2007'den Bugüne 84,890 Tavsiye, 26,552 Uzman ve 18,911 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuk ve Oyun: Oyunun Çocuğun Gelişimi Üzerindeki Etkileri, Günümüzdeki Teknolojik Gelişmelerin Oyunlara Etkileri, Çocukluğumuzdaki Oyunların Kişiliğimize Etkileri Konularında Deneyimlerin Bir Sonucu.
MAKALE #11612 © Yazan Psk.Dnş.Oktay TOPALOĞLU | Yayın Ekim 2013 | 4,509 Okuyucu
21. Yüzyılda çocuk olmak anlaşılması güç bir kavram. Çünkü hayatımızda teknolojik gelişmelerin bu denli yer aldığı bir dönemde çocuk olmak biraz yetişkin, biraz genç biraz makine biraz da duygu yoksunu olmak demektir. Yetişkin olmak çünkü kendi başınıza karar almak zorundasınız en azından sınavlardaki soruların şıkları arasında. Genç olmak çünkü hayatınızda ne olmak istediğinize karar vermek ve bunun için “anne” demeye başladığınız günden itibaren çalışmak zorundasınız. Makine olmak çünkü sanal alemdeki oyunlarda kendini makinalarla yarışan bir robot gibi hissetmek demek. Duygu yoksunu olmak çünkü çok küçücük yaşlarda duygunu yaşamamayı öğrenmek duygularını yok saymayı öğrenmek, duygularla hareket etmenin suç olduğu bir dünyada yaşamak demek. Belki bu tarzdan ifadeleri çoğaltabiliriz. Ancak şu bir gerçek ki bugün çocuk olmak çok çok zor.

Annemizin kucağından düşmeden dil kursları başlıyor. Hatta öğle ki annemizin karnında iken müzik eğitimimiz başlıyor. Her şeyi öğrenmemiz bekleniyor. Annemizin, babamızın, büyükannelerimizin, büyükbabalarımızın, halalarımızın, teyzelerimizin, dayılarımızın ve amcalarımızın bütün bildiklerini öğrenmemiz ve hatta onların bilmedikleri, hayallerinde olan şeyleri de bilmemiz ve olmamız bekleniyor. Ne kadar zor değil mi? Kendiniz olmak dışında herkessiniz.
Bütün bu öğrenmelerin içinde amaç, geleceği parlak bir kişi olmamız. Dikkat edin mutlu, hayatta kendi olabilen ve yaşama kendi damgasını vurabilen olmak değil amaç. Durum böyle iken çocuk olmak ne kadar zor değil mi? Hayatımızın büyük bir bölümünü yarına yatırım yaparak geçireceksiniz ve şu anı yaşamanız çoğu zaman ikinci planda olacak.

Peki, ne yapmalı?

Hepimizin çocukları ile ilgili hayalleri ve amaçları var. Bunlardan vazgeçmeği önermeyeceğim. Anne baba olarak başta çocukluğumuzu hatırlayalım. Aslında bizim için en öğretici şey ne idi? Hayal etmemizi ve dolayısı ile yaratıcı olmamızı sağlayan şey ne idi? Bu soruların cevabı “oyun” dur. Evet, yanlış okumadınız oyun. Oyunun bir çocuğun hayatındaki en önemli olgu olduğunu çoktan unuttuk. Oyunun hayatımızda bir şey olmayı denediğimiz ilk zaman dilimi olduğunu hiçbir zaman unutmamamız gerek. Oyunda anne oluruz, baba oluruz, bakkal oluruz, öğretmen, doktor, hakim vs. oluruz. Ama daha önemlisi kız-erkek oluruz ve belki de en önemlisi her şeyi olabilen insan oluruz. Ufkumuz neye yetiyorsa o oluruz. Bence anne-baba olarak önce çocuklarımızın ufkunu açmamız gerekmektedir. Evet hayata hazırlanmak için kurslar gereklidir. Erken yaşta eğitim şart ama hiçbir eğitim oyundan ve bir daha geri gelmeyecek çocukluktan daha önemli ve daha faydalı değildir. Önce çocuklarımızın “çocuk” olmasını ve çocukluklarını yaşamasını sağlamalıyız.

