2007'den Bugüne 86,009 Tavsiye, 26,779 Uzman ve 19,114 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sosyal Paylaşım Ağlarında Büyüyen Çocuklarımız
MAKALE #6453 © Yazan Psk.Serap DUYGULU | Yayın Şubat 2011 | 5,692 Okuyucu
Doğdukları andan itibaren kendileri için sosyal ağlarda (Facebook, Twitter vb) bir hesap açılan yeni bir nesil yetişiyor. Bu nesili sosyal medya kuşağı olarak tanımlamak doğru mu?
• Günümüzün çocukları ve gençleri teknolojinin geldiği en son imkanlara sahip olarak yetişiyor,yaşıyor ve kendi deneyimlerini oluşturuyorlar.
Son yılların teknolojik yenilikleri ve giderek gelişen iletişim donanımları sayesinde artık kilometrelerin bir önemi ve değeri kalmadı.En uzaktaki yakınlarımız bile en fazla bir tık uzakta ve sadece bir ekran yoluyla ulaşılabiliyoruz.Bu sınırsız gelişmelerden ve büyülü yenliklerden en çok etkilen yine çocuklarımız ve gençlerimiz oluyor.Farklı bir gençlik,farklı bir çocukluk yaşıyor onlar.Tam anlamıyla sosyal paylaşım ağlarında paylaşımlarla yaşanan hayatların öznesi haline gelmiş çocuklarımız için maalesef giderek durum daha da içinden çıkılmaz bir hale geliyor.Bilişim ve iletişim teknolojisinin bu derece günlük hayata girmediği dönemlerde çocuklar sadece çocuktu,oyun oynarlar,arkadaşlarıyla mahalle maçları yapar, akşamları komşu evlerde misafirliğe giderlerdi.Şimdi ise bu tip sosyal ağlarda sanal çiftlikler ediniyor,sanal hayvanlar besliyor,sanal evler kuruyor ve hayallerinde bile gerçekleştiremeyecekleri muazzam zenginliklere sahip olabiliyorlar.Bütün bu değişimlerin son 20-25 yılın teknolojik gelişimlerinin sonucu olduğunu düşündüğümüzde gelecek 20-25 yılı düşünmek çok korkutucu görünüyor.Çocuklarımız maalesef artık sosyal ağların esiri, üretmeyen ama son hızla tüketen bir kuşağın figürleri durumundalar ve onlar tam anlamıyla sosyal ağların kendi kurallarını,kendi dilini,kendi kültürünü oluşturmuş bireyleri konumundalar.

Facebook gibi ağlarda bu kadar aktif olmak, çocuklarda ne tür özelliklerin gelişmesine ve hangilerinin zayıf kalmasına yol açıyor? Bu çocukların ileride hangi özellikleri bizden farklı olacak?
• Çocuklarımızı teknolojinin ne olduğunu henüz öğrenemedikleri bir çağda teknolojinin imkanlarıyla baş başa bırakıyor olmak ve bu konuda gerekli denetimi sağlayamamak aslında çok ürkütücü.Bilişsel anlamda yeterli olgunluğa ulaşmamış çocuklarımız, dünyanın her yerinden her tür kişilikteki insanın aynı anda girip dolaşabildiği sanal bir deryanın ortasında yapayalnızlar aslında.Her tür tehlikeye ve sömürüye açıklar. Üstelik bu konuda değişik olumsuz haberler de basın yayın organlarında gün geçtikçe daha sık olarak yer almaya başladı.Bütün bu tehlikelerin de dışında bir de psikolojik, fiziksel, sosyal ve zeka gelişimleri son derece olumsuz olarak etkileniyor. Akranlarıyla beraber olacağı yaşta,onlardan giderek uzaklaşan,yaşının ve psikolojik yeterliliğinin çok üstündeki bilgilere kolaylıkla ulaşan,toplumsal bir varlık olmaktan çok,bireysel ve bencil davranan,gerçek hayatla sanal alem arasında kavram karmaşası yaşayan ve bir yandan da büyümeye çalışan çocuklarımız için yapacağımız hem çok şey var,hem hiçbir şey yapamıyoruz. Saatlerce bilgisayar başında kalıp,bir takım oyunlar oynamak, mesajlaşmak ve görüntüleri takip etmekten başka bir eylemde bulunmayan çocuklarda aslında ciddi hiperaktivite davranışları ortaya çıkabiliyor.Yapı olarak en enerjik,en hareketli çağlarda bu denli az hareket etmek,enerjilerini boşaltamadıkları için saldırgan davranışlar geliştirmelerine yol açabiliyor. Özellikle bir de şiddet öğeleriyle dolu oyunlar ve içerikler nedeniyle durum daha da ciddi sorunlara yol açıyor.
