2007'den Bugüne 83,079 Tavsiye, 26,198 Uzman ve 18,416 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Beyin Tümörlerinin Tedavisinde Tümör Aşısı
MAKALE #5629 © Yazan Prof.Dr.Hasan Çağlar UĞUR | Yayın Ekim 2010 | 7,145 Okuyucu
Beyin Tümörlerinin Tedavisinde Tümör Aşısı

Tümör aşısı nedir?


Bilindiği üzere bağışıklık sistemi vücudumuzu dışarıdan gelen saldırılara karşı koruyan bir savunma sistemidir. En basit haliyle aşı ise vücudumuzdaki bağışıklık sistemine ait bazı hücreleri uyararak onları mikroplarla kolay bir şekilde mücadele edecek hale getirmek için uygulanır. Özellikle son 30 yıldan beri tıp alanında olan gelişmeler bu aşılama yönteminin sadece mikropların oluşturduğu hastalıklara karşı değil aynı zamanda kanserlere karşı da uygulanabileceğini açığa çıkarmış ve bu alanda deneysel amaçlı birçok çalışma yapılmasına sebep olmuştur. Buradaki temel felsefe savunma sistemimizdeki hücreleri tümör hücrelerini tanıyacak ve bu hücreleri yok edecek duyarlılığa ulaştırmaktır.

Tümör aşısının geçmişi nedir?


Öncelikle tümör aşısı beyin tümörlerinin tedavisinde gerçekten bir ihtiyaç mıdır? Özellikle kötü huylu beyin tümörlerinde modern tekniklerle yapılan cerrahi girişimler, ışın tedavisi ve ilaç tedavi uygulamalarına rağmen ne yazık ki ortalama yaşam süresi 1 yıl civarındadır. Bu kötü gelişim süreci bu tür kanserlerde alternatif bir tedavi gereksinimini kaçınılmaz kılmıştır. Bu bağlamda immünoterapi diye de adlandırdığımız tümör aşısı ile ilgili çalışmalar 1970’li yıllarda başlamakla beraber son 10 yıl içerisinde yapılan çalışmaların sayısı katlanarak artmaktadır.

İmmünoterapi sadece beyin kanserleri için mi uygulanmaktadır?


Hayır, immümoterapi her tür kansere karşı uygulanabilecek ve bu konuda çalışmaların yapıldığı bir alandır. Ancak beyinin immunoterapide oldukça özel ve zorlu bir yeri vardır. Bunun da sebebi normal beyin dokusunda vücudun diğer organlarında alıştığımız immün sisteminin olmayışıdır. Kan beyin bariyeri bağışıklık sistemin savunma hücrelerinin beyine girişine müsaade etmez. Ancak kan beyin bariyerinin bozulduğu durumlarda bu savunma hücreleri beyine belirli miktarlarda geçebilir. Bu durum da beyin tümörlerinin immunoterapisini diğer organların immünoterapisine göre daha zor kılar.

Hangi kanser türlerinde daha başarılı sonuçlar alınmaktadır?


Kolorektal kanserler, lenf kanserleri, kan kanserleri ve böbrek kaynaklı kanserlerde bildirilen sonuçlar diğer organlardaki kanser türlerine göre biraz daha iyidir. İmmünoterapinin bu hastalıklardaki sağ kalım sürelerini bir miktar uzattığına dair yayınlar vardır. Şahsen beyin tümörlerindeki tedavi sonuçları ile ilgili olarak da katıldığım hiçbir yurtiçi veya yurtdışı toplantıda beyin aşısının hastaların tedavisinde beklenen etkiyi gösterdiğine dair bir sonuç veya iddia ile karşılaşmadığımı belirtmek isterim.

Çalışmalarda hangi sonuçlara varıldı?


