2007'den Bugüne 87,593 Tavsiye, 27,122 Uzman ve 19,365 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çene Eklemi Bozuklukları
MAKALE #17224 © Yazan Dr.Dt. Itır Şebnem BİLİCİ | Yayın Eylül 2016 | 5,272 Okuyucu
Çene eklemi yani temporomandibular eklem (TME) vücuttaki en karmaşık eklemdir. Hem kayma hem de rotasyon hareketi yapar. Oldukça fazla yük taşır. Rutin çiğneme hareketleri dışında hasta tarafından diş sıkma yani bruksizm yapıldığında ekleme aşırı yük biner ve hastalıklar başlar. Bu hastalıklar önce lateral pterigoid ismindeki bir çiğneme kasının fazla çalışmasından ötürü eklem diskinin anteromediale kaymasından dolayı klik sesi ile başlar. Toplumda bu şekilde ekleminden ses gelen ama eklem hastası diyemeyeceğimiz birçok insan vardır. Bu aşamadan sonra hasta bruksizme devam ederse eklem diski daha çok anteromediale kayar ve ileriki aşamalarda diskte perforasyon, kondil yüzeyinde kemik çıkıntıları oluşmaya başlar. Bu esnada hem aşırı diş sıkmaya bağlı kas yorulmaları oluşur ve buna bağlı olarak ağrılar başlar hem de eklem içi bozukluklara ek olarak gelişen koruyucu kas kasılmaları ve buna bağlı olarak ağrılar meydana gelir. Kaslardaki bu ağrılara miyofasiyal ağrı, bu sendroma da miyofasiyal ağrı sendromu (MAS) denir. Miyofasiyal ağrı varlığında hastanın çiğneme kaslarında hekim tarafından tetik noktalar yani kas düğümleri palpe edilebilir. Palpasyon esnasında yansıyan ağrı, sıçrama reaksiyonu gibi bulgular tetik nokta varlığını kesin olarak tespit etmemizi sağlar. Miyofasiyal ağrılar genel ve baş boyun bölgesinde yaygın tarzdadır. Eklem ağrıları ise noktasal olarak kulak önünde olur. Eklem içi bozukluk olan hastada bu ağrılara ek olarak ağız açıklığında azalma ve tüm eksentrik çene hareketlerinde (lateral hareketler ve protrüzyon) azalma, hareket esnasında ağrı ve ses mevcudiyeti vardır.

Eklem bozukluğunda önce diskin hafif anteromediale kaydığından bahsetmiştik. Bu aşamada ağız açılıp kapatılırken klik sesi duyulur. Daha sonraki aşamalarda bu kayma arttığında hasta ağzını eskisi kadar açamamaya başlar. Bunun sebebi de disk kondilin önünde konumlanmaya başlamıştır ve eskiden kondil diski yakalayabilirken artık yakalayamamakta ve disk kondilin kayma hareketini yapmasına engel olmaktadır. Bu nedenle eskiden kondil klik sesi ile birklite diski yakalayıp rotasyonun ardından translasyon yapabiliyorken artık kondil diski yakalayamıyor ve sadece rotasyon hareketi yapabiliyordur. Bundan dolayı da ağız açıklığı 4-5 mm'den 2-2,5 mm'ye düşmüştür. Bu olayın en başında yani disk iyice öne kayıp yalnızca kondilin yalnızca rotasyon yapabilir duruma gelmesinin 1. haftası içinde hatta birkaç gün içinde hasta eklem uzmanına gelirse -bir çene cerrahına- hekim maniplasyon yaparak çeneyi yerine oturtabilir ve hasta iyileşebilir. Ancak bu durum uzarsa ve hasta hekime gitmezse malesef bu eklem bozukluğu kalıcı hale gelir. Kalıcı hale geldikten sonra da egzersizlerle yavaş yavaş uzun vadede ağız açıklığı artırılarak -ligamentlerin uzama kapasitesi dahilinde- hasta eski haline getirilebilir.

Hasta diş sıkmaya devam ettikçe disk perfore olabilir, eklem yüzeyinde osteofit adı verilen kemik çıkıntıları, kondilde düzleşme olur ki bu tür anormal yapılar olmaya başladığında bu durumun adı osteoartrit olur ve eklemden ince veya kalın krepitus adı verilen karda yürüme sesine benzer sesler gelmeye başlar. Bu tür anormallikler ve eklem diskinin kayması eklem MR'ında görülür.

Hasta bu tür belirtilerle hekime başvurduğunda yapılacak şey öncelikle hastaya dikkat etmesi gereken şeyleri –eklemini korumak- anlatmaktır. Sonrasında uygun bir nonsteroid antienflamatuar ilaç yazarak hastanın eklemindeki enflamasyonu kesmektir. Bu ilaçların 3 hafta kullanılması enflamasyonu kalıcı olarak kesecektir. O yüzden ağrı geçince bırakmak yerine düzenli olarak kullanılması gerekir. Sonrasında yapılması gereken hastaya özel bir splint yapılmasıdır. Bu tedavilerle iyileşmeyen hastalarda artrosentez, en son aşamada ameliyat düşünülebilir. Ameliyat gereken olgu çok nadirdir. Bu tür olgular mutlaka hekime başvurmalıdır. Önemsenmediğinde bruksizm devam ederse olgu gittikçe kötüye giden bir tablo çizer. Bazen hastalar kendiliğinden de iyileşebilmektedir.

Hastaların genel olarak dikkat etmesi gerekenler çenelerini çok açmamaları, fazla konuşup bağırmamaları ve esnerken çenelerini alttan desteklemeleridir. Çene ekleminden duyulan klik sesi duyulmazsa iyi olur çünkü zorlandıkça kondili yakalayabilen disk zamanla yakalayamayacak ve yukarıda da anlatıldığı gibi ağız açıklığı yarıya inecektir.

