2007'den Bugüne 81,467 Tavsiye, 25,882 Uzman ve 18,113 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Boşanmaların Çocuk Üzerindeki Etkileri
MAKALE #10610 © Yazan Meral HASANDAYIOĞLU | Yayın Mart 2013 | 3,597 Okuyucu
BOŞANMALARIN ÇOCUK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Günümüzde çeşitli nedenlerle boşanmaların arttığı gözlenmektedir. Evliliklerin hedefinde boşanmalar yoktur. Genel hedef uzun, hatta ömür boyu birlikteliktir. Ancak bazen anlaşmazlıklar o kadar yoğun olur ki, boşanmalar kaçınılmaz bir sonuç alır. Boşanma süreci oldukça yıpratıcıdır. Eşler, anlaşmazlık döneminde oldukça yıpranırlar. Bu yıpranmaya bazen her iki tarafın aileleri ve sosyal çevresi de katkıda bulunur. Karar verme döneminde de yıpranma süreci devam eder. Karar verilir. Boşanma gerçekleşir, kısa bir rahatlama hisseder taraflar, ancak sorunlar bitmemiştir. Yeni yaşantıya uyum dönemi başlamıştır. Eğer önlem alınmazsa, Bu süreçte, çocuk en çok yıpranan ve zarar gören kişi olur. Anlaşmazlık dönemini sakin ve huzurlu geçiren çiftlerin çocuklarında bu durumdan daha az etkilendikleri gözlemlenmiştir. Çocukların boşanma sürecinden olumsuz etkilenme derecesi, içinde bulunduğu yaşa göre değişir.

Boşanma dönemini yaşantımızın bir parçası olarak kabul etmek,( Hiç kolay değildir.) her iki tarafın daha selim düşünüp davranmasını kolaylaştıracaktır. İdeal olan aile bütünlüğünü korumak ve çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamaktır. Ancak, anlaşmazlıklar çok yoğun, tartışmalar uzun ve şiddet içerikli ise çocuk böyle bir ortamda sağlıklı gelişemeyecektir. Hangi yaşta olursa olsun çocuklar anne babanın sıkıntıda olduğu, mutsuzluk yaşadığı bu ortamdan olumsuz etkilenecektir. Her yaş grubunun bu süreçte etkilenme derecesi de farklıdır. Bu nedenle bazen boşanma, uygun bir çözüm yolu olabilir.

Boşanma sürecini en az hasarla sonlandırabilmek, özellikle çocukların etkilenme derecesini azaltabilmek için, çocuğun gelişim dönemlerini inceleyerek ne derece etkilenebileceğini tahmin edip, önlem almak gereklidir.

Bebeklik döneminde iki temel gereksinim vardır. Fiziksel bakım(beslenme- temizlik- korunma) Sosyal bakım(sevgi ve duygusal yakınlık)Olumlu bir anne çocuk ilişkisinde çocuk zamanla annesini, ona doyum veren onu koruyan ve rahat ettiren kişi olarak belirler. Ona bağlılık duyar ve bağlanır. Anne çocuğa karşı tutarlı ve olumlu ise yaşamda doyum bulacağına ilişkin bir temel güven duygusu oluşmaya başlar. Ancak anne tutarsız, olumsuz, ya da kaygılı ise çocuk bu temel güven duygusunu oluşturmakta zorluk çeker. Eşler arasındaki çekişmeler, tartışma ve anlaşmazlıklar bu döneme rastlarda bebeğin bakımı ve sosyal ihtiyacının karşılanmasında aksaklıklar olursa, bu durum çocuğu olumsuz etkiler.