Yaptığım çalışmalarda elde ettiğim sonuçların hepsi kanser biyolojisini anlamaya ve kanserlerde kullanılabilecek yeni ilaçların etkilerini araştırmaya yönelik deneysel çalışmalardır. Bu gün için bu çalışmaların hiçbirisi insan üzerinde uygulanabilecek aşamaya gelmiş değillerdir.

ABD ya da dünyanın başka herhangi bir yerinde beyin aşısı hastalara uygulanıyor mu?


Evet, yurtdışında bu konuda yılların getirdiği araştırma deneyimi ve terbiyesine sahip ciddi kliniklerde çok özel şartları yerine getirerek tümör aşısının uygulandığı merkezler ve çalışmalar mevcuttur. Tümör hücresinin yüzeyinde yer alan herhangi bir moleküle karşı aşı geliştirilmiş olabilir. Bu alandaki sonuçlara rahat bir şekilde tıp kaynaklı arama motorlarından ulaşılabilir. Bu çalışmalarının sonuçlarını okuyucular için birkaç cümle ile özetlemem gerekirse beyin tümörlerinde aşı çalışmalarının sonuçlarını değerlendirmek için henüz çok erkendir ve klinik uygulamalardan alınan sonuçlar şu an için beklenildiği ölçüde yüz güldürücü değildir.

Tümör aşısının yan etkileri var mı?


Evet, var, bazı vakalarda bağışıklık sistemine ait hücrelerin normal beyin dokusuna karşı da reaksiyon oluşturduğu ve normal beyin dokusunda hücre yıkımına sebep olduğu gösterilmiştir. Bu açıdan bakıldığında tümör aşısı uygulamalarının yan etkileri ciddi olabilir.

Bu uygulama tedavi amacıyla hastalara önerilebilir mi? Önerilirse bunun tıbbi, etik ve hukuku sonucu ne olabilir?


Aslında bu konuda ki mantık çok basittir. Hekim olarak hastaya beyin tümörü aşısını veya herhangi başka bir tedaviyi önerebilmesi veya uygulanabilmesi için bu konuda ya bilimsel araştırmaların getirdiği bir tecrübeye sahip olmak ya da başka bilim adamlarının araştırma sonuçları ve tecrübelerinden yola çıkarak uygulanmasında tıbbi ve hukuki bir engel olmayan tedavi seçeneklerini hastaya sunmak gerekir. Eğer sizin bu konuda araştırmalarınızın getirdiği bir tecrübeniz yoksa hastaya tabiî ki bu yöntemi uygulamamalısınız ve önermemelisiniz. Bunun tersini yapan hekimler en başta vicdanen yükümlülük altına girerler. Tıbben hastaya sonuçları tam olarak bilinmeyen uygulamaları yaparak hastalarını denek olarak kullanmış olurlar ve hukuki olarak sorumluluk altında kalırlar.


Neden tıptaki bunca ilerlemelere ve bu hastalıklarının araştırma ve tedavisi için yapılan onca girişime rağmen halen kanser tedavisinde arzu edilen sonuçlara ulaşılamıyor?


Birincisi bugüne kadar yapılan milyonlarca kanser araştırmasına rağmen kanser hücresinin sırrı henüz çözülememiştir. Milyonlarca kelimesi mübalağa edilmiş bir sayı değildir ve bu konuda her ay yüzlerce, binlerce yeni çalışma sonucu yayınlanmaktadır. Kanser hücreleri yeni bulunan tedavi yöntemlerine de çok hızlı bir şekilde direnç geliştirmektedir. Yapılan ve umut vaat eden çalışmaların büyük bölümü insan türü dışındaki canlılar üzerinde yapılmakta ve bu türler üzerindeki sonuçlar maalesef insan üzerinde aynı başarıya ulaşamamaktadır. Ama şahsen bu konuda önümüzdeki 10 yıl içinde önemli sayılabilecek gelişmeler olacağı inancını taşımaktayım.

Türkiye’de bu konudaki araştırmalar ve gelecekle ilgili umutlar nelerdir?