Çok fazla bilinmese de aslında bilgisayar başında bu kadar çok kalmak çocuklarda başka önemli bir zarara daha yol açıyor.Henüz gelişimlerini tamamlamamış beyinlerini olumsuz olarak etkileyen bilgisayar ışınları özellikle çocuklarda epilepsi nöbetlerine neden olabiliyor.Bu sorun nedeniyle tedavi gören insanlar var maalesef.
Ayrıca son yıllarda tanımlanmış ve bir hastalık olarak kabul görmüş bir bağımlılık türü var: İnternet(Bilgisayar) Bağımlılığı.
Üstelik bu bağımlılık sadece çocukları değil,yetişkinleri de esir almış durumda. Sırf bu bağımlılık nedeniyle yıkılan yuvalar,tedavi gören eşler var.
Anne babalar da ne yapacaklarını,çocuklarına nasıl ulaşacaklarını bilemiyorlar. Saatler boyunca ekran karşısında kalan çocuklar zamanla,sosyal ilişkileri zayıflamış,iletişim kurmakta sorunlar yaşayan,sadece bilgisayar şemaları ve dili ile konuşan,sağlıklı arkadaş ve toplumsal ilişkiler kurmakta sorunlar yaşayan,toplumdan ve grup arkadaşlıklarından uzak, son derece bireysel,sığ kişilikler olarak,yine neredeyse kendilerinin bire bir kopyası diğer çocuklarla birlikte geleceğe hazırlanacaklar.İşin en olumsuz yanı da bu aslında.Çünkü yeni nesil maalesef hep bu şekilde bireylerden oluşan bir toplum olacak gibi gözüküyor.

Anne-babalara ve eğitimcilere öneriler.
• Çocuklarımızı ekranlar karşısından alabilmenin en iyi yolu,ilgili,dikkatli, yönlendirici, sağlıklı anne baba tutumlarıyla birlikte düzgün aile ortamıdır. Çocuklar net olarak dile getirmeseler de aileleri ile birlikte zaman geçirmekten mutlu olurlar.Özellikle yoğun iş temposu ve okul çalışmaları arasında hızla tükenen hayatlarımız içinde birlikte olabilmek için kalan zamanlar zaten son derece az.Dolayısıyla,çocuklarımızla paylaştığımız anları olabildiği kadar çok çoğaltmalıyız. Birlikte gidebileceğimiz sinema,tiyatro, sergi gibi bazı etkinlikler,aile ve çocuklar arasındaki bağları güçlendirir. Özellikle günümüzde modern hayatın bize getirdiği en büyük külfet zamansızlık ve bu zaman kısırlığı içinde çocuklarımıza zaman ayıramamanın yarattığı suçluluk duygusu da çok büyük.Bu duyguyla başa çıkmaya çalışırken, suçluluk duygumuzu bastırmak amacıyla satın alarak onlara sunduğumuz her oyuncak,her kıyafet,her ürün acıklı halimizi daha çok gözler önüne seriyor aslında. Çocuklarımızı ekranlardan nasıl uzak tutacağımızı düşünürken,aslında onları kendimize nasıl yakınlaştıracağımız konusuna çözüm bulmalıyız öncelikle. Çocuklar onlara öğreten,yol gösteren olmamışsa nasıl program yapacaklarını bilemezler.Zamanı nasıl doğru kullanacaklarını kendi kendilerine öğrenemezler.Yol gösterici ve eğitici olması gerekenler bizleriz.Çocuklar her fırsatta arkadaşlarıyla görüşmeli,ev dışı faaliyetlere katılmalı,sosyal ortamlarda bulunmalı,ailesiyle birlikte bazı etkinliklere katılmalıdır.Ayrıca hayatın sadece ders çalışmaktan ibaret olmadığını unutmamak gerekiyor. Çocuklarımızı mutlaka kitap okumaya teşvik etmek zorundayız.Bunun yolu da ‘Git odana ve kitap oku’ demek değildir.Önerimiz birlikte bir kitap seçmek ve özellikle ilk zamanlarda o okurken dinlemektir.Aynı şey günlük gazeteleri birlikte okumak ve yorumlamak olarak da yapılabilir.Bu aynı zamanda okula hazırlık,kitap okumayı sevdirmek, kelime haznesini geliştirmek ve hızlı okuyarak, okuduğunu anlamasını sağlamak bakımından ciddi bir çalışmadır. Bunun dışında grup olarak yapabileceği sporlara yönlendirmek arkadaşlık ilişkilerini ve bir takımın üyesi olma duygusunu geliştirmeye de yardımcı olacak çok olumlu yöntemlerdendir.

