumayı temsil eder.
b) Sağ-hemisfer ortografik (yazma) ve semantik işleme(anlamsal işlem) üzerindeki okuma alanını temsil eder.
Ancak disleksiyle ilgili yapılan beyin görüntüleme çalışmalarının sonuçlarında ‘sağ hemisferin kelime işleme açısından derin disleksiyi açıklamakta yetersiz olduğu’ düşünülmektedir.(2)
Derin dislekside en belirgin semptomun ‘yüksek sesle okumada anlamsal hatanın‘ olduğudur. Derin disleksi, beyin hasarının neden olduğu okuma bozukluğu olduğudur. Derin disleksikler, herhangi bir şart ve zaman baskısı olmadan yüksek sesli kelimeleri tek tek okuduğunda, cevapları genellikle anlamlıdır. Fakat okumaya çalıştıkları sözcükle yazım, anlam ve ses ilişkisi olması istendiğinde tutarlı değillerdir.
Örneğin, sesli okuma sırasında özellikle görsel hatalar ve morfolojik (yapısal) hataların ortaya çıkması sırasında diğer anlamsal ve ses hataları ortaya çıkar.
Yüksek sesli kelimeler ve soyut anlamlı kelimeleri okumada ciddi problemleri vardır. Sembol, şifre, öngörü kelimelerini hiç okuyamazlar.
Bu sebeble, okumanın sağ hemisferde yorumlanmasının eksikliği derin disleksiyi açıkladığı sonucuna varılmıştır.(3)
Disleksi, sağ ve sol hemisfer okuma bozukluğu oluşumunda farklılık gösterir. Derin dislekside semptomların çokluğu nedeniyle çoklu hasar olduğu ve kendine has eğitime alınması gerektiği belirtilmiştir. Diğer normal okuma sistemleri hasar gördüğünde, bu sistemlerin okuma davranışı derin disleksi belirtilerini göstermez.
Disleksinin oluşumunu iyi analiz etmek gerekir. Disleksiyi sadece kelime ve harf işleme bozukluğu olarak düşünmek eğitimi çok sınırlı yapmak anlamına gelir. Sinir sisteminin genel olarak duyusal, algısal, işlemsel ve bilişsel bozukluğu olarak değerlendirmek eğitime doğru hedefler koymak anlamına gelecektir. Disleksi eğitimi duyu-motor bütünlük fonksiyonuna uygun yapıldığı zaman kesin ve etkili olacağı düşünülmektedir.
Disleksik çocuklarda duyu-motor bütünlük fonksiyon bozukluğunun düzeltilmesinde yeterli ve doğru uyaranların verilmesi ile duyusal girdilerin kayıt edilmesi gerekir. Bunu sağlamak için davranışsal eğitim yöntemleri geliştirilmiştir. Duysal bütünlük tekniği bu davranışsal yöntemlerden biridir.
Duysal bütünlük tekniği; bir çocuğun duyusal ihtiyaçlarına uyacak şekilde öğrenme ortamını hazırlar, böylece duyumları daha iyi entegre edebilir ve öğrenme hızlı başlayabilir. Çocuğun çevreyle etkileşimde bulunmasını sağlayarak gelişme ve öğrenme zincirinin düzenlenmesini gerçekleştirir.(4)

KAYNAKLAR:
1. Price, Howard, Patterson, Warburton, Friston ve Frackowiak (1998)
2. Marshall ve Newcombe, 1966, 1973; Coltheart, Patterson, & Marshall, (1980)
3. Max Coltheart, Department of Psychology, Macquarie University, Sydney, New South Wales 2109 Australia
4. Otistik Çocuklarda Vestibüler Rehabilitasyonun Etkisi- Uzm. Fzt. Ümmühan Çöpkes
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Disleksi, Öğrenme Güçlüğü Nedir? Disleksi, Öğrenme Güçlüğü Duysal Bütünlük İlişkisi Nasıldır?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Fzt.Ümmühan ÇÖPKES'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Fzt.Ümmühan ÇÖPKES'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Uzm.Fzt.Ümmühan ÇÖPKES
İstanbul
Uzman Fizyoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Fzt.Ümmühan ÇÖPKES'in Makaleleri
► Zayıf Duysal Bütünlük Fzt.Aymen BALIKÇI
► Yutma Güçlüğü-Bozukluğu Nedir? Op.Dr.Sinan YÜCEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,068 uzman makalesi arasında 'Disleksi, Öğrenme Güçlüğü Nedir? Disleksi, Öğrenme Güçlüğü Duysal Bütünlük İlişkisi Nasıldır?' başlığıyla benzeşen toplam 98 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:25
Top