0-2 yaş aralığında çocukların annelerine ya da anne gibi bakımını sürdürebilecek, sevgi ve ilgisini verebilecek, sağlıklı bağlanabilecek birine ihtiyacı var. Bu yaş aralığında önemli olan bakımın sürekliliği, düzeni ve ilgi ile yapılmasıdır. 0-1 yaş aralığında bebek kendisine bakan kişi ile duygusal bağ kurar. Temel güven duygusunu bu bağla ilişkilendirerek geliştirir. Beslenme ve temizlenme sırasında kurduğu iletişim onun güvenli ya da kaygılı davranış geliştirmesine neden olur. Annenin stres içinde olması, yoğun sıkıntılar yaşaması veya kendisini mutsuz hissetmesi, bebeğini beslerken veya onu temizlerken aceleci davranmasına sabırsız ve toleranssız yaklaşımına neden olur. Dolayısıyla bebek etkilenir, huzursuzlaşır ve ağlama krizleri görülebilir. Bu durum annenin daha çok sinirlenmesine, kendisini çaresiz ve kötü hissetmesine yol açar. Boşanma aşamasında olan annenin ruhsal gerginliği bebeği oldukça etkiler, bebeğin rutinleri değişebilir. Uyku düzeni bozulabilir. Yeme sıkıntısı yaşayabilir.
2 yaş çocuğu kendi benliğini çevreden ayrı olarak algılamaya başlar. Bu dönemdeki en önemli çabalar tuvalet eğitimi ve bağımsızlık kazanma eğitimidir.
Bağımsızlaşma çabası sırasında yoğun inatçılık davranışı görülür. Çocuk kendini kanıtlamaya çalışır. Araştırıcıdır. Kendi yeteneklerini dener, neyi yapıp yapamadığını sürekli ölçer. Bu nedenle de büyüklerle sık sık çatışma yaşar. Büyükler zarara uğrayacak endişesi ile engeller yaratmaktadır.
2 yaş dönemi bir kriz dönemidir. Çocuk, dengesiz, olumsuz, kararsız ve isyankârdır. Söz dinlemediği ve kısıtlandığı zaman, öfkelenen ve uzlaşmayan bir yapısı vardır.
Çocukların 2 yaş sendromuna rastlayan boşanma sürecinde, anne-babanın çocuğa sağlıklı ve sabırlı yaklaşmaları zordur. Önemli olan inada inatla karşılık vermemektir.
3 yaşında çocuk ayrı bir benlik ve cinsiyet duygusu geliştirmeye başlamıştır. Benmerkezci yapısından kurtulmuştur. Çocuğunuz artık nasıl bir kişi olacağını araştırma yoluna girmiştir.

Kazandığı güvenlik ve özerklik duygusu ile bedenine, cinsel farklılıklara ve çevrede olup biten her şeye karşı bir merak ve öğrenme eğilimi gösterir. Cinsel benlik duygusunun başladığı, cinsel rollerin belirlendiği dönemdir. Toplumun cinsiyete karşı tutumlarını da dikkatle izler. Bu dönemde görülen boşanmalarda kız çocuklarının anneden erkek çocuklarının da babadan ayrı yaşaması ya da uzun süreli ayrı kalması rol model olma konusunda sıkıntı yarayabilir.

4 yaş soru sorma çağıdır. Çevresinde olan biten her şeyle ilgili soru sorar Boşanma süreci ile ilgilide sorular gelir. Hem annenin hem de babanın bu sorulara dikkatle onun anlayabileceği nitelikte doğruları kendi duygu ve düşüncelerini katmadan objektif cevaplar vermeli. Asla karşı tarafı suçlayıcı konuşmamalı Çok fazla detaya girmeden anlaşamama nedenlerinin kendileri ile ilgili olduğu ayrılık kararının çocukla hiçbir ilgisi olmadığı açıklanmalı. Çocuğun anlayıp anlamadığı test edilmeli. Aksi takdirde çocuk boşanma nedeninin kendisi olduğunu düşünüp suçluluk hissedecektir.

4-6 yaş arasındaki çocuklar somut düşünme dönemindedir. Anne babanın ayrılık kararını anlamlandırmakta zorlanırlar. Büyüklerin yorumları çocuğa yaptıkları taraflı açıklamalar kafalarının daha çok karışmasına neden olabilir. Anne babanın ayrı evlerde yaşaması kendisinin ikisini bir arada görememesi, ona göre karışık durumlardır. Her koşulda anne ve babasını bir arada görmek ister. Uygun bir dille anlaşılır açıklamalar yapmak ve bu yaş döneminde anne baba boşansa da çocuğun suçluluk hissetmemesi, içine kapanmaması, davranış sorunları yaşamaması için ara sıra bir araya gelerek çocukla zaman geçirmeleri gerekir.

