2007'den Bugüne 85,215 Tavsiye, 26,646 Uzman ve 18,976 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Boşanma Nedenleri
MAKALE #8952 © Yazan Psk.Fatma GÜLLÜOĞLU | Yayın Mayıs 2012 | 5,191 Okuyucu
Günümüz dünyasına baktığımızda her kültürde toplumun temel taşını oluşturan aile sisteminin hızla dağıldığını görmekteyiz. Her yıl evlenen binlerce mutlu çift varken bu çiftlerin ciddi bir oranının kısa bir süre sonra mutsuz, huzursuz ve hatta birbirlerine dünyayı dar edercesine ayrıldıklarını, boşanma kararı aldıklarına şahit olmaktayız. Hayallerle kurulan, emek harcanan, sevgi tohumları ekilen bu yuvalar ne veya neler oluyor da büyüyüp filizlenip meyve vermek, topluma nefes olmak varken toprağın içinde çürüyüp gidiyor?

Üç ay önce ailesi erkeği kabul etmediği için kaçarak evlenen yirmi yaşındaki kız ağlıyor ben boşanmak istiyorum diye. Yirmi yıllık evli 3 çocuk annesi bir bayan da. Erkek tarafına baktığımızda da aynı isteği görüyoruz: ben boşanmak istiyorum.
Boşanmak da evlenmek gibi bir insanın kendi öz iradesiyle verebileceği en doğal haklarından biridir. Kişi mutsuzsa, aradığını bulamamışsa, isteklerine cevap verilmemişse ve bu nedenler kişiyi depresif, huzursuz, mutsuz bir kişiliğe itiyorsa belki de en sağlıklı karardır boşanma. Ne oldu da bu kadar hızlı bu kararı verebiliyoruz? Mutsuzluğumuzu, yalnızlığımızı, beklentilerimizi karşılamanın tek yolu boşanma mı?

