2007'den Bugüne 83,128 Tavsiye, 26,206 Uzman ve 18,434 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Konuşma Problemleri
MAKALE #3169 © Yazan Mine GÜR | Yayın Haziran 2009 | 30,774 Okuyucu
DİL GELİŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ

İlk üç ay içinde:
Sese karşı tepki verir, agulama şeklinde sesler çıkarabilir. Tanıdık kişi ve eşyaları görünce ellerini sallar, gözü ile takip eder. Kendi kendine gülümseyebilir. Müziğe ve konuşmaya karşı tepki verir. Kendi kendine oynarken bazı heceleri tekrarlar, dudakları ile p, b, m gibi harfleri çıkarmaya çalışır.

3 - 6 ay arasında:
Çevresinde konuşan kişileri arar, ağlarken konuşulunca rahatlar. Agulama şeklinde iletişim kurar. Yüksek sesle güler, kendine göre ağlama dışında heceler de kullanır.

6 - 12 ay arası:
Annenin sesini taklit etmeye çalışır, "cee" oyunu oynar, bazı eşyaları ses çıkartmak için kullanır; "ma-ma, da-da" gibi sesleri rahatlıkla çıkarır. 12. aya doğru "baba, mama" der. Oyuncakları ve kişiler ile anlamsız dahi olsa konuşmaya çalışır.

12 - 18 ay arası:
Hızla yeni kelimeleri öğrenmeye devam eder. Her gün gördüğü cisimleri adlandırmaya ve onları rahat tanımaya başlar. İnsanlar ile ilişki kurarken anlamlı kelimeler kurar. Ailenin öğrettiği kelimeleri kendi kendine tekrarlar. 18. aya doğru iki komutu üst üste anlayıp yerine getirir. (Bardağı al, mutfağa götür, gibi ).

18 - 24 ay arası
İki kelimelik cümleler kurmaya başlar. Tanıdıklarının ismini bilir. İsteklerini rahatlıkla ifade edebilir. İkiden fazla komutu anlar ve yerine getirir. 24. aya doğru üç kelimelik cümlelerle konuşur .

2 - 3 yas arası:
Tanıdığı yetişkinler ile rahatlıkla sohbet eder. Reddetme ifadesi kullanabilir. Cümle yapısı, erişkin cümle yapısına benzemeye başlar. Vücudunun parçalarını rahatlıkla tanır. Bütün komutları yerine getirebilir. Kelime hazinesi hızla artar.

3 - 4 yaş arası:
Konuşma ve cümle kurması erişkinlere iyice benzemeye başlar. Kendine ait yaş, soyad gibi özellikleri bilir, ezberlediği şarkı sözleri vb. rahatlıkla söyler. Erişkinler ile rahat sohbet edebilir.

4 - 6 yaş arası:
grup hâlinde olan konuşmalara katılır. Hikâye ve masal anlatır. Sayı sayar, kelime hazinesi iyice artmıştır. Sıfatları rahat kullanmaya başlar, cümle yapısı ve şekli erişkinlerinkine çok benzer. İsteklerini ayrıntılarıyla anlatabilir.

KONUŞMA PROBLEMİNE GENEL BAKIŞ

Konuşma becerisi ilk yıllarda çok hızlı geliştiği için konuşma problemleriyle de en sık çocukluk çağında karşılaşılır. Çocuğun konuşmasında sorun olup olmadığını fark etmek için öncelikle gelişimini iyi izlemek ve bir aksaklık halinde kuşkulanmak gerekir. Aşağıdaki genel durumlar konuşmada sorun olduğunu düşündürür ve zaman geçirmeden yardım aranmalıdır:

1) Yaş, cinsiyet ve fiziksel gelişiminden beklenen düzeyde akıcı ve anlaşılır konuşamama,

2) Konuşmanın zor duyulması ya da zor anlaşılması,

3) Kulağa hoş gelmeyen bir konuşma tarzının olması,

4) Ses tonu ve kelime vurgularında uygunsuzluk,

5) Sesleri tam ve uygun olarak çıkaramama,

6) Konuşmanın akıcılığında bozukluğun veya konuşmada eksikliklerin olması,

7) Kelimeleri anlamına uygun ve yerinde kullanamama,

8) Daha önceden ulaşılan konuşma düzeyinde dikkati çekecek ölçüde gerilemenin olması,

9) İsteklerini konuşma yoluyla anlatamama, diyalog başlatmakta ve sürdürmekte başarısızlık,

10) İlk haftalarda çevreden gelen seslere, tepki vermeme
11) 8. aya kadar anlamsız ve bebeksi sesleri çıkaramama
12) ilk yılın sonuna kadar anlamlı kelimeleri söylemeye başlayamama
13) 1.5 yaşına kadar iki kelimeyi bağlayamama
14) 2 yaşına kadar anlamlı cümle kuramama
15) 3 yaşından sonra da sesleri uygun çıkarma, gramer becerisi ve kelime hazinesinin yaşıtlarının gerisinde kalması.