Bu soru gerçekten önemlidir. Türkiye ve Türkiye deki durumu önce kısaca özetlemekte fayda vardır. Türkiye’de bu konuda araştırmaya yeterince kaynak ayrılmadığı ve çok kısıtlı imkânlarla bilimsel arenada doğru işler yapmaya çalışan sayılı bilim adamına gerektiği kadar destek olunmadığını herkesçe bilinen bir gerçektir. Çoğumuz tıp alanındaki gelişmelere sadece izleyiciyiz. İmkân yaratmayı başarabilen bilim adamlarımız Fransa, İngiltere, İtalya ve Amerika’da ki köklü laboratuarlara ve kliniklere kısıtlı sürelerle gidip buradaki araştırma projelerine katılıp bu alanda neler olup bittiğini anlamaya ve kendilerini özellikle kendi araştırmalarını yürütebilecek kadar yöntem öğrenmeye çalışıyorlar. Yani araştırma alanında ne yazık ki Türk bilim adamları olarak çok gerilerdeyiz.

Özellikle medyada belirli dönemler çıkan ‘’ Türk bilim adamının büyük başarısı’’, ‘’Şu amansız hastalığı falanca Türk doktoru geliştirdiği yöntem veya şu buluşu ile iyileştirdi binlerce hastaya umut oldu’’ şeklindeki haberleri nasıl değerlendirilmelidir?


Öz eleştiriyi seven bir insan olarak, Türk insanını olarak bizlerin biraz ‘’hazırcı’’ bir eğilimi olduğunu gözlemlediğimi söylemek isterim. Yıllar sürmesi gereken özenli, zorlu, yorucu çalışmaları pek sevmeyiz. Hemen olsun bitsin isteriz. Eksiklerimizi giderme ve mücadele konusunda çok hevesli olmayız. İmkânlarımızın yetersiz oluşunun veya ideal olmamasının zırhı arkasında saklanmak sık başvurduğumuz bir yoldur. Bu tanımlamalar tabiî ki herkesi kapsamıyor ama genel temayül bu yöndedir. Ben kimseye önyargılı yaklaşılmaması taraftarıyım. Hastalarımıza önerim bu tür haberler karşısında lütfen biraz araştırma yapsınlar. En basit yoluyla mevzu bahis buluşu yapan bilim adamının adını herhangi bir arama motoruna yazıp bilimsel araştırmalarını incelesinler. En doğru cevabı orada bulacaklarından emin olabilirler.

Bu bilgilerden yola çıkarak tümör aşısı hakkında birçok araştırma yapılmış olmasına rağmen halen çok sınırlı klinik uygulamalar mevcut olduğunu söyleyebiliriz.. Beyin tümörlerinin tedavisinde beyin aşısının etkinliğine karar vermek için henüz erkendir ve yapılacak geniş çalışmalara ihtiyaç vardır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Beyin Tümörlerinin Tedavisinde Tümör Aşısı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Hasan Çağlar UĞUR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Hasan Çağlar UĞUR'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hasan Çağlar UĞUR Fotoğraf
Prof.Dr.Hasan Çağlar UĞUR
Ankara
Doktor "Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji)"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi386 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Hasan Çağlar UĞUR'un Yazıları
► Beyin Tümörlerinin Sınıflaması Prof.Dr.Hasan Çağlar UĞUR
► Grip Aşısı Dr.Sevin KARALAR
► Serviks Kanseri-Hpv Aşısı Dr.Hasan YILDIZ
► Gebelik ve Grip Aşısı Dr.Hüseyin ŞENYURT
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,416 uzman makalesi arasında 'Beyin Tümörlerinin Tedavisinde Tümör Aşısı' başlığıyla benzeşen toplam 52 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Baş Dönmesi - Vertigo Aralık 2010
► Beyin Kistleri - Araknoid Kistler ÇOK OKUNUYOR Aralık 2010
► Baş Ağrısı Ekim 2010
► Beyin Kanamaları Ekim 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:39
Top