2007'den Bugüne 84,905 Tavsiye, 26,559 Uzman ve 18,915 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Küresel Şiddetin Çocuk Psikolojisi Üzerindeki Etkileri
MAKALE #6699 © Yazan Dr.Melda ALANTAR | Yayın Mart 2011 | 4,290 Okuyucu
Newyork, İstanbul, Madrid ve Londra gibi büyük şehirlerde ve tüm dünyada yaşanan terör olayları yetişkinlerin yanı sıra çocukların da ruhsal sağlıklarını olumsuz yönde etkilemektedir. Dünyanın giderek daha tehlikeli bir görünüm aldığı günümüzde, yetişkinler çocukların kendilerini güvende hissetmeleri için onlara destek olmalıdırlar. Anne-baba ve eğitimciler güncel gelişmeler hakkında olaylara dayanarak açıklamalar yapmalı, eylemlerin hayat akışını nasıl etkileyeceğini, duygusal tepkilerle başa çıkma yöntemlerini anlatmalıdırlar. Çocukların olaylardan etkilenme dereceleri kişisel şartlara bağlıdır. Terör olaylarını doğrudan yaşayan ya da saldırılar sırasında yakınını kaybeden bir çocuk bu durumda daha yoğun duygular yaşayacaktır.
Terör eylemlerine karşı gösterdikleri duygusal tepkilerin yapısı ve yoğunluğu çocuktan çocuğa farklılık gösterebilmektedir.
Korku çocuklarda baskın olarak görülen bir duygudur. Yaşadıkları mahalle ya da sokakta bombaların patlayacağına ilişkin kuruntular geliştirebilirler. Televizyon ve gazetelerde yer alan terör olaylarına ilişkin gerçek görüntülerin etkisiyle abartılmış endişeler yaşarlar. Okulda duyduklar söylentiler, televizyondan edindikleri bilgilerle zihinlerinde dehşet dolu sahneler imgelerler. Gerçek dışı da olsa en kötü şeylerin başlarına geleceklerini düşünürler. Olağan üstü güvenlik önlemleri, bölgesel alarm tedbirleri korkuların artmasına yol açar. Askeri girişimler pek çok yetişkin ve çocuğun denetimi dışında oluşur. Denetimin yitirilmesi şaşkınlık, düzensizlik ve karışıklığa neden olur. Terör hareketlerinin hemen ardından pek çok insan benzer duyguları yaşar. Çocuklar ise olayların gölgesinde işbirliğine girmeyi ya da okula gitmeyi reddederek yeniden hayatlarını kontrol etmeyi hedeflerler.
Öfke duymak sık gözlemlenen bir tepkidir. Genellikle çocuklar kendilerine en yakın olan kişilere öfkelerini ifade ederler. Teröristlere karşı öfkelerini belirtemeyen çocuklar bu duygularını arkadaşlarına, komşularına yöneltirler. Bazı çocuklar ordu, polis teşkilatı gibi güvenlik hizmeti sunan yakınlarına öfkelerini sergileyerek onlarla iletişim kurmayı reddederler. Sevdiği bir yetişkinden uzak kalma somut gerçeğini yaşayan küçük bir çocuk için milliyetçilik, görev ve sorumluluk anlaşılması mümkün olmayan soyut kavramlardır Anne ve/veya babası güvenlik görevi nedeniyle uzakta olan çocuklar, ailesiyle birlikte yaşamayı sürdüren arkadaşlarını kıskanabilirler. Yoğun bir yalnızlık duygusu yaşarlar.
Terör eylemleri günlük olağan olayların gelişimini engelleyerek süreklilik ve dengenin kaybolmasına neden olur. Çocuklar olağan etkinlikleri ve programları bozulduğu zaman güvensizlik hissederler. Stresleri artar ve sakinleşebilmek için ikna edilme gereksinimi duyarlar.
Çocuklar terör eylemleri, gelecekte ortaya çıkabilecek tehdit ve tehlikeler, şiddetin ne zaman biteceğine dair karmaşık duygular içindedirler. Bu karışıklığın bir diğer nedeni de şudur; haberlerde gösterilen gerçek olaylarla, eğlenmek amacıyla sergilenen şiddet arasındaki farkı algılamada güçlük çekerler. Günümüz çocukları Armageddon, Air Force One gibi filmler ile süper güçlü animasyon kahramanlarıyla büyümektedirler. Modern medya tarafından sergilenen saldırganlık kaçınılmaz şekilde gerçekçi durmaktadır. Çocuklar film kahramanlarını askerlerden ya da teröristlerden ayırt etmekte güçlük çekerler. Terör gerçeği ile medya fantezilerini ayırt edebilmek için yetişkinlerin yönlendirmelerine gereksinim duyabilirler.