5 yaş döneminde çocuklarda yaklaşık olarak 3 yaşında başlayan cinsel kimlik gelişimi ve cinsel farklılıklara dönük merak duyguları 5-6 yaşlarında ciddi sorularla doruk noktasına ulaşır. Bu yaşlarda son derece meraklı ve seçici sorularla her iki cins arasındaki farkı anlamaya çalışırken olur olmaz yerlerde sürekli soru sorarak anne babayı bunaltabilir. Psikanaliz in kurucusu Freud a göre, erkek çocukları bu yaşlarda oedipus kız çocukları elektra kompleksi yaşarlar. Erkek çocukları babayı kendilerine rakip olarak görme ve annenin gözdesi olma şeklinde davranış tarzı sergilerler. Bazı zamanlar annenin babaya yakınlaşmasını kıskanırlar. Kız çocukları da babalarına karşı aynı ilgiyi duyarlar. Bu süreç 9-11 yaşarına kadar sürebilir. Bu yaşlarda anne ve babanın boşanma sürecinde oluşu, kız çocuklarının babadan erkek çocuklarının anneden uzun süre ayrı kalması diğer ebeveyne karşı olumsuz duygular beslemesine neden olabilir. Yaşaması gereken doğal süreç ketleşir. İleriki dönemde karşı cinsten eş veya arkadaş seçiminde sıkıntı yaşayabilir. 0-6 yaş dönemi daha çok anne bakım ve ilgisine ihtiyaç olduğu dönemdir bu nedenle özellikle anneden ayrılma çocukta korku ve güvensizlik yaşatabilir.

6-12 yaş çocuğu okul çağının içindedir. Çocuk için okuldaki kişiler ve onlarla ilişki çok önem kazanmıştır. Çocuk bu dönemde öğrenmeye, sorumluluk yüklenmeye, işleri ve disiplini paylaşmaya hazır duruma gelmiştir. Başkaları ile işbirliği kurmak ve birlikte çalışmaktan zevk almaya başlamıştır. Çalışmaktan ve yaptığı işi en iyi şekilde başarmaktan gurur ve zevk alma duygusu gelişmiştir. Bu yaşta çocuk başarıya odaklanmıştır. Aile ve öğretmen tarafından yapabildiği, başarabildiği işler karşılığında takdir görmezse aşağılık duygusu yaşar ve çalışmayı bırakır. Çocuğun yaşadığı sürekli başarısızlıklar kendine karşı olumsuz tutum ve yetersizlik duygusunu geliştirmesine neden olur. Herkes tarafından sevilip beğenilmek ister, bu en önemli ihtiyaçlarındandır. Boşanma sürecinde bu yaş çocuğu ile ebeveynlerin yeterince ilgilenmemesi onun başarılarını görememeleri, kaldıramayacağı sorumluluklar verilmesi, Örneğin evin erkeği sensin bundan sonra sen bizi koruyacaksın gibi. Zaten yoğun bir duygusal karmaşa içinde olan çocuğun daha büyük bir sıkıntıya girmesine neden olabilir. Bu yaşta korku ve endişe etkin duygulardır. Duygularını kontrol etmekte zorluk çekerler. Boşanma ile başlarına ne geldiğinin farkındadırlar. Bu nedenle çok uç noktada üzüntü yaşarlar ve gelecekten korkarlar. Kendileri için güvenli bir yerin olmayacağı kimsenin onu istemeyeceği duygusuna kapılır ve ayrı yaşadığı ebeveyni çok özler. Çoğu zaman evden ayrılması gereken kişinin kendisi olduğunu düşünür.

9-10 yaş çocuğu karışan dünyasına bir düzen getirebilmek için savaş verir. Genelde boşanma üzerinde düşünmek bile istemez. Anne babanın ayrılmasını utanç verici bulabilir. Okul başarısı etkilenir, arkadaşlık ilişkisi bozulabilir. Düşmanlık duyguları yoğun, kavgacı, yıkıcı davranan bir çocuğa dönüşebilir.

