2007'den Bugüne 92,293 Tavsiye, 28,217 Uzman ve 19,976 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Siz de Kilo Veremeyenlerden Misiniz? Göz Ardı Edilen Noktalara Dikkat!
MAKALE #6914 © Yazan Dyt.Bilge ÇETİN DARI | Yayın Mayıs 2011 | 4,575 Okuyucu
Yaz mevsimi yaklaşırken fazla kilolarından kurtulmak isteyenler her türlü yöntemi deniyor. Peki tüm uğraşlara rağmen kilo verememenizin nedenlerini hiç araştırdınız mı?
  • Yetersiz su tüketimi
Yaz aylarında su tüketimi her ne kadar artsa da yapılan çalışmalarda herhangi bir sıvı kısıtlama durumu olmayan bireylerde günlük su tüketiminin 2 – 2,5 litre olması gerektiği bildirilmiştir.

Su insan vücudu için hayati bir öneme sahiptir. Besinlerin ağızdan alınıp hücre içinde kullanılmasına kadar tüm aşamalarda suya ihtiyaç vardır. Tüketilen besinlerin sindirimi, atımı hep su yardımıyla olmaktadır. Yemeklerden yarım saat önce içilecek su mideyi doldurduğu için tokluk hissi verir ve fazla yemeyi önler.
Zayıflama diyetlerinde besin alımı azaldığı için kabızlık gözlenebilir. Yetersiz su tüketimi kabızlığı daha fazla arttıracağı için diyetiniz boyunca suyunuzu yanınızdan ayırmayın. Özellikle sabah uyanıldığında ilk olarak 1 -2 bardak su içmek uykudaki metabolizmayı canlandıracak en güzel davranıştır.
Su tüketimi ve sıvı tüketimi pek çok insan tarafından karıştırılmaktadır. Günde 2 – 2,5 litre su tüketilmesi öngörülürken bunun sadece “su”dan karşılanması gerekliliği vurgulanmalıdır. Çay, kahve ve diğer içecekler tam olarak su yerine geçmez ve diüretik etki göstererek vücuttaki gerekli suyun da atılmasına neden olabilir.
  • Aç kalarak kilo vereceğine inanmak
“Diyet yapmaya karar verdim”
– Peki nasıl bir diyet?
“Sadece sabah ve akşam yemek yiyeceğim” veya “Gün içinde sadece meyve yada sebze tüketeceğim”

Şimdi bir düşünelim. Diyete başlıyoruz, sabah kahvaltımızı yaptık, saat 09:00, daha sonra tüm gün hiç bir şey tüketmeden akşam yemeği zamanımız geldi, saat 19:00. Arada tam 10 saat var. Bu 10 saat içinde vücudumuzda neler oldu? Bir bakalım:
Saat 09:00 kahvaltımız bitti, yaklaşık 3-4 saat sonra kan şekerimizde biraz oynama oldu. Siz bunu nasıl hissettiniz? Hafif baş ağrısı, halsizlik, uyku hali, açlık hissi…
Neyse ki insülin / glukagon hormonları vücudumuzda bir denge içinde salınıp bu hisleri hafifçe baskıladı.
Ve saat 19.00’a kadar geçen sürede; açlık iyice bastırarak sizi yemek konusunda düşünmeye başlattı, akşam yemeğini iple çektiniz. Bu durumun yarattığı halsizlik, isteksizlik ve dikkat kaybı da ek olarak kayıplarımız arasında. Buraya kadar vücudunuzun içerisinde neler oldu? Uzun süreli aç kalındığı için vücut organların çalışması için gereken enerjiyi kendisi sağladı. Depolardaki glikojeni yıkarak glikozu elde etti ve organlara gönderdi. Buraya kadar güzel gözüküyor, depolarım eriyor diye düşünebilirsiniz fakat saat 19:00 yemek zamanı bakın neler olacak. Çok aç olarak masaya oturduğumuz için ilk önce karbonhidratlı besinler sizi çekti. “Tatlı krizleri” bu saatlerde gerçekleşir. Belki bir küçük bir çikolata, 1 parça ekmek, 1-2 adet bisküvi. Daha sonra bunlara ek olarak bir de yemeklerinizi tükettiniz. Bu şekilde bir beslenmeyi uzun süreli yaşam tarzı haline getirirseniz, vücut hep sabahtan akşama kadar geçen zamanda kaybettiği depoları doldurma yöntemine girecektir. Unutmayın ki, karbonhidratların fazlası vücutta yağ olarak depolanmaktadır. Bu durumu, kıtlık durumuna benzetebiliriz. Örneğin, 1 hafta hiçbir yerde ekmek üretilmeyeceğini duysanız ne yaparsınız?
Hepimiz 1 haftalık tüketeceğimiz besini evimize depolarız. Tıpkı vücudumuz da bu felsefe ile yemek gelmeyeceğini düşünerek, tüketilen az miktardaki yemeği depolamaya gider. Böylece düşük enerjili diyet – kilo verememe gibi bir kısır döngü oluşur.
Diyet hiçbir zaman “aç kalmak” değildir. Yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenme sürecidir.
  • Posadan fakir beslenmek
Meyve yerine meyve sularını mı tercih ediyorsunuz?
Sebze yemek yerine et ürünlerini daha mı çok tüketiyorsunuz?
Ekmek olarak beyaz olanları mı tercih ediyorsunuz?
Kurubaklagillerden uzak mı duruyorsunuz?

