2007'den Bugüne 77,822 Tavsiye, 25,215 Uzman ve 17,448 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Vajinismus Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi
MAKALE #10914 © Yazan Psk.Aysun DEVRAN | Yayın Mayıs 2013 | 3,114 Okuyucu
İnsan yaşamının ayrılmaz bir parçası olan cinsellik, uzun yıllar boyunca dinsel,kültürel ve ahlaki değerlerden dolayı bir tabu olarak kalmıştır.Toplumsal yaşamdaki değişmelerle tabu olmaktan çıkan cinsellik,beraberinde de cinsel işlev bozuklukları tanı tededavisinde gelişmelere neden olmuştur.

Genel toplum örneklemlerinde yaşamlarının herhangi bir döneminde cinsel işlev bozukluğu bildirenlerin 1/3 ile 1/2 oranlarında olduğu ileri sürülmektedir. Ülkemizde de geniş ölçekli epidemiyolojik araştırmalarolmamakla beraber diğer toplumlar gibi oranların benzer olduğu tahmin edilmektedir.
Vajinismus terimi Sims tarafından ortaya atıldığı 1861’den bu yana, klinik tablosunun kavramlaştırılması ve tedavisi şaşırtıcı derecede az değişmişti . 100 yıldan fazla bir süre önce ortaya atılan temel tema halen kabul görmekte ve ciddi bir itiraz görmemektedir. Beck (1993) vaginismusu “bilimsel ihmale ilginç bir örnek” olarak bildirmiştir.


“kadının hikayesindeki en belirgin şey çeyrek yy evli olmasına rağmen hala bakire kalması gerçeğiydi. Bu olguyla ilgili araştırmamda vajinal muayene tümüyle başarısız oldu…
Vajina ağzına hafifçe dokunma çok yoğun tepkiye neden oluyordu.Sinir sistemi büyük bir karmaşa içindeydi;
tüm vücudu aralıklı kaskatı kesiliyor ve titriyordu. Çığlık çığlığa haykırıyor, gözleri çılgın gibi parlıyordu.Yanaklarından göz yaşları süzülürken terör ve can çekişmeyi andıran görünümü çok acınacak haldeydi. Fiziksel acısının tüm bu dış yansımalarına rağmen metanetliydi ,muayene sedirinde kalarak çaresiz durumu için bir umut varsa vazgeçmemem için yalvarıyordu. Tüm gücümle birkaç dakika bastırmanın ardından parmağımı vajina içine birkaç saniye sokabildim, ancak ilerlemedi. Vajina içinde büyük bir direnç ve parmağın duyarlılığını azaltan sert bir kasılma vardı. Böylece muayeneyle ancak vajina sfinkterinde bir spazm olduğunu anladım.”

Vajinismus çiftlerin cinsel yaşamlarını olumsuz etkileyen bir işlev bozukluğudur. Buna rağmen çifti tedaviye getiren etken olumsuz seyreden cinsel yaşam değil, daha çok çocuk sahibi olma arzusudur.
Vajinismus primer olabilir veya disparoniye sekonder gelişebilir.Bir çok çift yardım almadan yıllarca bu durumla yaşayabilir.

Vajinismusun insidansı ve prevalansı ile ilgili araştırmalar sınırlıdır. Bazı araştırmacılar vajinismusun nadir olduğu sonucuna varırken, diğerleri vajinismusun genel olarak eksik bildirildiği, eksik tanı konulduğu ve gözden kaçırıldığını ileri sürmüşlerdir. Bazı batılı kaynaklarda nadir rastlandığı ileri sürülen vajinismus, ülkemizde cinsel işlev bozukluğuna başvurularda yüksek oranda görülmektedir ve % 43-73 oranında bildirilmektedir. Türk kültüründeki cinsel değerler, cinselliğin anlamı, cinsel ilişkinin tanımı, cinsel işlev bozukluğunun algılanması gibi bazı özelliklerin bu yüksek görülme sıklığında rol oynamış olabileceği belirtilmiştir.