Boşanma sürecinden en çok etkilenenler ergenlik dönemindeki gençlerdir. Kendileri ile ilgili zaten karmaşık duygular içinde olan, büyüme sancıları yaşayan, toplumsal yapıyı eleştiren, kuralları hoş karşılamayan, özgürlük sevdası içinde olan, hormonları ile mantığı arasında bocalayan gençlerin. Aile içinde bir düzene, tutarlı ve güvenli bir yaklaşıma ihtiyaçları vardır. Boşanma sırasında bu ihtiyaçlar göz ardı edilir de genç kendi haline bırakılırsa, yaşamında daha fazla karışıklık ve düzensizlikler olabilir. Yanlış kararlar, zararlı arkadaşlıklar istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Gencin zihnini en fazla gelecek kaygısı ve yaşantısı ile ilgili belirsizlikler meşgul etmeye başlar. Dolayısı ile ders başarısı düşebilir, okulla ilgili sorunlar yaşayabilir. İsyankâr davranışları benimseyebilir.
Çocuklar hangi yaşta olursa olsun, boşanma süreci her yaştaki çocuk için sarsıcı bir durumdur. Çocuklar aile bütünlüğünün bozulmasını istemezler. Aile nasıl olursa olsun onlarda güven duygusunu oluşturur. Parçalanmalar üzücü ve yıpratıcıdır. Yıpranmayı aza indirgemek çocuk örselenmesini engellemek için anne baba olarak dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır.

Çocuklara konuşma fırsatı vermeli, çocuğumuzun yaşamış olduğu olaylar karşısında kendi duygularımızın onun duygularının önüne geçmesini engellemek için onu dinlemeli, gerekli olduğunda neden? Niçin? Gibi kısa sorularla onun duygularını anlatmasına fırsat vermeliyiz. Gerçek duygularını anlatan, kaygı ve korkularını paylaşan çocuk, rahatlayıp, sorun olarak gördüğü durumlara, kendince uygun çözüm yolları bulmayı öğrenerek, suçlamayı bırakacaktır.

Empati kurabilmeliyiz. En zoru kendi duygularımızdan sıyrılıp karşımızdaki gibi dünyayı görebilmektir. Boşanma sırasında kendi duygularımız başkalarınınkinden daha baskın durumdadır. Sağlıklı düşünüp doğru kararlar vermek için bazen dünyaya başkasının, özellikle çocukların penceresinden bakmayı denemek gerekebilir. Aile parçalanması sırasında çocuğun hissettiği duygu karmaşasını hissedip olaylara ya da duruma onun baktığı pencereden bakabilirsek, çocuğumuzu anlamamız kolaylaşacak ve onunla olan iletişimimizi olumlu etkileyecektir.

Onun duygu ve düşüncelerini kabul etmeliyiz. Çocuklar genellikle duygularını zirvede ama anlık yaşarlar. Örneğin ebeveynlerden birinden nefret ettiğini söyleyebilir. Diğeri bu gibi durumlarda çocuğun ifade etmiş olduğu duygu ve düşünceyi kabul etmeli, olumsuz dile getirilen duyguların geçici olduğunu düşünmelisiniz. Çocuğun her iki ebeveyne de ihtiyacı olduğu unutulmamalı, anlayışla karşılanmalıdır. Çocuğunuzun sizden korktuğunu ya da nefret ettiğini düşünüyorsanız. Bir süreliğine kendi doğrularınızı bırakarak, çocuğunuza zaman ayırmanız, ona ön yargısız yaklaşmanız, size kendini ifade ederken, sözünü kesmeden onu anladığınızı belirterek dinlemeniz ve onu hataları ile kabul etmeniz, aranızdaki bağı güçlendirecektir. Çocuğunuz hangi yaşta olursa olsun her iki ebeveyn ile de güçlü bir bağ kurmaya ihtiyacı vardır.

Boşanma sürecinde çocuklara karşı dürüst olmak, onlara da dürüst olmayı öğretir. Yaşadığınız duyguları, beklentilerinizi çocuğunuzun anlayabileceği seviyede gerçek duygu ve düşüncelerinizi paylaşmalısınız. Onun üzüleceğini düşünerek sevmediğiniz bir durumu seviyormuş gibi göstermeyin. Gerçekler bir şekilde açığa çıkacak ve çocuğun daha çok üzülmesine neden olacaktır. Büyüklerin de bazen hata yapabileceğini her yetişkinin doğru ve yanlışları olabileceğini, önemli olan, yanlışlarınızı kabul edip düzelmeye çalışan bir aile olduğunuzu çocuğa hissettirmektir.

