2007'den Bugüne 87,641 Tavsiye, 27,141 Uzman ve 19,377 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Travma ve Çocuk, Çocuklukta Travma
MAKALE #15039 © Yazan Psk.Elif GÜNERİ | Yayın Temmuz 2015 | 3,527 Okuyucu
TRAVMA

Deprem, sel, hortum gibi doğal afetler, trafik kazaları, savaşlar, çatışmalar, işkence, taciz ve tecavüz gibi olaylar yaşayan kişileri etkileyen ve insanların üstesinden gelmekte zorlandıkları olaylardır. Bu gibi travmatik olaylar insanların ölüm gerçeğiyle yüzleşmelerine ve varlıklarını sorgulamalarına sebep olurlar.

Kişiler günlük hayat içerisinde ölümle ilgili düşünce ve fikirleri kendilerinden uzaklaştırma eğilimindedirler. Travmatik olaylar ise kişilerin bu eğilimlerini yok etmekte, kaçtıkları gerçekle yüz yüze kalmalarına sebep olmaktadır. Kişilerin hayatlarında kırılma noktası yaşanır ve travmatik olay öncesi ile sonrası arasında farklar oluşur.
Travmatik olaylar kişiyi gerçek bir ölüm tehdidiyle karşı karşıya getiren, yaralanmalarla sonuçlanabilen, kişinin can güvenliği ve fiziksel bütünlüğüne zarar verme ihtimali bulunan, kişilerin kendi başından geçmiş ya da şahit oldukları olaylardır. Bu olaylar esnasında kişide korku, endişe ve kaçınma tepkileri oluşmakta ve kişiler çaresiz hissetmektedir.