DSM-IV’te vajinismus özgül bir cinsel işlev bozukluğu olarak sınıflandırılmıştır ve cinsel ağrı bozuklukları alt-kategorisine dahil edilmiştir. Temel tanı kriteri; “vajinanın dış üçte birindeki kas gruplarının, tekrarlayan yada sürekli istem dışı ve cinsel ilişkiye engel olan spazmı”nın olmasıdır. Vaginismus her ne kadar bir cinsel ağrı bozukluğu olarak kabul ediliyor olsa da, tanısı için ağrının olması gerekli değildir.Yapılan çalışmalarda vajinisma ilişkin tepkilerin tehdit edici bir durum karşısında gösterilen genel savunmanın bir bileşeni olduğu ileri sürülmüştür . Blazer vajinismus’un ağrı korkusundan, cinsel ilişkinin
tiksindirici olarak algılanmasından, hamile kalma korkusundan ve vajinanın çok dar olduğu inancından kaynaklanabileceğini bildirmiştir

Bazı araştırmalar, vajinismuslu kadınlarda ağrı olacağı korkusunun yanı sıra, anksiyete ile ilgili semptomların önemli olduğunu bildirmiştir. Cooper,vajinismuslu hastalarda yüksek anksiyete düzeyi tespit etmiştir. Anksiyetenin, cinsel işlev bozukluğu üzerine etkisi, değişken ve karmaşıktır. Cinsel yanıt üzerinde doğrudan bozucu etkisi olabilir, ya da altta yatan bir cinsel korkunun işareti olabilir veya cinsel ilişkiden kaçınmayı motive
edebilir. Vajinismus etyolojisiyle ilgili sözü edilen diğer etyolojik faktörler arasında; cinsel ve fiziksel kötüye kullanılm, cinselliğe yönelik olumsuz tutum ,cinsel bilgi/eğitim eksikliği, ve ilişki zorlukları yer almaktadır.

Ayrıca, vajinismuslu kadınların kendine güvensizlik ve yetersizlik duyguları , cinselliğe yönelik olumsuz tutum, cinsel organlarıyla ilgili utanç, iğrenme ve hoşlanmama duyguları yaşadıkları ileri sürülmüştür.

Cinsel ilişki, ilgi ve istek, uyarılma, doyum ve rahatlama olmak üzere dört aşamadan oluşur. Bu aşamaların birinde veya birkaçında engellemenin ortaya çıkması cinsel işlev bozukluklarına yol açar.

Vajinismus da diğer cinsel işlev bozuklukları gibi psikojenik, biyojenik, yaşamboyu edimsel, genel-o duruma özgü gibi farklı açılardan değerlendirilmektedir.
Bilişsel-davranışcı tedavilerde amaç yanlış öğrenilmiş tepkilerin yerine yeni ve doğru tepkilerin öğrenilmesine olanak sağlamaktır.Yeni ve doğru tepkilerin öğrenilebilmesi için de öncelikle nelerin yanlış öğrenilmiş olduğunun bilinmesi gerekir. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce detaylı bir değerlendirme yapılması gerekir.

Özgeçmiş: A.G., 25 yaşında, ev hanımı, 6 yıllık evli ve halen bakire. Lise mezunu, çalışmak istemesine rağmen baba ve ağabeyinin baskısıyla bu isteğini gerçekleştirememiş.19 yaşında zorla evlendirilmiş. Cinsel bilgisi ise arkadaşlarından edindiği bilgiyle sınırlı.
Eşi M.G., 27 yaşında, kaynak işçisi, ortaokulu mezunu. Dini ve ahlaki değerleri nedeniyle daha önce hiç cinsel deneyimi olmamış. Cinsel bilgisi ise çevreden ve arkadaşlarından edindiği bilgiyle kısıtlı. Bu tedaviden sonuç alamazsa eşinden ayrılmayı planlıyor.Yaşanılan sorunu sadece eşinin sorunu olarak görüyor.

Soygeçmiş Her ikisinin de tutucu ve ataerkil bir aile yapısı var. Tüm kararları aile büyükleri alıyor. Cinsel ilişkiye girememe sorununu, şimdilik, ailede kimse bilmiyor.