Tabi oyun olarak ifade edilen kesinlikle bilgisayar oyunları gibi oyunlar değildir. Çocuğun kendini ifade edebileceği, ifade edileni anlayabileceği, farklı rolleri deneyimleyebileceği oyunlar kastedilmektedir. Bu oyunlar hepimizin çocukluğumuzda oynamaktan çok keyif aldığımız ve bitmesini asla istemediğimiz, oynarken zamanın ve mekanın önemli olmadığı oyunlar. Bu oyunlar körebe, saklambaç, mendil kapmaca, yakan top, evcilik, askercilik gibi oyunlardır. Sevgili anne babalar lütfen bu oyunları oynarken yaşadığınız heyecanlarınızı hatırlayın. Hiç bitmemesini istemediğiniz o anları…

Peki neden bilgisayar oyunlarını azaltmalıyız. Çünkü makinalarla oynanan oyunlar bedenimizde gerginliğe yol açar rahatlamaya değil. Sürekli bir şeyleri tuşlarla yönetebilmeğe çalışıyoruz. Bunu yaparken bedenimizi kasıyoruz, ekrandakini kontrol edemediğimizde kasılmış olan vücudumuz biraz daha kasılır. Bu kasılmalar vücutta gerginliğe ve strese yol açar. Diğer oyunlar ise vücutta rahatlamaya, duygusal boşalmaya, sorunlara çözüm yolları bularak kendine güven geliştirmeye yol açar.

“Bizim çocukluğumuz…” diye başlayan cümleleri duyar gibiyim. Evet, yaşam koşulları çok değişti. Ama unutmayalım ki çocuklarımızın ellerine bilgisayarı, televizyonu, telefonu biz veriyoruz ve bizler kullanımı ile ilgili kuralları koymuyoruz. Acaba bizler yani yetişkinler niçin böyle davranıyoruz? “Bizler teknolojinin nimetlerinden yararlanırken sınır tanımadığımız için mi?”, “Çocukluğumuzu hatırlamak istemediğimiz için mi?” vb birçok soru. Burada temel sorun çocuklarımıza teknolojiyi sunum şeklimizde. Bizler günümüz koşturmacası içinde çocuklarımızı makinelere teslim ediyoruz ve kullanımla ilgili kural koymuyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken kullanımla ilgili kuralların koyulmasıdır. Bu kurallar oynama süresi ile ilgili olmalı mesela, oynama saatiyle ilgili olmalı. En önemlisi hayatımızdaki sorumlulukları ertelemeye veya yerine getirmemeye yol açmamalı. Yani bizler bu nimetleri çocuklarımıza sunarken bir kullanım kılavuzu hazırlamalıyız önce.

Oktay TOPALOĞLU
Psikolojik Danışman
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuk ve Oyun: Oyunun Çocuğun Gelişimi Üzerindeki Etkileri, Günümüzdeki Teknolojik Gelişmelerin Oyunlara Etkileri, Çocukluğumuzdaki Oyunların Kişiliğimize Etkileri Konularında Deneyimlerin Bir Sonucu." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Oktay TOPALOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Oktay TOPALOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Oktay TOPALOĞLU Fotoğraf
Psk.Dnş.Oktay TOPALOĞLU
Eskişehir
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Oktay TOPALOĞLU'nun Makaleleri
► Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri Dr.Psk.Nilgün Öngider GREGORY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,911 uzman makalesi arasında 'Çocuk ve Oyun: Oyunun Çocuğun Gelişimi Üzerindeki Etkileri, Günümüzdeki Teknolojik Gelişmelerin Oyunlara Etkileri, Çocukluğumuzdaki Oyunların Kişiliğimize Etkileri Konularında Deneyimlerin Bir Sonucu.' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:07
Top