Tüm bu yukarıda yazılanlara cevabınız “evet” ise, büyük ihtimalle kabızlık sizinde kapınızı çalmıştır. Diyette posa içeriğinin düşük olması kabızlığa neden olur kabızlık ise kilo verememe durumunu yaratır. Daha fazla bilgi için; http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_6905.htm makaleyi okuyabilirsiniz.

Posadan fakir beslenmenin bir diğer dezavantajı ise, posası düşük besinlerin “glisemik indeks”inin yüksek olmasıdır. Peki nedir bu “glisemik indeks”?
Glisemik indeks besinlerin kan şekerini yükseltme hızı olarak bilinmektedir. Daha açık bir tanım ile; eğer bir besin kan şekerini hızlı yükseltirse vücudumuzdaki insülin hormonu fazla salgılanıp kan şekerinin hızlı bir şekilde düşmesine neden olur. Dolayısıyla kan şekeriniz düştüğünde, tekrar acıkırsınız. Böylece kilo vermeye bir etmen daha ortaya çıkar.
Glisemik indeksi yüksek olan besinlere örnek verecek olursak:
  • Şeker
  • Bal
  • Sıcak patates
  • Muz, üzüm, kuru meyveler, dut
  • Meyve suları
  • Beyaz ekmek…
Örneğin portakalın glisemik indeksi 59 iken, portakal suyunun glisemik indeksi 67’dir. Çünkü portakal suyunda posa miktarı azalmıştır ve kan şekerini yükseltme hızı artmıştır.
Üzerinde dumanı tüten bir patatesin glisemik indeksi, patates salatasının glisemik indeksinden daha yüksektir.
Besinlerin glisemik indeksini hem posa miktarı hem de sıcaklık derecesi etkilemektedir.
  • Diyet ürünleri fazla tüketmek
Diyet ürünler (light ürünler) genel olarak yağ, şeker veya tuzu azaltılmış besinlerdir. Light ürünler diyeti zenginleştirmek amacı ile enerji, protein, karbonhidrat, yağ oranı hesaplanarak diyete eklenebilir. Fakat toplumda diyet ürünlerin kalorisiz olduğuna dair bir inanış vardır. Her ne kadar yağ, şeker oranı azaltılsa da diyet ürün tüketiminde miktar sınırlaması yapılmazsa normal ürünler gibi kilo alınmasına neden olabilir.
Örneğin diyet diye tabir edilen ekmekler ile beyaz ekmek arasında belirgin bir kalori farkı yoktur fakat tam buğday ekmeği, çavdar, yulaf ekmeği gibi işlenmemiş ekmekler daha uzun süre tokluk sağladığı gibi barsak sağlığı için de faydalıdır.

  • Öğün atlamak
İş yoğunluğu nedeniyle zaman bulamamak, diyet mantığı ile daha az yemek istemek, daha çok uyuyabilmek için kahvaltı yapamamak…
Tüm bunlar öğün atlayanların altına sığındıkları nedenlerden birkaç tanesidir.
İnsan vücudunu bir makine gibi düşünelim. Bu makinenin iyi çalışması için mutlaka dışarıdan destek vermek gerekir. Bu makineyi sabahtan akşama kadar çalıştırıp, akşam bakımını yapmak mı daha iyidir? Yoksa her çalıştırmadan sonra bakımını yapmak mı daha olumlu sonuçlar verir? Tıpkı vücudumuz da, biz onu her 2-3 saatte bir azar azar beslersek daha verimli çalışacaktır. Sabahtan akşama kadar aç kalan kişilerde dikkat kaybı, halsizlik, uyku hali, verimsizlik daha sık gözlenmektedir. Ayrıca bu kişilerin kilo alımı daha hızlı olmaktadır.
Günün en önemli öğünü sabah kahvaltısıdır. Yaklaşık 8 – 10 saat bir uyku boyunca aç kalan vücudumuz kahvaltı ile canlanmaktadır. Üç ana öğün ve üç ara öğün ile desteklenen vücudumuz gün içinde daha zinde, daha çalışkan olacaktır.