BİLİŞSEL PROFİL

Otomatik Düşünceler

-Cinsel ilişki ağrı verici ve tiksindirici bir durumdur.
-Ağabeyimin ve babamın söylediği gibi erkekler güvenilmez insanlardır, eşime bile güvenmemem gereken durumlar olabilir.
-Cinsel ilişki sırasında her tarafım yırtılabilir ve kanamadan ölebilirim.
-Cinsellik olmadan da yaşayabilirim.
-Cinsel ilişkiye giremezsem eşim benden boşanacak, kendimi kasmadan eşimin söylediklerini yaparak ilişkiye girmeli ve onu memnun etmeliyim.

FİZYOLOJİK BELİRTİLER: Cinsel ilişki öncesi ve sırasında nefesini tutma, kalp çarpıntısı, kasılma (özellikle vajen kası), bacakları kapatıp kenetlenme.

DUYGUSAL BELİRTİLER:Korku,öfke,acı,umutsuzluk,üzüntü,başarısızlık.

DAVRANIŞSAL BELİRTİLER:

Eşini iterek ve bağırarak yataktan kalkma,bir sonraki ilişki için isteksiz davranma,ilişkiye girmemek için hastalık bahaneleri bulma,yatağa geç gitme.

ARA İNANÇLAR:Kendimi kasmazsam ilişkiye girebilirim, her normal kadın cinsel ilişkiye girebilir.

TEMEL İNANCI:Hiçbir zaman ilişkiye giremeyeceğim ve eşim beni boşayacak.

TELAFİ MEKANİZMALARI:Obsesiflik boyutunda iyi bir ev hanımı olmaya çalışmak,her şeyden kendini sorumlu görmek.

TEDAVİ:

A.G ve M.G çiftine haftada iki seans olmak üzere toplam altı seanslık bilişsel davranışçı terapi uygulanmıştır.İlk seansta eşlerle beraber,daha sonra da eşlerle ayrı ayrı değerlendirme görüşmesi yapılmıştır.Bu görüşmelerde bilişsel davranışcı terapinin bakış açısına göre çiftin yaşadığı vajinismus sorununu; hazırlayan,ortaya çıkaran ve sürdüren faktörler tespit edilmiş,bu tespitler doğrultusunda tedavi planı oluşturulmuştur. Bu tedavi planı doğrultusunda çifte ,cinsel birleşme yasağı konularak,cinsel bilgi düzeyinin yükseltilmesi için çeşitli resim,çizim,kitap,film ya da kasetlerden yararlanabilecekleri anlatılıp CİNSEL TEDAVİLER EL KİTABI kaynak olarak önerilmiştir. Bir sonraki görüşmeye kadar bu kaynağı okumaları (geri bildirim almak koşuluyla)istendi.Duyumlara odaklanma egzersizleri ile beraber A.G’ye bir ayna yardımıyla genital organını incelemesi ve organına dokunması ev ödevi olarak verildi.Böyle bir ödev a)cinsel bilgi düzeyinin yükselmesi b)eşler arasındaki cinsel iletişimin artması ve inhibasyonun azalması c)hasta-terapist arasında ortak bir dilin gelişmesi açısından fayda sağladı.
İkinci görüşmede,verilen ev ödevleri değerlendirildi , cinsellikle ilgili yanlış inanç ve tutumların neler olduğu tespit edilerek, işlevsiz olan otomatik düşünce ve ara inançları konusunda çalışıldı.Cinsel ilişkinin öğrenilmesi gereken bir beceri olduğu anlatıldı.A.G görüşmelere gelmeden önce aşırı kaygı ve anksiyete yaşadığını ifade ettiği için kendisine gevşeme egzersizleri öğretildi ve var olan anksiyetesi azaltıldı.
Cinsel işlev bozukluğu olan hastaların çoğu cinsel ilişki sırasında pelvik kasları kontrol etmekte zorluklarla karşılaşırlar.Pelvik kaslarının kontrollu bir biçimde kasılıp gevşetilmesi,cinsel uyarılma ve doyum açısından önemlidir.Bu nedenle,üçüncü görüşmede A.G’ye pelvik kas kontrolunu sağlayabilmesi için Kegel Egzersizi öğretilip ev ödevi olarak verildi.Bu egzersizi duyumlara odaklanma,önsevişme ve birleşme sırasında da uygulayabileceği hatırlatıldı.