Kriz ve belirsizlik dönemlerinde yetişkinler de dâhil olmak üzere herkes stres içindedir. Ev ve okul ortamlarında sağlanan desteğin çocuk ve öğrenci için yeterli olmadığı durumlarda okul psikologları ve psikolojik danışmanlar (pedagoglar) gerekli yönlendirmeleri gerçekleştirirler.
Yetişkinler aşağıda belirtilen noktaları göz önünde bulundurarak pek çok çocuğa uygun destek sağlayabilirler:
• Terör olayları sonrası genellikle neler söylenebileceğini kestirmek zordur. Aklınıza uygun kelimeler gelmiyorsa “Bu hepimiz için güç bir durum” diyerek çocuğa sarılmak uygundur. Şiddet ve saldırganlığa karşı olduğunuzu, güvenlik güçlerinin teröristleri durdurarak barışı sağlayacaklarına dair inancınızı çocuğunuza aktarabilirsiniz.
• Çocuğunuzun sergilediği tepkilerin ardındaki duyguları anlamaya çalışın. Hislerini kelimelere dökebilmesi için yardımcı olun. Örneğin “Olaylarla ilgili olarak gerçekten korku içinde olduğunu görüyorum”.
• Bazı çocuklar ülkelerinin tehdit altında olduğunu düşünürler. Onlara bu düşüncelerinde haklı oldukları ancak teröristlerin eylemlerine karşı pek çok güvenlik önlemi alındığı söylenebilir. Küçük çocuklara onları sevdiğinizi ve her zaman koruyacağınızı söylemek genellikle yeterlidir. Daha büyük çocuklarla ise devlet dairelerinde, hava alanlarında alınan olağan üstü güvenlik önlemleri gibi daha somut girişimler hakkında konuşabilirsiniz.
• Ordu ve diğer güvenlik sistemleri içinde görev yapan ebeveynlerin çocukları ise anne/babalarının geleceklerine ilişkin endişelerinin dile getirebilirler. Bu durumda “Sana bakacaklar ve yalnız kalmayacaksın. Şimdi sana geleceğe ilişkin neler planladığımızı anlatayım” diyerek bilgi verilmelidir.
• Çocuk ve öğrencilerin çok üzgün oldukları zamanlarda durumun ciddiyetini inkar etmeyin. “Ağlayacak hiçbir şey yok” diyerek çocuğun duygularını yansıtmak ve kendisini iyi hissetmesini sağlamak mümkün değildir. Ancak her şeyin düzeleceğine dair inanç ve umudunuzu dile getirmeyi unutmayın. Dünyada az sayıda teröriste karşın pek çok iyi niyetli, şiddet ve saldırganlığa başvurmadan yaşamlarını sürdüren insanların var olduğunu vurgulayın.
• Her zaman çocuklara karşı dürüst olun. Korku ve endişelerinizi onlarla paylaşırken güvenlikten sorumlu yetişkinlerin görev başında olduklarını vurgulayın. Terör olaylarını engelleyici önlemlerin alındığını (bomba koklayan köpekler, hava alanı güvenliğinin artırılması v.b.) çocuklara anlatın. Söz konusu çabalar çocukları korkutup yorabilir. Ancak alınan önlemler sayesinde daha güvenilir ortamın oluşturulduğunu açıklayın.
• Günlük olağan etkinliklerinizi istikrar, denge ve güven duygularını yaşatabilmek için sürdürmeye devam edin. Yaşamın yeniden kontrol altında olduğu duygusunu çocuklara kazandırmak için toplum içinde güvenliği sağlama görevini üstlenen kişilere mektup, dergi gönderilebilir
• Tüm çocuklar yaşadıkları strese bağlı olarak saldırgan, söz dinlemez davranışlar sergileyebilir. Bunlar yaşanan belirsizliklere gösterilen doğal tepkilerdir. Anne-baba olarak davranışlar karşısında tutarlı tepkiler göstermek önemlidir. Olaylar öncesinde benimsenmiş olan kuralların halen geçerli olduğunu çocuğunuza anlatın.