KONUŞMA PROBLEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Çocukta herhangi bir konuşma probleminin varlığından kuşkulandıktan sonra hemen bir çocuk hekiminden, çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanından veya çocuk gelişim uzmanından (pedagog) yardımı istenmeli, konuşma sorununun şiddeti ve eşlik eden başka bozuklukların olup olmadığı araştırılmalıdır.


KONUŞMADA GECİKMEYE YOL AÇAN NEDENLER

1- Zeka geriliği

Konuşmanın gecikmesinde en sık karşılaşılan nedenlerden biri çocuğun zeka olarak yaşıtlarına göre geri olmasıdır.

2- Yaygın gelişimsel bozukluklar

Konuşma geriliğine yol açan önemli sorunlardan birisi de yaygın gelişimsel bozukluklar adı altında toplanan otistik bozukluklardır. Bu durumlarda, asıl sorun çocuğun sosyal iletişime kapalı olmasıdır. Sosyal iletişimin eksikliği, kişilere ve yaşıtlarına ilgisizliğin yanında, ilgi alanlarının kısıtlı olması, değişikliğe tepki, bazı oyuncak veya nesnelerle aşırı ilgilenme, sallanma, dönme, el çırpma gibi değişik hareketlerin sık gözlenmesi bu çocukların özellikleridir. Erken yaşta tespit edilerek tedavi edilmesi çok önemlidir.

3- İşitme bozukluğu

Çocuklarda konuşma yeteneğinin gelişmesi için dış dünyadan ses olarak uyaran alması, bunları algılaması, yorumlaması, ayırt etmesi ve bunun sonucunda ona benzer sesleri çıkartması süreci gereklidir. İşitme sorunu olan çocuklarda, dış dünyadan hiç bir ses işitmedikleri ve uyaran almadıkları için konuşma sorunu ortaya çıkar. Konuşmayan veya geç konuşan çocukların ilk olarak işitme yönünün incelenmesi gereklidir.

4- Görme bozukluğu

Görme özrü işitme sorunu kadar probleme yol açmasa da çocuğun etrafında olup bitenleri görmemesi, nesneleri tanıyamaması, isimlerini öğrenememesi nedeniyle konuşma açısından sorun teşkil edebilmektedir.

5- Sık havale geçirilmesi ve epilepsi

Küçük yaşta sık havale geçiren ve epilepsi hastası çocuklarda konuşma sorunu ortaya çıkabilmektedir. Bazı çocuklar normal biçimde konuşmaya başlamaları ve hatta bazı cümleler kurmalarına karşın geçirdikleri havaleler ve epilepsi nöbetleri nedeniyle beynindeki işitme merkezi veya ilgili bölümlerde hasar oluşması konuşma açısından ciddi etkilere yol açabilmektedir.

6- Uyaran eksikliği

Konuşma problemlerine yol açan bir diğer neden ise çocukların çok fazla kendi haline bırakılması, bu nedenle uyarı almalarının engellenmesidir. Çocuğun doğduğu andan itibaren insanlar arasında olması, onunla konuşulması, sevilmesi, oyun oynanması onun gerekli çevresel uyarıları alarak konuşmasını hızlandıracaktır.

Diğer yandan etrafında fazla insan bulamayan, özellikle bakım evlerinde kendi halinde kalan çocuklarda, ailenin ilgisiz olduğu ve etrafında çocukların bulunmadığı durumlarda konuşma gelişimi geri kalabilmektedir.
Yukarıda bahsedilen soruna paralel olarak özellikle küçük yaşta insan ilişkilerinin kısıtlı olması ve ilgisizlik nedeniyle sadece TV seyretmeye (saatlerce klip, reklam izleme) terk edilen çocuklarda dış dünyadan kopma, kendi halinde olma eğilimi, insanlardan ve insanlar arası ilişkilerden uzaklaşma, duygusal alışverişten vazgeçme, konuşmama, seslenince bakmama gibi durumlar gelişebilir. Buna bağlı olarak çocukların konuşması gelişmez veya geliştikten sonra gerileyebilir.

7- Çeşitli hastalıklar

Ayrıca düzenleme bozuklukları, kronik depresyon, çocukluk çağı psikozları gibi bir çok hastalıkta ve çok merkezi sinir sistemini tutan hastalıklarda konuşma sorunları ortaya çıkabilmektedir.