Dördüncü görüşmede, aşamalı genişletme egzersizine geçilmiştir.Bu görüşme sırasında, çiftin daha rahatladığı,cinsellikle ilgili birbirleriyle daha rahat iletişim kurdukları ,ev ödevleri konusunda motivasyonlarının daha da artığı gözlenmiş ve bu durum geri bildirim olarak da alınmıştır.Daha önce kendi cinsel organından nefret eden,dokunamayan A.G jinekolojik muayeneyi kabul etmiş ve rahatlıkla muayene olmuştur. Bu aşamada, çeşitli ebatlardaki dilatörler hastaya ev ödevi olarak verilmiştir. Her bir aşamada bu egzersizler yapılırken A.G’ye eşininde yanında olması önerilmiş ve kontrolün tümüyle kendisinde olacağı hatırlatılmıştır.

Üç gün sonra beşinci görüşmeye gelen çiftin ev ödevlerini başarıyla gerçekleştirdiği,aynı zamanda A.G’nin otomatik düşüncelerini ve bilişsel çarpıtmalarını daha kolay yakaladığı gözlenmiştir. Eski inancının yerine yeni inancını destekleyen deneyimleri kaydettirilerek tartışıldı.

- Cinsel ilişki acı veren bir durumdur-Cinsel ilişki acı veren bir durum değildir.
- Hiçbir zaman cinsel ilişkiye giremeyeceğim-Tedavi sonucunda cinsel ilişkiye girebilirim.
- Eşim ve evliliğimi kaybetmemek için cinsel ilişkiye girmeliyim-Kendim için cinsel ilişkiye girmeliyim.
- Sağlıklı her kadın cinsel ilişkiye girebilir-Ben sağlıklı bir kadınım.
- Erkekler cinsel ilişki sırasında kendilerini düşünür ve ona göre davranırlar-aynı şeyler eşim için geçerli değil
Cinsel ilişki yasağı kaldırılarak çifte, aşamalı koitus egzersizi ev ödevi olarak verilip, sonrasında cinsel ilişki denemesi önerildi.

A.G ve M.G ile yapılan son(altıncı) görüşmede cinsel birleşmenin gerçekleştiği belirtilmiş ve var olan yüksek düzeydeki anksiyetelerinin de yok olduğu gözlenmiştir. Çifte üç ay kadar herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulayarak cinsel ilişki denemelerine devam etmeleri önerilmiş ve tedavi başarıyla sonlandırılmıştır.

SONUÇ:

Bu vaka çalışmasında olduğu gibi,cinsel işlev bozuklukları tedavisinde, bilişsel davranışçı tedavi oldukça etkili bir yöntemdir.Cinsel işlev bozuklukları sınıflandırmasında,cinsel ağrı bozukluğu alt başlığında değerlendirilen vajinismus tedavisinde, çok yönlü ve bütünleştirici(eklektik) bir tedavi yöntemi olması nedeniyle, bilişsel davranışçı yaklaşım başarılı sonuçlara neden olmaktadır.Tedavinin başarılı olabilmesi için ;değerlendirmenin çok iyi yapılması,hangi tekniklerin hangi hasta/çift için uygulanmasının yararlı olacağı ve terapistin bilişsel davranışçı teknikler konusunda yeterli bilgi ve deneyime sahip olması gerekmektedir.

Bu olgu sunumu 20011 yılın da yazdığım bir makaleden alınmiştır.saygılarımla.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Vajinismus Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Aysun DEVRAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Aysun DEVRAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Aysun DEVRAN'ın Makaleleri
► “vajinismus” Bilişsel Davranışçı Bakış Uzm.Psk.Dnş.İzzet Zülküf ÇELİK
► Bilişsel Davranışçı Terapi Psk.Dnş.İnci AYDIN
► Bilişsel Davranışçı Terapi Yaklaşımı Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE
► Bilişsel Davranışçı Terapi Ne İşe Yarar? Uzm.Psk.Romina KUYUMCUOĞLU
► Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir? Uzm.Psk.Tamer Numan DUMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,448 uzman makalesi arasında 'Vajinismus Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi' başlığıyla benzeşen toplam 30 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Vajinismus ve Tedavisi Mayıs 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:18
Top