2007'den Bugüne 87,041 Tavsiye, 26,997 Uzman ve 19,257 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Saldırganlık: Türleri, Nedenleri ve Önleme Yolları
MAKALE #4020 © Yazan Psk.Bora İLKİNÖNÜ | Yayın Aralık 2009 | 11,149 Okuyucu
ÇOCUKLARDA SALDIRGANLIK:
TÜRLERİ, NEDENLERİ VE ÖNLEME YOLLARI

Saldırganlık, genel anlamıyla, bir kişinin başka bir kişiye zarar vermek amacıyla yaptığı davranıştır. Bu tanıma göre, çocuklar karşılarındaki bireye zarar verebileceklerini anladıkları zaman saldırganlığa başlar. Aslında, saldırganlığın ön belirtileri daha doğumun hemen ertesinde görülmeye başlanır. Özellikle, sinir krizi geçirir gibi ağlama nöbetleri ve emmeleri kesilen ya da engellenen çocukların fevri davranışları, bize gelecekte görülmesi muhtemel saldırganlık tutumunu haber vermektedir.

Çocukların, saldırganlığı aile içinde öğrenmeye başladığına yönelik ciddi araştırma bulguları bulunmaktadır. Çocuklar geliştikçe iki tür saldırganlığı öğrenir ve uygularlar: Bir tanesi yardımcı saldırganlık , diğeri ise düşmanca saldırganlıktır. Yardımcı saldırganlık, daha çok birşeyi elde etmeye yarayan bir davranıştır. Örneğin, çocuğun bir oyuncağı almak için arkadaşına vurması bu tür bir davranıştır. Düşmanca saldırganlık ise tamamen karşıdaki kişiye zarar verme niyetiyle yapılan bir nevi egemenliğini (üstünlüğünü) kabul ettirme davranışıdır.

Saldırganlığın neden oluştuğuna dair üç farklı faktörün katkısından söz edilebilir:
  • Genlerimizde saldırganlığın bulunması
  • Toplumun saldırgan davranışı ödüllendirmesi
  • Çocukların kendilerinden yaşça büyük kişileri örnek alma eğilimi.

Çocuklar, özellkle de erkek çocuklar, saldırganlığa ne kadar erken başlarlarsa bunu ilerki yaşlarında da devam ettirmeleri olasılığı o kadar artmaktadır. Saldırgan davranışın önüne geçilmesi, en azından azaltılması için iki temel yaklaşım ortaya çıkmaktadır.

Bunlardan ilki, ödüllendirme ve cezalandırmanın etkili bir biçimde kullanılmasıdır. Özellikle cezanın, saldırganlığı azalttığına yönelik genel bir kanı vardır. Bu, mantıklı ve etkili cezalandırma ile çoğu zaman etkili bir yöntemdir. Ancak, özellikle fiziksel ceza (dayak vs.) tam tersine saldırganlığın pekişmesine sebep olmaktadır. Çocuğa verilen cezanın istikrarlı olması bir başka gerekliliktir. Benzer durumlar karşısında aynı tavrı takınmayan bir ebeveyn, çocuğun davranışını azaltmak yerine arttırabilir. Bu çelişkili tutum anne-babaların uygulamalarında o kadar sık görülür ki, çocuk hangi davranış veya tutumunun ebeveyn tarafından istenip istenmediğini anlayamaz hale gelir ve anne-baba “ Bu çocuğa ne ceza versek fayda etmiyor” diyerek bir nevi çocuğun “ceza arsızı” olduğunu ifade eder. Aslında, hata çocukta değil ebeveyndedir. Maalesef, anne-babalar bu hataya çok düşerler.

Saldırganlık içermeyen bir davranışı ödüllendirmek ise bir başka yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle, okul öncesi dönemde ilgi çekmek amacıyla çocuklar agresif davranış gösterebilirler. Bu durumda;

·çocuğa dikkatinizi yöneltmemek,
·onu ve yaptığını görmezden gelmek,
·daha barışçı bir yolla isteğini dile getirdiğinde ise çocukla ilgilenmek,

çocuğa saldırganlığın kabul görmediği ve ona bir fayda sağlamayacağı mesajını verir.

Saldırgan davranışı engellemek için bir diğer yaklaşım ise bilişsel eğitimdir. Bu daha çok mantığı kullanma/mantıklı hareket etme yöntemi olarak adlandırılabilir. Çoğu zaman bize, dört yaşındaki bir çocuğu karşımıza alıp yaptığının yanlış olduğunu ona anlatmanın pek bir faydası yokmuş gibi gelse de, işin özünde, araştırmalar bu davranışın bile çocuklarda saldırganlığı azalttığını ortaya koymuştur. Kültürümüzde, yaşça küçüklere, olgun bireylere gösterilen davranışların gösterilmesi pek yaygın değildir. Bu nedenle, birçok anne-baba “Aman canım, ufacık çocuğa oturup ne anlatacakmışım” diyebilir. Ancak, çocuklar kendilerinin ciddiye alınıp, büyük birey muamelesi görmekten hoşlanırlar. Bu yöntem, birkaç defa aynı davranışın tekrarlanmasını geretirebilir. Yani, aynı hatayı tekrarlayan çocuğa 4-5 kere yaptığının neden yanlış olduğunu, hangi davranışın doğru olduğunu ifade edip sergileyerek hatalı davranışı sönümleyebiliriz.

Sonuç olarak, saldırganlık şu veya bu şekilde çocukların en çok başvurduğu davranış biçimlerinden biri olarak ortaya çıkmaktadır. Çocuğun bu davranışı ilerleyen yaşında olgunlaşarak azaltacağını düşünmek, yapılan araştırmalara göre yanlıştır. Eğer, ebeveyn olarak elimizden gelenin en iyisini yaptığımızı ancak sonuç alamadığımızı düşünüyorsak en kısa zamanda bir psikolog ile görüşerek profesyonel yardım almak daha doğru olacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Saldırganlık: Türleri, Nedenleri ve Önleme Yolları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Bora İLKİNÖNÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Bora İLKİNÖNÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Bora İLKİNÖNÜ'nün Makaleleri
► Çocuklarda Saldırganlık Psk.Şule ÜZÜMCÜ
► Okul Öncesi Çocuklarda Saldırganlık Psk.Yasemin TÜZEMEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,257 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Saldırganlık: Türleri, Nedenleri ve Önleme Yolları' başlığıyla benzeşen toplam 28 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:21
Top