  • İçeceklerin kalorisini hesaba katmamak
Gün içinde yaklaşık olarak kaç bardak çay içtiğinizi düşündünüz mü? Peki çaya 1 tane atıyorum nasılsa o kadar fark etmez diye düşündüğünüz şekerinizin sizi aslında şişmanlatabileceğini düşündünüz mü?
Gün içinde yaklaşık olarak 5 bardak çay içen her bardağa 1 tane şeker kullanan biri için günlük aldığı enerji miktarı 100 kalori artmaktadır. Bu da yaklaşık olarak 2 porsiyon meyvedeki kadar şeker demektir.
Meyve suları taze sıkılmış bile olsa göründüğü kadar masum değildir. 1 bardak taze sıkılmış portakal suyu için yaklaşık olarak 2-3 adet portakal gerekir. Bu da bir anda 3 porsiyon meyveyi tüketmekle eşdeğerdir.
Kola, gazoz gibi içecekler ve meyve aromalı sodaların da kalorisiz olmadığını ve her birinin 1 bardağının yaklaşık 90 kaloriye denk olduğunu unutmamak gerekir.

  • Yeterli fiziksel aktivite yapmamak
Günlük aldığınız enerji kadar enerji harcayabiliyor musunuz? Gün içinde aldığı enerji yaklaşık 2000 kcal olan bir bireyin ağırlığını sabit tutması için günlük 2000 kaloriyi yakacak kadar fiziksel aktivite yapması gerekmektedir. 1 saatlik orta tempolu yürüyüş yaklaşık olarak 250 kalori harcamanızı sağlar. Bu da yaklaşık olarak 50 gramlık bir çikolatayı yediğinizde yakmanız açısından gerekli olan aktivite miktarını gösterir.
Zayıflama diyetlerinde “kesinlikle yasak” cümlesine yer yoktur, önemli olan tüketilen besinin miktarını ayarlamak ve yeterli fiziksel aktivite ile onu harcayabilmektir.

  • Yetersiz kalsiyum alımı
Kişiler zayıflamak istediklerinde genlikle süt – yoğurt – peynir gibi kalsiyumdan zengin besinleri diyetten çıkarma eğilimine giderler. Oysaki yapılan son çalışmalara göre günlük olarak yaklaşık 1000 mg kalsiyum alımının kilo vermeyi destekleyici etkileri saptanmıştır.
Araştırmalara göre, yüksek kalsiyumlu diyetlerde düşük kalsiyumlu diyetlere oranla vücut yağı 3 kat daha fazla azalmıştır. Bunun nedeni ise, kalsiyumun vücutta yağı depolayan bir hormonun eksikliğini gidermesi olarak belirlenmiştir.

  • İnternet diyetlerine inanmak
Diyet kişilerin parmak izi gibi kendisine özel olmalıdır. Çünkü her bünye birbirinden farklıdır. Herkesin metabolizma hızı ve tükettiği besinler farklı olabileceği gibi uygulayacağı diyetler de birbirinden farklıdır.
İnternette yayınlanan hızlı kilo verdirdiği iddia edilen diyetler, sizin metabolizmanıza, yaşınıza, kilonuza uygun olmayabilir. Hızlı kilo verdirdiği söylenen diyetlerde vücuttan sıvı kaybı olmaktadır ve bu verilen kilolar hızla geri alınmaktadır.
İnternet diyetleri ile kilo alıp verme arasında kısır döngü yaşamayın, mutlaka bir diyetisyene danışarak sağlıklı kilo verin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Siz de Kilo Veremeyenlerden Misiniz? Göz Ardı Edilen Noktalara Dikkat!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Bilge ÇETİN DARI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Bilge ÇETİN DARI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Bilge ÇETİN DARI'nın Makaleleri
► Beslenme Hakkında Merak Edilen Sorular Dyt.Güneş AKYIL AYNACI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,976 uzman makalesi arasında 'Siz de Kilo Veremeyenlerden Misiniz? Göz Ardı Edilen Noktalara Dikkat!' başlığıyla benzeşen toplam 67 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:59
Top