Splint –stabilizasyon splinti- hastadan ölçü alınarak bir teknisyene yaptırılır. Teknisyeni hekim doğru yönlendirmelidir. Bu işi iyi bilmeyen kişilerce yapıldığında malesef hastaya faydadan çok zararı olmaktadır. Bu nedenle iyi bir çene cerrahisi ve çene eklem uzmanı tarafından yapılmalıdır. Hasta bu splinti gündüz diş sıkıyorsa gündüz de takmalı, yalnız gece sıkıyorsa yalnızca gece takmalıdır.

Artrosentez çene eklem boşluğunun serum fizyolojik ile yıkanması esasına dayanır. Yıkama işleminin ardından hiyaluronik asit, kortikosteroid veya bir analjezik enjekte edilebilir. Kortikosteriodler birden fazla kez enjekte edilirse eklem yapılarında yıkıma yol açabilmektedir. Analjeziklerin de çok etkili olmadıkları çeşitli çalışmalar ile ortaya koyulmuştur. Hiyaluronik asit enjeksiyonu ise MR’da dejeneratif bulgular var ise yapılmalıdır, yoksa yapılması gerekli değildir ancak yine de yapılabilir ve bunun hastaya faydası olabilir.

Ameliyat endikasyonu koymadan önce tüm konservatif tedaviler denenmelidir ve hasta en son olarak psikiyatri ile konsülte edilmelidir. Eğer hasta her şeye rağmen iyileşmiyorsa bu durumda ameliyatın da riskleri ve başarılı olmama ihtimali hastaya anlatılarak hasta kabul ediyorsa ameliyata alınabilir. Genel olarak ameliyat %70 başarılıdır diyebiliriz. Riskleri arasında kanama, yüz felci vardır.
Bazen ağız açıklığındaki azalma kas spazmına veya bir yirmi yaş dişi apsesine bağlı da olabilir. Çiğneme kası spazmında hekimin kaslara anestezi yapması yeterkli olacaktır. Yirmi yaş dişi apsesinde de dişin antibiyotik şemsiyesi altında çekilmesi gerekir böylelikle trismus yani ağız açıklığındaki kısıtlılık geçer.

Hastaları bir çene cerrahı tek başına tedavi edemeyebilir. Örneğin hastanın yapılmış sabit ya da hareketli restorasyonları hatalı ise dikey boyut eksik ya da fazla ise bundan dolayı da eklem bozukluğu meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda bir diş hekimi ya da protez uzmanı hastanın protezlerini yenilemeli, varsa hatalı restorasyonlarını düzeltmelidir. Hastanın bruksizminin sebebi psikolojik bir alt yapıya dayanıyor olabilir ki böyle bir durum mevcutsa hastanın kesinlikle bir psikiyatrist ya da psikoloğa gitmesi gerekir. Çünkü hekim ne yaparsa yapsın hasta sürekli diş sıktığı sürece iyileşmeyecektir. Hastanın diş sıkmaması gerektiğini anlaması ve bu farkındalığa erişmesi sayesinde gündüzleri diş sıkmasa bile geceleri bilinçsizce yine sıkmaya devam edebilir bunun sebebi de hastanın gergin olmasıdır. Bir anksiyolitik ilaç veya antidepresan sayesinde hasta rahatlayacak ve eskisi kadar diş sıkmayacaktır. Bazen kendiliğinden gerginlik verici olayın geçmesiyle hasta diş sıkmaya ve gıcırdatmaya son verebilir. Bruksizm dönemsel olarak olup geçebilir.

Eklem tedavisi bazı hastalarda uzun bazı hastalarda kısa sürebilmektedir. Aslında çene ekleminde sorun olan bir hasta kendisine ömür boyunca dikkat etmelidir. Yumuşak şeyler yemeli, ağzını çok fazla açmamalı, çok uzun konuşmamalı, sakız çiğnememeli, elini çenesine yaslayarak oturmamalı, yatarken sırt üstü yatmalı yüzüstü veya yan yatmamalıdır. Splint kullanımı diş sıkmanın ve ağrıların bitmesinden sonra 6 ay daha kullandırılıp bıraktırılır. Hasta devamlı diş sıkıyorsa sıktığı müddetçe splinti takmalıdır. Eğer hasta dönemsel olarak diş sıkıp bazen bırakıyorsa splinti saklamalı gerektiğinde tekrar takmalıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çene Eklemi Bozuklukları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Dt. Itır Şebnem BİLİCİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Dt. Itır Şebnem BİLİCİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     5 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Dt. Itır Şebnem BİLİCİ'nin Makaleleri
► Çene Eklemi Tedavisi Dr.Dt. Uygar BAKŞİ
► Çene Eklemi Hastalıkları Dt.Mesut MUTLU
► Çene Eklemi Rahatsızlıkları Dt.Songül MİRZAOĞLU
► Çene Eklemi Rahatsızlıkları Dr.Dt. Selin G. TOLUNAY KAYA
► Çene Eklemi Problemleri ve Tedavisi Dr.Dt. Serdar GÖZLER
► Fonksiyonel Çene Ortopedisi Dt.Ayşe GÜR
► Çene Cerrahisi ve 20 Yaş Dişleri Dt.Murat TOPALOĞLU
► Box Teknik - Yapay Çene Ameliyatı Dr.Dt. Nihat TANFER
► YENİDiş İmplantım Çene Kemiğine Nasıl Takılır? Dt.Güzin KIRSAÇLIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,365 uzman makalesi arasında 'Çene Eklemi Bozuklukları' başlığıyla benzeşen toplam 94 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Estetik Diş Hekimliği Kasım 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:52
Top