Değerlendirme basamakları şu şekilde özetlenebilir:

1) Öncelikle çocuğun çevresiyle olan sözel iletişimi değerlendirilir. Çocuğun gelişiminde sorun olmayabilir ancak çevresiyle sözel iletişimi uyaran eksikliğine bağlı olarak desteklenmiyor olabilir, gördüğü bakım ve ilgi yetersiz olabilir, önemli noktalarda konuşma gelişimini aksatabilecek sıkıntılarla karşılaşmış olabilir. Bütün bu durumlar çocuğun doğal gelişimini aksatabilecek sosyal engellerdir.

2) Takip ve tedaviyi yönlendirmek için çocuğun ne tür bir konuşma problemi yaşadığının belirlenmesi gerekir. Konuşma hiç başlamamış olabilir, çok yavaş (geç) gelişiyor olabilir, sesler uygun çıkmayabilir, konuşma akıcılığı bozuk olabilir, kelimelerin kullanımı uygunsuz, cümle kuruluşları bozuk olabilir. Konuşma becerisi tam olsa bile düşünüleni ifade etmekte, diyalog başlatmakta ve sürdürmekte beceriksizlik görülebilir.

3) Çocuk doğuştan veya sonradan ortaya çıkan bir nedenle hiç duymuyor veya az duyuyor olabilir. Bu nedenle çocuğun işitme becerisi odyolojik ölçümlerle değerlendirilir ve işitme sorunu varsa gerekli tedavi için yönlendirilir.

4) Konuşma dışı alanlarda da gelişiminin yaşa uygun olup olmadığına bakılmalıdır.

Bunun en iyi yolu da çocukla ilgili geniş bir özgeçmiş, gelişim ve aile öyküsü almak ve bütün vücut sistemlerini içeren ayrıntılı bir fizik muayene yapmaktır. Unutulmamalı ki, konuşma bozuklukları tek başına görülebildiği gibi başka gelişimsel ve sistemi hastalıkların bir parçası da olabilir. Böyle durumlarda uygulanacak takip ve tedavi de değişir.

5) Çocuğun konuşma sorunları ve ilave sorunlar saptandıktan sonra uygun tedaviye geçilir. Uygulanacak tedavi yöntemleri çok çeşitli olabilir. Problemin şiddetine göre öncelikli olarak ayakta veya yatarak tedavi planlanır ve çocuğun gereksinimine göre ilaç tedavileri, cerrahi operasyonlar, yetersizliklerle başa çıkma eğitimi(özel eğitim), psikoterapiler denenebilir.

Konuşma Ve Dil Gelişimini Hızlandırmak İçin Yapılabilecekler

1. Konuşma ve dil gelişimini hızlandırmak ve desteklemek için yapılabileceklerden bazıları şunlardır:
2. Çocukla ilgilenmek ve sevildiğini hissettirmek.
3. Çocuğun bedensel ihtiyaçlarına yerinde ve zamanında cevap vermek.
4. Çocukla sık sık konuşmak, hikaye masal anlatmak, ninni, tekerleme söylemek.
5. Çocukla yaşına uygun oyunlar oynamak.
6. Çocukla birlikte kaliteli vakit geçirmek.
7. Çocuğun dengeli ve çeşitli beslenmesini sağlamak.
8. Mümkün olduğunca yaşıtları ile birlikte oyun oynamasını sağlamak.
9. Çocuğun konuşmasına ve sesli mesajlarına cevap vermek.
10. Nesnelerle ilgili açıklayıcı bilgi vermek.
11. 2 yaşından önce TV iletmemek, 2 yaşından sonra bir gün içinde 1-2 saatten uzun süreyle TV karşısında kalmasını engellemek.
12. Çocuğun işaret ile gösterdiği istekleri onunla konuşarak yönlendirmek, anlatmasını sağlamak. (yaşına uygun olarak)
13. Çocuğun fikirlerine değer vermek, anlattıklarını dinlemek.
14. Çocuğun sık sık sosyal ortamlarda bulunmasını sağlamak.
15. Konuşmaya başladığında cesaretlendirmek, teşvik etmek.
16. Günlük belli bir zaman ayırarak, çocukla resimler üzerinde bol bol konuşmak.
17. Çocuğun yaşına uygun olarak hikaye, masal anlatmasını desteklemek.
18. Konuşma zorlukları görüldüğünde çocuğun dikkatini konuşma zorluklarına çekmemek.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Konuşma Problemleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Mine GÜR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Mine GÜR'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Mine GÜR
İzmir
Özel Eğitim Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi32 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Mine GÜR'ün Yazıları
► Çocuklarda Davranış Problemleri Uzm.Psk.Şimal AYDIN
► Çocuklarda Davranış Problemleri Psk.Bilge Kağan BÜYÜKKELEŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,434 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Konuşma Problemleri' başlığıyla benzeşen toplam 32 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Disleksi Ekim 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:33
Top