Bu tepkiler farklı kişilerde farklı şekilde ortaya çıkabilmektedir. Olayın şiddeti, yakınlardan birinin başına gelmiş olması, kişilik özellikleri, problemlerle başa çıkma becerilerinin kullanılma sıklığı ve sosyal desteğin olup olmamasına göre kişilerin etkilenme düzeyi farklılaşmaktadır.
Bu olaylar meydana geliş şekline göre 2 gruba ayrılmaktadır;
1. İnsanların neden olduğu olaylar:
a. İnsanların bilinçli yaptıkları (savaşlar, soykırımlar, katliamlar, taciz, tecavüz, işkence vb.)
b. Kaza sonucunda meydana gelenler (trafik, uçak, tren kazaları vb.)
2. Doğal olayların neden olduğu (deprem, sel vb.) olaylardır.
Yaşanan travmatik olaylardan sonra kişilerde birtakım belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bu tepkiler “normal dışı duruma verilen normal tepkiler” olarak değerlendirilmektedir. Ancak kişilerin verdikleri tepkiler ya da etkilenmeleri olayın sonrasında uzun bir dönem devam edebilir ve kişinin günlük hayatına devam etmesine engel olabilir. Bunlar, travma sonrası stres belirtileri ile travma sonrası büyüme olarak ortaya çıkabilmektedir. Travmaya maruz kalan çocuklarda travma sonrası stres belirtileri görülebilmektedir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Travmatik olay sonrasında yetişkinlerde;
A. Yeniden yaşama; yaşanan olayı hatırlatan görüntülerin istem dışı göz önüne gelmesi, olayın rüyalarda yeniden görülmesi, olayın yeniden hatırlanmasına sebep olabilecek iç ya da dış olaylarla karşılaşma ihtimali üzerine yoğun bir psikolojik sıkıntı duyma ve bu olaylarla karşılaşıldığında fiziksel tepkiler gösterme,
B. Kaçınma; travmayı hatırlatan düşüncelerden, kişilerden ve yerlerden kaçınma, insanlardan uzaklaşma,
C. Artmış uyarılmışlık; uykuya dalmakta ya da sürdürmekte güçlük, kolay ve çabuk öfkelenme, dikkatini toplamakta güçlük, tehdit içeren uyaranlara aşırı dikkat, aşırı irkilme tepkisi ortaya çıkabilir.
Bu belirtilerle birlikte kişinin günlük hayatına devam etmesinde zorluk yaşaması ve bu belirtilerin 1 aydan daha uzun sürmesi kişilerin bu bozukluğu yaşadığını gösterir.
Travma Sonrası Büyüme
Travmatik olaylar sonrasında stres belirtileri ortaya çıkabilmekle birlikte kişilerin daha iyi bir işlevsellik düzeyine de çıkabildikleri görülmektedir. Kişiler genelde olumlu yorumlanabilecek gelişmeler ve değişimler yaşamaktadır. Travmatik yaşantılar sonrasında ortaya çıkan bu olumlu değişimler stres belirtileri ile birlikte ya da sonrasında ortaya çıkabilmektedir.
Bu değişmeler 5 ana başlık altında görülebilir.
A. Kişiler arası ilişkilerde gelişmeler; diğerleriyle daha çok iletişime geçme, daha yakın davranma, empatik davranışlar sergileme,
B. Kendiliğin algılanmasında değişiklikler; daha kırılgan ama daha güçlü benlik algısı, travmatik yaşantıyla başa çıkabilme neticesinde kendine güven, kendine yeni roller belirleme,
C. Yaşamın değerini anlama; yaşamdaki önceliklerin belirlenmesi, küçük ve günlük şeylerin değerini anlama,
D. Yeni seçeneklerin fark edilmesi; hedeflenen amaçların daha ulaşılabilir hale getirilmesi.
E. İnanç sisteminde gelişim; dinsel inançların yeniden formüle edilmesi.
Çocuklara Özgü Travma Sonrası Stres Belirtileri
Travmatik olaylara maruz kalan çocuklar da tıpkı yetişkinler gibi bu olayları sırasında korku ve çaresizlik yaşarlar ve olaydan etkilenmeleri uzun süre devam edebilir. Bu çocuklarda yaşlarına ve gelişim düzeylerine göre farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Okul öncesi dönem çocukları sorunlarını ve korkularını oyunlarda ve çizdikleri resimlerde ortaya koyarken, okul dönemindeki bir çocuk korkuları hakkında konuşabilir.
Belirtiler;
 Travmatik olayın etkilerinin tekrar tekrar yaşandığı gözlenebilir. Olayı hatırlatan düşünceler, hayaller, sesler ve görüntüler çocuğu etkilemeye devam eder. Çocuk bunları çizdiği resimlere ve oyunlarına yansıtabilir.
 Çocuk uykuya dalmakta güçlük çekebilir ya da gördüğü kabuslar nedeniyle uykusu sık sık uyanabilir. Yalnız yatmaktan ve karanlıktan korkmaya başlayabilir.
 Olayı yeniden yaşıyor gibi davranabilir.
 Olayı hatırlatan şeylerle karşılaştığında baş ağrısı, baş dönmesi, kalp çarpıntısı ve kusma gibi bedensel belirtiler ortaya çıkabilir.
 Olayın hepsini baştan sona unutabilir, olay hiç yaşanmamış gibi davranabilir ya da bir kısmını unutabilir. Bu durum çocuğun bilinçli yaptığı bir şey değildir, olayın etkisinden kurtulmak için geliştirdiği bir savunmadır.
 Aniden öfkelenebilir, bağırabilir ve saldırgan davranabilir.
 Dışarıdan gelebilecek tehditlere karşı daha uyanık olabilir. Ani ses ve hareketlerden etkilenir, sakinleşmekte zorlanır.
 Eskiden sevdiği ve ilgilendiği uğraşlara yönelik isteksizlik gözlenebilir.
 Anne-babaya ya da ona bakım veren yetişkine daha çok ihtiyaç duyar ve ayrılmakta zorlanabilir.
 Yaşına uygun becerileri kazanmışken bazı durumlarda daha küçük yaşta gibi hareket edebilir. Örneğin; alt ıslatma, konuşamama, yalnız yatamama gibi.
 İnsanlar, hayat ve gelecekle ilgili daha kaygılı düşünmeye ve davranmaya başlayabilir.
 Bu yaşanan zorluklar nedeniyle okul başarısı düşebilir.

Çocuklarda bu belirtilerin hepsi görülmeyebilir ama bir kısmı ortaya çıktığında bile yaşanan bu zorlukla başa çıkabilmek için ailenin ve çocuğun uzman yardımına ihtiyacı vardır. Bazı durumlarda travmatik olaydan ailenin tüm üyeleri etkilenir ve yetişkinler kendi durumları nedeniyle çocuğun sorunlarını fark etmekte veya fark etseler bile çocuğa yardım etmekte zorlanabilirler. Bu gibi durumlarda yetişkinler için ayrı, çocuk için ayrı destek alınması tavsiye edilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Travma ve Çocuk, Çocuklukta Travma" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Elif GÜNERİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Elif GÜNERİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Elif GÜNERİ'nin Makaleleri
► Travma ve Çocuk Psk.Şenel KARAMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,377 uzman makalesi arasında 'Travma ve Çocuk, Çocuklukta Travma' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuklarda Tırnak Yeme Temmuz 2015
► Kardeş Kıskançlığı Temmuz 2015
► Çocuk Resimlerinin Dili Temmuz 2015
► Uyku Bozukluğum Var Temmuz 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:14
Top