NEDENLER

- Şiddetli geçimsizlik: Mahkemelerde en çok dile gelen sebeptir. Şiddetli geçimsizliğin tam olarak bir tanımı yoktur. Kişiler iletişim, anlaşma, saygı, sevgi gibi birçok konuda yaşadıkları problemlere şiddetli geçimsizlik ismini vermektedirler.
- Farklı kültüre sahip olmak: Eğitim, iş gibi nedenlerle insanlar artık doğdukları değil doydukları ve mutlu oldukları şehirde yaşamaya başladılar. Ülkemize baktığımızda şehirlerin hızla metropol bir yapıya sahip olduğunu görmekteyiz. Bu yapıda farklı kültürdeki insanların gerçekleştirdiği evliliklerde kültürlerin etkisinin görülmesinden daha doğal bir durum yoktur. Başlangıçta hoşgörüyle karşılanabilecek gibi görünen bu kültür farkları aynı çatı altında yaşamaya başlayınca yemekten tutun da temizliğe kadar, aile bireylerine olan tutumdan örf ve adetlerine kadar yansımaktadır. Gözü kör ettiği iddia edilen aşkla güzel gelen bu farklılıklar boşanma için mahkemeye verilen dilekçelerin başka bir nedeni olabiliyor.
- Kötü alışkanlıklar (kumar, içki… vb): Madde bağımlılığı diye isimlendirilen esrar, kokain gibi maddelere olan bağımlılık ile içki, kumar gibi bağımlılıklar ailenin temellerinin sarsılmasında ciddi rol oynayan etkenlerdir. Bağımlılığı olan kişiler her geçen gün dozajı artırmak istemektedirler. Önce birkaç kadehle başlayan sonra birkaç şişeye çıkan ve sonunda sarhoş bir halde eşi ve çocukları tarafından eve getirilen baba veya anne çocuklar ve eş için hayatı maddi ve manevi olarak zorlaştırıp hatta zehir bile edebilir.
Boşanmaya neden olan bağımlılıklara baktığımızda internet bağımlılığının içki, kumar ve madde bağımlılıkları gibi evliliğe zarar verdiğini görüyoruz. Akşam boyunca dizinde dizüstü bilgisayarıyla uğraşan bir eş, çiftler arasındaki önce muhabbeti sonra da sevgiyi ve saygıyı bitirebilmektedir.
Kötü alışkanlıklara karşı bağımlılık geliştiren kişiler öncelikle keyif için başladıklarını, hayatlarına herhangi bir zararı olmadığını iddia ederler. Gittikçe artan dozajla birlikte aile geçimi için ayrılan paradan her geçen gün biraz daha fazlası bu alışkanlıklar için ayrılmaya başlar. Sonunda da kişinin tek derdi bu bağımlılığını devam ettirebilmek olur. Öncelikle iş sonra da evlilik kayıplarını bu nedenlerle sık görmekteyiz.
- Maddi problemler (eşlerden birinin işsiz kalması, iflas… vb): Para her şey değildir derken parasız da yaşayamadığımızı görüyoruz. Eşlerden birinin ki toplumumuzda özellikle erkeklerin herhangi bir nedenle işten ayrıldıklarında aile öncelikle maddi sonra da manevi problemler yaşamaya başlamaktadır. İşten ayrılan veya kovulan kişinin başka bir iş için girişimde de bulunmaması, yeni bir iş aramaması bu problemleri artırmaktadır. İflas gibi statü değişikliklerinde ise ailede büyük bir sevgi ve güvenin olması gerekmektedir ki bu evlilik devam edebilsin. İflas eden eşe karşı bir güvensizlik ya da aldatma gibi bir durum yaşanmışsa iflas ve güvensizliğin birleşimiyle boşanmalar yaşanabilmektedir.
- Aldatma: Eşlerden birinin psikolojik ya da fizyolojik olarak başka bir kişiyle ilişki yaşama durumu boşanmaya neden olan faktörlerden biridir. Aldatılan eş kendini değersiz, sevilmeye layık olmayan ve kandırılmış hissederek bu evliliğe son vermektedir.
- Aile büyüklerin yeni kurulmuş aileye gereksiz ve fazla müdahalesi: Kültürümüzün bize kattığı zenginliklerden biri de geniş aile kavramıdır. Anne, baba, çocuklar ve taraflardan birinin anne ve babasından oluşan (kayınvalide- kayınpeder) bu tarafların kardeşlerinin (görümce, baldız… vb) varlığıyla oluşan aile yapısına verdiğimiz bu isim çocukların gelişimi, kültürün aktarımı gibi birçok olumlu özelliğe sahiptir. Boşanma davalarına baktığımızda yeni oluşan aileye diğer aile bireyleri tarafından sürekli ve gereksiz müdahale bulunulması ayrılma için çok büyük bir neden olabilmektedir. Mutlu aile olabilmenin gereği olan eşler arasındaki sağlıklı ve olumlu iletişimin yerini bu tarz ailelerde kayınvalideyle, kayınpederle iletişimin aldığını görüyoruz. Büyüklerin beklentilerine cevap veren gelin veya damat iyi, diğerleri kötü gibi bir yargılamayla karşılaşabilmekteyiz. Çiftler aralarındaki diyalogu oturtup birbirlerini yeterince tanımıyorlarsa dışarıdan özellikle kendi ailelerinden gelen yorumları gereğinden fazla ciddiye alıp ona göre evliliklerine dair kararlar verebiliyorlar.
- ‘biz’ kavramıyla ‘ben’ kavramının karışması: Aile birimi kendisini ‘ben’ olarak atfeden bir bay ve bir bayanın bir araya gelmesiyle oluşur. Önceden kendi istek ve hayallerine gör rahatça davranabilen kişiler artık kurdukları yuvanın sınırlarını da düşünmek zorundadırlar. Bu süreçte karşılaşılan en büyük sorunlar bireylerin ya ‘biz’ kavramına fazla müdahil olup kendi kişiliklerini kaybedip karşı tarafa bağımlı hale gelmeleri ya da tamamen ‘ben’ kavramında yaşayıp karşı tarafın duygu, düşünce ve hislerini ciddiye almamaları ve anlamamalarıdır.

Bu makalemizde mahkemelerde boşanma nedeni olarak sunulanları incelmiş olduk.
Boşanma 2 makalesinde ise bu kararı almadan önce çiftlerin neler yapabileceğine değineceğim.

PSİKOLOG VE AİLE DANIŞMANI FATMA GÜLLÜOĞLU
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boşanma Nedenleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Fatma GÜLLÜOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Fatma GÜLLÜOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Fatma GÜLLÜOĞLU'nun Makaleleri
► Boşanma ve Boşanma Kararı Psk.Gökül KARLUK ER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,976 uzman makalesi arasında 'Boşanma Nedenleri' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:03
Top