Sonuç Olarak:
• Maalesef aile olarak biz anne babaların da önceliği değişmiş durumda. Görünüşte çocuk merkezli aileler olduk ama aslında okul,ders,sınav üçgeni içinde hem kendimizi hem çocuklarımızı kaybettik.Çocukların akademik başarılarına odaklanmış vaziyette yaşıyoruz.İnsan ilişkilerini yitirdik.Artık çocukların derslerine odaklı yaşıyor,onların dershane ve sınav tarihlerine göre arkadaşlık ve akrabalık ilişkilerimizi düzenliyoruz.Çocuklarımızın sokakta oynaması,arkadaşlarıyla görüşmesi gereken varlıklar olduklarını unutuyoruz.Onlar artık sadece okula gitmek için evden çıkan birer sosyal ağ bağımlıları oldular. Oysa çocuklarımızın duygularını,kaygılarını, hayallerini bilmiyoruz.En sevdiği rengi,en yakın arkadaşını ve niye o arkadaşını kendisine yakın bulduğunu bilmiyoruz.Eve geldiği anda talimatlar vermeye başlıyoruz. Çocuklarımızı kendilerini sorgulamadan, yargılamadan kabul eden bilgisayarlara, sanal alemlere kendi ellerimizle teslim ediyoruz.Bizden ve onlara yüklediğimiz pek çok şeyden kaçıyor çocuklar.Çünkü ellerinden mahallelerini,çamurları,bilyeleri, yakan topları,kukaları,yeşil alanlarını, komşu teyzelerini aldık.Yerine onlarca katlı taş binaları ve muazzam teknolojileri koyduk.Sırça köşkler içinde pamuk prensler ve pamuk prensesler yetiştiriyoruz. Çocuklarımızla aramızda ise koskocaman bir sanal alem var.Bizler bir ayağı geleneksel kültürde kalmış,bir ayağını modern kültüre atmış,ne o tarafa ait ne bu tarafa geçebilmiş arada kalmış yetişkinleriz.Bu teknoloji bizim hayatlarımıza sonradan iliştirilen bir canavar ama onlar doğduklarında bu teknolojiye gözlerini açtılar.Bizler ne kadar çekingen davranıyorsak onlar o kadar atak.Bizler ne kadar bilgisizsek onlar o kadar gözü kara.Üstelik acı olan bir durum daha var ki, çocuklarımızı çocuk gibi yetiştirmeyi unuttuk,onlara yetişkinler gibi davranıyoruz. Oysa onları öpmek, sevmek, kucağımıza almak, dokunmak,sevdiğimiz söylemek ne kadar önemlidir.Bizim vermeyi unuttuğumuz ne varsa onlar doğru ya da yanlış, alabilecekleri yerleri buldular.Teknolojinin nimetleri yanında külfetleri de var ve ne yazık ki en ağır külfet,ekranlar karşısında,sanal alemlerin ortasında çocuklarımızı kaybediyoruz.Üstelik her şey o kadar sanal,o kadar gerçek dışı ki,bütün bu sistem bir gün çökerse elimizde ne kalacak?Havaya,suya yazılmış mesajlardan ne kalacak geriye ve sanal hayatlardan başka ne yaşamış olacağız?
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sosyal Paylaşım Ağlarında Büyüyen Çocuklarımız" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Serap DUYGULU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Serap DUYGULU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Serap DUYGULU'nun Yazıları
► Çocuklarımız ve Beklentilerimiz Psk.Dnş.Metin KILIÇ
► Karne,çocuklarımız ve Biz Psk.Dnş.Metin KILIÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,114 uzman makalesi arasında 'Sosyal Paylaşım Ağlarında Büyüyen Çocuklarımız' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Baba Çocuk İlişkisi Kasım 2016
► Alınganlık Kasım 2016
► Kıskançlık Kasım 2016
► Yılbaşı ve Çocuklar Kasım 2016
◊ Dizi Dizi Hayatlar Ekim 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:57
Top