• Bazı çocuklar, özellikle anne-babası görev başında olanlar, uyku konusunda zorluk çekebilirler. Olağan uyku düzenine bağlı kalmaya özen gösterin. Gece lambaları, kardeşlerle aynı odayı paylaşma, sevdiği oyuncaklarla uyuma, uykuya dalana kadar ebeveynin çocuğun yanında oturması gibi konularda esnek davranılması önemlidir.
• Çocuklar savaş oyunları oynayarak, hayali bombalar patlatabilirler. Resim ya da yazı gibi etkinliklerde şiddete yer verebilirler. Bu eğilimler çocukların çevrelerindeki olayları ifade etmelerinin doğal yollarıdır. Oyunlar aşırı derecede saldırganlık içermediği sürece onaylamadığınızı belli etmeyin. Ancak çocuğunuzu şiddet içeren oyundan sakin tavırlarla uzaklaştırabilir, onunla oynadığı oyun, resim veya yazıları hakkında konuşmayı deneyebilirsiniz. Çocuğunuzu oynadığı drama oyununda doktor, itfaiye görevlisi gibi insanların yaşamlarını kurtaran görevlilerin rollerini canlandırması için yüreklendirebilirsiniz.
• Destek, tutarlılık ve sabırla çocuğunuz olağan yaşantısına dönecek ve alışıldık davranışlarını sergileyecektir. Saldırganlık, içe dönüklük, uyku bozuklukları gibi aşırı tepkiler gözlemlenirse uzman desteği alınmalıdır.
• Çocuklar belirgin kültür ve ülke insanlarına önyargılı davranmamaları konusunda yönlendirilmelidir. Genellikle olumsuz yargıları kolaylıkla genelleştirirler. Bu nedenle eğitim programlarına hoşgörü, saygı gibi değerlerin öğretildiği dersler eklenmelidir. Örneğin ilköğretim çağındaki öğrencilere “Tüm dünya insanlarında ortak olarak görülen özellikler nelerdir ?”, “İnsanlar hangi açılardan birbirlerinden farklıdırlar ?”, “Neden bazı insanlar farklı dil, din, ırk ya da politik inançlara sahip kişilere karşı hoşgörüsüz davranırlar?” gibi sorular yönlendirilebilir.
• Çocuğunuzun zaman ve enerjisini tümüyle terör olayları üzerine odaklanmasına izin vermeyin. Eğer her akşam saatlerce haberleri izliyorsa farklı etkinlikler önerin. Yetişkin olarak siz de haberleri izlemek için ayırdığınız süreyi kısaltabilir ve aile bireyleriyle hep birlikte zaman geçirebilirsiniz.
• Terör eylemlerinin olumsuz etkilerini azaltmak için medyaya da sorumluluk düşmektedir. Olayların görüntülerini tüm ayrıntılarıyla ve sıklıkla ekrana getirmek çocuk yetişkin tüm bireylerin kaygılarının artmasına neden olur. Londra’da yaşanan terör olayları sonrası İngiliz yetkililerin reyting baskısı altındaki medyanın halkın moralini bozacak sorumsuz bir tutum içine girmesine izin vermedikleri belirtilmektedir. İngiliz televizyonlarının yayınlarında ekrana bir tek ölü veya yaralı görüntüsünün gelmediği vurgulanmaktadır.
Çocuklarımızın barış dolu bir dünyada yaşayabilmeleri için anne-baba, eğitimciler, uzmanlar, medya ile birlikte tüm toplumsal ve küresel sistemlerin işbirliği içinde çalışmaları gereklidir.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Küresel Şiddetin Çocuk Psikolojisi Üzerindeki Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Melda ALANTAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Melda ALANTAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Melda ALANTAR Fotoğraf
Dr.Melda ALANTAR
İstanbul
Doktor Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Melda ALANTAR'ın Makaleleri
► Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri Dr.Psk.Nilgün Öngider GREGORY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,915 uzman makalesi arasında 'Küresel Şiddetin Çocuk Psikolojisi Üzerindeki Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Asperger Sendromu Ocak 2013
► Evlat Edinilen Çocuklar Eylül 2011
► Spor ve Çocuklar Mayıs 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:59
Top