Boşanma gerçekleşse de, Anne baba tutum ve çocuklarla olan iletişimde tutarlı olmaya özen gösterilmelidir. Yasaklar ve hayırlar her iki ebeveyn de aynı olmalıdır. Çocuğun gönlünü kazanmak onun ilgi ve sevgisini taze tutmak amaçlı verilen ödünler, aşılan sınırlar belki geçici bir ilgi ve sevgi yoğunluğuna neden olabilir, ancak uzun vadede çocuğunuzda başa çıkamadığınız davranış problemlerine zemin hazırlar.
Her iki ebeveyn de boşanma süreci içinde ve sonrasında etkin dinleme yöntemlerini öğrenmelidir.

Etkin dinleme, çocuğunuzla kurduğunuz iletişim sırasında, onun size ifade ettiği duygu, düşünce ve hislerini ona geri yansıtmak, çocuğunuzun size söylediklerini duyduğunuzu ona hissettiren mesajlar vermektir. Etkin dinlemeniz çocuğunuza hayatı boyunca yaşayacağı birçok problemde çözüm yolları bulmayı kazandıracak, duygularını ifade etmeyi öğretecek ve kendisini değerli hissettirecektir.

Boşanma kararınızı çocuğunuza açıklamayı son zamana bırakmayın. Evde oluşan tartışma ya da olumsuz durumun farkında olsa da, boşanma yaşam şeklinin değişimi demektir. Belirsizlik çocukta kaygı yaratır. Son zamana bırakılan karar açıklaması bu kaygıyı korkuya ve güvensizliğe dönüştürür. Yaşantısındaki değişimlerle ilgili bilgi önceden verilmeli, böylece rahatlayarak kendini güvende hissedecektir.

Boşanma nedenlerini basit ve doğru anlatın. Kendi duygularınızı anlatımın içine katmayın. Çocuk için her iki ebeveynde çok değerlidir. Birinin diğeri tarafından incitildiğini hissettirmek, onda duygu karmaşasına neden olur. Her ikinizin de iyi insanlar olduğunuzu ama bir arada anlaşmazlıklar yaşadığınızı anlayabilmeli. Boşanmanın bir suç olmadığını, yeni yaşantınızla ilgili bir tercih olduğunu, bu tercihi yaparken anne ve baba olarak birlikte karar verildiğini açıklayın. Bazen kararların, tercihlerin üzücü ve altüst edici olabileceğini kabul edin paylaşın.

Çocuğunuza onu hala sevdiğinizi ve her zaman anne babası olacağınızı söyleyerek rahatlatın ve güven verin. Görüşmelerinizi planlayın. Planda aksaklıklar olmaması için çabalayın. Görüşmeler sırasında, çocuğunuzla eşinizin hataları ya da sorunları hakkında konuşmayın. Onu suçlamayın. Birlikteliğinizin size ve çocuğunuza zevk vermesi için elinizden geleni yapın. Boşanma ile birinin eşi olma rolünden çıktınız. Artık eş sorumluluğunuz kalmadı ama anne baba olma sorumluluğunuz devam ediyor.
Sorumluluğunuzu başarı ile yerine getirmeniz dileği ile hoşça kalın.

Meral Hasandayıoğlu Çocuk Gel. Eğt. Uzmanı&Aile Danışmanı






Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boşanmaların Çocuk Üzerindeki Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Meral HASANDAYIOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Meral HASANDAYIOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Meral HASANDAYIOĞLU Fotoğraf
Meral HASANDAYIOĞLU
İzmir
Çocuk Gelişimi Ve Eğitimcisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi21 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Meral HASANDAYIOĞLU'nun Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,113 uzman makalesi arasında 'Boşanmaların Çocuk Üzerindeki Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Neden Öfke ? Şubat 2016
► Eşimi Kıskanıyorum Ocak 2015
► Ailenin Önemi Kasım 2012
► Ergenlikte Öfke Ekim 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:14
Top